İcra ve İflas Kanunu 99. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 99 – (Değişik: 2/7/2012-6352/20 md.)
Haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir. Bu süre içinde icra mahkemesine istihkak davası açılmaz ise üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır. Alacaklı tarafından süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar, haczedilen malın satışı yapılamaz. Haczin, üçüncü kişinin yokluğunda yapılması ve üçüncü kişi lehine istihkak iddiasında bulunulması halinde de bu fıkra hükmü uygulanır.
Hacze iştirak derecelerinin teşkili:
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
110 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2022/11942 E., 2023/4008 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
ile müvekkili şirketin tek ortak yanlarının aynı binada faaliyet göstermeleri olup müvekkili şirketin birinci ve ikinci katta borçlu şirketin ise üçüncü katta faaliyette bulunduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin adresinde yapılan haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve ...
12. Hukuk Dairesi 2022/11942 E. , 2023/4008 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2067 E., 2022/311 K.
HÜKÜM/KARAR : Kaldırma/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/412 E., 2020/599 K.
Taraflar arasındaki icra memur muamelesine şikayetten dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Üçüncü kişi vekili dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyasından yazılan talimat üzerine Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasında müvekkiline ait olan adreslerde haciz işlemi uygulandığını, haciz yapılan adreslerin borçlu şirket ile bağlantısının bulunmadığını, müvekkili şirket ile borçlu şirket arasında organik bağ bulunmadığını, borçlu şirket ile müvekkili şirketin tek ortak yanlarının aynı binada faaliyet göstermeleri olup müvekkili şirketin birinci ve ikinci katta borçlu şirketin ise üçüncü katta faaliyette bulunduğunu ileri sürerek müvekkili şirketin adresinde yapılan haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve ... İcra Müdürlüğünün 03.05.2019 tarihli “ yapılan haczin İİK’nın 96-97 yapılmış sayılmasına karar verilmiştir. İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verilen haciz işlemleri için istihkak iddiasında bulunan üçüncü şahıs ... Ltd. Şti. vekili Av....’un istihkak iddiasının bildirilmesine ilişkin varaka ile birlikte dosyamız alacaklı ile borçluya tebliğe gönderilmiş, dosyamız alacaklı vekili müdürlüğümüze sunmuş bulunduğu 19.04.2019 tarihli dilekçe ile üçüncü şahsın istihkak iddiasını kabul etmediklerini beyan etmiştir. Av. ...’un istihkak iddiası hakkında bir karar verilmek üzere İİK 97/2 maddesi gereğince dosyamız yazımız ekinde gönderilmiştir” içeriğindeki kararının iptaline, talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; işyeri komşularının beyanlarına göre haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunun belirtildiğini, ticaret sicil kayıtlarına göre de ....Bu Tekstil...Ltd. Şti.'nin şu anki adresinin borçlu adresi olduğunu, haciz sırasında borçlu şirkete ait birçok evrakın bulunduğunu, şikayet eden şirket yetkilisi ...'nin 19.09.2013-05.06.2018 tarihleri arasında borçlu şirketin ortağı olduğunu, şikayet eden tarafından dosyaya sunulan belgelerin adi nitelikte olduğunu her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyasında alacaklı Elif İplik.... Ltd. Şti tarafından borçlu Rol Tekstil... Ltd. Şti aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, 15.04.2019 tarihinde ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese haciz için gidildiği, adresin kapalı olması sebebiyle kapının çilingirce açıldığı ve haciz işleminin yapıldığı, takip sürecinde Bakırköy İcra Müdürlüğüne talimat yazılarak davacı şirketin adreslerinde haciz uygulanmasının istendiği, Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasında davacı üçüncü kişi şirket adresinde haciz yapıldığı, şikayet eden üçüncü kişinin iddiaları doğrultusunda hacze konu adreste hangi şirketin faaliyette bulunduğu ile ilgili kolluğa yazılan müzekkereye cevaben Güngören İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce yapılan araştırmaya göre, ......,Mah. Fidan sok. No: 25/G Güngören/İstanbul adresinde yapılan araştırmada adreste Moda Bu Tekstil Tic. ve San. Ve Ltd. Şti.'nin faaliyette bulunduğu,......, Mah. Kayacık Sokak No:19/1 Kat:3 Güngören/İstanbul adresinde yapılan araştırmada 6-7 ay önce Rol Tekstil Toptan ve Perakende Gıda Tedarik Hiz. Ltd. Şti. faaliyette oludğu şu anda adreste faaliyette olmadığı şirketin ve yetkilisinin adresi terk ederek gittiği yeni adresini bilen olmadığı, şeklinde cevap verildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre de Moda Bu.... Ltd. Şti. 'nin adresi "M.Nesih Özmen Mh. Fidan Sk. No:25 /G Güngören" yetkililerinin ise Mehmet Derici, ... olduğu, Rol Tekstil .... Ltd. Şti'nin adresi "Keresteciler Sit. ......, Mah. Kayacık Sok. No:19 K:3 Merter/Güngören" yetkilisinin ise Mykhaılo Kolchin olduğu bildirildiği, her ne kadar haciz yapılan adres ile ödeme emrinde yazılı olan adresler farklı ise de şikayet eden üçüncü kişi, borçlu şirketin eski ortağı olması, faturaların ve irsaliyelerin ..... Tekstil.... Ltd. Şti. ve Moda Bu.... Ltd. Şti adına kesilmiş olması sebebiyle iki şirket arasında organik bağ olabileceğinden İİK'nın 96-97. maddelerine göre icra müdürlüğü kararında hukuka aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Haciz işlemi sırasında müvekkili şirket yöneticisinin ... olması, borçlu şirketle aralarında organik bağın olduğunu göstermeyeceğini, borçlu şirket ile aynı binanın farklı katlarında faaliyette bulunduklarını, komşu beyanlarına göre adreste haciz yapılmışsa da, aynı binada faaliyette bulunan şirketleri ortak addetmek kabul edilebilir bir yanılgı olabileceğini, borçlu şirket ile aralarında geçmişte ticari ilişki olduğunu bunun dışında herhangi bir bağın olmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/299 talimat sayılı dosyasında 17.04.2019 günü saat 10:40'da ......, Mah. .....,Sok. No:19/1 Güngören/İstanbul adresine haciz için gidildiği, haciz sırasında icra memurunca, haciz zaptına " mahalde ... bir adet sevk irsaliyesi yazan içi boş üzerinde sadece....., Tekstil yazan bir sayfasında sadece evrak bulundu. Üstünde Somer (okunmuyor) Kumaş yazıyor. ..." şeklinde ifadelerin yazıldığı, bu haciz sırasında haciz mahalinde bir kısım menkullerin haczedildiği, haczin saat 12:00'da bitirildiği, sonrasında aynı gün 17.04.2019 günü 12:05'de ......,Mah. .....,Sok. No:25/G Güngören/İstanbul adresine haciz işlemi için gidildiği, haciz zaptına icra memurunca "borçlu firma adına herhangi bir evraka rastlanmadı ..." şeklinde ifadenin yazıldığı, yine bu haciz sırasında da bir kısım menkullerin haczedilmiş olduğu, asıl icra müdürlüğü olan ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 Esas sayılı dosyası üzerinden haciz işlemi yapılan adreslerden ......, Mah. ....Sok. No:19/1 adresinin takip talebi ve ödeme emrinde yazılı bulunan adres olması, haciz işlemi esnasında dosyaya alınan.... Tekstil ... Ldt. Şti ve .... Bu ismi yazılı çeşitli tarihlerdeki tahsilat makbuzları ile yine Rol Tekstil .. Ltd. Şti. ismi ile Moda Bu ismi yazılı irsaliye faturalarının haciz işlemi yapılan adreste bulunmalara sebebiyle yapılan haczin İİK'nın 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına karar verildiği, ilk yapılan haciz sırasında borçlu şirkete ait evrak bulunması nedeni ile haciz işleminin İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına ilişkin icra müdürlüğü kararının kanuna uygun olduğu, ancak ikinci adreste yapılan haciz sırasında haciz mahallinde borçluya ait evrak bulunmaması, borçlunun adreste bulunmaması ve ödeme emri tebliğ adresi ile haciz adresinin farklı olması nedeni ile İcra Müdürlüğünce haczin İİK 96-97 maddelerine göre yapılmış sayılmasına ilişkin kararının kanuna uygun olmadığı, bu haciz işleminin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiğinden istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2 gereğince, ... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/412 Esas 2020/599 Karar sayılı ve 19.11.2020 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ... İcra Müdürlüğünün 2019/9782 esas sayılı dosyasından yazılan talimat ile Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün 2019/299 talimat sayılı dosyasından 17.04.2019 günü 12:05'de ....., Mah. .... Sok. No:25/G Güngören/İstanbul adresinde yapılan haczin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İşyeri komşularının beyanlarına göre haciz yapılan adresin borçluya ait olduğunun belirtildiğini, ... Bu... Ltd. Şti'nin şu anki adresinin ....Tekstil.... Ltd. Şti'nin önceki adresi olduğu, icra dosyasına sundukları irsaliye ve makbuzlardan görüleceği üzere bu iki şirketin aynı şirket olduğunu, haciz sırasında borçlu şirkete ait birçok evrakın bulunduğunu, şikayet eden şirket yetkilisi ...'nin 19.09.2013-05.06.2018 tarihleri arasında borçlu şirketin ortağı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra memur muamelesine şikayet ile haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın 96, 97 ve 99. maddeleri
3. Değerlendirme
1-Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
12. Hukuk Dairesi, 2022/12646 E., 2023/4244 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2022/12646 E. , 2023/4244 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Kabul/İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayet üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın üçüncü kişi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve şikayetin kabulü ile haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi üçüncü kişi icra mahkemesine başvurusunda; 22.02.2021 tarihli haciz tutanağı ile kendilerine ait ve yaklaşık değeri 500.000,00 TL olan ve tahmini 50 ton ağırlığındaki 2 parti ST468R2 pamuk tohumunun haczedildiğini, haciz yapılan adresi borçludan kiraladıklarını, mahcuzların Tarım Bakanlığı denetiminde sertifikasyon işlemlerinin devam eden tohumlar olduğunu, yazılı kira sözleşmesi, kira bedellerine ilişkin faturalar ile tohumlar için kesilen faturaların sunulduğunu, tohumlar üçüncü kişi elindeyken haczedilmesine rağmen haczin İİK'nın 99 maddesi yerine 97. maddesine göre yapıldığını, ispat yükünün alacaklıda olduğunu ileri sürerek haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin memur muamelesinin iptaline, mahkeme aksi kanaatteyse haczedilen menkullerin (tohumların) kendilerine aidiyetinin tespitine ve istihkak iddiasının kabulüne, menkuller üzerindeki haczin kaldırılmasına, % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı, üçüncü kişinin borçlu ile birlikte hareket ettiğini, üçüncü kişiye icra dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, üçüncü kişi tarafından haciz ihbarnamesine borçlunun kendilerinden kira alacağı bulunmadığını bildirerek itiraz edildiğini ileri sürmüş ve üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Haciz adresinde borçluya ait tabelanın bulunduğu, sanayi yönetimi ile yapılan görüşmede hazır bulunan şirkete ilişkin kira sözleşmesi kaydının bulunmadığı, elektrik ve su aboneliğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilemediği, ibraz edilen adi yazılı kira sözleşmesinin sonradan düzenlebileceği, kira sözleşmesinin 22.09.2020 tarihinde icra takibinin başlatılmasından sonra tanzim edildiği, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK'nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde üçüncü kişi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Üçüncü kişi, şikayet dilekçesi içeriğini tekrarlamış, bundan başka dilekçe ekinde sunulan tarım il müdürlüğü onaylı tarla kontrol raporlarından, tohumluk beyannamelerinden ve Tarım ve Orman Bakanlığının tohumluk beyannamelerinden ST468 çeşit pamuk tohumunun kendileri tarafından üretildiğinin açıkça anlaşıldığını, mevzuat gereğince de bahsi geçen tohumların üretimini sadece kendilerinin yapabilmekte olduğunu, tohumların Tarım ve Orman Bakanlığının sisteminde kayıtlı olduğunu ve kayıt dışı alınıp satılmasının mümkün olmadığını, ayrıca söz konusu tohumlar için Öz-Aydın Çırçır ... Ltd. Şti.'nin kendilerine kestiği faturanın bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
Şikayetçi üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunan şahsın, üçüncü kişinin yetkilisi veya ortağı olmadığı görülmüş ise de, haciz tarihinden itibaren yedi günlük süre içerisinde iş bu şikayet ile birlikte istihkak iddiası da ileri sürülerek haczin kaldırılması talep edildiğinden, üçüncü kişinin usule uygun istihkak iddiasının bulunduğu sonucuna varıldığı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz esnasında borçlunun, yetkilisinin ya da vekilinin bulunmadığı, haciz mahallinde borçluya ait bilgi ve belgenin bulunamadığı, her ne kadar borçluya ait levha bulunmakta ise de, haciz yapılan yerin borçlu tarafından daha önce depo olarak kullanılması, üçüncü kişi tarafından da depo olarak kullanılıyor olması, aktif bir işletmenin söz konusu olmaması karşısında borçluya ait levhanın bulunması hususunun tek başına bu yerin borçlunun kullanımında olduğu sonucunu doğurmayacağı, bu tespitler doğrultusunda mahcuzların borçlunun elinde ya da üçüncü kişi ile borçlunun birlikte zilyetliğinde iken haczedildiği sonucuna varılamadığından ve haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılması gerektiğinden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi yönde yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile üçüncü kişinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin kararın iptaline, İİK'nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adresten farklı bir adreste de yapılabileceğini, alacaklının haciz yapılacak adresi gösterebileceğini, haciz mahallinde borçlunun tabelasının bulunduğunu, bu durumun işyerinin borçluya ait olduğuna karine olduğunu, sunulan kira sözleşmesinin adi yazılı ve her zaman düzenlebilecek bir belge olduğunu, elektrik, su aboneliği veya vergi kaydı sunulamadığını, sunulan raporların başka ürünlere ait olduğunu, üçüncü kişi ile borçlu şirket arasında organik bağ olduğunu, faaliyet alanlarının aynı olduğunu, borçlunun aynı sınıfta malları yurt dışına ihraç ettiğini, İhtisas Vergi Dairesi Başkanlığından vergi iadesi aldığını, haciz yapılan deponun borçluya ait olmadığını, depoyu kiralayarak kendi işini yaptığını, borçlunun faaliyetlerini üçüncü kişi üzerinden yürüttüğünü, alacaklılarından mal kaçırdığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK'nın 97, 99 maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2022/7824 E., 2023/490 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2022/7824 E. , 2023/490 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki üçüncü kişinin haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet yargılamasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı üçüncü kişi yetkilisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı 3. kişi yetkilisi; kurucu ortağı ve yetkilisi olduğu ... Lastik San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin adresinde gerçekleştirilen haciz işleminin İİK'nın 99. maddesine göre yapılması gerekirken İİK 96-97. maddesine göre yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek haciz işleminin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, dava dilekçesinde vasıf ve miktarları belirtilen menkuller üzerindeki muhafaza işleminin kaldırılarak gerekirse hacizler baki kalmak üzere menkullerin yediemin olarak tarafına teslimine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya ait olduğunun bildirilmesi nedeni ile icra memuru tarafından haczedilen mahcuz mal hakkında 3. şahıs istihkak iddiasında bulunmasına rağmen, haciz adresinde bulunan kasa defterinde borçluya ödeme yapıldığına ilişkin kayıtların bulunduğu, ayrıca borçlu adına virman yapıldığına dair faturaların bulunduğu, Gelir İdaresi Başkanlığı nezdinde yoklama yapılan ve yetkili adının ... olduğu yoklama fişinin imzalı olduğu, haciz sırasında hazır bulunan çalışan tarafından gelinen adresin borçlu ...'na ait olduğunun beyan edildiği, haczedilen malların menkul mal niteliğinde olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; gerek 3. şahıs tarafından ve gerekse borçlu tarafından iddianın ispatına yarar ve yeter olmak üzere herhangi bir delil ve belgenin ibraz edilmemiş olduğu dikkate alındığında mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı lehine olduğu ve İİK'nın 97. maddesine göre haciz işlemi yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı üçüncü kişi yetkilisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı üçüncü kişi yetkilisi; haczin, borçlulara ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı gibi haciz sırasında borçluların hazır bulunmadığı, haczin üçüncü kişinin vekilinin huzurunda yapıldığı, her ne kadar haciz mahallinde borçlu adına belgeler bulunmuş ise de, anılan belgelerin borçlu ...'nun davacı üçüncü kişi şirketin yetkilisi olması sebebiyle imzaladığı belgeler olup söz konusu belgelerin davacı üçüncü kişi şirketin adresinde bulunmasında olağan dışı bir durum söz konusu olmadığını, mahkemece yoklama fişinden bahsedilmiş ise de yoklama fişinin ...'nun şahsına ait olmayıp davacı üçüncü kişi şirket adına oluşturulmuş ve bu şirketin yetkilisi sıfatıyla ...'nun imzaladığı bir belge olduğunu, yine kasa defterinden ...'na ödeme yapıldığına dair bilgiye ulaşıldığı belirtilmiş ise de tüm bu belgeler borçlulardan ...'nun şahsı adına oluşturulmayan, üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması sıfatıyla oluşturulan belgeler olup haciz işleminin İİK'nın 96 ve 97. maddelerine göre yapılmış sayılmasının kabulü için yeterli olmadığını, mahkemenin eldeki uyuşmazlığı istihkak davası gibi nitelendirerek borçlunun şahsına ait olmayan üçüncü kişi yetkilisi sıfatı ile imzaladığı belgelerin, karinenin borçlu lehine işletilmesi için yeterli olmamasına rağmen borçlu ile üçüncü kişi şirket arasında bağlantı bulunduğuna ilişkin değerlendirdiğini, istihkak davasının konusu olduğu halde hatalı değerlendirme ile şikayetin reddine karar verildiğini belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " şikayete konu haciz işlemi takibe dayanak belge adresinde veya borçluya ödeme emri tebliğ edilen adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamıştır. Ticaret sicil kayıtlarına göre de haczin gerçekleştirildiği adres davacı üçüncü kişinin sicilde kayıtlı adresidir. Dava dışı borçlu şirketin ticaret sicil adresi farklı bir adres olup anılan adreste yapılan hacizde farklı bir firmanın bulunması borçlu şirketin faaliyetine haciz adresinde devam ettiğine karine teşkil etmeyecektir. Davalı borçlunun adresleri haciz işleminin gerçekleştirildiği adresten farklı bir adres olup ödeme emri bu borçluya haciz adresi dışında bir başka adreste tebliğ edilmiştir. Haciz sırasında üçüncü kişi şirket tarafından düzenlenen belgelerde ve vergi dairesince düzenlenen yoklama fişinde borçlunun isminin geçmesi, söz konusu belgelerin içeriği ve borçlunun üçüncü kişi şirket yetkilisi olduğu dikkate alındığında karinenin borçlu lehine olduğunun değerlendirilmesi için yeterli değildir.
Haciz mahallinde bulunan belgeler, dava dışı borçlu şirkete ait sökülmüş tabela, takip borçlusunun davacı üçüncü kişi şirketin yetkili temsilcisi olması, üçüncü kişi şirket çalışanınca haciz mahallinin borçluya ait olduğuna dair beyanı, borçlunun şahsi borcu nedeniyle davacı üçüncü kişi şirketin mallarının haczedilip edilmeyeceği hususları açılacak istihkak davasında değerlendirilebilecek hususlar olup eldeki şikayette değerlendirme konusu yapılamaz. Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde belirttiği hususlar üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddi gerektiğine ilişkin iddialar olup, söz konusu iddialar istihkak davasında değerlendirilmesi gereken hususlar olduğundan değerlendirme konusu yapılmamıştır. İİK'nın 99. maddesine göre, haciz işlemi yapılır ancak muhafaza işlemi yapılamaz." gerekçesi ile davacı üçüncü kişi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabülü ile, haczin İİK'nın 97. maddesine göre yapılmasına ilişkin müdürlük işleminin iptali ile, haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına ve yapılan muhafaza işleminin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili; "istinaf hukuk dairesi icra hukuk mahkemesinin takibin devamına ilişkin kararını yok saymıştır, şikayetin süresinde olmadığı açıktır, 3. kişi tarafından istihkak davası açılmış olup artık şikayette hukuki yararı bulunmamaktadır. mahalde dosya borçlusu ... adına bir çok evrak bulunmuş olup, bu evraklar tutanağa derç edilmiştir. Borçlu ile davacı 3. şahıs şirket arasında organik bağ bulunmaktadır.
3. kişi vergi levhası sunmuş ise de mülkiyet iddiasını ispata yarar kuvvetli delillerden değildir. Hacizli mallara ilişkin olarak 3. şahıs şirket tarafından haciz işlemi sırasında hiç bir fatura ibraz edilememiştir. Borlçu, alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla kötüniyetli olarak davacı 3. kişi şirketi perdeleme amacıyla kullanmaktadır. Mahcuzlar davacının değil, sadece borçluda bulunması gereken evrakların bulunduğu yerde haczedilmiştir. Hacizde genel kredi sözleşmesinde borçlu olan şirketin tabelasının bulunduğu, davacı 3. kişi şirketin borcun doğumundan ve takibin başlamasından kısa bir süre sonra kurulup aynı işkolunda faaliyete devam ettiği, aynı müşteri çevresine hitap ettiği, haciz sırasında çalışanın beyanına göre de işyerinin borçlunun olduğu hususu birlikte değerlendirildiğinde davacı 3. kişi şirketin alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olarak kurulduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacı tarafından bu menkullerin mülkiyetine yönelik herhangi bir belge sunulmamış, haczedilen malların davacıya ait olduğuna ilişkin kuvvetli delil de sunulmamıştır. Borçlu ile lehine haksız istihkak iddiasında bulunulan üçüncü şahıs arasında alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler yapıldığı, muvazaalı işlemlerin alacaklının haklarını etkilemeyeceği, dolayısıyla İİK'nın 97/a maddesi gereğince mülkiyet karinesinin borçlu (dolayısıyla alacaklı) yararına olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan tüm nedenlerle mahcuzların borçlunun yed'inde sayılması gerektiği açıktır, mahcuzlar borçlunun elinde haczedilmiştir. Davacı 3. kişi mahcuzların ne surette iktisap ettiğine ilişkin herhangi bir delil sunmamıştır. " beyanları ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık üçüncü kişinin haczin İİK’nin 99. maddesine göre yapılması talebine ilişkin şikayet başvurusudur.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 96, 97 ve 99. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2021/6826 E., 2022/2184 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
kişinin borçlu ile aynı ünvanı kullandığını, çuvallar üzerinde borçlu şirket unvanının yazılı olduğunu belirterek öncelikle haczin İİK 99. maddesi uyarınca yapıldığına ilişkin memur işleminin kaldırılmasına yönelik şikayetin kabulüne, talebin kabul edilmemesi halinde istihkak davasının kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
12. Hukuk Dairesi 2021/6826 E. , 2022/2184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Davacı alacaklı, 3. kişinin alacaklılardan mal kaçırma kastı ile kendi adına bir şahıs firması kurduğunu, borçlu şirketin davadışı bir kişiye ürün göndereceğinin öğrenildiğini,kamyon şoförü tarafından malların borçlu şirketin deposundan davadışı şahsa teslim etmek üzere yüklendiğinin beyan edildiği,ürünleri alacak olan davadışı şahsın parasını ödemediği tohumları teslim almayacağını beyan etmesi üzerine kamyonette haciz işlemi yapıldığını,kamyonetteki ürünlere ilişkin fatura ve sevk irsaliyesine göre 3. kişinin borçlu ile aynı ünvanı kullandığını, çuvallar üzerinde borçlu şirket unvanının yazılı olduğunu belirterek öncelikle haczin İİK 99. maddesi uyarınca yapıldığına ilişkin memur işleminin kaldırılmasına yönelik şikayetin kabulüne, talebin kabul edilmemesi halinde istihkak davasının kabulü ile üçüncü kişinin istihkak iddiasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı üçüncü kişi ..., haciz işlemi sırasında davacının baskıları ile kamyonetin şöförünün gerçek dışı beyanlarının yazılması sureti ile haciz gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, haczin ödeme emri tebliğ edilen ve borçlu şirketin adresinde gerçekleşmediği, aksine mahcuz malların dava dışı üçüncü bir kişiye sevk halinde haczedildiğinden İcra müdürlüğü tarafından hacizde İİK'nın 99. maddesine haciz işlemi gerçekleştirilmesinde usul ve yasaya aykırılığın bulunmadığı; davacı alacaklının karinenin aksini ispat edemediği gerekçesiyle de istihkak davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davacı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesince, haczin park halinde ve üzerinde haczedilen tohumluk mısırların bulunduğu kamyonda gerçekleştirildiği, borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edilen şirketin adresinde gerçekleştirilmediği, mahcuz malların dava dışı 3. bir kişiye sevk halinde haczedildiği nazara alındığında, icra müdürlüğünce haczin İİK'nın 99. maddesine göre gerçekleştirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı 3. Kişinin her ne kadar daha
önce borçlu şirketin ortağı olduğu anlaşılmış ise de, ... Vergi Dairesine yazılan yazıya verilen cevaba göre borçlu şirketin 31/03/2019 tarihinde re'sen terk işlemlerinin yapıldığı, alacaklının 3. kişi lehine olan karinenin aksini ispatlayamadığı gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nın 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
Dava konusu haciz, ödeme emri tebliğ edilen ve dayanak belgedeki adreste yapılmamış, haciz sırasında borçlu hazır bulunmamıştır. Ne var ki, park halindeki bir kamyonda yapılan haciz işlemi sırasında kamyon şöförü taşıdığı ürünleri ...'daki borçlu şirketin deposundan davadışı bir kişiye götürmek üzere teslim aldığını beyan etmiş, sunduğu faturaya göre 3. kişinin borçlu ile aynı unvanı kullandığı görülmüş, yine İİK 8. maddesi uyarınca aksi sabit oluncaya kadar geçerli haciz tutanağında haczin yapıldığı kamyondaki çuvallara yapıştırılmış etiketlerin altında borçlu şirketin isminin yazılı olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında yer alan vergi kayıtlarına göre 31.3.2019 tarihi itibari ile borçlunun resen terkinine karar verildiği görülmekle borçlunun 3.kişiden farklı bir adreste faaliyetine devam etmediği sabittir ki son tarihli ticaret sicil kayıtlarına göre, 3.kişinin, borçlu şirketin % 50 hisseli ortağı olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, üçüncü kişi,borcun doğumundan sonra 01.07.2019 tarihinde borçlu şirket ile aynı alanda şahıs firması olarak faaliyete başlamış olup dosya kapsamında yer alan ... İl Tarım Orman Müdürlüğü’nün yazısına göre borçlu şirketin tohum üreticisi olarak 09/03/2016 tarihinde yetkilendirildiği ve borçlu şirketin ortaklarından ... ve 3. kişi Hakkı’nın talebi üzerine 24/07/2019 tarihinde tohum üreticisi belgesinin iptal edildiği, 3. kişinin ise aynı gün tohum üreticisi olarak yetkilendirildiği görülmüştür. Bu durumda, davacı alacaklının, davalı üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı ve muvazaalı işlemler yapıldığına ilişkin iddiasını ispatladığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ :
Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nun 373/1. maddesi uyarınca, istinaf talebinin esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 18.2.2021 tarih 2021/215 E., 2021/312 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 18.11.2020 tarih 2020/119 E. - 2020/432 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi'ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, 23/02/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
12. Hukuk Dairesi, 2021/6759 E., 2022/1022 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
tam metni aç
Talep, üçüncü kişinin açtığı İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir.
12. Hukuk Dairesi 2021/6759 E. , 2022/1022 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi
DAVALILAR : Borçlu : ...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Talep, üçüncü kişinin açtığı İİK'nın 97-99. maddelerinin uygulanmasına ilişkin şikayete ilişkindir. Mahkemece, haciz sırasında borçlunun haciz mahallinde bulunmaması, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adresin haciz mahallinden farklı bir adres olması, mahcuz malların borçlunun yedinde haczedilmemesi, haciz mahallinin borçlu tarafından işletildiğine dair belge bulunmaması, mülkiyet karinesinin istihkak iddia eden üçüncü kişi yararına olduğu gerekçesi ile şikayetin kabulüne, 3.1.2020 tarihli haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı alacaklının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Ne var ki, icra mahkemesince yapılacak değerlendirmede, haczin İİK’nın 99. maddesine göre yapılmış olduğu sonucuna ulaşılması halinde, İİK’nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken haczin İİK'nın 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamış ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 4.11.2020 tarih ve 2020/1073 E.- 2020/1904 K. sayılı kararının, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ... .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2020 tarih ve 2020/34 Esas - 2020/89 Karar sayılı kararının hüküm bölümünün 3. fıkrasının ".... .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/3500 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 03/01/2020 tarihli haczin İİK 99. maddesine göre yapılmış sayılmasına, "şeklindeki kısmının çıkartılarak" yerine ".. ... .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/3500 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan 03/01/2020 tarihli hacizle ilgili olarak İİK’nın 99. maddesine göre işlem yapılması için dosyanın icra müdürlüğüne gönderilmesine ..’’ ibaresinin yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İcra ve İflas Hukuku
İstihkak davasının "Alacaklı Lehine" (yani 3. kişi aleyhine) sonuçlanması durumunda, mal 3. kişinin elindeyken haczedilmişse, tazminat hükmü nasıldır?
A) 3. kişi %20 tazminat öder.
B) 3. kişi %15 tazminat öder.
C) 3. kişi %40 tazminat öder.
D) Tazminata hükmedilmez.
E) Alacaklı tazminat öder.
Bu maddeyle ilgili 6 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.