2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 101

İcra ve İflas Kanunu 101. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 101 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlunun eşi ve çocukları ve vasi veya kayyımı olduğu şahıslar evlenme, velayet veya vesayetten mütevellit alacaklar için önce icrası lazım gelen takip merasimine lüzum olmaksızın ilk haciz üzerine satılan malın tutarı vezneye girinceye kadar aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Şu kadar ki bu hak ancak haciz, vesayetin veya velayetin veya evliliğin devamı esnasında veya zevalini takip eden sene içinde yapıldığı takdirde istimal olunabilir. Bir dava veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz. Borçlunun reşit çocukları Kanunu Medeninin 321 inci maddesine müstenit alacaklarından dolayı önce icrası lazım gelen takip merasimine hacet kalmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilirler. Sulh mahkemesi dahi küçükler, vesayet altında bulunanlar veya kendilerine kayyım tayin edilmiş olanlar namına aynı suretle hacze iştirak edebilirler. (Değişik: 18/2/1965-538/56 md.) İcra dairesi iştirak taleplerini borçlu ve alacaklılara bildirir. Onlara, itiraz etmeleri için yedi günlük bir mühlet verir. İtiraz halinde iştirak talebinde bulunan kimsenin hacze iştiraki muvakkaten kabul olunur ve yedi gün içinde dava açması lüzumu bildirilir. Bu süre içinde dava açmazsa iştirak hakkı düşer. Açılacak davaya basit yargılama usulüne göre bakılır. Nafaka ilamına istinat eden alacaklı önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir. Suiniyet hali müstesnadır. Haciz tutanağı tanzimi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

75 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2022/2151 E., 2023/1409 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
çesinde; nafaka alacağının tahsili için ilamlı takip yaptıklarını, borçlunun SGK’dan olan hak edişleri ile ilgili olarak sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının nafaka alacağı olmasına rağmen sıra cetvelinde yer verilmediğini, İİK nın 101. maddesine göre müvekkilinin hacze iştirak etmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2022/2151 E.  ,  2023/1409 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/593 E., 2022/107 K. ŞİKAYETÇİ : ... vekili Avukat ... ŞİKAYET OLUNANLAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... 3-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 23.06.2014 HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece; İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; şikayetin reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; nafaka alacağının tahsili için ilamlı takip yaptıklarını, borçlunun SGK’dan olan hak edişleri ile ilgili olarak sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının nafaka alacağı olmasına rağmen sıra cetvelinde yer verilmediğini, İİK nın 101. maddesine göre müvekkilinin hacze iştirak etmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunan ... vekili cevap dilekçesinde; İİK.nın 101. maddesinin hacze takipsiz iştirak müessesesini düzenlediğini, şikayetçinin bu madde çerçevesinde hacze iştirak talebinin mevcut olmadığını, İİK.nın 100. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir. Şikayet olunan Yüreğir ve Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; yokluklarında yapılan işlemlere muvafakatlerinin bulunmadığını, şikayetçinin hacze iştirakinin de kanuna aykırı olduğunu, 6183 sayılı Kanunun 21. maddesi ile kamu alacaklarına öncelik hakkı tanındığını, dava dışı borçlunun vergi borcunun bulunduğunun sabit olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin: 26/11/2015 tarihli ve2014/407 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararıyla; şikayetçinin nafaka alacağının İİK'nın 206. maddesindeki imtiyazlı alacak durumunun bulunmadığı ancak İİK'nın 101. maddesi gereğince ilk hacze iştirak edebileceği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 18.12.20218 tarihli ve 2016/1741 Esas, 2018/5921Karar sayılı kararıyla; şikayete konu sıra cetvelinde yer alan ve hakkı etkilenebilecek olan Yüregir Vergi Dairesi ve Ziyapaşa Vergi Dairesine usulüne uygun olarak tebligat çıkarılarak taraf teşkilinin sağlaması ve yargılamaya bu şekilde devam edilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin10.10.2019 tarih ve 2019/151 Esas 2019/702 Karar sayılı kararı ile; İİK.nun 100., 101. ve 206 maddelerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda nafaka gibi aile hukukundan doğan alacakların sıra cetvelinde imtiyazlı olduğu, İİK.nın 101/son maddesinin nafaka ilamına müstenit alacaklının takip merasimine lüzum olmadan takibe iştirak edebileceğinin öngörüldüğü, nafaka alacağının dayanağı ilamın tarihi ve dava tarihi gözönüne alındığında işbu alacağın İİK.nın 206. maddesindeki imtiyazlı alacak durumunun olamayacağı ancak İİK.nın 101. maddesi gereğince ilk hacze iştirak edebileceği, gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunanlar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemiz 13.10.2021 tarihli 2021/782 Esas, 2021/839 Karar sayılı ilamı ile; sıra cetvelinin düzenlendiği şikayet edilenin takip dosyasının takip tarihinin 16.03.2012 olduğu, ilk haczin ilamsız icra takibi sonucu konulmuş olduğu, bu takipte konulan ilk hacze iştirak edecek alacaklının İİK’nın 100/2 bendi uyarınca “takipten önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama” istinat etmesi gerektiği, şikayetçinin nafaka alacağının 05.09.2012 tarihinde açmış olduğu dava sonrası aldığı ilama dayalı olduğu, bu durumda nafaka alacağının ilk hacze iştirak etmesi şartlarının mevcut olmadığı bu gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken İİK’nın 101/son fıkrasına yanlış mana verilerek şikayetin kabulü doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ilk haciz ilamsız takibe dayalı olup bu takipte konulan ilk hacze iştirak edecek alacaklının İİK’nın 100/2 bendi uyarınca “takipten önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama” istinat etmesinin gerektiği, şikayetçinin nafaka alacağının 05.09.2012 tarihli açmış olduğu dava sonrası aldığı ilama dayalı olduğu, sıra cetvelinin düzenlendiği şikayet edilenin takip dosyasının takip tarihi ise 16.03.2012 olduğu, bu durumda nafaka alacağının ilk hacze iştirak etmesi şartlarının mevcut olmadığı, düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçeside; müvekkili dosya alacağının ilama dayalı nafaka alacağı olduğunu, İİK madde 101 ve 206 ve diğer maddeleri gereğince dava konusu hacze iştirakinin mümkün olduğu, mahkemece Yargıtay ilamına karşı direnme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, İİK 100, 101 ve 206. maddeleri 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2021/782 E., 2021/839 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
i vekili, nafaka alacağının tahsili için ilamlı takip yaptıklarını, borçlunun SGK’dan olan hak edişleri ile ilgili olarak sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının nafaka alacağı olmasına rağmen sıra cetvelinde yer verilmediğin, İİK’nın 101. maddesine göre müvekkilinin hacze iştirak etmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2021/782 E.  ,  2021/839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hüküm süresi içinde şikayet olunan ... vekilince duruşmalı ve şikayet olanlar Yüreğir Vergi Dairesi Müdürlüğü ve Ziyapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü vekillerince duruşmasız temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, nafaka alacağının tahsili için ilamlı takip yaptıklarını, borçlunun SGK’dan olan hak edişleri ile ilgili olarak sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin alacağının nafaka alacağı olmasına rağmen sıra cetvelinde yer verilmediğin, İİK’nın 101. maddesine göre müvekkilinin hacze iştirak etmesi gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemenin 26.11.2015 tarih 2014/407 E. - 2015/874 K. sayılı şikayetin kabulüne dair kararını şikayet olunan ... vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarihli 2016/1741 E. - 2018/5921 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu şikayetin kabulüne sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı şikayet olunanlar vekilleri temyiz etmiştir. İİK’nın 100. maddesi hacze iştirak hallerini düzenlemiştir. İİK’nın 101/1. maddesi takipsiz iştirakin borçlu ve alacaklılara bildirilerek itiraz edilmemesi halinde mümkün olabilen alacakları belirlemiş, İİK’nın 101/3. maddesi ise nafaka alacaklarının kötü niyet hali müstesna olmak üzere takipsiz aynı derecede hacze iştirak edebileceğini hüküm altına almıştır. Şikayetin konusu nafaka alacağı olduğu için İİK’nın 103/3. maddesi olayın çözümünde uygulanacak maddedir. Yukarıda belirtildiği gibi iştirak kanunun 100. maddesinde düzenlenmiştir. İlk hacze iştirak edebilecek alacaklının maddede 4 bent halinde sayılan hallerden birine sahip olması gerekir. Somut olaya geldiğimizde şikayet edilen ilk haciz sahibi ...'na ait Adana 12. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2313 E sayılı dosyasının takip tarihi 16.03.2012 tarihidir. Bu takip ilamsız icra takibi olduğu için bu takipte konulan ilk hacze iştirak edecek alacaklının İİK’nın 100/2 bendi uyarınca “takipten önce açılmış bir dava üzerine alınan ilama” istinat etmesi gerekir. Şikayetçinin nafaka alacağı 05.09.2012 tarihli açmış olduğu dava sonrası aldığı ilama dayalıdır. Sıra cetvelinin düzenlendiği şikayet edilenin takip dosyasının takip tarihi ise 16.03.2012’dir. Bu durumda nafaka alacağının ilk hacze iştirak etmesi şartları mevcut değildir. Bu gerekçelerle şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken İİK’nın 101/son fıkrasına yanlış mana verilerek şikayetin kabulü doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunanlar Muratpaşa ve Yüreğir Vergi daireleri vekilinin ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayet olunanlar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde şikayet olunan Nevzat Ecza Deposuna iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2017/914 E., 2020/4116 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK 101 maddesine göre nafaka alacağının ilk hacze iştirak edebileceği belirtilmiştir.
23. Hukuk Dairesi         2017/914 E.  ,  2020/4116 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Şikayetçi vekili, hazırlanan sıra cetvelinde 1. sıraya şikayet olunan alacaklının, 2. sıraya ise müvekkilinin yazıldığını, müvekkilinin haciz tarihinin daha önce olduğunu, 1. sırada yer alan birikmiş nafaka alacağının imtiyazlı değil adi alacak niteliğinde olduğunu ileri sürerek, 12.10.2015 tarihli sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir. Şikayet olunan vekili, müvekkili alacağının imtiyazlı alacak olması sebebiyle 1. sırada yer aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; nafaka alacakları öncelikli alacaklardan olup, gerek birikmiş gerekse işleyecek aylar nafakası kapsamı itibarı ile aynı önceliğe sahip olduğundan, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Haciz yolu ile takiplerde düzenlenen sıra cetvelinde kural, alacaklıların haciz tarihlerine göre sıralanmasıdır. Bunun için ilk kesin haciz sahibi alacaklı ve buna iştirak edebilecek diğer alacaklılar belirlenerek hacze iştirak dereceleri ve her derece içinde de sıralar oluşturulur. İİK 140/2 maddesi kanunun 206. maddesine atıf yapmakla haciz talep tarihinden önceki 1 yıl içinde tahakkuk eden nafaka alacağının rüçhanlı olduğunu hüküm altına almaktadır. İİK 101 maddesine göre nafaka alacağının ilk hacze iştirak edebileceği belirtilmiştir. Tüm bu hükümlerden anlaşılması gereken haciz sıra cetvellerinde nafaka alacağının İİK 101 maddesi uyarınca takibe ihtiyaç olmadan iştirak edebilmesi için icra dosyasında bir talebinin bulunması ve bu talebe alacaklının itiraz hakkının tanınması gerekir. Böyle bir talep olmaması halinde nafaka alacağının İİK 206. maddesi kapsamında rüçhanlı olabilmesi aynı zamanda İİK 100 madde kapsamında iştirak şartlarını da taşımasına bağlıdır. Somut olayda şikayet edilenin İİK 101 maddesi kapsamında iştirake ilişkin bir talebin bulunduğu tesbit edilemediğine göre İİK 140/2 ve 206/c maddeleri kapsamında uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklama ve ilkelere uygun olarak, şikayet olunanın haczinin, İİK 100. maddede yazılı ilk hacze iştirak şartlarının bulunması halinde İİK'nın 140/ 2. ve 3. maddesi hükümleri uyarınca, nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş olan kısmının, İİK.'nın 206/4-C maddesindeki imtiyazlı durumu nedeniyle satış bedelinden öncelikli olarak karşılanması, rüçhanlı olan 1 yıl dışında nafaka alacağı kalması halinde haciz tarihine göre sıraya kaydı yapılarak sonuca gidilmesi gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2022/5373 E., 2023/3273 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihlerinin tespitinin doğru olmasına rağmen kararın hatalı olduğunu, hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirlendiği, hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2022/5373 E.  ,  2023/3273 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1340 E., 2022/1374 K. DAVA TARİHİ : 18.04.2022 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/222 E., 2022/353 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/15 E. sayılı takip dosyasında 11.04.2022 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/4383 E. sayılı takip dosyasından konulan ihtiyati haczin öncelikli olduğunu, müvekkilinin takip dosyasındaki kesin haciz tarihinin sıra cetvelinde yer verilmemesinin hatalı olduğunu, birden fazla ihtiyati haczin bulunması halinde kesin hacze dönüşme tarihlerine göre sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin takip dosyasının ihtiyati haciz ve kesin haciz tarihlerinin açıklanmadan oluşturulan sıra cetveline itiraz ettiklerini, şikayet olunanın takip dosyasından konulan haciz için en geç 21.07.2019 tarihine kadar satış avansının yatırılması gerektiğini, şayet bu durum tespit edilmediği takdirde şikayet olunanın haczinin düştüğünü, bu hususun araştırılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunanlar vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinde bedeli paylaşıma konu araç üzerine konulan haczin düşmediğini, süresi içerisinde satış talebinde bulunup satış avansını yatırdıklarını savunarak şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin takip dosyasında bedeli paylaşıma konu araçlar üzerine 28.12.2018 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 08.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati haczin 18.01.2019 tarihinde kesin hacze dönüştüğü ancak 18.01.2019 tarihli haczin, İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde satış talebinde bulunup satış avansı yatırılmadığından düştüğü, şikayetçinin 22.04.2019 tarihli haczinin ise şikayet olunanın süresinde satış talep edip satış avansını yatırdığı 20.01.2019 tarihli kesin haczinden sonraki tarihli olduğu, sıra cetvelinin haciz tarihlerine göre usulüne uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihlerinin tespitinin doğru olmasına rağmen kararın hatalı olduğunu, hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirlendiği, hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasında sıra cetveline konu 55 BK 039 ve 55 SD 003 plaka sayılı araçlar üzerine konulan haciz 18.01.2019 tarihi itibariyle kesin hacze dönüşmüş ise de, şikayetçi alacaklının İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde usulüne uygun satış talebi olmadığından satış tarihi itibari ile bu hacizlerin düşmüş olduğu, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında 02.01.2019 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin 10.01.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 20.01.2019 tarihinde ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüştüğü, kesin haciz tarihinden itibaren şikayet olunan alacaklı vekilinin İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde 07.03.2019 tarihinde satış talebinde bulunarak satış avansını yatırdığı, şikayete konu sıra cetvelinin usulüne uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; ilk ihtiyati haczin müvekkilinin takip dosyasında konulduğunu, -hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirleneceğini, müvekkilinin ihtiyati haciz ve kesin haciz tarihleri açıklanmadan oluşturulan sıra cetvelinin hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 100, 106 ve 142 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2022/5374 E., 2023/3272 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihlerinin tespitinin doğru olmasına rağmen kararın hatalı olduğunu, hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirlendiği, hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6. Hukuk Dairesi         2022/5374 E.  ,  2023/3272 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1339 E., 2022/1375 K. DAVA TARİHİ : 22.04.2022 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/233 E., 2022/354 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; Samsun İcra Müdürlüğünün 2019/15 E. sayılı takip dosyasında 11.04.2022 tarihinde düzenlenen sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu Çarşamba İcra Müdürlüğünün 2018/4383 E. sayılı takip dosyasından konulan ihtiyati haczin öncelikli olduğunu, müvekkilinin takip dosyasındaki kesin haciz tarihinin sıra cetvelinde yer verilmemesinin hatalı olduğunu, birden fazla ihtiyati haczin bulunması halinde kesin hacze dönüşme tarihlerine göre sıra cetveli düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin takip dosyasının ihtiyati haciz ve kesin haciz tarihlerinin açıklanmadan oluşturulan sıra cetveline itiraz ettiklerini, şikayet olunanın takip dosyasından konulan haciz için en geç 21.07.2019 tarihine kadar satış avansının yatırılması gerektiğini, şayet bu durum tespit edilmediği takdirde şikayet olunanın haczinin düştüğünü, bu hususun araştırılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet olunanlardan ... vekili cevap dilekçesinde; sıra cetvelinde bedeli paylaşıma konu araç üzerine konulan haczin düşmediğini, süresi içerisinde satış talebinde bulunup satış avansını yatırdıklarını savunarak şikayetin reddini istemiştir. Şikayet olunanlardan Samsun 19 Mayıs Vergi Dairesi Müdürlüğü şikayete cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin takip dosyasında bedeli paylaşıma konu araç üzerine 28.12.2018 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya 08.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtiyati haczin 18.01.2019 tarihinde kesin hacze dönüştüğü ancak 18.01.2019 tarihli haczin, İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde satış talebinde bulunup satış avansı yatırılmadığından düştüğü, şikayetçinin 22.04.2019 tarihli haczinin ise şikayet olunanın süresinde satış talep edip satış avansını yatırdığı 20.01.2019 tarihli kesin haczinden sonraki tarihli olduğu, sıra cetvelinin haciz tarihlerine göre usulüne uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi vekili istinaf dilekçesinde; ihtiyati hacizlerin kesin hacze dönüşme tarihlerinin tespitinin doğru olmasına rağmen kararın hatalı olduğunu, hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirlendiği, hacizlerinin ilk sırada olması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin alacaklı olduğu takip dosyasında sıra cetveline konu 06 FK 0178 plaka sayılı araç üzerine konulan haciz 18.01.2019 tarihi itibariyle kesin hacze dönüşmüş ise de, şikayetçi alacaklının İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde usulüne uygun satış talebi olmadığından satış tarihi itibari ile bu haczinin düşmüş olduğu, şikayet olunanın alacaklı olduğu takip dosyasında 02.01.2019 tarihinde ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin 10.01.2019 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, 20.01.2019 tarihinde ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğü, kesin haciz tarihinden itibaren şikayet olunan alacaklı vekilinin İİK'nın 106. maddesi uyarınca 6 aylık yasal süre içinde 26.06.2019 tarihinde satış talebinde bulunarak satış avansını yatırdığı, şikayete konu sıra cetvelinin usulüne uygun olarak düzenlendiği gerekçesiyle, şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; ilk ihtiyati haczin müvekkilinin takip dosyasında konulduğunu, -hacze iştirak edebilecek alacaklıların İİK'nın 100, 101 ve 268. maddelerine göre belirleneceğini, müvekkilinin ihtiyati haciz ve kesin haciz tarihleri açıklanmadan oluşturulan sıra cetvelinin hatalı olduğunu belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 100, 106 ve 142 nci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İmtiyazlı (Takipsiz) iştirak talebinde bulunabilecek "Borçlunun Eşi" için aranan şart nedir?

A) Alacağın evlilik birliği içinde doğmuş olması.
B) Boşanma davasının açılmış olması.
C) Alacağın resmi senede bağlı olması.
D) Alacağın ticari bir ilişkiden doğması.
E) Eşin ayrı yaşaması.

Bu maddeyle ilgili 9 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol