KDV Kanunu › Matrah, nispet ve indirim
Oran ve indirim
Kısaca
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 28. maddesi, katma değer vergisi oranının kanundaki genel oranını (%10), Cumhurbaşkanına verilen oran değiştirme yetkisinin sınırlarını ve bu yetki çerçevesinde mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası, inşaatın yapıldığı arsa veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yer esas alınarak konut teslimleri için farklı oranların belirlenmesini düzenler.
Kapsam
Bu konu, Katma Değer Vergisi Kanunu m.28–36 hükümlerini kapsar.
- KDV Kanunu m.28Oran
- KDV Kanunu m.29Vergi indirimi
- KDV Kanunu m.30İndirilemeyecek katma değer vergisi
- KDV Kanunu m.32İstisna edilmiş işlemlere indirim
- KDV Kanunu m.33Kısmi vergi indirimi
- KDV Kanunu m.34İndirimin belgelendirilmesi
- KDV Kanunu m.35Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi
- KDV Kanunu m.36Yetki
Yürürlükten kaldırılmış: m.31.
KDV Kanunu m.28 — Oran
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 28. maddesi, katma değer vergisi oranının kanundaki genel oranını (%10), Cumhurbaşkanına verilen oran değiştirme yetkisinin sınırlarını ve bu yetki çerçevesinde mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası, inşaatın yapıldığı arsa veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yer esas alınarak konut teslimleri için farklı oranların belirlenmesini düzenler. Hüküm, vergiye tabi her bir işlem bakımından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: vergiye tabi işlemlerin kapsamı ve vergiden istisnalar (m.17), vergiyi doğuran olay ve vergi tutarının hesaplanması (m.10 ve devamı), Bakanlar Kurulu kararının içeriği ve ekli listeler (bu konuda 2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı), ve oran değişikliğinin zamanla ilgili geçiş hükümleri.
Oran: hangi kavramlar bilinmeli?
- Genel oran
- Vergiye tabi her bir işlem için kanunen uygulanan temel oran olup madde metninde %10 olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanı bu oranı yalnızca maddede öngörülen sınırlar içinde değiştirebilir.
- Oran artırma yetkisi
- Cumhurbaşkanının genel oranı dört katına kadar yükseltebilmesidir. Bu yetki kanunda öngörülen üst sınırı aşamaz.
- Oran indirme yetkisi
- Cumhurbaşkanının genel oranı yüzde 1'e kadar düşürebilmesidir. Alt sınır olarak yüzde 1 kabul edilmiştir.
- Muhtelif mal ve hizmetler
- Aynı oran dahilinde farklı oranlara tabi tutulabilecek mal ve hizmet gruplarını ifade eder. Hangi malların hangi oranda olacağı bu maddeye dayanılarak çıkarılan Bakanlar Kurulu kararı ve ekli listelerle belirlenir.
- Konut teslimi
- Konut niteliğindeki taşınmazın teslimidir. Madde, konut teslimlerinde arsa veya konutun vergi değerini ve bulunduğu yeri ölçüt alarak farklı oran öngörülebileceğini belirtir.
Oran: hangi şartlar aranır?
- Oran değişikliğinin Cumhurbaşkanı tarafından yapılması gerekir; oranı belirleme yetkisi bu makama aittir.
- Değiştirilen oran, vergiye tabi işlemler için kanunda öngörülen genel oranın dört katını geçmemelidir.
- Değiştirilen oran yüzde 1'in altına düşmemelidir.
- Farklı oran uygulaması, maddede sayılan ölçütlere (muhtelif mal ve hizmetler, bazı malların perakende safhası, arsa veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yer) dayanmalıdır.
- Konut teslimlerinde farklı oran uygulanacaksa, arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yer dikkate alınmalıdır.
- Farklı oranların tümü, madde ile getirilen üst ve alt sınırlar içinde kalmalıdır.
Oran: hangi sonuçları doğurur?
- Cumhurbaşkanı kararıyla oran artırılırsa vergiye tabi işlemler, kanundaki genel oranın dört katını aşmayan yeni oranla vergilendirilir.
- Cumhurbaşkanı kararıyla oran indirilirse vergiye tabi işlemler yüzde 1'e kadar düşen oranla vergilendirilir.
- Muhtelif mal ve hizmetler için farklı oran belirlenmişse, o mal veya hizmetin teslim ya da ifasında bu oran uygulanır.
- Konut teslimlerinde vergi değeri ve bulunduğu yere göre farklı oran belirlenmişse, işlem bu ölçütlere göre vergilendirilir.
- Maddede sınırlanmış yetkinin dışına çıkan bir oran düzenlemesi, hukuka aykırı olur ve yargı denetimine tabidir.
Genel oran ile muhtelif oran arasındaki fark nedir?
Kanundaki %10 genel orandır ve tüm vergiye tabi işlemlere kanunen uygulanır.
Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen muhtelif oranlar, belirli mal ve hizmet gruplarına ya da konut teslimlerine uygulanır.
Genel oran dışında kalan işlemlerde Cumhurbaşkanı kararında yazan oran uygulanır; karar bulunmayan işlemde genel oran geçerlidir.
Mal ve hizmetler ile konut teslimi arasındaki fark nedir?
Muhtelif mal ve hizmetlere ilişkin oran, malın veya hizmetin türüne göre belirlenir.
Konut teslimlerinde oran, arsanın veya konutun vergi değeri ve bulunduğu yere göre farklılaştırılabilir.
Konut teslimi için vergi değeri ve konumun ayrıca dikkate alınması gerekir; aynı oran her iki grupta aynı ölçütle uygulanmaz.
Oran artırma ile oran indirme arasındaki fark nedir?
Artırma yetkisi genel oranın dört katına kadar olabilir.
İndirme yetkisi yüzde 1'e kadar olabilir.
Oran en fazla dört kat artırılabilir, en az yüzde 1'e indirilebilir; bu sınırların dışına çıkılamaz.
Oran: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Genel oranı %18 veya başka bir oran olarak kabul etmek; kanun metninde genel oran %10'dur, güncel oran Bakanlar Kurulu kararından ayrıca izlenmelidir.
- Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenen oranı, kanunun öngördüğü dört kat ve yüzde 1 sınırlarını aşarak uygulamak.
- Konut teslimlerinde vergi değeri ve konum ölçütünü gözetmeden genel oranı uygulamak.
- Ekli listede yer alan bir malı, listede yer almıyormuş gibi genel oranla vergilendirmek ya da tersini yapmak.
- Maddede düzenlenmeyen vergiden istisna işlemlerini, oran belirleme yetkisine dayanarak vergilendirmek.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Oranın değiştirildiği hallerde, fatura kesim tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki farkın hangi oranın uygulanacağını etkilediği yargı kararlarında tartışılmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/893 E., 2024/140 K., 11.01.2024)
- Bakanlar Kurulu kararındaki listede yer almayan işlemlerde, genel oranın (%18 olarak uygulanan karar oranı) uygulanacağı kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1401 E., 2025/744 K., 08.10.2025)
- Oran belirleme yetkisinin kullanımında ölçülülük ilkesine uyulup uyulmadığı denetlenebilmekte; kamu geliri ile tüketiciye yüklenen mali külfet arasında makul bir denge bulunduğu sonucuna varılmıştır. (3. Daire, 2023/2779 E., 2024/5093 K., 04.10.2024; 3. Daire, 2023/3133 E., 2024/5092 K., 04.10.2024)
- Konut teslimlerinde vergi değeri ve bulunduğu yerin dikkate alınmasının Bakanlar Kurulu kararına dayandığı kabul edilmektedir. (Hukuk Genel Kurulu, 2017/1158 E., 2021/933 K., 06.07.2021)
Nasıl ispat edilir?
- Oranın kanuni sınırlar içinde belirlendiğini iddia eden idare, Cumhurbaşkanı kararının varlığını ve tarihini belgeleriyle ortaya koymakla yükümlüdür.
- Farklı oran uygulandığını ileri süren taraf, işlemin hangi mal veya hizmet grubuna girdiğini ve kararda yer alan oranı ispatlamalıdır.
- Konut teslimlerinde vergi değeri ve bulunduğu yer esas alındığı iddia ediliyorsa, tapu kaydı, değer tespit belgesi ve konum bilgisi gibi belgelerle bu ölçütler gösterilmelidir.
- Fatura kesim tarihi ile teslim tarihi arasında oran değişikliği tartışılıyorsa, faturalar ve teslim belgeleri ile hangi tarihin esas alındığı ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.17: Vergiden istisna edilen işlemleri düzenler; oran belirlemesinin hangi işlemlere uygulanacağını, istisnalı işlemlerde oranın bulunmadığını gösterir.
KDV Kanunu m.29 — Vergi indirimi
3065 sayılı Kanun m.29, mükelleflerin hesapladıkları katma değer vergisinden indirebilecekleri vergileri ve indirim hakkının kullanım dönemini düzenler. Kapsamında; kendilerine yapılan teslim ve hizmetler üzerinden hesaplanan vergi, ithal edilen mal ve hizmetler üzerinden ödenen vergi, götürü veya telafi edici usulden gerçek usule geçenlerin envanter farkı ve vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların sorumlu sıfatıyla ödediği vergi ile fazla indirimin devri, iadesi ve mahsubu, indirim hakkının kullanım süresi ve değersiz alacakların indirimi konuları yer alır. Madde, vergi mükellefleri bakımından uygulanır. Düzenlemediği konular: vergiye tabi işlemin tanımı ve vergi nispetleri (m.1, m.28), vergi yükümlülüğünün doğumu (m.10), indirim hakkından yararlanmanın şekli ve belgelendirme usulü ile Maliye Bakanlığınca çıkarılan usul ve esaslar (m.29/5 uyarınca ayrıca düzenlenir), vergi usulü ceza ve fatura düzenleme yükümlülükleri (Vergi Usul Kanunu) ile vergi iadesi başvurusunun usul süreleri ve ayrıntılı iade işlemleri ayrı düzenlemelerle belirlenir.
Vergi indirimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İndirim hakkı
- Mükellefin, yaptığı vergiye tabi işlemler üzerinden hesapladığı katma değer vergisinden, fıkra 1'de sayılan vergileri düşebilmesi hakkıdır. Kanunda aksine hüküm bulunursa bu hak sınırlanır.
- Sorumlu sıfatıyla ödenen vergi
- Vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulanların, sorumlu sıfatıyla beyan edip ödediği katma değer vergisidir (fıkra 1/ç). Bu vergi, kesintiyi yapan kişinin kendi indirim kalemi olarak değerlendirilir.
