3894 sayılı Denizde Zapt ve Müsadere Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
- Numarası
- 3894
- Türü
- Kanun · Temel kanun
- Resmî Gazete
- 18.07.1940 · Sayı 4564
- Madde sayısı
- 155 yürürlükte
- Yürürlük durumu
- Yürürlükte
- Kaynak
- mevzuat.gov.tr · kaynakta kayıt 11.01.2024
Bölüm 1/2tüm bölümler
BİRİNCİ BAP
Madde 1Denizde zabt ve musadere hakkının istimali salahiyeti
Denizde zabt ve müsadere hakkı, deniz nakil vasıtalarını durdurmak ve aramak ve nakil vasıtaları ile onların içinde bulunan mallar hakkında aşağıdaki hükümlere göre muamele etmek salahiyetini ihtiva eder.
Harb gemilerile ticari maksatlara tahsis veya bu uğurda istimal edilmeyen ve munhasıran amme idaresine tahsis veya bu uğurda istimal edilen deniz nakil vasıtaları denizde zabt ve müsadere hakkına tabi değildir.
Madde 2
Denizde zabt ve musadere hakkını istimale aşağıdaki makamlar salahiyetlidir.
1 – Harb gemileri komutanları ile ordu birlikleri komutanları.
2 – Türkiye Cumhuriyeti hakimiyeti altında olan yerlerde hususi surette bu vazife ile tavzif edilen makamlar.
Madde 3
Madde 4
Zabt ve müsadere hakkı:
1 – Açık denizlerde,
2 – Türkiye Cumhuriyetinin, müttefiklerinin ve düşmanlarının hakimiyeti altında olan sularda,
3 – Türkiye Cumhuriyetinin, müttefiklerinin ve düşmanlarının seyrüsefere yarayan iç sularında ve tesisatında,
İstimal edilir.
Madde 5
Denizde zabt ve müsadere hakkı bitaraf sularda tatbik edilmez.
Madde 6Nakil vasıtalarının ve malın düşmanlık ve bitaraflık sıfatı
Bir deniz nakil vasıtasının düşmanlık veya bitaraflık sıfatı, taşımağa salahiyetli olduğu bayrakla taayyün eder. Bir bayrak taşımağa salahiyetli olmayan nakil vasıtaları hakkında sahibinin tabiiyeti esas tutulur.
Nakil vasıtasının sıfatı itiraz edilmeyecek bir şekilde tesbit olunmadığı müddetçe düşman gemisi telakki olunur.
Madde 7
Düşman deniz nakil vasıtasının bitaraf bir bayrağa geçişi, düş manlık sıfatının istilzam ettiği neticelerden kurtulmağa matuf olduğu takdirde tanınmaz.
Aşağıdaki hallerde bitaraf bayrağa geçiş birinci fıkrada gösterilen maksatla yapılmış sayılır:
1 – Geçiş, denizde zapt ve müsadere hakkının tatbika başlandığı andan sonra vukubulmuşsa;
2 – Geçiş, denizde zapt ve müsadere hakkının tatbikına takaddüm eden altmış gün zarfında vukubulmakla beraber:
a)Geçiş vesaiki nakil vasıtasında mevcut olmazsa, veya
b)Geçiş, bir şarta muallak olur veya tam olmazsa, veyahut
c)Nakil vasıtası üzerinde tasarruf hakkı ile, nakil vasıtasının istimalinden mütevellit kazanç geçişten evvelki ellerde kalırsa.
Madde 8Mal
Malın düşmanlık veya bitaraflık sıfatı, malikinin tabiiyetine ve eğer maliki tabiiyetsiz ise kanuni ikametgahına göre taayyün eder. Mal, bir şirkete ait ise sıfatının tayininde şirketin kanuni ikametgahı esas tutulur.
Malın sıfatı her türlü itirazdan salim bir şekilde sabit olmadıkça düşman malı sayılır.
Madde 9
Düşman malı yolculuk esnasında malikini değiştirdiği takdirde, bu değişme, zapt ve müsadere hakkının tatbika başlandığı andan sonra vukubulmuşsa, varma mahalline vasıl oluncaya kadar düşmanlık sıfatını muhafaza eder.
Madde 10düşman nakil vasıtaları ve bunların yükü
Düşman nakil vasıtaları zapt ve müsadereye tabidirler.
Madde 11
Düşman nakil vasıtalarındaki düşman malı zapt ve müsadereye tabidir.
Madde 12
Düşman nakil vasıtasındaki bitaraf mal serbesttir. Şu kadar ki, bu mallar aşağıdaki hallerde zapt ve müsadeye tabi olur:
1 – Harb kaçağı olur veya harb kaçağı olmasa bile, harb kaçağı diğer eşyanın sahibine ait bulunursa;
2 – Nakil vasıtası ablukayı yarmak fiilini irtikap ederse;
3 – Düşman refakatinde giden, kuvvet istimaliyle mukavemet eden yahut hasmane himaye ve yardımda bulunan bir nakil vasıtasının kaptan veya malikine ait ise.
Madde 13
Bir düşman nakil vasıtasının gemi adamlarına veya yolcularına ait olup şahsi istimallerine mahsus bulunan eşya serbesttir.
Madde 14Bitaraf nakil vasıtaları ve bunların yükü
A) Bitaraf nakil vasıtası aşağıdaki hallerde zapta tabidir:
1 – Harb kaçağı mal naklediyorsa veya bizzat kendisi harb kaçağı ise;
2 – Düşman refakatinde seyrediyorsa;
3 – Pasif mukavemet gösterirse;
4 – Kuvvet istimaline mukavemet ederse;
5 – Hasmane himaye ve yardımda bulunursa;
6 – Vesaikı muntazam değilse;
7 – Ablukayı yarmak fiilini irtikap ederse;
8 – Rota emrini tatbik etmezse;
9 – Sahte evrak kullanarak düşmana kaçak mal taşımış ve düşmana bu yardımdan sonra dönüş yolculuğunda yakalanmış ise.
B) Nakil vasıtası aşağıdaki hallerde ayrıca müsadereye de tabidir:
1 – Yükün yarısından fazlasını harb kaçağı teşkil ediyorsa yahut nakil vasıtası bizzat harb kaçağı ise;
2 – Düşman refakatinde seyrediyorsa;
3 – Kuvvet istimali ile mukavemet gösterirse;
4 – Hasmane himaye ve yardımda bulunursa;
5 – Ablukayı yarmak fiilini irtikap ederse;
6 – Sahte evrak kullanarak düşmana kaçak eşya taşımış ve düşmana bu yardımdan sonra dönüş yolculuğunda yakalanmış ise.
Madde 15
Bitaraf nakil vasıtasındaki düşman malı serbesttir.
Şu kadar ki, bu mallar aşağıdaki hallerde zabt ve müsadereye tabi olur:
1 – Harb kaçağı ise yahut harb kaçağı olmasa bile harb kaçağı diğer eşyanın sahibine ait ise;
2 – Nakil vasıtası düşman refakatinde seyrediyorsa;
3 – Nakil vasıtası kuvvet istimali ile mukavemette bulunursa;
4 – Nakil vasıtası hasmane himaye ve yardımda bulunursa;
5 – Nakil vasıtası ablukayı yarmak fiilini irtikap ederse.
Madde 16
Bitaraf nakil vasıtalarındaki bitaraf mal serbesttir. Şu kadar ki, bu mallar aşağıdaki hallerde zabt ve müsadereye tabi olur:
1 – Harb kaçağı ise veya harb kaçağı olmasa bile harb kaçağı diğer eşya sahibine ait ise;
2 – Nakil vasıtası ablukayı yarmak fiilini irtikap ederse;
3 – Düşman refakatinde giden, kuvvet istimaliyle mukavemet eden yahut hasmane himaye ve yardımda bulunan bir nakil vasıtasının kaptan veya malikine ait ise.
Madde 17
Bitaraf nakil vasıtasının gemi adamlarına veya yolcularına ait olup şahsi istimallerine mahsus bulunan eşya serbesttir.
Madde 18
Askeri hastane gemileriyle hususi şahıslar veya resmen tanınmış yardım cemiyetlerince teçhiz edilmiş olan hastane gemileri, aşağıdaki şartların tahakkuku halinde, zapt ve müsadereye tabi değildirler:
1 – Bu gemilerin hastane gemisi oldukları Türkiye Cumhuriyeti Hükümetine bildirilmiş;
2 – Mer'iyette bulunan Devletlerarası mukaveleler hükümlerine göre hastane gemisi oldukları layıkı veçhile belli edilmiş ve
3 – Tahsis olundukları maksatlara uygun olarak istimal edilmekte bulunmuş iseler.
Madde 19
A) Aşağıdaki nakil vasıtaları da zabt ve müsadereye tabi değildirler:
1 – Münhasıran sahil balıkçılığına veya mahalli ve küçük seyrüsefere hizmet eden nakil vasıtalariyle bunların teçhizatı ve yükü;
2 – Münhasıran dini, ilmi veya insani vazifelerle muvazzaf olan nakil vasıtaları;
3 – Münhasıran mükaleme memurlarının nakline veya harb esirlerinin mübadelesine hizmet eden nakil vasıtaları;
4 – Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin veya müttefiklerinin bir vesikası ile mücehhez bulunan nakil vasıtası.
B) Bu nakil vasıtaları her hangi bir surette hasmane hareketlerde bulunur veya buna iştirak eder yahut ciheti tahsislerine mugayir hallerde bulunurlarsa zapt ve musadereden muafiyet hakkını kaybederler. Bu nakil vasıtaları Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin veya müttefiklerinin salahiyetli makamları tarafından verilen emirlere riayet etmedikleri takdirde dahi aynı hüküm tatbik olunur.
Madde 20
Bitaraf veya düşman nakil vasıtalarında bulunan posta mektup irsalatı tecavüzden masundur. Nakil vasıtası zaptedildiği takdirde bunlar zapteden tarafından mahalline gönderilir.
Şu kadar ki birinci fıkra ahkamı:
1 – Posta paketleriyle harb kaçağı eşyayı ihtiva eden mektuplar;
2 – Ablukanın yarılması halinde abluka edilmiş bir limana giden veya böyle bir limandan gelen mektuplar hakkında tatbik edilmez.
Madde 21Harb kaçağı
Doğrudan doğruya kara, hava ve deniz teslihatına yarayan ve düşman ülkesinde veya düşman tarafından işgal olunan araziye veyahut düşman harb kuvvetlerine muhtas olan bilcümle eşya ve maddeler harb kaçağı (Mutlak harb kaçağı) addolunurlar.
Eşyanın muvasalat edeceği mahalle doğrudan doğruya sevkedilmesiyle aktarmaya veya kara üzerinde diğer bir nakliyata lüzum olması arasında fark yoktur.
Mutlak harb kaçağı eşya ve maddeler Cumhurbaşkanı karariyle tayin ve ilan olunur.1
- 1.(3. fıkra)2/7/2018 tarihli ve 698 sayılı KHK’nin 16 ncı maddesiyle, bu fıkrada yer alan “İcra Vekilleri Heyeti” ibaresi “Cumhurbaşkanı” şeklinde değiştirilmiştir.
Madde 22
Mutlak surette harb kaçağı eşyanın düşmana muhtas olduğu aşağıdaki hallerde sabit addedilir:
1 – Mal ve eşya, vesaikına nazaran, bir düşman limanında boşaltılmak veya düşman harb kuvvetlerine teslim edilmek icap ediyorsa;
2 – Nakil vasıtası yalnız düşman limanlarına uğrayacaksa;
3 – Vesaikına nazaran mal ve eşyanın ait olduğu bitaraf limana vusulünden evvel nakil vasıtasının düşman limanına uğraması veya düşman harb kuvvetleriyle temas etmesi icap ediyorsa.
Madde 23
A) 1 – Harb gayeleri için olduğu kadar, müslihane gayeler için de kullanılabilen ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından ilan edilen listeye dahil bulunan ve
2 – Düşman harb kuvvetlerinin veya düşman idare makamlarının istimaline mahsus olan bilcümle eşya ve mevat harb kaçağı (Meşrut harb kaçağı) addolunurlar.
B) A fıkrasında yazılı olan eşya ve mevat bitaraf bir limanda boşaltılmak icap ediyorsa bu takdirde düşmanın da aynı şekilde hareket eylemesi şartiyle, kaçak eşya addedilmez.
C) Düşman ülkesinde hiç bir deniz hududu bulunmuyorsa (B) fıkrası tatbik edilmez.
Madda 24 – Meşrut harb kaçağı:
1 – Bir düşman makamına;
2 – Düşmanın müstahkem bir mevkiine veya düşman harb kuvvetlerinin harekat mıntakasına veya iaşe üssü hizmetini gören bir mevkie;
3 – Düşman devletin harb kuvvetlerine veya idare makamlarına bu kabil eşya ve mevat ita ve teslim ettiği sabit olan ve düşman ülkesinde bulunan bir tüccar veya acentaya;
Gönderildiği takdirde düşmana ait sayılır.
Madde 25
Aşağıdaki eşya ve mevat hiç bir suretle harb kaçağı sayılamaz:
1 – İçinde bulunduğu nakil vasıtasının istimaline veya gemi adamlariyle yolcuların zati istimaline yarayan eşya ve mevat;
2 – Münhasıran hasta ve yaralıların tedavisine yarayan eşya ve mevat;
Şu kadar ki iki numaralı benddeki eşya ve mevat düşman ülkesine veya düşman harb kuvvetlerine mahsus olduğu takdirde, mühim askeri icapların ve ihtiyaçların mevcudiyeti halinde tazminat mukabilinde alınabilir.
Madde 26
Bir nakil vasıtasının takip edeceği yol ve malın boşaltılacağı mahal hakkında nakil vasıtasında bulunan vesaika doğru nazariyle bakılır.
Birinci fıkradaki kaide şu hallerde cari değildir:
1 – Bariz bir surette yolunu değiştiren nakil vasıtası yolundan inhirafı hakkında kafi derecede muhik sebep gösteremezse;
2 – Seyahat yolu ve boşaltma mahalli hakkındaki vesikaların hakikata uymadığını kabul ettirecek sebep mevcutsa.
Madde 27Harb kaçağı naklinin neticeleri
Harb kaçağı taşıyan nakil vasıtaları zabta tabidirler.
Harb kaçağı kıymet, ağırlık, hacim veya navlun itibariyle yükün yarısından fazlasına baliğ olursa bu gibi nakil vasıtaları müsadereye tabidir.
Madde 28
Kendisi harb kaçağı olan nakil vasıtası zabt ve müsadereye tabidir.
Madde 29
Harb kaçağı mal zabt ve müsadereye tabidir.
Harb kaçağı mal sahibine ait olan ve aynı nakil vasıtasında bulunan sair mal da aynı suretle zabt ve müsadereye tabidir.
Madde 30
A) Bitaraf bir nakil vasıtasındaki bitaraf harb kaçağı:
1 – Nakil vasıtası durdurulduğu anda denizde zabt ve müsadere hakkının başlanmasına dair olan karardan veya bu nevi malın Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından ilan edilen listeye dahil olduğundan haberdar değilse;
2 – Nakil vasıtası mezkür hususattan haberdar olmakla beraber harb kaçağı malı boşaltmaya muktedir olamamışsa;
Ancak bir tazminat mukabilinde müsadere olunabilir.
B) Harb kaçağı mal sahibine ait olup böyle bir gemide bulunan mal serbesttir.
C) A fıkrasının 1 ve 2 numaralı hallerinde bitaraf nakil vasıtası, yükünün yarısından fazlası harb kaçağı olsa bile, 27 nci maddenin 2 nci fıkrası hükmü tatbik olunmaz.
Madde 31Refakat
Düşman harb gemilerinin refakatinde bulunan nakil vasıtaları harbin her türlü tehlikelerine maruzdurlar.
Bunlar zabt ve müsadereye tabidirler.
Madde 32
Düşman harb gemileri refakatinde yolculuk etmesi sebebiyle zabt ve müsadereye tabi olan bir nakil vasıtasındaki düşman malı zabt ve müsadereye tabidir.
Nakil vasıtasının kaptan veya sahibine ait mal da aynı suretle zabt ve müsadereye tabidir.
Madde 33
Kendi harb gemileri refakatinde bulunan bitaraf nakil vasıtaları durdurma ve araştırmağa tabi değildirler.
Bununla beraber, kafilenin komutanından kafilesine dahil nakil vasıtalarının evsafı ve bunların yükü hakkında malümat ve teminat istenebilir.
Madde 34Mukavemet
Bir nakil vasıtası stop ettirildikten sonra kaptan veya gemi adamlarının tarzı hareketleri yüzünden durdurulması veya araştırılması yapılamazsa, pasif mukavemette bulunmuş, sayılarak nakil vasıtası zabta tabi olur.
Madde 35
Denizde zabt ve musadere hakkının istimaline karşı kuvvete müracaatla gösterilen mukavemet kuvvet istimalile bertaraf edilebilir.
Mukavemetin bertaraf edilmesinden sonra nakil vasıtası zabt ve müsadereye tabi olur.
Madde 36
Kuvvete müracaatla mukavemet göstermesi sebebiyle zabt ve müsadereye tabi olan bir nakil vasıtasındaki düşman malı zabt ve müsadereye tabidir.
Nakil vasıtasının kaptan veya sahibine ait mal da aynı suretle zabt ve müsadereye tabidir.
Madde 37Hasmane himaye ve yardım
Hasmane himaye ve yardım aşağıdaki hallerde mevcuttur. Nakil vasıtası:
1 – Harb hareketlerine iştirak ederse;
2 – Düşmanın denizde bulunan harb kuvvetlerinin harekatını sair surette doğrudan doğruya himaye veya buna yardım ederse;
3 – Düşman hükümeti tarafından kiralanmış olur veya onun emri veya kontrolü altında bulunursa;
4 – Düşman menfaatine haber götürmeğe veya düşman harb kuvvetleri mensuplarını nakle devamlı surette tahsis edilmiş ise;
5 – Yolculuğu, sureti mahsusada, düşman menfaatine bir haber götürme veya düşman harb kuvvetleri mensuplarını yahut düşman kuvvetleri hizmetine girmek isteyen şahısları nakil için yapmakta ise;
6 – Malikinin, kiracısının veya kaptanının malümatiyle bir düşman kıtasını havi olur yahut yolculuk esnasında düşman harekatını doğrudan doğruya himaye ve buna yardım eden eşhası taşırsa;
Madde 38
Hasmane himaye ve yardım şu hallerde dahi mevcuttur:
1 – Telsizle mücehhez bir nakil vasıtası harb kuvvetleri veya askeri harekat hakkında düşmana faydalı olacak haberler gönderirse;
2 – Emri altında harekatta, bulunan birliğe yaklaşmaması için bir askeri komutandan emir alan telsizle mücehhez bir nakil vasıtası bu emre muhalif hareket ederse;
3 – Emri altında harekatta bulunan birliğin doğrudan doğruya civar ve yakılarında telziz tesisatını istimal etmemesi için bir askeri komutandan emir alan telsizle mücehhez bir nakil vasıtası bu emre muhalif hareket ederse.
Madde 39
Hasmane himaye ve yardımda bulunan nakil vasıtaları zabt ve müsadereye tabidir. Böyle bir halde beynelminel harb hukukuna nazaran caiz olduğu nispette, bunlara karşı silah kuvvetiyle de harekete geçilebilir.
38 inci maddenin birinci numarasındaki halde bir nakil vasıtası hasmane himaye ve yardımdan dolayı haber irsali anından itibaren harb sonuna kadar zabt ve müsadere olunabilir.
Madde 40
Durdurulduğu anda denizde zabt ve müsadere hakkının tatbikına başlanması kararından haberdar olmadığı yahut haberdar olmakla beraber taşıdığı şahısları henüz çıkaramadığı takdirde bitaraf bir nakil vasıtası 37 nci maddenin 5 ve 6 ncı numaralarındaki hallerde zabt ve müsadereye tabi olmaz.
Madde 41
Hasmane himaye ve yardım dolayısiyle zabt ve müsadereye tabi bir nakil vasıtasındaki düşmana ait mal zabt ve müsadereye tabi olur.
Bu nakil vasıtasında kaptan veya malikine ait olan mal da aynı suretle zabt ve müsadereye tabidir.
Madde 42Sahte ve noksan evrak
Evrakı muntazam olmayan nakil vasıtaları zapta tabidir.
Aşağıdaki hallerde bir nakil vasıtasının evrakı muntazam değildir:
1 – Nakil vasıtasında birden fazla veya musanna veya muharref evrak bulunursa;
2 – Esaslı vesaik noksan olur, imha edilmiş veya ortadan kaldırılmış bulunursa.
Madde 43Abluka
Abluka, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti veya onun namına hareket eden askeri komutanlar tarafından ilan edilir.
Abluka ilan olunurken şunlar tesbit olunur:
1 – Ablukanın başlama zamanı;
2 – Abluka edilen sahillerin coğrafi hududu;
3 – Bitaraf gemilerin çıkıp gitmeleri için bırakılan müddet.
Madde 44
Ablukanın ilanı ile bunun tevsi ve tahdidi aşağıdaki makamlara bildirilir.
1 – Hükümet tarafından bitaraf devletlere;
2 – Ablukayı yapan harb kuvvetleri komutanı tarafından abluka edilen sahildeki liman makamlarına veya salahiyetli sair mahalli makamlara.
Madde 45
Abluka düşman sahillerine inhisar eder.
Ablukayı yapan harb kuvvetleri bitaraf sahillere girişe mani olamazlar.
Madde 46
Ablukanın hukukan hüküm ifade etmesi için, fiilen müessir olması lazımdır.
Düşman sahillerile olan muvasalaya fiilen mani olmağa kafi miktarda harb kuvvetleri tarafından idame ettirildiği takdirde abluka fiilen müessirdir.
Madde 47
Abluka eden harb kuvvetleri fena hava yüzünden muvakkaten uzaklaştıkları takdirde abluka refedilmiş sayılmaz.
Madde 48
Abluka bilcümle devletlerin nakil vasıtalarına karşı bitarafane yapılmak icap eder.
Madde 49
Abluka olduğunu bildiği halde abluka edilen sahile varmağa veya o sahili terke teşebbüs eden bir nakil vasıtası ablukayı ihlalden dolayı zabt ve müsadereye tabi olur.
Madde 50
Bir bitaraf devletin limanını bu devlete ablukanın tebliğinden sonra terkeden nakil vasıtası ablukadan haberdar sayılır.
Madde 51
Ablukayı ihlal eden nakil vasıtasında bulunan mal zabt ve musadereye tabidir.
Kiracı yükleme anında, ablukanın ihlali kasd ve niyetinden haberdar olmadığını ve haberdar olmasına imkan da bulunmadığını ispat ederse, ablukayı ihlalden dolayı mal müsadere olunmayabilir.
Madde 52İstirdat
Düşman tarafından zabt ve fakat henüz müsadere veya harb uğrunda istimal edilmeden geri alınan bir nakil vasıtası istirdat edilmiş sayılır.
Böyle bir nakil vasıtası, zabtı için bir sebep mevcut olmadığı takdirde serbest bırakılır.
Madde 53Denizde zabt ve müsadere hakkının istimalinde riayet edilecek usul
Denizlerde müsadere hakkının tatbikında yapılan aramalarda ve ittihaz olunan bütün tedbirlerde mümkün olduğu kadar nezakete riayet edilir.
Madde 54Durdurma ve arama
Durdurma ve arama, nakil vasıtası hakkında bilinmesi lazım gelen hususları tesbit için yapılır.
Neticede nakil vasıtası ya serbest bırakılır veya zabtolunur.
Madde 55
Durdurma, nakil vasıtasının stop etmesi için vakı davetten gemi evrakının muayenesinin hitamına kadar olan muameleleri ihtiva eder.
Madde 56
Durdurmada aşağıdaki usul caridir:
1 – Durdurulacak nakil vasıtası bir işaret veya ihtar ateşile durmağa davet edilir. En geç bu davete kadar harb gemisi bayrağını çekmiş olmalıdır.
Nakil vasıtası durmazsa bu halde nakil vasıtasının gidiş yolu istikametine veya aşırma suretile bir mermi atılır. Nakil vasıtası yine durmaz veya mukavemet ederse kuvvetle durmağa icbar edilir.
2 – Nakil vasıtası durunca bir müfreze gönderilir. Müfrezenin komutanı geminin vesaikini muayene eder.
Hususi haller dolayısile bir müfrezenin gönderilmesi imkansızsa bu halde istisnai olarak, gemi vesaikinin harp gemisine getirilerek orada muayenesi istenebilir.
Madde 57
Yalnız nakil vasıtasının vesaikinin tetkikle, vaziyet kafi derecede tenevvür etmezse nakil vasıtasında arama yapılır.
Arama kaptan, gemi adamları ve yolcuların sorguya çekilmesiyle vesikaların ve münderecatının tam ve hakikate uygun olup olmadıklarının tetkik ve tesbiti maksadile nakil vasıtası ve yükün muayenesinden ibarettir.
Madde 58
Bitaraf posta gemilerinde arama ancak zaruret halinde mümkün olan nezaket ve süratle yapılır.
Madde 59Rota emri
Rota emri, durdurma veya arama yapılabilmesi için muayyen bir mahalde gitmesi hususunda bir nakil vasıtasına verilen emirdir.
Madde 60
Durdurma maksadile olan rota emri aşağıdaki hallerde caizdir:
1 – Şüpheyi mucip esaslı sebepler mevcut olur ve
2 – Denizin vaziyetinden, düşmanın müdahale etmesi tehlikesinden veya durduran yahut durdurulan nakil vasıtasının hal ve vaziyetinden dolayı durdurma derhal yapılamazsa.
Madde 61
Arama maksadile olan rota emri aşağıdaki hallerde caizdir:
1 – Durdurmadan sonra şüpheyi mucip esaslı sebepler mevcut olursa ve
2 – Nakil vasıtasının bulunduğu yerde arama yapılması mümkün olmaz veya maslahata uygun bulunmazsa.
Madde 62
Rota emrine itaat etmiyen nakil vasıtası kuvvet istimali ile buna icbar olunabilir.
Bu nakil vasıtası zabta tabidir.
Madde 63Nakil vasıtasının zabtı
Zabt, nakil vasıtası üzerindeki emir ve kumanda salahiyetini ele almak suretile olur.
Madde 64
Nakil vasıtası bir müsadere müfrezesi ile işgal edilir.
Müsadere müfrezesinin amiri bu gemiye Türk Bayrağını çekmeye salahiyetlidir.
Madde 65
Nakil vasıtalarının bir müsadere müfrezesile işgali kabil olmadığı takdirde nakil vasıtası bayrağını indirmeğe ve sürat ve rotasını harb gemisinin emirlerine göre tanzim etmiye davet olunur.
Madde 66
Nakil vasıtasında bulunan vesaik hıfzedilir ve bunun listesi yapılır.
Nakil vasıtasının teçhizat ve yükü emniyet altına alınır.
Mümkün olursa nakil vasıtası kaptanına zabt hakkında bir vesika verilir.
Madde 67Malın zabtı
Malın zabtı, nakil vasıtasının zabtı suretile olur.
Bununla beraber aşağıdaki hallerde mal müstakilen zabtolunabilir.
1 – Kaptan malı teslime hazır olursa;
2 – Nakil vasıtasının sevki mümkün olmaz ve tahribi de caiz bulunmazsa;
3 – Nakil vasıtası tahrib edilecek olursa.
Madde 68Sevk
Zabtolunan nakil vasıtası veya mal mümkün olan süratle Türkiye veya müttefiklerinin bir limanına sevk ve oradaki devlet ajanının emrine teslim edilir.
Bitaraf bir devlet limanına sevk ancak deniz müsadere mahkemesinin kararına intizaren zaptolunan nakil vasıtası veya malın orada muhafaza edilmesine bitaraf devlet müsaade ettiği takdirde yapılır.
Madde 69Sevkten evvel nakil vasıtalarının, malların ve malzemenin kullanılması
Zabtolunan düşman nakil vasıtaları icap ettiği takdirde sevklerinden evvel ordunun hizmetinde kullanılabilirler.
Aynı hüküm, bir düşman gemisi rafakatinde yolculuk, kuvvet istimali ile mukavemet veya harb hareketlerine iştirak ettiğinden dolayı müsadereye tabi bulunan ve zabtolunan bitaraf bir nakil vasıtası hakkında da caridir.
Sair sebepler dolayısiyle müsadereye tabi olup zaptolunan bitaraf nakil vasıtaları da sevklerinden önce insani vazifelerin ifası için ordu hizmetinde kullanılabilirler.
Madde 70
Zabtolunan düşman veya bitaraf nakil vasıtalarındaki müsadereye tabi mallar ve malzeme lüzumu halinde sevklerinden önce ordunun ve hassatan zabteden nakil vasıtasının ihtiyacı için kullanılabilir.
Madde 71Nakil vasıtalarının ve malların tahribi
Sevkleri maslahata uygun veya emin görünmediği takdirde zabtolunan düşman nakil vasıtalarının tahribi caizdir.
Madde 72
Zabtolunan bitaraf nakil vasıtalarının aşağıdaki hallerde tahribi caizdir:
1 – Düşman refakatinde yolculuk, kuvvet istimali ile mukavemet veya hasmane himaye ve yardımda bulunduklarından dolayı zabtedilmiş ve
2 – Sevkleri maslahata uygun veya emin görülmemişse.
Birinci fıkranın bir numarasında yazılı olanlardan gayri sebeblerle zabtedilmiş olan bitaraf nakil vasıtalarının da aşağıdaki hallerde istisnaen tahribi caizdir:
1 – Müsadere olunacakları kuvvetle muntazar ve
2 – Sevkleri zabteden nakil vasıtasını tehlikeye maruz veya bunun girişmiş olduğu teşebbüsleri akim bırakabilecek ise.
Madde 73
71 ve 72 nci maddelere göre nakil vasıtalarının tahribi yolcuların, gemi adamlarının ve nakil vasıtasına ait evrakın emin bir yere getirilmiş olması şartiyle caizdir.
Gemi filikaları emin bir yer sayılmazlar. Meğer ki yolcuların ve gemi adamlarının selameti mevcut deniz ve hava vaziyetine nazaran karanın yakın olması veya kendilerini alabilecek mevkide diğer bir nakil vasıtasının mevcudiyeti dolayısiyle temin edilmiş bulunsun.
Madde 74
67 nci madde mucibince yalnız başına zabtolunan mal başka bir şart aranmaksızın tahrip olunabilir.
Madde 75Gemi adamlariyle yolculura yapılacak muamele
Zabtolunan düşman nakil vasıtalarının kaptan, doktor ve çarkçıları:
1 – Bitaraf bir Devlet tabiiyetinde olduklarını ispat ettikleri ve
2 – Harbin devamı müddetince hiç bir düşman nakil vasıtasında hizmet deruhte etmiyeceklerine dair yazılı şekilde söz verdikleri takdirde serbest bırakılır.
Zabtolunan düşman nakil vasıtalarının diğer gemi adamları bitaraf bir Devlet tabiiyetinde olduklarını ispat ettikleri takdirde serbest bırakılırlar.
Zabtolunan bitaraf nakil vasıtalarının kaptan, çarkçı, doktor ve diğer gemi adamları bitaraf bir Devlet tabiyetinde olduklarını ispat ettikleri takdirde serbest bırakılırlar.
Zabtolunan nakil vasıtası kuvvet istimaliyle mukavemet veya harb hareketlerine iştirak ettiği takdirde yukarki fıkralar ahkamı tatbik edilmez.
Madde 76
Zabtolunan nakil vasıtalarının yolcuları serbest bırakılırlar. Aşağıdaki şahıslar bundan müstesnadır.
1 – Düşman harb kuvvetleri mensupları;
2 – Düşman harp kuvvetlerinin hizmetine girmek maksadiyle yolculuk edenler;
3 – Düşman ajanlar.
Madde 77
Deniz müsadere mahkemesi huzurunda cerayan edecek muhakeme için lüzumlu olan şahitler 75 ve 76 ncı maddelere göre serbest bırakılmaları icap eden kimselerden olsalar bile mümkün olduğu nispette alakonulurlar.
Madde 78
Zaptolunan nakil vasıtasının yolcu, kaptan, çarkçılar ve doktor ile diğer gemi adamlarından serbest bırakılmıyacak olanlar mümkün olduğu nispette bir Türk veya müttefik bir Devlet limanına getirilirler.
Madde 79Müsadere
Zabtolunan nakil vasıtasının ve malın müsaderesi Deniz Müsadere Mahkemesinin hükmü ile olur.
Hükmün katiyet kesbetmesi ile teçhizatı da dahil olmak üzere nakil vasıtası ve zaptedilen mal Türk Devletinin malı olur.
Madde 80Tazminat
Bir nakil vasıtasının veya malın zaptı muhakeme tarikına gidilmeksizin kaldırıldığı veya deniz müsadere mahkemesince tasdik edilmediği takdirde alakadarlar tazminat talep edebilirler;
Şu kadar ki nakil vasıtasının ve malın zaptı için kafi sebepler mevcut olursa bu hüküm tatbik olunmaz.
Madde 81
72 nci maddenin birinci fıkrasının bir numarasında yazılı olanlardan gayri sebepler dolayısiyle zabtolunan bitaraf nakil vasıtaları tahrip edildiği takdirde:
1 – Tahrip edilen nakil vasıtasının malikleri nakil vasıtası müsadereye tabi olmadığı veya 72 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci numarasında yazılı hususi haller mevcut bulunmadığı takdirde nakil vasıtasının kıymetine tekabül eden bir tazminat talep edebilirler.
2 – Nakil vasıtası ile birlikte tahrip edilen malın malikleri mal müsadereye tabi olmadığı veya 72 nci maddenin ikinci fıkrasının ikinci numarasında yazılı hususi haller mevcut bulunmadığı takdirde malın kıymetine tekabül eden bir tazminat talep edebilirler.
3 – Zati istimallerine mahsus ve kendilerine ait olup nakil vasıtası ile tahrip edilmiş olan eşyaları için kaptan, çarkçı, doktor ve diğer gemi adamları ve yolcular bu eşyanın kıymetine tekabül eden bir tazminat talep edebilirler.
80 inci maddeye istinat eden talepler manfuzdur.
Madde 82
67 nci maddeye tevfikan zabtedilen mal tahrip edildiği ve müsadereye tabi maldan olmadığı takdirde sahipleri malın değerine tekabül eden bir tazminat talep edebilirler.
80 inci maddeye istinat eden talepler mahfuzdur.
Madde 83
70 inci maddede gösterildiği veçhile ordunun ihtiyacı için kullanılan mal ve levazım müsadereye tabi tutulmadığı takdirde malikleri değerine tekabül eden bir tazminat talep edebilirler.
80 inci maddeye istinat eden talepler mahfuzdur.
Madde 84
Rota emrinin verilmesi caiz olmadığı takdirde alakadarlar tazminat talebinde bulunabilirler. Meğer ki zabt için kafi sebepler mevcut olsun.
Madde 85
Alakadarlar tazminat taleplerini Deniz Müsadere Mahkemesinde dermeyan ederler.
Zabt ile neticelenmiyen bir rota emrinden veyahut sevkedilmeden evvel serbest bırakılan nakil vasıtası veya malın zaptından mütevellit tazminat hakları bunların serbest bırakıldıklarından itibaren altı ay zarfında dermeyan edilmezlerse sakıt olur.
Madde 86
Düşman bir Devlet tebaasının bu fasıl hükümlerine göre taleplerde bulunabilmesi ancak mütekabiliyet esasının temin edilmiş olmasına bağlıdır.