2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 153

İcra ve İflas Kanunu 153. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 153/a – (Ek: 14/1/2011-6103/41 md.) Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır. İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır. Gemi ipoteklerinin paraya çevrilmesinde, geminin ihtiyaten haczedildiği veya geminin sicile kayıtlı olduğu yer icra dairesi yetkilidir. Taşınır rehninin ve ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin müşterek hükümler, gemiler üzerindeki rehin haklarının paraya çevrilmesine de uygulanır; şu kadar ki, bu Kanunun: 1. 150/e maddesinin birinci fıkrasında öngörülen süre, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için üç aydır. 2. 150/h maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1377 nci maddesi uygulanır. 3. 151 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir. 4. 153 üncü maddesinin yerine Türk Ticaret Kanununun 1052 ve 1053 üncü maddeleri uygulanır. ALTINCI BAP İflas yoliyle takip I – YETKİ: İflas takiplerinde yetkili merci:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2014/535 E., 2014/19045 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi
rını almadıkları gibi icra takibine itirazda bulunduklarını açıklayarak İcra Mahkemesi'nden ipoteğin fekkini istemiş, Mahkemece, borcun İcra Dairesine yatırıldığı ve ipotek alacaklılarına usulüne uygun muhtıra tebliğ edildiği gerekçesiyle, İİK'nun 153. maddesi uyarınca ipoteğin fekkine karar verilmesi üzerine, hüküm, ipotek alacaklıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2014/535 E.  ,  2014/19045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/09/2013 NUMARASI : 2013/119-2013/212 Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Talepte bulunan vekili, ipotek bedelinin Tekirdağ 2. İcra Müdürlüğü'nün 2011/4488 Esas sayılı dosyasına yatırıldığını, ipotek alacaklılarının, tebliğata rağmen İcra Dairesine gelerek paralarını almadıkları gibi icra takibine itirazda bulunduklarını açıklayarak İcra Mahkemesi'nden ipoteğin fekkini istemiş, Mahkemece, borcun İcra Dairesine yatırıldığı ve ipotek alacaklılarına usulüne uygun muhtıra tebliğ edildiği gerekçesiyle, İİK'nun 153. maddesi uyarınca ipoteğin fekkine karar verilmesi üzerine, hüküm, ipotek alacaklıları vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK'nun 153. maddesinde; "ipotek ile temin edilmiş vadesi gelmiş bir alacağın borçlusu icra dairesine müracaatla alacaklının gaip ve ikametgahının meçhul bulunduğunu veya alacağı almaktan ipoteği çözmekten imtina ettiğini beyan ederse, icra dairesi on beş gün içinde daireye gelerek parayı almasını ve ipoteği çözmesini, alacaklıya usulüne göre tebliğ eder. Alacaklı bu müddet içinde gelmediği veya gelip de kanunen makbul bir sebep beyan etmeksizin parayı almaktan ve ipoteği çözmekten imtina eylediği takdirde borçlu borcunu icra dairesine tamamıyla yatırırsa icra mahkemesi verilen paranın alacaklı namına hıfzına ve ipotek kaydının terkinine karar verir. Bu karar tapu dairesine tebliğ edilerek ipotekli taşınmazın siciline geçilir" hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, ipotek akit tablosundaki lehtarlar ve borçlular araştırılıp gerektiğinde mirasçıları tespit edilerek bunlara tebliğat yapılması gerekir. Aksi halde anılan madde koşullarında ipoteğin fekki istenemez. İcra Mahkemesince bu hususlardaki eksiklik nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerektiği gibi başvuranın sıfatı da araştırılmadan başvuru hakkı olup olmadığı tespit edilmeden sonuca gidilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Temyiz edenlerin temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 153 ]
12. Hukuk Dairesi 2009/2922 E., 2009/4208 K. 12. Hukuk Dairesi 2009/2922 E., 2009/4208 K. - İPOTEĞİN KALDIRILMASI- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 148 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 153 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemece verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: İpotek borçlusu tarafından kendi taşınmazı üzerine konulan ipotek bedelinin icra dosyasına yatırdığını konulan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ipotek bedelinin yatırıldığında alacaklı namına hıfsına, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmîştir. İpotek alacaklısı temyiz dilekçesinde, söz konusu ipoteğin İmar Kanunu uyarınca konulduğunu, ipotek bedeli arttırımı davası açtığını ileri sürmüş, ipotek borçlusu vekilinin 11.04.2005 tarihli İcra Müdürlüğüne hitaben verdiği dilekçesinde, ipoteğin İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca konulduğunu belirttiği görülmüştür. Tarafların beyanları dikkate alındığında, söz konusu ipoteğin İmar Kanunu uyarınca imar uygulaması sonucunda oluşturulduğu, dolayısıyla tarafların özgür iradesiyle düzenlenmiş ipotek akit tablosunun bulunmadığı anlaşılmakla, İİK'nın 148. ve sonraki maddelerinde öngörülen nitelikte bir hukuki ilişkinin varlığından söz edilemeyeceğinden, bu durumda İİK'nın 153/2. madde hükmünün olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. O halde, mahkemece ihtilafın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddi yerine kabulü isabetsizdir. S onu ç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nın 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 02.03.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2025/99 E., 2025/80 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
tam metni aç
tarafından, İİK'nın 153. maddesi uyarınca ipoteğin kaldırılması talebinin faiz alacağı nedeniyle reddine dair müdürlük kararını şikayete ilişkin olarak açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş;
1. Hukuk Dairesi         2025/99 E.  ,  2025/80 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1633 E., 2023/2000 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/334 E., 2022/423 K. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin "adli yardım talebinin reddine'' ilişkin 08.10.2024 tarihli ve 2024/5428 Esas, 2024/8274 Karar sayılı kararına karşı itiraz edilmesi üzerine dosya, 6100 sayılı HMK'nın 337/2. maddesi uyarınca Dairemize gönderilmekle, evrak üzerinden yapılan inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Davacı ... tarafından, İİK'nın 153. maddesi uyarınca ipoteğin kaldırılması talebinin faiz alacağı nedeniyle reddine dair müdürlük kararını şikayete ilişkin olarak açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda, davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; kararın, davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/5428 Esas, 2024/8274 Karar sayılı kararıyla davalının adli yardım talebinin reddine karar verilmiş; adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. Bilindiği üzere, adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Davalının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu fakirlik belgesi, cevap dilekçesi ekinde sunduğu daha önce başka mahkemece adli yardım talebinin kabul gördüğüne ilişkin karar ve dosya kapsamından, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından itirazın ve adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. KARAR Hâl böyle olunca, adli yardım talebinin reddine ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli ve 2024/5428 Esas, 2024/8274 Karar sayılı kararına karşı, davalı tarafından yapılan itiraz yerinde görülerek adli yardım talebinin KABULÜNE, Dosyanın ilgisi bakımından anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine, 16.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2022/3955 E., 2022/11400 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İİK’nun 153/a maddesinin birinci fıkrası uyarınca;
12. Hukuk Dairesi         2022/3955 E.  ,  2022/11400 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Milli Gemi Siciline kayıtlı ... 6 adlı gemi hakkında ... Devleti’nde bulunan noterlikçe düzenlen sözleşme ve belgelere (kanuni rehin hakkına) dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, ör 8 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun icra dairesine itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla; alacaklının itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince, davanın reddine karar verildiği, alacaklı istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının alacağının TTK'nun 1320. maddesinde zikredilen ve kanuni rehin hakkı bahşeden alacak niteliğinde olduğu iddiasına dayandığı, davalılar tarafından sair itirazlarla birlikte gemi alacaklısı hakkına da itiraz edilerek alacağın kanuni rehin hakkı bahşeden ve 1320. maddesinde sayılan alacaklardan olmadığına yönelik itirazda bulunulduğu, bu haliyle çekişmeli hale gelen alacağın niteliğinin belirlenmesinin, dosya kapsamında ibraz edilen dayanak belgelerin gemi alacağı ve dolayısıyla kanuni rehin hakkı bahşedip etmeyeceğinin açılacak itirazın iptali davasında değerlendirilebileceği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verildiği görülmüştür. İİK’nun 153/a maddesinin birinci fıkrası uyarınca; “Taşınır rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bir gemi üzerindeki hapis hakkı ile gemi alacağının verdiği rehin hakkının paraya çevrilmesinde de uygulanır.” Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “İpoteğin paraya çevrilmesine ilişkin hükümler, gemi ipoteğinin paraya çevrilmesine de uygulanır. Bu hükümlerde geçen “taşınmaz” terimi Türkiye’de veya yurt dışında sicile kayıtlı olan gemileri; “tapu sicili” terimi gemi sicilini ve “ipotek” terimi gemi ipoteklerini anlatır.” hükmü yer almaktadır. Takibin dayanağı gemi ipoteği ise bahsi geçen maddenin ikinci fıkrası uyarınca sicile kayıtlı gemiler İİK kapsamında taşınmaz olarak değerlendirilmelidir. Bahsi geçen hükümler dikkate alındığında sicile kayıtlı gemiler hakkında iki şekilde takip yapılabilir. Bunlardan birincisi gemi ipoteğinin paraye çevrilmesi yolu ile takip olup, bunun için 6102 sayılı TTK’nun 1015. maddesi kapsamında kurulmuş bir ipoteğin varlığı şarttır. Gemi üzerindeki taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılabilmesi için ise Türk Hukuku’nda düzenlenen taşınır rehnine ilişkin hükümlerden birinin varlığı gerekmektedir. ESAS NO : 2022/3955 Bunlardan biri de TTK’nun 1321. maddesi kapsamında gemi alacağının sağladığı kanuni rehin hakkıdır. Gemi alacaklısı hakkı veren alacaklar ise yine TTK’nun 1320. maddesinde tahdidi olarak sayılmıştır. Diğer bir deyişle, kanuni rehin hakkında dayalı takip başlatılabilmesi için alacağın TTK’nun 1320. maddesinde sayılan gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan biri olması gerekmektedir. Öte yandan, itirazın kaldırılmasında, icra mahkemesi, öncelikle alacağın esasına ilişkin olmayan şekli ve takip hukukuna (alacaklının takip yapma yetkisine ilişkin olan) itirazları inceler, ardından takip hukukuna ilişkin itiraz yerinde bulunursa, alacağın varlığını ve (yapılmışsa) borçlunun alacağın esasına ilişkin itirazlarını incelemeden, alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, s. 304 – Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 2020, s. 124)(Benzer nitelikte itirazın kaldırılmasında takip hukuna ilişkin itirazların öncelikle incelendiği Dairemizin 03.07.2018 tarih ve 2018/2997 E. - 2018/7203 K., 05.06.2018 tarih ve 2018/2718 E. - 2018/5897 K., 01.12.2021 tarih ve 2021/5464 E. - 2021/10906 K. sayılı kararları) Somut olayda, takip konusu ... 6 adlı gemi Milli Gemi Siciline kayıtlı olup, taraflarca Moritanya Devleti’nde düzenlenen sözleşmelerin gemi siciline şerh edilmediği, yani usulünce kurulmuş bir gemi ipoteğinin olmadığı, ayrıca bahsi geçen sözleşmelerdeki alacağın da gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olmadığı görülmüştür. Bu nedenle, gemi hakkında başlatılan takip yolu hatalı olup, bu husus re’sen gözetilmelidir. Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, alacağın kanuni rehin hakkı kapsamında olup olmadığının itirazın iptali davasında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş ise de; bu gerekçe yerinde olmayıp, kanuni rehin hakkına ilişkin değerlendirmenin icra mahkemesi hakimi tarafından yapılması gerekmektedir. Bunu yasaklayan herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, alacaklının istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçe ile reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz ise de sonuçta talep esastan reddedildiğinden hükmün gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının reddi ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 22.02.2022 tarih ve 2021/1743 E. - 2022/252 K. sayılı kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/4. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, 02.11.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Gemilere ilişkin ilamların icrasında "Gemi Sicili" hangi sicil gibi işlem görür?

A) Ticaret Sicili
B) Tapu Sicili
C) Nüfus Sicili
D) Dernekler Sicili
E) Marka Sicili