Türk Ticaret Kanunu 705. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
MADDE 705- (1) Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek bir poliçenin vadesi, kabul şerhinde yazılı tarihe veya protesto tarihine göre belirlenir.
(2) Kabul şerhinde tarih gösterilmemiş ve protesto da çekilmemiş olursa poliçe, kabul eden hakkında, kabule ibraz için öngörülmüş bulunan sürenin son günü kabul edilmiş sayılır.
II - Sürelerin hesabı
1. Genel olarak
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
10 karar eşleşti
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2013/1133 E., 2013/2544 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
İcra Müdürlüğü'nün 2009/10059 esas sayılı dosyasından gelen çek örneklerinin incelenmesinde davalının çekin bankaya ibrazından sonra çeke imzasını eklediği ve bu imzanın ibrazdan sonra atılan bir ciro niteliğinde olduğu, TTK' nun 705. maddesi uyarınca bu cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, bu durumda davacının çekin lehtarı olan dava dışı ...
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2013/1133 E. , 2013/2544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin 15.01.2009 keşide tarihli 6.750 Euro bedelli çekin karşılığını dava dışı lehtar olan ... Ofis Otomasyon Dış. Tic.Ltd. Şti'ne ödediğini, ödemeye ilişkin 20.01.2009 tarihli belgenin dosyaya ibraz edildiğini, dava konusu çekin bankaya ibraz edilip karşılığının olmadığına ilişkin kaşe basıldıktan sonra davalının ciro ile araya girdiğini, bu nedenle alacağın temliki hükümleri uyarınca müvekkilin dava dışı lehtara karşı ileri sürebileceği tüm defilerin davalıya karşı da ileri sürülebileceğini belirterek sözkonusu çek sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davada yetkilendirildiğine ilişkin vekalet sözleşmesi olmadığını, beyan etmiş, davalı ise, dava dilekçesi ekli meşruhatlı duruşma gün ve saatini bildiren davetiye kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; çekin ibraz edildiği bankadan ve Ankara 32 . İcra Müdürlüğü'nün 2009/10059 esas sayılı dosyasından gelen çek örneklerinin incelenmesinde davalının çekin bankaya ibrazından sonra çeke imzasını eklediği ve bu imzanın ibrazdan sonra atılan bir ciro niteliğinde olduğu, TTK' nun 705. maddesi uyarınca bu cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olduğu, bu durumda davacının çekin lehtarı olan dava dışı ... Ofis Otomasyon Dış. Tic.Ltd. Şti.'ne karşı sürebileceği bütün defileri davalıya ileri sürme hakkının olduğu, davacı ile dava dışı sözkonusu firma arasında alım satım akdinin olduğunun iddia edildiği, davacının temel olarak sözkonusu çeklerin mal alım satımı karşılığında verildiğini, ancak malların teslim edilmediği, bu nedenle çeklerin karşılıksız olduğunu iddia ettiği, ancak alım satım hakkında düzenlenen hükümlere göre bedelin ödenmesinin malın teslimine karine olduğu, bunun aksini ispat yükümlülüğünün ise malı teslim alan alıcıya ait olduğu, davada davacının alıcı olduğu, davacının bedeli çekle ödediği halde malın teslim edilmediğini iddia ettiği, ancak malın teslim edilmediğine dair yeterli düzeyde delil göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalının bankaya ibraz edilen ve bedeli ödenen çekin arka yüzünde lehdar ... Tic.Ltd.Şti.nin ciro imzasından sonra araya girerek sonradan ciranta olduğunu, bu cironun alacağın temliki mahiyetinde olduğunu, bedelsiz çekten dolayı borçlu olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuş, mahkeme malın teslim edildiğinden hareketle ispat yükünün davacıda olduğunu kabul ederek davanın reddine karar vermiştir.
Davacı ile davalı arasında mal teslimine ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık icra takibine konu olan 15.01.2009 keşide tarihli çek bedelinin lehdara ödendiği, davalının temlik suretiyle çeke sahip olduğu, çekin bedelsiz olduğu hususundadır. Davalı çeke ibrazdan sonra sahip olduğundan kambiyo vasfından kaynaklanan haklardan faydalanamaz. TTK.nun 705.maddesi uyarınca alacağı temlik alan davalıya karşı, lehtara karşı ileri sürülebilen def’iler de ileri sürülebilir.
Davacı, lehdar ... Tic.Ltd.Şti.ne ödeme yaptığını iddia etmiş ve buna dair 20.01.2009 tarihli belge sunmuştur. Mahkemece bu ödemenin geçerli bir ödeme olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak, geçerli bir ödeme olduğunun saptanması halinde bu ödemenin davalıyı da bağlayacağı dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
11. Hukuk Dairesi, 2010/273 E., 2010/659 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
Oysa ibrazdan sonra yapılan ciro TTK’nun 705 nci maddesi uyarınca alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur ise de, çekin kıymetli evrak niteliği devam eder.
11. Hukuk Dairesi 2010/273 E. , 2010/659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.11.2008 tarih ve 2008/1364-2008/1364 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, müvekkilinin karşı taraf borçluların keşidecisi ve lehdarı olduğu iki çek nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, çeklerin bankaya ibrazından sonra ciro yolu ile çekleri devir alan alacaklının alacağı temlik almış olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
1- İstem, çeklerin keşidecisi ve lehdarı hakkında ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Aleyhine ihtiyati haciz istenenlerden keşideci olan şirketin hamiline düzenlediği çeklerin lehdarı ... tarafından bankaya süresinde ibraz edilip karşılığının çıkmadığının bankaca tespitinden sonra Veli’nin bir borcuna karşılık olmak üzere çekleri ihtiyati haciz isteyen alacaklı ...’a ciro ile devir ve temlik ettiği çeklerin arka yüzünden anlaşılmaktadır.
Mahkemece ibrazdan sonra yapılan ciro ile çekleri devir alan alacaklının ihtiyati haciz isteyemeyeceği sonucuna herhangi bir gerekçe gösterilmeden varılmıştır. Oysa ibrazdan sonra yapılan ciro TTK’nun 705 nci maddesi uyarınca alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur ise de, çekin kıymetli evrak niteliği devam eder. Alacağın temliki yolu ile çeki temellük eden kişi, lehdarın tüm haklarına sahip olur ve kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna başvurabileceği gibi, ihtiyati haciz de isteyebilir. Cironun temlik hükmü doğurması, alacaklının yetkili hamil olmasını engellemez, sadece borçlunun lehdara karşı ileri sürebileceği def’ileri hamile karşıda ileri sürebilmesini sağlar.
Hamiline yazılı bir çekin ibraz süresinin geçmesinden sonra teslim ile değil, ancak alacağın temliki veya ciro ile devir edilebileceğinin kabulü gerekir. TTK’nun 705 nci maddesinde yer alan hüküm, çekin tabi olduğu kambiyo hukuku devir şekline göre tedavül kabiliyetinin ibraz süresinin sonuna veya ödememe hususunun tespitine kadar mevcut olabileceğine işaret etmektedir. Teslim ile el değiştirme bu tür çeklerde ibraza kadar olup, ibrazdan sonra teslim alan meşru hamil değildir. İhtiyati haciz isteyen alacaklı teslim ile değil, ciro ile çeki devir almış olup, yetkili hamildir. İİK’nun 257 nci maddesine göre, vadesi gelmiş alacaklar için ihtiyati haciz istenebilmesinin koşulları alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş bulunmasıdır. Mahkemece alacaklının yetkili hamil olduğu kabul edilip, talebinin sadece anılan koşullar bakımından değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hukuki dayanağı bulunmayan yazılı gerekçe ile alacaklının ihtiyati haciz talebinin reddi doğru olmamıştır.
2- Karadan sonra alacaklı vekili 12.10.2009 tarihli dilekçe ile borçlulardan Veli hakkındaki ihtiyati haciz talibinden vazgeçtiğini, mahkemeye bildirmiş olup, vazgeçme beyanının değerlendirilmesi ve karara bağlanması bakımından da kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı ... yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/31969 E., 2015/6784 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK'nun 705. maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir.
12. Hukuk Dairesi 2014/31969 E. , 2015/6784 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından başlatılan çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibinde, ciranta konumunda olan borçlu ... icra mahkemesine yaptığı başvuruda, takip dayanağı çeki kendisinden sonra gelen ... ... Ltd. Şti.'ne ciro ettiği ve bu şirketin cirosunun iptal edilmesi nedeniyle ciro silsilesinde kopukluk oluştuğu, ayrıca takip alacaklısının cirosunun çekin bankaya ibrazından sonra olması nedeniyle de yetkili hamil olmadığı ve takipte istenen fazin sabit değil değişken olması gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini istemiş, mahkemece dava dışı lehdar cirantanın mahkemenin 2014/98 Esas sayılı dosyasında yaptığı imza itirazında imzanın lehdar cirantaya ait olmadığının anlaşılması nedeniyle, lehdar cirantadan sonraki ciranta olan şikayetçi borçlu yönünden ciro silsilesinin koptuğu gerekçesi ile istemin kabulü ile İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
TTK.nun 818/1-c maddesinin göndermesi ile çekler hakkında da uygulanan aynı kanunun 677. maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez" hükmü yer almaktadır.
Borçlu ..., takip dayanağı çekte lehdardan sonraki ciranta konumunda olup imzasına bir itirazı bulunmamaktadır. İmzaların istiklali ilkesi gereği ciranta imzası nedeni ile sorumludur. Bu nedenle lehdar cirantanın imzasının sahteliği hali sonraki cirantayı sorumluluktan kurtarmayacağından mahkemenin yazılı gerekçe ile takibin iptaline karar vermesi isabetsizdir.
Bununla birlikte, keşide tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 790. maddesinde "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi, çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır" düzenlemesi getirilmiştir.
Somut olayda; takip alacaklısının ibraz anında takibe konu 10.8.2012 keşide tarihli 26.500,00 TL bedelli çekteki ciro silsilesi içerisinde yer almadığı çek fotokopisinden anlaşılmaktadır. Çeki ibraz eden İsmail Sivişoğlu olup bu kişinin ibrazdan sonra takip yapan ...'a bir cirosu yoktur. Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.1996 tarih 1996/12-136 E., 1996/288 K. sayılı kararında da açıklandığı gibi, hamile yazılı bir çekin bankaya ibrazından sonra ciro edilmeksizin başkasına elden devri olanaksızdır. İbrazdan sonra alacaklının çekte hak sahibi olabilmesi için TTK'nun 705. maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucu doğuran bir cironun bulunması gerekir. Dayanak çekte cirosu bulunmayan takip alacaklısının çekte yetkili hamil sıfatı olmadığından bu çeke dayanarak takip yapması mümkün değildir.
O halde, mahkemece, takibe konu çekte alacaklı yetkili hamil olmadığından İİK'nun 170/a-2. maddesi gereğince şikayetçi borçlu yönünden takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta takip iptal edildiğinden mahkeme kararı sonucu itibariyle doğrudur.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğnu mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 27,70 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenlerden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2015/9466 E., 2015/9537 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL ANADOLU 15. SULH HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Protesto yerini tutan ibraz işleminden sonra davacının bu çekte hak sahibi olabilmesi için adına alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun eTTK'nın 705. Maddesi ( 6102 sayılı TTK'nın 793 maddesi) uyarınca bulunması şarttır.
11. Hukuk Dairesi 2015/9466 E. , 2015/9537 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 15. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2011/120-2014/496
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2011/120-2014/496 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı A.. T..'un keşide ettiği çekin T. Teks. İş Elbis. Prom. İnş. Tur. Tem. San ve Tic. Ltd. Şti. tarafından cirolandığını, anılan çekin ibrazında karşılıksız çıktığını, tahsil için yapılan icra takibine itiraz edildiğini, itirazın geçerizliğine dair yaptıkları şikayetin İcra Hukuk Mahkemesinde derdest olduğunu ileri sürerek sebepsiz zenginleşmeye dayalı davalarının kabulü ile 4.000 TL'nin 26.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.. T.. vekili, 1 yıllık sürenin geçirildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin keşideci olup doğrudan davacı ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; takibe konu çekin incelenmesinde; keşidecisinin T. Tekstil/A. T. olarak yer aldığı, icra takibinin A. T. aleyhine yapıldığı, inkâr ve çekin aslının sunulamaması da dikkate alındığında pasif husumetin bulunmadığı, fotokopilere göre davacının ciranta sıfatının bulunmadığı, davacının A. Gıda unvanı ile dava açmadığı, şahsı adına dava açtığı davada zaman aşımı süresinin de dolduğu gerekçesiyle aktif pasif dava ehliyetinin yokluğu nedeni ile ve zamanaşımı nedeni ile yasal koşulları oluşmayan ve kanıtlanmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, aktif ve pasif dava ehliyetinin bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Bir davada öncelikle aktif husumet ehliyetinin incelenmesi gerektiğinden, aktif husumet yokluğunun yanında, pasif husumetin bulunmadığı, zamanaşımının gerçekleştiği ve iddiaların ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddi doğru değilse de, davacının çek üzerindeki cirosunun çizili olduğu, dava konusu çekin dava dışı G. K.'ın imzası ile bankaya ibraz edildiği, bankaca çekin karşılığının bulunmadığı şerhinin bu imzanın altına işlendiği bu şerhten sonra ise her hangi bir imzanın yer almadığı görülmektedir. Açıklanan bu kayıtlara göre çekin dava dışı Gürşad tarafından bankaya ibraz edildiğinin kabulü gerekir. Protesto yerini tutan ibraz işleminden sonra davacının bu çekte hak sahibi olabilmesi için adına alacağın temliki sonucunu doğuran bir cironun eTTK'nın 705. Maddesi ( 6102 sayılı TTK'nın 793 maddesi) uyarınca bulunması şarttır. Dava konusu çekte davacıyı hak sahibi kılan ve onu yetkili hamil durumuna getiren bir ciro mevcut olmadığına göre aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün açıklanan gerekçeyle ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2012/6314 E., 2012/8684 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varMardin İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Takibe çeke ilişkin olarak ibrazdan önce yada sonra yapılmış bir ciro bulunmadığı gibi, TTK.nun 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucunu doğuran kendisine yapılmış bir ciro da bulunmadığından, bu çeke ilişkin olarak alacaklı takipte yetkili hamil değildir.
12. Hukuk Dairesi 2012/6314 E. , 2012/8684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Mardin İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/03/2011
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takibe çeke ilişkin olarak ibrazdan önce yada sonra yapılmış bir ciro bulunmadığı gibi, TTK.nun 705.maddesi uyarınca adına alacağın temliki sonucunu doğuran kendisine yapılmış bir ciro da bulunmadığından, bu çeke ilişkin olarak alacaklı takipte yetkili hamil değildir. Bu durumda hiçbir inceleme yapılmaksızın icra takibinin İİK.nun 170/a maddesi hükmü uyarınca re'sen iptali yerine yazılı şekilde işin esasına girilerek sonuca gidilmesi isabetsiz ise de temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında aleyhe bozma yasağı nedeniyle takibin iptali yerine durmasına karar verilmiş olması bozma sebebi yapılmamıştır. Ancak, İİK.nun 170/a maddesinde inkar tazminatına ve para cezasına yer verilmediğinden, mahkemece alacaklı aleyhine inkar tazminatına ve para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mardin İcra Hukuk Mahkemesinin 10.03.2011 tarih ve 2008/30 E - 2011/55 K sayılı kararının inkar tazminatı yönünden İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Ticaret Hukuku
01.03.2023 düzenleme tarihli bir poliçede vade, “görüldükten bir ay sonra” şeklinde belirtilmiştir. Lehtar, poliçeyi 15.03.2023 tarihinde muhatap (M)’ye kabule arz etmiş ve (M) poliçeyi aynı gün kabul etmiştir. Ancak (M), kabul şerhine tarih atmayı ihmal etmiştir. Bu poliçenin vadesinin tespitiyle ilgili olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Vade, poliçenin düzenlenme tarihi olan 01.03.2023’ten itibaren bir ay sonrası olan 01.04.2023 olarak hesaplanır.
B) Vade, muhatabın poliçeyi fiilen kabul ettiği 15.03.2023 tarihi esas alınarak, bir ay sonrası olan 15.04.2023 olarak belirlenir.
C) Kabul şerhine tarih atılmaması vadeyi belirsizleştirdiğinden, poliçe TTK m. 703(2) gereğince vadesi başka şekilde yazılmış sayılır ve batıldır.
D) Kabul şerhinde tarih gösterilmediği ve protesto da çekilmediği takdirde, poliçe kabule ibraz için öngörülen bir yıllık sürenin son günü olan 01.03.2024 tarihinde kabul edilmiş sayılır ve vade bu tarihten bir ay sonra gelir.
E) Görüldükten sonra ödenecek vadeli poliçelerde kabul şerhine tarih atılması zorunlu olduğundan, tarihsiz kabul beyanı geçersizdir ve poliçe sanki hiç kabule arz edilmemiş gibi işlem görür.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.