KDV Kanunu › Verginin tarhı ve ödenmesi

Vergilendirme usulleri, vergilendirme dönemi ve beyan esası

KDV Kanunu m.37–42Vergi ve Vergi Usul HukukuSon değişiklik: 16.05.2018 (m.38)

Kısaca

3065 sayılı Kanun'un 37. maddesi, katma değer vergisi mükelleflerinin hangi vergilendirme usulüne tabi olduğunu genel kural olarak belirler: aksine hüküm bulunmadıkça mükellefler gerçek usulde vergilendirilir.

Kapsam

Bu konu, Katma Değer Vergisi Kanunu m.37–42 hükümlerini kapsar.

KDV Kanunu m.37 — Gerçek usulde vergilendirme

3065 sayılı Kanun'un 37. maddesi, katma değer vergisi mükelleflerinin hangi vergilendirme usulüne tabi olduğunu genel kural olarak belirler: aksine hüküm bulunmadıkça mükellefler gerçek usulde vergilendirilir. Madde, usul seçimini ve genel varsayımı düzenler. Madde, KDV'nin hangi mükellefin hangi usulle beyan edeceğine ilişkin genel çerçeve niteliğindedir ve bu çerçevenin istisnalarını kendi içinde tanımlamaz. Maddeye dayanarak uygulanan istisna ve özel usuller için ilgili hükümlere bakılması gerekir. Mükelleflerin kayıt, beyan, vergi oranı, istisna ve iade işlemleri bu maddede düzenlenmez; bunlar ilgili diğer maddelerde yer alır (ör. kayıt ve beyan yükümlülükleri 3065 sayılı Kanun'un ilgili maddelerinde, istisnalar 17. maddede düzenlenir).

Gerçek usulde vergilendirme: hangi kavramlar bilinmeli?

Gerçek usulde vergilendirme
Mükellefin vergiyi, yaptığı vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değerden indirilecek KDV'yi dikkate alarak beyan ettiği ve ödediği usuldür. Bu usulde vergi, hesaplanan ve indirilecek vergi arasındaki farka göre belirlenir.
Aksine hüküm
Kanunda veya ona dayanılarak çıkarılan başka bir hükmün, mükellefi gerçek usul dışında bir usule tabi kılmasıdır. Aksine hükmün varlığı, genel kuralın yerine geçer ve kendi kapsamı ölçüsünde uygulanır.

Gerçek usulde vergilendirme: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin KDV Kanunu kapsamında vergiye tabi bir faaliyet yürütmüş olması gerekir.
  • Mükellef hakkında kanunda ya da kanuna dayanılarak yapılmış bir aksine hüküm bulunmamalıdır.
  • Aksine hüküm varsa, mükellef o hükmün kapsadığı usule tabi tutulur ve genel kural uygulanmaz.

Gerçek usulde vergilendirme: hangi sonuçları doğurur?

  • Aksine hüküm bulunmadığı sürece mükellef gerçek usulde vergilendirilir.
  • Aksine bir hüküm varsa, mükellef o hükme göre başka bir usulde vergilendirilir ve bu durumda genel kural uygulanmaz.
  • Madde yalnızca usulü belirler; vergiye tabi olup olmadığını, oranını veya istisnalarını kendiliğinden belirlemez.

Gerçek usulde vergilendirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Genel kuralın bir mükellef grubu için kendiliğinden uygulanacağını varsaymak; aksine hükmün varlığı önce araştırılmalıdır.
  • Usul belirlemesi ile vergiye tabiliği veya istisnayı birbirine karıştırmak; bu madde yalnızca usulü belirler.

Nasıl ispat edilir?

  • Mükellefin gerçek usul dışında bir usule tabi olduğunu ileri süren taraf, bu iddiayı dayanağı olan aksine hükmü göstererek ispatlamak zorundadır.
  • Aksine hükmün varlığı, mevzuat metni üzerinden ispat edilir; mükellefin fiilî durumu ise ilgili belgelerle gösterilir.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 3065 sayılı Kanun m.17: Vergi istisnalarını düzenler; bu istisnalar gerçek usul genel kuralına karşı aksine hüküm niteliği taşıyan hükümlerdendir.

KDV Kanunu m.38 — Hasılat esaslı vergilendirme

3065 sayılı Kanun'un 38. maddesi, ticari kazancı işletme hesabı esasına göre ya da mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilen mükelleflerden Cumhurbaşkanınca belirlenen sektör ve meslek gruplarında yer alanlara, talepleri halinde KDV'yi hasılat esasına göre (bedel üzerinden hesaplanan oranla) ödeme imkânı tanıyan hasılat esaslı vergilendirme usulünü düzenler. Usulün kapsamı, alış ve satış KDV'sinin gider veya gelir olarak dikkate alınması, usulden çıkış süresi ve bilanço esaslı defter tutan mükelleflerin Cumhurbaşkanınca belirlenecek iş hacimlerine göre bu usule alınmasının yetkisini kapsar. Madde, götürü usulde vergilendirmeyi, KDV iadesini ve bu usule ilişkin idari işlemlerin ayrıntılı usul ve esaslarının tamamını düzenlemez; bu ayrıntılar Cumhurbaşkanı kararı ve Maliye Bakanlığı düzenlemeleriyle belirlenir. Hasılat esaslı usule geçişin dayanağı olan vergi usul hükümleri (VUK) ile bu usulde beyan ve ödeme takvimi de maddenin kapsamı dışındadır.

Hasılat esaslı vergilendirme: hangi kavramlar bilinmeli?

Hasılat esaslı vergilendirme usulü
KDV'nin, mükellefin gelirinin bedeli üzerinden Cumhurbaşkanınca belirlenen oranla hesaplanarak ayrıca beyan ve ödenmesi yöntemidir. Usul talebe bağlıdır ve yalnızca maddede sayılan sektör ve meslek gruplarına uygulanır.
Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçiş
Mükellefin talebi üzerine bu usule girmesidir. Usule giren mükellef, kanunun öngördüğü süre dolmadan bu usulden çıkamaz.
İşletme hesabı esası
Ticari kazancın, ticari defterlere dayanan bilanço ve kâr-zarar hesabı esasına göre tespit edilmesi yöntemidir. Madde, bu esasa göre kazancı tespit edilen mükellefleri kapsar.
Serbest meslek kazanç defteri
Mesleki kazancın kayda alındığı defterdir. Madde, bu deftere göre kazancı tespit edilen serbest meslek erbabını kapsar.
Bedel (KDV dâhil)
Vergiye tabi işlemin karşılığını oluşturan, katma değer vergisi dâhil tutardır. Hesaplanan KDV bu tutar üzerinden belirlenen orana göre bulunur.
Gider veya maliyet / gelir kaydı
Hasılat esaslı usulde alış KDV'sinin ve beyan edilen KDV'nin, işlemin niteliğine göre gider ya da maliyet, hesaplanan KDV'nin ise gelir olarak kayda alınmasıdır. Bu kayıt, indirim mekanizmasının yerini alır.

Hasılat esaslı vergilendirme: hangi şartlar aranır?

  • Mükellefin ticari kazancını işletme hesabı esasına göre ya da mesleki kazancını serbest meslek kazanç defterine göre tespit ediyor olması gerekir.
  • Mükellefin faaliyette bulunduğu sektör veya meslek grubunun Cumhurbaşkanınca hasılat esaslı usul kapsamına alınmış olması gerekir.
  • Mükellefin bu usulü talep etmesi gerekir; kendiliğinden uygulanmaz.
  • Uygulanacak oran, 28. madde uyarınca belirlenen en yüksek oranı geçmemeli ve Cumhurbaşkanınca ilgili sektör veya meslek grubu için belirlenmiş olmalıdır.
  • Vergi, vergiye tabi işlemlerin karşılığını teşkil eden KDV dâhil bedel üzerinden hesaplanmalıdır.
  • Bilanço esaslı defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri için, Cumhurbaşkanınca belirlenen yıllık iş hacmi eşiğinin sağlanmış olması ve Maliye Bakanlığının usul ve esaslarına uyulması gerekir.
  • Hasılat esaslı usule geçen mükellefin iki yıl geçmeden bu usulden çıkmaması gerekir.
  • Mükellef, hesapladığı KDV'yi indirilecek KDV ile ilişkilendirmeksizin beyan ederek ödemelidir.

Hasılat esaslı vergilendirme: hangi sonuçları doğurur?

  • Talep eden ve kapsamda bulunan mükellef, bedel üzerinden Cumhurbaşkanınca belirlenen oranla hesaplanan KDV'yi indirilecek KDV ile ilişkilendirmeden beyan ederek öder.
  • Usule giren mükellef, alış vesikalarındaki KDV ile beyan ederek ödediği KDV'yi işlemin mahiyetine göre gider veya maliyet olarak dikkate alır.
  • Usule giren mükellef, yaptığı teslim ve hizmetler dolayısıyla hesapladığı KDV'yi gelir olarak dikkate alır.
  • Usule geçen mükellef iki yıl dolmadan bu usulden çıkamaz.
  • Talep etmeyen veya kapsam dışında kalan mükellef, bu usulden yararlanamaz ve genel KDV rejimine tabi olmaya devam eder.
  • Cumhurbaşkanınca belirlenen en yüksek oranın üzerinde bir oran uygulanamaz.
  • Bilanço esaslı defter tutan mükellefler, belirlenen iş hacmi eşiğinin altında kalıyorsa bu usule alınmaz.

Birinci fıkra mükellefi ile dördüncü fıkra mükellefi arasındaki fark nedir?

Ticari kazancı işletme hesabı esasına göre ya da mesleki kazancı serbest meslek kazanç defterine göre tespit edilen ve Cumhurbaşkanınca belirlenen sektör veya meslek grubunda yer alan mükellef, talep üzerine bu usule girer.

Bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefi, sektörler ve meslek grupları itibarıyla belirlenen yıllık iş hacmine göre Cumhurbaşkanınca bu usul kapsamına alınabilir.

Birinci fıkrada talep esastır; dördüncü fıkrada ise iş hacmi ölçütüyle kapsama alma yetkisi kullanılır ve usul ve esasları Maliye Bakanlığı belirler.

Usule giren mükellef ile usulden çıkmak isteyen mükellef arasındaki fark nedir?

Usule geçen mükellef, kazancını hasılat esasına göre tespit eder ve alış ile satış KDV'sini gider ya da gelir olarak kayda alır.

Usulden çıkmak isteyen mükellef, iki yıl dolmadan bu usulden ayrılamaz.

İki yıllık süre dolmadan yapılan çıkış talebi kabul edilmez ve mükellef usulde kalmaya devam eder.

Vergi hesabı yöntemi: indirim ile hasılat esası arasındaki fark nedir?

Genel rejimde hesaplanan KDV, indirilecek KDV ile mahsup edilerek ödenir.

Hasılat esaslı usulde KDV, bedel üzerinden oranla hesaplanır ve indirilecek KDV ile ilişkilendirilmeden beyan edilip ödenir.

Alış KDV'si indirim konusu yapılmaz; gider veya maliyet olarak kayda alınır. Genel rejimdeki indirim mekanizması bu usulde işlemez.

Hasılat esaslı vergilendirme: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi kendiliğinden uygulanan bir usul gibi okumak; usul mükellefin talebine bağlıdır.
  • Alış KDV'sini genel rejimdeki gibi indirim konusu yapmak; bu usulde alış KDV'si gider veya maliyet olarak kayda alınır.
  • Oranı kanun metninden doğrudan almak; oran Cumhurbaşkanınca sektör veya meslek grubu için belirlenir ve üst sınır 28. maddeye göre bulunur.
  • Dördüncü fıkrayı birinci fıkradaki talep esasına bağlamak; dördüncü fıkrada kapsama alma Cumhurbaşkanınca iş hacmine göre yapılır.
  • İki yıllık süreyi usulden çıkış için değil, usule giriş için aramak; süre çıkışa ilişkindir.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mahkemeler, hasılat esaslı usulden yararlandırılmama işlemine karşı açılan davalarda usulün talebe bağlı olduğunu ve kapsamın Cumhurbaşkanı kararıyla belirlendiğini gözetmektedir. (3. Daire, 2023/2959 E., 2023/2875 K., 12.09.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Hasılat esaslı usulden yararlanmak isteyen mükellef, talebini ve sektör ya da meslek grubunun kapsamda olduğunu göstermekle yükümlüdür; ispat yükü mükelleftedir.
  • Ticari kazancın işletme hesabı esasına göre, mesleki kazancın serbest meslek kazanç defterine göre tespit edildiğini gösteren defter ve kayıtlar esas delildir.
  • Bilanço esaslı defter tutan mükellefler için iş hacminin belirlenen eşiği aştığı, yıllık hasılat kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Usulden çıkış talebinde, usule geçişten bu yana iki yılın dolduğu tarih belgelerle ortaya konur.
  • Vergi idaresi, mükellefin usul şartlarını taşımadığını ileri sürüyorsa bu iddiayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 3065 m.28: Hasılat esaslı usulde uygulanacak oranın üst sınırını belirleyen maddedir; Cumhurbaşkanı bu sınırı geçmeyen oranı ilgili sektör için belirler.
  • 488 sayılı Kanun: Vergi Usul Kanunu bilanço esaslı defter tutma yükümlülüğünün dayanağıdır; dördüncü fıkra bu defter tutan mükellefleri hedef alır.

KDV Kanunu m.39 — Vergilendirme dönemi

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 39. maddesi, katma değer vergisinde vergilendirme döneminin ne olduğunu ve hangi hallerde farklılaştığını düzenler. Genel dönem takvim yılının üçer aylık dönemleridir; Bakanlığın mükellefin yıllık gayri safi hasılatına göre birer aylık dönem tespit yetkisi, götürü usulde vergilendirilenler, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar ve ithalat, transit ile yabancı ülkelerle taşımacılık işleri için özel dönemler ile mükellef gruplarının başlangıç aylarının belirlenmesi bu maddenin konusudur. Madde, vergi beyanı ve ödeme yükümlülüğünün hangi süreler içinde yerine getirileceğini düzenlemez (ilgili usul hükümleri ayrı maddelerdedir). Vergi oranları, matrah, istisna ve indirimler bu maddenin kapsamında değildir. Mükelleflerin kayıt, fatura ve defter yükümlülükleri ile vergi ziyaı cezaları da bu maddede yer almaz.

Vergilendirme dönemi: hangi kavramlar bilinmeli?

Vergilendirme dönemi
Verginin hesaplanacağı, beyan edileceği ve ödeneceği dönemi ifade eder. Genel kural olarak takvim yılının üçer aylık dönemleridir.
Birer aylık vergilendirme dönemi
Bakanlığın mükellefin yıllık gayri safi hasılatı esas alınarak üç aylık dönem yerine tespit edebileceği kısa dönemdir. Bu tespit yetkisi takdiri olup hasılat ölçütüne bağlıdır.
Götürü usul
Vergilendirmenin gerçek satış ve alışlar yerine götürü esasa göre yapıldığı usuldür. Bu usulde vergilendirme dönemi bir takvim yılıdır.
Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar
Kanun gereğince ödemeden vergiyi kesip ilgili vergi dairesine aktarmakla yükümlü kılınan kişilerdir. Bunların dönemi bir aydır.
Gümrük bölgesine giriş veya çıkış anı
İthalat, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde vergilendirme döneminin gerçekleştiği andır. Dönem bu ana göre belirlenir, takvim dönemi uygulanmaz.
Mükellef grupları
Bakanlığın birlikte dönem takvimine bağlamak üzere topladığı mükellef kümeleridir. Gruplar için başlangıç ayı ayrıca tespit edilir ve üçer aylık dönemlerin aynı takvim yılı içinde olması şartı aranmaz.

Vergilendirme dönemi: hangi şartlar aranır?

  • Genel dönem uygulanacaksa mükellefin faaliyet gösterdiği takvim yılının üçer aylık dönemlerine bağlanması gerekir.
  • Birer aylık dönem tespit edilebilmesi için Maliye ve Gümrük Bakanlığının yetkili olması ve bunun mükellefin yıllık gayri safi hasılatına dayanması gerekir.
  • Götürü usulde vergilendirilen mükellefler bakımından dönemin bir takvim yılı olarak alınması gerekir.
  • Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar bakımından dönemin bir ay olarak alınması gerekir.
  • İthalat, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki taşımacılık işlerinde dönemin, gümrük bölgesine girildiği veya çıkıldığı an esas alınarak belirlenmesi gerekir.
  • Mükellefler gruplar halinde toplanacaksa Bakanlığın bu yetkiyi kullanması ve grup için başlangıç ayını tespit etmesi gerekir; bu halde üçer aylık dönemlerin aynı takvim yılı içinde olması şartı aranmaz.

Vergilendirme dönemi: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellef genel kural uyarınca üçer aylık dönemlerle vergilendirilir.
  • Bakanlık yetkisini kullanırsa mükellef üç aylık dönem yerine birer aylık dönemlerle vergilendirilir.
  • Götürü usulde vergilendirilen mükellef için vergilendirme dönemi bir takvim yılıdır.
  • Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar her ay ayrı bir vergilendirme dönemine tabidir.
  • İthalat, transit ve yabancı ülkelerle taşımacılık işlerinde vergilendirme dönemi gümrük bölgesine giriş veya çıkış anıdır.
  • Bakanlık mükellefleri gruplara toplarsa grup için tespit edilen başlangıç ayı esas alınır ve üçer aylık dönemlerin aynı takvim yılı içinde kalması gerekmez.

Genel dönem ile birer aylık dönem arasındaki fark nedir?

Genel kural olarak mükellefler takvim yılının üçer aylık dönemlerine tabidir.

Bakanlık, mükellefin yıllık gayri safi hasılatına göre üç aylık dönem yerine birer aylık dönem tespit edebilir.

Hasılat büyüklüğüne göre beyan ve ödeme sıklığı değişir; aylık dönem Bakanlık kararına bağlıdır, mükellef kendiliğinden seçemez.

Götürü usul ile genel usul arasındaki fark nedir?

Götürü usulde vergilendirilen mükellefler için dönem bir takvim yılıdır.

Gerçek usulde vergilendirilen mükellefler için dönem genel kurala göre üçer aylık dönemdir.

Götürü usulde beyan ve ödeme yılda bir dönem üzerinden yapılır.

Vergi kesintisi yapan sorumlu ile diğer mükellefler arasındaki fark nedir?

Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların dönemi bir aydır.

Kesinti sorumlusu olmayan mükelleflerin dönemi genel kurala göre üç aydır.

Kesinti sorumluları vergiyi her ay ayrı dönem için bildirir ve öderler.

Gümrük işlemleri ile yurt içi işlemler arasındaki fark nedir?

İthalat, transit ve yabancı ülkelerle taşımacılık işlerinde dönem takvime değil gümrük bölgesine giriş veya çıkış anına bağlanır.

Yurt içi faaliyetlerde dönem takvim yılının üçer aylık dilimleridir.

Gümrük işlemlerinde verginin doğduğu an dönemi belirler; takvim dönemi uygulanmaz.

Bireysel dönem ile grup dönemi arasındaki fark nedir?

Bireysel mükellefte dönem genel takvim dilimlerine göre belirlenir.

Bakanlığın grup kararında gruplar için başlangıç ayı ayrıca tespit edilir ve üçer aylık dönemlerin takvim yılı içinde olması şartı aranmaz.

Grup dönemi, takvim yılına bağlı olmayan bir başlangıç ayından itibaren işler.

Vergilendirme dönemi: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Genel üç aylık dönemi, götürü usul ya da kesinti sorumlularına da uygulamak; bu hallerde dönem ayrı kurala göre belirlenir.
  • Birer aylık dönemi mükellefin tercihine bağlamak; bu yetki yalnızca Bakanlığa aittir ve hasılat ölçütüne dayanır.
  • Gümrük işlemlerinde takvim yılının üçer aylık dilimlerini uygulamak; bu işlemlerde dönem gümrük bölgesine giriş veya çıkış anına göre belirlenir.
  • Grup kararında üçer aylık dönemlerin takvim yılı içinde olması şartını aramak; kanun bu şartı açıkça aramaz.
  • Kesinti sorumlusunun dönemini üç ay sanmak; bu kişiler için dönem bir aydır.
  • 1997 tarihli eski metne dayanan kararları değişiklik sonrası metne göre yorumlamak; madde 27/1/2000 değişikliğiyle güncel metinde esas alınmalıdır.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Bakanlığın birer aylık dönem tespit yetkisinin, hasılat ölçütüne bağlı takdiri bir yetki olduğu ve bu yetkinin 1997 tarihli bir Kurul kararına konu olduğu, ancak madde metninin 27/1/2000 tarihli değişiklikle dönemin ayrıntılarında değiştiği dikkate alınmalıdır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1996/167 E., 1997/476 K., 13.11.1997)

Nasıl ispat edilir?

  • Birer aylık dönem uygulanacaksa Bakanlık tespitinin varlığı ve dayanağı olarak mükellefin yıllık gayri safi hasılatının belgelenmesi gerekir; ispat yükü vergi idaresindedir.
  • Götürü usulde vergilendirme iddiası ileri süren taraf, mükellefin götürü usulde vergilendirildiğini ilgili tarh veya tespit belgesi ile ispatlar.
  • Vergi kesintisi sorumluluğu iddiası, kesinti yapma yükümlülüğünün kaynağı olan ilgili hüküm ve ödeme belgeleriyle ortaya konur.
  • Gümrük bölgesine giriş veya çıkış anı, gümrük beyannamesi ve gümrük kayıtlarıyla ispatlanır.
  • Grup tespiti iddiası, Bakanlığın grup ve başlangıç ayı kararının yazılı olarak yayımlandığını gösteren belge ile ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

KDV Kanunu m.40 — Beyan esası

Madde, Katma Değer Vergisinin hangi usulle tarh edileceğini düzenler: mükellefin yazılı beyanı esası (fıkra 1), vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların beyanı (fıkra 2), vergiye tabi işlemi bulunmayan mükelleflerin beyanname verme yükümlülüğü (fıkra 3), ithalatta alınan KDV'nin özel beyanla tarhı ve bu beyannamelerde aranan asgari unsurlar (fıkra 4) ile Maliye Bakanlığının kamu kurum ve kuruluşları bakımından beyanname yerine belge kabulü ve usul belirleme yetkisi (fıkra 5). Maddenin kapsamı mükellefler ve ithalatçılar ile kamu kurum ve kuruluşlarıdır. Matrahın, oranın, istisnaların, vergi doğumunun ve beyanname verme süresinin ayrıntıları madde kapsamında değildir; bunlar 3065 sayılı Kanunun vergi matrahı, istisna ve vergi doğumu hükümlerinde (m.10 vd., m.17, m.12) ile Vergi Usul Kanunu'nun beyanname ve tarh hükümlerinde düzenlenmiştir. Ayrıca cezai yaptırımlar ve beyanname vermeme nedeniyle uygulanan usulsüzlük cezası (m.41) bu maddenin konusu değildir.

Beyan esası: hangi kavramlar bilinmeli?

Yazılı beyan esası
Verginin, mükellefin kanunda öngörülen beyannameyi vermesi üzerine tarh edilmesi yöntemidir. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça KDV bu esasa göre tarholunur.
Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar
Kanunun 9. maddesinde belirtilen hallerde, KDV'yi kendi adına beyan etmekle yükümlü kılınan kişilerdir. Bu hallerde beyanı mükellef değil, kesinti yapmakla sorumlu olan kişi verir.
Özel beyan
İthalatta alınan KDV'nin, gümrük giriş beyannamesi verilmeyen hallerde, motorlu kara taşıtlarında ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki yük, yolcu ve transit taşımalarında mükellefin verdiği ayrı beyanıdır. Bu beyanda matrahın unsurları ile vergi oranının açıkça gösterilmesi gerekir.
Beyanname yerine kaim belge
Maliye Bakanlığının, madde 17/1'de sayılan kurum ve kuruluşlara yalnız vergiye tabi işlemlerinin bulunduğu dönemler için beyanname verdirebileceği, beyanname yerine işleme esas belgeleri kabul edebileceği hallerdir.

Beyan esası: hangi sonuçları doğurur?

  • Kanunda aksine hüküm yoksa KDV yazılı beyan üzerine tarh edilir; beyan verilmeden re'sen tarh, madde metnine göre genel yöntem değildir.
  • Madde 9 kapsamındaki hallerde beyanı vermeyen kesintiden sorumlu kişi, beyanname yükümlülüğünü yerine getirmemiş olur.
  • Vergiye tabi işlemi bulunmayan mükellef beyanname vermezse, beyanname verme yükümlülüğüne aykırılık oluşur ve buna bağlı yaptırım uygulanır.
  • Madde 4 kapsamındaki özel beyanda matrah unsurları veya vergi oranı açıkça gösterilmezse, bu beyanname tarhiyata esas alınamaz.
  • Gümrük giriş beyannamesi verilen ithalatta KDV, bu beyanın kendisi üzerinden tarh edilir; ayrı bir özel beyan aranmaz.
  • Madde 5 uyarınca Bakanlık düzenlemesi yapılmadıkça, madde 17/1 kapsamındaki kurum ve kuruluşlar için genel beyanname yükümlülüğü aynen devam eder.
  • Madde 5, Bakanlığa usul belirleme yetkisi verir; bu yetki kanunda belirlenmemiş ayrıntılar bakımından yönetmelik ve tebliğ ile kullanılır.

Beyan esası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Fıkra 1'in genel kuralını, kanunda aksine hüküm bulunan hallere de uygulamak; özel tarh usullerinin varlığını gözden kaçırmak.
  • Fıkra 3'ü sadece 'işlem yok' ise beyanname yok diye okumak; vergiye tabi işlemi bulunmayan dönemde de beyanname verilmesi gerektiğini atlamak.
  • Fıkra 4'teki özel beyanın gerektiği halleri, gümrük giriş beyannamesi verilen ithalatla karıştırmak ve her ithalatta özel beyan aramak.
  • Özel beyanda matrah unsurları ve oranın açıkça gösterilmesi şartını, tüm beyannameler için geçerli sanmak.
  • Fıkra 5 yetkisini, madde 17/1 kapsamı dışındaki mükellefler için de geçerli saymak; yetkinin sadece sayılan kurum ve kuruluşlarla sınırlı olduğunu gözden kaçırmak.
  • Fıkra 2'de kesintiden sorumlu kişinin beyanını, mükellefin beyan yükümlülüğü ile karıştırmak.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Vergiye tabi işlemi bulunmayan mükellefin dönem için beyanname vermeme durumunda, faaliyeti olmayan dönemde KDV beyannamesi vermeyi gerektirecek bir durum bulunmadığı gerekçesiyle kesilen cezanın hukuka uygun olmadığı kabul edilmektedir; ancak bu tür kararlarda dönemde vergiye tabi işlemin fiilen bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. (9. Daire, 1998/2921 E., 1999/2426 K., 09.06.1999)
  • Fıkra 3'ün 'vergiye tabi işlemi bulunmayan mükellef' ibaresi, tek başına bir dönemde işlem olmamasını değil, vergilendirme döneminde hiçbir vergiye tabi işlemin gerçekleşmediğini ifade eder; bu nedenle beyanname verme yükümlülüğü dönemsel olarak devam eder. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/43 E., 1999/418 K., 08.10.1999)
  • Vergi Usul Kanunu'nun beyanname verme ve tarh usulüne ilişkin hükümleri ile birlikte değerlendirildiğinde, beyanname verme yükümlülüğünün ihlali nedeniyle kesilen usulsüzlük cezası, beyanname içeriğine bağlı olarak ayrıca incelenmektedir. (3. Daire, 2023/332 E., 2023/729 K., 09.03.2023)
  • Madde 40 fıkra 5 kapsamında Bakanlığın beyanname yerine belge kabul etme yetkisinin kullanıldığı hallerde, idarenin bu yetkiyi kanuna uygun biçimde kullanıp kullanmadığı, ilgili Bakanlık düzenlemesinin kapsamına göre denetlenmektedir. (3. Daire, 2023/4816 E., 2025/852 K., 24.02.2025)

Nasıl ispat edilir?

  • Beyanname verme yükümlülüğünün yerine getirildiğini ileri süren mükellef, beyannamenin verildiğini kayıt ve dilekçe ile ispatlar; verilmediği iddia edilirse idare bu iddiayı dayanağıyla ortaya koymalıdır.
  • Vergiye tabi işlemi bulunmadığını ileri süren mükellef, o dönemde KDV doğuran hiçbir işlemi olmadığını muhasebe kayıtları, fatura ve beyan dökümleriyle ispatlamalıdır.
  • Madde 4 kapsamındaki özel beyanda matrah unsurları ve oranın gösterildiğini, beyanname veya ekindeki belgelerden ispatlamak mükellefe düşer; bu unsurlar eksikse beyanname tarhiyata esas alınamaz.
  • Madde 9 kapsamındaki hallerde beyanın kesintiden sorumlu kişi tarafından verildiği, kesinti belgeleri ve beyanname ile ispatlanır.
  • Madde 5 kapsamında beyanname yerine belge kabul edildiği iddiası, Bakanlık düzenlemesi ile belgenin işleme esas nitelik taşıdığı hususu birlikte ortaya konularak ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 3065 m.9: Fıkra 2'nin uygulanacağı halleri belirler; kesintiden sorumlu tutulanların beyan yükümlülüğü bu hallere bağlıdır.
  • 3065 m.17: Fıkra 5, madde 17/1'de sayılan kurum ve kuruluşlar bakımından Bakanlığa beyanname ve belge konusunda yetki verir.
  • 3065 sayılı Kanun: Madde 40, vergi matrahı, oran, istisna ve vergi doğumu hükümlerinin uygulanmasını gerektirir; bunlar kanunun diğer maddelerinde düzenlenmiştir.

KDV Kanunu m.41 — Beyanname verme zamanı

Madde, katma değer vergisi beyannamelerinin hangi süre içinde ilgili vergi dairesine verileceğini düzenler. Birinci fıkra, mükellefler ile vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için ayrı beyan tarihleri koyar. İkinci fıkra, gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname ile beyan yapılması gereken hallerde beyannamenin verileceği yeri ve anı belirler. Dördüncü fıkra, işi bırakan mükelleflerin beyannamesinin süresini düzenler. Madde, beyannamenin hangi dönemi kapsayacağını, vergi oranlarını, indirim ve iade koşullarını, ödeme yükümlülüğünün kendisini ve beyanname verilmemesinin cezasını düzenlemez; bunlar başka maddelerde yer alır (ör. indirim ve iade için 29 ve 32. maddeler, cezalar için usul hükümleri). Madde ayrıca düzeltme beyannamesinin sınırlarını ve vergi incelemesini de düzenlemez. Üçüncü fıkra mülga olduğundan uygulamada yoktur.

Beyanname verme zamanı: hangi kavramlar bilinmeli?

Vergilendirme dönemi
KDV beyannamesinin hangi döneme ait olduğunu belirleyen zaman dilimidir. Süre, bu dönemi takip eden ayda işlemeye başlar; dönemin kendisi maddede tanımlanmaz.
Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar
Kendi işlemi üzerinden değil, başkasından KDV kesmekle yükümlü kılınan kişilerdir. Bunlar için beyanname süresi mükelleflerden farklı, yirmibirinci gündür.
Gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname
İthalat gibi hallerde KDV'nin normal dönem beyannamesi yerine bu belgelerle bildirildiği hallerdir. Bu hallerde verme yeri ve anı, mükellefiyetin başladığı andaki gümrük idaresidir.
İşi bırakma
Mükellefin faaliyetini sona erdirmesidir. Bu durumda dönemin kapanmasını beklemeden, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın yirmidördüncü gününe kadar beyanname verilir.

Beyanname verme zamanı: hangi şartlar aranır?

  • Verilecek beyannamenin bir KDV beyannamesi olması ve bir vergilendirme dönemine ait bulunması gerekir.
  • Mükellef ise beyannamenin, dönemi takip eden ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine verilmesi gerekir.
  • Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan kişi ise beyannamenin, dönemi takip eden ayın yirmibirinci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine verilmesi gerekir.
  • Gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname ile beyan yapılması gereken hallerde beyannamenin, mükellefiyetin başladığı anda ilgili gümrük idaresine verilmesi gerekir.
  • İşi bırakan mükellef ise beyannamesini, işin bırakıldığı tarihi izleyen ayın yirmidördüncü günü akşamına kadar vermelidir.

Beyanname verme zamanı: hangi sonuçları doğurur?

  • Mükellef, beyannamesini belirtilen süre içinde verirse yükümlülüğünü yerine getirmiş olur.
  • Mükellef süresinde beyanname vermezse usulsüzlük ve vergi ceza hükümleri uygulanır; bu yaptırımlar bu maddede değil, usul hükümlerinde düzenlenmiştir.
  • Vergi kesintisi sorumlusu, kendi süresi olan yirmibirinci güne kadar beyanname verir; yirmidördüncü gün ona uygulanacak süre değildir.
  • Gümrük giriş veya özel beyanname gereken hallerde beyanname, dönem sonunu beklemeden mükellefiyetin başladığı anda gümrük idaresine verilir.
  • İşi bırakan mükellef, dönem bitmeden bırakış tarihine göre belirlenen süre içinde beyanname vermekle yükümlüdür.
  • Dördüncü fıkra, işi bırakan mükellef için ayrı bir süre koyduğundan, bu kişiler için genel dönem süresi uygulanmaz.

Mükellef ile vergi kesintisi sorumlusu arasındaki fark nedir?

Mükellef, KDV'yi kendi adına hesaplayıp beyan eden kişidir ve beyannamesini dönemi takip eden ayın yirmidördüncü gününe kadar verir.

Vergi kesintisi sorumlusu, başkasının KDV'sini kesen kişidir ve beyannamesini aynı ayın yirmibirinci gününe kadar verir.

İki grup için süre farklıdır; kesinti sorumlusunun süresi üç gün daha kısadır. Hangi grupta olunduğu, kesinti yapma yükümlülüğünün bulunup bulunmamasına göre belirlenir.

Normal dönem beyannamesi ile gümrük giriş veya özel beyanname arasındaki fark nedir?

Normal dönem beyannamesi, vergilendirme dönemi sonunda ilgili vergi dairesine verilir.

Gümrük giriş beyannamesi veya özel beyanname, mükellefiyetin başladığı anda ilgili gümrük idaresine verilir.

Verme yeri ve anı değişir; ithalatta dönem sonu beklenmez, işlem anında gümrük idaresine bildirim yapılır.

Genel süre ile işi bırakan mükellef arasındaki fark nedir?

Genel süre, vergilendirme döneminin takip eden ayına bağlıdır.

İşi bırakan mükellefte süre, işin bırakıldığı tarihin izleyen ayına bağlanır.

İşi bırakan, dönemin bitimini beklemeden, bırakış tarihine göre belirlenen süre içinde beyanname vermek zorundadır.

Beyanname verme zamanı: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Vergi kesintisi sorumlusunu mükellef gibi değerlendirip yirmidördüncü günü uygulamak; kesinti sorumlusunun süresi yirmibirinci gündür.
  • İşi bırakan mükellefin süresini dönem sonuna göre hesaplamak; bu kişi için süre işin bırakıldığı tarihe bağlanır.
  • Gümrük giriş veya özel beyanname gereken hallerde normal dönem beyannamesi süresini uygulamak; bu hallerde verme anı ve yeri farklıdır.
  • Üçüncü fıkranın mülga olduğunu unutup 1995 öncesi metinle hesap yapmak; güncel metin yalnızca birinci, ikinci ve dördüncü fıkralardan oluşur.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Mükellefin vergilendirme dönemine ait beyannamesinin süresinde verilmemesi halinde, beyannamenin geç verilmesi ile vergi tahakkukunun yapılması arasındaki ilişkiye dair kararlar bulunmaktadır. (Genel Kurul, 2015/15100 E., 27.02.2019)
  • Maddede yazılı yasal sürelerin geçmesinden sonra verilen düzeltme beyannamelerine konulan ihtirazi kayıtların değerlendirilmesi yönünde yerleşik uygulama bulunmaktadır. (Genel Kurul, 2015/15100 E., 27.02.2019)
  • Vergi suçu ve vergi kaçakçılığı yargılamalarında, KDV beyannamesinin verilme süresi dikkate alınarak suç tarihinin belirlendiği kabul edilmektedir. (Ceza Genel Kurulu, 2008/32 E., 2008/82 K., 15.04.2008; Ceza Genel Kurulu, 2004/212 E., 2004/223 K., 21.12.2004; 11. Ceza Dairesi, 2012/7368 E., 2012/11209 K., 11.06.2012)
  • Dönem beyannamesi ile ilgili uyuşmazlıklarda, beyanname süresinin bu maddeye göre hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. (4. Daire, 2020/6266 E., 2023/2985 K., 30.05.2023)

Nasıl ispat edilir?

  • Beyannamenin süresinde verildiğini ispat yükü mükelleftedir; verilme tarihini gösteren beyanname kabul belgesi, vergi dairesi kayıtları ve elektronik beyan kayıtları bu konuda kullanılır.
  • Beyannamenin süresinde verilmediğini ileri süren vergi idaresidir; bu iddiasını vergi dairesi kayıtları ile ortaya koyar.
  • Vergi kesintisi sorumlusu olduğunu ileri süren kişi, kesinti yapma yükümlülüğünün varlığını ispat etmelidir. Bu sorumluluk, kesinti kaydı ve dönem belgeleri ile gösterilir.
  • İşi bırakma tarihi, mükellefin ilgili vergi dairesine yaptığı bildirim veya işletmeye ait fiili kapanış belgeleriyle ispatlanır.
  • İthalat hallerinde gümrük giriş beyannamesinin verildiği tarih, gümrük idaresinin kayıtlarıyla ispatlanır.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 3065 sayılı Kanun: Maddenin atıf yaptığı ve bağlı olduğu ana kanundur; KDV'nin mükellefiyeti, vergi kesintisi ve dönem kavramları bu kanunda düzenlenir.

KDV Kanunu m.42 — Beyannamelerin şekil ve muhtevası

3065 sayılı Kanun'un 42. maddesi, katma değer vergisi beyannamelerinin şekil ve muhtevasını ile gümrük giriş beyannamelerinde KDV'ye ilişkin yer alacak bilgileri Maliye ve Gümrük Bakanlığının tespit ve tanzimine bırakır. Kanun, beyannamelerin hangi bilgileri taşıyacağını ve hangi biçimde düzenleneceğini ayrıntılandırmaz; bu yetki idareye aittir. Madde, KDV mükelleflerini ve gümrük giriş beyannamesi veren kişileri dolaylı olarak ilgilendirir. Madde, beyan yükümlülüğünün kimler tarafından ve hangi sürelerde yerine getirileceğini düzenlemez (m.9, m.10 ve m.11 gibi beyan ve ödeme hükümleri ile ilgili düzenlemelere bakılmalıdır). Maddenin ceza ve yaptırım hükümlerini de içermediği, bunların ayrı maddelerde yer aldığı kabul edilmelidir.

Beyannamelerin şekil ve muhtevası: hangi kavramlar bilinmeli?

Katma Değer Vergisi beyannamesi
Mükellefin vergiye tabi işlemlerine ve hesaplanan, indirilecek vergilere ilişkin bilgileri idareye bildirdiği belgedir. Maddenin kapsamında yalnız beyannamenin şekil ve muhtevası bulunur.
Şekil
Beyannamenin biçimsel düzenini, yani hangi formatta ve hangi bölümlerle düzenleneceğini ifade eder. Şekil, kanun yerine Bakanlığın tespit ettiği usule bağlıdır.
Muhtevа (içerik)
Beyannamede yer alacak bilgilerin kapsamını ifade eder. Hangi kalemlerin bildirileceği bu kavramla belirlenir.
Gümrük giriş beyannamesi
İthalat işlemlerinde gümrük idaresine verilen ve gümrük vergileri ile birlikte KDV'ye ilişkin bilgilerin de yer aldığı beyannamedir. Madde, bu beyannamede KDV bakımından yer alacak bilgileri de Bakanlığın yetkisine bağlar.

Beyannamelerin şekil ve muhtevası: hangi şartlar aranır?

  • Beyannamenin şekil ve muhtevasının Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit ve tanzim edilmiş olması gerekir.
  • Gümrük giriş beyannamesinde KDV'ye ilişkin bilgilerin yer alacağı durumlarda, bu bilgilerin de Bakanlıkça belirlenen düzen içinde yer alması gerekir.
  • Bakanlık düzenlemesinin kanunun öngördüğü KDV beyannamesi ve gümrük giriş beyannamesi çerçevesinde kalması gerekir.

Beyannamelerin şekil ve muhtevası: hangi sonuçları doğurur?

  • Beyannamelerin şekil ve muhtevası Bakanlık tarafından belirlendiğinde, mükellefler bu şekil ve içeriğe uygun beyanname vermek zorundadır.
  • Bakanlığın tespit ettiği şekil ve muhtevaya uyulmadan verilen beyanname, usule uygun beyanname niteliğini taşımaz ve bu durum idari yaptırıma yol açabilir.
  • Maddedeki yetki, beyannamenin vergi hesabını ve ödeme yükümlülüğünü kendisi kurmaz; bu yükümlülükler kanunun diğer hükümlerinden doğar.
  • Madde kanunda bir yükümlülük ya da hak kurmadığı için, kendi başına bir hukuki sonuç doğurmaz; sonuçlar Bakanlık düzenlemesi ve ilgili diğer maddeler üzerinden ortaya çıkar.

Katma Değer Vergisi beyannamesi ile gümrük giriş beyannamesi arasındaki fark nedir?

KDV beyannamesi, mükellefin dönemsel vergi hesabını bildirdiği beyannamedir.

Gümrük giriş beyannamesi, ithalat işlemi sırasında gümrük idaresine verilen beyannamedir ve KDV bilgisi de içerebilir.

Madde her iki beyannameye ilişkin tespit yetkisini Bakanlığa verir; ancak gümrük beyannamesinde yalnız KDV'ye ilişkin bilgiler maddenin kapsamına girer.

Beyannamelerin şekil ve muhtevası: sık yapılan hatalar nelerdir?

  • Maddeyi beyan süresi ya da ödeme yükümlülüğü hükmü gibi okumak; madde yalnızca şekil ve muhtevayı Bakanlığa bırakır.
  • Bakanlık düzenlemesini kanun maddesi gibi değerlendirmek; yetki kanundan gelir, düzenlemenin kendisi kanun hükmü değildir.
  • Gümrük giriş beyannamesindeki tüm bilgileri bu maddenin kapsamına almak; madde yalnızca KDV'ye ilişkin bilgileri kapsar.

Uygulamada nasıl yorumlanıyor?

  • Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1 No.lu KDV beyannamesinin gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin faaliyetleri için kullanılan ana beyanname olduğunu kabul etmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/523 E., 2021/1449 K., 03.11.2021)

Nasıl ispat edilir?

  • Beyannamenin Bakanlık tarafından tespit edilen şekil ve muhtevaya uygun olduğunu ileri süren taraf, bunu beyannamenin kendisiyle ispatlar.
  • Mükellefin yükümlülüğünü yerine getirdiğini savunan taraf, verdiği beyannamenin ilgili Bakanlık düzenlemesine uygun olduğunu belgelerle ispatlar.
  • Uyuşmazlıkta hangi beyannamenin hangi form ile düzenlenmesi gerektiği, Bakanlık düzenlemesinin ilgili sürümüne bakılarak belirlenir; bu konuda yazılı mevzuat metni esas alınır.
  • Gümrük giriş beyannamesinde KDV bilgisinin eksik ya da hatalı olduğu iddiasında, bu iddiayı ileri süren idare veya taraf, beyannamenin içeriğini belgeyle ortaya koyar.

Hangi maddelerle birlikte okunmalı?

  • 3065 sayılı Kanun: Maddenin düzenlediği beyannamelerin hangi vergi ilişkisine bağlı olduğunu belirleyen ana kanundur. Beyan ve ödeme yükümlülüklerinin asıl hükümleri bu kanunun diğer maddelerinde bulunur.

Süreler

SüreMaddeHüküm
iki yılm.38Hasılat esaslı vergilendirme usulüne geçen mükellefler, iki yıl geçmedikçe bu usulden çıkamazlar.
üç aylıkm.39Ancak, Maliye ve Gümrük Bakanlığı mükelleflerin yıllık gayri safi hasılatlarına göre üç aylık vergilendirme dönemi yerine birer aylık vergilendirme dönemi tespit etmeye yetkilidir.
bir aym.39Aşağıdaki hallerde vergilendirme dönemi: a) Götürü usulde vergilendirilen mükellefler için bir takvim yılı, b) Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanlar için bir ay, c) İthalat, transit ve Türkiye ile yabancı ülkeler arasındaki…

Süreler madde metnindeki yazımıyla verilmiştir.

Konuda geçen kararlar

16 karar
  1. Ceza Genel Kurulu, 2008/32 E., 2008/82 K., 15.04.2008
    İlgili madde: m.41
  2. Ceza Genel Kurulu, 2004/212 E., 2004/223 K., 21.12.2004
    İlgili madde: m.41
  3. 3. Daire, 2023/4816 E., 2025/852 K., 24.02.2025
    İlgili madde: m.40
  4. 9. Daire, 2023/3225 E., 2024/5301 K., 16.10.2024
    İlgili madde: m.40
  5. 3. Daire, 2023/2959 E., 2023/2875 K., 12.09.2023
    İlgili madde: m.38
  6. 4. Daire, 2020/6266 E., 2023/2985 K., 30.05.2023
    İlgili madde: m.41
  7. 3. Daire, 2023/332 E., 2023/729 K., 09.03.2023
    İlgili madde: m.40
  8. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2020/523 E., 2021/1449 K., 03.11.2021
    İlgili madde: m.42
  9. 11. Ceza Dairesi, 2012/7368 E., 2012/11209 K., 11.06.2012
    İlgili madde: m.41
  10. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2001/458 E., 2002/35 K., 25.01.2002
    İlgili madde: m.40
Diğer 6 karar
  1. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/364 E., 2000/111 K., 24.03.2000
    İlgili madde: m.41
  2. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1999/43 E., 1999/418 K., 08.10.1999
    İlgili madde: m.40
  3. 9. Daire, 1998/2921 E., 1999/2426 K., 09.06.1999
    İlgili madde: m.40
  4. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1998/378 E., 1999/277 K., 14.05.1999
    İlgili madde: m.38
  5. Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1996/167 E., 1997/476 K., 13.11.1997
    İlgili madde: m.39
  6. Genel Kurul, 2015/15100 E., 27.02.2019
    İlgili madde: m.41

Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.

Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 16.05.2018 (m.38).

Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.

Bu konuyu panelde çalış

Panelde bu konu 6. Katma Değer Vergisi Kanunu bölümünde yer alıyor.

Panelde çalış