2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 83

İcra ve İflas Kanunu 83. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 83/c – (Ek: 9/11/1988-3494/7 md.) Taşınmaz rehni ipotek akit tablosunda sayılı bulunan eklenti taşınmazdan ayrı olarak haczedilemez. Türk Kanunu Medenisinin 777 nci maddesi hükmü saklıdır. Yetişmemiş mahsullerin haczi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

88 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/12468 E., 2023/4529 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, İİK'nın 83 üncü maddesi gereğince ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu durumda ücretin tamamının haczedilmesine yasal bir engel görülmediğini, somut olayda alacaklı bankaya atfedilecek bir kusur olmadığından ve da
12. Hukuk Dairesi         2022/12468 E.  ,  2023/4529 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki memur işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile; HMK' nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2021/6472 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 12.10.2021 tarihli haciz müzekkeresinin ek ders ücreti yönünden iptali ile ek ders ücreti üzerine konulan haczin kaldırılmasına hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; almakta olduğu ek ders ücretine ilişkin alacaklının haciz talebi bulunmamakta iken talebi aşan şekilde ek ders ücretinin de haczedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 12.10.2021 tarihli haciz müzekkeresinin iptaline, hukuka aykırı haciz müzekkeresi doğrultusunda kesilen ek ders ücretinin haczedildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetin süresinde yapılmadığını, İİK'nın 83 üncü maddesi gereğince ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, bu durumda ücretin tamamının haczedilmesine yasal bir engel görülmediğini, somut olayda alacaklı bankaya atfedilecek bir kusur olmadığından ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İİK'nın 83. maddesinde kısmen haczi caiz olan şeylerin sayılmış olduğu, ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu ücretin tamamının haczedilmesine yasal bir engel bulunmadığı (Yargıtay 12 HD 18.11.2021 tarih ve 2021/4489-10345 Esas-Karar sayılı ilamı) taleple bağlılık ilkesini düzenleyen HMK'nin 26 ncı maddesi gereğince talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Borçlu istinaf dilekçesinde; almakta olduğu ek ders ücretine ilişkin alacaklının haciz talebi bulunmamakta iken talebi aşan şekilde ek ders ücretinin de haczedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda ek ders ücretinin maaştan sayılması halinde tamamının haczinin mümkün olmadığını, fazla mesai ücreti adı altında haczedilemeyeceğinin sabit olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçlu aleyhine başlatılan takipte takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekili tarafından sunulan talep dilekçesi ile borçlunun çalışmakta olduğu iş yerine almakta olduğu maaş, ikramiye ve tazminatlarının üzerine haciz şerhi konulması için maaş haczi müzekkeresi gönderilmesinin talep edildiği, davacının almakta olduğu ek ders ücretinin haczinin talep edilmediği, icra dairesince yazılan maaş haczi müzekkeresinde alacaklının talebi dışında müzekkereye fazla mesai, nema ve vergi iadesi ve priminin de haczedildiğinin belirtildiği, bu müzekkere uyarınca davacının çalıştığı kurum tarafından ek ders ücretinin de kesilerek icra dosyasına gönderildiği, icra müdürlüğünce alacaklının talebinden fazlasını içerecek şekilde maaş haciz müzekkeresinin yazıldığı, bu müzekkerede de açıkça ek ders ücretinin haczine karar verildiğinin belirtilmediği, buna göre alacaklı tarafça talep edilmemesine rağmen ek ders ücretinin haczedilmesinin ve ilgili kurum tarafından ek ders ücretinin kesilerek icra dairesine gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile; HMK' nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile, ... 3. İcra Müdürlüğünün 2021/6472 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 12.10.2021 tarihli haciz müzekkeresinin ek ders ücreti yönünden iptali ile ek ders ücreti üzerine konulan haczin kaldırılmasına, ek ders ücretinden yapılan kesintiden henüz icra veznesinde bulunup alacaklı tarafa ödenmeyen kısmın davacı borçluya iadesine, alacaklı tarafa ödenen kısımlar yönünden davacının istirdat davası açmakta muhtariyetine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, temyiz dilekçesinde; İİK'nIn 83. maddesinde kısmen haczi caiz olan şeylerin sayılmış olduğunu, ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hükmün bulunmadığını, Yargıtay kararları ışığında da ek ders ücretinin haczedilmesinde sakınca olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, talebi aşan şekilde ek ders ücretine konulan haczin kaldırlmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 16, 83 madde hükümleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

Hukuk Genel Kurulu, 2022/475 E., 2023/638 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İİK'nun 83. maddesinde kısmen haczi caiz olan şeyler sayılmış olup, ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Hukuk Genel Kurulu         2022/475 E.  ,  2023/638 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1943 E., 2022/127 K. KARAR : Şikâyetin kısmen kabulüne Taraflar arasındaki şikâyet isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince şikâyetin kabulüne karar verilmiştir. Kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak şikâyetin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı alacaklı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP Şikâyetçi borçlu asıl; borcundan dolayı hakkında başlatılan icra takibinde Dalaman İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden aldığı maaşının 1/4’ü ile ek ders ücretinin tamamına konulan haczin kaldırılmasına dair talebinin Dinar İcra Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, maaşıyla zor geçindiğini, eşinin hamile olması sebebiyle doktor kontrolleri ve takviye gıdalar sebebiyle ek masrafları olduğunu, ikâmetgâhı Fethiye’de olduğundan görev yaptığı Dalaman’daki okula gidiş-dönüş her gün toplam 110 km yol kattetiğini ileri sürerek, maaşının 1/4’ünü aşan kısım olarak ek ders ücretine uygulanan haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekiline şikâyet dilekçesi tebliğ edilmiş, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2020 tarihli ve 2019/19 Esas, 2020/20 Karar sayılı kararı ile; borçlu ve eşinin gelirleri toplamı ve ikisinin sosyal statüsülerine göre, borçlu ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin geçimini sağlayacak kadar yapması gereken harcamalar toplamı dikkate alınarak, borçlunun almış olduğu maaş ve ek ders ücreti bir bütün olarak kabul edilip 1/4'ünden aşağı olmamak üzere borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamından ne kadarlık kısmının haczedilebileceğinin saptandığı, alınan raporlar ile borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamından yapılması gereken kesintinin 1.262,62 TL olarak hesaplandığı, Dinar İcra Müdürlüğünün 2018/702 Esas sayılı dosyasında borçlunun maaşının 1/4'ü ile ek ders ücretinin tamamının ayrı ayrı haczedildiği, bu işlemin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle şikâyetin kabulüne, borçlunun ek ders ücretinin tamamına konulan haczin kaldırılmasına, borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4’ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına, fazla tahsil edilen 4.672,99 TL kesinti tutarının yasal faizi ile birlikte davacıya (şikâyetçiye) iadesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2021/316 Esas, 2021/382 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince alınan 04.09.2020 tarihli ek bilirkişi raporuna göre 2018 yılında borçlu ve eşinin gelirleri toplamının 79.843,44 TL, sosyal statülerine göre harcama toplamlarının 74.444,04 TL, buna göre aylık yapılması gereken hacze ilişkin kesinti tutarının ise 444,95 TL olup bu miktarın maaş ve ek ücret toplamının 1/4'ünden az olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince de bu rapor doğrultusunda karar verildiği, alacaklının bu kısma yönelik istinaf talebi yerinde görülmemekle birlikte şikâyetçi tarafın, ek ders ücretinin tamamı üzerindeki haczin kaldırılması talebinin (maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4 ü kadar haciz kesintisi yapılması gerektiğinden bahisle) kısmen kabul edildiği anlaşıldığından şikâyetin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer taraftan talep olmadığı halde fazla tahsil edilen 4.672,99 TL kesinti tutarının yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle alacaklının istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak şikâyetin kısmen kabulü ile borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının 1/4'ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ İNCELEME SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...1-Borçlunun temyiz isteminin incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Borçlunun maaşının 1/4 dışında, ek ders ücreti üzerine konulan haczin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, ilk derece mahkemesince borçlunun şikayetinin kabulü ile borçlunun ek ders ücretinin tamamına konulan Haczin Kaldırılmasına ve borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının ¼’ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına,,karar verildiği; Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, şikayetin kısmen kabulü ile davacı borçlunun maaş ve ek ders ücreti toplamının ¼’ü oranında hesap edilen 1.262,62 TL üzerinden haczin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır. Borçlunun sadece ek ders ücretinin üzerine konulan haczin kaldırılmasına yönelik icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. İİK'nun 83. maddesinde kısmen haczi caiz olan şeyler sayılmış olup, ek ders ücretlerinin maaştan sayılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda bu ücretin tamamının haczedilmesine yasal bir engel yoktur. O halde bölge adliye mahkemesince taleple bağlılık ilkesini düzenleyen HMK'nun 26. maddesi gereğince talepten fazlasına hükmedilemeyeceği için ek ders ücretine konulan haczin kaldırılmasına yönelik şikayetin reddi gerekirken şikayetin kısmen kabulü ile borçlunun almış olduğu maaş ve ek ders ücretinin bir bütün olarak kabul edilerek bu miktar üzerinden ¼ oranında hesap edilen 1.262 TL yönünden haczin devamına karar verilmesi isabetsizdir…" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki gerekçeye ek olarak icra dosyasında, borçlunun hem maaşına hem de ek ders ücretine haciz konulduğu, şikâyetin konusunun ise ek ders ücretine konan haczin kaldırılması olduğu, borçlunun hem maaşının hem de ek ders ücretinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 83 üncü maddesine göre haczi kısmen caiz olan şeyler arasında olduğu, para, misli eşya olduğundan maaş ve ek ders ücretinin bir bütün kabul edilerek belli bir oranda haczin kaldırılması hâlinde matematiksel olarak "maaş" üzerindeki haczin de "ek ders ücreti" üzerindeki haczin de aynı oranda kalktığı, somut olayda, alacaklı vekilinin duruşmadaki beyanında belirtildiği üzere borçlunun maaşı üzerinde uygulanan haczin maaşının 1/4'ü oranında olduğu, borçlunun, kendisi ve ailesinin geçinmeleri için lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra maaş ve ek ders ücretinden en fazla 1/4 (oranında) haciz uygulanması gerektiğinin değerlendirildiği, buna göre de maaş ve ek ders ücret toplamının 1/4'ü üzerindeki haczin kaldırıldığı, bu durumun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil etmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Direnme kararına karşı süresi içinde alacaklı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili; borçlunun maaşının 1/4’ünün, ek ders ücretinin ise tamamının haczinde usule ve hukuka aykırılık bulunmadığını, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, borçlunun toplam geliri ve bu gelirlerinden ne kadarlık kısmının haczinin mümkün olduğuna dair ek ders ücretinin tamamı üzerinden mi yoksa bir kısmı üzerinden mi haczin kaldırıldığının hükümden anlaşılamadığını, hükmün infazında tereddüt oluşması sebebiyle hükmün bu nedenle de hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Uyuşmazlık Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda öğretmen olan borçlunun ek ders ücretinin 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi kapsamında maaştan sayılıp sayılamayacağı, buradan varılacak sonuca göre ek ders ücretinin tamamının haczedilmesinin olanaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. D. Gerekçe 1. İlgili Hukuk 1. 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi. 2. Değerlendirme 1. Kural olarak, borçlunun malvarlığını teşkil eden mal, alacak ve hakları, alacaklılarına karşı bir tür teminat teşkil eder ve bu nedenle borçlunun alacaklıları tarafından borç için haczettirilebilir. Haciz cebri icra organı tarafından yapılan devlete ilişkin bir hakimiyet tasarrufu olup, icra takibinin konusu olan belli bir para alacağının ödenmesini sağlamak için, bu yolda istemde bulunan alacaklı lehine, söz konusu alacağı karşılayacak miktar ve değerdeki borçluya ait mal ve haklara, icra memuru tarafından hukuken el konulmasıdır. 2004 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre icra dairesince, borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta bulunan menkul malları ile gayrimenkullerinden ve alacak ve haklarından alacaklının ana para, faiz ve masraflar da dâhil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczedilir. 2004 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin ikinci fıkrası borçluya ait olup da üçüncü kişi elinde olan malların da haczedilebileceğini öngörmektedir. 2. Alacaklının, borçlunun mal varlığından tatmin edilmesi ilkesi takip hukukunda asıldır ve bu ilkenin sınırları da kanunla çizilmiştir. Bu bağlamda kanun koyucu gerek 2004 sayılı Kanun gerekse bazı özel kanunlarda haczedilemeyecek veya yalnızca bir bölümünün haczi mümkün birtakım mal ve haklar öngörmüştür. Amaç, borçlu ve ailesinin mutlak yoksulluğa düşürülerek ekonomik varlığını kaybedip, Devlet yardımına muhtaç hâle getirilmesine engel olmaktır (Baki Kuru, İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s. 502, 503). 3. Takip hukukunda sorumluluk kural olarak şahsi emeğe değil mala yöneliktir. Dolayısıyla borçlu iktisadi ve sosyal açıdan varlığını sürdürebilmek için şahsi emeğini ortaya koyarak bir gelir elde etmişse bunun üzerine borcun tamamı kadar haciz koymak Anayasa’nın 17 nci maddesindeki “Herkes yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir” düzenlemesine aykırılık teşkil edecektir (Murat Yavaş, Maaş ve Ücret Haczi, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Sayı 84, 2009, s.94). 4. Bu anlamda kanun koyucu birtakım mal ve hakların haczedilemeyeceğini (haczinin caiz olmadığını) kararlaştırmıştır. Haczi caiz olmayan mallar; para borcunun ödenmesi için haciz yoluyla yapılan icra takibinde borçluya ait olup kamu yararı ya da borçlunun yaşamsal zorunlulukları bakımından gerekli yahut paraya çevrilmesine olanak bulunmayan durumlardan ötürü haczedilmesi ya da paraya çevrilmesi olanaksız bulunan, diğer bir deyimle hacizden ayrık tutulmuş şeyler ve alacaklardır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara, 2021, s. 446). 5. 2004 sayılı Kanun bu konuda kısmen veya tamamen haczedilemezliğe ilişkin bir ayrıma gitmiş ve kısmen haczedilemeyen mal ve hakları 83 üncü maddede; “Maaşlar, tahsisat ve her nevi ücretler, intifa hakları ve hasılatı, ilâma müstenid olmayan nafakalar, tekaüd maaşları, sigortalar veya tekaüd sandıkları tarafından tahsis edilen iradlar, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur. Sırada önde olan haczin kesintisi bitmedikçe sonraki haciz için kesintiye geçilemez” şeklinde düzenlemiştir. Bu maddeye göre maaş ve ücretlerden borçlunun ve ailesinin geçinmeleri için zorunlu olan miktar borçluya bırakıldıktan sonra kalan kısım haczedilebilecektir. Bununla birlikte, borçlunun maaş ve ücretinin dörtte birinin herhalde haczedilebileceği hükme bağlanmıştır. 6. Belirtilen maddedeki maaş veya ücretten maksat, Devlet işlerinde veya özel işyerlerinde çalışan (borçlu) memur veya işçilerin maaş veya ücretidir (2004 sayılı Kanun md. 355/1). Bir kısmı haczedilemeyen maaş ve ücretlerin (hakların) neler olduğu 2004 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinde sayılmıştır. Buna göre, maaşların, ödeneklerin (tahsisatlar) ve (yan ödemeler dahil) ücretlerin bir kısmı haczedilemez. Bu hükümdeki ücret kavramına, her çeşit ücret dahildir (Kuru, s. 494, 522; Ramazan Arslan vd., İcra ve İflâs Hukuku, 8. Baskı, Ankara, 2022, s. 353). Buradaki ücretler geniş olarak gelir kaynakları olarak anlaşılabilir (Hakan Pekcanıtez vd., İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2011, s. 256). 7. Yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosya içeriğine göre Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okulda öğretmen olarak görev yapan şikâyetçinin ek ders ücretinin tamamına konulan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine şikâyette bulunduğu somut olayda öğretmenlere ödenen ek ders ücretinin 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi kapsamında kısmen haczedilip haczedilemeyeceği değerlendirilmelidir. Bu anlamda olmak üzere öncelikle ek ders ücretine ilişkin açıklama yapmakta yarar bulunmaktadır. 8. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) "Ders görevi" başlıklı 89 uncu maddesinde; "Her derecedeki eğitim ve öğretim kurumları ile Üniversite ve Akademi (Askeri Akademiler dahil), okul, kurs veya yaygın eğitim yapan kurumlarda ve benzeri kuruluşlarda öğretmen veya öğretim üyesi bulunmaması halinde öğretmenlere, öğretim üyelerine veya diğer memurlara veyahut açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilebilir. Ücretle okutulacak ders saatlerinin sayısı,ders görevi alacakların nitelikleri ve diğer hususlar Cumhurbaşkanı kararı ile tespit olunur." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde ile 439 sayılı Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Yüksek ve Orta Dereceli Okullar Öğretmenleri ile İlkokul Öğretmenlerinin Haftalık Ders Saatleri ile Ek Ders Ücretleri Hakkında Kanun'un verdiği yetkiye dayanarak, "Millî Eğitim Bakanlığının yönetici, öğretmen, uzman ve usta öğreticileri ile diğer görevlilerinin aylık ve ek ders ücreti karşılığında okutacakları ve okutmuş sayılacakları haftalık ders saatlerinin sayısını, ders görevi alacakların niteliklerini ve diğer hususları düzenlemek.." amacıyla hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin 01.12.2006 tarihli ve 2006/11350 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın (Bakanlar Kurulu Kararı) "Tanımlar" kenar başlıklı 4 üncü maddesinin (f) bendinde ek ders görevinin, aylık karşılığı ders görevi dışında ek ders ücreti karşılığında okutulan dersleri ifade ettiği belirtilmiştir. 9. Bakanlar Kurulu Kararı'nın "Ek ders birim ücreti" kenar başlıklı 30 uncu maddesinde "1) Bu Karar kapsamında kendilerine ders görevi verilenler ile verilmiş sayılanlara, 657 sayılı Kanunun 176 ncı maddesi uyarınca ek ders ücreti ödenir." hükmü bulunmakta olup, bu hükmün atıf yaptığı 657 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise Kanunun 89 uncu maddesine göre kendilerine ders görevi verilenlere, ders saati başına gündüz öğretimi için 140, örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatillerinde, cumartesi ve pazar günleri ile saat 18.00'den sonra başlayan öğretim faaliyetleri için 150 gösterge rakamının bu Kanuna göre belirlenen aylık katsayısı ile çarpımından oluşan miktar üzerinden ek ders ücreti ödeneceği ifade edilmiştir. 10. Açıklanan hukuki dayanaklardan yola çıkıldığında ek ders ücreti; aylık ders görevi dışında verilen derslerin karşılığı olarak ödenen ücret olarak tanımlanabilir. Bu anlamda olmak üzere ek ders ücreti 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesi kapsamında aylık "maaş" dışında ek ders görevi karşılığı ödenen bir ücrettir. 11. Belirtmek gerekir ki, yukarıda da açıklandığı üzere 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesinde ifade edilen ücret kavramına her türlü ücret dahildir. Gerek bedeni gerekse fikri çalışma sonucu elde edilen her türlü ücret bu kapsamdadır. Bu itibarla, ek ders ücretinin de madde metninde yer alan "her nevi ücret" kapsamına girdiği açıktır. 12. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında, 2004 sayılı Kanun'un 83 üncü maddesine göre ek ders ücretinin maaş kapsamında olmadığının açık olduğu, haczedilemezliğe ilişkin hususların kanun ile düzenlenmesi gerektiği, istikrarlı uygulamanın ek ders ücretinin maaş kapsamında olmadığı ve tamamının haczedilebileceği yönünde olduğu, direnme kararının bozulması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 13. Hâl böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda açıklanan hususlara değinilerek verilen direnme kararı usul ve yasaya uygun olup yerindedir. 14. Ne var ki, alacaklı vekilinin sair temyiz itirazları Özel Dairece incelenmediğinden bu konuda inceleme yapılmak üzere dosya Özel Daireye gönderilmelidir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Direnme uygun bulunduğundan alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE, 21.06.2023 tarihinde yapılan ikinci görüşmede oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2018/6081 E., 2019/4080 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 83. maddesi uyarınca;
12. Hukuk Dairesi         2018/6081 E.  ,  2019/4080 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun döner sermaye alacağının tamamının haczedildiği ve maaş hesabı üzerine bloke konulduğunu belirterek döner sermaye alacağının tamamı üzerindeki haciz ile maaş hesabı üzerine konulan blokenin kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 83. maddesi uyarınca; maaş ve ücretlerin borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkün olup, haczedilecek bu miktar, maaş veya ücretin 1/4'ünden az olamaz. 02.11.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ek 9. madde eklenmiştir. Bu maddeye göre, 161 nolu Devlet Memurları Kanunu genel tebliğinde de belirtildiği üzere, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesine göre yapılan ek ödeme ile mevzuatı uyarınca yapılmakta olan tüm kurumsal ek ödemeler, ikramiye ödemeleri ve fazla çalışma ücreti gibi çeşitli adlar altında yapılan ilave ödemeler kaldırılmış ve yerine tek bir ödeme getirilmiştir. Yine 161 nolu tebliğde belirtildiği üzere 375 Sayılı KHK’nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, bu fıkrada sayılan personele, 15.01.2012 tarihinden itibaren yapılacak ek ödeme, en yüksek Devlet memuru aylığına (9500 gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutara), 375 Sayılı KHK'ye ekli (1) Sayılı cetvelde yer alan kadro, görev ve pozisyon oranlarına karşılık gelen oranların uygulanması sureti ile hesaplanacaktır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, bu ödemenin hesap şeklinin, ilgili mevzuatları uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödenmesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınacağı düzenlenmiştir. 375 Sayılı KHK'nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre bu düzenleme, maddede belirtilen personele yapılan toplam ödeme tutarı dikkate alınarak aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunanlar arasında ücret dengesi sağlamak amacında olup, yukarıda belirtilen hesap şekline göre personele ek ödeme yapılması hükme bağlanmıştır. Yukarıda yapılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ek ödeme, maaştan ayrı olarak yapılmakla birlikte, maaştan sayılan, ödenmesi süregelen, herhangi bir koşulun gerçekleşmesine bağlı bulunmayan, personel arası maaş ve ücret dengesizliğini gidermek amacı ile kanunda belirtilen hesaplama şekline göre tespit edilip her ay yapılan ödemelerdir. Bu nedenle, maaş gibi İİK’nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebilir. Somut olayda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Ana Bilim Dalında öğretim görevlisi olarak görev yapan borçlunun maaşının 1/4'üne ve 666 Sayılı KHK’nin 1. maddesi ile değiştirilen 375 Sayılı KHK'nin Ek 3. maddesi gereği yapılan ek ödemenin(döner sermaye) tamamına haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca, 375 Sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin maaş gibi İİK'nun 83/2. maddesi çerçevesinde ¼'den az olmamak üzere haczi mümkündür. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca ve 375 Sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin maaş gibi İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebileceği gözetilerek, ek ödemenin 1/4’ü dışında kalan kısmı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan, borçlu şikayet dilekçesinde ... Bankası ... Şubesi 6700-1255911 nolu hesabının maaş hesabı olduğunu ve bu hesap üzerine bloke konulduğundan maaşının tamamını alamadığını belirterek maaş hesabı üzerindeki blokenin kaldırılmasını da şikayet konusu yaptığı mahkemece bu şikayete ilişkin olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. O halde, mahkemece öncelikle bahsi geçen banka hesabının neye ilişkin olduğu tespit edilmek suretiyle borçlunun şikayet konusu ettiği hesabın maaş hesabı olduğunun tespit edilmesi halinde icra müdürlüğünce daha evvdelden borçlunun maaşının 1/4 üne haciz konulmasına ilişkin karar verildiği görülmekle, banka hesabındaki maaşın 1/4 ünü aşan kısmı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken bu konu hakkında olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmaması ve karar verilmemesi de doğru değildir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/03/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2016/19141 E., 2017/3463 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 83. maddesi uyarınca;
12. Hukuk Dairesi         2016/19141 E.  ,  2017/3463 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun ek ödemesinin (döner sermaye gelirinin) tamamı haczedilmiş olup, borçlu icra mahkemesine başvurarak, 1/4'ü aşan kısımlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece, ek ödemenin ¼’ü dışında kalan kısmı üzerindeki haczin iptaline karar verilmiştir. İİK'nun 83. maddesi uyarınca; maaş ve ücretlerin borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkün olup, haczedilecek bu miktar, maaş veya ücretin 1/4'ünden az olamaz. 02.11.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ek 9. madde eklenmiştir. Bu maddeye göre, 161 nolu Devlet Memurları Kanunu genel tebliğinde de belirtildiği üzere, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesine göre yapılan ek ödeme ile mevzuatı uyarınca yapılmakta olan tüm kurumsal ek ödemeler, ikramiye ödemeleri ve fazla çalışma ücreti gibi çeşitli adlar altında yapılan ilave ödemeler kaldırılmış ve yerine tek bir ödeme getirilmiştir. Yine 161 nolu tebliğde belirtildiği üzere, 375 sayılı KHK’nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, bu fıkrada sayılan personele, 15.01.2012 tarihinden itibaren yapılacak ek ödeme, en yüksek Devlet memuru aylığına (9500 gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutara), 375 sayılı KHK'ye ekli (1) Sayılı cetvelde yer alan kadro, görev ve pozisyon oranlarına karşılık gelen oranların uygulanması sureti ile hesaplanacaktır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise; ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında, aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, bu ödemenin hesap şeklinin, ilgili mevzuatları uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödemesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınacağı düzenlenmiştir. 375 sayılı KHK'nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre bu düzenleme, maddede belirtilen personele yapılan toplam ödeme tutarı dikkate alınarak aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunanlar arasında ücret dengesi sağlamak amacında olup, yukarıda belirtilen hesap şekline göre personele ek ödeme yapılması hükme bağlanmıştır. Yukarıda yapılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ek ödeme, maaştan ayrı olarak yapılmakla birlikte, maaştan sayılan, ödenmesi süregelen, herhangi bir koşulun gerçekleşmesine bağlı bulunmayan, personel arası maaş ve ücret dengesizliğini gidermek amacı ile kanunda belirtilen hesaplama şekline göre tespit edilip her ay yapılan ödemelerdir. Bu nedenle, maaş gibi İİK’nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebilir. Somut olayda, Sağlık Bakanlığı’na bağlı ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde doktor olarak görev yapan borçlunun maaşının 1/4'üne ve 666 Sayılı KHK’nin 1.maddesi ile değiştirilen 375 sayılı KHK'nin Ek 3.maddesi gereği yapılan ek ödemenin(döner sermaye gelirinin) tamamına haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca, 375 sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin, maaş gibi İİK'nun 83/2. maddesi çerçevesinde ¼'den az olmamak üzere haczi mümkündür. O halde mahkemece, şikayetin niteliği gözetilerek İİK’nun 18/3. maddesine göre duruşma açılarak yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca ve 375 sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin, maaş gibi İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebileceği gözetilerek, borçlunun maaş ve ücretlerinin birlikte değerlendirilip, kendisi ve ailesinin geçinmesi için lüzumlu miktar indirildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2016/8355 E., 2016/25556 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İİK'nun 83. maddesi uyarınca;
12. Hukuk Dairesi         2016/8355 E.  ,  2016/25556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlunun, diğer hacizlerle birlikte döner sermaye gelirinin tamamı haczedilmiş olup, borçlu, icra mahkemesine başvurarak, 1/4'ü aşan kısımlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir. İİK'nun 83. maddesi uyarınca; maaş ve ücretlerin borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkün olup, haczedilecek bu miktar, maaş veya ücretin 1/4'ünden az olamaz. 02.11.2011 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ek 9. madde eklenmiştir. Bu maddeye göre, 161 nolu Devlet Memurları Kanunu genel tebliğinde de belirtildiği üzere, 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 3. maddesine göre yapılan ek ödeme ile mevzuatı uyarınca yapılmakta olan tüm kurumsal ek ödemeler, ikramiye ödemeleri ve fazla çalışma ücreti gibi çeşitli adlar altında yapılan ilave ödemeler kaldırılmış ve yerine tek bir ödeme getirilmiştir. Yine 161 nolu tebliğde belirtildiği üzere 375 Sayılı KHK’nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre, bu fıkrada sayılan personele, 15.01.2012 tarihinden itibaren yapılacak ek ödeme, en yüksek Devlet memuru aylığına (9500 gösterge rakamı ile memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak tutara), 375 Sayılı KHK'ye ekli (1) Sayılı cetvelde yer alan kadro, görev ve pozisyon oranlarına karşılık gelen oranların uygulanması sureti ile hesaplanacaktır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, ek ödemeye hak kazanılmasında ve bu ödemenin yapılmasında aylıklara ilişkin hükümlerin uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, bu ödemenin hesap şeklinin, ilgili mevzuatları uyarınca ödenmekte olan zam, tazminat, ödenek, döner sermaye ödenmesi, ikramiye, ücret ve her ne ad altında olursa olsun yapılan benzeri ödemelerin hesabında dikkate alınacağı düzenlenmiştir. 375 Sayılı KHK'nin ek 9. maddesinin 1. fıkrasına göre bu düzenleme, maddede belirtilen personele yapılan toplam ödeme tutarı dikkate alınarak aynı veya benzer kadro ve görevlerde bulunanlar arasında ücret dengesi sağlamak amacında olup, yukarıda belirtilen hesap şekline göre personele ek ödeme yapılması hükme bağlanmıştır. Yukarıda yapılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere ek ödeme, maaştan ayrı olarak yapılmakla birlikte, maaştan sayılan, ödenmesi süregelen, herhangi bir koşulun gerçekleşmesine bağlı bulunmayan, personel arası maaş ve ücret dengesizliğini gidermek amacı ile kanunda belirtilen hesaplama şekline göre tespit edilip her ay yapılan ödemelerdir. Bu nedenle, maaş gibi İİK’nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebilir. Somut olayda, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Genetik Bilim Dalında öğretim görevlisi olarak görev yapan borçlunun maaşının 1/4'üne ve 666 Sayılı KHK’nin 1. maddesi ile değiştirilen 375 Sayılı KHK'nin Ek 3. maddesi gereği yapılan ek ödemenin(döner sermaye) tamamına haciz konulduğu görülmüştür. Yukarıda açıklanan ilke ve kurallar uyarınca, 375 Sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin maaş gibi İİK'nun 83/2. maddesi çerçevesinde ¼'den az olmamak üzere haczi mümkündür. O halde mahkemece, yukarıda belirtilen ilke ve kurallar uyarınca ve 375 Sayılı KHK gereğince maaştan sayılan ek ödemenin maaş gibi İİK'nun 83. maddesi çerçevesinde kısmen haczedilebileceği gözetilerek, ek ödemenin 1/4’ü dışında kalan kısmı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Taşınmaz haczinin kapsamı ve etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

A) Haciz, taşınmazın hasılatı ve menfaatlerini de kapsar.
B) Haciz şerhinden sonra taşınmazı satın alan üçüncü kişi iyiniyet iddiasında bulunamaz.
C) Taşınmaz haczi, eklentileri (teferruatı) hiçbir şartta kapsamaz, ayrı haciz gerekir.
D) Taşınmazda kiracı varsa, kiraların icra dairesine ödenmesi emredilir.
E) Haciz, taşınmaz üzerindeki ipotek alacaklısının hakkına zarar vermez.