İcra ve İflas Kanunu 266. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 266 – (Değişik: 18/2/1965-538/106 md.)
Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden istiyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.
İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
3 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/12723 E., 2023/5114 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Zafer Sanayi Şubesi'nden alınan 22.09.2022 tarih ve 7100583235 No'lu 310.000,00 TL bedelli kati ve süresiz teminat mektubunun teminat olarak kabul edilmek sureti ile İİK’nın 266. maddesi gereği mal varlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince teminat mektubundaki miktarın ihtiyati haciz tutarının tamamını karşıladığı gerekçesi ile şi
12. Hukuk Dairesi 2022/12723 E. , 2023/5114 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İİK’nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davası, borçlunun alacaklılarına zarar veren bazı tasarrufları davacı alacaklı bakımından, onun alacağı ölçüsünde hükümsüz hale getirmeye yarayan bir davadır. İptal davası ayni bir dava olmadığından iptal isteminin kabul edilmesi halinde, takip konusu alacak miktarı ile sınırlı olarak, takip konusu alacak ve faiz, masraf gibi eklentilerine yetecek oranda tasarrufun iptaline karar verilir ve alacaklıya dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış istemi yetkisi tanınır.
İİK’nın iptal davalarında yargılama usulü başlıklı 281. maddesinin 2. fıkrasında “Hakim, iptale tabi tasarrufların konusu olan mallar hakkında alacaklının talebi üzerine ihtiyati haciz kararı verebilir.” düzenlemesi mevcut olup burada düzenlenen, ihtiyati haciz kararı; tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında alacaklının talebi üzerine mahkemece tedbir niteliğinde verilmiş bir karar olmakla birlikte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir niteliğinde değildir. İptale tabi tasarruf konusu malın üçüncü kişinin elinden çıkmış olması halinde ise, onun yerine kaim olan miktar kadar üçüncü kişinin mal varlığına ihtiyati haciz konulabilecektir.
İİK’nın 281/2. maddesinde düzenlenmiş olan ihtiyati haciz, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati hacizden farklı olduğundan, davayı kazanan davacı alacaklının, İİK’nın 281/2. maddesi kapsamındaki ihtiyati haczin dayanağı olan ilamı bir aylık süre içinde, icra dairesine ibraz etmesinin zorunluluğu bulunmamaktadır. İİK’nın 264/3. maddesi hükmü burada uygulanmayacağından, tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz, tasarrufun iptali kararı ile kesin hacze dönüşür. Bu nedenle İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca verilen ihtiyati haciz kararının, asıl icra dosyasından infazı gerekir.
Somut olayda tasarrufun iptali davasının davalısı olan ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'nin borçlu Alka Enerji İnşaat Personel Belgelendirme Kalibrasyon Eğitim San.ve Tic.Ltd.Şti.’nden satın aldığı taşınmazı elden çıkarması nedeniyle iptali istenen tasarrufa konu taşınmaz yerine, 310.000,00 TL. miktar ile sınırlı olmak kaydıyla ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'ne ait menkul, gayrimenkul, ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 281/2. maddesi uyarınca ihtiyati haciz konulduğu, ihtiyati haciz
kararının infazı için borçlu hakkında devam eden ... 8. İcra Müdürlüğünün 2021/10583 Esas sayılı takip dosyasına müzekkere yazıldığı ve ... Ayakkabı Deri ve Yan. San. Tic. Ltd.Şti.'ne ait menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 310.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz konulduğu, şikayetçi ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.’nin Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Zafer Sanayi Şubesi'nden alınan 22.09.2022 tarih ve 7100583235 No'lu 310.000,00 TL bedelli kati ve süresiz teminat mektubunun teminat olarak kabul edilmek sureti ile İİK’nın 266. maddesi gereği mal varlığı üzerindeki ihtiyati hacizlerin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, icra mahkemesince teminat mektubundaki miktarın ihtiyati haciz tutarının tamamını karşıladığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile ihtiyati haciz kararının tüm sonuçları ile birlikte kaldırılmasına karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, alacaklının temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
İİK'nın 266. maddesinde; “Borçlu, para veya mahkemece kabul edilecek rehin veya esham yahut tahvilat depo etmek veya taşınmaz rehin yahut muteber bir banka kefaleti göstermek şartı ile ihtiyati haczin kaldırılmasını mahkemeden isteyebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki, icra mahkemesine geçer.” hükmüne yer verilmiştir.
Şikayete konu edilen ihtiyati haciz kararının İİK'nın 281/2. maddesine göre verilmiş gerçekte ihtiyati tedbir niteliğinde bir karar olduğu, ayrıca ihtiyati hacizlerin tatbik edildiği ... 8. İcra Müdürlüğünün 2021/10583 Esas sayılı takip dosyasında şikayetçi ... Ayakkabı Deri ve Yan.San.Tic.Ltd.Şti.'nin borçlu sıfatının bulunmadığı, hakkında herhangi bir icra takibinin başlatılmadığı, sadece tasarrufun iptali davasının yargılaması sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infaz edildiği, bu haliyle İİK’nın 266. maddesinin somut olayda uygulanma imkanın bulunmadığı, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunun tasarrufun iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz kararının infazı ile ilgili şikayet niteliğinde olmadığı da görülmekle, mahkeme kararına istinaden şikayetçinin mal varlığı üzerinde tatbik edilen ihtiyati hacizlerin banka teminat mektubu karşılığında kaldırılması isteminin, tasarrufun iptali davasının yargılamasında görevli olan ve ihtiyati haciz kararını veren ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerekir.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, görev nedeniyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi ve alacaklının istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 01.11.2022 tarih ve 2022/1641 E.-2022/1767 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 23.09.2022 tarih ve 2022/473 E.-2022/479 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (2)
12. Hukuk Dairesi, 2023/6876 E., 2023/4861 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Somut olayda ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince, ihtiyati haczin yeniden konulması istemi ile ilgili şikayette, icra mahkemesinin yetkisinin İİK’nun 266. maddesine göre takibe başladıktan sonra başlayacağı, henüz talep başlatılmadığından icra mahkemesince şikayetin görev nedeniyle usulden reddi yerine şikayetin
12. Hukuk Dairesi 2023/6876 E. , 2023/4861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı-alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3. bendinde; 'Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması” halinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 362/1-c bendinde; Bölge Adliye Mahkemesinin, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verdiği kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir.
Buna göre HMK’da Bölge Adliye Mahkemesine dosyayı asıl görevli mahkemeye gönderebilme salahiyetini de tanıyan görevle ilgili kesin karar verme ve uyuşmazlık çıkması halinde kesin olarak çözümleyen karar verme yetkisi tanındığı görülmektedir. Bu nedenle yasada görev hususunun en geç Bölge Adliye Mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden görev hususunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı özellikle 362/1-c madde hükmü de gözetildiğinde temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Somut olayda; davacının ihtiyati haczin yeniden konulması istemine ilişkin şikayet istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, Aydın 1. İcra Hukuk Mahkemesince şikayetin reddine karar verildiği, davacı-alacaklılar tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince yerel mahkeme kararı kaldırılarak “davanın görev nedeniyle usulden reddine” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yargıtayca incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK’nın 353/1-a-3 ve 362/1-c bentleri gereğince kesin nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 11.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Dr. ...'in Karşı Oy Yazısı:
İcra ve İflas Hukukunun ana kaynağı İcra ve İflas Kanunudur. İcra ve İflas Kanunda açık hükmü bulunmayan hallerde icra ve iflas takiplerinin niteliğine uygun düştüğü oranda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri de uygulanır. (Ejder Yılmaz, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Hükümlerinin İcra ve İflas Uyuşmazlıklarında Uygulanabilirliği (Prof. Dr. Ramazan Arslan Armağan. C-2. Ankara 2015 s. l835-1866)
Bir özel görevli ilk derece mahkemesi olan icra mahkemesi kararlarına karşı da kanun yolları açıktır.
İcra mahkemesi kararlarına karşı kanun yolları bakımından İİK’nun 363,364,365,366 maddelerinde özel hükümler konulmuştur.
20 Temmuz 2016 dan itibaren icra mahkemesi kararlarına karşı gidilecek olan kanun yolları istinaf ve temyizdir. 5311 sayılı kanunlar değişik İİK 'nun 363. maddesi, değişiklik öncesi 363. maddesinin tersine icra mahkemesinin hangi kararlarına karşı istinaf yoluna kapalı olduğunu (yani icra mahkemelerinin hangi kararlarının kesin olarak verildiğini) düzenlemiştir. Bu düzenleme nedeniyle icra mahkemesinin İİK m.363 den ismen gösterilmemiş bulunan diğer kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu anlaşılmaktadır.
Anılan maddede sayılmadığı için icra mahkemesinin görev ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı da istinaf yolu açıktır.
İstinaf sisteminde önce 5311 sayılı kanun değişikliği öncesi İİK'nun 363. maddesi temyiz edilebilecek kararlarını sayarken 2. sırada görev ve yetkisizliğe ilişkin kararları da saymıştır.
Başka bir anlatımla istinaf sistemi öncesi veya sonrası İİK m. 363 hükmüne göre icra mahkemesinin görevsizlik ve yetkisizliğe ilişkin kararlarına karşı kanun yolu açıktır.
İİK'nun 363. maddesi dışında İcra ve İflas Kanununda açıkça istinaf yolu kapalı (kesin) olduğu belirtilen kararlar için de istinaf yolu kapalıdır. Örneğin Kıymet takdirine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin yetkisizlik kararı İİK'nun 128/a-son fıkrasına göre kesindir. Yine İİK'nun 134. maddesinin 7. fıkrasına göre ihalenin feshine ilişkin şikayetlerde icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarının kesin olduğu yani istinaf yolunu kapalı olduğu düzenlenmiştir. İcra ve İflas kanunlarında yazılı bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere İİK'nun 363. maddesinde istinaf yolu kapalı haller arasında sayılmayan ve ayrıca yukarıda belirtilen özel hükümler uyarınca kesin olduğu düzenlenmeyen icra mahkemesinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunun açık olduğu görülmektedir. Kanun koyucu icra mahkemelerinin görevsizlik veya yetkisizlik kararlarına karşı istinaf yolunu kapatmak istese idi bu kararları İİK 363.maddesinde istinaf yolu kapalı olan kararlar arasında sayar idi.
İcra ve İflas Kanunu “temyiz"’ yolu ve başvuru ve incelemesi başlıklı İİK’nun 364.maddesinin birinci fıkrası" Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairelerince verilen ve miktar veya değeri kanunda belirtilen parasal sınırı geçen (İİK m.364/1 geçici md. 16) nihai kararlara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmünü düzenlemiştir. Bu madde hükmüne göre istinaf mahkemesinin kararını türüne veya konusuna göre bir ayrım yapılmaksızın, istinaf mahkemelerince verilen tüm nihai kararların parasal temyiz sınırını geçmesi kaydı ile temyiz edileceğini açıkça düzenlemektedir. Böylelikle istinafa başvurulabilecek tüm kararlara karşı temyiz sınırını aşmak konusu ile temyiz yoluna gidilebilecektir. (Pekcanıtez, Hakan/Atalay, Oğuz/Özkan Sungurtekin Meral/Özekes Muhammet.İcra ve İflas Hukuku Ders kitabı, İstanbul 2012 s.59).
Hangi istinaf mahkemesi kararlarının temyiz edilebileceği konusunda icra ve iflas kanununda açık bir hüküm bulunduğu ve bu nedenle öncelikle uygulaması gerektiği yoruma ihtiyaç bırakmayacak şekilde açıkça anlaşılmaktadır.
İİK'nun 366.maddesinin birinci fıkrası istinaf ve temyiz incelemeleri Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır” hükmü icra ve iflas kanununda hüküm bulunmayan durumlarda HMK'nın istinafı ve temyize ilişkin hükümleri uygulanır, şeklinde anlaşılmalıdır.
Somut olayda ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince, ihtiyati haczin yeniden konulması istemi ile ilgili şikayette, icra mahkemesinin yetkisinin İİK’nun 266. maddesine göre takibe başladıktan sonra başlayacağı, henüz talep başlatılmadığından icra mahkemesince şikayetin görev nedeniyle usulden reddi yerine şikayetin esastan reddi yerinde bulunmayarak icra mahkeme kararını kaldırıp şikayetin (davanın) görev nedeniyle usulden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz konusu yapıldığı görülmektedir.
Bu karar yukarıda açıklandığı üzere İİK'nun 364/1 fıkrasına göre temyiz yolu açık bir karar olup işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi görüşünde olduğumdan çoğunluğun İİK'nun 364. ve HMK'nın 366 maddelerinin göndermesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararına HMK’nın 353/1 -a3 ve 362/1-c maddeleri gereğince kesin nitelikte olduğu gerekçesi ile HMK nın 352 maddesi gereğince temyiz talebinin reddine ilişkin Dairenin çoğunluk kararına katılamıyorum.
12. Hukuk Dairesi, 2007/995 E., 2007/3918 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK.nun 266. maddesinde yer alan düzenlemede ise, borçlu, teminat göstererek mahkemeden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edebilir.
12. Hukuk Dairesi 2007/995 E. , 2007/3918 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Tekirdağ İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 31/10/2006
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 265/1. maddesi gereğince (Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplerle, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde "mahkemeye müracaatla" itiraz edebilir.)
İhtiyati haciz kararına yukarıda belirlenen nedenlere dayalı olarak yapılan itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye sunulmalı ve bu mahkemece incelenmelidir. Bir başka anlatımla inceleme görevi kararı veren genel mahkemeye aittir.
İİK.nun 266. maddesinde yer alan düzenlemede ise, borçlu, teminat göstererek mahkemeden ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edebilir. Takibe başlandıktan sonra bu yetki icra mahkemesine geçer.
Somut olayda borçlu Ö..... Ltd.Şti. vekilinin ihtiyati haczi kararını veren Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru nedenleri İİK.nun 265/1. maddesi kapsamında olup, inceleme görevi bu mahkemeye aittir. Adı geçenin istemi aynı Kanunun 266. maddesinde öngörülen nedenleri içermediği için icra mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası incelenerek hüküm tesisi isabetsizdir.
Ayrıca birleştirilen ve aşkın haczin kaldırılması istemini kapsayan Tekirdağ icra mahkemesinin 2006/255 esas sayılı dosyası yönünden de olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
Bir deniz alacağı nedeniyle, borçlu şirkete ait olan ve Türk gemi siciline kayıtlı "KAPTAN" isimli ticari gemi üzerine ihtiyati haciz kararı uygulanmıştır. Borçlu şirket, geminin sefere çıkamamasından dolayı büyük ticari kayıplar yaşadığını ileri sürerek, alacağın tamamını, faiz ve masraflarını karşılayacak miktarda muteber bir banka tarafından düzenlenmiş kesin teminat mektubunu mahkemeye sunarak ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Henüz icra takibine başlanmamıştır.
Bu durumda, borçlunun teminat göstermek suretiyle ihtiyati haczin kaldırılması talebine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İhtiyati haczin teminatla kaldırılabilmesi için takibe başlanmış olması zorunlu olduğundan, bu aşamada yapılan talep mahkemece reddedilmelidir.
B) Borçlu, yalnızca alacak tutarı kadar nakit parayı mahkeme veznesine depo etmek suretiyle ihtiyati haczin kaldırılmasını talep edebilir; teminat mektubu bu aşamada kabul edilemez.
C) Borçlu, para, mahkemece kabul edilecek rehin, esham, tahvilat, taşınmaz rehni veya muteber bir banka kefaleti göstermek suretiyle ihtiyati haczin kaldırılmasını, haciz kararını veren mahkemeden isteyebilir.
D) Alacaklının açık muvafakati olmaksızın, borçlunun tek taraflı talebiyle teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilemez.
E) Geminin ticari niteliği ve seferden alıkonulmasının kamu düzeniyle ilişkisi nedeniyle, gösterilecek teminat ne olursa olsun ihtiyati haczin kaldırılması mümkün değildir.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.