Türk Medeni Kanunu 12. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 12 - Onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.
d. Ayırt etme gücü
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
19 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2024/2935 E., 2024/5185 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi 2024/2935 E. , 2024/5185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/305 E., 2024/339 K.
KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/858 E., 2023/1048 K.
Taraflar arasındaki torunla kişisel ilişki kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ...'nun kişisel ilişki kurulması talep edilen küçük ...'nun dedesi ve babaannesi olduğunu, Küçük Serpil Pelin'in babası ve davacıların oğlu olan ... ile davalı annenin boşandıklarını ...'nun 01.07.2022 tarihinde vefat ettiğini, torunları ile kişisel ilişki sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: babanın vefatından hemen sonra maddi desteği kesmek istediklerini, ...'nun yıllardır bir çok kez davacılarla olan görüşmelerden ağlayarak eve döndüğünü kendisine ne olduğu sorulduğunda ise, davacıların her daim annesinden olumsuz bahsettiklerini bu nedenle bir daha gitmek istemediğini dile getirdiğini, çocuğunun gitmek istemiyorum diye ağlamasına rağmen davalı annenin arayı bulmaya çalıştığını, davalı annenin tek isteğinin ruhsal açıdan çocuğunun iyiliğine olan hususların gerçekleşmesi olduğunu tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia ve savunmalar, yapılan yargılama, dinlenen tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere çocuk ile babaanne ve dedesinin dava dışı ve vefat eden babanın vefatına kadar babayla olan kişisel ilişki sırasında görüştükleri çocuğa olumsuz herhangi bir tavır ve davranışta bulunduklarının belirlenemediği baba vefat ettikten sonra ise çocukla olan görüşmelerin sekteye uğradığı alınan sosyal inceleme raporunda da davacılar ile çocuk ... arasında iki haftada bir olmak üzere ve yatısız olmak üzere kişisel ilişki kurulması yönünde kanaat belirtildiği, çocuğun babası tarafından olan akrabaları ve yakınlık ilişkisi dikkate alındığında mevcut aile bağlarının kopmaması gerektiği bu haliyle davacılar ile çocuk arasında yatısız olmak üzere iki haftada bir gün olmak üzere kişisel ilişki tesisinin çocuğun yüksek yararına olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, davacılar ile küçük ...' arasındaki kişisel ilişkinin her ayın 1. ve 3 Cumartesi sabah saat 10:00'dan aynı gün akşam saat 18:00'e kadar yatısız olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kişisel ilişkisinin, her hafta sonu yatılı olmak üzere, dini bayramların ikinci günü ve ayrıca her yaz on beş gün kesintisiz yatılı ve sömestr tatilinde bir hafta kesintisiz yatılı olmak üzere torunlarıyla yatılı kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ederek, kişisel ilişkinin süresi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükmün tamamı yönünden istinaf buşvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesininyukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müşterek çocuk ile dedesi ve babaannesi arasında kişisel ilişki kurulmasının ortak çocuğun menfaatine uygun düştüğü, davacılar ile torunları arasındaki şahsi ilişki tesisinin ve süresinin yerinde olduğu ve yerel mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili; kişisel ilişkinin süresinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili; davanın kabulünün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dede- babaanne ile torun arasında kişisel ilişki kurulmasının ve bu kişisel ilişkinin süresinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
2. Hukuk Dairesi, 2024/4488 E., 2024/5829 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKonya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi 2024/4488 E. , 2024/5829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/449 E., 2024/675 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 7. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/100 E., 2023/2352 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca işin mahiyeti gereği davalı tarafın duruşma talebinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı baba vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 04.09.2018 tarihinde evlendiğini, işbu evlilikten 27.06.2019 doğum tarihli ... dünyaya geldiğini ve 13.02.2020 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıklarını,baba ile ortak çocuk arasında işbu boşanma davasında kişisel iletişim tesisi kurulduğunu, kişisel ilişkinin yetersiz olduğunu belirterek, davanın kabulü ile davacı ile ortak çocuk arasında yeniden kişisel iletişim tesisinin kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı anne vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çocukla baba arasındaki duygusal bağın devamı adına davacı ile çocuk arasındaki kişisel ilişkisinin gerektiği, nitekim çocuğun pedagojik gelişimi için bu durumun çocuğun menfaatine olduğu, bu hususta uzman görüşüne de başvurulduğu, mevcut kişisel ilişkinin baba ve çocuk bağı açısından ve çocuğun gelişimi açısından yeterli olmayacağı, kişisel ilişkinin genişletilerek yeniden düzenlenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile çocuk ile baba arasında ortak çocuğun altı yaşını dolduracağı tarih olan 27.06.2025 tarihine kadar her ayın 2. ve 4. haftası cumartesi günleri saat 10:00’dan aynı hafta pazar günü saat 17:00’ye kadar, baba ile kişisel ilişki tesisine, ortak çocuğun altı yaşını dolduracağı tarih olan 27.06.2025 tarihinden itibaren her ayın 2. ve 4. haftası cumartesi günleri saat 10:00’dan aynı hafta pazar günü saat 17:00’ye kadar, ulusal bayramlarda saat 10:00 ile 17:00 arasında, dini bayramların ikinci günü saat 10:00’dan üçüncü günü saat 17:00’ye kadar, her yılın Temmuz ve Ağustos aylarının 1. günü saat 10:00'dan 7. günü saat 17:00'e kadar, babalar gününde saat 10.00'dan saat:17.00'ye kadar baba ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşın taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sömestr ve ara tatillerde kişisel ilişki kararı kurulmamasını, yine görüntülü görüşme yoluyla kişisel ilişki tesis edilmemesini istinaf etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın kabulü yönünden istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında toplanan delillerden ortak çocuğun baba ile düzenli görüştüğü, görüşmelerin yatısız olmasının aralarındaki bağı desteklemek için yetersiz olduğu, çocuğun baba ile görüşme konusunda istekli göründüğü, kişisel ilişki süresinin uzatılmasının sosyal gelişimi için faydalı olacağı tespit edilmekle açılan davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, her zaman yeni bir dava ile talep edilebileceğinden mevcut şartlara göre hüküm kurulması gerekeceğinden çocuğun yaşına göre terditli kişisel ilişki kurulmasının isabetsiz olduğu, yine çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişki süresinin yetersiz olduğu gerekçesi ile kişisel ilişki süresinin artırılmasına yönelik davacının istinafının kısmen kabulüne, ilgili bentlerin kaldırılmasına, tarafların ortak çocuğu ile baba arasında, her ayın 2. ve 4. haftası cumartesi günleri saat 10:00’dan aynı hafta pazar günü saat 17:00’ye kadar, ulusal bayramlarda saat 10:00 ile 17:00 arasında, dini bayramların ikinci günü saat 10:00’dan üçüncü günü saat 17:00’ye kadar, her yılın Temmuz ve Ağustos aylarının 1. günü saat 10:00'dan 10. günü saat 17:00'e kadar, her yıl sömestr tatilinin 1. günü saat 09.00'dan 7. günü saat 17.00'ye kadar, babalar gününde saat 10.00'dan saat:17.00'ye kadar baba ile kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; hükmün tamamı yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/5819 E., 2024/6526 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi 2024/5819 E. , 2024/6526 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/135 E., 2024/1016 K.
KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/477 E., 2023/883 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyeti davacı anneye verilerek, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki tesisine karar verildiğini, ortak çocuğun astım tedavisi gördüğünü, davalının Bursa'ya yerleştiğini, ortak çocuğun ise halen İnegöl ilçesinde ikamet ettiğini, astım tedavisi gören ve Covid salgını olduğu dönemde ortak çocuğun hastalığından dolayı sürekli ortam değiştirmesinin sağlığı açısından tehlike oluşturduğunu, ortak çocuğun kullandığı ilaçlarını, dozunu ve tedavisini müvekkilinin bildiğini, müvekkilinin çocuğun herhangi bir şekilde yatılı olarak kalmasını sağlık gerekçelerinden dolayı istemediğini bildirerek, ortak çocuk ile davalı arasındaki kişisel ilişkinin tamamen kaldırılmasına, aksi halde kısıtlanmasına ve yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına alınan uzman raporuna göre “davalı babanın ortak çocuk ile kişisel ilişki kurmasına engel teşkil eden bir durumunun bulunmadığı, ortak çocuğa davalı baba ile neden görüşmek istemediği sorulunca kaygı düzeyinin arttığı ve huzursuzlandığı gözlemlendiği, "Babam yüzünden adliyeye gelmek zorunda kaldım.Beni düşünseydi beni buralara getirtmezdi." şeklinde davacı anne ile aynı beyanların olması ve bu beyanın davanın açılış yöntemi ile gerçekçi olmaması sebebi ile ortak çocuğun davacı anne tarafından etki altında kaldığının ve bu durumunda ortak çocuk ile davalı baba arasında ebeveyne yabancılaşma sendromuna neden olduğu değerlendirldiği, ortak çocuk ile davalı baba arasında ebeveyne yabancılaşma sendromunun yaşanıyor olduğu ve bu durumun yaşanmasında davacı annenin söylemlerinin büyük bir katkısının olduğu, ortak çocuğun davalı baba ile görüşmek istemediğini ve kişisel ilişkinin kurulmasını istemediğini beyan ettiği ancak bu durumun ortak çocuğun uzun vadede ruh sağlığını olumsuz etkileyeceğinin değerlendirildiği, ortak çocuğun davalı baba ile ilgili olumsuz olan yoğun düşüncelerinin bulunduğu, bu düşünceler sebebi ile psikolojik semptomlar gösterdiği ortak çocuğun bu semptomlarının azalması davalı ile iletişim kurması ile mümkün olacağı ve çocuklar ile ebeveynleri arasında kurulmuş olan sağlıklı ve düzenli ilişkinin çocukların olumlu duygu durum geliştirmelerine yardımcı olabileceği, davalı babanın ortak çocuk ile iletişimde olmasına engel teşkil eden bir durumunun bulunmadığı değerlendirildiğinde;ortak çocuk ile davalı baba arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmamasının ortak çocuğun yararına olacağı” belirtilmiş olup uzman raporunda davalı ve ortak çocuk arasındaki kişisel ilişkinin kaldırılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı belirtildiği davalıya tanınan kişisel ilişki hakkının kaldırılmasını gerektiren hiç bir delil ve yasal bir sebep bulunmadığı, davalı ile çocuk arasındaki aile bağlarının korunup geliştirilmesi,çocuğun menfaati gereği olduğu, çocuk ile baba arasında kurulan kişisel ilişkinin babalık duygularını tatmin etmeye elverişli ve yeterli olması gerektiği, velâyeti davacı anneye bırakılan ortak çocuk ile baba arasında uygun süreli ve yatılı kalacak şekilde kişisel ilişki kurmak gerektiği,velâyeti elinde bulundurmayan baba ile ortak çocuk arasında düzenlenen kişisel ilişkinin ortak çocuğun yaşı da gözetildiğinde yeterli olduğu,alınan uzman raporlarına göre davalı baba ile yatısız kişisel ilişki kurulması şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili davanın reddi yönünden istinaf buşvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesininn yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılar, kararın dayandığı deliller ve delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile çocuk arasında kişisel ilişkinin kaldırılmasına yada azaltılmasına gerektiren hususların var olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/3004 E., 2024/5321 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSamsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi 2024/3004 E. , 2024/5321 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3335 E., 2024/159 K.
KARAR : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Aile Mahkemesi
SAYISI : 2022/390 E., 2023/941 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların boşandıklarını, ortak çocuğun velâyeti davacıya verildiğini, baba ile kişisel ilişki kurulmasına karar verildiğini, mahkeme kararında belirtilen saatlere uymaksızın sorumsuzca davranarak çocuğun teslimini usule aykırı gerçekleştirdiğini, ortak çocuğun tesliminde görevliler olmadan davacının iş yerinin bulunduğu yol kenarına bırakıldığını, çocuğun kendi başına gitmesi istendiğini, gerekli özen ve ihtimam gösterilmediğini, bu nedenle davalı ile ortak çocuk arasında kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesini dava ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının davası haksız ve alenen kötü niyetli olduğunu, davacının ortak çocuk ile ilgilenmediğini, küçüğün baba ile görüşmesine sürekli zorluk çıkardığını, velâyet görevini tam yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlık ortak çocuğun kişisel ilişki kapsamında baba yanına gitmek istememesi üzerine baba ile kişisel ilişkinin azaltılmasına yönelik olduğu, dosyada bulunan çocuk teslim tutanaklarında ortak çocuğun baba yanına gitmek istemediği, ikna edilerek günü birlik görüşmenin sağlandığı, baba ile ile görüşmek istemediğini söyleyerek ağladığı yönünde izlenimlerin olduğu, açıklanan deliller uyarınca çocuk ile baba arasında yatılı ilişkinin tamamen kaldırılması çocuğun gelişimi, çocuk ile baba arasındaki iletişimin gelişmesini engelleyeceği, çocuğun babaya daha da yabancılaşmasına neden olacağı değerlendirilerek, kişisel ilişkiden beklenen çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlama amacını zedelemeyecek ve çocuğun menfaatine aykırı düşmeyecek suretle yatılı ilişkinin azaltılması kararı verildiği, yatılı ilişkinin azaltılması noktasında öncelikle davacı tarafın çocuk babaya gidip geldikten sonra uyum sorunu yaşadığı yönündeki anlatımları, sosyal inceleme raporundaki tepkisel tutum, ortak çocuğun sınıf öğretmenin anlatımda geçen okulda yalnız kalmak istememesi, karnının ağrıdığını açıklayan beyanları ile çocuğun hafta sonlarında kısa süreli yer değişikliği yaşaması ve devamında stres belirtileri göstermesi, baba ile görüşmek istememesi hususları dikkate alındığı gerekçesi ile, davanın kabulü ile; Tokat Aile Mahkemesinin 2021/108 Esas ve 2021/129 Karar sayılı dosyasında tarafların ortak çocukları Zeynep Eslem ile davalı baba Güray arasında kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine; buna göre karar kesinleşinceye kadar tedbiren kararın kesinleşmesi sonrası hükmen uygulanmak kaydıyla tarafların ortak çocukları Zeynep Eslem Arpacıoğlu davalı baba ... arasında; her yıl sömestr tatilinin ilk Cumartesi günü sabah saat 09.00'dan takip eden Çarşamba günü saat 09.00'a kadar yatılı olmak üzere, her yıl Temmuz ayının 14. günü sabah saat 09.00'dan Temmuz ayının 31. günü akşam saat 18.00'a kadar yatılı olmak üzere, dini bayramlarda bayramın 2. günü saat 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, küçük Zeynep Eslem'in doğum günü olan 9 Mayıs günü sonu çift rakamla biten yıllarda sabah 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, her yıl babalar günü saat 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, her ayın 2. ve 4. hafta sonu Cumartesi günü sabah saat 09.00'dan aynı gün saat 18.00'a kadar, kişisel ilişki tesisine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili hükmün tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyası içeriğine, dosyadaki yazılara göre ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin dava dosyası içinde bulunduğu, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davanın kabulünün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin süresinin uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddeleri, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2024/5140 E., 2024/5182 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
2. Hukuk Dairesi 2024/5140 E. , 2024/5182 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1041 E., 2024/614 K.
KARAR : Başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2021/189 E., 2021/841 K.
Taraflar arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı erkek, dava dilekçesinde özetle; davalı ile Denizli 4. Aile Mahkemesi'nin 2020/355 Esas ve 2020/445 Karar sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıklarını, ortak çocuğun velâyetinin anneye verildiğini, kendisi ile çocuk arasında "her ayın 1 ve 3 numaralı haftaları cumartesi günü saat 10.00'dan aynı gün saat 14.00'e kadar, dini bayramların 2. günü aynı saatler arası ve babalar günü saat 10.00'dan saat 14.00'e kadar baba yanında kalarak görüştürmelerini sağlayacak şekilde" kişisel ilişki kurulduğunu, kurulan kişisel ilişkinin yetersiz geldiğini belirterek ortak çocuk ile her hafta cumartesi günleri saat 10.00'dan pazar günü saat 18.00'e kadar kişisel ilişki kurulmasına, aksi takdirde kişisel ilişkinin mahkemece yeniden düzenlenmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı kadın, cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında ortak çocuğun yaşının büyümüş olması nazara alındığında, babalık duygularını tatmine elverişli, çocuğun da baba sevgisi ve şefkatini tatmasına yeterli yeni kişisel ilişki düzenlemesinin uygun olacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, ortak çocuk ile davacı baba arasında; her ayın 1 ve 3 numaralı haftaları cumartesi günü saat 10.00’dan aynı gün saat 16.00'ya kadar, dini bayramların 2. günü aynı saatler arası ve babalar günü saat 10.00'dan saat 16:00'ya kadar baba yanında kalarak görüştürmelerini sağlayacak şekilde kişisel ilişki düzenlenmesine karar verilmiştir
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı; kişisel ilişkinin süresi yönünden istinaf buşvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece, 08.09.2019 doğumlu çocuğun istinaf incelemesi itibariyle 4 yaşını doldurduğu bu hususlar değerlendirildiğinde davacı baba ve ortak çocuk arasında kurulan kişisel ilişki süresi istinaf incelemesi tarihi itibariyle babalık duygularının tatmini bakımından yetersiz hale geldiği, çocuk ile baba arasında babalık duygularını tatmin edecek ve bu hakkın rahatça kullanılmasına engel olmayacak ölçüde daha uygun süreli kişisel ilişki kurulması gerektiği bu sebeple davacı erkeğin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesisine. davanın kabulü ile çocuk ile davacı baba ... arasında her ayın 1. ve 3. haftaları cumartesi günü saat 10.00'dan pazar günü saat 18.00'e kadar, dini bayramların 2. günü sabah saat 10.00'dan ertesi gün saat 18.00'e kadar yatılı olacak şekilde, babalar gününde ise sabah saat 10.00'dan aynı gün saat 18.00'e kadar kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı; davanın kabulünün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, baba ile çocuk arasında kurulan kişisel ilişkinin süresinin çocuğun üstün menfaatine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 323 üncü, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi 3 üncü, 9 uncu ve 12 nci maddesi, Çocuk Haklarının Kullanılmasına dair Avrupa Sözleşmesi 3 üncü, 6 ncı ve 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
On beş yaşını doldurmuş olan lise öğrencisi Can, vefat eden babasından intikal eden yazılım şirketinin yönetimini devralmak ve ticari hayata atılmak istemektedir. Bu amaçla mahkemeye başvurarak ergin kılınmayı talep etmiştir. Can'ın mahkeme kararıyla ergin kılınması (kazai rüşt) ve sonuçları hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) Can ergin kılınsa dahi, on sekiz yaşını doldurana kadar kendisine bir vasi atanması zorunludur.
B) Ergin kılınma kararı ile birlikte Can'ın velayet altındaki kardeşleri üzerindeki velayet hakkı da kendisine geçer.
C) Can, mahkeme kararıyla ergin kılındığı anda velayet veya vesayet ilişkisi kendiliğinden sona erer.
D) Can, ergin kılınmış olsa bile, yasal evlenme yaşı olan on yedi yaşını doldurmadan evlenemez.
E) Mahkemece ergin kılınma, kişiye seçme ve seçilme hakkı gibi siyasi hakları da kazandırır.
Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.