2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 24

İcra ve İflas Kanunu 24. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 24 – (Değişik: 18/2/1965-538/14 md.) Bir taşınırın teslimine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru bir icra emri tebliği suretiyle borçluya yedi gün içinde o şeyin teslimini emreder. İcra emrinde; alacaklı ve borçlunun ve varsa mümesillerinin adları ve soyadları ile şöhret ve yerleşim yerleri hükmü veren mahkemenin ismi ve hükmolunun şeyin neden ibaret olduğu, ilamın tarih ve numarası ve icra mahkemesinden veya istinaf veya temyiz yahut iadei muhakeme yoliyle ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılması hakkında bir karar getirilmedikçe cebri icraya devam olunacağı yazılır.[13] Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur.[14] Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir. İlgililerin bu hususta icra mahkemesine şikayet hakları vardır. (Mülga yedinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) Çocuk teslimi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

36 karar eşleşti
3. Hukuk Dairesi, 2023/5230 E., 2024/3397 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTüketici Mahkemesi
ulları oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, dava konusu Ford Focus III marka, 2013 model WF0MXXGCBMDR15195 şase nolu 06 AY2940 yakalı aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen infaz mümkün olmadığı takdirde İİK'nın 24 üncü maddesinin dikkate alınmasına karar verilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2023/5230 E.  ,  2024/3397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/307 E., 2022/49 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ayıplı malın misli ile değişimi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraflar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, davalı ...Ş. bayisi olan diğer davalı ... Oto A.Ş.'den 2013 model Ford Focus model otomobili 19.11.2013 tarihinde 59.300,01 TL bedelle sıfır olarak satın aldığını, 15.000 km bakımından sonra aracın defalarca motor arızası verdiğini, çeşitli parçaların değiştirildiğini, buna rağmen aracın motorundaki sorunun yetkili servis tarafından giderilemediğini, arızası devam eden aracın can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü, ayrıca daha sonra aracın ikinci sahibi olduğunu ve kaportada boya sorunu olduğunu öğrendiğini, bu durumun kendisinden gizlendiğini, ihtarname ile aracın yenisi ile değiştirilmesinin talep edildiğini, ancak talebinin yerine getirilmediğini ileri sürerek; dava konusu aracın yenisi ile değiştirilmesine, mümkün olmaması halinde aynı özellikleri bulunan ve güncel olarak satılan modelinin satış bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; araçta üretimden kaynaklı ayıp bulunmadığını, düşük kaliteli yakıttan kaynaklı olan arıza için enjektör değişimine davacı tarafından izin verilmediğini, boya ölçümünde standart değerler arasında olduğunun tespit edildiğini, boyalı olduğuna dair iddiların doğru olmadığını, aracın ikinci el satıldığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, aracın 24.09.2013 tarihinde dava dışı Giray Ağören’e satıldığını, vazgeçmesi üzerine işlemin iptal edildiğini, aracın servisten dahi çıkmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2018 tarihli ve 2017/187 E., 2018/447 K. sayılı kararıyla; mevcut sorunların davacının seçimlik ücretsiz onarım hakkını kullanması ile giderildiği, araçta ayıp olarak nitelendirilebilecek bir bulgunun mevcut olmadığı, aracın davacıdan önce dava dışı kişiye satışının yapılıp 12.09.2013 tarihinde online olarak tescil kaydının yapıldığı, ancak alıcının vazgeçmesi üzerine yine aynı tarihte kaydın kapatıldığı, bu kişi tarafından aracın fiilen kullanıldığına ilişkin davacı tarafın iddiasının somut bir dayanağının bulunmadığı, bilirkişi raporu ile aracın boyasının fabrika standartlarında olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/1437 E., 2019/378 K. sayılı kararıyla; dava konusu araçta servis kayıtlarına konu olan ve bilirkişi raporlarında nitelikleri belirtilen arızaların davacının onarım hakkını kullanması ile giderildiği, onarım hakkını kullanmasından sonra araçta ortaya çıkan bir arıza bulunmadığının tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 09.06.2021 tarihli ve 2020/5857 E., 2021/6250 K. sayılı ilamıyla; dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 19.11.2013 tarihli faturayla sıfır olarak dava konusu aracı satın aldığı, ancak öncesinden aracın, 12.09.2013 tarihli faturayla dava dışı kişiye satıldığı ve adına tescil kaydı yapıldığı, Trafik Tescil Müdürlüğü tarafından 17.09.2013 tarihinde tescil kaydının ayıplı mal kapsamında kapatıldığı, 22.11.2013 tarihinde ise yine ayıplı mal nedeniyle plakasının iptal edildiği, ayıplı mal kapsamında iade edildiği alıcıya bildirilmeden, davacıya sıfır olarak satıldığı anlaşılmakla aracın; satıcı tarafından belirtilmesi gereken sıfır niteliğine aykırı, tüketicinin beklediği faydayı azaltan, hukuki ve ekonomik eksiklik teşkil eden ayıplı mal olarak kabul edilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak aynı doğrultuda aracın ayıplı olduğu, araçtaki ayıbın tüketicinin duyduğu güvenin sarsılmasına neden olduğu, araçtan beklediği faydayı azalttığı bu nedenle aracın misli ile değişim koşulları oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, dava konusu Ford Focus III marka, 2013 model WF0MXXGCBMDR15195 şase nolu 06 AY2940 yakalı aracın davalılar tarafından ayıpsız misli ile değiştirilmesine aynen infaz mümkün olmadığı takdirde İİK'nın 24 üncü maddesinin dikkate alınmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; aracın 04.01.2021 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, müvekkilinin karar tarihinden sonra aracın perte çıkarıldığını öğrendiğini, kararın bu haliyle infazının mümkün olmayacağını, dava konusu aracın ayıplı değeri ile güncel olarak satılan ayıpsız modelinin değeri arasındaki farkın bilirkişi aracılığı ile belirlenerek ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalılar vekili;davacıya satılan aracın ikinci el olmadığını, daha önce satılan kişinin vazgeçtiğini, aracın bayiden hiç çıkmadığını, aracın boyasının fabrika standarlarına uygun olduğunun bilirkişi tarafından tespit edildiğini, araçta üretimden kaynaklı bir ayıbın bulunmadığını, 20.08.2010 tarihinde 15.000 bakımın yapıldığını, vites ses şikayeti nedeniylle 15.10.2014 tarihinde her hangi bir proplem görülmediğini, 22.12.2014 tarihinde silkeleme şikayeti nedeniyle araç saç akis lalesinin değiştirildiğini, 3.09.2015 tarihinde titreme ve gaz kesme şikayeti nedeniyle, 3 enjektörün arızalı olduğunun tespit edildiğini, düşük kaliteli yakıt tüketimi nedeniyle arızalanan enjektörlerin değişimine müşteri tarafından izin verilmediğini, araçta gizli ayıp bulunmadığını, kullanıcı hatasından kaynaklı onarımla giderilecek enjektör arızasının gizli ayıp olarak nitelendirilemeyeceğini, misli ile değişimin hakkaniyet ilkesine uygun olmadığını ileri sürerek, hükmün bozumasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, aracın ayıplı olduğu iddiasıyla seçimlik haklardan ayıpsız misli ile değişim istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.09.05.1960 tarihli ve 21/9, 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararları, 2. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un (THKK) 4 üncü maddesi, 3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların icrasında "Taşınır teslimi" kenar başlıklı 24 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların icrasında "Taşınır teslimi" kenar başlıklı 24 üncü maddesi; " ...Borçlu, bu emri hiç tutmaz veya eksik bırakır ve hükmolunan taşınır veya misli yedinde bulunursa elinden zorla alınıp alacaklıya verilir. Yedinde bulunmazsa ilamda yazılı değeri alınır. Vermezse ayrıca icra emri tebliğine hacet kalmaksızın haciz yoliyle tahsil olunur. Taşınır malın değeri, ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra memuru tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunur. Hükmolunan taşınırın değeri, borsa veya ticaret odalarından, olmıyan yerlerde icra memuru tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilir." hükmünü havidir. 2. Davacı vekili tarafından, aracın 04.01.2021 tarihinde kaza yaptığı ve karar tarihinden sonra pert total işlemi uygulandığından kararın infazı kabil olmadığı sebepleriyle hüküm temyiz edilmiş ise de, kararda misli ile değişimin mümkün olmaması halinde İİK'nın 24 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. 3. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, kararın bozmaya uygun olmasına, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen ve usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının yeniden incelenemeyeceğinin anlaşılmasına ve özellikle aracın satın alındığı 19.11.2013 tarihinde fatura bedelinin 59.300,01 TL olduğundan, bu bedelden, davacıya sigorta tarafından pert total işlemi sonucu ödenen bedel düşülerek aradaki farkın davalılardan tahsil edileceği hususunun İİK'nın 24 üncü maddesine göre kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesi gerektiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekili ve davalılar vekilinin temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesin kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

3. Hukuk Dairesi, 2020/8117 E., 2021/1526 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
şase numaralı aracın aynı özelliklere sahip misli ile değiştirilmesine, İİK'nun 24.maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine, icra müdürlüğünce İİK'nun 24.
3. Hukuk Dairesi         2020/8117 E.  ,  2021/1526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : İZMİR 7. TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ayıplı malın iadesi davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 16/02/2021 tarihinde davalı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekilin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıdan 13.12.2011 tarihinde sıfır km Audi A4 marka araç aldığını, ilk olarak 1300 km'de sürücü bilgilendirme ekranının tamamen devre dışı kaldığını ve bunu sürekli yaptığını, ikinci önemli arıza olarak aracın aşırı yağ yaktığını ilk defa 3500 km'de fark ettiğini, yağ yakmanın sürekliliğini koruduğunu, bu iki hataya ek olarak far yıkama sistemi arızası olduğunu, davalı firmanın istemi dışında tamir uyguladığını, sağ cam silecek fıskiyesinin sürekli tıkandığını, sürücü emniyet kemeri takılı olduğu halde arada bir kesintisiz alarm verdiğini, hız sabitleme sisteminin bazen devre dışı kaldığını, ön kapılarda izolasyon şeritlerinin sarktığını ve tekrar yapıştırdığını, bagaj kapağı sağ menteşe kılıfının kırık olduğunu ve plastik kelepçe ile tutturduğunu, araçta üretim hatası olduğunu, periyodik bakımlarda servise bildirdiğini ancak "hata bulunamadı" şeklinde yanıt aldığını, ısrarlarına rağmen yazılı bir raporun tarafına iletilmediğini, sürücü ekranı arızasından dolayı kaza yaptığını, aracın ön ızgarasının hala kırık olduğunu, 21.03.2014 tarihinde aracını test için servise bıraktığını, test raporunun tarafına verilmediğini, 21.03.2014 tarihinde serviste yapılan yağ kontrolü neticesinde aracın tolerans dışı yağ tükettiğinin tespit edildiğini, servis müdürünün motorun tamir edilmesi gerektiğini bildirdiğini, test tarihinde kendisine otomobil tahsis edildiğini belirterek, aracın değişimini, mümkün olmaması durumunda fatura bedelinin faiz ve kur farkı ile birlikte ödenmesini istemiştir. Davalı, aracın 23.12.2011 tarihinde davacıya tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, aracın ayıplı olmadığını, ayıp varsa ayıbın tüketiciden kaynaklandığını, ayıp ihbarının kanuni süresi içerisinde yapılmadığını, misli ile değişim şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulü ile öncelikle misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde 91.279,81-TL'nin ödeme tarihi olan 23.12.2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz ile birlikte davalı ... Elektromekanik Yed. Par. Otom. İnş. San. Tur. Tic. Ltd. Şti.'den alınıp davacıya verilmesine karar vermiş, davalının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebinin kabulüne, İzmir 7. Tüketici Mahkemesinin 24.11.2016 gün, 2015/131 esas 2016/863 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulü ile davaya konu 2012 model Audi A-4 1.8.Turbo FSİ 160, ... motor, ... şase numaralı aracın aynı özelliklere sahip misli ile değiştirilmesine, İİK'nun 24.maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine, icra müdürlüğünce İİK'nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL'yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, ayıp nedeni ile aracın değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin iadesi istemine ilişkin olup, Bölge Adliye Mahkemesince, aracın misli ile değiştirilmesine, İİK'nun 24. maddesinin kararın infazı aşamasında icra müdürlüğünce resen gözetilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, İİK'nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL'yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına da karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzelterek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2019 tarih ve 2019/2482 Esas, 2019/2020 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 2. fıkrasındaki "icra müdürlüğünce İİK'nun 24. maddesi uygulanırken ilk derece mahkemesince hüküm kısmında belirtilen 91.279,81-TL'yi geçmemek üzere uygulama yapılmasına" ifadelerinin hükümden çıkartılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 6100 sayılı HMK'nun 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2010/22919 E., 2011/2894 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Plakalı proton marka Waja 1.6 Premium Starsilver aracın, İİK'nun 24.maddesi gereğince değiştirme masrafları davalıya ait olmak üzere davalı tarafından değiştirilmesine, ayıplı aracın davacı tarafından davalıya iadesine “ karar verilmiş, icra emri borçlu şirkete 06.02.2009 tarihinde tebliğ edilerek takip kesinleşmi
12. Hukuk Dairesi         2010/22919 E.  ,  2011/2894 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/06/2010 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı S.Ö.tarafından borçlu ........Tic. A.Ş hakkında tüketici mahkemesi ilamına dayalı olarak 2.2.2009 tarihinde ilamlı takip başlatılmıştır. Takip dayanağı Bakırköy Tüketici Mahkemesi'nin 01.12.2008 tarih ve 2007/74 E-2008/458 K sayılı kararının hüküm bölümünün 1. bendinde “ ...... Plakalı proton marka Waja 1.6 Premium Starsilver aracın, İİK'nun 24.maddesi gereğince değiştirme masrafları davalıya ait olmak üzere davalı tarafından değiştirilmesine, ayıplı aracın davacı tarafından davalıya iadesine “ karar verilmiş, icra emri borçlu şirkete 06.02.2009 tarihinde tebliğ edilerek takip kesinleşmiştir. Borçlu vekili, 05.03.2009 tarihinde, icra müdürlüğüne ibraz ettiği dilekçesinde, ilamda belirtilen 2006 model Proton marka, Waja 1.6 premium tipi aracın “0” km yenisi müvekkili şirketin elinde bulunmadığından İİK'nun 24. maddesi uyarınca 2006 model “0“ km yenisinin değerinin tespit edilmesini istemiştir. Takip konusu ilamla ilgili olarak borçlunun başvurusu üzerine, İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.03.2009 gün ve 2009/59-59 D.İş Sayılı kararı ile İİK'nun 36. maddesi uyarınca, takibin dayanağı ilamda yazılı mahkeme masrafı ile kanuni faiz ve vekalet ücreti, nakdi teminat olarak icra veznesine depo edildiği veya bu miktarda esham veya tahvilat veya muteber bir banka kefaleti verildiği taktirde teminat olarak kabulüne karar verildiği, İstanbul 13.İcra Md.lüğünün 2009/3931 sayılı dosyasında yaptırılan kıymet takdiri sonucu belirlenen 30.000 TL bedelin, İİK'nun 36. maddesi kapsamında tehiri icra kararı alınmasına ilişkin teminat bedeli olduğu, borçlu vekilince, tespit edilen bu değere icra mahkemesi nezdinde itiraz edildiği, mahkemece aldırılan 10.2.2010 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu aracın 3.3.2009 tarihinde kampanyalı indirimli fiyatının 41.359,00 TL olduğu, aracın deri döşemeli olduğunun belgelenmesi halinde ise deri döşeme farkının 2.000 TL olduğunun belirtildiği, bilahare feragat nedeniyle İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.4.2010 gün ve 2009/1229 Esas, 2009/665 Karar sayılı kararı ile şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. Alacaklı vekili 18.05.2010 tarihli talebinde, 09.04.2010 tarihinde borçlu hakkında yapmış oldukları haciz taleplerinin reddedildiğini, ancak bu işlemi şikayet ettiklerini, icra mahkemesinin de istemlerini kabul ederek müdürlük kararının, “aracın teslim alınması, aksi halde haciz yapılmasına”  ilişkin  bölümünün  şikayet   yoluyla  ortadan   kaldırılmasına  karar verdiğini ve dolayısyla borçlu şirket ile ilgili haciz talepleri kabul gördüğünden, borçlu şirketin bankalar nezdindeki her türlü alacakları ile araçları üzerine haciz konulmasına karar verilmesini istemiş, aynı tarihte icra müdürlüğünce talep doğrultusunda İstanbul 6.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/1229 Esas, 2009/665 Karar sayılı dosyasında şikayete konu olan aracın değerine yönelik 10.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 43.359 TL üzerinden dosya hesabı yapılmıştır. İİK'nun 24. maddesi gereğince taşınır malın değeri ilamda yazılı olmadığı veya ihtilaflı bulunduğu takdirde, icra müdürü tarafından haczin yapıldığı tarihteki rayice göre takdir olunacağı, öncelikle, hükmolunan taşınırın değerinin, borsa veya ticaret odası bulunan yerlerde bu odalardan sorulması, olmayan yerlerde ise icra müdürü tarafından seçilecek bilirkişiden sorulup alınacak cevaba göre tayin edilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, şikayetin bu çerçevede değerlendirilerek, icra müdürünün 18.05.2010 tarihli işlemi ile konulan hacizlerin kaldırılması ve İİK 24. maddesi gereğince işlem yapılması ve bu maddede belirtilen prosedürün işletilmesi gerektiği yönünde icra müdürlüğüne talimat verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2009/13877 E., 2009/22288 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
plakalı aracın ücretsiz olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bulunmadığı takdirde İİK.nun 24.maddesinin uygulanmasına" açıklamasını getirmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2009/13877 E.  ,  2009/22288 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 31/03/2009 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraf vekilleri tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Dosyaya kararda yer alan gerekçeye göre alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklının talebine dayanak yaptığı ilamın hüküm bölümü aynen; "Davacıya satılan Renault Megane-II Sedan Dynamıque 1.6, 16V PT PE marka, 2004 model, ............. şasi nolu, ................... motor nolu, ........... plakalı aracın ücretsiz olarak ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bulunmadığı takdirde İİK.nun 24.maddesinin uygulanmasına" açıklamasını getirmiştir. Bu açıklamadan anlaşılması gereken ayıplı mal ilam davalısına iade olunacak, varsa misli ile değiştirilecek, bulunmadığı takdirde İİK.nun 24.maddesi söz konusu olacaktır. Somut olayda ise ilam davacısı alacaklının yedinde bulunan aracı 20.11.2008 tarihinde teslim etmesine rağmen 17.1.2007 takip tarihi itibari ile ilam hükmünün infazını istemesine yasal dayanak yoktur. Kural olarak Dairemiz süregelen içtihatlarında da benimsendiği üzere ilamda nitelikleri belirlenen araç, aynen, bulunmadığı takdirde İİK.nun 24/4.maddesi koşullarında haczin yapıldığı tarihteki rayice göre malın değeri takdir olunacağı tartışmasızdır. Yukarıda açıklanan kurallar doğrultusunda somut olayın incelenmesinde; alacaklı 20.11.2008'de ayıplı mal teslim ettiğine göre, bu tarihten sonra ilamda belirtilen nitelikte aracın aynen teslimi, mümkün değil ise icra müdürlüğünce İİK.nun 24/4.madde hükmüne göre işlem yapmak gerekirken 22.2.2007 tarihinde aracın bedelinin belirlenmesi sonuca etkili değildir. Ancak şikayet konusu olayda yapılması gereken iş; 20.11.2008 tarihinden sonra belirlenecek araç bedelini ödenmesi için borçluya muhtıra tebliğ edilmesine ve faizinde muhtıra tebliğinden itibaren hesaplanması gerekir ise de, taleple bağlı kalınacağından borçlunun kabulünde olduğu gibi somut olaya özgü olarak faizin 20.11.2008 tarihinden itibaren hesaplanarak şikayetin görülmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 12/11/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- ZAMANAŞIMI SÜRESİ**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 24 ]
Hukuk Genel Kurulu 2009/4-11 E., 2009/99 K. Hukuk Genel Kurulu 2009/4-11 E., 2009/99 K. - AYIPLI MAL - AYIPLI MALDAN SORUMLULUK - GARANTİ BELGESİNİN KAPSAMI - SANAYİ MALLARININ SATIŞI - SATIŞ SONRASI HİZMETLER - ZAMANAŞIMI SÜRESİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 24 ] - 4077 S. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 13 ] - 4077 S. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 15 ] - 4077 S. TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN [ Madde 4 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki ayıplı malin değiştirilmesi, olmazsa tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1.Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 25.05.2006 gün ve 2005/866-2006/564 sayılı kararın incelenmesi davalılardan H..... A.... Otomotiv San. Tic.A.Ş. vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 13.03.2008 gün ve 2007/7423-2008/3233 sayılı ilamı ile, (...1 -Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, ayıplı üretilen aracın misliyle değiştirilmesi, olmadığı takdirde 5000 YTL tazminatın yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, aracın misliyle değiştirilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı üretici kuruluş tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 19/05/2004 tarihinde 2004 model kullanılmamış araç satın aldığını, bir gün sonra sol arka kapı boyasının renginde ton farkı olduğunu tespit ettiğini, satın aldığı firmadan değiştirilmesini istediğini, buna rağmen talebinin yerine getirilmediğini belirterek eldeki bu davayı açmıştır. Davalı, aracın ayıplı olmadığını, boyadaki ton farkının üretim hatasından kaynaklandığının ispat edilemediğini, aracın bugüne kadar davacı tarafından kullanılması nedeniyle kendilerinin büyük zararı oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, sol arka kapı boyasının orijinal olmadığını ve tüketici tarafından fark edilmesi mümkün olmayan gizli ayıp olması nedeniyle aracın misliyle değiştirilmesine karar verilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacı tarafından satın alınan aracın sol arka kapısının boya tonunun orijinal olmadığı hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, alıcının ton farkını ayırt edemeyeceği ve araçta 2000 YTL değer kaybına neden olacağı belirtilmiştir. Somut olayın özelliğine göre, aracın davacı tarafından uzun süre kullanılmış olması, 2004 model oluşu ve aynı model araç temin etme güçlüğü gibi nedenler gözetildiğinde, aracın misliyle değiştirilmesi hakkaniyet ölçüsüyle bağdaşır nitelikte değildir. Mahkemece yapılacak iş, davacının talep ettiği zarar bakımından aracın değer kaybı yeniden belirlenerek sonucuna göre hüküm kurmak yönünde olmalıdır. Açıklanan nedenle mahkeme kararının bozulması gerekmiştir...)gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Davalılardan H..... Assan Otomotiv San. Tic.A.Ş. vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, ayıplı olduğu ileri sürülen satılanın (otomobil) kusursuz bir misli ile değiştirilmesi; bu mümkün olmadığı takdirde ayıp nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı K....... E. vekili, davacının 19.05.2004 tarihinde davalılardan Ç...... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti.'den 2004 model H....... G.... marka aracı satın ve aynı gün teslim aldığını, aracın sol arka kapısının boyasının renginde ton farkı bulunduğunu görüp, bir gün sonra 20.05.2004 tarihinde aracı acenteye götürerek değiştirilmesini istediğini, ancak acentenin devamlı surette oyaladığını, problemi çözmediğini, yine de davalı acentenin yetkili servisinin davacıya aracın üretim hatalı olduğunu belirten bir yazı verdiğini; davacının aracı sıfır kilometre olarak satın aldığını, hatanın aracın orijinal özelliğini bozduğunu, fiyatını düşürdüğünü, davalıların davacı taleplerine karşı ciddi bir tavır almaması ve komik tekliflerle oyalaması üzerine delil tespiti yaptırıldığını, araçta üretim hatası bulunduğunun bilirkişi tarafından da belirlendiğini ileri sürerek; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesine göre davacıya satılan aracın kusursuz bir misli ile değiştirilmesine, bu talep kabul görmediği takdirde davacının uğradığı zarar karşılığında 5.000,00 YTL. tazminatın, 19.05.2005 teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılardan H...... A...... Otomotiv San.Tic.A.Ş.vekili, aracın ayıplı olduğu iddiasının hiçbir delile dayanmadığını, delil tespiti raporunun da kabul edilemeyeceğini, davacının tüketiciye yasaca yüklenen bildirim yükümlülüklerini yerine getirmediğini, maldan yararlanmanın süreklilik arz etmesi şartının gerçekleşmediğini, araç bir buçuk yıl kullanıldıktan sonra dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dava konusu aracın yenisinin davalı stoklarında bulunmadığını, dolayısıyla davacının bu talebinin ifası mümkün olmayan bir talep niteliği taşıdığını, araç değişimi yönünde davanın kabulüne karar verildiği takdirde, mahkemece akdin feshiyle aracın satış ve dava tarihleri arasındaki sürede davacı tarafından kullanılmış olması nedeniyle faydalanma bedelinin tespitiyle bunun faiziyle birlikte takas ve mahsubunu talep ettiklerini cevaben bildirmiş ve öncelikle davanın reddine karar verilmesini; bu talep kabul edilmezse, dava konusu aracın yenisinin davalı stoklarında bulunmaması ve davacı talebinin ifası mümkün olmayan bir talep niteliği taşıması dikkate alınarak, imalat hatası olarak tespit edilen problemin müvekkili şirket tarafından ücretsiz olarak giderilmesine karar verilmesini; bu talep dahi kabul edilmezse, tespit edilen değer kaybının semenden tenzili ve bu miktardan da takas mahsup talebi çerçevesinde gerekli indirimin yapılması yönünde hüküm tesisini cevaben bildirmiştir. Diğer davalı Ç...... Mot.Araçlar San.Tic.Ltd.Şti. davaya cevap vermemiş, duruşmalarda da kendisini temsil ettirmemiştir. Yerel Mahkeme, (Bilirkişi raporunda, aracın sol arka kapısının boyasının orijinal olmadığı, sonradan boyandığı, bu ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, orijinal boya kalınlığının 100 likron olması gerekirken bu kapıdaki boya kalınlığının 130-150 likron olduğu, ayrıca kapı menteşe cıvatalarının da söküldüğü belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporunun iddialarını doğruladığını belirterek, aracın ayıpsız olan misli ile değiştirilmesini istemiştir. Davalı vekili ise, daha önce verdiği dilekçede aracın misli ile değiştirilmesinin kabul edilmesi halinde stoklarında bulunmadığını ve bilirkişi raporunu da mahkemenin takdirine bıraktıklarını, ancak misli ile değiştirilmesini kabul etmediklerini belirtmişlerdir. Toplanan delillere ve dosya kapsamına göre aracın sol arka kapısının boyasının orijinal boya olmadığı ve bu hususun tüketici tarafından fark edilmesi mümkün olmayan gizli ayıp niteliği taşıdığı, aracın misli ile değişimi için gerekli yasal koşulların bu eksiklik yanında oluştuğu anlaşılmıştır. Aracın aynı model ve ayıpsızının stoklarda bulunmaması misli ile değiştirilme kararı verilmesine -İİK'nun 24.maddesinin uygulanma kabiliyeti nedeniyle- engel değildir. Davacı vekili son oturumda dilekçedeki terditli talebini misli ile değiştirmeden yana olduğunu imzasıyla bildirmiş ve dosya kapsamına göre bu husus için 4822 s.K.nun 4.maddesindeki gerekli şartlar oluşmuş, dava sabit olmuştur) gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu aracın davalılardan Ç...... Tic. Ltd.Şti. ne iadesine ve ayıpsız olan aynı nitelikli misli ile değiştirilmek suretiyle davacıya teslimine, infaz sırasında İİK'nun 24.maddesinin nazara alınmasına karar vermiş; bu karar, Özel Dairece metni yukarıda bulunan ilamla bozulmuştur. Bozma ve direnme kararlarının içerik ve kapsamları itibariyle Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda 2004 model aracın davacı tarafından uzun süre kullanılmış olması, aynı model aracı temin etme güçlüğü gibi nedenler gözetildiğinde, aracın misliyle değiştirilmesi yönünde hüküm kurulmasının hakkaniyete uygun bulunup, bulunmadığı; söz konusu ayıp nedeniyle davacının uğradığı zararın (araçtaki değer kaybının) yeniden belirlenmesi suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinin gerekip, gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu 3. A.. 36 plaka sayılı, H..... G... marka hususi otomobilin 17.05.2004 tarihli faturayla davacı tarafından davalılardan Ç...... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti.den satın ve 19.05.2004 tarihinde teslim alındığı, trafikte davacı adına tescil edildiği, davacının 20.05.2004 tarihinde sol arka kapıdaki boyada ton farkı olduğu iddiasıyla aracı anılan davalı satıcı Ç...... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. ne başvurduğu; anılan davalı şirketin antetli kağıdına yazılan, şirketin kaşesini de taşıyan ve mekanik şefi A..i T....... tarafından imzalanan 31.05.2004 tarihli belgede aynen “ “19.05.2004 günü teslim edilen; … … Ş... No'lu H...... G.... marka aracın sol arka kapısında ton farkı olduğu müşteri tarafından fark edilip, 20.05.2004 tarihinde aracı geri getirmiştir. Servisimizde yapılan kontroller sonucu aracın üretim hatalı olduğu anlaşılmıştır.” ” şeklinde ifadelere yer verildiği sabit ve çekişmesizdir. Davacı vekilinin 13.01.2005 tarihli dilekçesi üzerine dava konusu araçta 14.01.2005 tarihinde yapılan delil tespiti sonucunda makine mühendisi tarafından düzenlenen 18.01.2005 günlü tespit raporunda, sol arka kapının boyasında diğer kapılara göre ton farkı bulunduğu, bu ayıbın satın almadan önce alıcıya bildirilmediği, normal bir tüketici tarafından fark edilmesinin mümkün olmadığı, gizli ve esaslı ayıp niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Yargılama sırasında, araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda D..... Müh. Fak. Mak. Böl Otomotiv Anabilim Dalı Emekli Öğretim Üyesi tarafından düzenlenen 25.06.2006 tarihli bilirkişi raporunda da, aracın sol arka kapısının menteşe cıvatalar sökülmek suretiyle yerinden çıkarılmış olduğu, sadece dış yüzeyinin boyandığı, kullanılan boyanın aynı renkte ve fakat daha koyu bir tonda ve kalınlığının da daha fazla olduğu, boyanan sol arka kapının sol ön kapı, ana gövde ve orta direk ile olan aralıklarında düzgünsüzlükler bulunduğu, yerine montajının düzgün yapılmadığı yönünde tespitlere yer verildikten sonra, sonuç bölümünde “ “Aracın sol arka kapısının sonradan boyanmış olduğu ve kapı üzerindeki boyanın orijinal fabrika boyası olmadığı, bu tür bir ayıbın tüketici tarafından aracın satın alınması esnasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, araçtaki bu ayıbın satıcı tarafından davacı araç sahibine bildirilmemesi nedeniyle de etik bir davranış olmadığı, araçta oluşan değer kaybının ise 2.000,-YTL olduğu kanaatine varılmıştır.” ” şeklinde sonuç ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili, bu rapora karşı beyanlarını içeren 12.05.2006 günlü dilekçesinde araçtaki değer kaybının eksik hesaplandığını, gerçekte %50 oranında değer kaybı bulunduğunu ileri sürmüş ve dilekçenin sonuç bölümünde, dava konusu aracın kusursuz ve hasarsız bir misli ile değiştirilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 25.05.2006 günlü otumdaki imzalı beyanı da “ “Biz dava dilekçemizdeki terditli taleplerimizden öncelikle aracın kusursuz olan ayıpsız misli ile değiştirilmesini istiyoruz. Araç halen müvekkilimdedir” ” şeklindedir. Aynı oturumda davalı H..... A.... Otomotiv San. Tic. A.Ş. vekili, bilirkişi raporunun takdirini mahkemeye bıraktığını, davacının misli ile değiştirme talebini kabul etmediğini bildirmiştir. Maddi olguya ve toplanan delillere ilişkin olarak buraya kadar yapılan açıklamalara göre; davalılardan H..... A.... Otomotiv San.Tic.A.Ş. tarafından üretilip, diğer davalı Ç...... M...... Araçlar San. Tic. Ltd. Şti. tarafından 17.05.2004 tarihli faturayla sıfır kilometre araç niteliğiyle davacıya satılıp, 19.05.2004 tarihinde teslim edilen ve 3. A.. 36 plaka sayısıyla davacı adına tescili gerçekleşen H..... G... marka hususi otomobilin sol arka kapısının yerinden çıkartıldığı, boyasının orijinal fabrika boyası olmadığı, aracın diğer kısımlarındaki boyalarla ton ve kalınlık farkı taşıdığı; davacı alıcının, bilirkişi raporlarında gizli ayıp olarak nitelendirilen bu durumu, aracı teslim aldıktan sonra hemen fark edip, ertesi gün satıcı davalı şirketin teknik servisine başvurduğu ve içeriği yukarıda açıklanan 31.05.2004 tarihli belgenin düzenlendiği sabittir. Uyuşmazlığın, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında bulunduğu da çekişmesizdir. Bu noktada, konuya ilişkin yasal düzenlemeler (hukuksal durum) ve Yargıtay uygulaması hakkında açıklamalar yapılmasında yarar görülmüştür: 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi; “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilânlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar, ayıplı mal olarak kabul edilir. Tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketici bu seçimlik haklarından biri ile birlikte ayıplı malın neden olduğu ölüm ve/veya yaralanmaya yol açan ve/veya kullanımdaki diğer mallarda zarara neden olan hallerde imalatçı-üreticiden tazminat isteme hakkına da sahiptir. (Değişik üçüncü fıkra: 21/2/2007-5582/22 md.) İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır. Konut finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir… …” Hükmünü taşımaktadır. Anılan Kanun’un 6/3/2003 gün ve 4822 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle değişik 13. maddesi “ “İmalatçı veya ithalatçılar ithal ettikleri veya ürettikleri sanayi malları için Bakanlıkça onaylı garanti belgesi düzenlemek zorundadır. Mala ilişkin faturanın tarih ve sayısını içeren garanti belgesinin tekemmül ettirilerek tüketiciye verilmesi sorumluluğu satıcı, bayi veya acenteye aittir. Garanti süresi malın teslim tarihinden itibaren başlar ve asgari iki yıldır. Ancak, özelliği nedeniyle bazı malların garanti şartları, Bakanlıkça başka bir ölçü birimi ile belirlenebilir. Satıcı; garanti belgesi kapsamındaki malların, garanti süresi içerisinde arızalanması halinde malı işçilik masrafı, değiştirilen parça bedeli ya da başka herhangi bir ad altında hiçbir ücret talep etmeksizin tamir ile yükümlüdür. Tüketici onarım hakkını kullanmışsa, garanti süresi içerisinde sık arızalanması nedeniyle maldan yararlanamamanın süreklilik arz etmesi veya tamiri için gereken azami sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması hallerinde, 4 üncü maddede yer alan diğer seçimlik haklarını kullanabilir. Satıcı bu talebi reddedemez. Tüketicinin bu talebinin yerine getirilmemesi durumunda satıcı, bayi, acente, imalatçı-üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur… …” şeklindedir. Yine, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un “ “Satış Sonrası Hizmetler” ” başlıklı, 6/3/2003 gün ve 4822 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değişik 15. maddesinde; “İmalatçı veya ithalatçılar, sattıkları, ürettikleri veya ithal ettikleri sanayi malları için o malın Bakanlıkça tespit ve ilân edilen kullanım ömrü süresince, yeterli teknik personel ve yedek parça stoku bulundurmak suretiyle bakım ve onarım hizmetlerini sunmak zorundadırlar. İmalatçı veya ithalatçıların bulundurmaları gereken yedek parça stok miktarı Bakanlıkça belirlenir. İthalatçının herhangi bir şekilde ticari faaliyetinin sona ermesi halinde, kullanım ömrü süresince bakım ve onarım hizmetlerini, o malın yeni ithalatçısı sunmak zorundadır. Bakanlık, hangi mallar için servis istasyonları kurulmasının zorunlu olduğu ile servis istasyonlarının kuruluş ve işleyişine dair usul ve esasları Türk Standartları Enstitüsünün görüşünü alarak tespit ve ilânla görevlidir. Garanti belgesiyle satılmak zorunda olan bir sanayi malının garanti süresi sonrasında arızalanması durumunda, o malın Bakanlıkça belirlenen azami tamir süresi içerisinde onarımı zorunludur.” ” Hükmüne yer verilmiştir. Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik’in 11. maddesinde, “ “Servis istasyonları, kendilerine intikal ettirilen arızalı mallar ile ilgili olarak aşağıda belirtilen hususları içeren servis fişini tekemmül ettirmek ve tüketicilere vermek zorundadırlar… …” hükmü bulunmakta, aynı Yönetmelik’in 10/3. maddesinde de bu hükme atıf yapılmak suretiyle, “ “Servis istasyonları, Madde 11 de belirtilen hususları içeren servis fişini düzenlemek ve bir nüshasını tüketicilere vermek zorundadır.” ” Denilmektedir. Konuya ilişkin bu düzenlemelerin ortaya koyduğu hukuksal durum, somut olayla sınırlı olarak ve özetle şudur: Satılan maldaki ayıp açık ayıp niteliğinde ise, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 4/2. maddesi uyarınca malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde; gizli ayıp niteliğinde ise, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmelidir. Ayıp ağır kusur veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisi dikkate alınır. Somut olayda, davacı tüketicinin 17.05.2004 günlü faturayla satın ve 19.05 2004 tarihinde teslim aldığı otomobili, sol arka kapısının boyasında ton farkı olduğu iddiasıyla ertesi gün (20.05.2004 tarihinde) satıcı davalı şirkete götürerek, durumu tespit ettirdiği yukarıda değinilen 31.05.2004 tarihli belge içeriğiyle sabit ve böylece, davacının ayıp ihbarını yasal süre içerisinde yapmış olduğu hususu ve ayrıca, satıma konu aracın üreticisi durumundaki davalı H...... A.... Otomotiv San.Tic.A.Ş. nin de müteselsil sorumluluk altında bulunduğu, çekişmesizdir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un metni yukarıya alınmış olan 4/2. maddesi, süresi içerisinde ayıbı satıcıya bildirmiş olan tüketiciye, dört ayrı seçenekten birini kullanma hakkını tanımış, bunlardan herhangi birini seçmekte tüketiciyi özgür bırakmış ve dahası, satıcıyı da, tüketicinin seçtiği hak çerçevesindeki talebini yerine getirmekle yükümlü kılmıştır. Bu hükme göre, tüketicinin seçebileceği ve satıcının yerine getirmekle yükümlü olduğu haklardan biri, satılan ayıplı malın ayıpsız misliyle değiştirilmesidir. Somut olayda davacının seçimi ve talebi de bu yöndedir. Öte yandan; uyuşmazlıkla ilgili hükümlerine yukarıda kısaca değinilen Sanayi Mallarının Satış Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik uyarınca, görülmekte olan davanın konusunu oluşturan otomobil gibi sınai mallarda, her satıcı, yetkili servisleri eliyle satış sonrası hizmet vermek zorundadır. Yetkili servise yapılan başvuru tarihinden itibaren yapılan ve yapılması gerekirken yapılmayan işlemler, satıcının sorumluluğundadır. Üretici de müteselsil sorumluluk altındadır. Somut olayda; davacı tüketicinin başvurusu üzerine aracın üretim hatasından kaynaklanan bir ayıp taşıdığı davalı satıcının servisince tespit edilip, bunu ortaya koyan belge düzenlenmiş, ancak, davacının tercihi yönünde herhangi bir işlem yapılmamış; satış sonrası hizmetler ile ilgili olarak yukarıda değinilen Kanun ve Yönetmelik hükümlerinin gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacı tüketicinin davaya kadar, hatta dava açtıktan sonra aracı kullanmış olması, davalıları yasal sorumluluktan kurtarmaz. Zira; somut olayda davacı, baştan beri sözleşmeyi ayakta tutarak malın ayıpsız bir yenisi ile değiştirilmesini istediğine göre, ayıpsız yeni mal kendisine teslim edilinceye kadar, elindekini iade yükümlülüğü altında değildir; iade yükümlülüğü ancak, davacının, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde gündeme gelebilecek bir olgudur. Keza; aynı model aracın stoklarda bulunmaması ve bu nedenle temin edilmesinin güç olması da, İcra ve İflas Kanunu’nun 24/4. maddesi hükmü karşısında, davalıların açıklanan sorumlulukları yönünden sonuca etkili değildir. Hal böyle olunca; dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi yönündeki davacı tercihi hukuken haklıdır ve davalılar bu tercihin gereklerini yerine getirme yükümlülüğü altındadır. Yerel Mahkemenin aynı gerekçeye dayalı olan direnme kararı usul ve yasaya uygun olup, onanmalıdır. SONUÇ: Davalılardan H..... A.... Otomotiv San.Tic.A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ilk görüşmede çoğunluk sağlanamadığından 04.03.2009 gününde yapılan ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Taşınır teslimine ilişkin bir ilamlı takipte, borçlu taşınırı teslim etmezse ve taşınır da borçlunun elinde bulunamazsa (telef olmuşsa veya kaçırılmışsa) icra müdürü ne işlem yapar?

A) Takibi iptal eder.
B) Borçluya hapis cezası verir.
C) Taşınırın değeri (borsa/ticaret odası veya bilirkişi marifetiyle) belirlenir ve bu bedel borçludan tahsil edilir.
D) Alacaklıya taşınır davası açması için süre verir.
E) Borçlunun iflasını ister.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol