2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 51

İcra ve İflas Kanunu 51. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 51 – (Değişik: 18/2/1965-538/24 md.) Güneşin batmasından bir saat sonra ile güneşin doğmasından bir saat önceye kadarki devrede (Gece vakti) ve tatil günlerinde takip muameleleri yapılamaz. Ancak, gece iş görülen yerlerde gece vakti hasılat haczi mümkündür. Tatil günlerinde haciz ve tebligat yapılabileceği gibi muhafaza tedbirleri de alınabilir. Borçlunun mal kaçırdığı anlaşılırsa gece vakti dahi haciz yapılması caizdir. Bir borçlu hakkında kanunda gösterilen sebeplerden dolayı icra talik edilmiş veya konkordato için mühlet verilmiş ise, o borçluya karşı takip muamelesi yapılamaz. 2 – Borçlunun ailesinden birinin ölümü halinde:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
7. Ceza Dairesi, 2023/6676 E., 2023/3424 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/484 Esas, 2021/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52 nci, 51 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyan
7. Ceza Dairesi         2023/6676 E.  ,  2023/3424 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/484 E., 2021/494 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet , müsadere İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/10711 Esas, 2022/19391 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.03.2023 tarihli ve KD - 22021/111066 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/546 Esas, 2016/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu kaçak eşya müsaderesine karar verilmiştir. 2.İş bu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2020 tarihli ve 2016/105096 sayılı iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere" dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3.Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/484 Esas, 2021/494 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci, 52 nci, 51 inci ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazları; Soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece yapılan ihtaratta suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık indirimi yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi nedeniyle kaçakçılık suçundan kurulan hükmün onanmasına dair kararın kaldırılması ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın evinde sahte alkol imal ederek satışını yaptığı bilgisi üzerine sanığın evinde tertibat alınarak beklenildiği, olay tarihinde ... isimli kişinin ikametin kapısını çalarak içeri girdiği, bir süre sonra cebinde pet şişe ile çıktığının görülmesi üzerine durdurulduğu, 500 ml pet şişe içerisinde kokusundan ve renginden sahte alkol olduğunun anlaşıldığı, şahsa pet şişe sorulduğunda 10,00 TL karşılığında sanık ...'dan satın aldığını söyleyip kolluk görevlilerine teslim etmesi üzerine usulüne uygun arama kararı ile sanığın evinde yapılan aramada 82 litre alkol ile alkolleri işlemekte kullanılan huni ve hortumun ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık suçlamayı ikrar etmiştir. 3.Dosyada mevcut 08.12.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; suça konu alkollü içkilerin yurt içinde üretilen, merdiven altı diye tabir edilen kaçak alkollü içkiler olduğu bildirilmiştir. 4.Dosyada mevcut 01.10.2015 tarihli bilirkişi raporlarında bildirilen 4.390,96 TL gümrüklenmiş değerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Ele geçen kaçak alkollerin miktar itibariyle ticari mahiyette olması ve sanığın atılı suça ilişkin ikrarı karşısında sanığın üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan 08.07.2021 tarihli ödeme ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. V. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/10711 Esas, 2022/19391 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen hükme yönelik onama kararının KALDIRILMASINA, 3.Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2020/484 Esas, 2021/494 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (1)

11. Hukuk Dairesi, 2010/3285 E., 2011/17026 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varTicaret Mahkemesi
tam metni aç
İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m. 51 ). Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür.
11. Hukuk Dairesi         2010/3285 E.  ,  2011/17026 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2007/351-2009/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili kurumun dava dışı Biotek Medikal Tıbbi Cihazlar A.Ş.'den alacaklı olduğunu, bu amaçla adı geçen şirket hakkında Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını ancak söz konusu şirket hakkında iflas kararı verilip iflasın kapatılmasına karar verildiğini ve ticaret sicil memurluğunca sicil kaydının re'sen terkin edildiğini ileri sürerek, adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır. Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, iflas eden ve iflasının kapatılmasına karar verilen şirketin öncelikle iflasın kapatılması kararının kaldırılması gerektiği, bu kararın ise iflas idaresince bu kararı veren mahkemeden istenebileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Tüzel kişi iflasın karar verilmesi ile infisah eder. İflas tasfiyesi sonucunda, infisah eden şirket, iflasın kapanmasından sonra ( İİK. m. 254 ) sicilden kaydının silinmesiyle tamamen ortadan kalkar ( TST. m. 51 ). Alacaklıların İİK.' nun 236. maddesi uyarınca iflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya kaydettirmeleri mümkündür. İflasın kapanmasına kadar alacaklarını masaya yazdırmayan alacaklılar İİK. 253. maddesi çerçevesinde alacaklarını müflisten isteyebilirler. Ayrıca alacaklıların, iflas eden şirketin ileride her hangi bir şekilde mal edinmesi-mal varlığının ortaya çıkması halinde bunu talep edebilmesi bakımından, alacağının tespit edilmesi ve bunun ilama bağlanmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle alacaklının, sicilden kaydı silinen müflis şirkete tüzel kişilik kazandırılması için İflas İdaresi ve Ticaret Sicil Memurluğuna husumet tevcihi suretiyle ihya davası açması mümkündür. Bu açıklamadan sonra somut olaya geldiğimizde, davacıya İflas İdaresine karşı dava açması için mehil verilerek, açıldığında bu dosya ile birleştirilmesi sağlanarak, yargılamaya devam ile müflis şirketin ihyasına karar vermek gerekir iken, davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Alacaklı A, borçlu B aleyhine başlattığı ilamsız icra takibinin kesinleşmesinin ardından, borçlunun yurtdışına çıkış hazırlığı yaptığını ve yanında bulunan yüksek değerli menkul malları (mücevherat ve nakit para) elden çıkarmak üzere gece saat 23:00 sularında bir otelin lobisinde üçüncü bir kişiyle buluşacağını güvenilir bir kaynaktan öğrenmiştir. Takibin semeresiz kalması tehlikesi karşısında alacaklı A, derhal icra dairesine başvurarak belirtilen adreste haciz yapılmasını talep etmiştir. Bu durumda, gece vakti takip muameleleri yapılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Gece vakti sayılan zaman diliminde, kamu düzeni ve kişi dokunulmazlığı gereği, borçlunun rızası olsa dahi haciz işlemi de dâhil olmak üzere hiçbir takip muamelesi yapılamaz.
B) Tatil günlerinde haciz yapılmasına imkân tanıyan kanun hükmü, gece vakti için geçerli olmadığından, haczin ertesi gün mesai saatleri içinde yapılması zorunludur.
C) Türk Ticaret Kanunu uyarınca yalnızca ihtiyati haciz kararlarının gece infazı mümkün olup, kesin haciz işlemlerinin gece vakti yapılması her koşulda hukuka aykırıdır.
D) 6183 sayılı Kanun'a tabi amme alacaklarının tahsili usulünde olduğu gibi, özel hukuk alacakları için de gece vakti haciz ancak gece çalışılan yerlerdeki hasılatın haczine münhasırdır.
E) Kural olarak gece vakti takip işlemi yapılamaz ise de, borçlunun mal kaçırdığının anlaşılması gibi kanunda sayılan istisnai hallerde gece vakti dahi haciz yapılması mümkündür.

Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol