2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 84

İcra ve İflas Kanunu 84. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 84 – Yetişmemiş her nevi toprak ve ağaç mahsulleri yetişmeleri zamanından en çok iki ay evvel haczolunabilir. Bu suretle haczedilen mahsullerin borçlu tarafından başkasına devri haczeden alacaklıya karşı hükümsüz olup icranın devamına mani olmaz. Alacağı taşınmaz rehinle temin edilmiş olan alacaklının mütemmim cüz olarak merhunun yetişmemiş mahsulleri üzerinde haiz olduğu hakka halel gelmez. Şu kadar ki mürtehin rehinin icraca paraya çevrilmesi için mahsullerin yetişmesinden evvel takip talebinde bulunmuş olmalıdır. Taşınır ve taşınmaz malların haczi:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
6. Hukuk Dairesi, 2023/1688 E., 2023/1914 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h ve 115/2 inci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 84 üncü maddesi, 142 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
6. Hukuk Dairesi         2023/1688 E.  ,  2023/1914 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/13 E., 2023/177 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 42. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/313 E., 2022/107 K. Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi dava dilekçesinde; dava dışı şirketin borcu nedeniyle taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, taşınmazının satılarak paraya çevrildiğini, sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetvelinin usulüne uygun olmadığını ve şikayet olunana pay ayrılmasının hatalı olduğunu öne sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, borçlunun sıra cetveline yönelik şikayette bulunma hususunda aktif şikayet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. III. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi istinaf dilekçesinde; şikayet olunanın haczinin düştüğünü bu nedenle kendisine para kalması ihtimali bulunduğunu ve sıra cetvelinin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sıra cetveline şikayet hakkı takip alacaklılarına tanındığı, borçluya sıra cetvelinde pay ayrılmadığı ve borçlunun, alacaklı sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Şikayetçi temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-h ve 115/2 inci maddeleri ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 84 üncü maddesi, 142 inci maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi, 2009/3272 E., 2009/3492 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir.
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi         2009/3272 E.  ,  2009/3492 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki geçici dağıtım pay cetveline itiraz davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili müvekkili banka alacağının, düzenlenen geçici dağıtım pay cetvelinde gösterilenden fazla olduğunu, kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla hüküm altına alınan alacakların göz önüne alınmadığını ileri sürmüştür. Dava dilekçesinin talep kısmında ise sıra cetvelinin düzeltilmesinden söz etmiştir. Verilen önceki hükmün Dairemizce bozulması üzerine İcra Mahkemesince toplanan delillere ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre davacının 26.11.2004 tarihi itibariyle ipotek limit harici alacağının 11.848,97 TL olduğunun tesbitine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı yanın temyiz itirazı da sıra cetvelindeki alacak miktarının hatalı olduğu iddiasını içermektedir. İflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK.m.235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemediği gibi alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu’nun 195 nci maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu’nun 252 nci maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı yanın iflas masasına 90.000,-TL.si ipotekle temin edilen kısım olmak üzere toplam 141.923,87 TL. yazdırdığı tartışmasızdır. Diğer taraftan ipotekle temin edilen 90.000,-TL.lik alacağının ödendiği de dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu’nun 247 ila 250 nci maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, bir önceki bozma kararında da vurgulandığı gibi davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetvellerine esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu’nun 196 ncı maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu’nun 84 ncü maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Davacının ipotek harici kayıtlı alacağı 51.923,67 TL. iken üç adet pay cetvelinden toplam 64.872,20 TL. pay aldığı görülmektedir. Davacının işleyecek faiz alacak hakkı saklı kalmak ve ancak tasfiye bakiyesinden artacak paradan karşılanmak üzere, bu davasının reddi gerekirse de, temyiz edenin sıfatına göre hükmün onanmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir.
19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. 19. Hukuk Dairesi 2009/3814 E., 2009/3506 K. - FAİZ - GEÇİCİ DAĞITIM - SIRA CETVELİ- 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 195 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 196 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 235 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 247 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 252 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki karşılıklı sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı Ali ile davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Şikayetçi Hüsnü vekili, müvekkilinin iflas masasında kayıtlı bulunan alacağının geçici dağıtım pay cetveliyle dağıtımı sırasında avans faizi uygulanması gerekirken bunun yapılmadığını, aksi düşünülecek olursa yasal faiz oranlarının hatalı uygulandığını ve kendilerine 5.729.841,19 TL isabet ettirildiğini, oysa 7.004.531,33 TL verilmesi gerektiğini ileri sürerek; Birleşen dosya şikayetçisi Ali ise, aynı geçici dağıtım pay cetvelinde Hüsnü'ye isabet ettirilen paranın hesaplanmasında Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin uygulanamayacağını, faizin iflas tarihinden itibaren değil, masaya başvuru tarihinden itibaren hesaplanması gerektiğini ve mükerrer ödemenin dikkate alınmadığını iddia ederek, geçici dağıtım pay cetvelindeki işlemin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir. İcra Mahkemesince yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre, faiz başlangıcının iflas tarihi olduğu, yasal faizin dikkate alındığı ve %3,6 oranında tahsil harcı eklenmesi ve Borçlar Kanunu'nun 84. maddesinin dikkate alınması ile hesaplama yapılması sonucunda birleşen davanın reddine, asıl davanın ise kısmen kabulü ile faiz alacağının 6.902.342,34 TL olarak belirlenmesine karar verilmiş; şikayetçi Ali ile iflas idaresi tarafından temyiz edilmiştir. 1- Ali'nin müflis şirketin iflasından önce yetkilisi olduğu anlaşılmaktadır. İflasla yönetim ve temsil yetkisi sona erdiğinden pay cetvelindeki dağıtım usulüne karşı şikayet yoluna gitmekte, aktif dava (şikayet) ehliyeti bulunmamaktadır. Adı geçenin şikayetinin reddedilmesi, yukarıda özetlenen nedenle sonucu itibariyle doğru olup, temyiz isteminin de sıfat yokluğundan reddi gerekmiştir. 2- İflas idaresinin temyiz itirazlarına gelince; iflas tasfiyesinde ikinci alacaklılar toplanmasından sonra iflas idaresi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar. Bu cetvele tamamen veya kısmen kabul edilmeyen alacaklılar, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açarak alacaklarını masaya yazdırabilirler. Sıra cetveline itiraz süresinin (İİK m. 235) geçirilmesi veya itiraz davası sonunda verilen kararın kesinleşmesi ile sıra cetveli kesinleşmiş olur ve artık değiştirilmesi istenemeyeceği gibi, alacağın miktarı da tartışma konusu yapılamaz. Alacaklar sıra cetveline yazılırken İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesi dikkate alınır. Bir diğer ifade ile ipotekle temin edilen alacaklar müstesna, alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faizler ile takip masrafları anaparaya eklenerek masaya yazılır. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesine göre rehinle temin edilmemiş alacaklar için (başvuru değil, iflas tarihinden itibaren) yasal faiz işlemeye devam eder. Ne var ki bu faiz (ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı alacaklarına işleyen gecikme zamları), bütün alacakların tasfiyesinden sonra masada para kalırsa ödenir. İcra ve İflas Kanunu'nun 252. maddesi uyarınca iflas idaresi alacaklılara geçici dağıtımlar yapabilir. Somut olayda davacı Hüsnü'nün alacağı masaya kaydedilmiştir. İflas tasfiyesi sona ermediği ve İcra ve İflas Kanunu'nun 247 ila 250. maddeleri çerçevesinde masaya yazılmış asıl alacakların tamamı ödenmediği için, yapılacak geçici dağıtımda faiz hesaplanması yukarıda açıklanan ilkelere aykırıdır. Bu durumda kural olarak yapılacak iş, davacının kesinleşmiş sıra cetvelinde yazılı bulunan alacağı ile geçici dağıtım pay cetveline esas alınan toplam dağıtım tutarının oranlanması suretiyle ödenmesinden ibarettir. İcra ve İflas Kanunu'nun 196. maddesindeki açık düzenleme karşısında, (somut olayda uygulama yeri bulunmayan Borçlar Kanunu'nun 84. maddesine kıyasen) tasfiye neticelenmeden faiz ödemesi yapılması doğru değildir. Sonuç: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle Ali'nin temyiz isteminin REDDİNE, 2 sayılı bentte açıklanan nedenle iflas idaresinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin harcın istek halinde iadesine, 22.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

Yetişmemiş mahsullerin (ham ürünlerin) haczi ile ilgili süre kuralı nedir?

A) Her zaman haczedilebilir.
B) Yetişmeleri zamanından en çok 1 ay önce.
C) Yetişmeleri zamanından en çok 2 ay önce.
D) Sadece hasat edildikten sonra.
E) Borçlunun teklifi üzerine her zaman.