2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 65

İcra ve İflas Kanunu 65. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 65 – (Değişik: 18/2/1965-538/35 md.) Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir. Ancak borçlu, maniin kalktığı günden itibaren üç gün içinde, mazeretini gösterir delillerle birlikte itiraz ve sebeplerini ve müstenidatını bildirmeye ve mütaakıp fıkra için yapılacak duruşmaya taallük eden harç ve masrafları ödemeye mecburdur. İtiraz üzerine icra mahkemesi ancak gecikme sebebinin mahiyetine ve hadisenin özelliklerine göre takibin tatilini tensip edebilir. İcra mahkemesi, tetkikatını evrak üzerinde yapar. Lüzumu halinde iki tarafı hemen davetle mazeretin kabule şayan olup olmadığına karar verir. Duruşmaya karar verilmemesi halinde borçludan alınan masraflar kendisine iade olunur. Mazeretin kabulü halinde icra takibi durur. Aynı celsede alacaklı itirazın kaldırılmasını sözlü olarak da istiyebilir. Bu takdirde tahkikata devam olunarak gerekli karar verilir. Daha önce borçlunun mallarına haciz konulmuşsa mazeretin kabulü kararının tefhim veya tebliği tarihinden itibaren alacaklı yedi gün içinde, icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını istemez veya aynı süre içinde 67 nci maddeye göre mahkemeye başvurmazsa haciz kalkar. 5 – İtirazın hükmü:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

34 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2014/8415 E., 2014/11245 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varErzincan 1. İcra Hukuk Mahkemesi
İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla i
12. Hukuk Dairesi         2014/8415 E.  ,  2014/11245 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Erzincan 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2013 NUMARASI : 2013/334-2013/301 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu A.. K.. aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı; borçlu vekilinin 19.12.2013 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda gecikmiş itiraz talebinde bulunduğu, mahkemece istemin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda, borçluya yapılan 04.09.2012 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu ve borçlunun isteminin gecikmiş itiraz prosedürü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği hususunda bir isabetsizlik yoktur. Ancak borçlu, İİK'nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, muhatabın, bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememesi halinde mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Gecikmiş itiraz süresinde yapılmış ise, icra mahkemesi borçlunun bildirdiği mazeretin haklı olup olmadığını inceler. Mazereti kabul ederse icra takibi durur. Bu durumda artık alacaklı itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna gidebilir. Borçlunun 26.06.2012 tarihinde vefat eden oğlunun acısı nedeniyle evinden ayrılıp yakınlarının yanında gözetim altında tutulduğunu beyan ettiği görülmektedir. 12.03.2013 tarihinde yapılan kıymet takdir tutanağında borçlunun da hazır olduğu ve tutanağı imzaladığı anlaşılmıştır. Bu durumda, borçlunun mazereti en geç 12.03.2013 tarihinde son bulmuş olup, 19.12.2013 tarihinde yapılan itiraz İİK. nun 65.maddesinde öngörülen yasal üç günlük sürede değildir. O halde, mahkemece, borçlunun gecikmiş itirazının süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2014/28375 E., 2015/2093 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 65. maddesine göre gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgi
12. Hukuk Dairesi         2014/28375 E.  ,  2015/2093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi...... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu vekilinin icra mahkemesine yaptığı başvuruda, sair itirazları yanında borçlunun tebliğ tarihinde şehir dışında olması nedeniyle tebligattan 29.11.2011'de eve dönmesi ile haberdar olduğunu ileri sürerek gecikmiş itirazlarının kabulü ile tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiş, mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiştir. İİK'nun 65. maddesine göre gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda, borçluya yapılan 18.11.2011 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu ve borçlunun isteminin gecikmiş itiraz prosedürü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği hususunda bir isabetsizlik yoktur. Ancak borçlu, İİK'nun 65. maddesinde belirtilen mazaretini yazılı-somut delillerle ispatlaması gerekirken, tanık beyanlarına dayalı olarak mazeretin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2014/2104 E., 2014/4620 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla i
12. Hukuk Dairesi         2014/2104 E.  ,  2014/4620 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/10/2012 NUMARASI : 2011/344-2012/246 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu D.. Ş.. aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı; borçlu vekilinin 08.12.2011 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda gecikmiş itiraz talebinde bulunduğu, mahkemece istemin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda, borçluya yapılan 22.11.2011 tarihli tebligatın usulüne uygun olduğu ve borçlunun isteminin gecikmiş itiraz prosedürü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği hususunda bir isabetsizlik yoktur. Ancak borçlu, İİK'nın 65. maddesinde belirtilen mazaretini yazılı-somut delillerle ispatlaması gerekirken, tanık beyanlarına dayalı olarak mazeretin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2013/21867 E., 2013/29957 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varNevşehir İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla i
12. Hukuk Dairesi         2013/21867 E.  ,  2013/29957 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Nevşehir İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/12/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından borçlu  aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığı; borçlu vekilinin 20.11.2012 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuruda borçluya usulüne uygun yapılmış ödeme emri tebligatı bulunmadığını ileri sürerek usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte gecikmiş itirazda bulunduğu, mahkemece usulsüz tebligat şikayetinin ve yetki itirazının kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nun 65.maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde icra mahkemesine bildirmesi gerekir. Açıklanan yasa hükmünden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu, usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda şikayet konusu yapılan tebliğ işleminin Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine uygun olmadığı görülmüştür. Bu durumda Uyuşmazlığın İİK.nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 Sayılı Kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerekir. Borçlu vekilinin mahkemeye verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanmış olması, 6100 Sayılı HMK.nun 33.maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 Sayılı Yasanın 32. maddesine dayalı usulsüz tebligat şikayetidir (Hukuk Genel Kurulu'nun 05.06.2001 tarih ve 1991/12-258 Esas, 1991/344 Karar sayılı kararı). Mahkemece yanlış gerekçelerle borçlunun ödeme emri tebliğ işlemine ilişkin şikayetinin kabulü yerinde değil ise de, sonuçta istem kabul edildiğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.Ancak seçilen takip şekline göre İİK'nun 62/1.maddesi gereğince; borçlu, tüm itiraz nedenlerini kendisine ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren (7) gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Somut olayda borçlu icra dairesi yerine icra mahkemesine başvuruda bulunduğundan adı geçenin yanlış yere başvurmasının sonuç doğurmayacağı gözetilerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile yetinilerek sair istemlerin reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde yetki itirazının kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2012/28610 E., 2013/5281 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 65. maddesinde;
12. Hukuk Dairesi         2012/28610 E.  ,  2013/5281 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/09/2012 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için  Tetkik Hakimi tarafından  düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : İİK'nun 65. maddesinde; "Borçlu kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde itiraz edememiş ise, paraya çevirme muamelesi bitinceye kadar itiraz edebilir" hükmü yer almaktadır. Anılan hükmün uygulanabilmesi için borçluya tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak muhatabın kendisinden kaynaklanmayan bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması gerekir. Bir başka anlatımla gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın varlığıdır. Usulüne uygun tebligat bulunmaması halinde HMK'nun 33. maddesi gereği, hukuki tavsif hakime ait olacağından borçlunun dilekçesinde gecikmiş itiraz isteminde bulunması ile bağlı kalınmaksızın tebligatın usulsüzlüğü ve Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereği, tebliğ tarihinin belirlenmesi yoluna gidilmelidir (HGK 5.6.1991 tarih ve 1991/12-258E.-1991/344 K). Gecikmiş itirazda İİK 65/2. maddesine göre maniin kalkmasından itibaren üç gün içinde başvurulması zorunlu iken, usulsüz tebligat şikayetinin ise İİK 16. maddesine göre öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içinde ileri sürülmesi gerekir. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebligatın usulsüz olması halinde muhatabı tebliğden haberdar olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilir. Şikayetçi borçlu adına çıkartılan ve 02.07.2012 tarihinde yapılan 103 davetiyesi tebliğ işlemi, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmıştır. Tebliğ tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Tebligat Kanunu Yönetmeliği’nin 30/1. maddesine göre: “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” Somut olayda borçlunun adresine, adres kayıt sistemindeki adresi olduğuna dair kayıt ihtiva etmeden çıkan tebligat; imzadan imtina eden kapıcıya sorulmuş, "dışarıda" olduğu şerhi ile yapılmıştır. Muhatabın adreste bulunmama sebebi tespit edilmeden sadece adreste bulunmadığının tesbitinden ibaret “dışarıda” olduğu açıklaması ile yapılan tebligat işlemi  usulsüzdür. O halde mahkemece öğrenme tarihinden itibaren yedi gün içerisinde ileri sürülen tebligat usulsüzlüğü şikayetinin kabulü ile Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak kabulü ve bunun sonucunda süresinde yapılan meskeniyet şikayetiin esasının yöntemince incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde şikayetin reddi isabetsizdir. SONUÇ  : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Gecikmiş itiraz, engelin kalkmasından itibaren en geç kaç gün içinde yapılmalıdır?

A) 3 gün
B) 5 gün
C) 7 gün
D) 10 gün
E) 15 gün

Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol