2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu Madde 98

İcra ve İflas Kanunu 98. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 98 – Çalınmış ve zayi edilmiş şeyler hakkında Kanunu Medeninin 902,903 ve 904 üncü maddeleri hükmü mahfuzdur. İcra dairesi tarafından pazarlık suretiyle yapılan satış Kanunu Medeninin 902 nci maddesinde mezkür resmi artırma hükmündedir. B – Üçüncü şahsın zilyetıği:

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

7 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/12646 E., 2023/4244 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi         2022/12646 E.  ,  2023/4244 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi HÜKÜM/KARAR : Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararın üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda; 22.02.2021 tarihli haciz tutanağı ile kendilerine ait ve yaklaşık değeri 500.000,00 TL olan ve tahmini 50 ton ağırlığındaki 2 parti ST468R2 pamuk tohumunun haczedildiğini, haciz yapılan adresi borçludan kiraladıklarını, mahcuzların Tarım Bakanlığı denetiminde sertifikasyon işlemlerinin devam eden tohumlar olduğunu, yazılı kira sözleşmesi, kira bedellerine ilişkin faturalar ile tohumlar için kesilen faturaların sunulduğunu, tohumlar üçüncü kişi elindeyken haczedilmesine rağmen haczin İİK'nın 99 maddesi yerine 97. maddesine göre yapıldığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu ileri sürerek haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin memur muamelesinin iptaline, mahkeme aksi kanaatteyse haczedilen menkullerin (tohumların) kendilerine aidiyetinin tespitine ve istihkak iddiasının kabulüne, menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı, üçüncü kişinin borçlu ile birlikte hareket ettiğini, üçüncü kişiye icra dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, üçüncü kişi tarafından haciz ihbarnamesine borçlunun kendilerinden kira alacağı bulunmadığını bildirerek itiraz edildiğini ileri sürmüş ve üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A. Gerekçe ve Sonuç Haciz adresinde borçluya ait tabelanın bulunduğu, sanayi yönetimi ile yapılan görüşmede hazır bulunan şirkete ilişkin kira sözleşmesi kaydının bulunmadığı, elektrik ve su aboneliğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilemediği, ibraz edilen adi yazılı kira sözleşmesinin sonradan düzenlebileceği, kira sözleşmesinin 22.09.2020 tarihinde icra takibinin başlatılmasından sonra tanzim edildiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK'nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur. B.İstinaf Sebepleri Üçüncü kişi, şikayet dilekçesi içeriğini tekrarlamış, bundan başka dilekçe ekinde sunulan tarım il müdürlüğü onaylı tarla kontrol raporlarından, tohumluk beyannamelerinden ve Tarım ve Orman Bakanlığının tohumluk beyannamelerinden ST468 çeşit pamuk tohumunun kendileri tarafından üretildiğinin açıkça anlaşıldığını, mevzuat gereğince de bahsi geçen tohumların üretimini sadece kendilerinin yapabilmekte olduğunu, tohumların Tarım ve Orman Bakanlığının sisteminde kayıtlı olduğunu ve kayıt dışı alınıp satılmasının mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu tohumlar için Öz-Aydın Çırçır ... Ltd. Şti.'nin kendilerine kestiği faturanın bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI C.1.Gerekçe ve Sonuç Şikayetçi üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunan şahsın, üçüncü kişinin yetkilisi veya ortağı olmadığı görülmüş ise de, haciz tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde iş bu şikayet ile birlikte istihkak iddiası da ileri sürülerek haczin kaldırılması talep edildiğinden, üçüncü kişinin usule uygun istihkak iddiasının bulunduğu sonucuna varıldığı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz esnasında borçlunun, yetkilisinin ya da vekilinin bulunmadığı, haciz mahallinde borçluya ait bilgi ve belgenin bulunamadığı, her ne kadar borçluya ait levha bulunmakta ise de, haciz yapılan yerin borçlu tarafından daha önce depo olarak kullanılması, üçüncü kişi tarafından da depo olarak kullanılıyor olması, aktif bir işletmenin söz konusu olmaması karşısında borçluya ait levhanın bulunması hususunun tek başına bu yerin borçlunun kullanımında olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu tespitler doğrultusunda mahcuzların borçlunun elinde ya da üçüncü kişi ile borçlunun birlikte zilyetliğinde iken haczedildiği sonucuna varılamadığından ve haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiğinden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Alacaklı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste de yapılabileceğini, alacaklının haciz yapılacak adresi gösterebileceğini, haciz mahallinde borçlunun tabelasının bulunduğunu, bu durumun işyerinin borçluya ait olduğuna karine olduğunu, sunulan kira sözleşmesinin adi yazılı ve her zaman düzenlebilecek bir belge olduğunu, elektrik, su aboneliği veya vergi kaydı sunulamadığını, sunulan raporların başka ürünlere ait olduğunu, üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, borçlunun aynı sınıfta malları yurt dışına ihraç ettiğini, İhtisas Vergi Dairesi Başkanlığından vergi iadesi aldığını, haciz yapılan deponun borçluya ait olmadığını, depoyu kiralayarak kendi işini yaptığını, borçlunun faaliyetlerini üçüncü kişi üzerinden yürüttüğünü, alacaklılarından mal kaçırdığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 97, 99 maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

12. Hukuk Dairesi, 2021/6959 E., 2022/5949 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Talep, alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir.
12. Hukuk Dairesi         2021/6959 E.  ,  2022/5949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı, komşu beyanları ile gidilen haciz adresinde, borçlunun hazır bulunduğunu, borçlunun faaliyet gösterdiği işyerinde kendisini sigortalı göstererek davalı ile birlikte muvazaalı olarak hareket ettiğini, şikayetlerinin kabulü ile icra müdürlüğü tarafından İİK 99. maddeye göre yapılan haczin, İİK 97. maddeye göre yapılmış sayılmasına dair karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, haciz mahalline gelinmeden önce başka bir mahale gidildiğinde borçluların adresi olarak haciz mahallinin gösterilmiş olduğu,beyan üzerine gidilen haciz mahallinde borçlulardan ...'ın hazır bulunduğu, haciz mahallinde borçlunun kardeşi...'a ait isimlik bulunduğu, dosya kapsamı itibariyle mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile, İcra Müdürlüğü kararının kaldırılmasına, İcra Müdürlüğünce İİK 96, 97.madde prosedürünün uygulanmasına karar verilmiş, karara karşı üçüncü kişi istinaf yoluna başvurmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesince, haczin ödeme emri tebliğ edilen adresten farklı yerde yapıldığı, haciz mahallinde bulunan belgelerin işyerinin borçluya ait olduğunu ispatlar mahiyette olmadığı, borçlunun haciz yapılan işyerinde çalışıyor olması nedeni ile haciz mahallinde bulunmasının malların borçlu ile üçüncü şahsın birlikte ellerinde bulundurduklarını ispat için yeterli olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, istinaf kararı alacaklı tarafından bu kez temyiz edilmiştir. Talep, alacaklının açtığı İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir. 20.3.2019 tarihinde alacaklını talebi ile gidilen adreste hazır bulunan şahsa, borçlu sorulduğunda, borçlunun kendilerinden önce anılan adreste çalıştığını, vergi levhasını göstererek hali hazırda kendilerinin faaliyet gösterdiklerini ancak borçlunun adreslerini verebileceklerini beyan etmiş olup anılan şahısların belirttikleri adrese gidilerek talep konusu 20.3.2019 tarihli haciz işlemi yapılmıştır. Haciz, borçlunun huzurunda yapılmış olup borçlu ve borçlunun kardeşine ait belgelerin haciz mahallinde görüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda, mahcuzların borçlunun elinde bulunduğunun kabulü gerekmiştir. O halde şikayetin kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesinin 10.7.2020 tarih ve 2019/2956 Esas, 2020/1485 Karar sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2.maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.5.2022 gününde oy birliği ile karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2025/1717 E., 2025/4156 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Talep, alacaklının açtığı İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir.
12. Hukuk Dairesi         2025/1717 E.  ,  2025/4156 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, alacaklının açtığı İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. Mahkemece, borçlunun haciz mahallinde hazır bulunmadığı, yapılan haciz mahallinde borçluya yapılmış bir tebligat olmadığı, mahcuzların 3.şahıs elinde haczedildiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş, karara karşı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, borçlunun haciz mahallinde hazır bulunmadığı, yapılan haciz mahallinde borçluya yapılmış bir tebligat olmadığı, haciz mahallinde bulunan belgenin tek başına haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmış sayılması sonucunu doğurmayacağı, dolaysıyla mahcuzların 3. şahsın elinde haczedildiğinin kabulünün gerekeceği gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu haciz, 3.kişinin ticaret sicil adresinde,borçlunun yokluğunda yapılmıştır. Borçluya ödeme emri farklı bir adreste tebliğ edildiği gibi haciz adresi borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresi değildir. Haciz mahallinde evrak bulunmuş ise de, bulunan evrakların güncelliği, adedi, niteliği nazara alındığında haczin 3. kişi elinde yapıldığının kabulü gerekir. Alacaklının ileri sürdüğü organik bağ ve muvazaa iddialarının istihkak davasında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararında yazılı gerekçelere göre alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 2004 sayılı Kanun'un 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, alınması gereken 615,40 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2024/5196 E., 2024/10708 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Talep, İİK’nın 96-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir.
12. Hukuk Dairesi         2024/5196 E.  ,  2024/10708 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, İİK’nın 96-99. maddesinin uygulanmasına ilişkin şikayet istemine ilişkindir. Mahkemece, haciz mahallinde borçlunun hazır bulunmadığı, borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmediği, organik bağ iddialarının istihkak davasında değerlendirileceği, İİK‘nın 99. maddesi gereğince işlem yapılması kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu haciz sırasında üçüncü kişi şirket yararına istihkak iddiasında bulunan çalışanın üçüncü kişi şirketin ortağı ya da yetkili temsilcisi olmadığı, üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nin 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmadığından geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı gerekçesi ile başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, müdürlük işleminin iptaline, haczin istihkak iddiası bulunulmaksızın yapılmış sayılmasına karar verilmiş, karar borçlu tarafından temyiz edilmiştir. İstihkak iddiasına ilişkin şikayetin dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin ... gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, şikayete konu haciz sırasında üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunan şirket çalışanı ... ...’ın üçüncü kişi şirketin ortağı ya da temsil yetkilisi olmadığı, üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nın 96/3. maddesinde belirtilen yedi günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde alacaklının şikayet talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK'nın 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, şikayetin usulden reddine karar verilmesi gerekir. Ne var ki, Bölge Adliye Mahkemesince gerekçesinde geçerli istihkak iddiası bulunmadığı kabul edilmekle birlikte yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı/borçlunun vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm bölümünün 1. maddesindeki ‘’İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğünün 2018/2712 Esas sayılı dosyasından verilen 03.03.2022 tarihli müdürlük işleminin iptaline, haczin istihkak iddiası bulunulmaksızın yapılmış sayılmasına" kısmının çıkartılarak yerine "Şikayetin Usulden Reddine’’ ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2023/3276 E., 2023/7645 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Talep, İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürülen istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir.
12. Hukuk Dairesi         2023/3276 E.  ,  2023/7645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi ... ... Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Talep, İİK 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet ile terditli olarak ileri sürülen istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece, borçlu şirket ile 3. kişi şirket arasındaki organik bağ iddiasına ilişkin kuvvetli delil olduğu, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğundan İİK. 96-97. maddelerine göre işlem yapılması gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne ve İİK 99. maddeye göre işlem yapılmasına ilişkin müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı 3. kişiler istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, şikayet ve karar tarihinden sonra alacaklı vekilinin 13.02.2020 tarihinde borcun haricen tahsil edildiğini bildirdiği, icra müdürlüğünce hacizlerin kaldırıldığı, geçerli bir haciz kalmadığı, bu nedenle şikayet ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile istinaf başvurunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayet konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. UYAP sisteminden yapılan kontrolde; alacaklı vekili tarafından 13.02.2020 tarihli dilekçe ile alacağın haricen tahsil edilmesi nedeniyle hacizlerin kaldırılmasının talep edildiği, İcra Müdürlüğünün talep gibi işlem yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince bu bilgilere göre; şikayet ve davasının konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru ise de davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderleri ile vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken haklılık değerlendirilmesi yapılmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, x Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.