2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 274

İcra ve İflas Kanunu 274. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 274 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) İtiraz etmek isteyen kiracı itirazını tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya şifahen icra dairesine bildirir. Bu suretle yapılan itiraz tahliye takibini durdurur. 63, 64 ve 65 inci maddeler hükmü tahliye takiplerinde de caridir. 2 – İtirazın kaldırılması:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2014/24460 E., 2014/26824 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi
İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır.
12. Hukuk Dairesi         2014/24460 E.  ,  2014/26824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/03/2014 NUMARASI : 2014/124-2014/289 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 18/06/2014 tarih, 2014/15413-17812 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değilse de; Alacaklı tarafından yazılı kira sözleşmesi ile kiralanan taşınmazın kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliyesi talebiyle ilamsız icra takibine başlanıldığı, borçluya örnek 14 numaralı tahliye emri tebliğ edildiği, borçlunun kiralanan yerin 6570 Sayılı Kanun'a tabi olduğunu, İİK 272 ve devamı maddelerine göre tahliye emri gönderilemeyeceğini ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. 6570 sayılı Kanun’un uygulama alanını düzenleyen 1. maddesinde, Kanun’un kapsamına girecek taşınmazlar için belediye sınırları içerisinde olma ile belediye sınırları dışında kalmakla birlikte iskele, liman ve istasyonlarda bulunma şartı aranmaktaydı 6570 sayılı kanunun, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki kanunun 10. maddesi ile 01.07.2012 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 6098 sayılı Kanunun 339. maddesinde, 6570 sayılı Kanunu’nun 1. maddesinden farklı olarak, kiralananın bulunduğu yer açısından bir ayrıma gidilmemiş ve tüm konut ve çatılı işyeri kiraları Türk Borçlar Kanunu’nun kapsamına alınmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda yer verilmeyen, ancak 6570 sayılı Kanun’un 7. maddesinde düzenlenen tahliye sebepleri ise, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ile birlikte yeniden gündeme gelerek, konut ve çatılı işyeri kiralarında kira sözleşmesinin sona erme sebepleri olarak düzenlenmiştir. Kiralanan taşınmazın niteliğine ilişkin olarak 6570 sayılı Kanun’un 1. maddesinde aranan musakkaf olma (çatılı, üstü örtülü ve duvarları bulunan) şartı da, 6098 sayılı Kanun’da konut ve çatılı işyeri olarak değiştirilmiştir. Ancak gerek konut kavramına gerekse çatılı işyeri kavramına ilişkin kanun maddesinde ve madde gerekçesinde herhangi bir açıklama getirilmemiştir. 6098 sayılı Kanunda işyerleri için açıkça “çatılı işyeri kirası” kavramı kullanıldığından, musakkaf olma şartının Türk Borçlar Kanunu’nda da arandığı sonucuna varılacaktır. İİK'nun 272-275. madde hükümleri konut ve çatılı iş yeri dışındaki kiralarda, taşınmazların tahliyesi için tam uygulanır. Konut ve çatılı iş yeri kiralarında ise kiracı belirli süreli işlemlerin süresinin bitiminden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarda bir yıl için uzatılmış sayılır. Türk Borçlar Kanunu'nun 347/1. fıkrası hükmüne göre kiraya veren sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Bunun için anılan kanunun 339. vd. maddeleri uyarınca borçludan tahliye taahhüdü almış olması gerekir. Buna göre de kiraya veren yazılı tahliye taahhüdü olmadan yalnız kira sözleşmesine dayanarak İİK'nun 272-279. madde hükümlerine göre kira süresinin bitmesi nedenine dayalı olarak ilamsız tahliye takibi yapamaz. Yaparsa icra dairesinin takip talebini reddetmesi gerekir. İcra dairesi kiracıya tahliye emri gönderir ise kiracı takibin iptali için süresiz şikayet yoluna gidebileceği gibi tahliye emrine karşı icra dairesinde itiraz da edebilir(Kuru, Baki, İcra ve İflas Hukuk. El Kitabı, Ankara 2013 s. 870). Somut olayda taraflar arasındaki kira sözleşmesine konu olan yerin İstanbul ..... Mahallesi, Yeni ........ üzerinde kain tapuda pafta; 69/1, ada;819, parsel;744 sayılı tahtında kayıtlı 2.719 metre kareden ibaret, üzerinde ........Petrol Sanayi Pazarlama ve Ticaret A.Ş. akaryakıt satış ve servis istasyonu hizmet üniteleri bulunan arsa nitelikli arazi parçası ile bu arazi parçası üzerinde mevcut akaryakıt satış ve servis istasyonu olduğu, sözleşmenin başlangıç tarihinin 01.07.2002, bitiş tarihin ise 01.07.2012 olup 10 yıllık süreye tabi olduğu görülmektedir. Şikayetçinin ilamsız tahliye takibine konu edilen taşınmazın TBK'nun 339. ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı iş yeri kirası niteliğinde olduğu ve dolayısıyla tahliye taahhüdü olmadan başlatılan takibin iptalini talep ettiğine göre, mahkemece yapılacak iş, mahallinde keşif yapılarak kira sözleşmesi tarihi itibariyle kiralanan taşınmazın satılık iş yeri kirası niteliğinde olup olmadığını tespit ederek sonucuna göre karar vermektir. Mahkemenin takibin iptaline ilişkin kararının belirtilen araştırma yapılmadan karar vermesi nedeniyle bozulması gerekirken, Dairemizce istemin borca itiraz olduğu ve şikayet yoluyla takibin iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle bozulması yanılgıya dayalı olup borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 18.06.2014 tarih ve 2014/15413 Esas - 17812 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

12. Hukuk Dairesi, 2009/10918 E., 2009/19699 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKadıköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İcra mahkemesince, İİK'nun 274/son maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken 63.maddesi gereğince, borçlunun itiraz sebeplerini genişletip değiştiremeyeceği nedeniyle borca ve imzaya itirazın esastan reddedildiği görülmektedir.
12. Hukuk Dairesi         2009/10918 E.  ,  2009/19699 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kadıköy 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 17/07/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 22.01.2009 tarih, 20449-1290 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu ...'nin, 15.02.2006 tarihinde bono düzenleme yetkisini de içeren noterden düzenlenen vekaletnameyi, .... verdiği, anılan kişinin vekil sıfatı ile 27.02.2006 tanzim tarihli, lehtarı alacaklı .....olan bonoyu keşide ettiği, alacaklı tarafça kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği ve örnek 10 ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği görülmektedir. Borçlu vekilinin süresi içinde icra mahkemesine verdiği dilekçede, bonoyu vekaleten imzalayan kişinin azledildiği, imzanın vekile ait olmadığı sebeplerine dayalı olarak borca ve ayrıca yetkiye itiraz edildiği bildirilmiştir. Borçlu vekili, yasal süre geçtikten sonra 29.09.2005 tarihli hastane sağlık kurulu raporu ile bazı raporları ibraz ederek, borçlunun vekaletname verdiği tarihte akıl hastası olduğunu, bu nedenle vekaletnamenin ve bu vekalete dayalı olarak düzenlenen bononun yok hükmünde olup, geçersiz sayılacağını iddia ederek, borçlunun adli tıp kurumu veya hastaneye sevkini ve temyiz kudreti bulunup bulunmadığının tespitini talep etmiştir. İcra mahkemesince, İİK'nun 274/son maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken 63.maddesi gereğince, borçlunun itiraz sebeplerini genişletip değiştiremeyeceği nedeniyle borca ve imzaya itirazın esastan reddedildiği görülmektedir. Borçlu vekilinin karar düzeltme safhasında ibraz ettiği Sağlık Bakanlığı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.05.2009 tarihli Sağlık Kurulu Raporunda borçlunun medeni hakları kullanma yeteneği olmadığı ve vasi tayini gerektiği kanısına varıldığı bildirilmiştir. TTK'nun 582.maddesine göre; "akit ve borçlanmaya ehil olan kimse, poliçe, çek ve bono ile borçlanmaya ehil olduğundan, ancak medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan kişiler kambiyo senedi düzenleyebilirler. Başka bir deyişle, kanun koyucu kambiyo senetlerinin düzenlenmesi için özel bir ehliyet aramamıştır. Şu hale göre, medeni hakları kullanma ehliyetinden kısmen veya tamamen mahrum bulunan kişiler kambiyo senedi düzenleyemezler. Bu nedenle borçlunun, senedi düzenleme amacıyla vekile noterden vekalet verdiği 15.02.2006 tarihinde hukuki ehliyete sahip olması gerekir. Aksi takdirde düzenlenen senet geçerli olmaz. 28.07.1941 tarihli 4/21 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince alacaklı, senedi düzenleyen kişinin ehliyetsiz olması halinde iyiniyetli olduğunu dahi ileri süremez. Çünkü ehliyet kamu düzenini ilgilendirir. Süresiz şikayet yolu ile icra mahkemesinden takibin iptali istenebilir. O halde mahkemece yapılacak iş, borçlunun, bonoyu vekil sıfatıyla imza eden vekile verdiği vekaletname tarihi olan 15.02.2006 tarihi itibariyle bono düzenleme ehliyetine sahip olup olmadığının, bir sağlık kurulundan alınacak raporla tespiti ile sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir. Mahkeme kararının yukarıda yazılı gerekçe ile bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir. SONUÇ  : Borçlu vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.01.2009 tarih 2008/20449 E., 2009/1290 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 20.10.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Kiralayan (K), kiracı (A) ile 01.01.2022 başlangıç ve 31.12.2022 bitiş tarihli, noterlikçe düzenlenmiş bir işyeri kira sözleşmesi akdetmiştir. Sözleşme süresinin sona ermesine rağmen (A)’nın taşınmazı tahliye etmemesi üzerine (K), 20.01.2023 tarihinde, kira sözleşmesini de ibraz ederek icra dairesi aracılığıyla ilamsız tahliye takibi başlatmıştır. İcra dairesi tarafından (A)’ya usulüne uygun bir tahliye emri tebliğ edilmiştir. Bu hukuki duruma ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre doğrudur?

A) A) (A)’nın, tahliye emrinin tebliğinden itibaren on beş gün içinde itiraz hakkı bulunmaktadır; bu süre içinde itiraz etmezse takip kesinleşir ve tahliye icra edilir.
B) B) (K)’nin, kira süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde icraya başvurusu usule uygun olup, (A)’nın tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etmemesi halinde, tahliye emrinde tanınan on beş günlük sürenin sonunda taşınmaz zorla tahliye edilir.
C) C) (A)’nın süresi içinde takibe itiraz etmesi üzerine takip durur ve (K)’nin itirazın kaldırılması için altı ay içinde icra mahkemesine başvurması gerekir; aksi halde takip düşer.
D) D) (A)’nın süresi içinde itiraz etmesi ve kira sözleşmesinin yenilendiğini adi yazılı bir belge ile ispatlaması, (K)’nin itirazın kaldırılması talebinin reddedilmesi için yeterlidir.
E) E) Kiralananın tahliyesi için başvurulan bu takip yolunda, kira sözleşmesinin noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış olması zorunlu bir takip şartıdır.

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol