2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 71

İcra ve İflas Kanunu 71. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 71 – (Değişik: 18/2/1965-538/42 md.) Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir. Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır. Menfi tesbit ve istirdat davaları:[35]

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

39 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2023/1467 E., 2023/2828 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı takip dosyasında davacı yönünden İİK.71/2.maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2023/1467 E.  ,  2023/2828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma/Yeniden Hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki kambiyo senedine dayalı takipte takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin itfa itirazı üzerine yapılan yargılama inceleme sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı takip dosyasında davacı yönünden İİK.71/2.maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile HMK 353 (1)-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibin davacı yönünden İİK 71/1 maddesi uyarınca icrasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. İTİRAZ Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; alacaklı tarafından İstanbul 30 .İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı dosyasında düzenleyeni dava dışı İnci Deri, lehtarı müteriz borçlu şirket olan bonoya dayalı olarak e kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, icra takibinin kesinleşmesinden sonra 10.02.2020 tarihinde dosya alacaklısı olarak görünen ... ve dava dışı Mass Ayakkabı San. Ve Tic. Ltd. Şti ile davaya konu edilen takip dosyası da dahil olmak üzere toplam 8 dosya hakkında birbirlerini ibra ettiklerine dair "Protokol/İbraname" tanzim edildiğini, icra takibine konu edilen kambiyo senetlerine dayanan borcu sona erdiren hallerden olan "ibra" mevcut olduğundan, takipten sonra borcun itfa edilmiş olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı sürdürülen takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; 10.02.2020 tarihli protokol/İbraname'nin konusu "İşbu protokolün konusunun İnci Deri Mamulleri San ve Tic. A.Ş 'nin ödemelerini tatil etmesi sebebiyle oluşan rizikonun taraflar arasına paylaşılması ve tarafların birbirlerini ibra etmeleri hususundan ibaret olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dava dilekçesi ve icra dosyasında yapılan incelemeler neticesinde; İbra/protokol gereği taraflar birbirini ibra etmiş olduğu görüldüğü; alacaklı tarafından yapılan son takip işleminin 22.01.2021 tarihinde dosyanın yenilemesi işlemi olduğu, o tarihten sonra dosyada zaman aşımını kesen icra takibi işlemi olmadığı görülmekle, TTK'nın 750.maddesinde sayılan zamanaşımını kesici bir işlemin dosyada yapılmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı takip dosyasında davacı yönünden İİK'nın 71/2.maddesi uyarınca icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı istinaf dilekçesinde;mahkemenin yetkisiz olarak davaya baktığını, 10.02.2020 tarihli protokol kabul edilecek olursa protokolün 7.maddesinin "ihtilaf halinde taraflar Bakırköy ... ve İcra Dairelerinin salahiyetinin şimdiden kabul beyan ve taahhüt ederler" hükmüne istinaden yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Bakırköy İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekirken 3 ayrı ilgisiz gerekçe ile karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davacının dayandığı 10.02.2020 tarihli protokolün gabinle malül olduğunu, karşılıklı edimler içerdiğini, borçlunun bu edimlerini yerine getirmediğini, protokolde davacı firmanın imzası ve kaşesinin bulunmadığını, dolayısıyla dava açmaya ehil olmadığını, protokolde imzası olan ... . isimli kişilerin kefil sıfatıyla attıkları imzanın geçersiz olduğunu, asıl borçlu sözleşme imzalamadan kefilin tek taraflı beyanının makbul olmadığını, mahkemenin ibranın koşullarının oluşup oluşmadığını da incelemediğini, inceleme yetkisinin de bulunmadığını, dosyayı görev ve yetki yönünden reddetmesi gerekirken esasa ilişkin hatalı karar verdiğini, protokolün takipten sonra düzenlendiğini, İİK 71.madde kapsamında açık bir imza ikrarı olmadığını, protokol içeriğini ikrar ettiklerini fakat protokol kapsamında ibranın koşullarının oluşmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; mahkemece talebin kabulü ile borçlu yönünden İİK 71/2.madde gereğince icranın geri bırakılmasına karar verildiği, kararın gerekçe kısmında da 22.01.2021 tarihinde dosyanın yenilenmesi işlemi yapıldığı, o tarihten sonra dosyada zaman aşımını kesen icra takibi işlemi olmadığı, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde zaman aşımına uğramış olduğundan bahisle icranın geri bırakılmasına karar verildiği, davanın konusunun takip sonrası zaman aşımı itirazı olmayıp takibin kesinleşmesi sonrasındaki döneme ilişkin itfa şikayetine ilişkin olduğu, alacaklı tarafından imzası ikrar edilen ve borçlu, alacaklı ve dava dışı Mass..Ltd.Şti arasında düzenlenen 10.02.2020 tarihli protokolün "Olay" başlığı altındaki "3" nolu bentte şikayet konusu takip dosyasına yer verildiği, "Protokol" başlığı altındaki "1" nolu bentte ise "Mass ve Servet iş bu metnin 3. paragrafında dökümü verilen icra dosyalarındaki evrakdan başka elinde İnci Deri Firmasının imzaladığı/borçlu göründüğü evrak olmadığını, mevcut evrak ve icra dosyalan ile İnci Deri aleyhine hukuki muamelata devam edeceğini, icra dosyalarında KNB aleyhine hiçbir işlem yapmayacağını, icra dosyaları ile alakalı olarak KNB firmasını ibra ettiğini beyan kabul ve taahhüt eder." yazılı olduğu borçlunun şikayete konu icra dosyasındaki borçtan ibra edildiği, Protokolün ilgili kısmındaki açık ibra beyanı herhangi bir şarta bağlanmamış ya da protokolün diğer kısımları ile ilişkilendirilmemiş olup devam eden bölümlerdeki feragat vb. işlemler için getirilen şartların ibraya ilişkin kısım yönünden etki etmeyeceği, alacaklı tarafından ileri sürülen gabin ya da hile gibi yargılama isteyen iddiaların ise dar yetkili icra mahkemesince tartışılamayacağı, eldeki uyuşmazlıkta sadece İİK'nın 71.maddesi ile sınırlı inceleme yapılması gerektiği gerekçesi ile alacaklı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile HMK 353 (1)-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün 2019/33063 Esas sayılı takip dosyasında başlatılan takibin davacı yönünden İİK 71/1 maddesi uyarınca icrasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesini tekrar ederek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedine dayalı ilamsız takipte takibin kesinleşmesinden sonraki itfa sebebi ile icranın geri bırakılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nun 170/b maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanun'un 71/2 ve 33/a maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2023/2936 E., 2023/3726 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
tam metni aç
landığı, karşılıklı edimler içerdiği sözleşmenin bu haliyle karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi konusunda yargılamaya muhtaç olduğu, iddiaların dar yetkili olan mahkememizce değerlendirilemeyeceği, bu hususlar gözetildiğinde protokolün İİK 71. maddesi kapsamında belgelerden sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2023/2936 E.  ,  2023/3726 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/Kaldırma İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki devreye ilişkin itfa itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince istemin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kabulü ile itfa nedeniyle davacı borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı... Mimarlık Dekorasyon....Şti. tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Borçlular icra mahkemesine başvurusunda; bonodan kaynaklı olarak kambiyo takibinin başlatıldığını, alacaklı Ziraat Katılım Bankasının alacağını temlik suretiyle... Mimarlık Dekorasyon Reklamcılık İnşaat San ve Tic Ltd. Şti.'ne devrettiğini, ... Deri Mamülleri San ve Tic.A.Ş. ile temlik alacaklısı... Mimarlık Dekorasyon Reklamcılık İnşaat San ve Tic Ltd. Şti. arasında 24.02.2022ve 25.04.2022 tarihinde borç tasfiye protokolü imzalandığını, borcun itfa edilmiş olması sebebi ile İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2020/31438 Esas sayılı dosyasının iptali ile tüm hacizlerin fekkine karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takip borçlusu ile davalı arasında akdedilen alacağın temliki sözleşmesi, davacı tarafından sunulan 24.02.2022 tarihli borç tasfiye protokolü incelendiğinde, borcun sona ermesinin taşınmazın devrine ve hacizlerin kaldırılması şartına bağlandığı, karşılıklı edimler içerdiği sözleşmenin bu haliyle karşılıklı edimlerin yerine getirilmesi konusunda yargılamaya muhtaç olduğu, iddiaların dar yetkili olan mahkememizce değerlendirilemeyeceği, bu hususlar gözetildiğinde protokolün İİK 71. maddesi kapsamında belgelerden sayılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlular istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi borçlular istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından ibraname incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, gerekçeli kararda ibranameye hiçbir şekilde yer verilmediğini, ibranamenin İİK 71 madde kapsamında imzası ikrar edilmiş belge olduğunu, bu ibraname ile borcun son bulduğunu, davalı yanın vermiş olduğu cevap dilekçesinde ibranameyi açıkça kabul ettiğini, dosya borcunun itfa edildiğini, davalının emlak vergi borcu, SGK borcu ve İş Bankası borcu ile ilgili yapmış olduğu ödemelerden kaynaklı alacağı olması sebebiyle borcun tamamının ödenmediği yönündeki iddialarının davada yeri olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağı temlik alan... Mimarlık Dekorasyon Reklamcılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. ile borçlu ... Deri Mamülleri San.ve Tic.A.Ş. arasında bağıtlanan 24.02.2020 tarihli Borç Tasfiye Protokolü dışında, yine... Mimarlık Dekorasyon Reklamcılık İnşaat Sanayi Ve Ticaret Ltd.Şti. tarafından imzalanan 25.04.2022 tarihli ibraname ile; "Temlik edilen dosya borçlarının teminatını teşkil eden ipotek konusu İstanbul İli Zeytinburnu İlçesi Kazlıçeşme Alt Mahalle 779 Ada 4 Parsel sayılı taşınmaz 24.02.2022 tarihinde tarafımıza devir ve temlik edilmiştir. İşbu belge ile yukarıda zikredilen icra dosyalarından İstanbul 33. İcra Dairesi 2020/31438 E. sayılı dosya bakımından ... Deri Mamülleri San. ve Tic.A.Ş., Mader Deri Sanayi ve Tic.A.Ş., ..., ..., ... ve ......,ın kefalet sebebiyle oluşan borçları bakımından tüm ferileri de dahil olmak üzere ibra ettiğimizi gayrikabili rücu kabul beyan ve taahhüt ederiz." şeklinde beyanda bulunarak tüm takip borçlularının ibra ettikleri, alacaklının davaya cevap dilekçesinde de protokol ve ibraname altındaki imzaya itiraz edilmediği, alacaklı tarafından imzası ikrar edilen, " 24.02.2022 tarihli borç tasfiye protokolü", "25.04.2022 tarihli ibraname" ve tarihsiz "makbuzdur" başlıklı belge kapsamında takip borçluları tarafından takibin kesinleşmesinden sonra borcun itfa edildiği anlaşılmakla, itfa nedeniyle takibin iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve istemin kabulü ile itfa nedeniyle davacı borçlular yönünden icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı... Mimarlık Dekorasyon....Şti. temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı... Mimarlık Dekorasyon....Şti. temyiz dilekçesinde; borçlu tarafından sunulan protokol incelendiğinde görüleceği üzere taşınmazı devralırken üzerindeki tüm hacizlerle alacağı ve tapu masraflarının da alacaklıya ait olacağının kararlaştırıldığı, taşınmaz devralınmak istendiğinde taşınmazın emlak vergi borcu olduğu tespit edilmiş, bu borcun ödenmemesi halinde taşınmazın devredilemeyeceğinin ortaya çıktığını, bu sebeple davacının dayanak yaptığı protokolde yer almayan 1.081.612 TL emlak vergi borcunun ayrıca ödendiğini, ipotekli taşınmazın eski maliki ... Deri Mamülleri San. Ve Tic.A.Ş.'nin SGK ve vergi borçları da toplamda 1.651.000 TL olmak üzere ödendiğini, yine ... Deri Mamülleri San. Ve Tic.A.Ş.'nin Türkiye İş Bankası A.Ş.'ye olan borcunun ödemesi olarak 1.050.000 TL tutarından ödeme yapıldığını, tüm bu ödemelerin toplam tutarı 3.782.612 TL olup hiçbiri taraflar arasındaki protokolde yer almadığını, bu fazladan ödemenin iadesi hususunda taraflar arasında yeni bir protokol düzenlendiğini, alacağın temlikine ilişkin hükümlerin geçerliliği, imzalanan bu ek protokol ile davacı tarafın üstlendiği edimlerin eksiksiz ifa edilmesi ile mümkün olacağını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; borçlunun İİK'nın 71. maddesine dayalı olarak takibin kesinleşmesinden sonraki aşamada ileri sürdüğü itfa talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 71. maddesi 3. Değerlendirme 1. Borçlu tarafından sunulan 25.04.2022 tarihli ibraname ve taahhütname başlıklı belgenin İİK'nın 71/1 maddesinde sayılan belgelerden olduğu anlaşılmıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı... Mimarlık Dekorasyon....Şti. tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2022/10535 E., 2023/3159 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
tam metni aç
im kurulu başkanı dava dışı .......,'ün belirtildiğini ve sözleşmenin yalnızca onun imzasını taşıdığı beyanla icra takibinin Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin başlangıç tarihi itibariyle 10 yıllık mühlet boyunca teminatsız olarak İİK’nın 71. maddesi gereği ertelenmesini talep etmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2022/10535 E.  ,  2023/3159 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki takibin kesinleşmesinden sonraki dönem için mehil nedeniyle takibin taliki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin ortağı olduğu Dekoral Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nin borcuna müteselsil kefil olduğu genel kredi sözleşmesine dayanarak aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin davalı bankanın dahil olduğu 12 banka ile akdettiği 11.06.2020 tarihli "Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi" doğrultusunda şirkete borçların ödenmesi için 10 yıl mühlet verildiğini, finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi yeni bir borç olup, bu nedenle müvekkilinin icra takibine konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlarının sona erdiğini, işbu sözleşmede müteselsil kefil olarak yalnızca şirket yönetim kurulu başkanı dava dışı .......,'ün belirtildiğini ve sözleşmenin yalnızca onun imzasını taşıdığı beyanla icra takibinin Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin başlangıç tarihi itibariyle 10 yıllık mühlet boyunca teminatsız olarak İİK’nın 71. maddesi gereği ertelenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davacının, İİK'nın 71. maddesinde açıkça belirtilmiş olan "kendisine mühlet verilen" kişilerden olmadığını, finansal yapılandırma ile mevcut borcun yenilenmiş ya da itfa edilmiş olmayacağını, yapılandırma sözleşmesi incelendiğinde, "kredi borçlusu ve müteselsil kefilin yukarıda belirtilen kredi sözleşmelerinden doğan borçlarının hiçbir şekilde ertelendiği, yenilendiği ve borçların nakledildiği anlamına gelmemektedir" şeklinde belirtildiğini, davacı borçlu, kredi sözleşmelerini 'müteselsil kefil' sıfatıyla imzalamış olup, müvekkili alacaklının asıl borçluya bağlı olmaksızın kefili takip imkanı doğduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda tarafların kabulünde olduğu üzere davacının Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesinin tarafı olmadığı, bu nedenle davacının İİK'nın 71. maddesinde belirtilen düzenlemeden yararlanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Dava dilekçesinde belirtilen hususların irdelenmediğini, iddialarının hangi hususa dayanılarak kabul görmediğinin gerekçeden anlaşılamadığını, dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin TBK'nın 133-134. maddeleri uyarınca borcun yenilenmesi anlamına geldiğini, asıl borçlu ile alacaklı arasında akdedilmiş finansal yeniden yapılandırma sözleşmesiyle borçların ödenmesi için vade günleri tayin edilmişken müvekkili aleyhine icra takibine devam olunmasının kefalet sözleşmelerinin feriliği ilkesine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; ibraz edilen ve tarafların kabulünde olan 11.06.2020 tarihli finansal yeniden yapılandırma sözleşmesinin dava ve takip dışı kredi borçlusu ....., Alüminyum San. ve Tic. A.Ş. ile davalı alacaklı bankanın da yer aldığı bir kısım bankalar arasında yapıldığı ve .....,Alüminyum San. ve Tic. A.Ş.'nın davalı alacaklı bankadan kullandığı kredilerin ödenmesi için 10 yıl mühlet verildiği ve bir ödeme planının oluşturulduğu, sözleşmede davacı-borçlunun taraf olmadığı, bu durumda dava ve takip dışı kredi borçlusuna verilen mühlet ve ödeme planından davacı-borçlunun yararlanamayacağı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı kredi borçlusu ile davalı alacaklı arasında 11.06.2020 tarihinde imzalanan finansal yeniden yapılandırma sözleşmesi nedeniyle İİK'nın 71. maddesi gereğince takibin taliki istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK'nın 71. maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK'nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2007/3667 E., 2007/6381 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul 3. İcra Mahkemesi
tam metni aç
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede dosya borcunun ödendiği nedeniyle İİK. nun 71.maddesine dayalı itfa itirazıdır.
12. Hukuk Dairesi         2007/3667 E.  ,  2007/6381 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Mahkemesi TARİHİ : 28/09/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede dosya borcunun ödendiği nedeniyle İİK. nun 71.maddesine dayalı itfa itirazıdır. İcra takibi 21.02.2003 tarihinde 1.489,50-YTL. toplam alacak için yapılmış olup, itfa itirazının yapıldığı 10.03.2006 tarihi itibari ile dosya borcunun fer’ileri ile beraber ulaştığı rakam ihtilaf konusu miktardır. Her ne kadar bu tarih itibariyle icra dosyasında yapılmış bir hesap tablosu yok ise de, borçlunun ödediğini iddia ettiği 3.240,00-YTL. nin dava konusu olarak kabulü halinde dahi bu miktarın 4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 363/2.maddesinde öngörülen ve karar tarihi itibari ile uygulanması gereken 3.120,00-YTL. lik temyiz sınırının üzerinde olması nedeniyle mahkeme kararının temyizi kabildir. Bu nedenle alacaklı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin 20.09.2006 tarih 159-193 sayılı mahkeme kararı yerinde görülmediğinden oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek 28.07.2006 tarihli ve aynı sayılı hükmün temyiz incelemesine geçildi: İİK.nun 71/1.maddesi gereğince borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman tetkik merciinden isteyebilir. Somut olayda borçlunun itirazına dayanak yaptığı ödeme belgelerinin incelenmesinde, hiç birinde takip dosyası veya takibe konu borç için yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığı ve icra takip dosyasına açık bir atıf yapılmadığı gibi, 1.240,00-YTL.lik ve 400,00-YTL.lik ödemelerin ise alacaklı veya alacaklı vekiline yapılmadığı görülmektedir. Alacaklı vekili de bu ödemelerin şikayete konu icra takip dosyası için değil, başka alacaklar nedeniyle olduğunu ileri sürerek kabul etmediğini beyan etmiştir. Bu durumda anılan ödeme belgelerinin İİK. nun 71.maddesine uygun itfa belgesi olarak kabulü mümkün değildir. O halde Mahkemece, borçlunun itfa itirazının reddi gerekirken, bilirkişiye taraflar arasındaki diğer borç ilişkilerini incelettirmek suretiyle ödemelerin bu dosya için yapılmış olduğu sonucuna varılarak takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2007/3677 E., 2007/6375 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSarıyer İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede dosya borcunun ödendiği nedeniyle İİK. nun 71.maddesine dayalı itfa itirazıdır.
12. Hukuk Dairesi         2007/3677 E.  ,  2007/6375 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sarıyer İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/09/2006 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede dosya borcunun ödendiği nedeniyle İİK. nun 71.maddesine dayalı itfa itirazıdır. İcra takibi 21.02.2003 tarihinde 1.489,50-YTL. toplam alacak için yapılmış olup, itfa itirazının yapıldığı 10.03.2006 tarihi itibari ile dosya borcunun fer’ileri ile beraber ulaştığı rakam ihtilaf konusu miktardır. Her ne kadar bu tarih itibariyle icra dosyasında yapılmış bir hesap tablosu yok ise de, borçlunun ödediğini iddia ettiği 3.240,00-YTL. nin dava konusu olarak kabulü halinde dahi bu miktarın 4949 Sayılı Yasa ile değişik İİK.nun 363/2.maddesinde öngörülen ve karar tarihi itibari ile uygulanması gereken 3.120,00-YTL. lik temyiz sınırının üzerinde olması nedeniyle mahkeme kararının temyizi kabildir. Bu nedenle alacaklı vekilinin temyiz talebinin reddine ilişkin 20.09.2006 tarih 159-193 sayılı mahkeme kararı yerinde görülmediğinden oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek 28.07.2006 tarihli ve aynı sayılı hükmün temyiz incelemesine geçildi: İİK.nun 71/1.maddesi gereğince borçlu, “takibin kesinleşmesinden sonraki devrede” borcun ve fer’ilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman tetkik merciinden isteyebilir. Somut olayda borçlunun itirazına dayanak yaptığı ödeme belgelerinin incelenmesinde, hiç birinde takip dosyası veya takibe konu borç için yapıldığına dair bir açıklamanın bulunmadığı ve icra takip dosyasına açık bir atıf yapılmadığı gibi, 1.240,00-YTL.lik ve 400,00-YTL.lik ödemelerin ise alacaklı veya alacaklı vekiline yapılmadığı görülmektedir. Alacaklı vekili de bu ödemelerin şikayete konu icra takip dosyası için değil, başka alacaklar nedeniyle olduğunu ileri sürerek kabul etmediğini beyan etmiştir. Bu durumda anılan ödeme belgelerinin İİK. nun 71.maddesine uygun itfa belgesi olarak kabulü mümkün değildir. O halde Mahkemece, borçlunun itfa itirazının reddi gerekirken, bilirkişiye taraflar arasındaki diğer borç ilişkilerini incelettirmek suretiyle ödemelerin bu dosya için yapılmış olduğu sonucuna varılarak takibin durdurulması yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ  : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İlamlı takibe karşı zamanaşımı iddiasında bulunan borçlu, bu iddiasını icra mahkemesinde neye dayanarak ispat etmelidir?

A) Resmi belgelere dayanmalıdır.
B) Alacaklının imzası ikrar edilmiş bir belgeye dayanmalıdır.
C) Yemin deliline dayanmalıdır.
D) Tanık beyanlarına dayanmalıdır.
E) Herhangi bir belge sunmasına gerek yoktur, iddiasını sözlü olarak ileri sürmesi yeterlidir.

Bu maddeyle ilgili 8 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol