6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 766

Türk Ticaret Kanunu 766. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 766- (1) Bir kişinin poliçe ile borçlanması için gereken ehliyet tabi bulunduğu devletin hukukuna göre belirlenir. Bu hukuk diğer bir ülkenin hukukuna göndermede bulunuyorsa, o hukuk uygulanır. (2) Birinci fıkrada öngörülen hukuk gereğince ehliyete sahip olmayan kişi, hukuku bakımından kendisini ehil sayan bir ülkede imza koymuşsa, orada olduğu gibi geçerli şekilde borçlanır. B) Şekil ve süreler I - Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

1 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2014/15172 E., 2014/16075 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİSTANBUL (KAPATILAN) 31. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkemece, TTK'nın 766/1-b maddesi uyarınca bir senedin bono sayılabilmesi için kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vadini içermesi gerektiği, ihtiyati hacze konu bonoların üzerinde "devir teminat senedidir" şerhi bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın kabulü
11. Hukuk Dairesi         2014/15172 E.  ,  2014/16075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 31. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/04/2014 NUMARASI : 2014/161-2014/161 D. İŞ İstanbul (Kapatılan) 31. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.04.2014 tarih ve 2014/161-2014/161 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: İhtiyati hacze itiraz eden (borçlu), iki adet senet nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de, senetlerin üzerinde devir teminat senedi yazdığını, devir yapılmadığı için senetlerin geçersiz olduğunu, ödeme emrinin yanlış adrese gönderildiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının iptalini talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili, söz konusu senetlerin teminat senedi olmadığını, borç ikrarı içerdiğini, müvekkilince borçluya işletme devredildiğini, söz konusu senetlerin de borçlu tarafından bu nedenle verildiğini, borçluya ödeme emrinin 17.04.2014 tarihinde tebliğ edildiğini savunarak, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, TTK'nın 766/1-b maddesi uyarınca bir senedin bono sayılabilmesi için kayıtsız şartsız muayyen bir bedeli ödeme vadini içermesi gerektiği, ihtiyati hacze konu bonoların üzerinde "devir teminat senedidir" şerhi bulunduğu gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece, ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmenin koşulları sayılmıştır. İİK'nın 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterlidir. Somut olayda, ihtiyati haciz kararına konu 2 adet bono üzerinde "devir teminat senedidir" şerhi bulunması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel olmadığından, bonolar üzerindeki bu şerh nedeniyle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile ihtiyati haczin iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Ticaret Hukuku

Bir Türk mahkemesinde görülen davada, çekin keşidecisinin borçlanma ehliyetine ilişkin bir kanunlar ihtilafı sorunu ortaya çıkmıştır. Hâkim, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda çeke özgü bir kanunlar ihtilafı kuralı bulunmadığını tespit etmiştir. Bu durumda hâkimin, sorunu çözmek için başvuracağı hukuki yol ve bu yola ilişkin aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

A) Türk Ticaret Kanunu'nda çeke ilişkin özel bir kanunlar ihtilafı kuralı bulunmadığından, hâkim 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca bir hukuk boşluğu olduğunu kabul ederek örf ve âdet hukukuna başvurmalıdır.
B) Çek, bir ödeme aracı olduğundan ve poliçeden farklı olarak kabul müessesesini içermediğinden, poliçeye ilişkin hiçbir kanunlar ihtilafı kuralı çekin yapısına uygun düşmez ve uygulanamaz.
C) Hâkim, TTK m. 818 uyarınca poliçe hükümlerine başvurabilir ancak bu atıf sadece senedin şekline ilişkin TTK m. 767 ile sınırlı olup, tarafların ehliyetine ilişkin sorunları kapsamamaktadır.
D) Poliçeye ilişkin hükümlere atıf yapılan TTK m. 818'de, kanunlar ihtilafına dair kurallara (TTK m. 766 vd.) herhangi bir yollama yapılmadığından, hâkim bu konuda milletlerarası özel hukukun genel hükümlerine gitmelidir.
E) Hâkim, TTK m. 818/(1)-ş bendi gereğince poliçenin kanunlar ihtilafına ilişkin ehliyet kuralını düzenleyen TTK m. 766 hükmünü çekler hakkında da uygulamalıdır.