TMK Madde 163. Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TMK m.16, ayırt etme gücüne sahip küçük ve kısıtlıların fiil ehliyetinin sınırını düzenler. Birinci fıkra, bu kişilerin kendi işlemleriyle borç altına girmek için yasal temsilcinin rızasını almasını şart koşar; ikinci cümle, karşılıksız kazanma ile kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarda bu rızanın aranmayacağını belirtir. İkinci fıkra ise bu kişilerin haksız fiillerinden sorumlu olduğunu söyler.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.

Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

60 karar arasından seçildi
  1. Ceza Genel Kurulu E.2015/1 K.2018/5 T.2018-01-16
    Ceza Genel KuruluRet
    Uzlaşma, mağdurun maddî ve manevî zararının tümünü veya bunun büyük bir kısmını ödemeyi veya zararları gidermeyi kabulü gerektiren borçlandırıcı bir işlem olup 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 16. maddesi uyarınca ayırt etme gücüne sahip küçüklerin kanuni temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına girmeleri mümkün değildir.
  2. Ceza Genel Kurulu E.2014/499 K.2017/430 T.2017-10-24
    Ceza Genel KuruluRet
    4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 16. maddesi gereğince ‘ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça kendi işlemleriyle borç altına giremezler.
  3. 16. Hukuk Dairesi · E. 2007/4763 · K. 2007/4591 · T. 20.11.2007
    Daire kararıBozma
    nüfus kaydına göre evlenme tarihi olan 27.12.2005 tarihinden önce suçun işlendiği, 24.04.2006 tarihinde 18 yaşını ikmal etmeyen sanığın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 14, 15 ve 16.maddeleri uyarınca yasal temsilcisinin rızası olmadıkça kendi tasarrufuyla borç altına giremeyeceğinin gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmemekle kararın 5271 sayılı CMK'nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Medeni Hukuk

17 yaşındaki (Ç), ayırt etme gücüne sahiptir. (Ç), annesi (A) ile babası (B)'nin menfaatine olarak, komşuları (K) ile bir hukuki işlem yapmak ve bu işlemle borç altına girmek istemektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, bu işlemin geçerli olabilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

  1. A) Sadece (A) ve (B)'nin rızası yeterlidir.
  2. B) (Ç) ayırt etme gücüne sahip olduğu için işlem doğrudan geçerlidir.
  3. C) Bir kayyımın katılması ve hâkimin onayı gereklidir.
  4. D) İşlem, (A) ve (B)'nin menfaatine olduğu için doğrudan geçerlidir.
  5. E) (Ç) ergin olana kadar bu işlemi yapamaz.

Bu maddeyle ilgili 13 soru daha var

Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.

Platforma katıl