6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 863

Türk Ticaret Kanunu 863. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 863- (1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. (2) Yükleme ve boşaltma ile ilgili olarak, durumun gereklerine göre belirlenecek makul bir süre için, aksi kararlaştırılmadıkça, ayrıca ücret istenemez. (3) Taşıyıcı, sözleşme hükümlerine dayanarak veya kendi risk alanından kaynaklanmayan nedenlerle makul yükleme veya boşaltma süresinden daha fazla beklerse, bekleme ücreti olarak uygun bir ücrete hak kazanır. IX - Özel durumlarda gönderenin kusursuz sorumluluğu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2023/5282 E., 2024/2343 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
9 uncu maddesi göz önüne alındığında, malın taşıyıcı davalı tarafından sağlam ve iyi ambalajlanmış şekilde teslim alındığının kabulünün gerektiği, istiflemenin taşıyıcıya bırakıldığına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 863 üncü maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü gereğince yükleme ve istiflemenin davacı yanca yapıldı
11. Hukuk Dairesi         2023/5282 E.  ,  2024/2343 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/651 Esas, 2023/962 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Hollanda'nın Ridderkerk şehrine gönderdiği emtianın davalıya ait araçlarla taşındığını, Convention Marchandise Routier (CMR) senedine emtianın +2 derecede taşınması gerektiğinin yazıldığını, davalının bu şarta uymadığını, taşıma sırasında yüksek ısıya maruz kalan emtianın hasara uğradığını, olay nedeniyle alıcının 14.158,00 euro eksik ödeme yaptığını ileri sürerek 14.158,00 euro karşılığı 42.898,74 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ekspertiz raporu ve şoför ifade tutanağına göre malda herhangi bir ısı hasarının söz konusu olmadığını, raporda fiziki hasardan bahsedildiğini, malların 2. kalite olduğunu, kaplar içerisinde birçok sapsız üzüme rastlandığının ifade edildiğini, mala has kusurdan ve ambalajlama, yükleme ve istiflemeden kaynaklanan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 01.07.2020 tarih, 2109/524 E. ve 2020/343 K. sayılı kararı ile davacının dava dışı şirkete gönderdiği yaş üzüm emtiasının davalı taşıyıcının sorumluluğunda iken zarara uğradığı, meydana gelen bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olarak belirlendiği, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg olduğundan 40.341,00 TL'nin dava tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Dairemizin 12.04.2021 tarih, 2020/5881 E. ve 2021/3555 K. sayılı kararıyla "Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de bozma ilamında işaret edilen hususlar hakkında yeterli ve denetime açık şekilde inceleme ve araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Zira, Dairemiz bozma ilamında, varış yerinde yapılan ekspertiz raporundaki tespitlere de dikkat çekilerek, taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığının, hasarın, emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığının, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece, belirtilen hususların değerlendirilmesi için bozmadan önce alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişilerden ek rapor alınmıştır. Bilirkişiler önceki görüşlerinde sebat ederek, hasarın, emtianın uygun sıcaklıkta taşınmamasından kaynaklandığını, bu durumun soğuk zincirinde kırılmalara ve sonuç olarak da üzümlerin bozulmasına sebep olduğunu mütalaa etmişlerdir. Ancak ekspertiz raporunda, alt katlarda bulunan kasaların üst katlarda bulunan kasaların basıncına bağlı olarak deforme oldukları, hasarlı kasaların içinde bulunan üzümlerin bir kısmının ezilmek ve çatlamak suretiyle zarar gördükleri belirtilmiştir. Bilirkişiler, bu durumun istifleme ve ambalajlama hatasına delalet edip etmediğini değerlendirmedikleri gibi, emtianın uygun sıcaklıkta taşınmamasının kasaların ekspertiz raporunda belirtildiği şekilde bir hasara uğramasına sebep olup olmayacağı hususuna da izahat getirmemişlerdir. Bu itibarla, mahkemece, aralarında taşıma işleri konusunda uzman bir kişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınarak, bozma ilamında işaret edildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi" doğru görülmeyerek karar bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazları incelenmemiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımaya ilişkin Convention Marchandise Routier (CMR) belgesine taşımacı tarafından herhangi bir şerh düşülmediği, hasara dair ekspertiz raporunda “Üzümlerin kâğıt poşetler içinde ahşap kasada paketlendiği, her kasada 5 kg üzüm yer aldığı” denilerek malın ambalajlanmasında bir sorun olduğuna dair tespit yapılmadığı, aynı raporun devamında “Temiz bir manifesto tanzim edilmiş olduğundan, başka bir deyişle kamyon sürücüsü tarafından CMR manifestosu üzerinde herhangi bir açıklama yapılmamış olduğundan, malın treylere hasarsız bir biçimde yüklenmiş olduğu sonucuna varıldığı” denildiği, dolayısıyla buradan hareketle Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesinin (CMR Konvansiyonu) 9 uncu maddesi göz önüne alındığında, malın taşıyıcı davalı tarafından sağlam ve iyi ambalajlanmış şekilde teslim alındığının kabulünün gerektiği, istiflemenin taşıyıcıya bırakıldığına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 863 üncü maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü gereğince yükleme ve istiflemenin davacı yanca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, CMR Konvansiyonunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi ve 18 inci maddesinde yer verilen hükümler gereğince, meydana gelen hasarın hatalı istifleme etkisiyle oluşan kısmından davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı, her ne kadar hatalı istifleme davacı tarafça yapılmış ise de, davalı taşıyıcının istiflemeye nezaret-gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene bildirim ve göndericinin uyarıları dikkate almaması halinde bu hususu CMR Belgesine şerh düşme yükümlülüğünün bulunduğu, dava dosyasında davalı taşıyıcının anılan yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, hasarın yanlış istif etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, Ağustos ayında taşınan üzümün tanelenmesine ve çürümelerin başlamasına soğuk zincirin bozulmasının katkıda bulunacağı, boşaltma esnasında treyler ayarı 2 ℃, olmasına karşın sıcaklıkların 2,2 ℃ ve 5,5 ℃ ortalama 3,3 ℃ olduğu, bu sıcaklık değerlerinin talimat sıcaklık değerinin üstünde bulunduğu, araçta taşıma esnasında sıcaklığın ne seviyede olduğunu kaydeden cihaz bulunmadığı için davalı taşıyıcının kendisine CMR senedinde verilen sıcaklık talimatını yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davalı taşıyıcının davacı göndericinin sıcaklık talimatına uyduğuna dair dava dosyasına sunulan başkaca kanıt bulunmadığı, davacının dilekçesinde üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olduğunu açıkça belirttiği, bu anlamda, üzümün kilogramının 2,38 TL olarak kabul etmek gerektiği, davacının bu talebinin 2. sınıf çekirdeksiz üzüm fiyatları ile de uyumlu olduğu, üzümün kilogram fiyatı 2,38 olarak belirlendiğine göre, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg ile 2,38'in çarpılması ile ortaya çıkan 40.341,00 TL davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarını gösterdiği, dava konusu hasarın hem yükleme-istifleme hatasının, hem de soğuk zincirin korunamamasının etkisiyle meydana geldiği, soğuk zincirin korunamamasının davalı, yanlış istiflemenin ise davacı hatası olduğu, bununla birlikte davalı taşıyıcının da istiflemeye nezaret- gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene bildirim yükümlülüğünün bulunduğu, hasarın yanlış istif etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, istifleme hatası durumlarında, Yargıtay’ın, taşıyıcının %25 ila %30 arasında kusurlu olduğu şeklinde kararlar verdiği, davalının %62,5, davacının %37,5 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, zararın 40.341,00 TL’ye denk geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.213,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının CMR senedine şerh düşmeden emtiayı teslim aldığını, artık ambalajlama, yükleme, istifleme hatası ileri süremeyeceğini, müvekkilinin yüklemede kusurlu davrandığına dair tek bir delilin bulunmadığını, müterafik kusurlu kabul edilemeyeceğini, hasarın soğuk zincirdeki bozulmadan kaynaklandığını, Mahkeme kararını gerekçe içermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uygun araştırma yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline en fazla %25 oranında kusur atfedilebileceğini, ekspertizin tamamen yükleme ve istifleme hatasına işaret ettiğini, bundan dolayı alt kattaki kasaların üsttekilerin baskılarıyla zarara gördüğünü, malın gönderici davacı tarafından yüklenip istiflendiğini, bilirkişilerin ambalajlamanın usulüne uygun olup olmadığını araştırmadığını, soğuk zincirin kırıldığı iddiasının ispatlanamadığını, kabul etmemekle birlikte soğuk zincirin korunamaması halinde bile hatalı istiflemenin illiyet bağını kestiğini, müvekkilinin sınırlı sorumluluğunun bulunduğunu, ürünün fiyatının ortalama 1,00 TL olduğunu, işletmece masrafı adı altında bir masraf belirlenemeyeceğini, ürünün 2. sınıf olduğunun dikkate alınmadığını, tazminat hesabının yanlış yapıldığını, ısrarlı beyanlarına rağmen sınırlı sorumluluk hesabının göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını gerektirmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sırasında hasar gören emtia bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6102 sayılı Kanun'un 683 üncü maddesinin birinci fıkrası. 2.CMR Konvansiyonu'nun 8, 9, 17 ve 18 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

11. Hukuk Dairesi, 2020/1869 E., 2021/1757 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesince, gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarını düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nın 863/1. maddesinde açıkça eşyayı "taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek" borcunun gönderene yüklendiği, emtianın konteyner içine ve konteyner da römorka sabitlenmediğine göre, dava dışı gönderenin anılan hükümdek
11. Hukuk Dairesi         2020/1869 E.  ,  2021/1757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.12.2018 tarih ve 2014/1283 E- 2018/618 K. sayılı kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.12.2019 tarih ve 2019/1113 E- 2019/1425 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olan yükün hasar gördüğünü, konteyner içindeki emtianın hasarından dolayı zarar gören Assan Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye 55.009,50 Euro sigorta tazminatı ödeyerek sigortalısına halef olduğu, karayolu taşımasını birlikte üstlenen davalıların TTK.'nın 875. maddesi gereğince tazminattan sorumlu olduklarını, alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, tirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı S.S 18 No’lu Derince ...Taş.Kooperatifi vekili, Güney Kore'den İzmit limanına deniz yolu ile getirilen yükün kooperatife ait araç ile Assan Alüminyum Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne taşınmak üzere yola çıktığını, ancak istifleme işlemi özenli bir şekilde yapılmadığından yüklenici tarafından çekici ve çekiciye bağlı romörkede sabitlenmediğinden yükün hasar gördüğünü, davalının yüklemeden sorumlu olmadığını, kusurun istifleme işini gereği gibi yapmayan diğer davalıda olduğunu savuarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı SNS Uluslarası Nakl.Ltd.Şti vekili, görev ve yetki itirazında bulunarak, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti olmadığını, emtianın hasarında müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savuarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı SNS Uluslarası Nakl.Ltd.Şti’nin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, emtianın hasarında davalı kooperatif sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davalı SNS Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine,davalı SS. 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6835 esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin asıl alacak 55.009,50-EURO üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsin açılmış (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı S.S 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, gönderen ile taşıyıcının zararın meydana gelmesindeki sorumluluklarını düzenleyen 6102 sayılı TTK.'nın 863/1. maddesinde açıkça eşyayı "taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, sabitleyerek yüklemek" borcunun gönderene yüklendiği, emtianın konteyner içine ve konteyner da römorka sabitlenmediğine göre, dava dışı gönderenin anılan hükümdeki yükümlülüğünü yerine getirmediğinden kusurlu olduğu, emtianın konteyner ve römorka sabitlenmediği, gönderenin bu nedenle kusurlu olduğu, kazanın virajda merkez kaç kuvveti etkisi ile meydana gelmesi dikkate alındığında, davalı taşıyanın da yüklemenin aracın manevra kabiliyeti ile sürüş güvenliğine olumsuz etkisini öngörüp gönderene bildirmemesi nedeni ile kusurlu olduğu, gönderen ve taşıyanın yükleme ve taşımada yerine getirmedikleri borçları dikkate alındığında, gönderenin müterafik kusurunun %50 olması gerektiği sonucuna varıldığı, mahkemece davanın tam kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı S.S 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı SNS Uluslararası Nakliyat ve Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine, davalı SS. 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, Kocaeli 2. İcra Müdürlüğü'nün 2013/6835 esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 27.504,75 Euro asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının EURO cinsin açılmış (1) yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit olmadığından icra inkâr tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı S.S 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.972,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Sınırlı Sorumlu 18 Nolu Derince Lojistik Motorlu Taşıyıcılar Kooperatfi'nden alınmasına, aşağıda yazılı 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 25.02.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
11. Hukuk Dairesi, 2015/15089 E., 2016/1656 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
tam metni aç
a İdaresi tarafından verilen kararla malların iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin eşyayı teslim edemediğini ve malların iade edilmesinden dolayı zarara uğradığını, refakat belgelerinin davalı tarafından sağlanmamış olmasının davalının 6102 sayılı TTK'nın 860-864 maddeleri ile CMR'nin 11.
11. Hukuk Dairesi         2015/15089 E.  ,  2016/1656 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada....Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 tarih ve 2012/342-2014/268 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ulusal ve uluslararası kara taşımacılığı yaptığını ve davalı ile yapılan sözleşme uyarınca safir-pastalık böreklik buğdayın ....'dan ...'e taşınması ve gönderilene teslim edilmesi yükümlülüğü bulunduğunu, müvekkilinin malı teslim aldığını, varma yerine götürdüğünü ancak, davalı tarafından sağlanması gereken refakat belgesinin bulunmaması nedeniyle ... Karantina İdaresi tarafından verilen kararla malların iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin eşyayı teslim edemediğini ve malların iade edilmesinden dolayı zarara uğradığını, refakat belgelerinin davalı tarafından sağlanmamış olmasının davalının 6102 sayılı TTK'nın 860-864 maddeleri ile CMR'nin 11. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğuna yol açacağını, müvekkilinin meydana gelen zararının tazmini için fatura düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini ancak, davalının müvekkilinin zararını karşılamadığını ileri sürerek, 9.000 USD'nin 31/12/2011 tarihinden itibaren CMR'nin 6/2 maddesi uyarınca yıllık %5 faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, taşıyıcının faaliyet adresi itibariyle davanın ....Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetki alanında kaldığını, müvekkili şirketin ......'nde faaliyet gösteren firmaya satmış olduğu malların sağlık sertifikalarının alınarak alıcı şirketin talebi üzerine davacıya teslim edildiğini ancak, ürünlerin varma yerindeki ilgili kurumca "zirai karantina belgesinin" eksik olması nedeniyle geldiği ülkeye iadesine karar verildiğini, ürünlerin iadesinde müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin ürünlere ilişkin gerekli olan tüm belgeleri çıkardığını, alıcı firmanın müvekkili şirketten satın aldığı ürünlerin çoğunun safir- pastalık böreklik un olduğunu, bu ürünlerin ihracatının müvekkili tarafından diğer Avrupa ülkelerine de yapıldığını ve ihracat yapılan ülkelerin unun ülkelerine girişi için sağlık sertifikasını yeterli bulduklarını, müvekki linin Belerus'a ilk ihracatının dava konusu taşımaya konu ihracat olduğundan müvekkilinden anılan ülkenin mevzuatını bilmesinin beklenemeyeceğini, kaldı ki ürünleri satın alan firma ve bu firmanın taşıyıcısı olan davacı şirketin de müvekkilini gerekli belgeler konusunda uyarmadığını ve bilgi vermediğini, taşıyıcı firmaların ihracat yapılacak ülkelerin koşullarını iyi bildiklerinden göndericileri bilgilendirdiklerini ancak, davacı tarafından müvekkiline bilgi verilmediğini, ürünlerin teslim edilememesi üzerine alıcı firmanın geri gönderilen ve davacı tarafından ardiyeye bırakılan ürünlerin kendisinin belirlediği başka bir taşıyıcı firmayla daha önce söylemeyi unuttuğu zirai karantina belgesinin de çıkarılarak gönderilmesini istediğini, müvekkilinin de istenilen belge ile ürünleri dava dışı firmaya teslim ettiğini ve ürünlerin alıcıya ulaştırıldığını, davacının diğer ürünleri gümrüğe bırakıp alıcının malları zamanında teslim almasını sağlayabilecekken kasıtlı şekilde hareket edip, kötüniyetli davranarak ürünlerin hepsini geri getirdiğini, davacı tarafça tanzim edildiği iddia edilen fatura içeriğini ve faturayı kabul etmediklerini, anılan faturanın müvekkiline tebliğ de edilmediğini, davacının gerek tazminat gerekse de faiz talebinin hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı gönderen tarafından dava dışı gönderilen alıcıya satılan mutfak eşyası, giysi, kumaş, gıda maddesi ve undan oluşan çeşitli emtianın davacı taşıyıcı tarafından teslim alındığı, eşyanın brüt ağırlığının 14.302,63 kg., taşımanın... olduğu, davalının ihraç ürünlerini ...'e taşıyan davacıya ait aracın bu ülkeye varışını takiben ... Cumhuriyeti Devlet Tohum Yönetimi Karantina ve Bitki Koruma Müfettişliği tarafından düzenlenen iade tutanağında bitki sağlık belgesinin olmaması, gerekli mal beraberi belgelerin eksikliği nedeniyle ülkeye sokulmayarak mahrece iade edilmesi üzerine davacı taşıyıcının aynı araçla ürünleri yurda getirerek eksiksiz ve hasarsız olarak ve davalının bilgisi dahilinde antrepoya teslim ettiği, taşımaya CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, davalının ...'e gönderdiği ihraç ürünler arasında yer alan un emtiası için bu ülkeye girişte istenilen bitki sağlık belgesini (...) temin etmediğinden davacı aracının girişine izin verilmediği, CMR'nin 11. m. uyarınca, malın tesliminden önce tamamlanması gereken belgelerin gönderici tarafından sağlanması gerektiği, taşıyıcının bu belgelerle, verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda olmadığı, göndericinin bu belgelerin bulunmaması, yetersiz olması veya usule aykırı düzenlenmesinden oluşan zarar ve hasarlardan taşıyıcıya karşı sorumlu olduğu ancak, taşıyıcının hata veya ihmali görülen durumların bu hükmün dışında olacağı, somut olayda taşıyıcıya yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığı, ihracata ilişkin belgelerin gönderen tarafından eksik hazırlanmasından dolayı davacının oluşan zararının gidiş ve dönüşe ilişkin navlun ücretinden kaynaklandığı, taşımanın gerçekleştiği tarih itibariyle... ya da ...arası komple tenteli veya kapalı kasa tır aracı ile yapılan taşımalar için piyasa rayicinin yaklaşık 4.000 USD olup, gidiş- dönüş navlun alacağından dolayı toplam 8.000 USD maddi zararının bulunduğu, davacının iddia ettiği diğer zarar kalemlerinin de navluna dahil edilerek davacı zararının 8.000 USD olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 8.000 USD'nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 oranında yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı tarafça, davalının yurt dışına ihraç ettiği mallarının taşınması sırasında, davalı tarafından temini gereken refakat belgelerinin kendisine verilmemesi ve varma yeri makamlarınca malların iade edilmesi nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası ile açılan işbu davada, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, somut olayda uyuşmazlık, . davalının gönderen olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Zira, davalı taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını savunmuş, davacı ise, davalının sözleşmenin tarafı olduğunu iddia etmiştir. Gönderen; taşıma sözleşmesinde taşıyıcının sözleşme yaptığı karşı taraf olup, sözleşme uyarınca eşyanın taşınması kendisine karşı taahhüt olunan ve bunun karşılığında taşıma ücreti ödemekle yükümlü olan kimsedir. Gönderen kavramının navlun sözleşmesindeki karşılığını da taşıtan kavramı oluşturmaktadır. Taşıma sözleşmesi gönderen veya taşıyıcı tarafından şahsen veya temsilci vasıtasıyla yapılabileceği gibi, eşyanın taşıtılmasında veya taşınmasında fiilen rol almaları da gerekmez. Gönderen, eşyanın taşıyıcıya teslimi veya ondan tesellümü için üçüncü kişiye yetki de verebilir. Gönderen sıfatının kazanılmasında, taşınacak yükün mülkiyetine sahip olunması da şart değildir. Gönderen, taraf olduğu taşıma sözleşmesine dayanarak gerek kendisine ait bir yükü, gerekse de başkasına ait yükü taşıttırabilir. (Karayolunda Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmeleri Hakkında Konvansiyon CMR Şerhi, Doç. Dr. Hakan Karan, Ankara 2011 ve Taşıma Hukuku, Yrd. Doç. Dr. Vural Seven, Anadolu Üniversitesi Yayınları, 1. Baskı ) Bu itibarla, mahkemece öncelikle davalının yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda gönderen olup olmadığı tespit edilerek, bu yöndeki uyuşmazlığın çözümlenmesinden sonra, CMR'nin 11. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/02/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞIOY 1- Dava, Türkiye’den...’a yapılan taşıma sırasında, mallar... Gümrüğünde eksik belge sebebiyle ülkeye sokulmaması nedeniyle taşımacının uğradığı zararın davalı taşıtandan tahsili istemine ilişkindir. 2- Davacı vekili, taşıma sözleşmesi uyarınca, davalıya ait pastalık/böreklik buğdayı ...’a taşıdığını, ancak varma gümrüğünde eşya refakatinde “zirai karantina belgesi” nin bulunmaması nedeniyle malları ülkeye sokamadığını ve alıcıya teslim edemediğini, malların iade edildiğini, bu sebeple bekleme yapmak zorunda kaldığını, refakat belgelerini sağlama ve taşıyıcıya teslim etme görevinin taşıtana ait olduğunu ileri sürmüş ve oluşan zarar bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. 3- Davalı taşıtan, kendilerinin bir çok ülkeye ihracat yaptığını, ancak...’a ilk defa ihracat yaptıkları için sadece bu ülkenin aradığı “zirai karantina” belgesini taşıyıcıya veremediklerini, taşıyıcının böyle bir belgenin gerekliliği konusunda kendilerini önceden uyarmadığını, malları gümrüğe bırakmak yerine geri getirerek zarara kendisinin sebebiyet verdiğini ileri sürerek davanın reddine talep etmektedir. 4- Davaya konu taşımanın, ülkeler arası yük taşımaya ilişkin olmakla "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatına ilişkin Sözleşme (CMR- Convention Relative Au Contrat De Transport İnternational De Marchandises Par Route)" hükümlerine tabi olduğu, zararın refakatta götürülmesi gereken “zirai karantina belgesi” nin eşyayla birlikte götürülmemesinden kaynaklandığı ve miktarı konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. 5- Davalı taraf, “zirai karantina belgesi” nin refakatta götürülmesi gerektiğinin taşımacı tarafından kendilerine hatırlatılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, CMR Sözleşmesinin 11.maddesinde yer alan “1. Malların tesliminden önce tamamlanması gereken gümrük ve diğer formalitelerin yerine getirilmesi için, gönderici, lüzumlu belgeleri sevk mektubuna iliştirecek yahutta taşımacıya verecek ve talep ettiği diğer bilgileri kendisine sağlayacaktır.2. Taşımacı bu belgelerle verilen bilgilerin doğruluğunu ve yeterliliğini incelemek zorunda değildir. Gönderici bu gibi belgelerin bulunmaması, yetersiz olması, veya usule aykırı oluşundan doğacak zarar, ziyan ve hasardan, taşımacıya karşı sorumludur. Ancak taşımacının hatası veya ihmali görülen durumlar bu hükmün dışındadır” şeklindeki düzenlemeden de açıkça anlaşılacağı üzere, eşyanın taşınmasına ilişkin her türlü sevk belgesini hazırlamak ve taşımacıya vermek gönderenin yükümlülüğündedir. Anılan nedenlerle, “zirai karantina belgesi” nin bulunmaması sebebiyle malın Belarus’a sokulamaması sebebiyle oluşan hasarın tamamından davalı gönderenin sorumlu tutulması gerekir. Nitekim yerel mahkeme de gerekçesini de tartışarak davalı göndereni olaydan sorumlu tutmuştur. 6- Dairemiz çoğunluğu tarafından, davalının CMR 11 m. uyarınca “gönderen” sıfatının bulunup bulunmadığının yerel mahkemece tartışılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Ancak davalı, başından beri kendisinin malları ihracat amacıyla ...’a gönderdiğini kabul etmektedir. Ayrıcı davalının, “kendisinin malları yurtdışına gönderen olmadığı” yönünde bir temyiz sebebi de bulunmamaktadır. Yerel mahkemece verilen karar ve dayanılan bilirkişi raporu yerinde olup, mahkeme kararının onanması gerekirken anılan gerekçeyle bozulması yönündeki Dairemiz çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.