TTK Madde 702III - Hükümler
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
TTK m.702, poliçede aval veren kişinin sorumluluğunu düzenler. Hükmün birinci fıkrası avalistin sorumluluğunun, kendisinin teminat altına aldığı kişinin sorumluluğuna eşit olduğunu; ikinci fıkrası teminat altına alınan borcun şekle aykırılık dışında bir sebeple batıl olmasının avalin geçerliliğini etkilemeyeceğini; üçüncü fıkrası ise ödeme yapan avalistin poliçeden doğan haklara halefiyet yoluyla kavuşmasını düzenler. Maddenin uygulandığı kişiler, poliçede aval veren ve avalin verildiği kişidir.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(1)Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur.
(2)Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir.
(3)Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder.
Madde gerekçesi
6762 sayılı Kanunun 614 üncü maddesinden, dili güncelleştirilerek alınan bu maddenin kaynağı CBA'nın 32 nci maddesidir. DÖRDÜNCÜ AYIRIM Ödeme
Gerekçe kanun koyucunun açıklamasıdır, hüküm değildir; çelişirse madde metni esastır. Kaynak belge
Atıflar(1)
Bu maddeye atıf yapanlar
Bu maddedeki kavramlar
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
82 karar arasından seçildi- 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/794 · K. 2023/2219 · T. 11.04.2023Daire kararıOnama
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 702'nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen “aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir” hükmü gereğince aval veren davacı şekle ait noksanlık dışında borçlu bulunmadığı yönünde herhangi bir itirazda bulunamayacağından davacı ... yönünden davanın kabulü yanlış olmuştur.
- 11. Hukuk Dairesi · E. 2021/7465 · K. 2023/1503 · T. 13.03.2023Daire kararıRet
alacaklı ile hiçbir ticari ilişkinin olmadığı, icra takibinin durdurulması talebini içerir borca itiraz dilekçesi sunulmuş ise de icra takibine konu bononun asıl borçlusunun dosya davalısı olduğu, davacı kefil tarafından bononun borcunun ödendiği ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesine göre de aval veren kişinin poliçe bedeli ödendiği takdirde lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder hükmü de dikkate alındığında,
- 12. Hukuk Dairesi · E. 2013/35092 · K. 2014/1246 · T. 21.01.2014Daire kararıBozma
Senette bulunması zorunlu olan düzenleme yeri ve düzenleyenin adresi senet keşidecisi için geçerli olup, 6102 sayılı T.T.K.nun 702.maddesi hükmüne göre, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi senetteki borçtan sorumlu olan aval verenin adresinin senette yazılı olması hali yukarıda açıklanan zorunluluğu gidermez.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Düzenleyen (A), lehtar (C) lehine muhatap (B) üzerine bir poliçe düzenlemiştir. C, poliçeyi kabz için B'ye ibraz etmeden önce ek bir teminat talep etmiş, bunun üzerine poliçe ile hiçbir ilişkisi olmayan (D), poliçenin ön yüzüne, herhangi bir ibare eklemeksizin sadece imzasını atmıştır. Vadesi geldiğinde poliçeyi ibraz eden C'ye karşı B, düzenleyen A ile arasındaki temel borç ilişkisinin kumar borcundan kaynaklandığını ve bu sebeple batıl olduğunu ileri sürerek ödeme yapmaktan kaçınmıştır. Bu durumda, (D)'nin hukuki durumuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A) D'nin taahhüdü, poliçenin ön yüzüne atılan ve muhatap veya düzenleyenin imzası olmayan bir imza olduğundan geçerli bir aval sayılır ve teminat altına aldığı asıl borç, şekle ait noksanlık dışında bir sebepten batıl olsa dahi D, C'ye karşı sorumludur.
- B) D'nin aval taahhüdü, kefaletin fer'iliği ilkesi gereğince asıl borca bağlı olduğundan, A ile C arasındaki temel borç ilişkisinin batıl olması sebebiyle D'nin C'ye karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
- C) Poliçenin ön yüzüne “aval içindir” veya eş anlamlı bir ibare yazılmaksızın atılan tek başına imza, aval şerhi olarak kabul edilmediğinden D'nin kambiyo taahhüdü doğmamıştır.
- D) D'nin sorumluluğu ikinci derecede olup, C'nin ödeme talebinde bulunabilmesi için öncelikle poliçeyi kabul etmeyen muhatap B ile düzenleyen A'ya karşı müracaat haklarını kullanmış ve bu başvuruların sonuçsuz kalmış olması şarttır.
- E) Avalin kimin için verildiği poliçede belirtilmediğinden, aval muhatap B için verilmiş sayılır ve B ödemeden kaçındığı için D, C'ye karşı sorumlu hale gelir.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl