6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Madde 886

Türk Ticaret Kanunu 886. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

MADDE 886- (1) Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. XI - Yardımcı kişilerin sorumluluğu

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2021/6457 E., 2022/7575 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTİCARET MAHKEMESİ
ddesine göre taşıyıcıların ağır kusurları sebebiyle sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş ise de davaya konu olayda saat itibariyle şoförün parkta uykuya çekildiği ve eylemin uykuya çekildiği saatten sonra gerçekleşmesi sebebiyle işbu hususun TTK 886. maddesinde belirtilen pervasızca hareket kavramına dahil olmayacağı, bu sebeple CMR 29.madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında
11. Hukuk Dairesi         2021/6457 E.  ,  2022/7575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.11.2020 tarih ve 2014/1086 E. - 2020/732 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar C C Translojistik Uluslararası Nakliyat ve Ticaret A.Ş. vekili ile Yılmazsay Nak.Taş. Tur. Ve Oto İth. İhr. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili nezdinde nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı emtianın davalıların sorumluluğunda İstanbul’dan İtalya’ya karayolu ile taşınması sırasında sürücünün park sahasında uyuması sonucunda bir kısım emtianın çalındığını, 168.024,99 YTL sigorta tazminatının müvekkilince sigortalısına ödendiğini, davalı Yılmazsay Ltd. Şti’nin CMR sigortasını düzenlemiş olan dava dışı İşviçre Sigorta A.Ş.’den 61.467,37 TL’lik tahsilat yapıldığını ileri sürerek, bakiye 106.712,67 YTL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirketlerin vekilleri ayrı ayrı, CİF satış nedeniyle davacının talep hakkı olmadığını, CMR. 23. maddesi kapsamından sorumluluklarının eksik brüt ağırlığın beher kg için 8.33 hesap birimi ile sınırlı olduğunu, İsviçre Sigorta ile düzenlenen feragatname uyarınca sorumlu olunan miktar için tam ve mutlak ibra verildiğinden davacının artık davalılardan talep edebileceği bir alacağının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Diğer davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, yük bedelinin henüz satıcı tarafından tahsil edilmemiş olması sebebiyle dosyaya konu vaki hırsızlık olayında zarar gören satıcının halen mal üzerinde menfaatinin devam ettiği, bu nedenle davacı ... şirketinin halefiyete dayalı olarak dava açma hakkı bulunduğu, dosyaya konu emtiada hırsızlık sonucu meydana gelen zararda taşıyıcılara yöneltilen rücuen tazminat talebinde CMR 27/3,7 fıkraları gereğince hesaplama yapılması gerektiği ve taşıyıcıların sınırlı sorumluluğunun bulunduğu ve bu sorumluluk miktarının aşılamayacağı, her ne kadar dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporlarında TTK 786. maddesine göre taşıyıcıların ağır kusurları sebebiyle sorumlu tutulamayacağı belirtilmiş ise de davaya konu olayda saat itibariyle şoförün parkta uykuya çekildiği ve eylemin uykuya çekildiği saatten sonra gerçekleşmesi sebebiyle işbu hususun TTK 886. maddesinde belirtilen pervasızca hareket kavramına dahil olmayacağı, bu sebeple CMR 29.madde hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, dosya kapsamında bilirkişi heyet raporu ile hesaplanan 64.106,43 TL'nin davacı tarafça rücuen tazmini talep edebileceği, emtianın zarara uğramış olması sebebiyle ihbar olunan sigorta şirketi tarafından 61.467,37 TL ödeme yapıldığı, her ne kadar ihbar olunan sigorta şirketi tarafından yapılan ödemede %5 tenzil muafiyeti gerekçe gösterilerek eksik ödeme yapılmış ise de; alınan 12/06/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu dikkate alındığında davacının talep edebileceği rücuen tazminat miktarının 64.106,43 TL olduğu, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından yapılan eksik ödeme sebebiyle davacının bakiye 2.639,06 TL rücuen tazminat alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.639,06 TL tazminat bedelinin 06/12/2005 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili, davalı Yılmazsay Nak. Taş. Tur. Oto. İth. İh. Tic. Ltd. Şti. vekili ve davalı CC Translojistik Uluslararası Nak. ve Tic. Aş. vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava nakliyat emtia sigortasından kaynaklanan rücuen tahsil istemine ilişkindir. Mahkemece bozma öncesi çalınan mallara karşı gönderilen 22.08.2005 tarihli, 26330 numaralı ve 103.231,20 euro bedelli faturanın sigorta kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmasıyla, Dairemizin 21.05.2014 tarih ve 2014/526 esas ve 2014/9398 karar sayılı ilamı ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, taşıyıcının sorumluluğu sınırlı sorumluluk kapsamında değerlendirilerek karar verilmiş, bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşıyıcının, tedbirli bir taşımacının dikkat ve özenini göstermemesi ve zararın ortaya çıkabilme ihtimalini öngörmesine rağmen, bunu göze alarak pervasızca bu özeni göstermekten kaçınması dolayısıyla kasıttır. Bu durumda taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanması olanağı ortadan kalkar. Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, taşımacının adamı tarafından brandalı taşıma aracının, gece bekçisi olmayan yerde park edilmesi, olay mahallinin İtalya olması bir bütün olarak göz önüne alındığında, taşıyıcının adamının gerekli dikkat ve özeni göstermediği zararın ortaya çıkma ihtimalini öngörmesine rağmen aracı park ettiği anlaşılmakla bu pervasız hareket sayılan eylemler sonucu taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma olanağı bulunmamaktadır. Tüm bu hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken mahkemece sınırlı sorumluluk ilkesi kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Mahkemece davalı Yılmazsay Nak. Taş. Tur. Oto. İth. İh. Tic. Ltd. Şti. ve davalı CC Translojistik Uluslararası Nak. ve Tic. Aş. aleyhine kabul edilen miktar 2.639,06 TL olup, karar tarihi itibariyle temyiz sınırının 3.920.-TL olması nedeniyle davalıların bu sınırın altında kalan temyiz taleplerinin miktar yönünden reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Yılmazsay Nak Taş Tur Oto İth İh Tic Ltd Şti ve davalı CC Translojistik Uluslararası Nak. ve Tic. Aş. vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2020/6787 E., 2022/1246 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
ilçesinde teslim alındığı tarih itibariyle zararın 111.650,12 TL olduğu, eylemin TTK 886. maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla işlenmesi nedeniyle davacının TTK 882.
11. Hukuk Dairesi         2020/6787 E.  ,  2022/1246 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.01.2018 tarih ve 2016/500 E. - 2018/47 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.07.2020 tarih ve 2019/287 E. - 2020/615 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafın 01.04.2015 tarihinde ...ili ... ilçesinden ...iline taşınan emtianın, müvekkilinin kusurlu hareketi sebebiyle zayi olması sebebiyle sigortalısına ödediği 33.346,54 TL bedele ilişkin müvekkili aleyhine Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9308 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibine giriştiğini, takibin müvekkilinin itiraz süresini kaçırması sebebiyle kesinleştiğini, icra takibine konu hasarın müvekkil şirkete bildirilmemesi nedeniyle talebin zamanaşımına uğradığını, 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapılan icra takibi sebebiyle müvekkilinin borcunun olmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin, sigortalı firma ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, bu sebeple müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini,taşımayı gerçekleştiren aracın dava dışı İzlog Nakliye ve Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti.'ne kiralandığını, davalının sigorta poliçesindeki şartların sağlandığının ispat külfetinin davalıda olduğunu, ürünlerdeki hasarın müvekkili şirketin kusuru ile meydana geldiği hususunun davalı tarafından ispat edilmesi gerektiğini ileri sürerek Ankara 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/9308 esas sayılı takip dosyasında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, TTK'nın 855/5. maddesi gereğince davaya konu alacakta zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğunu, bu nedenle takibe konu alacağın zamanaşımına uğramadığını, müvekkili şirkete sigortalı emtianın davacıya ait ...-... plakalı araçtaki frigofirik kasayla taşınmasının ardından teslim edildiği sırada erimiş olduğunun tespit edildiğini, sigortalı emtiaların dondurma olduğunu, tacir olmayan bir kişinin dahi belirli bir ısının altında emtianın taşınmaması gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu, yolculuk boyunca aracın ısısının kontrol edilmediğini, bu durumun ihmalden ve pervasızlıktan da öte kasıtlı davranışa girdiğini, dava konusu icra takibinde müvekkilinin sigortalısına ödediği tazminatı halefiyet ilkesi gereği davacıya rücu ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı ... şirketinin 31.03.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı-dava dışı Natura Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile nakliyat abonman sigorta poliçesi akdettiği, sigorta poliçesi kapsamında kalan toplam 33 palet-7.199 koli-192.819 adet muhtelif dondurmayı sigortalının ana nakliyeci İzlog...Ltd. Şti. tarafından temin edilen fiili taşıyıcı davacı Toromanoğulları....Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda 01.04.2015 tarihinde sigortalı firmanın ... Bursa'daki deposundan ... plakalı çekici, ... plakalı yarı römork-frigorik kasa ile Adana'da bulunan alıcı Golf Gıda Pazarlama ve Dağıtım Ltd. Şti.'ye sevk edimek üzere yüklendiği, emtianın araca yüklendiği sırada ürünün -25 derecede taşınması gerektiğiyle ilgili sürücüye frigorik araç yükleme formu imzalatıldığı, yola çıkan aracın alıcı firmaya 02.04.2015 tarihinde vardığında nakliye aracının frigorik kasa ısı derecesinin yüksek, emtianın erimiş, formunu kaybetmiş olduğu görülerek emtianın teslim alınmadığı, zarar sebebiyle davalı ... şirketinin sigortalısına 30.10.2015 tarihinde 33.346,54 TL ödeme yaptığı dosya kapsamı ile sabit olup; dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporunda öncelikle uyuşmazlık konusu emtia olan dondurmanın nakliye esnasında -25 derecede taşınacağı nakliye belgesinde belirtilmesine rağmen araç içerisinde ölçüm yapan cihazların ölçüm sonuçlarından anlaşılacağı üzere dondurmanın tüm nakliye boyunca istenilen sıcaklık değerinin altında taşındığı, bunun yanısıra teknik ve mühendislik yönünden yapılan incelemede gıdalarda bozulma yaşanmaması için en az -18 derecede taşınması gerektiği, eşzamanlı ölçüm yapan cihazların ölçüm sonuçlarına göre çeşitli zamanlarda -18 derecenin altında taşındığı, gıdalardaki bozulmanın nedeninin uygun sıcaklıkta (-18 derece) taşınmamasından kaynaklandığı, aynı zamanda bu bağlamda davacının ve araç şoförünün dikkatsiz ve tedbirsizliğinin yanısıra kontrolsüzlüğü de dikkate alındığında dava konusu olayın davacının ve araç şoförünün pervasızca davranışı sebebiyle meydana geldiği ve davacının ve araç şoförünün zarara sebep olan olayda %100 kusurlu olduğu, sigortalı emtianın nakledilmek üzere teslim alındığı, ...... adresinde 01.04.2015 tarihi itibariyle toplam hasar bedelinin 111.650,12 TL olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı, sigortalı ile arasında ticari ilişki olmadığını bu suretle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini beyan etmiş ise de taşıma ilişkisinde davacının fiili taşıyıcı konumunda olmakla TTK'nın 888. maddesi gereğince zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, yine davacı TTK'nın 855/3. maddesi gereğince alacağın zamanaşımına uğradığını beyan etmiş ise de; anılı madde taşıyıcının diğer bir taşıyıcıya rücusu ile ilgili olup, sigorta şirketinin rücu alacağında uygulanamayacağı, 6102 sayılı TTK'nun 1473. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan sigortalı şirketinin selefi bulunduğu kişi hangi zamanaşımı süresi içerisinde dava açması ve/veya icra takibine girişmesi gerekiyor ise, davalı ... şirketinin de aynı süre içerisinde dava açması ve/veya icra takibine girişmesi gerektiği, dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporuna göre zararın fiili taşıyıcı konumunda olan davacının pervasızca davranışı sebebiyle meydana gelmesi karşısında zamanaşımı süresi yönünden TTK'nun 855/5. maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, yine bilirkişi raporuna göre TTK'nun 880. maddesi gereğince tam zayi olan sigortalı emtia için teslim alındığı ... ilçesinde teslim alındığı tarih itibariyle zararın 111.650,12 TL olduğu, eylemin TTK 886. maddesinde ifade edilen pervasızca davranışla işlenmesi nedeniyle davacının TTK 882. maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davalı ... şirketinin poliçe uyarınca zararın %30'undan sorumlu olması karşısında davalı ... tarafından, davacıya 33.495,03 TL rücu edilebileceği, ancak davalı ... şirketinin rücu miktarından daha az olan 33.346,54 TL asıl alacağı icra takibine konu ettiği, sigorta şirketinin ödeme tarihi olan 30.10.2015 tarihinden takip tarihi olan 28.04.2016 tarihine kadar avans faiz oranı üzerinde (her iki tarafın tacir ve ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle) mahkememizce re'sen yapılan hesaplamaya göre takip tarihi itibariyle davacıdan 1.736,30 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceği nazara alınarak eldeki davada icra takibine konu asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden davalının miktar yönünden fazlaca bir talebinin olmadığı gibi davacı iddialarının sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... şirketinin 31.03.2015-2016 tarihleri arasında sigortalı dava dışı Natura Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile nakliyat abonman sigorta poliçesi yaptığı, sigorta poliçesi kapsamında kalan toplam dava konusu emtianın fiili taşıyıcı Toromanoğulları Ltd. Şti.'nin sorumluluğunda taşındığı, taşıma ilişkisinde davacının fiili taşıyıcı konumunda olması nedeniyle TTK'nın 888. maddesi gereğince zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olduğu, emtianın araca yüklendiği sırada ürünün -25 derecede taşınması gerektiğinin sürücüye bildirildiği, 02.04.2015 tarihinde araç içi derecesinin yüksek, emtianın erimiş olması nedeniyle emtianın teslim alınmadığı, zarar sebebiyle davalı ... şirketinin sigortalısına 30.10.2015 tarihinde 33.346,54 TL ödeme yaptığı, TTK'nın 855/3. maddesinin taşıyıcının diğer bir taşıcıya rücusu ile ilgili olduğu, sigorta şirketinin açtığı rücu davasında uygulanamayacağı, bu nedenle maddedeki 3 aylık sürenin somut uyuşmazlığa uygun düşmediği, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabi olduğu, hasarın taşıyanın kusuru ile meydana geldiği, nitekim özel soğutucu araçta önceden tayin olunan derecede konumlandırılması kararlaştırılan eşyanın anlaşmaya aykırı şekilde taşınmasının pervasızca davranış olduğu, zararın davacının pervasızca davranışı sebebiyle meydana gelmesi karşısında zamanaşımı süresi yönünden TTK'nın 855/5. maddesinin uygulanması gerektiği, bu suretle teslim tarihi ile icra takip tarihi arasında 3 yıllık süre dolmadığından alacağın zamanaşımına uğradığından bahsedilemeyeceği, davacının TTK 882. maddesinde öngörülen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. HMK'nın 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi hükmüne göre, Bölge Adliye Mahkemelerinin miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin verdiği kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Bu miktar, HMK'nın Ek 1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm tarihi itibarıyla 72.070,00 TL'dir. Dava, davacı aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı davacının 33.346,54 TL borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu ise esastan reddedilmiştir. Davacı vekilince başvurunun esastan reddine dair karara karşı temyize başvurulmuşsa da reddedilen tutarın temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yönde karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, HMK 372. maddesi uyarınca dava dosyasının işlem yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.