- Mahsuben iade
- Bir vergilendirme döneminde indirilemeyen ve devreden verginin, mükellefin vergi, sosyal sigorta primi ve kamu alacaklarına ya da belirtilen kamu kuruluşlarına olan borçlarına karşılık sayılmasıdır (fıkra 2).
- Nakden iade
- Fazla indirimin mükellefe doğrudan ödenmesidir. Kanun bunu yalnızca Maliye Bakanlığınca belirlenen sektör, mal ve hizmet grupları ile dönemler itibarıyla ve fıkra 2'de öngörülen koşullarda mümkün kılar.
- Değersiz alacak
- Vergi Usul Kanunu m.322 uyarınca değersiz hale gelen alacaktır. Bu alacağa ilişkin hesaplanıp beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı dönemde indirim konusu yapılabilir (fıkra 4).
- Takvim yılı sınırı
- İndirim hakkının, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını izleyen takvim yılını aşmamak kaydıyla kullanılabildiği sınırdır (fıkra 3).
Vergi indirimi: hangi şartlar aranır?
- İndirim yapılabilmesi için indirilecek verginin fıkra 1'de sayılan bentlerden birine girmesi gerekir: kendisine yapılan teslim ve hizmetlere ilişkin fatura veya benzeri vesikada gösterilen vergi, ithal mal ve hizmet bedelinde ödenen vergi, envanter esasına göre devir eden vergi veya sorumlu sıfatıyla ödenen vergi bulunmalıdır.
- İndirim, mükellefin faaliyetiyle ilgili olmalı ve kanunda aksine bir hüküm bulunmamalıdır.
- İndirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını izleyen takvim yılını aşmadan kullanılmalıdır; ilgili vesikalar kanuni defterlere bu dönemde kaydedilmiş olmalıdır.
- Boru hattı, elektrik teli ile taşınan ve sürekli akış hâlindeki malların ithalinde, ithalatın yapıldığı dönemin beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar ödenen vergi ithalat döneminde indirilebilir (fıkra 3 ek cümle).
- Bir dönemde indirilecek vergi toplamı, hesaplanan vergi toplamını aşmamalıdır; aşan kısım sonraki döneme devreder.
- Fazla indirimin iadesi için Cumhurbaşkanınca tespit edilen sınırın aşılmış olması ve iade talebinin koşullara uygun yapılması gerekir; mahsup ya da nakden iade fıkra 2 kapsamında gerçekleşir.
- Değersiz alacak indiriminde, alacağın VUK m.322 kapsamında değersiz hale gelmiş ve zarar yazılmış olması gerekir; karşılık ayrılmışsa ilgili verginin gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir olarak dikkate alınmış olması şarttır.
Vergi indirimi: hangi sonuçları doğurur?
- Hesaplanan vergiden fıkra 1'deki vergiler düşülür; indirimin tutarı, dönemdeki hesaplanan vergiyi aşamaz.
- Dönem sonunda indirim hesaplanan vergiyi aşarsa fark sonraki dönemlere devreder ve kural olarak iade edilmez (fıkra 2).
- Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırı aşan ve indirilemeyen vergi, mükellefin vergi, sosyal sigorta primi, genel ve katma bütçeli idare, belediye, döner sermayeli kuruluş ve belirtilen kamu ağırlıklı işletme ile OSB borçlarına mahsuben ödenir.
- Mahsuben iade edilmeyen vergi, Maliye Bakanlığının belirlediği sektör, mal ve hizmet grupları ile dönemler itibarıyla yılı içinde nakden iade edilebilir.
- Cumhurbaşkanı, belirli mal ve hizmet grupları ile sektörlerde iade hakkını kısmen veya tamamen kaldırabilir; amortismana tabi iktisadi kıymetler dolayısıyla yüklenilen vergi ile sınırlı kaldırma da mümkündür (fıkra 2).
- Fıkra 3 süresi geçirildiğinde indirim hakkı kullanılamaz hale gelir.
- Değersiz alacağa ilişkin vergi, alacağın zarar yazıldığı dönemde indirilebilir; karşılık yoluyla gider yazılmış ise gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir kaydı şarttır (fıkra 4).
- Maliye ve Gümrük Bakanlığı, indirim uygulamasındaki aksaklıkları vergi mükerrerliği ve muafiyetine yol açmayacak biçimde gidermeye ve usul ve esasları düzenlemeye yetkilidir (fıkra 5).
Fazla indirim: devir / mahsuben iade / nakden iade: fark nedir?
Dönem sonunda indirilemeyen vergi, kural olarak sonraki döneme devreder ve iade edilmez.
Cumhurbaşkanınca belirlenen sınırı aşan ve indirilemeyen vergi, borçlara mahsuben ödenir; Maliye Bakanlığı belirlediği sektör ve dönemlerde nakden iade edebilir.
Kural devirdir. Mükellefin borçlu olması ve belirlenen sınırın aşılması hâlinde mahsup, belirli sektör ve dönemde nakden iade söz konusu olur. Yılı içinde mahsuben iade edilemeyen vergi, izleyen yıl içinde talep edilmesi şartıyla nakden veya borçlara mahsuben iade edilir.
Fıkra 3 genel süre ile boru hattı ve elektrik teli ile taşınan malların ithali arasındaki fark nedir?
Genel kuralda indirim hakkı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını izleyen takvim yılını aşmadan kullanılabilir.
Sürekli akış hâlindeki boru hattı veya elektrik teli ile taşınan malların ithalinde, ithalat dönemi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar ödenen vergi, ithalatın yapıldığı dönemde indirilebilir.
Bu istisnai halde indirim, genel takvim yılı kuralından önce, ithalatın yapıldığı dönemde yapılabilir.
Fıkra 1/a indirimi ile fıkra 1/c envanter indirimi arasındaki fark nedir?
Fıkra 1/a, kendisine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla düzenlenen fatura ve benzeri vesikadaki vergiyi kapsar.
Fıkra 1/c, götürü veya telafi edici usulden gerçek usule geçen mükelleflerin hesap dönemi başındaki mallara ait vergiyi, envantere göre indirmesine izin verir.
İkisi farklı kaynaklı indirimlerdir; her birinde fıkra 3'teki takvim yılı sınırı uygulanır.
Değersiz alacak indirimi ile karşılık ayrılan alacak arasındaki fark nedir?
Değersiz hale gelen alacağa ilişkin vergi, alacağın zarar yazıldığı dönemde indirilebilir (fıkra 4 ana kural).
VUK m.323 uyarınca karşılık ayrılarak gider yazılan alacağın vergisi, ancak gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir olarak dikkate alınmışsa indirilebilir.
Karşılık ayrılmış alacakta indirim, gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir kaydı şartına bağlıdır; bu şart yoksa indirim yapılamaz.
Vergi indirimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Fıkra 3'teki süreyi takvim yılı yerine fatura tarihinden itibaren ya da bir yıl olarak hesaplamak; süre, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını izleyen takvim yılı ile sınırlıdır.
- Boru hattı veya elektrik teli ile taşınan sürekli akış hâlindeki malların ithalinde, dönem sonu beyanname süresine kadar ödenen vergiyi genel kuralla ertesi döneme bırakmak; bu istisnai halde ithalat döneminde indirilebilir.
- Fazla indirimi her hâlde nakden iade edilebilir saymak; kural devirdir, iade yalnızca Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen sektör ve dönemlerde ve yılı içinde mahsuben iade edilemeyen tutar için söz konusudur.
- Fıkra 2'de sayılan borç türlerini genişletmek; mahsup yalnızca vergi ve sosyal sigorta primi, idare, belediye, döner sermayeli kuruluş ve belirtilen kamu ağırlıklı işletme ve OSB borçlarına yapılabilir.
- Değersiz alacak indiriminde karşılık ayrılmış olmasını yeterli saymak; VUK m.323 karşılığında gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir kaydı şartı aranır.
- Fıkra 4'ü her değersiz alacağa uygulamak; yalnızca VUK m.322 kapsamındaki alacaklarda uygulanır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Fıkra 4 indiriminde, değersiz alacağın VUK m.322 kapsamında olup olmadığı ve alacağın zarar yazıldığı dönemin tespiti uyuşmazlık konusu yapılmaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/389 E., 2024/1005 K., 13.11.2024)
- Fıkra 2 kapsamındaki iade talepleri, standart iade talep dilekçesinin ve ekindeki belgelerin vergi dairesine süresinde ibrazı ile değerlendirilmektedir; süresinden sonra elektronik ortama girilen talepler reddedilmiştir. (3. Daire, 2023/3100 E., 2024/1258 K., 08.03.2024)
- Fıkra 2 kapsamında Maliye Bakanlığı tebliğlerinin kanun hükmünün açıklanmasına ve uygulama usulünün belirlenmesine yönelik düzenlemeler olduğu, yetki aşımı oluşturmadığı kabul edilmiştir. (3. Daire, 2023/3117 E., 2024/1257 K., 08.03.2024)
- Fıkra 1/a'da yer alan vergi indirimi, fatura veya benzeri vesikaya dayanmakta; vesikanın varlığı ve içeriği belirleyici olmaktadır. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2024/1736 E., 2024/2306 K., 23.12.2024)
Nasıl ispat edilir?
- İndirim hakkını ileri süren mükellef, indirilecek verginin fıkra 1 bentlerinden birine girdiğini ispatlamakla yükümlüdür; bu ispat, fatura ve benzeri vesikalar ile ithalat beyannamesi gibi belgelerle yapılır.
- Fıkra 3 kapsamında, vesikaların kanuni defterlere hangi takvim yılında kaydedildiği ispat konusudur; kayıt defterleri ve belgeler bu ispatın temel delilidir.
- Değersiz alacak indiriminde mükellef, alacağın VUK m.322 kapsamında değersiz hale geldiğini ve zarar yazıldığını ispatlamakla yükümlüdür; karşılık yoluyla gider yazılmışsa gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir kaydı da belgelenmelidir.
- Fazla indirimin mahsup veya nakden iadesinde, mükellef iade talebine konu tutarı ve sınırın aşıldığını belgelerle ortaya koymalıdır; vergi idaresi bu belgeleri inceleyerek karar verir.
- Vergi idaresi, indirimin reddedilmesi durumunda belgelerin eksik veya geç ibraz edildiğini ispatlamakla yükümlüdür; mükellef ise süre ve belge koşullarının sağlandığını gösterir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 sayılı Kanun m.28: Cumhurbaşkanına vergi nispetlerini indirme yetkisi verir; fıkra 2'deki iade kaldırma ve sınır düzenlemesi, bu nispet indirimi yapılan teslim ve hizmetlerle bağlantılıdır.
- 3065 sayılı Kanun m.29/5: Maliye ve Gümrük Bakanlığına indirim uygulamasındaki usul ve esasları düzenleme yetkisi verir; m.29'un uygulama ayrıntıları bu yetkiyle belirlenir.
- Vergi Usul Kanunu m.322: Değersiz hale gelen alacağın tanımını yapar; m.29/4 indiriminin koşullarını bu madde belirler.
- Vergi Usul Kanunu m.323: Karşılık ayrılarak gider yazılan alacakları düzenler; m.29/4 ek şartında, karşılık ayrılan alacağın vergisinin indirimi için gelir veya kurumlar vergisi matrahında gelir kaydı şartını belirler.
KDV Kanunu m.30 — İndirilemeyecek katma değer vergisi
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 30. maddesi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladığı katma değer vergisinden indirilemeyecek vergileri sayar. Madde; vergiden istisna edilen mal ve hizmetlere ilişkin yüklenilen vergiyi, binek otomobillerine ait vergiyi, zayi olan mallara ait vergiyi, kazancın tespitinde gider yazılamayan giderlere ait vergiyi ve değersiz hale gelen alacaklara ilişkin ödenmeyen vergiyi düzenler. Kurala, mükellef sıfatı taşıyan gerçek ve tüzel kişiler bakımından, alış vesikalarındaki verginin indirim hakkı açısından uygulanır. Maddenin düzenlemediği konular şunlardır: indirim hakkının doğumu ve kullanımı (m.29), indirimin sınırı ve kullanılamayan verginin devri (m.32), vergi oranları ve istisna listesi (m.17, m.13). Mükellefiyetin başlangıcı ve bildirim yükümlülükleri ile vergi ziyaı cezaları da bu maddenin kapsamında değildir.
İndirilemeyecek katma değer vergisi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İndirilemeyen KDV
- Mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladığı katma değerden düşülmesi yasaklanan, alış belgelerinde gösterilen veya maliyete dahil olan vergi tutarıdır. Madde, bu tutarların hangi hallerde indirim dışında bırakılacağını sınırlı olarak sayar.
- Vergiden istisna işlem
- Kanunda vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş mal teslimi ve hizmet ifasıdır. Birinci fıkra (a) bendi, 17. maddenin ikinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentleri ile dördüncü fıkrasının (ı) ve (ö) bentleri uyarınca istisna edilen işlemleri bu yasağın dışında bırakır.
- Binek otomobili
- Madde (b) bendi bakımından işletmelere ait binek otomobilleridir. Kiralama veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyeti olanların bu amaçla kullandıkları otomobiller bendin kapsamı dışındadır.
- Zayi olan mal
- Kayba uğrayarak kullanılamaz hale gelen maldır. Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığınca yangın nedeniyle mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar (c) bendinin dışında kalır.
- Faydalı ömür
- Vergi Usul Kanunu'nun 315. maddesine göre Maliye Bakanlığınca belirlenen, amortismana tabi iktisadi kıymetin kullanılabileceği süredir. (c) bendinin ek parantez hükmünde, bu süreyi tamamlayan kıymetlerin zayi olması ya da istisna kapsamında teslim edilmesi ayrı bir rejime bağlanmıştır.
- Değersiz hale gelen alacak
- Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesine göre değersiz alacak sayılan alacaktır. (e) bendi, bu alacağa ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen katma değer vergisini indirim dışı bırakır.
İndirilemeyecek katma değer vergisi: hangi şartlar aranır?
- Verginin birinci fıkranın (a) bendi kapsamında olması için, vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş mal teslimi ya da hizmet ifasına ilişkin alış vesikasında gösterilen veya maliyete dahil olan vergi bulunmalıdır; 17. maddenin ikinci fıkrasının (b), (c), (d) ve dördüncü fıkrasının (ı), (ö) bentleri uyarınca istisna edilen işlemler bu yasağın dışında kalır.
- Binek otomobili için (b) bendi uygulanabilmesi için verginin işletmeye ait binek otomobilinin alış vesikasında gösterilmesi gerekir; otomobilin kiralama veya çeşitli şekillerde işletilmesi faaliyetinde bu amaçla kullanılması hâlinde yasak uygulanmaz.
- Zayi olan mala ilişkin verginin (c) bendi kapsamında indirim dışı kalması için malın zayi olması gerekir; deprem, sel felaketi ve mücbir sebep ilan edilen yerlerde yangın sonucu zayi olan mallar bu yasağın dışındadır.
- Amortismana tabi iktisadi kıymetin, faydalı ömrünü tamamladıktan sonra zayi olması veya istisna kapsamında teslim edilmesi hâlinde ya da faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olması veya istisna kapsamında teslim edilmesi hâlinde, verginin kullanılan süreye isabet eden kısmının indirilebilmesi ayrı hükme bağlanmıştır.
- Verginin (d) bendi kapsamında indirim dışı kalması için ilgili giderin Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmemiş olması gerekir; transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılan kazançlar ile ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen vergi bu yasağın dışındadır.
- Değersiz hale gelen alacağa ilişkin verginin (e) bendi kapsamında indirim dışı kalması için alacağın Vergi Usul Kanunu'nun 322. maddesine göre değersiz hale gelmiş olması ve verginin alıcı tarafından ödenmemiş olması gerekir.
İndirilemeyecek katma değer vergisi: hangi sonuçları doğurur?
- Yukarıdaki bentler kapsamına giren vergi, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesapladığı katma değer vergisinden indirilemez.
- Bentlerde sayılmayan hallerde yüklenilen vergi, indirim koşullarını taşıdığı sürece indirilebilir; madde bu hallerde indirimi kısıtlamaz.
- Mücbir sebep yangını, deprem ve sel felaketi nedeniyle zayi olan mallara ait vergi (c) bendinin dışında kalır ve indirilebilir.
- Faydalı ömrünü tamamlayan amortismana tabi kıymetin zayi olması veya istisna kapsamında teslimi hâlinde ilgili vergi, ayrı hükme göre indirilebilir.
- Faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi kıymete ilişkin verginin kullanılan süreye isabet eden kısmı indirilebilir.
- Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılan kazanç, ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen vergi ve beyan edilerek ödenen vergi (d) bendinin dışında kalır.
- Değersiz hale gelen alacağa ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen vergi, (e) bendi uyarınca indirilemez.
Vergiden istisna işlem ile 17. madde istisnası arasındaki fark nedir?
Vergiden istisna edilmiş mal teslimi ve hizmet ifası, genel kural olarak indirim dışıdır.
17. maddenin ikinci fıkrasının (b), (c), (d) ve dördüncü fıkrasının (ı), (ö) bentlerine giren işlemler ise (a) bendi dışında bırakılmıştır.
Bu istisna türünde ilgili verginin indirilmesi mümkün kalır; istisna kapsamı dışındaki vergiden istisna işlemler için indirim yasağı geçerlidir.
Binek otomobili kiralama faaliyeti ile genel işletme kullanımı arasındaki fark nedir?
Kiralama veya çeşitli şekillerde işletme faaliyeti olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri.
Diğer işletmelerin binek otomobilleri.
İlk halde binek otomobiline ait vergi indirilebilir; ikinci halde (b) bendi gereği indirilemez.
Mücbir sebep yangını ile diğer zayi arasındaki fark nedir?
Deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığınca yangın sebebiyle mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangın sonucu zayi olan mallar.
Bunların dışında kalan zayi olan mallar.
Birinci halde zayi olan mala ait vergi indirilebilir; ikinci halde (c) bendi uyarınca indirim yasağı uygulanır.
Faydalı ömrünü tamamlayan kıymet ile tamamlamayan kıymet arasındaki fark nedir?
Faydalı ömrünü tamamlayan amortismana tabi kıymetin zayi olması veya istisna kapsamında teslimi.
Faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi kıymet.
Birinci halde yüklenilen vergi ayrı hükme göre indirilebilir; ikinci halde verginin kullanılan süreye isabet eden kısmı indirilebilir.
Gider yazılamayan gider ile transfer fiyatlandırması arasındaki fark nedir?
Kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderlere ait vergi.
Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılan kazançlar, ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen vergi ile beyan edilerek ödenen vergi.
İkinci grup (d) bendinin dışında kalır ve indirim yasağına tabi değildir.
Değersiz alacak ile alıcının ödemediği vergi arasındaki fark nedir?
VUK 322. madde kapsamında değersiz hale gelen alacağa ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen vergi.
Alacağın değersiz hale gelmemesi ya da verginin ödenmiş olması.
Birinci halde (e) bendi uyarınca indirim yasağı doğar; ikinci halde yasak uygulanmaz.
İndirilemeyecek katma değer vergisi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Ek parantez hükmünü atlayıp (c) bendinin tüm zayi hallerini indirim yasağı saymak; faydalı ömrünü tamamlamış kıymetin zayi olması hâlinde verginin tamamen indirilemeyeceğini varsaymak.
- (c) bendindeki mücbir sebep istisnasını, yalnız depremi ya da yalnız yangını kapsıyormuş gibi okumak; istisnanın sel felaketini ve Maliye Bakanlığı mücbir sebep ilanını da içerdiğini gözden kaçırmak.
- Binek otomobilinin kiralama amacıyla kullanıldığı hâlde (b) bendini uygulamak ya da amaç dışı kullanımda yasağı uygulamamak.
- Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılan kazanç ve ithalde ödenen vergiyi (d) bendi kapsamında saymak; bu kalemleri gider yazılamayan gider yasağına dahil etmek.
- Değersiz alacak kavramını VUK 322'ye göre belirlemeden (e) bendini uygulamak ve alıcının ödediği vergiyi de indirim dışı saymak.
- Vergiden istisna işlem ile 17. maddenin ikinci ve dördüncü fıkrasında sayılan istisnaları karıştırmak; istisna kapsamındaki işlemi (a) bendi kapsamında yasaklanmış saymak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, mücbir sebep ilan edilen yerlerdeki yangın sonucu zayi olan malları (c) bendi kapsamının dışında değerlendirmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1224 E., 2025/59 K., 05.02.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1225 E., 2025/60 K., 05.02.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1232 E., 2025/61 K., 05.02.2025; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1244 E., 2025/62 K., 05.02.2025)
- Yerel mahkemelerin, (c) bendinin ek parantez hükmündeki faydalı ömür ayrımını ve kullanılan süreye isabet eden kısım hesabını dikkate aldığı görülmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1224 E., 2025/59 K., 05.02.2025)
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi, 30/c kapsamındaki zayi nedeniyle indirilemeyen KDV iddiasını değerlendirmiş ve bu tutarın zararla ilişkisini incelemiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2021/975 E., 2021/1169 K., 09.06.2021)
- İstisna kapsamında satılan müze ve sergi biletlerinde 30/a ile 33. maddelerin birlikte uygulandığı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2023/2050 E., 2025/3407 K., 23.09.2025)
Nasıl ispat edilir?
- Verginin indirim dışı olduğunu iddia eden idare, (a) bendindeki istisna ilişkisini ve alış vesikasında gösterilen vergiyi ispatlamakla yükümlüdür.
- Binek otomobili kiralama faaliyetinde bulunan mükellef, otomobilin bu amaçla kullanıldığını faaliyet belgeleri ve kayıtlarla ispatlamalıdır; aksi hâlde (b) bendi uygulanır.
- Zayi olma hâli, yangın ve mücbir sebep ilanı gibi olgular, zayi iddiasında bulunan mükellef tarafından ilgili tutanak, kayıt ve Bakanlık ilanı ile ispatlanır.
- Gider yazılamayan giderin kazancın tespitinde indirilmediği, vergi incelemesi sonucu düzenlenen raporla ortaya konur; mükellef aksini kayıtlarla ispatlamalıdır.
- Değersiz alacağın VUK 322. madde koşullarında olduğu ve alıcı tarafından verginin ödenmediği, alacağın değersizliğini gösteren belgelerle ispatlanır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 m.17: İkinci fıkranın (b), (c), (d) bentleri ve dördüncü fıkranın (ı), (ö) bentleri, birinci fıkranın (a) bendindeki yasağın dışında tutulan istisna işlemlerini belirler.
- 3065 m.29: Maddenin düzenlemediği indirim hakkının doğumu ve kullanımına ilişkin koşulları belirler; m.30 yalnız indirimi yasaklanan halleri sayar.
- 3065 m.32: Kanunda indirilemeyecek vergi ile yüklenilen verginin indirilmesi sonrası kalan tutarın devrine ilişkin kuralları düzenler.
- Vergi Usul Kanunu m.315: Faydalı ömrün Maliye Bakanlığınca belirlenmesine ilişkin olarak (c) bendi bu maddeye atıf yapar.
- Vergi Usul Kanunu m.322: Değersiz hale gelen alacak kavramını belirler; (e) bendi bu kavrama bağlanır.
- 5520 sayılı Kanun m.13: Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılan kazançların (d) bendi dışında tutulmasında atıf noktasıdır.
KDV Kanunu m.32 — İstisna edilmiş işlemlere indirim
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 32. maddesi, 11, 13, 14, 15. maddeler ile 17/4-s bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş işlemlere ilişkin fatura ve benzeri vesikalardaki KDV'nin indirilmesini, indirilemeyen verginin iadesini ve Maliye Bakanlığının iadeyi mahsup ya da sektörel oran yoluyla sınırlama yetkisini düzenler. Kime uygulandığı bakımından, istisna işlemleri nedeniyle yüklenilen vergi taşıyan ve vergiye tabi işlem yapan veya bu işlemleri yapan mükelleflere ilişkindir. Maddenin düzenlemediği konular: istisna kapsamındaki işlemlerin tek tek sayımı (m.11, m.13, m.14, m.15 ve m.17/4-s), indirim hakkının genel koşulları ve indirimin kapsamı (m.29), iade usulünün ayrıntıları ve bu konudaki tebliğ düzenlemeleri, yüklenilen verginin hesaplanmasında ve belgelendirmede aranan usul kuralları (VUK ilgili hükümleri).
İstisna edilmiş işlemlere indirim: hangi kavramlar bilinmeli?
- İstisna edilmiş işlem
- Kanunun 11, 13, 14, 15. maddeleri ile 17/4-s bendinde sayılan ve KDV'den muaf tutulan işlemlerdir. Bu işlemlerde KDV hesaplanmaz, ancak bu işlemler için düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen vergi yüklenilen vergi olarak doğar.
- Yüklenilen KDV
- Mükellefin mal veya hizmet satın alırken fatura ve benzeri vesikalarda ödediği vergidir. Maddede, istisna edilmiş işlemlerle ilgili olanlar indirim ve iade konusu yapılmaktadır.
- İndirilemeyen KDV
- Vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan verginin indirilecek vergiyi karşılamadığı ya da vergiye tabi işlemin bulunmadığı hallerde kalan, indirilemeyen vergidir. Bu tutar madde uyarınca iade konusu olabilir.
- İade
- İndirilemeyen verginin, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenen esaslara göre işlemi yapana ödenmesidir. İadenin talep şartına ve tespit edilecek esaslara bağlı olduğu, talep süresinin işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonu olduğu belirtilmelidir.
- Mahsup yoluyla sınırlama
- Maliye Bakanlığının iade tutarını, hak sahiplerinin vergi ve sosyal sigorta prim borçları ile kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarına karşılık göstererek ödemeyi sınırlamasıdır. Bu yetki, fıkranın ek hükmünde düzenlenmiştir.
- Sektörel ihracat oranı ile iade
- İmalatçıların ihracat işlemlerinden doğan iadelerinde yüklenilen KDV yerine, sektörler itibarıyla belirlenen ihracat bedeli oranına kadar iade yapılmasıdır. Bu yöntemde iade tutarı gerçekte yüklenilen vergiye değil, bedele dayalı oranla belirlenir.
İstisna edilmiş işlemlere indirim: hangi şartlar aranır?
- İndirim konusu verginin, 11, 13, 14, 15. maddeler ile 17/4-s bendi uyarınca vergiden istisna edilmiş işlemlerle ilgili fatura veya benzeri vesikada gösterilmiş olması gerekir.
- İndirim, mükellefin vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan KDV'den yapılır; istisna işlemlerinin kendisi bu indirimin dayanağı olamaz.
- İade için vergiye tabi işlem bulunmaması veya hesaplanan verginin indirilecek vergiden az olması hallerinden birinin gerçekleşmiş olması gerekir.
- İade talebinin, işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar yapılmış olması gerekir.
- İadenin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilecek esaslara uygun yapılması gerekir; bu esaslara uyulmayan talep iade doğurmaz.
- Maliye Bakanlığı iade tutarını, hak sahiplerinin vergi ve sosyal sigorta prim borçlarına, kamu borçlarına ya da kamu işletmelerinden alınan mal ve hizmet bedellerine ilişkin borçlarına mahsup suretiyle sınırlayabilir; bu yetkinin kullanılması için ayrıca kanunda belirtilen hak sahibi sıfatının bulunması gerekir.
- İmalatçıların ihracat iadesinde yüklenilen KDV yerine sektörler itibarıyla ihracat bedelinin belli bir oranına kadar iade yapılması, Bakanlığın yetkisine bağlıdır.
İstisna edilmiş işlemlere indirim: hangi sonuçları doğurur?
- Vergiye tabi işlem varsa hesaplanan KDV, istisna işlemleriyle ilgili fatura ve benzeri vesikalardaki vergiden indirilir.
- Vergiye tabi işlem yoksa veya hesaplanan KDV indirilecek vergiden azsa, indirilemeyen KDV talep edildiği takdirde iade edilir.
- Talep süresi geçmişse indirilemeyen KDV iade edilmez.
- Maliye Bakanlığı iadeyi hak sahiplerinin borçlarına mahsup suretiyle sınırlayabilir; bu durumda iade nakden ödenmez.
- İmalatçıların ihracat işlemlerinde Bakanlık, yüklenilen KDV yerine sektör bazında ihracat bedeli oranına kadar iade yapabilir.
İndirim ile iade arasındaki fark nedir?
İndirim, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV'den mahsuptur ve mükellefin kendi vergi borcunu azaltır.
İade, indirilemeyen verginin nakden ödenmesidir ve yalnız vergiye tabi işlem bulunmaması ya da hesaplanan verginin indirilecek vergiden az kalması halinde doğar.
Önce indirim uygulanır, indirilemeyen tutar varsa ve talep süresi içinde talep edilmişse iade konusu olur.
Genel iade ile mahsup yoluyla sınırlama arasındaki fark nedir?
Genel iade, Bakanlığın tespit edeceği esaslara göre işlemi yapana ödenen tutardır.
Mahsup yoluyla sınırlama, Bakanlığın iadeyi hak sahibinin vergi, prim ve kamu borçlarına karşılık göstermesidir.
Mahsup yetkisi kullanıldığında iade nakden ödenmez; hak sahibinin borcu iade tutarı kadar azalır.
Genel iade ile sektörel ihracat iadesi arasındaki fark nedir?
Genel iade, yüklenilen KDV'nin gerçek tutarı üzerinden yapılır.
Sektörel ihracat iadesi, imalatçıların ihracat bedelinin belli bir oranı üzerinden yapılır.
Bakanlık imalatçılar için yüklenilen vergi yerine sektör oranı uygulayabilir; bu durumda iade tutarı gerçek KDV'ye eşit olmayabilir.
İstisna edilmiş işlemlere indirim: sık yapılan hatalar nelerdir?
- İstisna işlemlerini doğrudan indirime konu saymak; indirim yalnız istisna işlemlerine ilişkin vesikada gösterilen verginin mahsubudur, istisna işleminin kendisi indirim doğurmaz.
- Vergiye tabi işlem varken hemen iade talep edilebileceğini sanmak; iade yalnız vergiye tabi işlem yokken ya da hesaplanan verginin indirilecek vergiden az kalmasında doğar.
- İade talep süresini işlem tarihinden değil, takvim yılı sonundan ya da başka bir tarihten saymak; süre işlemin gerçekleştiği dönemi izleyen ikinci takvim yılının sonunda biter.
- Mahsup yetkisini kanunla belirlenen hak sahibi dışındaki kişilere uygulamak ya da bu yetkiyi iadenin tamamına yayılmış gibi yorumlamak.
- Sektörel ihracat iadesi oranını gerçek yüklenilen vergi ile karıştırmak; bu yöntemde iade tutarı bedel oranı üzerinden hesaplanır.
- Eski metne dayanan kararları güncel metne uygulamak; madde 2003 değişikliğiyle ek fıkralar eklenmiştir, karar tarihine dikkat edilmelidir. (7. Daire, 2002/164 E., 2003/556 K., 11.03.2003)
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İndirimin yalnız istisna işlemlerine ilişkin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen verginin mahsubu olduğu, vergiye tabi işlemin bulunmadığı dönemlerde ise iade talebinin gündeme geldiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/460 E., 2024/1126 K., 04.12.2024)
- Maddede yer alan iade hakkının kanun tarafından tanındığı, bu hakkın kullanımına ilişkin usul ve esasların genel tebliğlerle ayrıntılandırılabileceği ancak tebliğle hakkın kapsamının daraltılamayacağı kabul edilmektedir. (3. Daire, 2018/5509 E., 2021/2834 K., 02.06.2021)
- Mahsup yetkisinin ve sektörel ihracat iade yönteminin Bakanlığın takdirine bırakılmış olduğu, bu yetkinin kullanılmamasının kanuna aykırılık oluşturmadığı kabul edilmektedir. (11. Daire, 1998/3664 E., 1999/4198 K., 15.11.1999)
- Maddenin eski hâlinde yer alan ve Bakanlığa verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan tebliğ hükümlerinin dava konusu yapıldığı ve yetkinin sınırının tartışıldığı görülmektedir. (7. Daire, 2002/164 E., 2003/556 K., 11.03.2003)
Nasıl ispat edilir?
- İndirimi ya da iadeyi talep eden mükellef, istisna işlemine ilişkin fatura veya benzeri vesikada gösterilen KDV'yi belgelerle ispatlamakla yükümlüdür.
- Vergiye tabi işlem bulunmadığını ya da hesaplanan verginin indirilecek vergiden az kaldığını gösteren beyan ve defter kayıtları, iade talebinin dayanağıdır; bu kayıtların ibrazı mükellefe aittir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1554 E., 2024/201 K., 08.02.2024)
- Talebin süresinde yapıldığını gösteren başvuru tarihi, mükellef tarafından ispat edilir ve süre aşımı idarece ileri sürülür.
- Mahsup yetkisinin kullanılması halinde hak sahibinin vergi, prim ya da kamu borcunun varlığı idare tarafından ortaya konur.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 sayılı Kanun m.11: Vergiden istisna edilmiş işlemlerden biridir; bu işlemlerde doğan yüklenilen KDV m.32 kapsamında indirim ve iade konusu olur.
- 3065 sayılı Kanun m.13: İhracat ve benzeri teslimlerde istisna işlemi olarak m.32 kapsamına girer; ihracatçıların yüklenilen KDV iadesi bu maddeyle bağlantılıdır.
- 3065 sayılı Kanun m.14: Vergiden istisna edilmiş işlem olarak m.32'nin kapsamındadır; bu işlemlerle ilgili vesikalardaki vergi indirime konu olur.
- 3065 sayılı Kanun m.15: İstisna edilmiş işlemlerden olup m.32 uyarınca vesikada gösterilen verginin indirimini ya da iadesini doğurur.
- 3065 sayılı Kanun m.17: Dördüncü fıkranın (s) bendi m.32'ye atıf yapan istisna işlemidir; bu bent kapsamındaki işlemlerde yüklenilen vergi indirim ve iade konusu olur.
- 3065 sayılı Kanun m.29: İndirimin genel koşullarını ve kapsamını düzenler; m.32'nin yüklenilen vergi indirimi bu koşullara bağlı olarak uygulanır.
KDV Kanunu m.33 — Kısmi vergi indirimi
3065 sayılı Kanun m.33, indirim hakkı tanınan işlemlerle indirim hakkı tanınmayan işlemlerin birlikte yapılması halinde, yüklenilen katma değer vergisinin hangi kısmının indirim konusu yapılacağını düzenler. Maddenin birinci fıkrası kısmi indirim ilkesini, ikinci fıkrası ise uygulama usul ve esaslarının tespitine ilişkin Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkisini içerir. Kanun, kısmi indirimin hangi katsayı ile hesaplanacağını madde metninde ayrıca göstermez. Madde, mükelleflerin tüm işlemlerine uygulanır ve yalnızca her iki tür işlemi bir arada yapan mükellefler bakımından anlam taşır. Madde, indirim hakkının doğup doğmadığını, indirim yapılamayan vergi kalemlerini ve indirim süresini düzenlemez. Hesaplama usulü ve oranlar (m.33 uyarınca çıkarılan Bakanlık düzenlemeleri) ile indirim hakkının kullanılması ve iadesi bu maddenin dışındadır. Yüklenilen vergiye ilişkin temel indirim koşulları ise m.29 ve devamı hükümlerinde yer alır.
Kısmi vergi indirimi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İndirim hakkı tanınan işlem
- Kanunun indirim hakkı tanıdığı, yani bu işlemler için yüklenilen vergiyin mahsup edilebildiği teslim ve hizmetlerdir. Bu işlemlere isabet eden vergi, mükellefin hesabında indirilebilir.
- İndirim hakkı tanınmayan işlem
- Kanunun indirim hakkı tanımadığı işlemlerdir. Bu işlemlere isabet eden yüklenilen vergi, kısmi indirim hesabında indirim konusu yapılamaz.
- Kısmi indirim
- Fatura ve benzeri vesikada gösterilen vergiden yalnızca indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısmın indirilmesidir. Hangi kısmın bu işlemlere isabet ettiğinin belirlenmesi için ayrı bir hesaplama yöntemi gerekir.
- Fatura ve benzeri vesikalar
- Yüklenilen katma değerin belgelendiği belgelerdir. Madde, indirilecek tutarın bu belgelerde gösterilen vergi üzerinden hesaplanacağını öngörür.
Kısmi vergi indirimi: hangi şartlar aranır?
- Mükellefin hem indirim hakkı tanınan hem de indirim hakkı tanınmayan işlemleri aynı dönemde veya bir arada yapmış olması gerekir.
- Yüklenilen vergiye ilişkin fatura ve benzeri vesikalar bulunmalıdır.
- Fatura ve benzeri vesikada gösterilen vergi, indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısım ile tanınmayan işlemlere isabet eden kısma ayrılmalıdır.
- Yalnızca indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısım indirim konusu yapılmalıdır; tanınmayan işlemlere isabet eden kısım indirilemez.
- Kısmi indirimin usul ve esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenmiş olmalıdır.
Kısmi vergi indirimi: hangi sonuçları doğurur?
- İndirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemler birlikte yapıldığında, fatura üzerindeki vergi tamamen indirilemez; yalnızca indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısım indirilir.
- İndirim hakkı tanınmayan işlemlere isabet eden vergi indirilemez ve bu kısım için mahsup yapılamaz.
- Tüm işlemler indirim hakkı tanınan işlemlerden oluşuyorsa madde uygulanmaz ve yüklenilen verginin tamamı indirilir.
- Tüm işlemler indirim hakkı tanınmayan işlemlerden oluşuyorsa indirim hakkı doğmaz; bu durumda kısmi indirim hesabı yapılmaz.
- Kısmi indirimin ayrıntılı usul ve esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilir; bu düzenleme olmadan kanun metninden doğrudan hesap yapılamaz.
- Madde emredici niteliktedir; mükellef bu kısmi indirim ilkesine aykırı olarak tam indirim yapamaz.
Tam indirim ile kısmi indirim arasındaki fark nedir?
Mükellef yalnızca indirim hakkı tanınan işlem yapıyorsa yüklenilen verginin tamamı indirilebilir.
Mükellef hem indirim hakkı tanınan hem tanınmayan işlem yapıyorsa yalnızca indirim hakkı tanınan işlemlere isabet eden kısım indirilebilir.
Karışık işlem yapan mükellefte indirim tutarı, fatura üzerindeki toplam vergiden daha düşük olur.
İndirim hakkı tanınan işlem ile tanınmayan işlem arasındaki fark nedir?
İndirim hakkı tanınan işlemler, mükellefin yüklendiği vergiyi hesabına mahsup etme hakkı verir.
İndirim hakkı tanınmayan işlemler, bu işlemlere isabet eden verginin mahsubuna imkan vermez.
Tanınmayan işlemlere ait vergi, indirim konusu yapılamaz ve maliyete eklenir veya gider yazılır.
Madde metni ile bakanlık düzenlemesi arasındaki fark nedir?
Kanunun 33. maddesi ilke olarak kısmi indirimi ve yetki hükmünü içerir.
Kısmi indirimin ayrıntılı usulü ve hesaplama esasları Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenir.
Hesaplama yöntemi için Bakanlık düzenlemesine bakmak gerekir; kanun metninden doğrudan bir katsayı çıkmaz.
Kısmi vergi indirimi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Karışık işlem yapan mükellefin fatura üzerindeki toplam vergiyi tamamen indirmesi bu maddeyi yanlış uygulamak olur.
- Kısmi indirimde Bakanlık düzenlemesindeki hesaplama yöntemini atlayıp kanun metninden doğrudan katsayı çıkarmak hatalıdır; kanun bu oranı kendisi göstermez.
- İndirim hakkı tanınmayan işlemlere isabet eden kısmı, yalnızca fatura tutarının genel oranıyla belirlemek ayrım yapılmadan hesap yapmak anlamına gelir.
- Tüm işlemlerin indirim hakkı tanınan türden olduğu bir durumda kısmi indirim hesabı yapmak gereksiz ve hatalı olur.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Kısmi indirim hesabında, indirim hakkı tanınmayan işlemlere isabet eden vergi kısmının ayrılması gerektiği kabul edilmektedir. (7. Daire, 2000/6432 E., 2002/3112 K., 04.10.2002; 11. Daire, 1995/4264 E., 1996/497 K., 07.02.1996)
- Kısmi indirim uygulaması, Bakanlık düzenlemesinde yer alan hesaplama yöntemine göre yapılmaktadır; bu yöntemden sapma uyuşmazlık konusu olmaktadır. (4. Daire, 2007/751 E., 2009/6344 K., 07.12.2009)
- Kısmi indirime konu olan vergi, indirim hakkı tanınmayan işlemlerin özel bir istisna kapsamında kalması halinde ayrıca değerlendirilmektedir. (3. Daire, 2023/2050 E., 2025/3407 K., 23.09.2025)
- Kısmi indirime ilişkin Vergi Dava Daireleri Kurulu kararlarında, m.29 ila m.36 düzenlemesinin bütünü birlikte yorumlanmaktadır. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2002/519 E., 2003/335 K., 13.06.2003; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2002/530 E., 2003/346 K., 13.06.2003)
Nasıl ispat edilir?
- Kısmi indirimi talep eden mükellef, yüklenilen verginin fatura ve benzeri vesikalarda gösterildiğini belgeyle ispat yükü altındadır.
- Mükellef, aynı dönemde indirim hakkı tanınan ve tanınmayan işlemleri yaptığını satış ve alış kayıtlarıyla ortaya koymalıdır.
- İndirim hakkı tanınmayan işlemlere isabet eden kısmın ayrılması, mükellefin muhasebe kayıtları ve Bakanlık düzenlemesinde öngörülen hesaplama tablosu ile ispatlanır.
- Vergi idaresi, mükellefin hesaplamada tanınmayan işlemlere ait vergiyi indirdiğini iddia ederse, bu iddiayı kayıtlar üzerinden ispatlamakla yükümlüdür.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 sayılı Kanun m.29: Yüklenilen vergiyi indirim konusu yapma koşullarını düzenler; m.33, bu indirimin işlemlerin türüne göre sınırlandığı hali ayrıca düzenler.
- 3065 sayılı Kanun m.30: İndirim hakkı tanınmayan işlemleri ve indirimin kapsamını sınırlayan istisnaları düzenler; m.33'teki kısmi indirimin hangi işlemler bakımından uygulanacağını belirler.
- 3065 sayılı Kanun m.32: Yüklenilen vergi indirimine ilişkin usul ve süre hükümlerini düzenler; m.33 uyarınca yapılan kısmi indirim bu usule tabidir.
KDV Kanunu m.34 — İndirimin belgelendirilmesi
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 34. maddesi, mükellefin yurt içinden sağlanan veya ithal edilen mal ve hizmetlere ait katma değer vergisini indirim konusu yapabilmesinin şartlarını ve indirimin belgelendirilmesine ilişkin temel kuralı düzenler. Madde, yurt içi ve ithal edilen mal ve hizmet alımlarında vergi indirimini; alış faturası veya benzeri vesikalar ile gümrük makbuzu üzerinde verginin ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi koşullarına bağlar. Ayrıca fatura ve benzeri vesikada ayrıca gösterilmesi gerekmeyen işlemlerde indirimin nasıl belgeleneceğinin Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirleneceğini öngörür. Maddede yer alan koşul ve sınırlar, indirimi yapacak olan vergi mükellefi bakımından uygulanır. Madde, indirimin hangi işlemlerde kabul edileceğini, indirim oranını ve indirim sonucunda ortaya çıkan tutarın nasıl hesaplanacağını düzenlemez; bu konular 29. maddede (indirilecek vergi ve indirim dönemi) düzenlenmiştir. Ayrıca indirim hakkının kullanım süresi, iade ve mahsup usulü ile ihraç ve istisna durumlarındaki iade rejimi de bu maddenin kapsamı dışındadır.
İndirimin belgelendirilmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- İndirim (indirilecek KDV)
- Mükellefin yaptığı alımlar üzerinden ödediği katma değer vergisinin, kendi hesapladığı verginden mahsup edilmesidir. Madde, indirimin hangi belgelere ve hangi defter kaydına bağlı olduğunu belirler.
- Alış faturası veya benzeri vesika
- Mal veya hizmet alımını belgeleyen fatura ve kanun kapsamında benzeri sayılan belgelerdir. İndirim, bu belgede verginin ayrıca gösterilmesi şartına bağlıdır.
- Gümrük makbuzu
- İthal edilen mallar bakımından vergi indirimine esas olan belgedir. Yurt içi alımlarda kullanılan alış faturasından ayrı olarak sayılır.
- Kanuni defter
- Vergi Usul Kanunu uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerdir. Belgenin bu defterlere kaydedilmesi indirim için ayrı bir şarttır; belgenin düzenlenmiş olması yetmez.
- Ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemler
- Fatura ya da benzeri vesikada verginin ayrıca gösterilmesi zorunlu olmayan işlemlerdir. Bu işlemlerde indirimin belgelendirilme yöntemi Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilir.
İndirimin belgelendirilmesi: hangi şartlar aranır?
- Alınan mal veya hizmetin yurt içinden sağlanmış ya da ithal edilmiş olması gerekir.
- Verginin, alış faturası veya benzeri vesikada ayrıca gösterilmiş olması gerekir.
- Ithal işlemlerinde verginin gümrük makbuzu üzerinde gösterilmiş olması gerekir.
- Bu belgelerin mükellefin kanuni defterlerine kaydedilmiş olması gerekir; kayıt yapılmadan indirim yapılamaz.
- Verginin ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde indirimin belgelendirilme usulü Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tespit edilmiş olmalıdır.
İndirimin belgelendirilmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Fatura veya benzeri vesikada verginin ayrıca gösterilmesi ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi birlikte gerçekleşirse, mükellef ödediği vergiyi indirebilir.
- Verginin belgede ayrıca gösterilmemesi ya da belgenin kanuni defterlere kaydedilmemesi halinde indirim hakkı doğmaz.
- Kanuni defter kaydı yapılmadan yapılan indirim, madde metnindeki koşulu taşımadığı için kabul edilemez.
- Ayrıca gösterilmesi gerekmeyen işlemlerde indirim, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirlenen belgelendirme usulüne uygun yapılır.
- Madde, indirim oranını ya da indirilecek tutarı belirlemez; bunlar başka hükümlere bağlıdır.
Yurt içi alım ile ithalat arasındaki fark nedir?
Yurt içinden sağlanan mal ve hizmetlerde indirim, alış faturası veya benzeri vesika üzerinden belgelenir.
İthal edilen mallarda belge olarak gümrük makbuzu esas alınır.
Her iki halde de indirim koşulu aynıdır: verginin belgede ayrıca gösterilmesi ve belgenin kanuni defterlere kaydedilmesi.
Verginin ayrıca gösterilmesi gereken işlem ile gerekmeyen işlem arasındaki fark nedir?
Fatura veya benzeri vesikada verginin ayrıca gösterilmesi gereken işlemlerde indirim bu gösterime dayanır.
Ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde belgelendirme usulü ayrıca tespit edilir.
İkinci grupta indirimin hangi belgeyle kanıtlanacağı Maliye ve Gümrük Bakanlığının düzenlemesine bağlanmıştır.
İndirimin belgelendirilmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Belgede verginin ayrıca gösterilmediği halde indirim yapmak; madde metni verginin belgede ayrıca gösterilmesini şart koşar.
- Belgenin düzenlenmiş olmasını yeterli saymak; kanuni defter kaydı ayrı bir şarttır ve atlanamaz.
- Kanuni defter kaydını indirimin zamanına ilişkin bir kural gibi ele almak; madde kaydı indirimin koşulu olarak öngörür.
- Ayrıca gösterilmesi gerekmeyen işlemlerde Kanun metninde doğrudan belirlenmiş bir belge türü aramak; belgelendirme usulü Bakanlık tespitine bırakılmıştır.
- Gümrük makbuzunu yurt içi alış faturası ile aynı belge gibi değerlendirmek; ithalat ve yurt içi alım için belge türü farklıdır.
- Indirim oranı ve tutarını bu madde üzerinden hesaplamaya çalışmak; bu konular 29. maddededir.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mahkemeler, indirimin reddini çoğunlukla 34. maddenin kanuni defterlere kayıt şartının oluşmadığı gerekçesine dayandırmaktadır. (İkinci Bölüm, 2016/780 E., 24.06.2020; Birinci Bölüm, 2015/4255 E., 09.06.2020)
- Kanuni defter kaydının zorunlu olduğu, indirim için aranan ayrı bir koşul olarak kabul edilmektedir. (İkinci Bölüm, 2016/780 E., 24.06.2020)
- Mahkemeler, ayrıca gösterilmesi gereken fatura bakımından belgede verginin yer alıp almadığını ve belgenin 34. madde ile 29. maddeye uygunluğunu birlikte değerlendirmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2021/216 E., 2023/1089 K., 06.07.2023; Birinci Bölüm, 2016/55435 E., 08.09.2020)
- Kanuni defter kaydının yapılamadığı mücbir sebep hallerinde, belgelerin kaydedildiğini kanıtlama yükümlülüğünün ortadan kalkabileceği kabul edilmektedir. (9. Daire, 2007/5871 E., 2008/3726 K., 09.07.2008)
- Fatura düzenlenmemesi nedeniyle indirim yapılamayan hallerde, tutarın indirim konusu yapılamamasının zarar olarak ileri sürülmesi tartışılmaktadır. (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2019/2040 E., 2022/396 K., 21.03.2022)
Nasıl ispat edilir?
- Indirimi talep eden mükellef, alımın yurt içinden sağlandığını veya ithal edildiğini ve indirime konu verginin belgede ayrıca gösterildiğini ispatlamakla yükümlüdür; bunun için alış faturası, benzeri vesika ya da gümrük makbuzu sunulur.
- Mükellef, belgenin kanuni defterlere kaydedildiğini ispat etmekle yükümlüdür; bu ispat defter kayıtları ile yapılır. (9. Daire, 2007/5871 E., 2008/3726 K., 09.07.2008)
- Vergi idaresi, belgenin defterlere kaydedilmediğini ileri sürerek indirimi reddettiğinde, bu iddiayı kayıt yokluğu ile ispatlar; mükellef ise kaydın bulunduğunu ya da mücbir sebebi kanıtlamalıdır. (İkinci Bölüm, 2016/780 E., 24.06.2020; 9. Daire, 2007/5871 E., 2008/3726 K., 09.07.2008)
- Ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde ispat, Maliye ve Gümrük Bakanlığının belirlediği belgelendirme usulüne göre yapılır; bu usulden sapma halinde indirimin kanıtlanması güçleşir.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 m.29: İndirilecek verginin hesaplanma ve indirimin yapılacağı dönemi düzenler; 34. madde belgelendirme şartını, 29. madde ise indirimin tutarını ve zamanını belirler.
- 3065 m.32: Vergi indiriminin yapılamayacağı ya da yapılamaz sayılacağı hallerden birini oluşturur; bu maddeyle birlikte indirim koşulu değerlendirilir.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Kanuni defterlerin tutulması ve belgelerin bu defterlere kaydedilmesi yükümlülüğünün kaynağıdır; 34. maddedeki kayıt şartı bu düzenlemeye dayanır.
KDV Kanunu m.35 — Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 35. maddesi, matrahta sonradan değişiklik doğduğunda vergi düzeltmesinin nasıl yapılacağını düzenlemektedir. Madde; malların iadesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi ve diğer sebeplerle matrahın değişmesi hallerini kapsar. Hüküm, vergiye tabi işlem yapan mükellef ile bu işleme muhatap olan mükellef bakımından uygulanır. Madde, iade edilen malların fiilen işletmeye girmesi koşulunu getirir. Madde, düzeltmenin hangi tutar üzerinden yapılacağına ilişkin ayrıntılı hesap yöntemini, iskonto ve indirimlerin matrahta değerlendirilmesini ve vergi oranının değişmesi halini düzenlemez (bu konular ilgili diğer maddelerde ve uygulamada ayrıca ele alınmaktadır). Düzeltmenin vergi dairesine bildirilmesi ve tarh zamanaşımı gibi usul yönleri de bu maddenin kapsamına girmez.
Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi: hangi kavramlar bilinmeli?
- Matrahta değişiklik
- Vergiye tabi işlemin ilk düzenlendiği tarihte belirlenen vergi matrahının, sonradan iade, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya benzeri bir sebeple azalması ya da değişmesidir. Madde bu değişikliğin sebebini sınırlı saymamış, "sair sebepler" ifadesiyle genel bir kapsam bırakmıştır.
- Düzeltme
- Matrahta değişiklik olan mükellefin, daha önce borçlandığı ya da indirim konusu yaptığı vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun biçimde yeniden hesaplayarak kaydını değiştirmesidir. Düzeltme, değişikliğin meydana geldiği dönem içinde yapılır.
- Fiilen işletmeye girme
- İade edilen malın mükellefin işletmesinde gerçekten kullanılmaya başlamasıdır. Malın yalnızca iade belgesiyle geri dönmesi bu koşulu karşılamaz; girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi de ayrıca gerekir.
- Vergiyi borçlanan mükellef ile indirim hakkı olan mükellef
- Madde iki tarafı ayrı ayrı anar: işlemi yapan satıcı vergiyi borçlandığı için düzeltmeyi onun yapması gerekir; işleme muhatap olan alıcı ise indirdiği vergiyi düzeltir. Her iki taraf da değişikliğin mahiyetine uygun ayarlama yapar.
Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi: hangi şartlar aranır?
- Vergiye tabi bir işlemin yapılmış olması ve bu işlem nedeniyle vergi borcunun ya da indirim hakkının doğmuş bulunması gerekir.
- Sonradan matrahta değişiklik meydana gelmiş olmalıdır; değişiklik mal iadesi, işlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair bir sebepten kaynaklanabilir.
- Düzeltme, değişikliğin vukuu bulduğu dönem içinde yapılmalıdır.
- Düzeltme, değişikliğin mahiyetine uygun şekilde yapılmalıdır.
- İade halinde, iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması gerekir.
- İade halinde, bu işletmeye girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmiş olması gerekir; bu gösterim yapılmamışsa düzeltme hakkı doğmaz.
Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi: hangi sonuçları doğurur?
- Matrahta değişiklik olduğunda vergi düzeltmesi, değişikliğin vukuu bulduğu dönem içinde yapılır.
- Satıcı, borçlandığı vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun olarak düzeltir.
- Alıcı, indirim hakkı bulunan vergiyi değişikliğin mahiyetine uygun olarak düzeltir.
- Mal iadesi halinde iade olunan malların fiilen işletmeye girmiş olması ve bu girişin defter kayıtları ile beyannamede gösterilmesi şarttır; bu koşul gerçekleşmezse iade nedeniyle düzeltme yapılamaz.
- Madde, düzeltmenin hangi tutar üzerinden yapılacağını ayrıntılı biçimde hesaplamaz; bu, değişikliğin mahiyetine göre belirlenir.
Satıcı ile alıcı arasındaki fark nedir?
Vergiye tabi işlemi yapan ve vergiyi borçlanan mükellef (satıcı), borçlandığı vergiyi düzeltir.
İşleme muhatap olan ve indirim hakkı bulunan mükellef (alıcı), indirdiği vergiyi düzeltir.
Her iki tarafın düzeltme yükümlülüğü ayrı bir işlem olarak yapılır; birinin düzeltmesi diğerinin düzeltme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
İade ile diğer matrah değişiklikleri arasındaki fark nedir?
Malın iadesi halinde madde, malın fiilen işletmeye girmesini ve bunun kayda geçirilmesini ek koşul olarak arar.
İşlemin gerçekleşmemesi, işlemden vazgeçilmesi veya sair sebeplerde bu ek koşul metinde yer almaz.
Mal iadesine dayanan düzeltmede fiili işletmeye giriş ve kayıt şartı aranır; diğer hallerde metin bu şartı öngörmez.
Matrah ve indirim miktarlarının değişmesi: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Mal iadesinde fiilen işletmeye girişi ve bunun defter ile beyannamede gösterilmesini aramamak; bu koşul madde metninde açıkça şart koşulmuştur.
- Düzeltmeyi değişikliğin vukuu bulduğu dönemden sonraki bir döneme bırakmak; madde düzeltmeyi bu dönem içinde yapmayı öngörür.
- Alıcının düzeltmesini satıcının düzeltmesi yerine geçen bir işlem saymak; her iki mükellef kendi yükümlülüğünü ayrı ayrı yerine getirir.
- Düzeltmeyi yalnızca iade belgesine dayanarak yapmak ve malın gerçekten işletmeye girdiğini araştırmamak.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- Mal iadesi nedeniyle yapılan düzeltmelerde iade-değişim belgeleri, e-fatura ve ilgili vergi dairesinin cevabı birlikte değerlendirilmekte; düzeltmenin m.35 çerçevesinde vergi doğurup doğurmayacağı bu belgelerle birlikte incelenmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1485 E., 2025/232 K., 13.02.2025)
- Matrahta değişiklik sonucu düzeltme yapılırken m.35 hükmünün yanında m.26 ve m.24 hükümleri de birlikte uygulanmakta, vergi ve ceza tarhiyatının konu unsuru bu hükümler dikkate alınarak incelenmektedir. (9. Daire, 2008/5755 E., 2010/1567 K., 31.03.2010; Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/1542 E., 2021/760 K., 26.05.2021)
- Vadeli satışlarda erken ödeme için yapılan iskontoların matrahı değiştirip değiştirmediği ve bu değişikliğin m.35 kapsamına girip girmediği uyuşmazlıklarda ayrıca tartışılmıştır. (11. Daire, 1998/1006 E., 1998/3394 K., 12.10.1998)
Nasıl ispat edilir?
- Düzeltmeyi talep eden mükellef, matrahta değişikliğin gerçekleştiğini ve bunun vukuu bulduğu dönemi belgelerle ispat etmekle yükümlüdür; iade-değişim belgesi, fatura ve ilgili yazışmalar bu amaçla kullanılır.
- Mal iadesine dayanan düzeltmede, iade olunan malların fiilen işletmeye girdiğini ispat yükü mükellefindir; bu girişin defter kayıtları ve beyanname ile gösterildiğinin belgelenmesi gerekir. Bu belgeler bulunmazsa düzeltme yapılamaz.
- Vergi idaresi, düzeltmenin dayanağı olan iade veya matrah değişikliğinin gerçek olmadığını ileri sürerse, bu savunmayı kendi tespitleriyle ispatlamak zorundadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 sayılı Kanun m.26: Matrahta değişiklik halleri ve bunların vergi doğurucu sonuçlarına ilişkin kararlarda (K1 ve K4'te) birlikte anılmaktadır; m.35 düzeltme yükümlülüğünü düzenlerken m.26 ilgili düzeltme halleriyle bağlantılıdır.
- 3065 sayılı Kanun m.24: Vergi indiriminin koşullarını düzenler; alıcının m.35 kapsamında düzeltme yapabilmesi için indirim hakkının doğmuş olması gerekir.
KDV Kanunu m.36 — Yetki
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 36. maddesi, Cumhurbaşkanına indirim hakkını kısmen veya tamamen kaldırma, kısıtlanan mal ve hizmetleri belirleme yetkisi verir; süresinde iade talep edilmeyen KDV'nin gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider yazılmasına imkân tanır; iade talebinde bulunulabilecek asgari tutarı belirler; iade alacağının mahsup edileceği vergi borçları ile iadeye ilişkin usul ve esasları Hazine ve Maliye Bakanlığına bırakır ve mükelleflerin vergisel uyum seviyelerine göre farklı iade yöntemleri tespit etme yetkisini düzenler. Madde, mükelleflerin iade alacağına ilişkin bireysel talep hakkının kullanımını doğrudan düzenlemez. Vergi tarhı, ceza ve iade süreçlerinin genel usulü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenir ve bu madde o usulü değiştirmez.
Yetki: hangi kavramlar bilinmeli?
- İndirim hakkının kaldırılması veya kısıtlanması
- Cumhurbaşkanının, belirli mal veya hizmetler bakımından yüklenilen KDV'nin indirim yoluyla düşülmesini kısmen ya da tamamen engellemesi veya bu hakkı yeniden tanımasıdır. Yetki, kısıtlanacak mal veya hizmetlerin belirlenmesini de kapsar.
- İade hakkı doğuran işlemler
- Kanun uyarınca KDV iadesine konu olan işlemlerdir. Bu işlemlerden kaynaklanan iade talepleri, vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi esas olan taleplerdir.
- Vergisel uyum seviyesi
- Mükellefin vergisel ödevlerini yerine getirme düzeyidir. Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükellefiyet süresi, çalışan sayısı, aktif ve özsermaye büyüklüğü, ödenen vergi tutarı, ödevlerin zamanında yerine getirilmesi ve sahte veya yanıltıcı belge kullanımı gibi ölçütlere göre bu seviyeyi belirler.
- Mahsup
- İade alacağının mükellefin vergi borçlarına karşılık sayılmasıdır. Mahsup edilecek vergi borçlarının türünü Hazine ve Maliye Bakanlığı belirler.
- Gider yazılması
- Süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve sonraki dönemlere devredilen KDV'nin gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmasıdır. Bu imkân Cumhurbaşkanı kararına bağlıdır.
Yetki: hangi şartlar aranır?
- Yetkinin kullanılabilmesi için Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılmış bir karar bulunmalıdır; madde doğrudan bir indirim kısıtlaması kurmaz, yetkiyi tanır.
- Kısıtlama yapılacaksa kısıtlanacak mal veya hizmetlerin açıkça belirlenmiş olması gerekir.
- İade talebi, Cumhurbaşkanınca belirlenen asgari tutarın üzerinde olmalıdır.
- İade hakkı doğuran bir işlemden kaynaklanmalıdır.
- İade talebinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesi esastır.
- Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin vergisel uyum seviyesine göre farklı iade yöntemi uygulayabilir; uyum seviyesi tespiti için madde metnindeki ölçütler esas alınır.
- Süresinde iade talep edilmeyen ve indirim yoluyla sonraki dönemlere devredilen KDV'nin gider yazılmasına imkân tanınacaksa, bu imkânın Cumhurbaşkanı kararıyla açıkça tanınmış olması gerekir.
Yetki: hangi sonuçları doğurur?
- Cumhurbaşkanı indirim hakkını kaldırmış veya kısıtlamışsa, kısıtlanan mal veya hizmetler bakımından yüklenilen KDV indirim yoluyla düşülemez.
- Kısıtlama kararında belirlenen mal ve hizmetler dışında kalan işlemler bakımından indirim hakkı devam eder.
- İade talebi asgari tutarın altında kalıyorsa iade yapılmaz ve alacak sonraki dönemlere devredilir.
- İade hakkı doğuran işlemlerde iade, vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
- Mükellefin vergisel uyum seviyesi olumsuz çıkarsa farklı iade yöntemi uygulanabilir.
- İade alacağı, Bakanlıkça belirlenen vergi borçlarına mahsup edilebilir.
- Süresinde iade talep edilmeyen ve devreden KDV, yetki kullanılmışsa gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider yazılabilir.
- Madde, iade hakkını doğrudan kurmaz; iade hakkı ilgili KDV kanunu hükümlerinden doğar ve bu madde yalnızca yöntem ve sınırları belirler.
- Madde, Anayasa Mahkemesinin 22/7/2025 tarihli kararıyla değişen ibareler bakımından, 'indirim veya iade hakkı' ifadelerindeki 'veya iade' kısımlarının iptal edildiğini gösterir; bu nedenle yetki kapsamı indirim hakkıyla sınırlı okunmalıdır.
İndirim hakkının kaldırılması ile kısıtlanması ile iade yöntemi düzenlemesi arasındaki fark nedir?
Cumhurbaşkanının indirim hakkını kaldırması veya kısıtlaması, mal veya hizmet bazında indirimi engeller ya da sınırlar.
Hazine ve Maliye Bakanlığının iade yöntemi ve mahsup usulünü belirlemesi, indirimin kullanılmasından sonra doğan iade alacağının nasıl yerine getirileceğini düzenler.
Birincisi yetkisi Cumhurbaşkanına, ikincisi Bakanlığa aittir; iki düzenleme aynı işlem için farklı kurumlarca ve farklı aşamada yapılır.
Mükellefin vergisel uyum seviyesine göre farklı iade yöntemi ile genel iade yöntemi arasındaki fark nedir?
Uyum seviyesi yüksek mükelleflere, Bakanlıkça belirlenen ölçütlere göre farklı iade yöntemi uygulanabilir.
Uyum seviyesi ölçütlerine göre farklı bir yöntem tespit edilmemiş mükellefler için genel iade usulü geçerlidir.
Uyum seviyesine göre yöntem farklılaştırılabilir; ancak ölçütler madde metnindeki kriterlerle sınırlıdır ve sahte belge gibi olumsuz tespitler ayrı bir değerlendirme gerektirir.
İade talebinin yerine getirilmesi ile vergi inceleme raporu arasındaki fark nedir?
İade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan talepler, vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.
İade hakkı doğurmayan işlemler veya iade talebi olmayan kalemler bakımından bu esas uygulanmaz.
Yalnızca iade hakkı doğuran işlemlerde inceleme raporu esastır; diğer hallerde madde bu esası kurmaz.
Gider yazılması imkânı ile iade alacağı arasındaki fark nedir?
Süresi içinde iadesi talep edilmeyen ve devredilen KDV, Cumhurbaşkanı izniyle gelir veya kurumlar vergisi matrahında gider yazılabilir.
Gider yazılması imkânı tanınmamışsa devreden KDV iadesi ya da sonraki dönem indirimi yoluyla giderilmeye devam eder.
Gider yazılması yalnızca yetki kullanılmışsa mümkündür; aksi halde devreden vergi matrah üzerinde gider sayılmaz.
Yetki: sık yapılan hatalar nelerdir?
- Birinci fıkradaki 'veya iade' ibarelerinin AYM'nin 22/7/2025 tarihli kararıyla iptal edilmiş olmasını göz ardı ederek eski metne dayanmak; iptal edilen ibareleri yürürlükteymiş gibi yorumlamak.
- Mahsup yetkisini iade hakkının doğrudan kaynağı saymak; iade hakkı KDV Kanunundan doğar, bu madde yalnızca yöntemi belirler.
- Asgari iade tutarını kanunda sabit bir rakam sanmak; tutar Cumhurbaşkanınca belirlenir ve madde metninde bir rakam yoktur.
- Cumhurbaşkanı kararı olmaksızın süresinde iade talep edilmeyen KDV'yi gider yazmak; bu imkân yalnızca yetki kullanıldığında vardır.
- Uyum seviyesi ölçütlerini kanun dışında ek kriterlerle genişletmek; ölçütler madde metninde sayılanlarla sınırlıdır.
Uygulamada nasıl yorumlanıyor?
- İndirim hakkının kısıtlanmasına ilişkin Maliye Bakanlığı düzenlemelerinin, kanunda belirlenmemiş bir kısıtlamayı getirdiği gerekçesiyle yetki aşımı iddiası ileri sürülmüştür ve bu iddialar Kurulca incelenmiştir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 1997/63 E., 1997/517 K., 19.12.1997)
- Tevkifat uygulamasının KDV'ye yönelik bir vergi güvenlik müessesesi olduğu ve bu yetkinin 36. maddeyle birlikte değerlendirildiği kabul edilmektedir. (Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/389 E., 2024/1005 K., 13.11.2024)
- Maliye Bakanlığına mükellef tanımlaması ve iade usulleri belirleme yetkisinin 36. madde kapsamında kullanılıp kullanılmadığı, temyiz incelemelerinde tartışılmıştır. (9. Daire, 2023/6188 E., 2024/2342 K., 30.04.2024; 9. Daire, 2023/5595 E., 2024/2340 K., 30.04.2024; 9. Daire, 2023/6169 E., 2024/2345 K., 30.04.2024)
Nasıl ispat edilir?
- Yetki aşımı iddiasını ileri süren mükellef, düzenleyici işlemin 36. maddede tanınan yetkinin dışına çıktığını ispatlamakla yükümlüdür.
- Kısıtlamanın kapsamını belirleyen Cumhurbaşkanı kararı ve ilgili düzenleyici işlem, yazılı belge olarak ileri sürülür.
- Uyum seviyesine göre farklı iade yöntemi uygulanmasında, Bakanlığın dayandığı ölçütlerin (mükellefiyet süresi, çalışan sayısı, ödenen vergi, sahte belge kaydı vb.) somut veriyle gösterilmesi gerekir; yanlış değerlendirme iddiası mükellef tarafından ispatlanır.
- İade talebinin vergi inceleme raporuna dayandığı, idarenin ilgili raporu dosyaya sunmakla ispat yükü altındadır.
Hangi maddelerle birlikte okunmalı?
- 3065 m.29: Maddenin 7104 sayılı Kanunla değişen ibaresinin yürürlük tarihini düzenleyen hükümdür; ihracat bedeline göre iade yetkisi 1/1/2019 tarihinden itibaren geçerlidir.
- 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu: Maddede anılan indirim ve iade hakkı, KDV Kanununun indirim ve iade hükümlerine bağlıdır; bu madde yetkiyi tanır, hakkın kendisini kurmaz.
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu: Vergi inceleme raporu, tarh ve ceza usulü için VUK hükümleri uygulanır; maddenin inceleme raporu esasına dayanan iade düzeni bu usulle birlikte işler.
Konuda geçen kararlar
35 karar- Hukuk Genel Kurulu, 2017/1158 E., 2021/933 K., 06.07.2021İlgili madde: m.28
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1401 E., 2025/744 K., 08.10.2025İlgili madde: m.28
- 3. Daire, 2023/2050 E., 2025/3407 K., 23.09.2025İlgili madde: m.30, m.33
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1224 E., 2025/59 K., 05.02.2025İlgili madde: m.30
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1225 E., 2025/60 K., 05.02.2025İlgili madde: m.30
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1232 E., 2025/61 K., 05.02.2025İlgili madde: m.30
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2023/1244 E., 2025/62 K., 05.02.2025İlgili madde: m.30
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2024/460 E., 2024/1126 K., 04.12.2024İlgili madde: m.32
- 3. Daire, 2023/2779 E., 2024/5093 K., 04.10.2024İlgili madde: m.28
- 3. Daire, 2023/3133 E., 2024/5092 K., 04.10.2024İlgili madde: m.28
Diğer 25 karar
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2021/624 E., 2023/259 K., 29.03.2023İlgili madde: m.35
- 4. Daire, 2021/4611 E., 2023/769 K., 16.02.2023İlgili madde: m.32
- 3. Daire, 2018/5509 E., 2021/2834 K., 02.06.2021İlgili madde: m.32
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2019/1542 E., 2021/760 K., 26.05.2021İlgili madde: m.35
- 9. Daire, 2008/5755 E., 2010/1567 K., 31.03.2010İlgili madde: m.35
- 4. Daire, 2007/751 E., 2009/6344 K., 07.12.2009İlgili madde: m.33
- 9. Daire, 2007/5871 E., 2008/3726 K., 09.07.2008İlgili madde: m.34
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2002/519 E., 2003/335 K., 13.06.2003İlgili madde: m.33
- Vergi Dava Daireleri Kurulu, 2002/530 E., 2003/346 K., 13.06.2003İlgili madde: m.33
- 7. Daire, 2002/164 E., 2003/556 K., 11.03.2003İlgili madde: m.32
- 7. Daire, 2000/6432 E., 2002/3112 K., 04.10.2002İlgili madde: m.33
- 11. Daire, 1998/3664 E., 1999/4198 K., 15.11.1999İlgili madde: m.32
- 11. Daire, 1998/1006 E., 1998/3394 K., 12.10.1998İlgili madde: m.35
- 11. Daire, 1995/4264 E., 1996/497 K., 07.02.1996İlgili madde: m.33
- Birinci Bölüm, 2016/55435 E., 08.09.2020İlgili madde: m.34
- İkinci Bölüm, 2016/780 E., 24.06.2020İlgili madde: m.34
- Birinci Bölüm, 2015/4255 E., 09.06.2020İlgili madde: m.34
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, 2024/1635 E., 2026/204 K., 05.02.2026İlgili madde: m.28
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1367 E., 2025/258 K., 20.02.2025İlgili madde: m.35
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2022/1485 E., 2025/232 K., 13.02.2025İlgili madde: m.35
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, 2021/1554 E., 2024/201 K., 08.02.2024İlgili madde: m.32
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, 2020/893 E., 2024/140 K., 11.01.2024İlgili madde: m.28
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 2021/216 E., 2023/1089 K., 06.07.2023İlgili madde: m.34
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, 2019/2040 E., 2022/396 K., 21.03.2022İlgili madde: m.34
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, 2021/975 E., 2021/1169 K., 09.06.2021İlgili madde: m.30
Bağlayıcılık derecesine göre sıralı (Anayasa Mahkemesi, içtihadı birleştirme, genel kurullar, daireler); her grupta yeni karar önce. Tam metin karar deposundan istek üzerine yüklenir. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Madde bağlantıları, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içeren güncel metne gider.
Bu konudaki maddelerde bilinen en yeni değişiklik: 28.07.2024 (m.36).
Anlatım 21.10.2026 tarihinde derlendi. Bağlayıcı olan madde metnidir.
Bu konuyu panelde çalış
Panelde bu konu 6. Katma Değer Vergisi Kanunu bölümünde yer alıyor.
Panelde çalış