İİK Madde 267İhtiyati hacizde iflas yolu ile takip
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
İcra ve İflas Kanunu'nun 267. maddesi, ihtiyati haciz konulan alacaklının, borçlunun iflasını isteme yolunda iflas takibi yapmış ya da iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koydurmuş olması halinde ihtiyati haczin devamını sağlamak için izlemesi gereken yolu düzenler. Maddenin uygulandığı kişi, iflasa tabi borçlusuna karşı iflas yoluyla takip yapan veya iflas takibinden sonra ihtiyati haciz koyduran alacaklıdır.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
(Değişik: 18/2/1965-538/107 md.)
Alacaklı, iflasa tabi borçlusu aleyhine 264 üncü maddenin, birinci fıkrası gereğince iflas yolu ile takipte bulunmuş veya iflas yolu ile takipte bulunduktan sonra borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirmiş ise, aşağıdaki hükümler tatbik olunur.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse bu itiraz hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasiyle beraber borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmezse, bu durum hemen alacaklıya tebliğ olunur. Alacaklı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun iflasına karar verilmesini istemeye mecburdur.
264 üncü maddenin 4 üncü fıkrası hükmü kıyasen uygulanır.
Değişiklik geçmişi(1)
- 18.02.1965maddenin tamamı 18.02.1965 tarihinde 538 sayılı Kanunla değiştirildi
Maddenin eski metinleri gösterilmiyor; yalnız hangi bölümün ne zaman, hangi kanunla değiştiği.
Atıflar(1)
Bu maddenin atıf yaptıkları
Bu maddedeki kavramlar
- İflas yoluyla takip
- Ödeme emri
- İtirazın alacaklıya tebliği
- Kıyasen uygulanan 264. madde dördüncü fıkrası
- Ticaret mahkemesinde iflas talebi
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeye özel soru
Bir alacaklının, borçlusu aleyhine başlattığı genel iflas yolu ile takipte, borçlunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi durumunda ortaya çıkan hukuki duruma ve sonuçlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A) Borçlunun süresi içinde yaptığı itiraz üzerine iflas takibi durur ve alacaklı, bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini ticaret mahkemesinden istemek zorundadır.
- B) Alacaklının, borçlunun itirazı üzerine iflas davası açma hakkı, iflas ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir senenin geçmesiyle düşer.
- C) Borçlu, itirazında sadece borcun esasına ilişkin savunmalarını değil, aynı zamanda iflasa tabi bir kişi olmadığı gibi takibin usulüne ilişkin def’ileri de ileri sürebilir ve mahkeme bu hususları iflas davasında inceler.
- D) Borçlunun itirazı üzerine alacaklının açacağı davada, alacak bir adi senede dayanıyorsa ve borçlu imzayı inkâr etmişse, mahkeme öncelikle genel haciz yolundaki gibi imzanın borçluya ait olup olmadığını inceler ve bu hususta bir ara kararla itirazı bertaraf ettikten sonra iflasın maddi şartlarının varlığını araştırmaya başlar.
- E) Borçlunun itiraz etmemesi halinde ise alacaklı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde, borçlunun itiraz etmediğini gösteren ödeme emri nüshasını dilekçesine ekleyerek ticaret mahkemesinden doğrudan iflas kararı verilmesini talep edebilir.
Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl