2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 79

İcra ve İflas Kanunu 79. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 79/a- (Ek:28/3/2023-7445/1 md.) İcra müdürü, haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunu tespit ederse, bu yerde haciz yapılmasına karar verir ve bu kararı derhal icra mahkemesinin onayına sunar. Mahkeme, dosyanın tevdi edildiği tarihten itibaren en geç üç gün içinde dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda haciz yapılması talep edilen yerin konut olduğunun anlaşılması halinde kararın onaylanmasına kesin olarak karar verir. Bu kararın icra dairesine bildirilmesi üzerine haciz işlemleri yapılır. Haciz yapılması talep edilen yerin konut olmadığının anlaşılması halinde ise mahkeme, konutta haciz yapılmasına dair kararı kesin olarak kaldırır. Bu kararın icra dairesine bildirilmesi üzerine icra müdürü, mevcut haciz talebi hakkında yeniden karar verir. Mahkemenin onaylama kararı üzerine hacze gidilen yerin konut olmadığının anlaşılması halinde hacze devam olunur. Ancak konut olmadığı kabul edilen bir yerle ilgili verilen haciz kararı üzerine yapılan haciz işlemi sırasında, bu yerin konut olduğu anlaşılır ve borçlu da haczin yapılmasına rıza göstermez ise haciz işlemine son verilir ve müteakip işlemler hakkında birinci ve ikinci fıkra hükümleri uygulanır. İhtiyati haciz hakkında, bu madde hükmü uygulanmaz. Haciz yapan memurun yetkisi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

18 karar eşleşti
4. Hukuk Dairesi, 2019/733 E., 2019/5551 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
İİK'nun 79. maddesi uyarınca haczedilecek mallar başka yerde ise, esas icra dairesi haczin yapılması için malların bulunduğu yerdeki icra dairesine talimat yazar.
4. Hukuk Dairesi         2019/733 E.  ,  2019/5551 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 28/11/2008 gününde verilen dilekçe ile icra memurunun kusuru nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/01/2018 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı ... vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalı ve fer'i müdahilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının ve fer'i müdahilin diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava, İcra İflas Kanunu kapsamında icra memurunun sorumluluğundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti ile Bilecik Konut Yapım inşaat işinin C tipi tünel kalıp ve işçilik işini taşeron olarak üstlenip sözleşme yaptıklarını, müvekkilinin bir süre çalıştıktan sonra ekonomik ve zeminden kaynaklanan nedenlerle inşaatın durdurulduğunu, tünel kalıpların ise inşaat alanında bırakıldığını, bu sırada ... Ltd. Şti.'nin borcundan dolayı alacaklısı Bilecik Hazır Beton İnşaat Ltd.Şti.'nin icra takibine geçerek inşaat alanında gerek müteahhide gerekse müvekkiline ait C tipi tünel kalıp malzemelerini haczettirdiğini, hacizden haberdar olan müteahhit ...' Ltd. Şti.'nin avukatı aracılığı ile 19/07/2006 tarihinde hacze itiraz ve 3. kişi Gündoğan Mühendislik lehine istihkak iddiasında bulunulduğunu, ancak Bilecik İcra Müdür Yardımcısının istihkak prosedürünü işletmeyip satış prosedürünü işleterek haczedilen menkul malların muhafaza ve satış işlemlerini gerçekleştirdiğini, icra müdürünün hatalı işlemleri ile zarara uğramasına neden olduğunu belirterek zararın tazminini talep etmiştir. Davalı, ... icra memurunun usulsüz bir işleminin söz konusu olmadığını, söz konusu zararla eylem arasında illiyet bağının bulunmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, haczedilerek satışı yapılan menkul malların bedeli ile davacının haczedilen malların dava dışı bir başka şirkete kiralanması nedeniyle kira kaybı alacağının da zarar kapsamında bulunduğu gerekçesi ile tespit edilen 204.500,00 TL miktardan 50.000,00 TL hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. a-Davacı tarafından dosyaya sunulan 27/01/2007 tarihli sözleşmenin kiraya veren sıfatı ile davacı ... Mühendislik-... olduğu, kiracının ise dava dışı ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu kira sözleşmesine göre dava konusu menkullerin dava dışı şirkete kiralanması sebebiyle kira kaybının da dava konusu zarar kalemlerinden olduğu ileri sürülmüştür. Dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesi adi yazılı nitelikte olup her zaman düzenlenmesi mümkün olan belgelerdendir. Zira, adi nitelikte bir sözleşme her zaman (bu arada geçmişe dönük olarak da) düzenlenebilir. Hal böyle olunca; yerel mahkemece bu talep yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. b-Yapılan haciz nedeniyle istihkak iddiasında bu iddia ile ilgili İİK.nun 97 ve 99. Maddelerinin uygulanmasına dair karar, asıl takibin yapıldığı icra dairesince verilir. Davaya konu olayda ise; 14/07/2006 ve 15/07/2006 tarihlerinde Bilecik talimat icra dairesi tarafından haciz işlemlerinin yapıldığı tartışmasızdır. Ancak Ankara 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/24 sayılı talimat evrakında, dava dışı ... inşaat şirketi vekili Avukat Mevlüt Şener'in ifadesinde, her ne kadar mal beyanı ile yapılan hacze itirazlarını içerir dilekçenin Ankara İcra Müdürlüğü kanalıyla Bilecik talimat icra dairesine gönderildiği beyan edilmiş ise de; 19/07/2006 tarihli dilekçesinin aynı gün Bilecik İcra Dairesi tarafından alınarak işleme konulduğu, havale işlemlerinin de 93870 sicil numaralı icra müdür yardımcısı ... tarafından yapıldığı anlaşıldığından söz konusu dilekçenin doğrudan Bilecik İcra Dairesine sunulduğunun kabulü gerekir. Şu durumda; dava konusu olayın gerçekleşme biçimi, işlemi gerçekleştiren icra müdürünün olaydaki kusur durumu düşünüldüğünde %25 oranındaki hakkaniyet indirimi az olup somut olayın özelliğine uygun düşmemiştir. Daha üst seviyede bir hakkaniyet indirimi yapılması gerekir. Temyiz edilen kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2/a-b) numaralı bentlerde gösterilen nedenlerle davalı ve fer'i müdahil yararına BOZULMASINA, davacının tüm, davalı ve fer'i müdahilin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle reddine ve fer'i müdahilden peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 25/11/2019 gününde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI Dava, İİK'nun 5. maddesinde düzenlenen icra memurunun kusurlu davranışı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. İİK'nun 79. maddesi uyarınca haczedilecek mallar başka yerde ise, esas icra dairesi haczin yapılması için malların bulunduğu yerdeki icra dairesine talimat yazar. Talimat icra dairesinin görevi, asıl icra dairesinin talimatı doğrultusunda haciz işlemini yapmak ve varsa istihkak iddialarını tutanağa geçirmektir. Yapılan haciz nedeniyle istihkak iddiasında bulunulursa bu iddia ili ilgili İcra İflas Kanunu'nun 97 ve 99. maddelerinin uygulanmasına dair karar, asıl takibin yapıldığı icra dairesince verilir. Zira anılan işlem İİK'nun 79. maddesi kapsamında değildir. Talimat icra dairesinin haczi tamamladıktan ve istihkak iddialarını tutanağa geçirdikten sonra sözü edilen istihkak iddiası hakkında karar verilmek üzere asıl icra dairesine göndermesi gerekir. (12 H.D 2017/5925 E 2018/6531 K) Ayrıca İİK'nun m. 96/2 de açıkça yazılı olduğu gibi, istihkak iddiası yalnız alacaklıya ve borçluya bildirilir. Borçlu tarafından ileri sürülecek istihkak iddiasının 3. kişiye bildirilmesine gerek yoktur. (Baki Kuru İcra İflas el kitabı sayfa 472) Somut olayda Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2006/7506 esas sayılı takip dosyasında yazılan talimat üzerine Bilecik İcra Müdürlüğünün 2006/319 talimat dosyasında yapılan haciz sırasında borçlu ... Ltd. Şti vekili tarafından 19/07/2006 tarihli dilekçe ile 3. kişi Gündoğan Mühendislik Şti lehine istihkak iddiasında bulunulduğu, icra müdür yardımcısının istihkak iddiasına ilişkin dilekçenin verildiğinin tutanağa geçirildiği, sonrasında ise talimat evrakının asıl icra dairesi olan Ankara 17. İcra Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere istihkak iddia edilen menkullerin talimat yoluyla haczedilmesi halinde asıl takibin yapıldığı icra dairesi istihkak iddiasını alacaklıya ve borçluya bildirmesi gerekir. (İİK 96/2) Yani İİK'nun m. 96 ve m. 97/1 dahi işlemler, talimatı yazan icra dairesi tarafından gerçekleştirilmelidir. Bu maddeye göre istihkak iddiasının ilgili kişilere bildirilmesindeki amaç istihkak davasının açılmasını sağlamaktır. Mevcut olayda borçlu tarafından 3. kişi konumunda bulunan Gündoğan firması lehine yapılan istihkak iddiasından sonra, 3. kişi 07/02/2007 tarihinde bizzat Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/88 esas sayılı dosyasında istihkak davası açılmıştır. İstihkak iddiasında bulunan 3. kişi, alacaklı ve borçluyu taraf olarak göstererek istihkak davası açtığına göre icra müdürünün ihmali sonucu dava süresini kaçırma gibi bir hak kaybı söz konusu değildir. Kaldı ki, davacı tarafından daha önce açılan önce açılan ihalenin feshi davasının sonucu beklemiş ve bu davanın reddine karar verildiği için menkullerin satışına ilişkin işlem kesinleşmiştir. Bu ret kararı ile davacının istihkak iddiasında haksız çıkardığı da sabit olmuştur. Talimat haczini gerçekleştiren ve kusurlu olduğu iddia edilen icra müdür yardımcısı ... hakkında görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçundan Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının "Koğuşturmaya yer olmadığına" dair kararının eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı olarak verildiği, yapılan itirazın Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeterli yasal gerekçe gösterilmeksizin reddedilmesinin isabetli olmadığı gerekçesiyle ... Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16/06/2014 tarihli Kanun yararına bozma talebi ise Yargıtay 5. Ceza Dairesinin araştırmaya yönelik bozmasından sonra suç zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırıldığı da anlaşılmaktadır. Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk karar Dairemizce onanmış, davacı tarafça karar düzeltme talebinde bulunulmuş ve Dairemizce icra müdür yardımcısı hakkında açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğinden bahisle karar düzeltme talebi kabul edilerek, onama kararı kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Gerek 5. Ceza Dairesinin kanun yararına bozma kararı, gerekse Dairemizce verilen bozma kararları araştırmaya yönelik bozma niteliğinde olup, maddi olguyu tespit eden bağlayıcı ve usuli kazanılmış hak oluşturan kararlar değildir. Dava hukuki niteliği itibariyle İİK'nun 5. maddesine dayalı tazminat davası olup, devletin objektif (kusursuz) sorumluluğunu gerektiren bir davadır. Fakat bu davada devletin (Adalet Bakanlığının) sorumluluğuna gidilebilmesi için icra müdür ya da yardımcılarının kusurlu davranışları ile zarara sebebiyet vermesi gerekir. Somut olayda Ankara 17. İcra Müdürlüğünün talimatı uyarınca Bilecik İcra Müdürlüğünce haciz yapılmış ve borçlunun 3. kişi yararına yaptığı istihkak iddiası da İİK'nun 96. maddesindeki prosedüre uygun şekilde tutanağa geçirilmiş, talimat evrakı da esas icra dairesine gönderilmiştir. İİK'nun 96/11'de açıkça yazılı olduğu gibi, istihkak iddiası alacaklıya ve borçluya bildirilir. Borçlu tarafından ileri sürülmüş olan istihkak iddiasının üçüncü kişiye bildirilmesine gerek yoktur. Bu konuda talimat icra dairesi üzerine düşen görevi yerine getirmiş olup, kusuru bulunmamaktadır. Asıl takibin yapıldığı icra dairesinin kusuruna gelince; davacı icra takibinde ve hacizden haberi olan üçüncü kişidir. Davacı haciz işleminden sonra kendisi lehine yapılan istihkak iddiasını istihkak davasına dönüştürmüş 07/02/2007 tarihinde Ankara 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/96 esas sayılı dosyasında istihkak davası açmış, bunula da yetinmeyerek Bilecik İcra Hukuk Mahkemesinin 2007/37 esas sayılı dosyasında ihalenin feshi konusunda dava açmış ve her iki dava da aleyhine sonuçlanmıştır. Şu durumda davacı takip hukukundan doğan bütün haklarını kullanmış ve bu konuda icra memurlarının yaptığı işlemler neticesinde bir kısıtlamaya maruz kalmamıştır. Dolayısıyla icra memurlarının kusurlu olduğundan söz edilemez. Kaldı ki icra memurlarının işlemlerinin icra hakimliğince iptali için dava açma (şikayet) yoluyla düzeltilmesi de mümkündür. Esasen somut olayda, icra memurlarının kusurlu eylemlerinin ne olduğu ve bu eylemler ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunduğu kanıtlanamamıştır. Bu nedenle davacının talebinin kabul edilmesinin yasaya aykırı olduğu ve davanın tümden reddine karar verilmesi düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum. 25/11/2019

Diğer kararlar (4)

orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- HACZİ CAİZ OLMAYAN MALLAR VE HAKLAR**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 79 ]
12. Hukuk Dairesi 2008/21494 E., 2009/1667 K. 12. Hukuk Dairesi 2008/21494 E., 2009/1667 K. - HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİ - HACZİ CAİZ OLMAYAN MALLAR VE HAKLAR- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 79 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 85 ] - 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 67 ] - 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 69 ] "İçtihat Metni" Mahalli mahkemece verilen karann müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine, bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı vekilince, borçlunun Bağ-KuKdan aldığı emekli maaşına yeniden haciz konulması istenilmiş, İcra Müdürlüğünce de İstanbul Dördüncü İcra Mahkemesi'nin 25.04.2008 tarih ve 2008/474-448 sayılı kararı gerekçe gös-terilerek talep reddedilmiş, şikayet üzerine de mahkemece daha önce haczin yukarıdaki mahkeme karanyla kaldırıldığı, 1479 sayılı Yasa'nın 69. maddesinin halen yürürlükte olduğundan bahisle şikayet de reddedilmiştir. İcra müdürüne alacaklının haciz isteminin yerine getirilmesi konusunda, takdir yetkisi tanındığından söz edilemeyeceği gibi, başka alanlarda tanınmış takdir yetkisinin yorum yolu ile kapsamının genişletilmesi de hatalıdır. Gerek İİK'nın 79. maddesi, gerekse İİK'nın 85. maddesinin ifadesinden ortaya çıkan sonuç, icra müdürüne haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisinin ta-nınmadığıdır. Borçlu, haczi caiz olmayan bir malın haczine, malın haczi sırasında muvafakat verebileceği gibi, şikayet yoluna gitmeyerek zımnen de rıza gösterebilir. 1479 sayılı Yasa'nın 67. maddesine göre, bağlanan emekli maaşının haczi mümkün değilse de, bu husus haciz işleminden sonra, süresiz ve geriye etkili olarak, borçlu tarafından şikayet konusu yapılabileceğinden ve hac-zedilmezlik iddiası ancak borçluya tanınan bir hak olduğundan, İcra Müdürünün alacaklının haciz talebinin reddine dair kararının iptali gerekmektedir (HGK'nın 31.03.2004 tarih ve 2004/12-202 E., 2004/196 K.). Açıklanan nedenle mahkemece şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir. Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nın 428. maddeleri uyannca (BOZULMASINA), 27.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
**- HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİNDE YETKİLİ MAHKEME**- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 79 ]
12. Hukuk Dairesi 2011/3033 E., 2011/18833 K. 12. Hukuk Dairesi 2011/3033 E., 2011/18833 K. - HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİNDE YETKİLİ MAHKEME- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 79 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 360 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 366 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 4 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 428 ] "İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : İİK' nun 4. maddesi gereğince takip hangi icra dairesinde başlamış ise, bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Yasada, koşulların oluşması halinde İİK' nun 79 ve 360. maddeleri bu husustaki yetkiyle ilgili istisnalardır. Somut olayda Gölcük İcra Dairesince taşınmaz üzerine konulmuş bir haciz bulunmayıp, Kocaeli 2.İcra Müdürlüğü'nce 2009/3928 esas sayılı icra takip dosyasından Gölcük Tapu Sicil Müdürlüğü'ne doğrudan yazılan 20.04.2009 tarihli yazı ile şikayet konusu taşınmazın tapu kaydına haciz uygulanmıştır. Bu durumda anılan hacze karşı şikayeti incelemeye Kocaeli İcra Mahkemesi yetkili olup, mahkemece şikayetin yetki yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/10/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
5. Hukuk Dairesi, 2021/2247 E., 2021/7998 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Kanunî koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler.
5. Hukuk Dairesi         2021/2247 E.  ,  2021/7998 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada Rize İcra Hukuk ve Hanak İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, icra memur muamelesini şikayet istemine ilişkindir. Rize İcra Hukuk Mahkemesince, itiraza konu taşınmazlara ilişkin kıymet takdirinin Hanak İcra Müdürlüğünün 2018/18 Talimat sayılı dosyası üzerinden yapıldığı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. Hanak İcra Hukuk Mahkemesince ise, kıymet takdiri talimat yoluyla Hanak İcra Müdürlüğünce yapılmış olup davacının şikayetini inceleme yetkisi asıl icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesine ait olduğu bu nedenle davacının usulsüz tebligata ilişkin şikayetini inceleme yerinin Rize İcra Mukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Kanunî koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler. 2004 sayılı İİK'nın 4/1. maddesinde "...İcra ve iflas dairelerinin muamelelerine karşı yapılan şikayetlerle itirazların incelenmesi icra mahkemesi hakimi yahut kanun gereğince bu görev kendisine verilmiş olan hakim tarafından yapılır..." Aynı Kanunun 79. maddesinde ise "İcra dairesi talepten nihayet üç gün içinde haczi yapar. Haczolunacak mallar başka yerde ise haciz yapılmasını malların bulunduğu yerin icra dairesine hemen yazar. Bu halde hacizle ilgili şikayetler, istinabe olunan icra dairesinin tabi bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir..." hükümlerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere icra takibi hangi icra müdürlüğünce yapılmış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesince çözümlenir. Ancak, şayet haczolunacak mallar başka yerde ise talimatla malların bulunduğu yer icra müdürlüğünce yapılan hacizle ilgili şikayetlerde haczi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu icra mahkemesince incelenir. Somut olayda, davacı vekilinin dava dilekçesi ile taraflarına gönderilen kıymet takdirini içeren tebligatın meşruhatsız olduğunu, bu sebepten dolayı da ne zaman ve nereye itirazda bulunacakları hususunu bilemediklerini, icra dairesi tarafından bu tebliğ işleminin yanlış yapıldığını ve bu ynalıştan dolayı da kendilerinin kıymet takdirine itiraz etme haklarının kaybolmasına sebep olduğunu beyanla itiraz etmiştir. Somut olayda, kıymet takdiri talimat yoluyla, Hanak İcra Müdürlüğünce yapılmış olsa da uyuşmazlığın davacının usulsüz tebligat şikayetine ilişkin olduğu anlaşılmakla şikayeti inceleme yetkisi Rize İcra Hukuk Mahkemesi'ne aittir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri ile 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince; Rize İcra Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 31/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.
20. Hukuk Dairesi, 2016/14163 E., 2017/583 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Kanunî koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler.
20. Hukuk Dairesi         2016/14163 E.  ,  2017/583 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki davada ... İcra ve ... (...) İcra Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, sıra cetvelindeki alacağa itiraza ilişkindir. ... İcra Mahkemesince, şikayete konu sıra cetveli düzenlenmemesi ve dosyada para kalmamış olması sebebiyle MTV borcu için aktarım yapılmamış olması işlemini ... İcra Dairesinin yapmış olması ve bu sebeple şikayette yetkili mahkemenin; şikayet konusu hatalı işlemi yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu yer icra mahkemesi olması ve bu yetkinin de kesin olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. ... (Yenihisar) İcra Mahkemesi tarafından ise takibin ...'de başlatılması, yediemin ücretinin öncelikle ödenmesine ilişkin kararın ... 1. İcra Dairesi tarafından verilmesi ve bu karara davacı vekilince itiraz edilmesi karşısında, yetkili icra mahkemesinin ... İcra Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir. Kanunî koşulların oluşması halinde, İİK'nın 79 ve 360. maddeleri yetki ile ilgili istisnaları düzenler. Somut olayda; davacı, ... 1. İcra Müdürlüğünün 2015/1496 E. sayılı dosyasından gönderilen talimat üzerine ... (...) İcra Müdürlüğünün 2015/186 talimat sayılı dosyasında satışı yapılan araç için fazla hesaplanan ve ödenen yedi emin ücretinden dolayı MTV alacağının ödenmemesinin usûl ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek ... 1. İcra Müdürlüğünün 2015/1496 sayılı dosyasındaki sıra cetveli kararının usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği gerekçesi ile iptalini talep etmiştir. Dosya kapsamından uyuşmazlığa konu icra takibinin ... 1. İcra Müdürlüğünün 2015/1496 Esas sayılı dosyası olup, bu dosyada düzenlenen sıra cetvelinin usûl ve kanuna aykırılığı ileri sürüldüğüne göre, uyuşmazlığın ... İcra Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; ... İcra Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 30/01/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İhtiyati haciz kararı ile Borçlu D'nin evine gidilmiştir. İcra memuru, mahkeme onayı olmadan işlem yapamayacağını düşünmektedir. Bu durumla ilgili hukuki değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?

A) İcra memuru haklıdır, konut dokunulmazlığı mutlak olduğu için onay şarttır.
B) İhtiyati hacizler onay şartı hükmünün kapsamı dışındadır, onay gerekmez.
C) İhtiyati hacizde onay, işlemin bitiminden sonra 3 gün içinde alınmalıdır.
D) İhtiyati haciz sadece gece vakti yapılacaksa onay gerekmez.
E) İhtiyati haciz kararını veren mahkeme asliye hukuk ise onay gerekir.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol