4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 173

Türk Medeni Kanunu 173. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 173- Boşanma hâlinde kadın, evlenme ile kazandığı kişisel durumunu korur; ancak, evlenmeden önceki soyadını yeniden alır. Eğer kadın evlenmeden önce dul idiyse hâkimden bekârlık soyadını taşımasına izin verilmesini isteyebilir. Kadının, boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu ve bunun kocaya bir zarar vermeyeceği ispatlanırsa, istemi üzerine hâkim, kocasının soyadını taşımasına izin verir. Koca, koşulların değişmesi hâlinde bu iznin kaldırılmasını isteyebilir. V. Boşanmada tazminat ve nafaka 1. Maddî ve manevî tazminat

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
2. Hukuk Dairesi, 2023/3735 E., 2023/5471 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
nmesi ve çocukların da anneleriyle aynı soyadını kullanmak istemeleri nedeniyle kadının evlilik soyadını kullanmakta menfaati olduğu, bu durumun davalı açısından bir zarar oluşturacağının da ispat edilememesi gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 173 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının boşanmış olduğu eski eşi ...' ın ...
2. Hukuk Dairesi         2023/3735 E.  ,  2023/5471 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/91 E., 2023/374 K. DAVANIN KONUSU : Boşanan kadının kocasının soyadını kullanmaya izin KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen boşanan kadının kocasının soyadını kullanmaya izin davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eğitim alanında tanınan, bilinen ve sevilen bir eğitimci olduğunu, davacının eşinin soy ismini öğretmenlik kariyerinde kendi markası haline getirdiğini, çevresi tarafından ... ismiyle tanındığını, eşinin soyadı olan ..." soyadını kullanmaya devam etmek istediğini, bu kullanımının davalıya bir zararının da olmayacağını belirterek müvekkilinin eski eşinin soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacı ile boşandıklarını ve boşanma kararının kesinleştiğini, aralarında evlilik birliği kalmadığından eski eşinin soy ismini taşımasına rıza göstermediğini, soyadını kullanmasında menfaatinin de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.02.2022 tarihli ve 2021/275 Esas, 2022/149 Karar sayılı kararıyla; davalı, davacının kendi soyadını kullanmasına muvafakat etmemişse de, tanık olarak dinlenilen ortak çocukların benzer beyanlarına ve nüfus kayıtlarına göre tarafların yaklaşık 30 yıl evli kaldıkları, boşandıktan sonra ayrı illerde öğretmenlik yaptıkları ve kadının uzun süren evliliği nedeniyle iş ve sosyal çevresinde ..." soyadı ile bilinmesi ve çocukların da anneleriyle aynı soyadını kullanmak istemeleri nedeniyle kadının evlilik soyadını kullanmakta menfaati olduğu, bu durumun davalı açısından bir zarar oluşturacağının da ispat edilememesi gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 173 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının boşanmış olduğu eski eşi ...' ın ... " olan soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 08.09.2022 tarihli ve 2022/1041 Esas, 2022/1022 Karar sayılı kararıyla; davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derce Makemesi kararının kaldırılmasına, yerine düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairenin 07.12.2022 tarihli kararı ile; toplanan delillerden davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davacının iş ve sosyal yaşamında kocasının soyadıyla tanınıp bilindiği, bütün işlemlerinin bu soyadı ile yapıldığı, bu nedenle kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu, davanın reddinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının boşandığı kocasının soyadını kullanmasının davalıya bir zarar vermediği, davacının iş ve sosyal yaşamında kocasının soyadıyla tanınıp bilindiği, bütün işlemlerinin bu soyadı ile yapıldığı, bu nedenle kocanın soyadını kullanmakta menfaati bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 4721 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince davacının boşanmış olduğu eski eşinin ... " olan soyadını kullanmasına izin verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek; davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bozmaya uygun karar verilip verilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 173 üncü maddesinin 2 nci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu, anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

2. Hukuk Dairesi, 2024/152 E., 2024/1428 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılması davasında 4721 sayılı Kanun'un 173 inci maddesinin üçüncü fıkrası yasal koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, koşulların değiştiğinin ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
2. Hukuk Dairesi         2024/152 E.  ,  2024/1428 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/959 E., 2023/1430 K. DAVA TARİHİ : 05.12.2019 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Aile Mahkemesi SAYISI : 2019/737 E., 2021/258 K. Taraflar arasındaki kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmasına verilen iznin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, davacının boşandıktan sonra eşine ait soyadını kullanmasına izin verdiğini ancak aradan geçen zaman içinde bunun davacıya zarar vermeye başladığını, koşulların değişmesi, davalının özel hayatındaki bir takım gelişmeler ve davacıya karşı işlemiş olduğu haksız fiil nedeniyle artık soyadını kullanmasını istemediğini, boşandıktan sonra davalının, davacının evine balkondan girip balkonda bulunan eşyaları kırmak suretiyle mallarına zarar verdiğini ve bu hususta suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının çocuğunun annesi olması ve çocuğunun etkilenmemesi nedenleri ile tarafların 28.05.2018 tarihinde uzlaştıklarını ancak bu dosyada alınan tanık ifadeleri ile davalının verdiği zararın aslında ispatlandığını, bundan sonra sosyal medyada Gökçen D. isimli kişiden davalının eşi olup olmadığını soran bir mesaj aldığını, davalının Gökçen D.'nin eşi ile ilişkisi olması nedeniyle Bakırköy 3. Aile Mahkemesinde boşanma davası açıldığını ve davalıya karşı da tazminat ile tehdit nedeniyle ceza davası açtığını belirttiğini, davacının aynı zamandan davalının özel hayatını ilgilendiren bazı duyumlar aldığını, soyadının aynı olması nedeniyle davacının bu durumdan rahatsız olduğunu, davacının Türk Hava Yollarında kaptan olduğunu, çalıştığı kurum tarafından kaptan eşlerine bedava uçak bileti verildiğini, davalının soyadının aynı olması nedeniyle davalıdan bilet talep ettiğini, kabul etmeyince satış ofisinden kimliği ile bilet almaya çalıştığını, davacının bu sebeple sistemden eski eşinin ismini sildirdiğini ve satış ofisinden bu durumu davacıya bildirdiğini, bu olaydan birkaç gün önce de davacının İtalya'da kiracısının davacıya ulaşarak davalının bir yıl kadar önce kendisini arayarak ikametgahını İtalya'yadaki eve aldırmak istediğini ve kendisinin de bu durumu kabul ettiğini söylediğini, bu kişi fazladan senelik çöp vergisi ödediğini, eski eşinin bu duruma sebebiyet vermesi sebebiyle tutarın kiradan düşülmesi gerektiğini belirttiğini, ayrıca davalının İtalya'da oturma izni alabilmek için davacıya ait evi oturduğu yer olarak gösterdiğini, davalının boşanmalarına rağmen eski eşinin soyadını kullanarak müvekkiline ait haklardan yararlanmaya çalışmaya devam ettiğini ve bu durumun davalıya zarar verdiğini belirterek soyadı kullanma izninin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların anlaşmalı olarak boşandıklarını, 19 yıllık bir evlilik sürdürdüklerini, bu süre zarfında yapmış olduğu tüm resmi işlemlerde ve edinmiş olduğu tüm çevrede "Yarıcı" soyadını kullandığını, davacının soyadını kullanmasında üstün yararının olduğunu, davacının herhangi bir zararının oluşmadığını, davacının haksız yere davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, kovuşturma aşamasına geçilmeden uzlaşım yoluna gidildiğini, bu soruşturmanın boşanmadan hemen sonra açıldığını, aradan uzun süre geçmesi ile bunun öne sürülmesinin mantıklı olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen Gökçen D. isimli şahısça açılan tazminat davasının reddine karar verildiğini ve kesinleştiğini, bedava uçak bileti alma iddialarının asılsız olduğunu, İtalya ile ilgili iddialarının kullandığı soyadı ile ilgisinin anlaşılamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen davacı tanığı beyanında tanığın, eşini davalı ile birlikte 2017 yılının Kasım ayında uygunsuz bir şekilde yakaladığını, davalının soy ismi üzerinden sosyal medya da davacıya ulaştığını, durumu anlattığında davacının sinirlendiği, bir yıl sonra davacının tanığı aradığında davalının artık kendi soy ismini taşımasını istemediğini, şahitlik yapmasını istediğini, tanığın talebi kabul ettiğini, davalının kendisini aradığını, küfür ettiğini, davalı hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini beyan ettiği ve davalının mevcut davranışları sebebiyle eski eşine zarar verdiği ve artık eski eşinin soyadını kullanmasında bir fayda kalmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı Seda Yarıcı'nın "Yarıcı" olan soyadının kullanmasına dair verilen iznin kaldırılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın kabulü yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ile aralarında husumet bulunan tanık Gökçen D.'nin beyanlarına itibar edilemez ise de Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi kararı, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince verilen kararlara göre boşanma tarihindeki şartların değiştiği, davalının davranışları sebebiyle eski eşine zarar verdiği, eski eşinin soyadını kullanmasında herhangi bir menfaatinin kalmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; boşanma protokolünde herhangi bir çekince ileri sürülmeden davalının evlilik soyadını kullanmasına devam etmesini kabul ettiğini, davalının soyadını kullanarak davalının işi nedeniyle sağlanabilecek ücretsiz uçak bileti almasının mümkün olmadığını, davacının gerçek ile bağdaşmayan ithamlarda bulunduğunu, davacının dinlenen tanığı ile davalı arasında husumet bulunduğundan beyanının hükme esas alınmaması gerektiğini, davalı aleyhine açılan ceza davalarının istinaf aşamasında olduğunu, kesinleşen bir ceza hükmünün bulunmadığını, tanığın eşi ile anlaşmalı olarak boşandığını, davalının bu hususta bir dahilinin bulunmadığını belirterek davanın kabulü yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından açılan kadının boşandığı kocasının soyadını kullanmaya ilişkin iznin kaldırılması davasında 4721 sayılı Kanun'un 173 inci maddesinin üçüncü fıkrası yasal koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, koşulların değiştiğinin ispat edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü ve 6 ncı maddeleri, 173 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- KADININ DURUMU**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 173 ]
20. Hukuk Dairesi 2008/5132 E., 2008/7114 K. 20. Hukuk Dairesi 2008/5132 E., 2008/7114 K. - BOŞANAN KADININ KİŞİSEL DURUMU - KADININ DURUMU- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 173 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 187 ] - 5490 S. NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU [ Madde 35 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki soyadı düzeltilmesine ilişkin davada Şişli 2. Aile ile 5. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, dilekçesinde evlilikle birlikte Türk Medeni Yasasının 187. maddesi uyarınca eşinin soyadının önüne kendi soyadını alarak "A.... B......" soyadını kullanmaya başladığını, ancak resmi işlemlerde zorluklar nedeniyle yalnızca eşinin soyadı olan "Baydemir"i kullanmak istediğini belirtip soyadının bu şekilde düzeltilmesini talep etmektedir. Dava, nüfus kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Her ne kadar, Asliye Hukuk Mahkemesince uyuşmazlığın Türk Medeni Yasasının 173 ve 187. maddeleri uyarınca Aile Hukukunu ilgilendirdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmişse de, uyuşmazlıkta davacının, eşin soyadının kullanılmasına izin istemi sözkonusu olmayıp, evlilikle birlikte kullanılan kızlık soyadının iptali istendiği anlaşılmakla, 5490 Sayılı Yasanın 35. vd. maddeleri uyarınca nüfus kayıt düzeltilmesine ilişkin davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/05/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

(K), eşi (E)'den boşanmıştır. (K), boşandığı kocası (E)'nin soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun (E)'ye bir zarar vermeyeceğini iddia etmektedir. Türk Medeni Kanunu'na göre, (K)'nin kocasının soyadını taşımaya devam edebilmesi için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?

A) Boşanma hâlinde kadın evlenme ile kazandığı kişisel durumu koruduğu için, soyadını da otomatik olarak korur.
B) (K)'nin, kocasının soyadını kullanmakta menfaati olduğunu ve bunun kocaya zarar vermeyeceğini ispatlaması üzerine, hâkimin, (K)'nin istemi üzerine buna izin vermesi gerekir.
C) (K)'nin evlenmeden önce dul olması ve bekârlık soyadını taşımasına izin verilmiş olması gerekir.
D) (E)'nin bu duruma yazılı rıza göstermesi yeterlidir, mahkeme kararına gerek yoktur.
E) Kadın, boşandıktan sonra hiçbir surette kocasının soyadını kullanamaz.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol