2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 285

İcra ve İflas Kanunu 285. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 285 – (Değişik: 28/2/2018-7101/13 md.) Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tabi olan borçlu için 154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkralarında yazılı yerdeki, iflâsa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesidir. Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır. Konkordato talebine eklenecek belgeler:[86]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
Hukuk Genel Kurulu, 2023/1045 E., 2024/139 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ilâ 308 inci maddeleri.
Hukuk Genel Kurulu         2023/1045 E.  ,  2024/139 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1409 E., 2023/442 K. KARAR : Davanın kabulüne ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3601 Esas, 2022/4819 Karar sayılı BOZMA kararı Konkordato isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince talep eden Er-Ne Çocuk Giyim ve Araç Gereçleri Konfeksiyon Tekstil Itriyat Paz. San. ve Tic. A.Ş.nin konkordato tasdik talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve QNB Finans Faktöring A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda alacaklı QNB Finans Faktöring A.Ş. vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine, diğer alacaklılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Sürat Kargo Lojistik A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş. ve Emir Varlık Yönetim A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin çocuk ve bebek mağazası konusunda faaliyet gösterdiğini, sattığı malların döviz cinsinden ve yurt dışından ithal edildiğini, 2018 yılında dövizin aşırı değerlenmesinin ve faiz artışlarının sektörde daralmaya neden olduğunu, şirketin gelir gider ve nakit akışı dengesinin bozulduğunu, ekonomik sıkıntılar nedeniyle ödemelerde güçlük çektiğini, AVM kiralarının yüksek olması nedeniyle şubelerin zarar ettiğini, müvekkili ...’in ise şirketin sahibi olduğunu, şirket için şahsi kefalet verdiğini, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödenebileceğini ileri sürerek 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 285 ve devamı maddeleri gereğince teklif edilen konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.05.2021 tarihli ve 2019/91 Esas, 2021/562 Karar sayılı kararı ile; Talep eden ... yönünden, teklif edilen konkordatonun tasdik şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle konkordato talebinin reddine, Er-Ne Çocuk Giyim ve Araç Gerekçeleri Konfeksiyon Tekstil Itriyuat Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden, talep eden şirketin 2021 ile 2027 yılları arasında 5.000.000,00 TL’den başlayarak artan grafikle en sonunda 13.000.000,00 TL satış rakamlarını hedeflediği, şirketin konkordatodan önceki dönemlerde 2021-2022-2023 yıllarında hedeflenen satış rakamlarına ulaşabildiğinin görüldüğü, talep eden şirket her ne kadar 2016-2017 yıllarındaki satış rakamlarına rağmen 2016 yılında zarar 2017 yılında ise düşük bir kâr elde etmiş ise de bunun nedenlerinin 2016 yılında davacının Nilüfer mağazasının kuruluşunda yapılan yatırım tutarının yüksekliği ve faaliyette olan AVM mağazalarının yüksek giderleri olduğu, 2018 yılında da AVM kiralarındaki dövizden kaynaklı artışların etken olduğu, konkordatoya girilen süreçten sonra şirketin AVM’de bulunan mağazasının kapatıldığı ve kira maliyetinden kurtulduğu, yine Nilüfer mağazasının da kapatılarak bu şekilde maliyetlerin en aşağı seviyeye çekildiği, şirketin çocuk giyimi ve konfeksiyon dışında mühlet içerisinde mobilya satışına da ağırlık verdiği, mobilya satışının kâr marjı %30-35 civarında olup henüz mal teslim edilmeden müşteriden peşin alınan belirli bir kısmın şirketin finansmanına olumlu yönde etki ettiği, bu nedenle şirketin 2021-2027 yılları arasındaki satış rakamları ve kârlılık tablolarında gösterilen tutarlara ulaşabileceği, şirketin konkordato dönemi içerisinde pandemi nedeniyle tedbir ve yasaklardan dolayı satış rakamlarının etkilendiği, komiserden bu hususla ilgili aylar itibariyle ayrıntılı gösteren tabloları raporunda yer vermesinin istendiği, bu tablodan da anlaşılacağı üzere tam kapanmanın veya hafta sonu kapanmalarının olduğu dönemlerde satış rakamlarının etkilendiği, ancak kapanmanın olmadığı dönemlerde ise satış rakamlarının önemli ölçüde arttığının görüldüğü, kapanmanın olmadığı süreçlerdeki satış tutarları dikkate alındığında şirketin 2021-2027 arası dönemde hedeflenen kârlılık ve satış rakamlarına ulaşabileceğinin kabul edildiği, konkordato projesinin 2004 sayılı Kanun’un 305 inci maddesindeki diğer tasdik şartlarını sağladığı gerekçesiyle talep eden şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcun ilk taksiti, tasdik kararından itibaren sekiz ay sonra başlamak üzere ilk yıl borcun %5'lik, borcun ikinci yıl %10'luk, üçüncü yıl %15'lik, dördüncü yıl %20'lik, beşinci yıl %25'lik ve altıncı yıl %25'lik kısmının alacaklılara garameten ödenmesine karar verilmiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş., Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve QNB Finans Faktöring A.Ş. vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2022/561 Esas, 2022/622 Karar sayılı kararı ile; 1. Alacaklı QNB Finans Faktöring A.Ş. yönünden, süresinde istinaf talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle istinaf başvuru dilekçesinin reddine, 2. Alacaklı Veta Dış Ticaret A.Ş. yönünden, alacaklı vekilinin süre tutum dilekçesi verdiği ancak gerekçeli istinaf dilekçesinin sunulmadığı, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle yapılacağı, kararda kamu düzenine aykırı durum da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, 3. Diğer alacaklılar yönünden ise, İlk Derece Mahkemesince verilen tasdik kararında esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle alacaklıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Sürat Kargo Lojistik A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. ve Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3601 Esas, 2022/4819 Karar sayılı kararı ile, "....Dava, İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde, borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı hususu mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden, bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Projede; kaynak olarak gösterilen 2020-2027 yılları arasında 5 milyondan başlayarak artan grafikle en sonunda 13 milyonluk satış kârı hedeflenmiştir. Bilirkişinin hedeflenen satış rakamlarına ulaşılabileceği tespiti, soyut kalmıştır. Kaldı ki davacı şirket, 2020-2021 döneminde 2 milyon satış rakamına ancak ulaşabilmiştir. Bu halde proje uygulanabilir ve gerçekçi değildir. Bu şartlarda konkordato projesinin tasdikinin mümkün olmadığına karar vermek gerekir. Bu durumda, mahkemece davacı şirketin rapor tarihi itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenerek borca batık ise iflasına, değil ise konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır,…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesi yanında şirketin konkordato süreci içerisinde pandemi dönemini yaşadığı, tedbir ve yasaklardan dolayı satış rakamlarının etkilendiği, tam kapanmanın veya hafta sonu kapanmalarının olduğu dönemlerde şirketin satış rakamlarının etkilendiği, şirketin faaliyet alanı düşünüldüğünde sokağa çıkma yasaklarının olduğu ve toplumda salgın kaygısının bulunduğu dönemde insanların zorunlu ihtiyaçlarına yönelerek bunun dışındaki ihtiyaçlarını ertelediği, bu durumun satış rakamlarına yansıdığı, tam kapanma dönemlerindeki satış tutarlarının işletmenin gerçek durumunu yansıtmadığı, bu da pandemi sona erdiğinde şirketin gerçek satış rakamlarının projenin uygulanabilirliğine olanak verdiğini gösterdiği, şirketin işletme giderlerinin ana nedeninin 2016 yılında davacının Nilüfer mağazasının kuruluşunda yapılan yatırım tutarının yüksekliği ve faaliyette olan AVM mağazalarının yüksek giderleri olduğu, konkordatonun uygulanmasından itibaren mahkeme denetiminde işletme giderlerine neden olan olguların değiştirilerek azaltıldığı, tüm bu hususlar dikkate alınarak şirketin projedeki taahhüdünü yerine getirebileceği tespit edilerek konkordatonun tasdik edildiği, talep eden şirketin alacaklı çoğunluğunun %59,2'si ve alacak çoğunluğunun %56,76'sı ile konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen alacaklarını proje kapsamında tahsil ederek tamamına kavuşmak isteyen alacaklıları onların yararına olmadığı belli olan iflas tasfiyesine maruz bırakmanın doğru olmadığı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde alacaklılar Veta Dış Ticaret A.Ş., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş., Türkiye Halk Bankası A.Ş., Türkiye İş Bankası A.Ş. ve Emir Varlık Yönetim A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Alacaklı Veta Dış Ticaret A.Ş. vekili, talep eden şirketin pandeminin etkilerinin tamamen bitmesinden sonra dahi borca batıklık miktarında çok az azalma olduğunu, şirketin tasdik kararından sonra dahi hedeflenen satış rakamlarına ulaşamadığını, şirketin ilerleyen dönemde ödemesi gereken borç miktarı artacağından bu miktarda ödemeleri yapmasının mümkün olmadığını, tasdik kararından sonra kayyım tarafından düzenlenen raporlarda soyut değerlendirmelerin yer aldığını, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, borcun bu kadar uzun dönem içerisinde ödenmesine karar verilmesinin borçlu ile alacaklılar arasındaki menfaat dengesine zarar verdiğini, ödeme planının faiz içermemesi nedeniyle uzun vadede alacaklıların aleyhine olduğunu ileri sürerek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili, müvekkili bankanın alacak miktarının konkordato nisabında eksik hesaplandığını, komiser tarafından düzenlenen nihai raporda talep eden şirketin borca batık olduğunun belirlendiğini, şirketin sunduğu projenin gerçekçi ve uygulanabilir olmadığını, projenin tasdik edilmesinin alacaklıların zararına neden olacağını ileri sürerek direnme kararının bozulması talep etmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda, talep eden şirket yönünden proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkânının olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre İlk Derece Mahkemesince talep eden şirketin tasdik talebinin kabulüne karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ilâ 308 inci maddeleri. 2. Değerlendirme A) Alacaklılar Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Emir Varlık Yönetim A.Ş. vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede: 1. Hukuki yarar dava şartı olduğu gibi, temyiz istemi için de gerekli bir şarttır. İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekilince istinaf edilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmemiş, Özel Dairenin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3601 Esas, 2022/4819 Karar sayılı kararı ile diğer bir kısım alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından temyiz edilmediğinden ve direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz itirazının hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. 2- İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar alacaklı Emir Varlık Yönetim A.Ş. vekili tarafından istinaf ve temyiz edilmemiş, Özel Dairenin 19.10.2022 tarihli ve 2022/3601 Esas, 2022/4819 Karar sayılı kararı ile diğer bir kısım alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince verilen karar alacaklı Emir Varlık Yönetim A.Ş. tarafından temyiz edilmediğinden ve direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz itirazının hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir. B) Alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede: 1. Alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili 23.10.2023 tarihinde verdiği dilekçe ile temyiz isteminden feragat etmiştir. 2. Dosyaya sunulan vekâletname kapsamından alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminden feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 3. O hâlde, alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. C) Diğer alacaklılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan değerlendirmede: 1. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konkordatoya ilişkin açıklama yapılmasında yarar bulunmaktadır. 2. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukuki çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709). 3. Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). 4. Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir. 5. Konkordato konusunda yapılan diğer bir ayrım ise, adi (alelade) konkordato ve mal varlığının terki suretiyle konkordatodur. Mal varlığının terki suretiyle konkordato türünde, borçlunun mali durumunun iyileşmesi ve işletmenin faaliyetine devam etmesi amaçlanmaz. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun iki şekilde yapılacağı kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, borçlunun mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara bırakması ve alacaklıların da borçlunun mal varlığını satarak ele geçen paradan alacaklarını tahsil etmeleridir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatonun diğer bir görünüm şekli ise, belirli vadelerde alacaklılara ödeme yapması kaydıyla, mal varlığının tamamının ve bir kısmının üçüncü kişiye devredilmesidir. Bu ihtimalde, alacaklılar alacaklarını borçlunun mal varlığının üçüncü kişiye devrinden elde edilen parayla tahsil etmektedirler. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu borçlarını belli şartlar dâhilinde ödemeyi değil, mal varlığının aktifi üzerindeki tasarruf yetkisini alacaklılara (veya üçüncü kişiye) devretmeyi teklif etmektedir. Mal varlığının terki suretiyle konkordatoya niteliğine aykırı düşmedikçe adi konkordatonun hükümleri (2004 sayılı Kanun md. 285 ilâ 308/g) uygulanır (Pekcanitez/Erdönmez s. 6 vd.). 6. Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. 7. Konkordato talep eden borçlu veya iflâsını isteyebileceği borçlusu hakkında konkordato talep eden alacaklı, bir nüsha olarak düzenlenen dilekçe, konkordato ön projesi, ayrıntılı bilanço, gelir tablosu ve 2004 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinde sayılan diğer belgeler ile birlikte asliye ticaret mahkemesine başvurarak üç aylık geçici konkordato mühleti verilmesi ister (2004 sayılı Kanun md. 285-287). Asliye ticaret mahkemesi 286 ncı maddede sayılan belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu belirlediği takdirde borçluya derhâl geçici üç aylık mühleti verir ve bir veya işin kapsamına göre üç kişiden oluşan komiser veya komiserler kurulu oluşturulur (2004 sayılı Kanun md. 287). 8. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. 9. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. 10. Geçici mühletin ilanı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288). 11. Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2). 12. Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. 13. Konkordatonun geçici mühlet içerisinde başarıya ulaşmayacağına kanaat getirilmişse, borçluya kesin mühlet verilmez ve konkordato talebinin reddi doğrultusunda karar oluşturulur. Kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin uzatılmasına ve kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine dair kararlar 2004 sayılı Kanun'un 288 inci maddesi uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. 14. Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı ay daha uzatılabilir (2004 sayılı Kanun md. 289/5). 15. Mahkemece, kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak koşuluyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Bu durumda, alacaklıları hukukî nitelik itibariyle birbirinden farklı alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Bu konuda komiserin de görüşü alınır (2004 sayılı Kanun md. 289/4). 16. Kesin mühlet içerisinde komiser, konkordatonun hazırlanmasına ilişkin işlemleri gerçekleştirir. Kısaca belirtmek gerekirse, bunlar aktif ve pasifin tespit edilerek aktif defterlerinin tutulması ve değerlerinin takdiri, alacakların bildirilmesi için 2004 sayılı Kanun'un 288 inci maddesine göre ilân yapılması, borçlunun yazdırılan alacaklara tamamen veya kısmen kabul veya red şeklinde beyanlarının alınması (2004 sayılı Kanun md. 299), çekişmeli alacaklar hakkında dosyanın asliye ticaret mahkemesine sunularak bu alacaklar hakkında konkordato oylamasına katılıp katılmayacakları bakımından karar alınması, rehinli alacak müzakerelerinin yapılması, alacaklılar toplantısı ve oylamaların tutanakla tespiti (2004 sayılı Kanun md. 302), alacakların geçerli ve sağlıklı olup olmadıklarının borçlunun ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle tespiti ve bu konuda oluşan kanaatin ticaret mahkemesine sunulan raporda belirtilmesi ve konkordato mühleti içerisinde dosyanın asliye ticaret mahkemesine konkordatonun tasdiki veya reddine karar verilmek üzere sunulması ve sonuçta asliye ticaret mahkemesinin duruşma günü ilân ederek, komiseri dinleyerek, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırarak, tasdik veya red kararı vermesidir. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, borçlu iflâsa tabi ise, konkordatonun reddi ve doğrudan iflâs sebeplerinin varlığı hâlinde borçlunun iflâsının açılmasına da karar verilecektir. 17. Konkordatonun tasdiki için aranan şartlar 2004 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinde belirtilmiş olup, buna göre; konkordato projesinin 2004 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olması (kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunluk) ile birlikte teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması, konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, 2004 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin 1 inci fıkrasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması ve konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın tasdik kararından önce mahkeme veznesine depo edilmesi gerekir. 18. Konkordatonun tasdikine ilişkin karar İİK’nın 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecek ve kesin ödeme projesinin tasdik ilânı gereğince onun yönetiminde uygulanması için bir kayyım atanabilecektir (2004 sayılı Kanun md. 306). 19. Asliye ticaret mahkemesince kabul edilerek tasdik edilen konkordato, konkordato prosedürüne katılmayanlar (alacak kaydı yaptırmayanlar) da dâhil olmak koşuluyla tüm alacaklıları bağlar. Bu temel ilke “konkordatonun bütün alacaklılar için kural olarak zorunlu olması” şeklinde de ifade edilmektedir. Ancak rehinli alacaklarla bazı imtiyazlı ve kamusal alacaklar ve komiserin izniyle mühletten sonra doğan alacaklar bu kuralın istisnasını teşkil etmektedir (2004 sayılı Kanun md. 308/c-III). Bu kategoriye giren alacaklar konkordatodan kesinlikle etkilenmeyip tümüyle ödenmesi gerekir. Çünkü Kanun, konkordatonun borçlu ile alacağı rüçhanlı olmayan alacaklılar arasında akdedilebileceğini öngörmüş, rüçhanlı alacaklıları konkordatodan istisna tutmuştur. 20. Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlamış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür (2004 sayılı Kanun md. 308/ç). Borçlu mühletten önce doğan borçlarını, mahkemece tasdik edilen konkordato projesinde öngörülen ödeme planı çerçevesinde ödemek imkânına kavuşur. Bu itibarla konkordato, borcun yenilenmesini gerektirmemekte, ancak ödeme şekil ve şartlarında önemli değişiklikler meydana getirmektedir. Bu değişikliğin şeklini ve içeriğini, asliye ticaret mahkemesince tasdik edilerek kesinleşen konkordato ödeme projesi belirler. Bu açıklamalara göre borçlu, mühletten önce doğan borçları için artık takip edilmemekte ve borçlarını ödeme konusunda fevkalâde elverişli bir hukuki statüye kavuşmaktadır. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki, mühletten sonraki dönemde komiserin onayı olmadan borçlunun üstlendiği borçlar da konkordatoya tâbidir [(2004 sayılı Kanun md. 308/c-II) Altay/Eskiocak s. 44 vd.]. 21. İcra ve İflas Kanunu’nun 305 inci maddesinde belirtilen konkordatonun tasdiki için aranan şartların yanında mahkemece Kanun’un öngördüğü iki ilkenin de dikkate alınması gerekmektedir. Bu ilkelerden birincisi 2004 sayılı Kanun'un 308/d maddesinde belirtilen ve borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olmasıdır. Bu düzenleme alacaklılar arasında eşitlik ilkesinin dayanağını oluşturmaktadır [Kuru, s. 3818; Üstündağ, Saim: İflas Hukuku (İflas, Konkordato, İptal Davaları), İstanbul 2009, s. 261; Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159; Altay/Eskiocak, s. 15]. 22. Hükümsüzlük için borçlunun alacaklılarından birisini ya da bir kısmını konkordato projesine göre daha iyi konuma getirmeyi taahhüt etmesi gereklidir. Bunun klasik görünümü borçlu tarafından alacaklılarından birine konkordato projesinde öngörülenden fazla veya daha önce ödeme yapılacağı yönündeki vaat şeklinde gerçekleşir. Bu hükmün konuluş nedeni konkordatoda tüm alacaklılara eşit davranılması ve alacaklıları borçlunun mallarından alacaklarını eşit olarak tahsil edebilmelerini teminat altına almaktır (Pekcanıtez/Erdönmez, s. 159). Alacaklılar arasındaki eşitlik ilkesi uyarınca hiçbir alacaklı diğerinin aleyhine öncelik veya ayrıcalık elde edemeyecek, bu şekilde konkordatonun nisabında oyların manipüle edilmesinin önüne geçilmiş olacaktır. 23. Konkordatonun tasdiki sırasında mahkemece dikkate alınması gereken bir diğer ilke ise, konkordatonun kötüniyetle sakatlanmamasıdır. 2004 sayılı Kanun'un “ konkordatonun tamamen feshi” başlıklı 308/f maddesinde her alacaklının kötüniyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Buna göre konkordatonun tasdikinden sonra kötüniyetin anlaşılması hâlinde konkordatonun feshi mümkün olup, bu durumda mahkemece konkordato isteminde bulunanın, tasdik aşamasında da iyiniyetli davranıp davranmadığı denetlenmeli, istemde bulunanın tasdik aşamasında kötüniyetli davranış içerisinde bulunduğunun tespit edilmesi durumunda mahkemece konkordato tasdik edilmemelidir. 24. Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulunun 11.10.2023 tarihli ve 2023/6-591 Esas, 2023/940 Karar, 03.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-772 Esas, 2022/240 Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir. 25. Somut uyuşmazlıkla ilgili olarak konkordatonun tasdiki için aranan şartları düzenleyen 2004 sayılı Kanun'un 305/1-b maddesinde belirtilen "teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması" şartına değinmek gerekmektedir. 26. 4949 sayılı Kanun'la değişiklikten önce bu şart "borçlunun serveti ile mütenasip bulunmak" şeklindeydi ve bu durumda en az iflâsı hâlinde elde edebileceği meblağı teklif etmiş olması şartı aranmaktaydı. Serveti (mevcudu ile) orantılı olma şartı yerine kaynakları ile orantılı olma şartı getirildiğinden ve kaynak kavramı ödeme araçları ve temin edilebilecek her türlü finansal kaynağı ifade ettiğinden, teklifin borçlunun finansal kaynakları ile orantılı olup olmadığının araştırılması gerekir. 27. Burada belirtilen "orantılılık" şartı ile borçlunun mali imkânlarıyla, tüm alacaklıların alacaklarına adil ve uygun zamanda kavuşmalarını sağlamak amaçlanmaktadır. Konkordato talebi ile birlikte mühlet hükümlerinin devreye girmesi ve bu süreçte alacaklıların alacaklarını tahsil edememeleri nedeniyle katlandıkları sürecin karşılığı olarak borçlunun da mümkün olan surette kaynakları ile borçlarını ödemesi beklenmektedir. 28. Borçlunun alacaklılara daha kısa zamanda ve daha fazla miktarda ödeme yapma imkânı varken, alacaklıların aleyhine bir ödeme planının tasdiki uygun değildir. Nitekim konkordato kurumu, borçlunun faaliyetlerine devamını sağlamak ile birlikte alacaklıların da tatmini yolu olup, borçluya konkordatonun amacı dışında bir finansman enstrümanı niteliğinde projenin tasdik edilmesi mümkün değildir. 29. Bununla birlikte borçlunun vade konkordatosu talep ederken de büyük bir hareket alanına sahip olduğundan söz edilemez. Borçluya vade konkordatosu yoluyla da olsa uzun yıllar faizden kurtulmasını sağlayacak biçimde konkordato imkânının tanınmayacağı açıktır. 30. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince, Er-Ne Çocuk Giyim ve Araç Gereçleri Konfeksiyon Tekstil Itriyat Paz. San. ve Tic. A.Ş. tarafından teklif edilen konkordato talebi üzerine talep eden şirketin konkordato projesinin tasdik talebinin kabulü ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcun ilk taksiti, tasdik kararından itibaren sekiz ay sonra başlamak üzere ilk yıl borcun %5'lik, borcun ikinci yıl %10'luk, üçüncü yıl %15'lik, dördüncü yıl %20'lik, beşinci yıl %25'lik ve altıncı yıl %25'lik kısmının alacaklılara garameten ödenmesine karar verilmiş olup, tasdik edilen konkordato projesi tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden karma (bileşik) konkordato niteliğindedir. 31. Dosya içerisinde yer alan projeye göre talep eden şirketin 2020-2027 yılları arasında 5.000.000,00 TL'den başlayarak her yıl beklenen satış rakamları yükseltilerek nihayetinde 2027 yılında 13.000.000,00 TL'lik satış rakamı belirlenmiş ise de nihai raporda bu rakamlara ulaşılabileceğine dair somut tespitlere yer verilmediği gibi, tasdik edilen projenin faiz içermemesi, projede hem sekiz ay ödemesiz dönem kararlaştırılması hem de ödemelerin altı yıl gibi uzun vadeye yayılması dikkate alındığında, konkordato talebinden sonra mühlet hükümlerinin sağladığı hukuki korumadan faydalanan borçlunun yeni bir süreden yararlandırılması anlamında olup yerinde olmadığı gibi tespit edilen ödeme süresi alacaklıları mağdur edecek ve konkordatonun amacı dışında finansman türü niteliğinde görülmekle söz konusu projesinin tasdikine karar verilmesi de doğru olmamıştır. 32. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince talep eden şirketin borca batık olup olmadığı belirlendikten sonra 2004 sayılı Kanun'un 308 inci maddesi uyarınca şirketin borca batık olması hâlinde iflasına, aksi hâlde konkordato talebinin reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken tasdik talebinin kabul edilmesi yerinde değildir. 33. Hâl böyle olunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında belirtilen nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1-A) bendinde (§1-2) belirtilen nedenlerle alacaklılar Türkiye Halk Bankası A.Ş. ve Emir Varlık Yönetim A.Ş. vekillerinin temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2-B) bendinde (§1-3) belirtilen nedenlerle alacaklı Türkiye İş Bankası A.Ş. vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle REDDİNE, 3-C) bendinde (§1-33) belirtilen nedenlerle diğer alacaklılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Diğer kararlar (4)

6. Hukuk Dairesi, 2024/3717 E., 2025/1008 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
aksidi, kredi kartı borcu gibi mevcut borçları ve mal varlıklarının beyan edilmediği, talep edenin kefalet borçları dışında şahsi borçları olmadığı belirtildiği, davacının kaynak yaratamadığı, şirketin projesinin başarısına bel bağlandığı, İİK'nın 285. maddesindeki şartları taşımadığı, 286. maddesinde aranan şartları karşılayan belgeleri sunamadıkları, ret sebebine göre, davacının tacir kaydı olma
6. Hukuk Dairesi         2024/3717 E.  ,  2025/1008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1293 E., 2024/1450 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/678 E., 2024/655 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP Konkordato talep eden vekili dilekçesinde; ...'ın, İdeal Ecza Deposu ... Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, şirketin bankalardan kullandığı bütün kredilere tüm malvarlığı ile şahsen kefil olduğunu ve şirketinin riskini de şahsen paylaştığını, bankalara kefil olduğu borçların toplam tutarının 57.900.268,63 TL olduğunu, şirketin ödeme gücünü yitirmesi ve borçların vadelerinde ödenememesi sebebiyle ...’ın faktoring şirketlerine şahsi gayrimenkullerinin ipotek edilmesi ile verdiği kefaletten dolayı sorumluluğunun ödenmesi gereken muaccel borca dönüştüğünü, şirket açısından rehinle temin edilmiş olan banka borçlarının şirketin konkordatosunda rehinli alacaklar statüsünde konkordatoya tabi olmayan alacaklar ise de ...’ın kefalet borcu rehinle temin edilmemiş olduğundan, kefil olunan tüm bankaların Şirketten alacaklarının, ...’ın şahsi konkordatosu bakımından konkordatoya tabi alacak statüsünde olduğunu, ...’ın kefaletten doğan borçlarının, fer’i niteliği gereği, kefil olduğu şirketin konkordatosu ve İİK'nın m. 308/h çerçevesinde rehinli alacaklılarla müzakere ve yeniden yapılandırma anlaşmaları çerçevesinde, Şirket tarafından ödeme yapıldıkça azalacağını, dolayısıyla ...’ın borçluluğunun, kefil olduğu şirketin ödemelerine bağlı olduğunu, şirketin konkordatosu başarılı olduğunda ve borçlar ödendiğinde, ...’ın borçlarının da sona ereceğini belirterek talep eden ...’ın İcra ve İflas Kanunu'nun 285 ve devamı maddeleri gereğince konkordato talebinin kabulü ile konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep eden gerçek kişi şirket ortağı tarafından sunulan kendine özgü hiçbir konkordato tedbiri ve hedefi içermeyen tamamen borçlu şirketin konkordato ön projesi üzerine temellendirilmiş konkordato ön projesinin uygulanabilir olmadığı, gerçek kişiler yönünden de en azından kendi şahsi alacaklılarını, borçlu oldukları miktarları tevsik eden belgelerle birlikte sunmaları, hedef belirtmeleri, gösterdikleri hedefe göre denetime elverişli bir kaynak yaratmalarının şart olduğu, talep edenin kira, özel okul taksidi, kredi kartı borcu gibi mevcut borçları ve mal varlıklarının beyan edilmediği, talep edenin kefalet borçları dışında şahsi borçları olmadığı belirtildiği, davacının kaynak yaratamadığı, şirketin projesinin başarısına bel bağlandığı, İİK'nın 285. maddesindeki şartları taşımadığı, 286. maddesinde aranan şartları karşılayan belgeleri sunamadıkları, ret sebebine göre, davacının tacir kaydı olmadığı gibi, tacir sayılan kimselerden de olmadığı, İİK'nın 292. maddesinde sayılan iflasın açılmasın gerektiren koşulların oluşmadığı tespit edilmekle, talebin reddine, iflas kararı verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde konkordato talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Konkordato talep eden vekili temyiz dilekçesinde: konkordato talep eden gerçek kişinin, şirketin borçları için verdiği kefalet sebebiyle ekonomik yönden mahvına engel olunabilmesinin tek yolunun konkordato yapabilmesi olduğu, şirket hakkındaki konkordato tedbiri hasebiyle haczedilemeyen malların, gerçek kişi yönünden mahkemenin tedbirleri kaldırması sonrasında 3. kişilerce istihkaklı olarak haczedildiği, bu durumun şirket hakkında verilen konkordato projesinin de uygulanabilmesini engellediğini, borcun ödenmesi için ek kaynak gösterilmediği değerlendirmesinin hatalı olduğunu, uzmanlarca yapılan değerlemede, şirketin 400 milyon TL'yi aşkın bir değeri olduğu tespit edildiğini, talep edenin %10-%15 oranındaki hissesinin bedelinin kefalet tutarlarını karşıladığını, aksi yöndeki değerlendirmelerin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Konkordato talep eden gerçek kişi, hissedarı olduğu İdeal Ecza Deposu .. Ltd. Şti. ile birlikte konkordato talebinde bulunmuş, verilen geçici mühletin sonunda konkordato komiser heyeti tarafından rapor sunulmuş, gerçek kişi ... yönünden dosyanın tefrikine karar verilerek, talebi reddedilmiştir. Konkordato isteminde bulunan her bir talep eden için ayrı ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir talep eden yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda talep edenin, konkordato projesinin konkordato talep eden şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulunan şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın tetkikinden, talep eden gerçek kişinin projesinin mali dayanağının hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesine, şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına bağlandığı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa gerçek kişi talep edenin de borcu ödeyebileceğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Konkordato talep eden projesini sunarken konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynak, mal varlığı ve özgün proje sunamamıştır. Bu durumda ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararında isabetsizlik görülmemiştir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, konkordato talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2024/1521 E., 2024/1969 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İİK’nın 285 vd. Ve 305.maddeleri
6. Hukuk Dairesi         2024/1521 E.  ,  2024/1969 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2183 E., 2024/80 K. HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/84 E., 2023/556 K. Taraflar arasındaki asıl ve birleşen dosyalardaki konkordato istemlerinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararın bir kısım alacaklılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım alacaklılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP 1.Asıl dosyada talepçi vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dikim için sebze fidesi, meyve fidanı gibi zirai ürün yetiştirme faaliyeti ile uğraştığını, Covid 19 sonrası piyasalarda talebin daraldığını ve müvekkili satışlarının düştüğünü, kısa ve uzun vadeli borçları ödemede sıkıntı yaşadıklarını, projenin uygulanmasının hem alacaklılar menfaatine hem müvekkillerinin lehine olduğunu ileri sürerek, konkordato projelerinin tasdikini talep etmiştir. 2.Birleşen dosyada talepçi vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Fide Seracılık Şirketinin ortağı olup şirketin borçlusu olduğu banka kredilerine müşterek borçlu müteselsil kefaleti bulunduğunu, vadesi gelecek borçları zamanında ödeyememe riski olduğunu ileri sürerek, konkordato projelerinin tasdikini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklılar vekilleri tarafından sunulan müdahale dilekçelerinde; bir kısım alacaklılar taleplerin reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konkordato talep eden gerçek kişiler hakkında adi alacaklar ile ilgili İİK'nın 302/3 a bendinde aranan nisabın gerçekleşmediği, yine İİK'nın 308/h maddesi gereğince rehinli alacaklı banka ile herhangi bir anlaşma sağlanamadığı, talep eden şirket açısında ise, İİK’nın 305. maddesi hükmünde tasdik şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl dosyada şirketin konkordato projesinin tasdikine, asıl dosyada ... ve birleşen dosyada ...nin konkordato taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde bir kısım alacaklılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1.Müdahil ... Tarım Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; konkordato talep eden şirketin borçlarını ödeme periyodu oldukça geniş bir zaman dilimine yayıldığını, Ülke ekonomisinde beklenmedik dalgalanmaların sıklıkla yaşandığını, mahkeme kararının, üst mahkeme aşamalarında geçireceği zamanın da göz önüne alındığında alacakların ekonomik geleceğinin tehlikeye gireceğini, dosyada yer alan raporlardan da anlaşılacağı üzere, konkordato talep eden firmanın borca batık olmadığını, konkordato tasdiki kararı verilecek şartların bulunmadığını, talepte bulunan firmanın borçlarını ödeme konusunda samimi olmadığını belirterek, konkordato şartlarının oluşmadığını ve konkordato tasdik kararının kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 2.Müdahiller ... Tarım İlaçları Gübre Tohum Ürt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Tarım İlaçları Ticaret Limited Şirketi vekilleri istinaf dilekçesinde; talepçi şirket tarafından her iki tarafın da alacaklı ve borçlu menfaatini gözetir şekilde, gerçekleştirilebilir bir proje sunulmadığını, borçların vadeye yayılarak ödenme ihtimalinin olduğunu, konkordato talep eden şirketin borca batık durumda olmadığını, talepçinin kötüniyetle ve sadece zaman kazanmak amacıyla hareket ettiğini ve konkordato şartlarının oluşmadığını ve bu sebeple konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 3.Müdahil Ziraat Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; konkordato tasdik kararı verilirken alacaklıların itirazlarını dikkate almadığını, bu itirazlarla ilgili komiserlerden rapor alınmadığını, bildirdikleri alacak miktarının nisaba katılmadığını, eksik ve yetersiz olan ön proje ve finansal analiz raporu hakkında hiç bir inceleme yapılmadan tasdik kararı verilmesinin müvekkil banka ve diğer alacaklılar açısından telafisi imkansız zararları doğuracağı belirtilerek, tasdik kararının kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 4.Müdahil Garanti Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, konkordatonun tasdiki için aranan şartların yerine getirilmediğini, talepçinin projesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, konkordatonun tasdikine kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür 5.Müdahil Fibabanka A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; itirazlarının dikkate alınmadığını, talepçinin tarafın konkordato dosyası üzerinden tahsilatı kabul ederek konkordato projesinden müvekkil bankayı çıkarması, bu nedenle alacaklılar toplantısında dahi oy kullanamamasına sebebiyet verdiğini, konkordato projesinde dahi müvekkil bankanın alacağına yer verilmemiş olduğunu, talebin kabulü halinde müvekkil banka alacağına kavuşma hakkını kaybetmiş olacağını, bu nedenle talepçinin bedel iadesi talebinin kötü niyetli olduğunu belirterek, çekişmeli alacak olarak kabul edilmesine ilişkin taleplerinin de değerlendirilmediğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 6.Müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka alacağının konkordato komiserliği tarafından usule aykırı şekilde yok sayıldığını, toplantı nisabının ve yapılan oylamanın usule aykırı olduğunu, konkordato talebinin kanunun amacına uygun olmadığını ve kötüniyetli olduğunu konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 7.Müdahil Qnb Finansbank A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın da aralarında bulunduğu, çoğunluğu banka alacağı olan alacaklıların itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini ve tasdik kararı verildiğini, alacak nisabının eksik ve hatalı düzenlenmiş olmasının,bildirdikleri alacağa karşın hangi bilgi ve belgeler ışığında alacaklarının farklı hesaplandığının raporlarda açıklanmamasının bu hatalı hesaplamalar sebebiyle raporun sağlıklı bir şekilde düzenlendiği hususunda tereddütler oluştuğunu belirterek, talepçi şirket için verilen konkordato ve tasdik kararının istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 8.Müdahil Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil banka alacağının konkordato komiserliği tarafından usule aykırı şekilde yok sayıldığını, talepçi şirket tarafından, konkordato öncesi temlik cirosu ile verilen çeklerin bedelleri için davacı tarafından açılan davanın derdest olduğunu, konkordato talebinin kanunun amacına uygun olmadığını ve kötü niyetli olduğunu belirterek, konkordatonun tasdik kararının kaldırılmasına, konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 9.Müdahil ... Tohumculuk Tarım Ürünleri Pazarlam İthalat İhracat A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; talepçinin projesinin, Şubat 2028 tarihinde sonlanacağını, talepçi şirketin konkordato ön projesinin başarıya ulaşabilmesinin mümkün olmadığını, şimdiye kadar borçlarını ödemeye dair hiçbir girişimde bulunmadığını, talepçinin projenin herhangi bir gerçekçiliğinin bulunmadığını, yerel mahkemece talepçinin konkordato talebinin kabul edilmesi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak talepçinin konkordato talebinin reddi ile iflasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 10.Müdahil Denizbank A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; talepçi şirket tarafından sunulan ön proje ile alacaklıların alacağına kavuşmasının inandırıcı olmadığını, talepçinin ise asıl amacının, alacaklıların alacağına kavuşmasını sürüncemede bırakmak olduğunu, borçlu şirket tarafından müvekkil banka aleyhine davalar ikame edildiğini, müvekkil bankanın alacağına kavuşmasını sürüncemede bırakma gayretinin sergilenmeye devam edildiğini, talep dilekçesinde, talepçi şirketin konkordato mühleti talebi sebeplerinin gerçekçi ve somut olmadığını, ciddi bir konkordato ön projesi sunulmadığını, yerel mahkeme kararının İİK. 305. maddesindeki şartları taşımadığını, talepçi tarafından banka alacağının eksik bildirildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının konkordatonun tasdikine yönelik kısmının kaldırılarak talebin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 11.Müdahil Akbank T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirketin konkordato talebinin kötü niyetli ve borçlarını haksız şekilde zamana yayma amaçlı olduğunu, konkordato talebinin inandırıcılıktan uzak olduğunu, raporlar incelendiğinde; talepçi hakkında konkordatonun tasdikini gerektiren bir hal bulunmadığını, konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 12. Müdahil Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; konkordatonun tasdikine karar verilmesini gerektirir bir durum bulunmadığını, talepçilerin kötü niyetli olarak konkordato müessesine başvurmuş olduğunu, sadece borçlarından kaçınmak amacıyla başvuru yaptıklarını, taraflarınca süresinde alacak bildirimi yapıldığını, müvekkil bankanın alacak tutarını eksik hesapladığını, alacak listesindeki ve nihai rapordaki hesaplamalara itirazlarını yinelediklerini, tasdik kararına esas alınan komiser raporlarında eksik ve hatalı alacak hesaplamaları yapıldığından gerçek durumun yansıtılamadığını, talepçi ... Fide'nin borç miktarının az gösterildiğini, konkordato talebine ilişkin tüm beyan ve itirazlarının tekrarı ile, talepçi firma yönünden de konkordato talebinin reddine, hakkında verilen mühlet kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 13. Müdahil Vakıf Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil bankanın talepçiden alacaklı olduğunu, müdahale talebinde sunmuş oldukları itirazlarının mahkemece dikkate alınmadığını, konkordatonun tasdiki için aranan şartların yerine getirilmediğini, talepçinin projesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, konkordatonun tasdikine kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda talebin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. 14. Müdahil Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; konkordatonun tasdiki için aranan şartların yerine getirilmediğini, talebin kabul edilmesi için gereken şartların oluşmadığını, yerel mahkeme kararı neticesinde öngörülen anapara tutarının kayıtlı bakiyelerini dahi karşılamamasının, ayrıca bu tutarın içinde gayri nakit risk ve vekalet ücretinin de bulunmuyor olması ile öngörülen vade, kabul edilen alacak tutarı ve teklif edilen faiz oranları ile tasdik olan proje kapsamında müvekkil banka alacaklarının tasfiyesinin mümkün olmadığının aşikar olduğunu, müvekkil bankanın hukuken mağduriyet yaşadığını belirterek, konkordatonun tasdikine kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda talebin reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile incelenen dosyada konkordato tasdik kararının ilan tarihinden itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle alacaklılar Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş., ... Tohumculuk Tarım Ürünleri Pazarlama İthalat İhracat A.Ş istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1-c maddesi gereğince reddine, alacaklılar ... Tarım Tic. Ltd. Şti, ... Tarım İlaçları Gübre Tohum Ürt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Tarım İlaçları Ticaret Limited Şirketi, Garanti Bankası A.Ş, Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından 308/a maddesi uyarınca itiraz dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle adı geçenlerin istinaf dilekçelerinin usulden reddine, talepçi borçlu şirketin oylamaya sunulan projesinin alacaklıların ve alacak miktarının büyük çoğunluğu ile kabul edilmiş olmasına, teklif edilen projenin, talepçi borçlunun kaynakları ile orantılı olmasına, teklif edilen proje kapsamında, ödenmesi taahhüt edilen miktarın, talepçi borçlunun iflası halinde, alacaklılara ödenmesi muhtemel miktardan fazla olmasına, talepçinin ticari hayatının devamı ile borçlarını ödeme kabiliyetinin bulunduğu gerekçesiyle alacaklılar Ziraat Bankası A.Ş vekili, Fibabanka A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekili, Qnb Finansbank A.Ş. vekili, Akbank T.A.Ş. vekili, Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili, Vakıf Katılım Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar Ziraat Bankası A.Ş. vekili, Fibabanka A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekili, Qnb Finansbank A.Ş. vekili, Akbank T.A.Ş. vekili, Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili, ... Tarım İlaçları Gübre Tohum Ürt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Tarım İlaçları Ticaret Limited Şirketi vekili, Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili, Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklılar vekilleri temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri istinaf sebeplerini temyiz nedeni olarak ileri sürmüşlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 285 vd. Ve 305.maddeleri 3. Değerlendirme 1. Alacaklılar Ziraat Bankası A.Ş vekili, Fibabanka A.Ş. vekili, Yapı ve Kredi Bankası A.Ş vekili, Qnb Finansbank A.Ş. vekili, Akbank T.A.Ş. vekili, Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili temyiz istemleri yönünden; Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. İİK'nın 305. maddesinde aranan konkordatonun tasdiki şartları kamu düzenine ilişkin olup, mahkeme bunların varlığını re'sen araştırır. Gerekli koşulların bulunmadığını tespit ederse, talebin reddine karar verir. Bu kararın gerekçesinde, şartlardan hangisinin ya da hangilerinin mevcut olmadığını dayanaklarıyla açıklaması gerekir. Konkordatonun feshi sebeplerinden birinin tasdik aşamasında tespit edilmesi durumunda da tasdik talebi reddedilir. Bahsi geçen maddede sayılan tasdik şartlarından bir tanesi de, konkordato projesinde teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartıdır. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak şirket bilançosu (borca batıklık bilançosu) da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Somut olayda; talepçi şirketin özvarlığının 30.06.2023 tarihli rayiç değer bilançosuna göre (+) 94.802.945,04 TL'ye ulaştığı anlaşılmıştır. Tasdik edilen proje ile anapara borçlarını yıllık %16.75 faiz ile tasdik kararından itibaren 1 yıl ödemesiz 2024 Ağustos ayından başlayarak 2028 şubat ayı sonuna kadar 6’şar aylık dönemler halinde ödemesine karar verilmiştir. Talep eden şirketin teklif ettiği faiz oranı ve 1 yıl ödemesiz 4 yıl vadede ödeme dönemi tayini şirketlerin borca batık olmadıkları da dikkate alındığında İİK’nın 305/1-b uyarınca teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle projenin tasdiki doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma nedenine göre, alacaklılar ... Tarım İlaçları Gübre Tohum Ürt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Tarım İlaçları Ticaret Limited Şirketi vekili, Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili, Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2.Bozma nedenine göre, alacaklılar ... Tarım İlaçları Gübre Tohum Ürt. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti ve ... Tarım İlaçları Ticaret Limited Şirketi vekili, Garanti Bankası A.Ş., Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili, Türkiye Halk Bankası A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/3428 E., 2023/3766 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 292 nci ve 308 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri.
6. Hukuk Dairesi         2023/3428 E.  ,  2023/3766 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/419 E., 2023/747 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen konkordato davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacıların konkordato isteminin reddine, davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve müdahil Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ülke ekonomisindeki dalgalanmalar ve gerekse dünya genelinde yaşanan likidite sıkıntısından olumsuz etkilendiklerini ileri sürerek revize proje ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen asıl alacağa ilişkin borcunun 1 yıl ödemesiz aylık eşit taksitler halinde 48 ay vade ile ödenmesi şeklinde konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli ve 2019/661 Esas, 2021/567 Karar sayılı kararıyla; alacaklılar toplantısında yasal nisabın sağlandığı ve tasdik şartlarının mevcut olduğu gerekçesiyle talebin kabulü ile konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/1704 Esas, 2021/1543 Karar sayılı kararıyla; konkordato komiseri raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, bir kısım müdahil alacağının çekişmeli alacak olarak kabul edilmesi ve bunların da ayrıca dava açabilmelerinin mümkün olması, çekişmeli olmayan alacaklara göre nisabın oluşması böylece alacak ve alacaklılar açısından çoğunluğun oluşması nedeniyle tasdik şartlarının yerine geldiği, projenin uygulanabilir olduğu, ihtilaflı alacaklar yönünden depo kararının verilip verilmemesinin mahkemenin takdirinde olduğu, rehinli olan ve şirketin faaliyeti için gerekli olan bina, makine ve taşıtlar için satış ve muhafazanın bir yıl ertelenmesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 13.02.2023 tarihli, 2022/1205 Esas, 2023/19 Karar sayılı ilâmı ile; mahkemece borçlunun kaynakları ile orantılı olamayan, somut verilere dayanmayan, ödeme süresinin uzunluğu nedeniyle alacaklıların aleyhine olacak şekilde menfaat dengesini bozan konkordato projesinin reddine, borca batık olduğu anlaşılan davacı şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, projenin tasdikine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma öncesi alınan komiser heyeti raporlarında davacı şirketin borca batık olduğu tespit edildiğinden şirket yetkilisinin son celse beyanının alındığı, davacı vekilinin borca batıklık durumununun yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler dikkate alınarak bugün itibariyle belirlenmesi talep ettiği, bozma ilamına uyulduğuna göre yeniden borca batıklık incelemesinin yapılması bozma ilamı içeriğine aykırı olacağı gibi kararı yasa yoluna götüren müdahillerin kazanılmış haklarına müdahale niteliği taşıyacağından yeniden borca batıklık değerlendirmesi yapılması gerekmediği gerekçesiyle davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile borca batık olması sebebiyle iflasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve alacaklı Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin borca batık olmadığını, yargılama safhasındaki olumlu ve olumsuz gelişmeler dikkate alınarak borca batıklık durumunun yeniden belirlenmesi için rayiç değerlere göre bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, müvekkil şirketin bozmadan sonra verilecek karar tarihi itibarıyla borca batık olup olmadığı yeniden tespit edilmeden iflasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, toplam 23.000.000,00 TL borcunu ödediğini, aylık kârını 1.600.000,00 TL ye yükselttiğini, taksitlerini düzenli ödediğini, davacı şirkete ait taşınmazların rayiç değerlerinin konkordato sürecinde 10 kat artarak değerlendiğini, şirket borçlarının kefiller aracılığıyla yeniden yapılandırıldığını, şirketin borçlarının azaldığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece yeniden borca batıklık hususunun araştırılması, şirket borca batık değilse davanın usulden reddedilmesi gerekirken bu hususta araştırma yapılmaksızın şirketin iflasına karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Talep, İİK 285 ve devamı maddeleri çerçevesinde konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 292 nci ve 308 nci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 3.1. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı taraf süreç içerisinde şirket borca batıklıktan kurtulduğundan şirketin güncel durumu dikkate alınarak borca batıklık incelemesi yapılmasını talep etmiş, Mahkemece yeniden borca batıklık incelemesinin yapılması bozma içeriğine aykırı olacağından talebin değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı şirketin iflasına karar verilmiştir. 3.2. Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ile yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. 3.3 Konkordato talebine ilişkin yargılamada dava teorisinden farklı olarak, talep sonrası gelişmeler değerlendirmeye tabi tutulabilir. Konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu kabulden hareketle talepten sonra şirketin malvarlığı ile ilgili lehe ve aleyhe olan gelişmelerin değerlendirilmesi gerekir. 3.4. Buna göre her ne kadar bozma öncesinde alınan raporlarına göre davacı şirketin rayiç değer bilançosuna göre borca batık olduğu tespiti yapılmış ise de az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafça bozma ilamı sonrasında süreç içerisinde şirketin borca batıklıktan kurtulduğu ileri sürüldüğüne göre mahkemece bozma sonrasında yeniden borca batıklık incelemesi yapılması bozma ilamına içeriğine aykırı olmayacağı gibi kazanılmış haklara müdahale niteliği de taşımayacaktır. 3.5. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde mahkemece yeniden bilirkişi raporu aldırılarak davacı şirketin güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2023/255 E., 2023/311 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
tam metni aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 302, 308/c-3 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
6. Hukuk Dairesi         2023/255 E.  ,  2023/311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2136 E., 2022/2200 K. DAVA TARİHİ : 10.07.2020 HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurularının Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/32 E., 2022/98 K. Taraflar arasında konkordato davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece talebin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklılar Sgk Başkanlığı, ..., ... Bankası A.Ş vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı ... vekili ve SGK vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 2018 yılından sonra dünya genelinde etkilerini gösteren makro ekonomik daralmalar ve 2020 yılının mart ayından itibaren dünyayı etkisi altına alan yeni Covid-19 salgını sebebi ile müvekkili işletme tedarikçileri olan, çalıştığı ecza depolarına dönemsel ödemelerini yerine getirmekte ciddi sıkıntılar içerisine düştüğünü, müvekkil işletmenin ticari faaliyetine devam etme gayreti içerisinde hareket ettiğini, gelinen bu noktada nakit akış döngüsünün bozulması ve borç ödeme baskısı bulunduğunu belirterek konkordato istemlerinin kabulü ile 3 aylık geçici mühlet kararı ve sonrasında kesin mühlet kararı verilmesini ve konkordato projesinin tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Bir kısım alacaklılar vekilleri; konkordato taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teklifin kaydedilmiş olan alacaklıların ve 1 alacaklarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından kabul edildiği, davacı borçlu işletmesinin borca batık olmadığı, konkordatonun başarılı olma ihtimalinin bulunduğu, tasdik için gereken giderler ve borçların depo edildiği, konkordatonun tasdiki için gerekli şartların oluştuğu gerekçesiyle konkordato projesinin tasdik talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklılar SGK Başkanlığı, ..., ... Bankası A.Ş vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Alacaklı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6183 sayılı yasa gereği müvekkil alacağı kamu alacağı olup öncelikli alacaklar niteliğinde olup kamu alacakları yönünden davanın reddi gerektiğini, 7256 sayılı yapılandırma yasası kapsamında borçlulara borçlarının yapılandırılarak ödenmesi, faiz silinmesi gibi imkanlar tanınmak suretiyle ödeme kolaylıkları gelmişken gerek şirket yetkilileri/vekilleri gerekse konkordato komiserinin yapılandırmaya başvurmamış olması davacı şirketin ödeme konusunda iyi niyetle hareket etmediğini, alacakların tahsilini zorlaştırmak niyetiyle hareket ettiğini ortaya koyduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Alacaklı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili .... arasında akdedilen genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının bulunduğunu, ödeme zorluğu içerisinde bulunmayan davacının konkordato talep etmesinin gerekli şartlar oluşmadığını, yargılama aşamasında dosyaya sunulan raporların kendilerine tebliğ edilmediğini, itiraz hakkı tanınmadığını, konkordato talebi sırf ödemeleri yapmaktan kaçınma niyetiyle yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesinin anlaşma yapmayan alacaklıları cezalandırıcı bir sonuç doğurduğunu, bu durumun hak ve nesafet ilkesi ile bağdaştırılması imkansız olduğunu, mahkeme kararı ve dayanak alınan rapordaki belirsizlik ve tutarsızlıklar yargılama sürecinde alacaklıların savunma haklarının kısıtlanması ve alacaklılar arasındaki eşitsizlikler kararın hukuka ve kanuna uygun olmadığını ortaya koyduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Alacaklı ... Bankası A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; konkordato talep eden davacı şirketin bu zamana kadar herhangi ödeme girişiminde bulunmadığını, amacı alacaklıların alacaklarına kavuşmasını engellemek olduğunu, müvekkili bankanın alacağının eksik hesaplandığını, konkordato komiserinin dosyaya sunduğu raporlar mahkemece hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, söz konusu alacaklarına ilişkin talepler müdahale aşamasında ve alacak kaydı talebinde ayrı ayrı sunulmasına rağmen konkordato komiseri ve yerel mahkemece dikkate alınmaksızın hüküm tesis edildiğini, konkordatonun tasdiki için gerekli şartların oluşmadığını, 02.06.2022 tarihinde dosyaya eklenen müvekkili banka ile davacı şirket arasındaki alacak uyuşmazlığına yönelik komiser tarafından hazırlanan raporda alacaklılar toplantısına katılım sağlandığı ancak alacak miktarına ilişkin itiraz sunmadığı belirtilmiş ise de müvekkil banka adına "çekişmeli alacak" ibaresi eklenerek hazirun tutanağı imza altına alındığını, hakkın kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağını beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ... vekili ve alacaklı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı ... vekili ve alacaklı SGK vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. 2 C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, konkordato geçici ve kesin mühleti verilmesi ile akabinde konkordatonun tasdiki şartlarının bulunup bulunmadığı hususundadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 285 vd., 302, 308/c-3 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, alacaklı SGK vekilinin temyiz itirazları yönünden İİK’nın 308/c maddesinin 3. fıkrası gereğince temyiz etmekte hukuki yararı olmadığından temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Davacı tarafın konkordato projesinin kanunda öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, tasdik kararından sonra dosyaya sunulan kayyım raporu uyarınca davacının proje uyarınca ödemelerini yaptığı ve borç ödeme kabiliyetini koruduğu anlaşılmakla, mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden alacaklı İş Bankasından alınmasına, alacaklı SGK harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Konkordato çeşitlerine ilişkin aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi doğrudur?

A) Alacaklıların alacaklarının bir kısmından feragat etmesi - Vade Konkordatosu
B) Borçlunun malvarlığının tasfiyesinin amaçlanması - Adi Konkordato
C) Hem indirim hem vade içeren konkordato - Karma Konkordato
D) İflas süreci dışında teklif edilen konkordato - İflas İçi Konkordato
E) Alacaklılar için yeni ödeme zamanı belirlenmesi - Tenzilat Konkordatosu

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol