Türk Medeni Kanunu 172. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 172- Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.
Ortak hayat yeniden kurulmamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulur.
IV. Boşanan kadının kişisel durumu
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
4 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2015/24349 E., 2017/3326 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
Davalı-karşı davacı erkeğin karşı davası Türk Medeni Kanununun 172/2 maddesine dayanmaktadır.
2. Hukuk Dairesi 2015/24349 E. , 2017/3326 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından; her iki davaya yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK m.33). Davalı-karşı davacı erkeğin karşı davası Türk Medeni Kanununun 172/2 maddesine dayanmaktadır. Bu maddeye göre ayrılık süresinin bitiminde eşler arasında ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir., 2011/1148 karar sayılı ilamı ile taraflar için hükmedilen bir yıllık ayrılık kararının bitiminden itibaren tarafların ortak hayatı yeniden kuramadıkları sabit olup her iki taraf da TMK m.172/2'ye göre dava açma hakkına sahiptir. Mahkece davalı-karşı davacı erkeğin davası da kabul edilmeli ve boşanmanın sonuçlarını düzenlerken ilk davada ispatlanmış olan olaylar ve ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar göz önünde tutulmalıdır (TMK m.172/3). O halde, mahkemece davalı-karşı davacı erkeğin davasının da kabulü gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen, davacı-karşı davalı kadının davasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.03.2017(Pzt.)
Diğer kararlar (3)
2. Hukuk Dairesi, 2013/1699 E., 2013/18599 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKadıköy 5. Aile Mahkemesi
tam metni aç
Davalı-karşı davacı kadın da, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresi içinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebiyle boşanma isteminde bulunmuştur (TMK. md.
2. Hukuk Dairesi 2013/1699 E. , 2013/18599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadıköy 5. Aile Mahkemesi
TARİHİ :27.11.2012
Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşılık boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 02.07.2013 günü temyiz eden davalı karşı davacı N. Y.. ile vekili Av. B.. P. ve karşı taraf davacı karşı davalı D. Y.geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalı-karşı davacı kadın da, daha önceki ayrılık kararına dayanarak ayrılık süresi içinde ortak hayatın yeniden kurulamamış olması sebebiyle boşanma isteminde bulunmuştur (TMK. md. 172/2). Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer. Ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir (TMK. md.172). Davalı-karşı davacı kadının davası yönünde de kanunda yazılı şartlar gerçekleştiği halde, ayrılık kararı verilen önceki davada kadının asıl kusurlu olduğundan bahisle kadının davasının reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyize konu hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre yeniden karar verilmesi gerekli hale gelen kocanın boşanma davası ve fer'ilerinin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 990.00 TL. vekalet ücretinin Dursun'dan alınıp Nalan'a verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02.07.2013
2. Hukuk Dairesi, 2007/10578 E., 2008/9645 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170.-172. maddeleri gereğince tarafların 2 yıl müddetle ayrılıklarına hükmetmiştir.
2. Hukuk Dairesi 2007/10578 E. , 2008/9645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmaya karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda Türk Medeni Kanununun 170.-172. maddeleri gereğince tarafların 2 yıl müddetle ayrılıklarına hükmetmiştir.
Anayasanın 141/3.maddesi gereğince "mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır" Medeni Kanunun 170/3. maddesine göre "dava boşanmaya ilişkinse, ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir." Bu durumda, davacımutlak bir boşanma nedenine dayanmış ve bunun varlığını kanıtlamış olsa bile, hakim barışma olasılığını gördüğü takdirde boşanma yerine ayrılığa hükmedebilecektir. Bu durumda bir boşanma nedeninin gerçekleşmesi halinde barışmanın mümkün görüldüğüne, ortak yaşamın yeniden başlayabileceğine ve nihayet ileride birleşme umudunun bulunduğuna ilişkin hakimin takdirinin kesin ve denetimden uzak olduğunu düşünmemek gerekmektedir. Herşeyden önce hakimin takdir hakkını çok ciddi ve son derece isabetli kullanması gerekmektedir. Eşlerin barışma ihtimali, gerçekleşmeye yakın bir ciddiyetle görülmeli, varlığı makul surette kabul edilebilmeli, böyle bir kanaat sağlam olasılığa dayandırılmalı, hatta barışma ihtimali varlığı bir tarafın ikrarından ya da hareket tarzından anlaşılmış olmalıdır. Özellikle barşıma ihtimali kuvvetli bulunmalıdır.
Bu konuda bir takdire ulaşılırken dosyaya uygun dayanaklar gösterilmeli (Yargıtay İctihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 3.7.1978 tarihli 5-6 sayılı kararı gerekçesi) boşanma nedeninin ve geçimsizliğin asıl saiki ve eşlerin kişisel durumları üzerine eğilinmeli, mücerret bir barışma ihtimalinin dışında eşlerin sosyal ve kültürel durumları değerlendirilmelidir. olayların yoğunluğu ve ağırlığı eşlerin uzun bir süredir ayrı yaşamakta olmaları gibi haller her halde yeniden bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldırıcı bir unsur olarak düşünülmelidir.
Nihayet hakim kararında barışma olasılığının varlığını ve kendisini böyle bir inanca götüren nedenleri, kanun yolu denetimine olanak verecek açıklıkta göstermelidir. Ancak bu yolladır ki mutlak bir boşanma nedeni hukuk uygun nisbileştirilebilir. Nisbi boşanma sebebinde de takdir hakkı Anayasa ve Kanun çerçevesinde kullanılmış olur.
Somut olaya gelince;
Davacı kadın, davalının bir bankada çalışırken zimmetine para geçirdiğini ve işten çıkarıldığını, sürekli borsa, at yarışı, şans oyunları oynayıp sorumsuzca para kaybettiğini, sürekli piyasaya borçlanıp, kredi çektiğini, kredi ve borçların kendisi tarafından ödendiğini ve davalının eve haciz gelmesine sebep olup, birlik görevlerini yerine getirmediğini bu nedenle birliğin çekilmez hal aldığını ileri sürerek boşanma istemiştir.
Dinlenen tanıklar davacı iddialarını doğrulamışlar, davacı kadının kusursuz olduğunu belirtmişlerdir.
Bu durumda taraflar arasındaki evlilik birliği temelinden sarsılmış ve Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi şartları oluşmuştur.
Türk Medeni Kanununun 170/3. maddesi gereğince tarafların barışma olasılığını gösterir dosyada bir delil de yoktur.
O halde boşanmaya karar verilmesi gerekiren Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesinde yer alan kurallara aykırı biçimde hiçbir gerekçe gösterilmeden ayrılığa hükmedilmesi doğru görülmemitir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 30.06.2008 (Pzt.)
2. Hukuk Dairesi, 2019/1637 E., 2019/2675 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
1-Davacı erkek bu davadan önce 22.12.2015 tarihinde açtığı Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesine dayalı olarak ayrılık kararına dayanan...
2. Hukuk Dairesi 2019/1637 E. , 2019/2675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, aleyhine hükmedilen maddi tazminat ve nafaka yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı erkek bu davadan önce 22.12.2015 tarihinde açtığı Türk Medeni Kanunu'nun 172. maddesine dayalı olarak ayrılık kararına dayanan... Aile Mahkemesinin 2015/529 esas sayılı boşanma davasından 18.03.2016 tarihinde feragat etmiştir. Davadan feragat, kesin bir hükmün hukuki neticelerini hasıl eder. (HUMK m. 95) Aynı maddi hadiselere dayanılarak boşanma davası açılmasına kesin hüküm engeldir. Bu bakımdan davacı erkek tarafından açılan boşanma davasının reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
2- Davacı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Davalı kadın cevap dilekçesi ile davanın reddini talep etmiştir. Dosyaya 01.06.2016 tarihinde sunduğu beyan dilekçesi ile tazminat ve yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak "Islah" yahut karşı tarafın "Açık muvafakati" ile iddia ve savunmalarını genişletip, değiştirebileceklerdir (HMK m. 141). Islah veya açık muvafakatin yokluğu halinde iddia ve savunmanın genişletilemeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Somut olayda davalının "Açık muvafakati" olmadığı gibi davalı tarafından usulünce yapılmış bir "Islah" işlemi de bulunmamaktadır. O halde davalı kadının süresinden sonra talep ettiği maddi tazminat ve yoksulluk nafakası talebi ile ilgili olarak "Karar verilmesine yer olmadığına” dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 13.03.2019 (Çar. )
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
Boşanma davası açıldığında, hakim boşanma sebebi ispatlanmış olsa bile, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı görürse boşanma yerine "ayrılık" kararı verebilir. Ayrılık kararı ve süresi ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A) Ayrılık kararı verilebilmesi için boşanma sebebinin ispatlanmış olması gerekir.
B) Dava sadece ayrılık talebiyle açılmışsa, hakim boşanmaya karar veremez.
C) Ayrılık süresi 1 yıldan 3 yıla kadar olabilir.
D) Ayrılık süresi, kararın verildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
E) Süre bitince ayrılık durumu kendiliğinden sona erer.