2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 97

İcra ve İflas Kanunu 97. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 97/a – (Ek: 18/2/1965-538/55 Md.) Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. (Ek üçüncü ve dördüncü cümle:24/11/2021-7343/8 md.) Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir. 3 – Çalınmış ve zayi olmuş şeyler:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

127 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/11942 E., 2023/4008 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İcra Müdürlüğünün 03.05.2019 tarihli “ yapılan haczin İİK’nın 96-97 yapılmış sayılmasına karar verilmiştir. İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verilen haciz işlemleri için istihkak iddiasında bulunan üçüncü şahıs ...
12. Hukuk Dairesi         2022/11942 E.  ,  2023/4008 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2067 E., 2022/311 K. HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/412 E., 2020/599 K. Taraflar arasındaki icra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Üçüncü kişi vekili dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyasından yazılan talimat üzerine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasında müvekkiline ait olan adreslerde haciz işlemi uygulandığını, haciz yapılan adreslerin borçlu şirket ile bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığını, borçlu şirket ile müvekkili şirketin tek ortak yanlarının aynı binada faaliyet göstermeleri olup müvekkili şirketin birinci ve ikinci katta borçlu şirketin ise üçüncü katta faaliyette bulunduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin adresinde yapılan haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve ... İcra Müdürlüğünün 03.05.2019 tarihli “ yapılan haczin İİK’nın 96-97 yapılmış sayılmasına karar verilmiştir. İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verilen haciz işlemleri için istihkak iddiasında bulunan üçüncü şahıs ... Ltd. Şti. vekili Av....’un istihkak iddiasının bildirilmesine ilişkin varaka ile birlikte dosyamız alacaklı ile borçluya tebliğe gönderilmiş, dosyamız alacaklı vekili müdürlüğümüze sunmuş bulunduğu 19.04.2019 tarihli dilekçe ile üçüncü şahsın istihkak iddiasını kabul etmediklerini beyan etmiştir. Av. ...’un istihkak iddiası hakkında bir karar verilmek üzere İİK 97/2 maddesi gereğince dosyamız yazımız ekinde gönderilmiştir” içeriğindeki kararının iptaline, talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; işyeri komşularının beyanlarına göre haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunun belirtildiğini, ticaret sicil kayıtlarına göre de ....Bu Tekstil...Ltd. Şti.'nin şu anki adresinin borçlu adresi olduğunu, haciz sırasında borçlu şirkete ait birçok evrakın bulunduğunu, şikayet eden şirket yetkilisi ...'nin 19.09.2013-05.06.2018 tarihleri arasında borçlu şirketin ortağı olduğunu, şikayet eden tarafından dosyaya sunulan belgelerin adi nitelikte olduğunu her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyasında alacaklı Elif İplik.... Ltd. Şti tarafından borçlu Rol Tekstil... Ltd. Şti aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, 15.04.2019 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese haciz için gidildiği, adresin kapalı olması sebebiyle kapının çilingirce açıldığı ve haciz işleminin yapıldığı, takip sürecinde Bakırköy İcra Müdürlüğüne talimat yazılarak davacı şirketin adreslerinde haciz uygulanmasının istendiği, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasında davacı üçüncü kişi şirket adresinde haciz yapıldığı, şikayet eden üçüncü kişinin iddiaları doğrultusunda hacze konu adreste hangi şirketin faaliyette bulunduğu ile ilgili kolluğa yazılan müzekkereye cevaben Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan araştırmaya göre, ......,Mah. Fidan sok. No: 25/G Güngören/İstanbul adresinde yapılan araştırmada adreste Moda Bu Tekstil Tic. ve San. Ve Ltd. Şti.'nin faaliyette bulunduğu,......, Mah. Kayacık Sokak No:19/1 Kat:3 Güngören/İstanbul adresinde yapılan araştırmada 6-7 ay önce Rol Tekstil Toptan ve Perakende Gıda Tedarik Hiz. Ltd. Şti. faaliyette oludğu şu anda adreste faaliyette olmadığı şirketin ve yetkilisinin adresi terk ederek gittiği yeni adresini bilen olmadığı, şeklinde cevap verildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre de Moda Bu.... Ltd. Şti. 'nin adresi "M.Nesih Özmen Mh. Fidan Sk. No:25 /G Güngören" yetkililerinin ise Mehmet Derici, ... olduğu, Rol Tekstil .... Ltd. Şti'nin adresi "Keresteciler Sit. ......, Mah. Kayacık Sok. No:19 K:3 Merter/Güngören" yetkilisinin ise Mykhaılo Kolchin olduğu bildirildiği, her ne kadar haciz yapılan adres ile ödeme emrinde yazılı olan adresler farklı ise de şikayet eden üçüncü kişi, borçlu şirketin eski ortağı olması, faturaların ve irsaliyelerin ..... Tekstil.... Ltd. Şti. ve Moda Bu.... Ltd. Şti adına kesilmiş olması sebebiyle iki şirket arasında organik bağ olabileceğinden İİK'nın 96-97. maddelerine göre icra müdürlüğü kararında hukuka aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuran İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Haciz işlemi sırasında müvekkili şirket yöneticisinin ... olması, borçlu şirketle aralarında organik bağın olduğunu göstermeyeceğini, borçlu şirket ile aynı binanın farklı katlarında faaliyette bulunduklarını, komşu beyanlarına göre adreste haciz yapılmışsa da, aynı binada faaliyette bulunan şirketleri ortak addetmek kabul edilebilir bir yanılgı olabileceğini, borçlu şirket ile aralarında geçmişte ticari ilişki olduğunu bunun dışında herhangi bir bağın olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/299 talimat sayılı dosyasında 17.04.2019 günü saat 10:40'da ......, Mah. .....,Sok. No:19/1 Güngören/İstanbul adresine haciz için gidildiği, haciz sırasında icra memurunca, haciz zaptına " mahalde ... bir adet sevk irsaliyesi yazan içi boş üzerinde sadece....., Tekstil yazan bir sayfasında sadece evrak bulundu. Üstünde Somer (okunmuyor) Kumaş yazıyor. ..." şeklinde ifadelerin yazıldığı, bu haciz sırasında haciz mahalinde bir kısım menkullerin haczedildiği, haczin saat 12:00'da bitirildiği, sonrasında aynı gün 17.04.2019 günü 12:05'de ......,Mah. .....,Sok. No:25/G Güngören/İstanbul adresine haciz işlemi için gidildiği, haciz zaptına icra memurunca "borçlu firma adına herhangi bir evraka rastlanmadı ..." şeklinde ifadenin yazıldığı, yine bu haciz sırasında da bir kısım menkullerin haczedilmiş olduğu, asıl icra müdürlüğü olan ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyası üzerinden haciz işlemi yapılan adreslerden ......, Mah. ....Sok. No:19/1 adresinin takip talebi ve ödeme emrinde yazılı bulunan adres olması, haciz işlemi esnasında dosyaya alınan.... Tekstil ... Ldt. Şti ve .... Bu ismi yazılı çeşitli tarihlerdeki tahsilat makbuzları ile yine Rol Tekstil .. Ltd. Şti. ismi ile Moda Bu ismi yazılı irsaliye faturalarının haciz işlemi yapılan adreste bulunmalara sebebiyle yapılan haczin İİK'nın 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verildiği, ilk yapılan haciz sırasında borçlu şirkete ait evrak bulunması nedeni ile haciz işleminin İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının kanuna uygun olduğu, ancak ikinci adreste yapılan haciz sırasında haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunmaması, borçlunun adreste bulunmaması ve ödeme emri tebliğ adresi ile haciz adresinin farklı olması nedeni ile İcra Müdürlüğünce haczin İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına ilişkin kararının kanuna uygun olmadığı, bu haciz işleminin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 gereğince, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/412 Esas 2020/599 Karar sayılı ve 19.11.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 esas sayılı dosyasından yazılan talimat ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasından 17.04.2019 günü 12:05'de ....., Mah. .... Sok. No:25/G Güngören/İstanbul adresinde yapılan haczin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri İşyeri komşularının beyanlarına göre haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunun belirtildiğini, ... Bu... Ltd. Şti'nin şu anki adresinin ....Tekstil.... Ltd. Şti'nin önceki adresi olduğu, icra dosyasına sundukları irsaliye ve makbuzlardan görüleceği üzere bu iki şirketin aynı şirket olduğunu, haciz sırasında borçlu şirkete ait birçok evrakın bulunduğunu, şikayet eden şirket yetkilisi ...'nin 19.09.2013-05.06.2018 tarihleri arasında borçlu şirketin ortağı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, icra memur muamelesine şikayet ile haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 96, 97 ve 99. maddeleri 3. Değerlendirme 1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2022/12646 E., 2023/4244 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2022/12646 E.  ,  2023/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda; 22.02.2021 tarihli haciz tutanağı ile kendilerine ait ve yaklaşık değeri 500.000,00 TL olan ve tahmini 50 ton ağırlığındaki 2 parti ST468R2 pamuk tohumunun haczedildiğini, haciz yapılan adresi borçludan kiraladıklarını, mahcuzların Tarım Bakanlığı denetiminde sertifikasyon işlemlerinin devam eden tohumlar olduğunu, yazılı kira sözleşmesi, kira bedellerine ilişkin faturalar ile tohumlar için kesilen faturaların sunulduğunu, tohumlar üçüncü kişi elindeyken haczedilmesine rağmen haczin İİK'nın 99 maddesi yerine 97. maddesine göre yapıldığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu ileri sürerek haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin memur muamelesinin iptaline, mahkeme aksi kanaatteyse haczedilen menkullerin (tohumların) kendilerine aidiyetinin tespitine ve istihkak iddiasının kabulüne, menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı, üçüncü kişinin borçlu ile birlikte hareket ettiğini, üçüncü kişiye icra dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, üçüncü kişi tarafından haciz ihbarnamesine borçlunun kendilerinden kira alacağı bulunmadığını bildirerek itiraz edildiğini ileri sürmüş ve üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Haciz adresinde borçluya ait tabelanın bulunduğu, sanayi yönetimi ile yapılan görüşmede hazır bulunan şirkete ilişkin kira sözleşmesi kaydının bulunmadığı, elektrik ve su aboneliğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilemediği, ibraz edilen adi yazılı kira sözleşmesinin sonradan düzenlebileceği, kira sözleşmesinin 22.09.2020 tarihinde icra takibinin başlatılmasından sonra tanzim edildiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK'nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Üçüncü kişi, şikayet dilekçesi içeriğini tekrarlamış, bundan başka dilekçe ekinde sunulan tarım il müdürlüğü onaylı tarla kontrol raporlarından, tohumluk beyannamelerinden ve Tarım ve Orman Bakanlığının tohumluk beyannamelerinden ST468 çeşit pamuk tohumunun kendileri tarafından üretildiğinin açıkça anlaşıldığını, mevzuat gereğince de bahsi geçen tohumların üretimini sadece kendilerinin yapabilmekte olduğunu, tohumların Tarım ve Orman Bakanlığının sisteminde kayıtlı olduğunu ve kayıt dışı alınıp satılmasının mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu tohumlar için Öz-Aydın Çırçır ... Ltd. Şti.'nin kendilerine kestiği faturanın bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Şikayetçi üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunan şahsın, üçüncü kişinin yetkilisi veya ortağı olmadığı görülmüş ise de, haciz tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde iş bu şikayet ile birlikte istihkak iddiası da ileri sürülerek haczin kaldırılması talep edildiğinden, üçüncü kişinin usule uygun istihkak iddiasının bulunduğu sonucuna varıldığı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz esnasında borçlunun, yetkilisinin ya da vekilinin bulunmadığı, haciz mahallinde borçluya ait bilgi ve belgenin bulunamadığı, her ne kadar borçluya ait levha bulunmakta ise de, haciz yapılan yerin borçlu tarafından daha önce depo olarak kullanılması, üçüncü kişi tarafından da depo olarak kullanılıyor olması, aktif bir işletmenin söz konusu olmaması karşısında borçluya ait levhanın bulunması hususunun tek başına bu yerin borçlunun kullanımında olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu tespitler doğrultusunda mahcuzların borçlunun elinde ya da üçüncü kişi ile borçlunun birlikte zilyetliğinde iken haczedildiği sonucuna varılamadığından ve haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiğinden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste de yapılabileceğini, alacaklının haciz yapılacak adresi gösterebileceğini, haciz mahallinde borçlunun tabelasının bulunduğunu, bu durumun işyerinin borçluya ait olduğuna karine olduğunu, sunulan kira sözleşmesinin adi yazılı ve her zaman düzenlebilecek bir belge olduğunu, elektrik, su aboneliği veya vergi kaydı sunulamadığını, sunulan raporların başka ürünlere ait olduğunu, üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, borçlunun aynı sınıfta malları yurt dışına ihraç ettiğini, İhtisas Vergi Dairesi Başkanlığından vergi iadesi aldığını, haciz yapılan deponun borçluya ait olmadığını, depoyu kiralayarak kendi işini yaptığını, borçlunun faaliyetlerini üçüncü kişi üzerinden yürüttüğünü, alacaklılarından mal kaçırdığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 97, 99 maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2022/7824 E., 2023/490 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
maddesine göre yapılması gerekirken İİK 96-97. maddesine göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek haciz işleminin İİK'nın 99.
12. Hukuk Dairesi         2022/7824 E.  ,  2023/490 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın davacı üçüncü kişi yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı 3. kişi yetkilisi; kurucu ortağı ve yetkilisi olduğu ... Lastik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin adresinde gerçekleştirilen haciz işleminin İİK'nın 99. maddesine göre yapılması gerekirken İİK 96-97. maddesine göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek haciz işleminin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, dava dilekçesinde vasıf ve miktarları belirtilen menkuller üzerindeki muhafaza işleminin kaldırılarak gerekirse hacizler baki kalmak üzere menkullerin yediemin olarak tarafına teslimine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya ait olduğunun bildirilmesi nedeni ile icra memuru tarafından haczedilen mahcuz mal hakkında 3. şahıs istihkak iddiasında bulunmasına rağmen, haciz adresinde bulunan kasa defterinde borçluya ödeme yapıldığına ilişkin kayıtların bulunduğu, ayrıca borçlu adına virman yapıldığına dair faturaların bulunduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yoklama yapılan ve yetkili adının ... olduğu yoklama fişinin imzalı olduğu, haciz sırasında hazır bulunan çalışan tarafından gelinen adresin borçlu ...'na ait olduğunun beyan edildiği, haczedilen malların menkul mal niteliğinde olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; gerek 3. şahıs tarafından ve gerekse borçlu tarafından iddianın ispatına yarar ve yeter olmak üzere herhangi bir delil ve belgenin ibraz edilmemiş olduğu dikkate alındığında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK'nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi yetkilisi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı üçüncü kişi yetkilisi; haczin, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi haciz sırasında borçluların hazır bulunmadığı, haczin üçüncü kişinin vekilinin huzurunda yapıldığı, her ne kadar haciz mahallinde borçlu adına belgeler bulunmuş ise de, anılan belgelerin borçlu ...'nun davacı üçüncü kişi şirketin yetkilisi olması sebebiyle imzaladığı belgeler olup söz konusu belgelerin davacı üçüncü kişi şirketin adresinde bulunmasında olağan dışı bir durum söz konusu olmadığını, mahkemece yoklama fişinden bahsedilmiş ise de yoklama fişinin ...'nun şahsına ait olmayıp davacı üçüncü kişi şirket adına oluşturulmuş ve bu şirketin yetkilisi sıfatıyla ...'nun imzaladığı bir belge olduğunu, yine kasa defterinden ...'na ödeme yapıldığına dair bilgiye ulaşıldığı belirtilmiş ise de tüm bu belgeler borçlulardan ...'nun şahsı adına oluşturulmayan, üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması sıfatıyla oluşturulan belgeler olup haciz işleminin İİK'nın 96 ve 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasının kabulü için yeterli olmadığını, mahkemenin eldeki uyuşmazlığı istihkak davası gibi nitelendirerek borçlunun şahsına ait olmayan üçüncü kişi yetkilisi sıfatı ile imzaladığı belgelerin, karinenin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmamasına rağmen borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin değerlendirdiğini, istihkak davasının konusu olduğu halde hatalı değerlendirme ile şikayetin reddine karar verildiğini belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " şikayete konu haciz işlemi takibe dayanak belge adresinde veya borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre de haczin gerçekleştirildiği adres davacı üçüncü kişinin sicilde kayıtlı adresidir. Dava dışı borçlu şirketin ticaret sicil adresi farklı bir adres olup anılan adreste yapılan hacizde farklı bir firmanın bulunması borçlu şirketin faaliyetine haciz adresinde devam ettiğine karine teşkil etmeyecektir. Davalı borçlunun adresleri haciz işleminin gerçekleştirildiği adresten farklı bir adres olup ödeme emri bu borçluya haciz adresi dışında bir başka adreste tebliğ edilmiştir. Haciz sırasında üçüncü kişi şirket tarafından düzenlenen belgelerde ve vergi dairesince düzenlenen yoklama fişinde borçlunun isminin geçmesi, söz konusu belgelerin içeriği ve borçlunun üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğu dikkate alındığında karinenin borçlu lehine olduğunun değerlendirilmesi için yeterli değildir. Haciz mahallinde bulunan belgeler, dava dışı borçlu şirkete ait sökülmüş tabela, takip borçlusunun davacı üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması, üçüncü kişi şirket çalışanınca haciz mahallinin borçluya ait olduğuna dair beyanı, borçlunun şahsi borcu nedeniyle davacı üçüncü kişi şirketin mallarının haczedilip edilmeyeceği hususları açılacak istihkak davasında değerlendirilebilecek hususlar olup eldeki şikayette değerlendirme konusu yapılamaz. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde belirttiği hususlar üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi gerektiğine ilişkin iddialar olup, söz konusu iddialar istihkak davasında değerlendirilmesi gereken hususlar olduğundan değerlendirme konusu yapılmamıştır. İİK'nın 99. maddesine göre, haciz işlemi yapılır ancak muhafaza işlemi yapılamaz." gerekçesi ile davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabülü ile, haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin müdürlük işleminin iptali ile, haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve yapılan muhafaza işleminin iptaline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı vekili; "istinaf hukuk dairesi icra hukuk mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararını yok saymıştır, şikayetin süresinde olmadığı açıktır, 3. kişi tarafından istihkak davası açılmış olup artık şikayette hukuki yararı bulunmamaktadır. mahalde dosya borçlusu ... adına bir çok evrak bulunmuş olup, bu evraklar tutanağa derç edilmiştir. Borçlu ile davacı 3. şahıs şirket arasında organik bağ bulunmaktadır. 3. kişi vergi levhası sunmuş ise de mülkiyet iddiasını ispata yarar kuvvetli delillerden değildir. Hacizli mallara ilişkin olarak 3. şahıs şirket tarafından haciz işlemi sırasında hiç bir fatura ibraz edilememiştir. Borlçu, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli olarak davacı 3. kişi şirketi perdeleme amacıyla kullanmaktadır. Mahcuzlar davacının değil, sadece borçluda bulunması gereken evrakların bulunduğu yerde haczedilmiştir. Hacizde genel kredi sözleşmesinde borçlu olan şirketin tabelasının bulunduğu, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan ve takibin başlamasından kısa bir süre sonra kurulup aynı işkolunda faaliyete devam ettiği, aynı müşteri çevresine hitap ettiği, haciz sırasında çalışanın beyanına göre de işyerinin borçlunun olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde davacı 3. kişi şirketin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olarak kurulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafından bu menkullerin mülkiyetine yönelik herhangi bir belge sunulmamış, haczedilen malların davacıya ait olduğuna ilişkin kuvvetli delil de sunulmamıştır. Borçlu ile lehine haksız istihkak iddiasında bulunulan üçüncü şahıs arasında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı, muvazaalı işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, dolayısıyla İİK'nın 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu (dolayısıyla alacaklı) yararına olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan tüm nedenlerle mahcuzların borçlunun yed'inde sayılması gerektiği açıktır, mahcuzlar borçlunun elinde haczedilmiştir. Davacı 3. kişi mahcuzların ne surette iktisap ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. " beyanları ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık üçüncü kişinin haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet başvurusudur. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2022/1911 E., 2022/7644 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İcra Müdürlüğü’nün 2020/488 Esas sayılı dosyasında 14.9.2020 tarihinde yapılan hacizde üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması nedeniyle İİK'nin 96. ve 97. maddeleri uyarınca takibin taliki veya devamı hakkında karar verilmesi için dosya İcra Mahkemesine gönderilmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2022/1911 E.  ,  2022/7644 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki 3.kişiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : ... İcra Müdürlüğü’nün 2020/488 Esas sayılı dosyasında 14.9.2020 tarihinde yapılan hacizde üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunması nedeniyle İİK'nin 96. ve 97. maddeleri uyarınca takibin taliki veya devamı hakkında karar verilmesi için dosya İcra Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece; haciz mahallide 3.kişi şirket yetkilisinin hazır olduğu ve borçluya ait her hangi bir evrak bulunmadığı gerekçesi ile ... İcra Müdürlüğünün İİK'nın 97. maddesi uyarınca işlem yapılması yönündeki talebinin reddine, İİK'nın 99. maddesi uyarınca alacaklıya istihkak davası açmak üzere icra müdürlüğünce süre verilmesine karar verilmiş, karara karşı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesince, borçlu ile alacaklı veya borçlu ile istihkak iddia eden kişi arasında muvazaalı işlemler yapılıp yapılmadığı istihkak davasında değerlendirilecek bir husus olduğu, icra müdürünün görevinin haciz sırasında tespit edilen duruma göre haczin İİK'nın 97 veya 99. maddesine yapılmış sayılmasına karar vermekten ibaret olduğu, Mahkemece, haczin, İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş olmasının hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ... İcra Müdürlüğünün 2020/488 Esas sayılı sayılı ve 29/09/2020 tarihli talebine istinaden takibin devamına, 14.09.2020 tarihli haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmış sayılmasına, karar verilmiş, karar 3.kişiler tarafından temyiz edilmiştir. Talep, İİK’nın 97/1. maddesi uyarınca icra müdürlüğü'nün, icra mahkemesi'nden takibin taliki ya da devamı konusunda bir karar verilmesi isteğine ilişkindir. İİK.'nın 97/5. maddesi ise; "Takibin devamına dair verilen icra mahkemesi kararı kesindir." hükmünü içermektedir. Bu durumda temyize konu karar kesin nitelikte bulunduğundan temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. SONUÇ: Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nin 365/1. maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nin 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352.maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin (REDDİNE), 22.06.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2013/11113 E., 2013/18492 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
sayılı Talimat dosyasında yapılan hacze konu sera ve müştemilatının davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, 01.04.2011’de dava ve takip dışı kişiden satın alındığını, gelinen adresin ve mahcuzların borçlu ile ilgisi bulunmamasına rağmen hacizde İİK’nun 96-97. maddelerinin uygulandığını, evrak üzerinden yapılan inceleme ile haczin İİK’nun 99.
8. Hukuk Dairesi         2013/11113 E.  ,  2013/18492 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: K A R A R Şikayet eden üçüncü kişi vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2009/2646 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, ... İcra Müdürlüğü’nün 2011/780 sayılı Talimat dosyasında yapılan hacze konu sera ve müştemilatının davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, 01.04.2011’de dava ve takip dışı kişiden satın alındığını, gelinen adresin ve mahcuzların borçlu ile ilgisi bulunmamasına rağmen hacizde İİK’nun 96-97. maddelerinin uygulandığını, evrak üzerinden yapılan inceleme ile haczin İİK’nun 99. maddesi uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek şikayetin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Karşı taraf alacaklı vekili, üçüncü kişinin hacizde İİK’nun 96, 97. maddelerinin uygulanmasına yönelik şikâyet başvurusunda bulunduğunu, bu nedenle davada asıl İcra Müdürlüğü’nün bağlı olduğu yer Mahkemesi’nin yetkili olduğunu, diğer yandan istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda: davanın özü itibarı ile istihkak olarak nitelendirilmesi gerektiği, şikâyet konusu edilen hususların bu davada ele alınıp değerlendirilmesinin tabi olduğu, istihkak davasının takibin devamı ya da ertelenmesi kararını veren Mahkeme’de açılması gerektiği, anılan kararın ... 4. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verildiği gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm, şikâyet eden üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık konusu, hacizde İİK’nun 96, 97. maddelerinin uygulanmasına yönelik “şikâyet” başvurusu niteliğindedir. Haciz tutanağı incelendiğinde talimat icra memurunun haczin İİK’nun hangi maddeleri uyarınca yapılmış sayıldığını belirtmediği, sonradan da bu yönde bir karar vermediği anlaşılmaktadır. Şikâyet eden üçüncü kişi, asıl İcra Müdürlüğü’nce alınmış bir kararın iptalini istememekte, hacizde talimat müdürlüğü tarafından İİK’nun 96, 97. maddelerinin uygulandığını iddia ederek bu işlemin iptali ile haczin İİK’nun 99. maddesi gereğince yapılmış sayılmasına karar verilmesini talep etmektedir. Bu koşullarda Mahkemece yapılması gereken iş öncelikle, talimat müdürlüğü tarafından haczin hangi maddeler uyarınca yapılmış sayıldığı yönünde bir karar alınıp alınmadığını tartışıp değerlendirmek olmalı, böyle bir karar verilmediğine göre konusu olmayan şikâyet başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek uyuşmazlık sonuçlandırılmalıdır. Eğer haczin hangi maddeler uyarınca yapılmış sayıldığı konusunda talimat müdürlüğü bir karar almış olsaydı buna yönelik şikâyet başvurusunu incelemek yetkisi yine bağlı olduğu yer İcra Hukuk Mahkemesi’ne ait olacak, bu kez uyuşmazlık konusunda asıl İcra Müdürlüğü’nün karar verme yetkisinin bulunduğu belirtilerek talimat müdürlüğünün hatalı işlemi iptal edilebilecekti (İİK’nun 79. maddesi). Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan yetkisizlik kararı verilmesi isabetli değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 06.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İcra ve İflas Hukuku

İstihkak davasının "Alacaklı Lehine" (yani 3. kişi aleyhine) sonuçlanması durumunda, mal 3. kişinin elindeyken haczedilmişse, tazminat hükmü nasıldır?

A) 3. kişi %20 tazminat öder.
B) 3. kişi %15 tazminat öder.
C) 3. kişi %40 tazminat öder.
D) Tazminata hükmedilmez.
E) Alacaklı tazminat öder.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol