3894 sayılı Denizde Zapt ve Müsadere Kanunu

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Numarası
3894
Türü
Kanun · Temel kanun
Resmî Gazete
18.07.1940 · Sayı 4564
Madde sayısı
155 yürürlükte
Yürürlük durumu
Yürürlükte
Kaynak
mevzuat.gov.tr · kaynakta kayıt 11.01.2024

BİRİNCİ FASlL

Madde 87I – Deniz müsadere mahkemelerinin kaza salahiyeti ve bu salahiyetin mevzuu

Deniz müsadere mahkemelerinin kaza mevzuu, denizde zabt ve müsadere hukukuna taallük eden muamele ve tedbirlerin kanuna muvafık olup olmadığını tetkik etmektir.

Madde 88

Deniz müsadere mahkemelerinin kaza salahiyeti ve denizde zabt ve müsadere hukukunu tatbika memur makamların faaliyete geçecekleri zamanın başlangıcı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından denizde zabt ve müsadere hakkının kullanılmasına dair ittihaz olunan kararın neşri tarihinden başlar.

Madde 89

Denizde zabt ve müsadere hakkının tatbikı suretiyle zabtolunan deniz nakil vasıtaları ve malları deniz müsadere mahkemelerinde görülecek işlerin mevzuunu teşkil eder.

Madde 90II – Deniz müsadere mahkemelerinin teşkilatı — 1. Mahkemeler

Davaları birinci derecede rüyet etmek üzere deniz müsadere mahkemeleri ve ikinci derecede rüyet etmek üzere bir Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi teşkil olunur.

Madde 91

Deniz müsadere mahkemelerinin toplanacağı yerleri Başkomutan tayin eder.

Madde 92

Deniz müsadere mahkemeleri ikisi adliye hakimlerinden birisi askeri adli hakimlerden olmak üzere üç mesleki hakimden ve iki deniz subayından terekküp eder. Reislik vazifesi en kıdemli adliye hakimi tarafından görülür.

Madde 93

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi, ikisi Temyiz Mahkemesi Azasından ve birisi Askeri Temyiz Mahkemesi askeri adli hakimlerinden olmak üzere üç mesleki hakimden ve iki deniz üst subayından terekküp eder. Reislik vazifesi adliye hakimlerinden kıdemlisine aittir.

Madde 94

Deniz müsadere mahkemelerine, icabı kadar, yedek hakim de tayin olunur.

Reise vekalet edecek yedek hakimi Adliye Vekili, diğer hakimlere vekalet edecek yedek hakimleri mahkemenin reisi tayin eder.

Madde 95

Deniz müsadere mahkemelerinin reisleri ve adli hakimleri ve yedekleri Adliye Vekili, askeri adli hakim ile subay hakimler ve yedekleri Milli Müdafaa Vekili tarafından intihap ve milli iradeye arzolunur.

Madde 96

Deniz müsadere mahkemelerinin adli ve askeri ve subay hakimleri vazifeleri devam ettiği müddetçe hakimlerin haiz olduğu bütün hak ve salahiyetlere sahiptirler. Bunlar hakimlik vazifelerinden ancak Hakimler Kanunu hükümlerine göre çıkarılabilirler.

Madde 972. Deniz müsadere mahkemelerinde Devlet ajanı

Her deniz müsadere mahkemesine, Devlet ajanı olarak, bir deniz subayı tayin olunur. Ajana muavin de verilebilir.

Devlet ajanı ve muavinleri Milli Müdafaa Vekilinin inhası üzerine kararname ile tayin olunur.

Yüksek deniz müsadere mahkemesi nezdindeki Devlet ajanı Başkomutanın ve deniz müsadere mahkemelerindeki Devlet ajanları da başajanın emri altında bulunurlar.

Madde 983. Yardım

Bütün mahkemeler ve Devlet makamları salahiyetleri dahilinde deniz müsadere mahkemelerinin ve ajanlarının adli taleplerini yerine getirmekle mükelleftirler.

Madde 99I. Deniz Müsadere Mahkemeleri

A) Deniz müsadere mahkemeleri aşağıdaki hususlara hüküm verir:

1 – Denizde zapt ve müsadere hakkının tatbikında tevessül olunan tedbirlerin kanuna muvafık olup olmadığına;

2 – Zabtolunan nakil vasıtası veya malın müsaderesine veya serbest bırakılmasına;

3 – Zabt ve imha muamelelerinin haksız olarak yapılmış veya haksız surette rota emri verilmiş olmasından dolayı zarar ve ziyan tediyesine;

4 – 30 uncu maddenin (A) fıkrası mucibince tazminat tediyesine;

5 – Zabtolunan nakil vasıtası veya malın kullanılması veya iadesi hakkında birinci derece muhakemenin devamı sırasında ve hitamından önce vakı olan iddialara.

B) Yüksek deniz müsadere mahkemesi aşağıdaki hususlara hüküm verir.

1 – Deniz müsadere mahkemeleri hükümlerine karşı vakı olan istinaf davaları üzerine;

2 – Deniz müsadere mahkemeleri kararları aleyhindeki itirazlar üzerine;

3 – Zabtolunan nakil vasıtasının veya malın kullanılması veya iadesi hakkında ikinci derece muhakemenin devamı sırasında ve hitamından önce vakı olan iddialara.

Madde 100

Deniz müsadere mahkemelerinin kaza salahiyeti tamamiyle istisnai bir selahiyettir. Diğer mahkemeler ve Devlet idare makamları deniz müsadere mahkemelerinin katiyet halini almış olan hükümleri ile bağlıdır.

Madde 101II. Devlet ajanı

Deniz müsadere mahkemelerindeki Devlet ajanlarının vazifeleri şunlardır:

1 – Hazırlık tahkikatı yapmak;

2 – Zabtolunan nakil vasıtasını ve yükü ve tevkif edilen eşhası muhafaza etmek;

3 – Mahkemede davayı açmak;

4 – Mahkemede Devleti temsil etmek;

5 – Hükümleri icra ettirmek.

Devlet ajanı muhakeme neticeleninceye kadar zabtolunan nakil vasıtasını ve yükünü serbest bırakabilir veya alakalılar ile sulh yapabilir.

Madde 102

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi nezdindeki ajan bu Mahkeme huzurunda Devleti temsil eder.

Bu ajan muhakemenin hitamından önce zabtolunan nakil vasıtasını ve yükünü serbest bırakabileceği gibi alakalılar ile sulh da yapabilir.

Bu ajan Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinin hükümlerini, deniz müsadere mahkemesi ajanlarının yerine bizzat icra ettirebilir.

Madde 103

Deniz müsadere mahkemelerinin Devlet ajanları, vazifelerinin icrasında deniz ordusu hizmet makamlarını davet edebilecekleri gibi onlara talimat da verebilirler.

Madde 104I. Hazırlık tahkikatı

Deniz müsadere hukukunun tatbikında kullanılan tedbirlerden olmak üzere, bir nakil vasıtası ve hamulesi bir yere sevkedilmişse, bu nakil vasıtası ve hamulesi ve nakil vasıtasında bulunan vesikalar vesair evrak ile zabt raporu ve diğer subut vasıtaları hemen deniz ordusunun salahiyetli hizmet makamlarına tevdi olunur.

Deniz ordusu hizmet makamı, Devlet ajanının hiç bir talimatı olmasa bile:

1 – Zaptolunan nakil vasıtası ve eşyanın muhafazası ve nezaret altına alınan eşhasın iaşe ve muhafazaları için;

2 – Subut vasıtalarının muhafazası için;

İcap eden tedbirleri alır ve bu tedbirler hakkında, Devlet ajanına hemen malümat verir.

Madde 105

Devlet ajanı deniz müsadere mahkemesinin hükmüne esas teşkil edebilecek subut delillerini toplar ve lüzumu halinde ehlihibre dahi celp ve istima eder.

Devlet ajanı:

I – Evrak ve vesikaları açarken mümkün olan hallerde zabtolunan nakil vasıtasını sevkeden komutan veya kaptanı da celbederek hazır bulundurur;

II – 66 ncı maddenin birinci fıkrası mucibince tanzim edilmiş olan müfredat listesiyle nakil vasıtasının vesikalarını karşılaştırarak vaziyeti tesbit eder;

III – Nakil vasıtasının hamulesi ve techizatı hakkında bir liste tanzim ve zabtolunan nakil vasıtasını ve hamulesini tetkik ve muayene eder;

IV – Kaptanı ve nezaret altına alınan kimseleri ve icap eden şahitleri dinler.

Şahitlerle ehlihibreye yemin ettirilebilir.

Madde 106

Zabtolunan nakil vasıtası ve hamulesi, bir müttefik veya bir bitaraf limana sevkedilmişse, deniz ordusu hizmet makamlarına ait olan vazifeler, mahalli kanunlar mani olmadıkça, orada bulunan salahiyetli Türk konsolosu tarafından ifa olunur.

Madde 107

Deniz müsadere hukukunun tatbikı dolayısiyle nakil vasıtası ve hamulesi bir yere sevkedilmişse, komutan, zabt raporunu, müsadere mahkemesi ajanına tevdi edilmek üzere başkomutana takdim eder.

Zabtedilen nakil vasıtası ve mal ve eşya 69 ve 70 nci maddeler hükmü dahilinde bir yere sevkedilmeden önce kullanılmaya başlanmış ise yine aynı hüküm tatbik olunur.

Madde 108

Hazırlık tahkikatı sırasında, tarafların yapacakları müracaatlar ve dermeyan edecekleri iddialar Devlet ajanına karşı yapılır.

Madde 109

Ordunun sair birlikleri veyahut salahiyetli hizmet makamları tarafından yapılan zabt muameleleri hakkında dahi 104 - 108 inci maddelerin hükümleri tatbik olunur.

Madde 110II. Deniz müsadere mahkemesinde muhakeme usulü

Devlet ajanı, işin maddi ve hukuki vaziyetinin kafi derecede aydınlanmış olduğuna kanaat getirdikten sonra muhakemeye başlanılmak üzere dava dosyasını deniz müsadere mahkemesine gönderir.

Deniz zapt ve müsadere hakkının tatbikında zabtolunan nakil vasıtasının ve hamulesinin bir yere sevkedilmediği veya bunlar bir yere sevkolunduktan sonra serbest bırakıldığı hallerde kendisine bir zarar ve ziyan iddiası dermeyan edilmemiş veya bir uzlaşma ile iş halledilmiş veyahut iddiadan vazgeçilmiş ise; Devlet ajanı işi mahkemeye sevkten sarfınazar edebilir.

Madde 111

Deniz müsadere mahkemesinin reisi muhakemeyi idare eder.

Reis, her iş için mahkemenin mesleki hakimlerinden birisini raportör tayin eder.

Madde 112

Deniz müsadere mahkemesinin reisi, muhakemenin başlıyacağını, Türk gazetelerinden birisiyle ilan eder. Reis bu ilanda bir de mehil tayin eder. Alakalılar iddialarını bu mehil içinde mahkemeye dermeyan etmeğe mecburdurlar. Mehil bittikten sonra müracaat eden alakalı muhakemeye kabul edilmez.

İddialarını evvelce hazırlık tahkikatı sırasında Devlet ajanına dermeyan etmiş olan alakalılar hakkında dahi bu mehil caridir.

Mehil bir aydan az ve üç aydan çok olamaz. Mehil ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Malüm olan alakalıya keyfiyet ayrıca tebliğ edilir.

Madde 113

Zabt için olmayıp da bir rota emri dolayısiyle cereyan eden muhakemelerde ve keza bir yere sevkedilmeden önce serbest bırakılan nakil vasıtasının ve hamulesinin zabtı olayısiyle cereyan eden muhakemelerde 112 nci maddenin birinci fıkrasında gösterilen ilan yapılmaz.

Birinci fıkrada gösterilen haller dışında kalan ve 85 inci maddede gösterilen altı aylık mehil içinde Devlet ajanına yapılan zarar ve ziyan iddiaları için mahkeme reisi tarafından alakalıya bir mehil tayin olunur. Alakalının bu mehil içinde zarar ve ziyan iddiasını mahkemeye dermeyan etmesi iktiza eder. Bu mehil bittikten sonra alakalı muhakemeye kabul edilmez. Mehil tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.

Devlet ajanına yapılan zarar ve ziyan iddiaları 85 inci maddede gösterilen mehilin hitamından sonra dermeyan edilmişse, deniz müsadere mahkemesi, davanın reddine karar verir. Bu karara karşı itiraz caizdir.

Madde 114

Alakalılar ancak, zabtolunan nakil vasıtasının veya hamulesinin serbest bırakılmasını veyahut zarar ve ziyan verilmesini istiyebilir.

Dava, istinat isteği sebepleri ve subut vasıtalarını muhtevi olmak lazımdır.

Madde 115

Dava arzuhallerinin bir Türk avukatı tarafından tanzim ve imza edilmesi şarttır.

Muhakeme alakalıyı temsil eden bir Türk avukatı huzuriyle cereyan eder.

Yukarıda gösterilen avukat, yerine diğer bir avukatın tayin edildiği, mahkemeye ispat edilinceye kadar, temsil salahiyetini muhafaza eder.

Madde 116

Mücbir sebepler dolayısiyle davasını müddeti içinde ikame edemiyen alakalının eski hale getirme talebi kabul olunur.

Eski hale getirme talebi 112 nci maddede gösterilen mehilin hitamından itibaren bir sene içinde dermeyan olunabilir.

Eski hale getirme talebinin reddine dair olan kararlar aleyhine itiraz caizdir.

Madde 117

Düşman devlet tebaası, ancak mütekabiliyet temin edilmiş ise, dava ikame edebilir. Bu hususta mahkeme bir karar verir.

Karar aleyhine itiraz caizdir.

Madde 118

İlanda gösterilen mehilin hitamından sonra mahkeme reisi dava dosyasını iddialarını dermeyan etmek üzere Devlet ajanına tevdi eder.

Devlet ajanı, bir ay içinde dava dosyasını iddialari ile birlikte mahkemeye tevdi eder. Talep halinde bu müddet uzatılabilir.

Madde 119

Nakil vasıtası veya hamulesi bir yere sevkedilmemiş veya edildikten sonra serbest bırakılmış olan hallerde, alakalılar tarafından müddet ve şekle mütaallik hükümlere muvafık bir dava açılmamış veya açılan dava uzlaşma veya feragat suretiyle neticelenmiş ise, Devlet ajanı muhakemenin yapılmasına mahal olmadığına karar verilmesini talep edebilir.

Bu talep üzerine verilecek karara itiraz caizdir.

Madde 120

119 uncu maddeye nazaran muhakemenin yapılmasına mahal olmadığına karar verilmiyecek olursa, mahkeme reisi duruşma için bir gün tayin eder.

Devlet ajanı ve alakalıların vekili muhakeme günü için re'sen mahkemeye davet olunur.

Madde 121

Devlet ajanı dava dosyasını her zaman tetkik edebilir.

Alakalının avukatı tarafından dava dosyasının tetkikına, Devlet ajanının muvafakatiyle müsaade olunur. Devlet ajanı, ancak askeri zaruretler icap ettirdiği takdirde bu muvafakattan imtina edebilir. Mahkeme dava dosyasının alakalının avukatına gösterilmiyen kısımlarından istihraç etmiş olduğu vakıaları, hükümde alakalılar aleyhine bir delil olarak kullanamaz.

Madde 122

Muhakeme alenidir.

Mahkeme Devletin emniyeti bakımından lüzum görürse, muhakemenin gizli olarak cereyanına karar verebilir.

Madde 123

Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (150-158) inci maddeleri hükümleri deniz müsadere mahkemelerinde dahi caridir.

Madde 124

Duruşmada raportör aza vakıaları ve münazaalı olan vaziyeti izah eder.

Bundan sonra Devlet ajanı ve alakalılar dinlenir. Karşılıklı iddialar da caizdir. Yeni vakıalar ve yeni delillerin de iradına müsaade olunur.

Alakalılar duruşmada temsil edilmiyorsa, mahkeme, 114 üncü maddede gösterilen iddialar hakkında elde bulunan sübut delilleri üzerine hükmünü verir.

Madde 125

Re'sen veya alakalıların talebi üzerine muhakeme ve duruşma talik veya tehir olunabilir.

Madde 126

Mahkeme, hazırlık tahkikatında irat ve ikame olunan delillerden başka diğer sübut delillerinin de iradını lüzumlu görürse bunları tayin veya istinabe edeceği bir hakim vasıtasiyle temin eder.

Devlet ajanı ve alakalının vekili bu delillerin ikame olunacağı günden haberdar edilir.

Delillerin irat ve ikamesi hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri tatbik olunur.

Madde 127

Müzakere sonunda raportör aza birinci ve mahkemenin reisi sonuncu olarak reylerini verirler. Diğer azalardan yaşları sırasiyle genç olanlar önce rey verirler.

Madde 128

Kararlar, reylerin, mutlak ekseriyetiyle verilir.

Madde 129

Hüküm aleni celsede tefhim olunur. Tefhim, hüküm fıkrasının okunması suretiyle icra olunur.

Hükmün esbabı mucibeyi muhtevi olması iktiza eder.

Hükmün esbabı mucibesinin de tefhimi muvafık görülürse, esbabı mucibenin okunması veyahut muhtevasının esaslı kısımlarının şifahen bildirilmesi suretiyle icra olunur.

Hüküm ve kararlar buna iştirak eden hakimler tarafından imza olunur. Hükmün beyaz edilmesinde, hakimlerden biri imza edemiyecek halde ise maniinin sebebi reis tarafından ve bunun da bulunmaması halinde hükümde hazır bulunan hakimlerden en yaşlısı tarafından hükmün altına yazılır.

Madde 130

Ara kararları, duruşma yapılmadan da verilebilir.

Hükümler ve tefhim edilmeyen kararlar Devlet ajanına ve alakalıların avukatlarına re'sen tebliğ olunur.

Madde 131

Deniz müsadere mahkemelerinin hükümleri katileştikten sonra icra olunur.

Hükmün katileştiği mahkeme reisi tarafından tevsik olunduktan sonra Devlet ajaniyle alakalıların avukatlarına tebliğ olunur.

Madde 132

Müsadere mahkemelerinin hükümleri Devlet ajanı tarafından icra edilir.

Madde 133

Tebliğ işleri hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun tebligata dair olan hükümleri tatbik olunur.1

Devlet ajanına tebligat imza mukabilinde yapılır.

  1. 1.(1. fıkra)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun Tebligata İlişkin hükümleri, 11/2/1959 tarih ve 7201 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.

Madde 134III. Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinde muhakeme usulü — 1. İstinaf

Deniz müsadere mahkemelerinin hükümlerine karşı bu mahkemeler nezdindeki Devlet ajanı veya alakalılar tarafından istinaf talep edilebilir.

İstinaf, yeni vakıalara ve yeni delillere de istinaden istenebilir.

Madde 135

İstinaf, hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde ve yazılı şekilde deniz müsadere mahkemesinde yapılır.

İstinaf arzuhali verildiğini mütaakip, deniz müsadere mahkemesi reisi arzuhal ile birlikte dava dosyasını hemen Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesine gönderir.

Madde 136

İstinaf talebi esbabı mucibeye müstenit olmak icabeder.

İstinaf sebepleri, istinaf arzuhalinde dermeyan edilmemiş ise, bir istinaf layihası ile Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesine arzolunur.

İstinaf layihası, istinaf olunan hükmün tebliği tarihinden itibaren iki ay zarfında verilir. Bu müddet Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi tarafından uzatılabilir.

Madde 137

İstinaf sebeblerinde:

Hükmün hangi noktalarının değiştirilmesi icabettiği açıkça izah edilir.

İstinafın kabulü için serdolunan istinaf sebebi ve yeni vakıalar ve deliller açıkca gösterilir.

Madde 138

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinde duruşmadan önce istinaf talebinin geri alınması caizdir. Bu takdirde istinaf hakkı sakıt olur.

Madde 139

Alakalının istinaf arzuhali ve layihası bir avukat tarafından da imza edilmek icap eder.

Madde 140

İstinaf arzuhali ve layihası kanuni mehil içinde ve kanunun gösterdiği şekilde verilmemiş ise istinaf talebi reddolunur. Red kararı aleyhine itiraz caizdir.

Karar esbabı mücibeye müstenit olmak icap eder.

Madde 141

İstinaf arzuhali ve istinaf layihası Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi tarafından re'sen hasım tarafa tebliğ olunur. Alakalılara yapılacak tebligat başka bir vekil tayin edilmemişse, birinci derecede muhakemede bulunan vekil vasıtasiyle yapılır.

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinin Reisi, hasım tarafa cevap vermek üzere münasip bir mehil tayin ve duruşma gününü tesbit eder.

Madde 142

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinde cereyan eden muhakeme hakkında bu kanunun 111, 114 üncü maddeleri ve 115 inci maddenin 2 nci fıkrası ve 116 ve 117 nci maddelerin birinci fıkraları, ve 120 nci maddenin ikinci fıkrası, ve 121 - 127 nci maddelerle. 128, 129, 130, 133 üncü maddeleri hükümleri aynen caridir. Eski hale getirme talebi istinaf müddetinin hitamından itibaren bir sene içinde dermeyan edilmek lazımdır.

Madde 143

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi, deniz müsadere mahkemesinin hükmünü tamamen veya kısmen feshederse, davayı yeniden rüyet etmek üzere deniz müsadere mahkemesine iade edebilir.

Madde 144

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinin hükümleri tefhim veya tebliğ ile katileşir.

Madde 145

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinin hükümlerini deniz müsadere mahkemeleri nezdindeki Devlet ajanı icra ettirir.

Şu kadar ki, Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesi ajanı bu salahiyeti kendisi için muhafaza edebilir.

Madde 1462. İtiraz

İtiraz yoluna ancak bu kanunda yazılı hallerde müracaat olunabilir.

İtiraz, kararın tebliğ, veya tefhim tarihinden itibaren onbeş gün içinde deniz müsadere mahkemasine yazılı şekilde yapılır.

İtiraz istidasının, bir avukat tarafından imza edilmiş olması şarttır.

İtiraz üzerine duruşma yapılmadan karar verilir.

Madde 147IV. Mahkeme masrafları

Deniz müsadere mahkemelerinde görülen işler harc ve resme tabi değildir.

Zabtının doğruluğu kabul edilen bir nakil vasıtası serbest bırakılmış ise, nakil vasıtasının ve hamulesinin muhafaza masrafları nakil vasıtasına tahmil olunur.

Serbest bırakılmak veya zarar ziyan iddialarının kabulü halinde, muhafaza masrafları Devlete tahmil olunur. Şu kadar ki zabt muamelesi kafi sebeplere müstenit bulunmuş ise bu hüküm tatbik olunmaz.

Masrafların miktarı mahkeme tarafından tesbit olunur. Bu husustaki karara karşı itiraz caizdir.

Madde 148kullanılması veyahut iadesi

Deniz müsadere mahakemesinde cereyan etmekte olan muhakeme esnasında Devlet ajanı, zabtolunan nakil vasıtasının, veya malın kullanılmasına müsaade edilmesini talep edebilir.

Nakil vasıtasının veya malın kıymetine ehemmiyetli bir noksan arız olmakta veyahut bunların muhafazası mühim bir masrafa ihtiyaç göstermekte ise, istenilen müsaade verilir. Mahkeme bu husus hakkında bir karar vermeden önce malüm olan alakalıları mümkünse dinler. Nakil vasıtası veya malın vaziyeti acele bir karar verilmesini zaruri kılmış ise bu dinlemeden sarfınazar olunur.

Nakil vasıtasının veya malın müsaderesine karar verileceği kuvvetle melhuz ise yine istenilen müsaade verilebilir. Mahkeme karar vermeden önce malüm olan alakalıları mümkünse dinler. Ahval ve şerait bunların müşaderesine karar verileceğine hiç şüphe bırakmıyorsa bu dinlemeden sarfınazar olunur.

Madde 149

Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinde kullanılmak ve iade edilmek hususlarına dair olan talepler bu mahkeme nezdindeki ajan tarafından dermeyan olunur.

Madde 150

Mahkame 148, 149 uncu maddeler mucibince kullanılmasına müsaade edilen nakil vasıtası veya malların serbest bırakılmasına karar verdiği hallerde, alakalıların, bu yüzden maruz kaldıkları zarar ve ziyana mukabil bir tazminat takdir ve hükmeder.

Madde 151

Alakalılar muhakemenin her halinde nakil vasıtasının veya malın, kıymetlerine muadil, bir teminat mukabilinde, kendilerine iadesini talep edebilirler. Bu talepler ancak Devlet ajanının muvafakatiyle kabul olunabilir. Teminatın nevi ve miktarı mahkeme tarafından tesbit olunur.

Teminat nakil vasıtasının veya malın yerine kaim olur.

Bu hususlar hakkında deniz müsadere mahkemeleri ve eğer iş Yüksek Deniz Müsadere Mahkemesinde görülmekte ise bu mahkeme karar verir. Bu kararlara karşı itiraz caizdir.

Madde 152Muhakemenin iadesi

Katileşmiş bir hüküm aleyhine aşağıdaki hallerde muhakemenin iadesi talep edilebilir:

1 – Hükümde ihticac olunan bir vasikanın sahteliği sabit olursa;

2 – Yemin verilerek dinlenmiş olan bir şahit veya ehlihibrenin hükme müessir olacak surette kast veya ihmal ile hakikat hilafında şahitlikte bulunduğu veya rey verdiği sabit olursa.

Muhakemenin iadesi talebi iade talebine sebep teşkil eden suçtan dolayı katileşmiş bir hüküm bulunduğu veya delillerin yokluğundan başka sebepler yüzünden takibat ve tahkikatın icra ve devamı mümkün olmadıği takdirde kabul olunur.

Muhakemenin iadesine dair olan arzuhallerin bir avukat tarafından imzası şarttır.

Muhakemenin iadesine dair olan talepler, hükmün katileştiğinden itibaren üç sene sonra kabul olunmaz.

Madde 153

Muhakemenin iadesine dair olan talepler hakkında hükmü vermiş olan mahkeme karar verir. Bu mahkeme lağvedilmişse salahiyetli mahkemeyi Adliye Vekili tayin eder.

Talep kabul olunursa, muhakeme, serdolunan iade sebeplerine münhasır olarak rüyet olunur.

Yeniden yapılacak muhakemede ikinci babın üçüncü faslının II - IV kısımlarında yazılı hükümler caridir.

Madde 154Müteferrik hükümler

18 Kanunusani 1327 ve 11 Safer 1330 tarih ve 34 numaralı Ganaimi Bahriye Kanunu Muvakkati hükümleri ile 6/8/1331 tarihli Müsadereleri Ganaimi Bahriye Mahkemelerince tasdik edilen Sefain ve Merakibi Bahriye hakkında Kanunu Muvakkat ilga edilmiştir.

Madde 155

Bu kanun neşri tarihinden muteberdir.

Madde 156

Bu kanun hükümlerini yürütmeğe İcra Vekilleri Heyeti memurdur.