2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 7

İcra ve İflas Kanunu 7. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 7 – Zarar ve ziyan davası, mutazarrır olan tarafın zararı öğrendiği günden bir sene ve her halde zarar ve ziyanı mucip fiilin vukuundan on sene geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki zarar ve ziyan cezayı mucip bir fiilin neticesi olupta ceza kanunları bu fiili daha uzun bir müddetle zamanaşımına tabi tutmakta ise hukuk davasında da ceza zamanaşımı cari olur. Tutanaklar:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

37 karar eşleşti
7. Ceza Dairesi, 2022/16628 E., 2023/3477 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ...
7. Ceza Dairesi         2022/16628 E.  ,  2023/3477 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/289 E., 2022/368 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2020 tarihli ve 2020/361 Esas, 2020/517 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaleti ile 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ... hapis cezası ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2.Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2020 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 13.04.2022 tarihli ve 2021/28123 Esas, 2022/7529 Karar sayılı ilâmıyla; "...5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre ertelemeye engel sabıkası olmayan sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşup oluşmamasına göre hapis cezasının ertelenmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/289 Esas, 2022/368 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaleti ile 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 ... maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca erteli 10 ... hapis cezası ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın 1 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi; 5237 sayılı Kanun'un 51 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz sebebi; sanığın mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerince sanığın ve temyiz dışı sanık Mehmet Ekel'in telaşlı bir şekilde araçlara poşetler koyduklarının görüldüğü, poşetlerde ne olduğu sorulunca ''kaçak içki ve sigara'' olduğunu beyan etmeleri üzerine yapılan aramada... plakalı nakil aracından 101 şişe ve ikametinden 1.012 şişe kaçak içki ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu ikrar ettiği belirlenmiştir. 3.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE 1.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanmayacağının gözetilmemesi Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmekle isabetli bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2022 tarihli ve 2022/289 Esas, 2022/368 Karar sayılı sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.

Diğer kararlar (4)

5. Hukuk Dairesi, 2022/13666 E., 2023/2122 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesi gereği hukuki yarar dava şartı olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 5311 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği de borçlu, icra dairesinden (daha önce yapılmış olan ilâmlı icra takibi dosyası üzerinden) icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade edilm
5. Hukuk Dairesi         2022/13666 E.  ,  2023/2122 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen kesinleşmemiş kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında verilen ilâma dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edilen paranın istirdadı davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bir kısım davacılar yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davacı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde; idareye karşı davalılar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma davasında ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/175 Esas, 2012/100 Karar sayılı kararıyla idare aleyhine hüküm verildiğini, Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6522 Esas ve 2012/6520 Esas sayılı ilâmlı takipler üzerine hüküm altına alınan bedellerin davalıya haricen ödendiğini, tashih-i karar sonucu ilâmın 23.12.2013 tarihinde göreve ilişkin dava şartı nedeniyle Yargıtayca bozulduğunu, yeni esas üzerinden mahkemece devam eden yargılama sonucu verilen görev nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının 22.12.2015 tarihinde kesinleşmesi sonucu davalılara ödenen toplam 602.460,44 TL bedelin ödeme gününden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkil idareye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve zaman aşımı itirazında bulunarak huzurdaki dava ile haczen tahsil edilen 602.460,44 TL'nin haczen tahsil tarihi olan 22.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesinin talep edilmesine karşın, davacı tarafça Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6522 Esas sayılı dosyasına 567.708,44 TL ödeme yapıldığını, 39.092,40 TL tahsil harcı, 11.354,10 TL cezaevi harcı, 3.781,00 TL damga vergisi düşüldükten sonra tahsil edilen bedelin 482.887,94 TL olduğunu, Pendik 1. İcra Müdürlüğünün 2012/6520 Esas sayılı dosyasına ise, 34.752,00 TL ödeme yapıldığını, 2.278,80 TL tahsil harcı, 695,00 TL cezaevi harcı düşüldükten sonra tahsil edilen bedelin 31.778,20 TL olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte taraflarına net olarak ödenen bedelin talep edilmesi gerektiğini, aradaki farkın uhdelerinde olmadığını, davacı tarafından tahsil edilen bedelin 602.460,44 TL olmadığını, borçlu tarafça fazla ödenen paranın iadesi için öncelikle talepte bulunulması gerektiğini, böyle bir talep gönderilmediğinden faiz talebinin yerinde olmadığını, yani temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini beyanla, davanın reddine, faiz talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki davanın 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın hukukî yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesi ile düzenlenen icranın iadesi talebinin seçimlik bir yol olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesi gereği hukuki yarar dava şartı olduğu, 2004 sayılı Kanun'un 5311 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereği de borçlu, icra dairesinden (daha önce yapılmış olan ilâmlı icra takibi dosyası üzerinden) icranın tamamen veya kısmen eski hâline iade edilmesini isteyebileceği ve icranın eski hâline iade edilebilmesi için borçlunun bir ilâmlı icra takibi yapmasına ve alacaklıya icra emri gönderilmesine gerek olmadığı, bu nedenle borçlunun, bu hâlde icra dairesinden icranın iadesini isteyeceği yerde ayrı bir dava açmasında hukukî yararı bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının kabulü ile davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz itirazında bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz itirazında bulunmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşmemiş kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasında verilen ilâma dayalı olarak icra marifetiyle tahsil edilen paranın istirdadı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 5311 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ile değişik 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; davalılar tarafından, İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü 5 pafta 1018 parsel sayılı taşınmaz için ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/175 Esas sayılı dosyasında, kamulaştırmasız el etmadan kaynaklanan tazminat davası açıldığı, ilgili dosyada 23.12.2013 tarihli ve 2012/100 Karar sayılı kararla tazminata hükmedilerek, tapunun iptali ile idare adına tesciline karar verildiği, kararın, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 02.07.2012 tarihli ve 2013/21017 Esas, 2013/23580 Karar sayılı kararıyla, davanın idarî yargı yerinde görülmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bozma ilâmı uyarınca, yeniden yapılan yargılamada, Mahkemenin 11.03.2014 tarihli ve 2014/62 Esas, 2014/104 Karar sayılı kararla görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının 06.04.2015 tarihinde kesinleştiği, işbu dosyanın davacılar vekili tarafından, bozmadan önceki ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/175 Esas, 2012/100 Karar sayılı ilâmın icrası için Pendik 1. İcra Müdürlüğünde takip başlatıldığı, davacı idare tarafından icra dosyalarına, 567.708,44 TL ve 34.752,00 TL olmak üzere toplam 602.460,44 TL ödeme yapıldığı, icra dosyalarının konusunu oluşturan mahkeme ilâmının bozulması ve sonuç olarak dosyada görevsizlik kararı verilmesi sebebiyle, sebepsiz hâle gelen ödemenin faiziyle birlikte davalıdan tahsili için eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 3. Bilindiği üzere 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında "Bir ilâm hükmü icra edildikten sonra bölge adliye mahkemesince kaldırılır veya yeniden esas hakkında karar verilir ya da Yargıtayca bozulup da aleyhine icra takibi yapılmış olan kimsenin hiç veya o kadar borcu olmadığı kesin bir ilâmla tahakkuk ederse, ayrıca hükme hacet kalmaksızın icra tamamen veya kısmen eski hâline iade olunur." hükmü yer almaktadır. 4. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre; davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddi kararı, 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen, “hiç veya o kadar borcu bulunmadığına” dair esasa yönelik kesin bir ilâm olmadığından ve 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin olayda uygulama yeri olmadığı göz önünde bulundurulduğunda davacı idarenin hiç ya da takip miktarı kadar borçlu bulunmadığı kesin bir ilâmla esastan çözülmediğinden, bu durumda da ilâmlı takiple ödenen bedelin iade şartının gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın hukukî yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. 5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2022/17658 E., 2023/2782 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî pa
7. Ceza Dairesi         2022/17658 E.  ,  2023/2782 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1291 E., 2021/1276 K. MALEN SORUMLU : Sağlam Uluslararası Nakliyat Petrol Limited Şirketi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, dava konusu aracın iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/1581 Esas, 2014/1400 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay 25 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesi ile tasfiyesine, dava konusu aracın iadesine karar verilmiştir. 2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2014 tarihli ve 2014/1581 Esas, 2014/1400 Karar sayılı kararının katılan ... İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2017/3770 Esas, 2020/5688 Karar sayılı ilâmıyla "Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin mahkemesince değerlendirilmesi zorunluluğu ve sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan, 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya müsaderesine, dava konusu aracın iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsaderesinin gerektiği ile re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kolluk görevlilerince yapılan yol kontrolü sırasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki malen sorumlu Sağlam Uluslararası Nakliyat Petrol Limited Şirketi adına kayıtlı 73 KC ... plaka sayılı çekicinin deposunda Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/679 Değişik İş sayılı önleme araması kararı ile yapılan kontrolde 700 litre ulusal marker seviyesi geçersiz motorin ele geçildiği anlaşılmıştır. 2.Hatay 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2014/679 Değişik İş sayılı önleme araması kararının bir örneği ve kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. 3.Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Saadettin Güner Yakıt Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 21.08.2014 tarihli raporun dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. 4.Sanığın savunmasında; sürücülüğünü yaptığı araca kaçak olduğunu bilerek yol üzerindeki bir satıcıdan motorin aldığını, ticari maksadının bulunmadığını ifade ettiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. ... Plaka Sayılı Aracın İadesi Yönünden Dava konusu kaçak motorinin .... plaka sayılı çekicinin deposunda ele geçirildiği, 05.08.2014 tarihli, 2014/5600 Esas sayılı iddianamede ise .... plakalı çekicinin değil de ona bağlı olan ... plakalı yarı römorkun müsaderesinin talep edildiği, ... plaka sayılı yarı römorkun nakilde kullanılan araç olmaması nedeniyle, mahkemece iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden 1.Karadeniz Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Saadettin Güner Yakıt Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 21.08.2014 tarihli raporda; motorin numunesinin teknik düzenlemelere aykırı olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, hem yüksek kükürtlü kaynama noktası yüksek petrol fraksiyonu ile hem de düşük yoğunluklu kaynama noktası düşük petrol fraksiyonu ile tağşis edilmiş olup kaçak ürün niteliğinde olduğunun belirtilmesi karşısında; dava konusu akaryakıtın motorin esaslı olup marker seviyesinin geçersiz olması nedeniyle yabancı menşeili olduğu buna göre de 7242 ve 6545 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, Dairemizin 12.05.2020 tarihli bozma ilâmı üzerine, yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 12.07.2014 yerine 13.07.2014 olarak yazılması, Hususları hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. ... Plaka Sayılı Aracın İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararında araç iadesi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Gümrük İdaresi vekilinin araç iadesine yönelik temyiz sebebinin reddiyle hükmün araç iadesine ilişkin bölümünün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2020/1291 Esas, 2021/1276 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2022/11971 E., 2024/2193 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
in olunan temel cezadan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra 3 yıl hapis ve 750 gün adlî para cezası, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra 4 yıl 6 ... hapis ve 1125 gün adlî para cezası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci f
7. Ceza Dairesi         2022/11971 E.  ,  2024/2193 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/209 E., 2021/425 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında yeterli delil olmadığı halde eksik araştırma ile lehe olan hususlar da değerlendirilmeden mahkûmiyet kararı verildiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk görevlileri tarafından icra edilen yol kontrolünde, sanığın sevk ve idaresindeki...plaka sayılı tırın dorsesinde önleme araması kararı ile yapılan aramada 12650 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; tır şoförlüğü yapmakta olduğunu, yük beklemekte olduğu sırada satmak amacıyla kaçak sigara aldığını belirterek ikrarda bulunmuştur. İddianamede araç müsadere talebinin bulunmaması ve mahkemece de bu konuda verilen herhangi bir karar bulunmaması karşısında, ortada araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Sanığın uhdesinde ticari miktar ve mahiyette olan 12.650 karton kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve sanığın ikrarı karşısında; sanığın üzerine atılı eylemin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Sanık hakkında tayin olunan temel cezadan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra 3 yıl hapis ve 750 gün adlî para cezası, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra 4 yıl 6 ... hapis ve 1125 gün adlî para cezası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra ise 3 yıl 9 ... hapis ve 937 gün adlî para cezasına ve adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL'den çevrilmesi neticesinde ise sanığın neticeten 3 yıl 9 ... hapis ve 18.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmesi gerekirken tüm bu hesaplamalar sırasında hata yapılarak sanığın neticeten 3 yıl 9 ... hapis ve 16.860,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek sanık hakkında eksik ceza tayini, 2.Kaçak olduğu anlaşılan dava konusu sigaraların imha edilip edilmediklerine bakılmaksızın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderelerine karar verilmesi gerekirken imha edilen sigaralar yönüyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer sigaraların ise müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün 2 nci paragrafından ''700'', 3 üncü paragrafından ''700'', 4 üncü paragrafından ''1000'', 5 inci paragrafından ''843'', 7 nci paragrafından ''16.860,00 TL'' ibarelerinin çıkartılarak yerlerine gelmek üzere hükme sırasıyla ''750'', ''750'', ''1125'', ''937'' ve ''18.740,00 TL'' ibarelerinin eklenmesi ile hükümden eşya müsaderesine ilişkin bölümün çıkarılması, yerine gelmek üzere hükme ''Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine'' ibarelerinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2023/12998 E., 2024/2074 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Ceza Mahkemesi
tam metni aç
Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/561 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3'er ay 26'şar gün hapis ve 166'şar gün adli
7. Ceza Dairesi         2023/12998 E.  ,  2024/2074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/561 E., 2022/261 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarihli ve 2021/561 Esas, 2022/261 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 3'er ay 26'şar gün hapis ve 166'şar gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezalarından çevrili 116'şar gün adli para cezaları karşılığı ayrı ayrı ikişer kez 2.320,00'şer TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, doğrudan hükmedilen 166'şar gün adli para cezasının paraya çevrilmediği, sanıklar hakkındaki hükmün istinaf edilmeden 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 07.05.2023 tarihli kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55546 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/55546 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesince, sanıkların 5607 sayılı Kanun'un 3/5, 3/22 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri gereğince 3 ay ve 26 gün hapis ve 166 gün adli para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, 3 ay 26 gün hapis cezasının 5237 sayılı sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi kapsamında 116 gün adli para cezasına çevrilip, günlüğü 20,00 Türk lirası üzerinden 2.320,00 Türk Lirası adli para cezası belirlenmesine karşın, 166 gün adli para cezası hakkında paraya çevirme işlemi yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un ilgili fıkraları tatbik edilmek suretiyle temel cezanın belirlenmesi ve haklarında takdiri indirim hükümlerinin uygulanması sonrası netice 3'er ay 26'şar gün hapis cezası ve doğrudan 166'şar gün adli para cezası verildiği, hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 116'şar gün adli para cezasına çevrildiği ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu miktar üzerinden para cezası belirlendiği, doğrudan hükmedilen 166'şar gün adli para cezasının ise kararda hatalı şekilde 116'şar gün adli para cezası olarak yer aldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu miktar üzerinden ve sanıkların lehine olacak şekilde paraya çevrildiği anlaşılmakla kanun yararına bozma talebi yerinde görülmemiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2024 tarihinde karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.