4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 171

Türk Medeni Kanunu 171. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 171- Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir. Bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. III. Ayrılık süresinin bitimi

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2015/20551 E., 2016/14209 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
Mahkemece, davalının sorunlarını çözebilecekleri konusundaki yoğun ısrarı konusundaki beyanlarına itibar edilerek, Türk Medeni Kanununun 170 ve 171. maddeleri uyarınca tarafların bir yıl süre ile ayrılıklarına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2015/20551 E.  ,  2016/14209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından, mahkemece boşanmaya karar verilmemesi yönünden; davalı erkek tarafından ise, davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı erkeğin tüm temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı kadının temyiz itirazların incelenmesine gelince; Mahkemece, davalının sorunlarını çözebilecekleri konusundaki yoğun ısrarı konusundaki beyanlarına itibar edilerek, Türk Medeni Kanununun 170 ve 171. maddeleri uyarınca tarafların bir yıl süre ile ayrılıklarına karar verilmiştir. Ayrılığa karar verilebilmesi için, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının mevcut olması, bu hususun ciddi ve kabul edilebilir delillerle kanıtlanmış ve gerçekleşmeye yakın bir olasılıkta olması gerekir. Ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı sağlam ve ciddi delil ve olgulara dayandırılmalıdır. Barışma ihtimali mümkün olmayan hallerde ayrılığa karar verilemez. Toplanan delillerden, mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalının tutarsız bir kişilik yapısı sergilediği, anlık sinir patlamaları yaşadığı, bu nedenle davacıyı korkuttuğu, davacıyı ailesi ve arkadaşları ile görüştürmek istemediği, küfürbaz bir yapısı olduğu, davacıya hakaret ettiği, davacının çocuk isteğine "Benim çocuğum var, masraf yapamam" diye karşılık verdiği, evin tüm geçimini davacının sağladığı, zaman zaman davalının dükkan kirasını dahi ödediği, evin geçimini sağlayacak düzenli gelire sahip olmadığı anlaşılmaktadır. Şu hale göre; evlilik birliği davalının açıklanan ve gerçekleşen kusurlu tutum ve davranışları sonucunda ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmıştır. Ortak hayatın yeniden kurulma ihtimalinin bulunduğu da ispatlanamamıştır (TMK m. 166/1). Bu açıklamalar karşısında boşanmaya karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile ayrılığa karar verilmesi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz ilam harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davacıya geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 31.10.2016 (Pzt.)

Diğer kararlar (2)

2. Hukuk Dairesi, 2013/2188 E., 2013/14749 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKadıköy 1. Aile Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170-171. maddeleri gereğince tarafların 3 yıl müddetle ayrılıklarına hükmedilmiş;
2. Hukuk Dairesi         2013/2188 E.  ,  2013/14749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadıköy 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :05.12.2012 Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Açılmış olan karşılıklı boşanma davaları, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilmesi isteğine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170-171. maddeleri gereğince tarafların 3 yıl müddetle ayrılıklarına hükmedilmiş; verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Anayasa'nın 141/3. maddesi gereğince "mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. Türk Medeni Kanununun 170/3. maddesine göre dava boşanmaya ilişkinse, ancak" ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde, hakim ayrılığa karar verebilir. Bu durumda, davacı mutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma olasılığını gördüğü takdirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir. Bu durumda bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne (Y.2.H.D.nin 2.5.1983 T.3790-3886 sayılı kararı) ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine (Y.2.H.D.nin 10.3.1986 T. 2260-2507 sayılı kararı) ve nihayet ileride birleşme umudunun bulunduğuna (Y.2.H.D.nin 27.2.1988 T. 1770-2118 sayılı kararı) ilişkin hakimin takdirinin kesin ve denetimden uzak olduğunu düşünmemek gerekmektedir. Herşeyden önce Hakimin takdir hakkını çok ciddi ve son derece isabetli kullanması gerekmektedir. Eşlerin barışma ihtimali, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam ihtimale dayandırılmalı, hatta barışma ihtimali varlığı bir tarafın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özetle barışma ihtimali kuvvetli bulunmalıdır. Zayıf bir ihtimal yeterli değildir. Bu konuda bir takdire ulaşılırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 3.7.1978 tarihli 5-6 sayılı karar gerekçesi) boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, mücerret bir barışma ihtimalinin dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. Olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun bir süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller her halde yeniden bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşülmelidir. Nihayet hakim kararında barışma ihtimalinin varlığını ve kendisini böyle bir inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta göstermelidir. (Anayasa Md.141/3, HUMK.388)Ancak bu yolladır ki takdir hakkı Anayasa ve kanun çerçevesinde kullanılmış olur (Y.2.H.D.nin 26.11.1974 T. 7661-7349 sayılı kararı). Somut olaya gelince; Tarafların alkol sorunlarının olduğu, birbirlerine hakaret ettikleri belirlenmiş 3 yıldır ayrı yaşadıkları barışma olasılığını gösteren bir olayın varlığı ortaya konulmamıştır. Bu durumda, evlilik birliği tarafların eşit kusurlu davranışları sonucu, temelinden sarsılmış ve Türk Medeni Kanununu 166/1. maddesi şartları oluşmuştur. Taraflar boşanmaya karar verilmesini istemişlerdir. O halde davacı-karşı davalı kocanın davasının kabulü ile boşanmaya karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrılık kararı verilmesi doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.05.2013(Çrş.)
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- NOKSAN TESBİT EDİLEN DEĞER ÜZERİNDEN HARCIN ÖDENMESİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 171 ]
Hukuk Genel Kurulu 2007/2-143 E., 2007/146 K. Hukuk Genel Kurulu 2007/2-143 E., 2007/146 K. - DEĞER ARTIŞ PAYI - HARCI ÖDENMEYEN İŞLEMLER - NOKSAN TESBİT EDİLEN DEĞER ÜZERİNDEN HARCIN ÖDENMESİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 171 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 227 ] - 492 S. HARÇLAR KANUNU [ Madde 30 ] - 492 S. HARÇLAR KANUNU [ Madde 32 ] "İçtihat Metni" arasındaki "boşanma" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziosmanpaşa 1.Aile Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına maddi,manevi tazminat ve yoksulluk talebinin kısmen kabulüne dair verilen 10.03.2005 gün ve 2004/296 E. 2005/115 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 22.11.2005 gün ve 2005/9876 E. 2005/16120 K. sayılı ilamı ile; (...1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davacı kadının tüm, davalı kocanın aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacının maddi tazminat istemi Türk Medeni Kanunun 174/1.maddesine dayanmamakta olup, katkı nedeniyle değer artış payına ilişkindir. Bu talep boşanmanın ferisi olmayıp nisbi harca tabiidir. Bu konuda Harçlar Kanununun 30-32.maddeleri uyarınca nisbi harç alınmadan yargılamaya devamla, işin esası hakkında hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle maddi tazminat yönünden bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN : Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacının dava dilekçesinde "Davalının evlilik öncesi vasatın altında bulunan hayat standardı, evlilik sonucu davcının sahip olduğu bütün ziynet eşyaları ve davacının babasının maddi yardım ve fiili destekleri sonucu toplum ortalamasının çok üstünde bir hale gelmiştir. Davalı iş bu sermaye ile G....... Ayakkabıcılık San.ve Tic.Ltd.Şti.'ni kurmuş,gerek şirket adına ve gerekse şahsı adına pek çok menkul ve gayrimenkul sahibi olmuş olup ,oldukça zengin bir hale gelmiştir. Bütün bu zenginliğin altında davacının ve babasının vermiş olduğu sermaye ve destek yatmaktadır.Bu sebeple , davalı taraftan elde edilmiş bulunan iş bu servetten hissemize düşen miktara karşılık olarak fazlaya dair talep hakkımız baki olarak şimdilik kaydı ile 250.000.000.000 Tl.maddi… …tazminat talep etmekteyiz." İfadelerine yer vermiş olduğuna ve bu ifadeler TMK.227.maddede düzenlenmiş olan değer artış payına ilişkin bulunduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı H.U.M.K.nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, mahkemece ayrılığa karar verilmesi halinde, bu ayrılık süresi en fazla ne kadar olabilir ve bu süre ne zaman işlemeye başlar?

A) 1 yıl / Kararın verildiği tarihten itibaren
B) 2 yıl / Kararın verildiği tarihten itibaren
C) 3 yıl / Kararın kesinleşmesinden itibaren
D) 5 yıl / Kararın kesinleşmesinden itibaren
E) 3 yıl / Taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol