Anayasa Madde 25VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

Madde, herkesin düşünce ve kanaat hürriyetine sahip olduğunu ve kimsenin düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağını, bunlar sebebiyle kınanamayacağını ve suçlanamayacağını düzenler. Düşünce ve kanaatin iç dünyada kalan boyutunu mutlak koruma altına alır. Madde, herkese ve devletin bütün organlarına karşı uygulanır. Madde, düşüncenin dış dünyaya yansıtılmasını ve yayılmasını düzenlemez; bu alan 26. maddededir (m.26).

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • Düşünce ve kanaat hürriyeti
  • Kınanma ve suçlanma yasağı
  • Zorlanmama güvencesi

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

5 karar arasından seçildi

İçtihat ayrılığı olabilir: bu maddede en yeni Genel Kurul kararı (21.02.2024, onama) önceki Kurul kararlarının çoğunluğuna zıt yönde. Kararları metinleriyle birlikte okuyun.

  1. Hukuk Genel Kurulu E.2017/1834 K.2019/501 T.2019-04-30
    Hukuk Genel KuruluOnamaYerleşik içtihat
    Konunun iç hukukumuzda nasıl yer aldığı hususuna gelince; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 25. maddesine göre, herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir ve her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
  2. Ceza Genel Kurulu E.2020/214 K.2023/466 T.2023-09-20
    Ceza Genel KuruluBozmaYerleşik içtihat
    Görüldüğü gibi Sözleşme'nin 10. maddesinin birinci fıkrası ile Anayasa’nın 25 ve 26. maddelerinde ifade (düşünce) hürriyeti en geniş anlamıyla güvence altına alınmıştır.

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddenin ders anlatımı

  • Düşünce ve Kanaat Hürriyeti
    Anayasa Hukuku · 2.2 Kişinin Hak ve Ödevleri · 11:56
Ders videosunu platformda izle

Bu maddeye özel soru

Anayasa Hukuku

Stratejik önemi haiz bir kamu kurumunun personel alım sürecinde, adaylara yönelik sözlü sınavda komisyon tarafından adayın siyasi eğilimleri, toplumsal olaylara ilişkin felsefi kanaatleri ve mensubu olduğu dini cemaatlere dair sorular yöneltilmiştir. Komisyon, bu soruların 'devlet memurunun sadakat yükümlülüğü ve tarafsızlık ilkesiyle uyumunu ölçme' amacı taşıdığını ve görevin hassasiyeti gereği zorunlu olduğunu belirtmiştir. Adaylardan bir kısmının bu sorulara cevap vermekten imtina etmeleri üzerine mülakat sürecinden elenmeleri durumu, 1982 Anayasası’nın temel hak ve hürriyetler rejimi çerçevesinde nasıl değerlendirilmelidir?

  1. A) Anayasa'nın 70. maddesinde düzenlenen 'görevin gerektirdiği nitelikler' ilkesi uyarınca, görevin hassasiyeti ve 657 sayılı Kanun'daki tarafsızlık yükümlülüğü göz önüne alındığında, komisyonun bu yönde bir değerlendirme yapması meşrudur.
  2. B) Anayasa'nın 10. maddesindeki kanun önünde eşitlik ilkesi gereğince, bu sorular tüm adaylara ayrım gözetilmeksizin sorulduğu sürece, uygulamanın anayasallığı tartışmalı hale gelmez.
  3. C) Anayasa'nın 26. maddesi uyarınca, milli güvenlik ve kamu düzeni gibi gerekçelerle düşünceyi açıklama hürriyeti sınırlandırılabildiğinden, stratejik bir kurumun bu amaçla adayların düşüncelerini öğrenmeye çalışması anayasal sınırlar içerisindedir.
  4. D) 1982 Anayasası'na göre, her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamayacağından, komisyonun eylemi Anayasa'ya açıkça aykırıdır.
  5. E) Anayasa'nın 5. maddesinde sayılan Devletin temel amaç ve görevleri, Cumhuriyet'i ve demokrasiyi koruma yükümlülüğünü de içerdiğinden, bu göreve atanacak kişilerin bağlılığının denetlenmesi amacıyla yapılan uygulama hukuka uygundur.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl