2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 332

İcra ve İflas Kanunu 332. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 332 – (Değişik: 31/5/2005-5358/2 md.) Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu, adet üzere tecviz edilemiyecek bir hiffetle hareket ederek veya haddinden ziyade masraflar yaparak yahut cüretli talih oyunlarına veya basiretsizce spekülasyonlara girişerek yahut işlerinde ağır ihmallerde bulunarak aczine kendi fiili ile sebebiyet verir yahut vaziyetinin fenalığını bildiği halde o gibi hareketlerle bu fenalığı ağırlaştırırsa, aleyhine aciz belgesi istihsal edildiği veya alacaklı alacağını istifa edemediğini ispat ettiği takdirde, onbeş günden altı aya kadar hapis cezasiyle cezalandırılır. Konkordato mühleti talebinden önceki iki yıl içinde birinci fıkradaki fiilleri işleyen borçlu hakkında da bu hükümler uygulanır. Bu suç alacaklının şikâyeti üzerine takip olunur. Borçluyu fazla borç altına girmeye veya talih oyunu ile spekülasyonlarda bulunmaya sevk etmiş yahut ağır faiz almak suretiyle zaafından istifade etmiş olan alacaklıların şikâyet hakkı yoktur. İflas ve konkordato işlerinde hususi menfaat temin edenlerin cezası:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

6 karar eşleşti
19. Ceza Dairesi, 2016/15422 E., 2018/7084 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Ceza Mahkemesi
müdafi ile sanık ...'ın İİK 332. maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
19. Ceza Dairesi         2016/15422 E.  ,  2018/7084 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ... SUÇLAR : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık SUÇ TARİHLERİ : 18/10/2014, 08/12/2014, 07/01/2015, HÜKÜMLER : Mahkumiyet, Beraat TEMYİZ EDENLER : Sanık ... Müdafi, Sanık ..., Şikayetçi Vekili Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I-Şikayetçi vekilinin sanıklar hakkında İİK 338. maddesine aykırılık suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Eylemlere ve yükletilen suçlara yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, II-Şikayetçi vekili, sanık ... Müdafi ile sanık ...'ın İİK 331. maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Şikayet dilekçesinde borçlu şirketin hangi malvarlığının eksiltildiği somut olarak belirtilmemiş olup İİK'nın 351. maddesindeki şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme nedeniyle hakimin re'sen araştırma zorunluğunun bulunmadığından sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre ise; 1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 331/1. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Sanıklar hakkında, TCK' nın 50/1-a maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırımlara çevrilen adli para cezası ile TCK' nın 52/2 maddesi uyarınca doğrudan verilen adli para cezalarının toplanması sureti ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş ve Şikayetçi vekili ile sanık ... Müdafi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN,5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III-Şikayetçi vekili ile sanık ... Müdafi ile sanık ...'ın İİK.'nın 337/a maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 337/A maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Kabule göre ise; Sanıklar hakkında, TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırımlara çevrilen adli para cezası ile TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca doğrudan verilen adli para cezalarının toplanması sureti ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN,5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, IV-Şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ile sanık ...'ın İİK 332. maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; Şikayet dilekçesinde İİK'nın 332. maddesi açısından hangi eylemleriyle aczine sebebiyet verdiği somut olarak belirtilmemiş olup, İİK'nın 351. maddesindeki, şikayetçinin dilekçe veya beyanında göstermiş olduğu delillerle bağlı olduğuna ilişkin düzenleme dikkate alındığında, Hakimin re'sen araştırma zorunluğunun bulunmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerekirken sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, Kabule göre ise; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 332. maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN,5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, V-Şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ile sanık ...'ın İİK 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; İİK'nın 351. maddesindeki, şikayetçinin şikayet dilekçesinde veya beyanında gösterdiği delillerle bağlı olduğuna yönelik düzenleme çerçevesinde, şikayet dilekçesi incelendiğinde; şikayetçi vekilinin şirketin son mevcudunun borçları karşılamaya yetmediği, şirketin mal varlığının bulunmadığı ve şirketin iflas edip sanıkların iflas istememe yükümlülüklerini yerine getirmediğine yönelik beyanları dikkate alındığında, şikayetçi tarafın borçlu şirketin borcu ödeme gücünün olmadığını bildiğinin kabulüyle sanığa isnat edilen suçun oluşmadığı anlaşılması karşısında sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi yerine sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi, Kabule göre ise; 1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/A maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, 2-Sanıklar hakkında, TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından seçenek yaptırımlara çevrilen adli para cezası ile TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca doğrudan verilen adli para cezalarının toplanması sureti ile hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, VI-Şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ile sanık ...'ın İİK.'nın 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesinin birinci fıkrası uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezası gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçlar önödemeye tabi olup, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 345/a maddesinde öngörülen suçun cezasının üst sınırının üç ay hapis cezası olduğu ve suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunmadığı gözetilerek, sanıklar hakkında önödeme ihtaratında bulunulup, sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken anılan ihtarat yapılmadan mahkumiyet kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanık ... müdafi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN,5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

19. Ceza Dairesi, 2017/2095 E., 2018/4593 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Ceza Mahkemesi
tam metni aç
2- İİK’nın 332. maddesine aykırılık suçundan yapılan şikayete yönelik incelmede,
19. Ceza Dairesi         2017/2095 E.  ,  2018/4593 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Davanın Düşürülmesi Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. 2004 sayılı İİK’da düzenlenen suçlar bakımından anılan Kanunda özel nitelikte usul hükümlerinin bulunması karşısında öncelikle bu usul hükümleri uygulanacak olup, dosya kapsamından şikayet süresinin geçtiğinin anlaşılması halinde şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden Tebliğname’deki görüşe İİK’nın 331/1. maddesine aykırılık suçuna ilişkin şikayet yönünden iştirak edilmemiştir. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1- İİK’nın 331/1. maddesine aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik incelemede, Atılı fiil tarihinden itibaren İİK’nın 347. maddesinde öngörülen bir yıllık süre geçmiş olmakla şikayet hakkının düşürülmesi yerine yazılı şekilde davanın düşürülmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükmün birinci ve üçüncü fıkraları karardan tamamen çıkartılıp birinci fıkra olarak “İİK’nın 331/1. maddesi bakımından İİK’nın 347. maddesi uyarınca şikayet hakkının düşürülmesine” yazılmak suretiyle, tebliğnameye aykırı olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA 2- İİK’nın 332. maddesine aykırılık suçundan yapılan şikayete yönelik incelmede, Şikayet dilekçesinde sanık hakkında İİK’nın 332. maddesine aykırılık suçundan da şikayette bulunulmuş olmasına karşın bu fiilden bir hüküm kurulmamış olması, Kanuna aykırı ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 16/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
19. Ceza Dairesi, 2018/5936 E., 2019/857 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Sanık hakkında İİK'nın 332. maddesine aykırılıktan cezalandırılması içinde şikayette bulunulduğu halde, bu suçtan hüküm kurulmamışsa da mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
19. Ceza Dairesi         2018/5936 E.  ,  2019/857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi ŞİKAYETÇİ :.... Elektrik Perakende Satış A.Ş. SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Sanık hakkında İİK'nın 332. maddesine aykırılıktan cezalandırılması içinde şikayette bulunulduğu halde, bu suçtan hüküm kurulmamışsa da mahallinde zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede; I) İİK’nun 333/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hükümle ilgili yapılan incelemede; Şikayet dilekçesinde borçlu şirketin faaliyetine son verdiği ve borca batık olduğunun belirtilmesi ve aynı dilekçede borçlu şirketin iflasını istememesi nedeniyle yetkililerinin İİK’nın 345/a maddesi ile cezalandırılmaları isteminde bulunulduğu dikkate alındığında, borçlu şirketin takibin kesinleştiği tarih itibariyle borcu ödeme gücünün olmadığı, alacaklı tarafın da bunu bildiğinin kabulü gerektiğinden sanığın beraatine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 333/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, ./.. II) İİK’nun 345/a maddesine aykırılık suçundan kurulan hüküm bakımından; Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile" ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin aynı Kanun'un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu'nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik CMK'nun 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekili ile sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/01/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
11. Ceza Dairesi, 2013/17657 E., 2013/17414 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Ceza Mahkemesi
tam metni aç
SUÇ : İİK.nun 331, 332, 333/a ve 337/a maddelerine muhalefet etmek
11. Ceza Dairesi         2013/17657 E.  ,  2013/17414 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : İİK.nun 331, 332, 333/a ve 337/a maddelerine muhalefet etmek HÜKÜM : Sanık ...'in beraatine Sanık ...'in İİK'nun 331,332 ve 333/a maddelerine ilişkin suçlar yönünden beraatine, İİK'nun 337/a,TCK 50 ve 52. maddeleri gereğince 1800 TL.adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Yokluğunda verilip 27.03.2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresi geçtikten sonra 10.04.2013 tarihli dilekçeyle temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık ...'in vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gerekli 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, I- İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun 28.10.2006 gün ve 151306 sayılı yazısına göre, sanık ...'in borçlu şirketin yetkili temsilcisi olmaması nedeniyle aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak, alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını ödememek ve ticareti usulüne aykırı terk etmek fiillerinin faili olmadığı, sanık ... yönünden ise, sanığa atılı alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla ticarî işletmenin borçlarını ödememek suçunun oluşumu için, eylemin başka bir suç oluşturmaması gerektiği ve şikayetçi vekilinin 24.08.2006 tarihli dilekçesinde ileri sürdüğü hususların ispatlanması halinde alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçuna uyabileceği ve aczine kendi fiiliyle sebebiyet vermek veya vaziyetinin fenalığını bilerek ağırlaştırmak suçu yönünden de sanığın somut bir eyleminin bildirilmemesi karşısında, yüklenen suçlar, yasal unsurları itibariyle oluşmadığından, şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sonucu itibariyle doğru olan hükümlerin istem gibi ONANMASINA, II- Ticareti usulüne aykırı terk etmek ve alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 1- Sanık ... hakkında ticareti usulüne aykırı terk etmek ve alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçlarından, sanık ... hakkında da alacaklıyı zarara uğratmak kastiyle mevcudunu eksiltmek suçundan Mahkemenin 2006/4030 ve 2006/4032 esas sayılı dosyalarından da yargılama yapıldığının anlaşılması karşısında; mükerrer cezalandırılmaya neden olunmaması açısından dosyaların mümkünse birleştirilmesi, olmazsa anılan dosyalardan bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı suretlerinin alınarak denetime imkan verecek şekilde incelenip tutanağa geçirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Şikayete konu borçlu İlk-ay Temizlik Gıda Deri Tekstil İnşaat Otomotiv Turizm Taşımacılık Sanayi Pazarlama İthalat İhracat ve Ticaret Limited şirketinin, şikayet tarihi itibariyle ticareti terk edip etmediği yönünde kayıtlı bulunduğu Merkez Mah. ..... Mahmutbey-Bağcılar/İstanbul adresinde ticareti terk edip etmediği yönünde zabıta araştırması yaptırılarak ve kayıtlı olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden mükellefiyetlerinin devam edip etmediğinin tespitinden sonra hukuki durumunun takdir edilmesi gerekirken, benzer isimle Didim'de faaliyet gösteren İlkay Temizlik Ürünleri Sanayi Pazarlama Dış Ticaret Limited şirketine ilişkin bilgilere göre ticareti usulüne aykırı terk etmek suçundan sanık ...'in mahkumiyetine karar verilmesi, 3- Şikayetçi vekilinin 24.08.2006 tarihli dilekçesinde, borçlu şirket İlk-ay Temizlik Gıda Deri Tekstil İnşaat Otomotiv Turizm Taşımacılık Sanayi Pazarlama İthalat İhracat ve Ticaret Limited şirketinin adresini iki defa değiştirerek tüm malvarlığını Ser do isimli şirkete aktardığını bildirerek şikayetçi olduğunun anlaşılması karşısında, anılan şirkete mal aktarımı olup olmadığı, borçlu şirketin yöneticisi ve ortağı olan sanıkların, yeni kurulan şirkette yönetici veya ortak olup olmadıkları tespit edilip, 16.07.2004 tarihli ihtiyati hacizde İlkay Temizlik Ürünleri Sanayi Pazarlama Dış Ticaret Limited şirketi temsilcisi olarak hazır bulunan ..... da tanık olarak dinlenilip, bir devrin olup olmadığı araştırılıp, devir varsa, şirketlerin defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak alacaklıyı zarara sokmak kastıyla yapılıp yapılmadığının tespitinden sonra sanıkların hukuki durumlarının takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltmek suçundan sanıklar ... ve ...'in beraatlerine karar verilmesi, Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
11. Ceza Dairesi, 2012/25694 E., 2014/2045 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Ceza Mahkemesi
tam metni aç
SUÇ : İİK.nun 331 ve 332. maddelerine muhalefet etmek
11. Ceza Dairesi         2012/25694 E.  ,  2014/2045 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : İİK.nun 331 ve 332. maddelerine muhalefet etmek HÜKÜM : Sanıkların beraatine I- Sanıklar hakkında alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla ticari işletmenin borçlarını ödememek suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı, dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında alacaklıyı zarara sokmak kastıyla mevcudu eksiltmek suçundan kurulan hükme yönelik olarak yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Sanıkların ...... ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nde bulunan paylarını alacaklıyı zarara uğratmak kastıyla devrettiğinin iddia edilmesi karşısında, bu konuda pay devir kararı ve sözleşmeleri getirtilip, devirlerin muvazaalı olup olmadığı araştırılıp, sanıkların paylarını satarak borcu ödedikten daha sonra şirketlerdeki ortaklık ve görevlerinden çekilebileceği hususu gözetilmeden, sanıklar ile ... arasındaki sözleşmedeki koşul dikkate alınarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.02.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Hileli iflas suçu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Müflisin malvarlığını kaçırması veya gizlemesi hileli iflas halidir.
B) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtları tutmak hileli iflas sayılır.
C) Hileli iflas suçu, takibi şikayete bağlı bir suçtur.
D) Hileli müflisin itibarı iade edilemez (veya çok zor şartlara bağlıdır).
E) Hileli iflas, Türk Ceza Kanunu'nda da suç olarak düzenlenmiştir.