4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 219

Türk Medeni Kanunu 219. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 219- Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır: 1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, 2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, 3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, 4. Kişisel mallarının gelirleri, 5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler. III. Kişisel mallar 1. Kanuna göre

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

16 karar eşleşti
Hukuk Genel Kurulu, 2013/1014 E., 2014/843 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varEskişehir 3.Aile Mahkemesi
Katılma alacağı isteğine ilişkin bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malların (TMK.m.219) toplam değerinden mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması, lüz
Hukuk Genel Kurulu         2013/1014 E.  ,  2014/843 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Eskişehir 3.Aile Mahkemesi TARİHİ : 28/02/2013 NUMARASI : 2013/1 E-2013/161 K. Taraflar arasındaki “katkı payı ve katılma alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Eskişehir 3.Aile Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 10.05.2011 gün ve 2010/132 E.-2011/508 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 02.07.2012 gün ve 2012/6480 E.-2012/6642 K. sayılı ilamı ile; . Davacı vekili, tarafların 1984 yılında evlendiklerini, müvekkilinin öğretmen, davalının astsubay olarak çalıştığını, evlilik birliği içerisinde alınarak davalı adına tescil edilen Menemen’deki 5157 ada 1 parsel üzerindeki 7 nolu bölüm, Eskişehir’de bulunan 729 ada 14 parsel üzerindeki 12 nolu bölüm ve 26 PV 112 plakalı otomobili ile davalının birlikte yaşadığı Sevdiye adına kayıtlı Foça’da bulunan 10713 ada 10 parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği içerisindeki gelir ve birikimlerle alındığını, davalının 10713 ada 10 parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölümü muvazaalı olarak birlikte yaşadığı kadın adına tescil ettirdiğini açıklayarak, 40.000 TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın yersiz ve kötü niyetli olarak açıldığını, müvekkilinin davacıdan 3 kat fazla geliri bulunduğunu, tarafların 1999 yılından beri ayrı yaşadıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, toplanan deliller ve gelir durumları dikkate alınarak taşınmazların evlilik birliği içerisinde alındığı, davacı ve davalının düzenli gelire sahip kişiler olduğu, taşınmazların bir bölümünün edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alındığı, davalının açık beyanına göre Foça’da bulunan evin davalının birlikte yaşadığı Sevdiye tarafından alınmasının mümkün olmadığı, tarafların 1999 yılından itibaren ayrı yaşadıklarının bildirildiği, taşınmazların evlilik birliği içerisinde edinildiği ve değerlerinin davacı vekilinin talebinin çok üstünde olduğu gerekçesiyle, istek dikkate alınarak 40.000 TL alacağın karar tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 05.10.1984 tarihinde evlenmişler, 13.09.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 25.05.2010 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Sözleşmeyle başka mal rejimi seçilmediğinden eşler arasında “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir (TMK. m. 202). Söz konusu mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 11.02.2008 tarihinde sona ermiştir (TMK.nun 225/son). Dava konusu taşınmazlardan 729 ada 14 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölüm 04.04.1994 tarihinde kooperatif üyeliği yoluyla davalı adına tescil edilmiş, 23.09.2002 tarihinde satış yoluyla 3.kişiye devredilmiş, 5517 ada 1 parsel üzerindeki 7 nolu bölüm 05.12.2006 tarihinde davalı adına tescil edilmiş, 26 PV 112 plakalı otomobil 25.05.2004 tarihinde satınalma yoluyla davalı K.. Ç.. adına tescil edilmiş, dava konusu taşınmazlardan Foça’da bulunan 10713 ada 10 parsel üzerindeki 6 nolu daire 22.09.2005 tarihinde satış yoluyla davalının birlikte yaşadığı kişi olduğu bildirilen S..C.adına tescil edilmiştir. Dava konusu 12 nolu bağımsız bölüm evlilik birliği içerisinde mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde, diğer taşınmazlar ve otomobil ise, yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmıştır. Mahkemece, evlilik birliği içerisinde edinilen malvarlığı değerinin talebin çok üzerinde bulunması nedeniyle talep gibi davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir. Dava; mal ayrılığı rejimi döneminde kooperatif üyeliği yoluyla edinilen 729 ada 14 parsel üzerindeki 12 nolu bağımsız bölüm yönünden 743 sayılı TKM.nin 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağı, diğer taşınmazlar ve otomobil yönünden ise katılma alacağı davası niteliğindedir (TMK. m. 202, 219, 231, 235, 236/1). Mahkemece, mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmaz bakımından tarafların düzenli gelirleri bulunan kişiler olması nedeniyle çalışma ve gelirlerine ilişkin belgeler ile kooperatif yoluyla edinildiğinden üyelik ve ödemelere ilişkin kayıt ve belgelerinin eksiksiz olarak istenilmesi, taşınmazın edinildiği tarihteki, toplam gelirlerinden sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamalar ile kocanın 743 sayılı TKM.nin 152.maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarının ne olacağının belirlenebilmesi için konunun uzmanı bilirkişi kurulundan rapor alınması suretiyle davacı ile davalının çalışmaları karşılığında elde ettikleri gelirle sağlayabilecekleri katkı miktarının ayrı ayrı saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Diğer taşınmazlar yönünden ise dava katılma alacağı davası olup, öncelikle tarafların 1999 yılından beri ayrı yaşayıp -yaşamadıkları, dava konusu taşınmazlar ve otomobilin davalının kişisel geliri ile alınıp -alınmadığı üzerinde durulması, bu hususların açıklığı kavuşturulamaması halinde evlilik resmi olarak devam ettiğinden TMK.nun 222/1, 2, 3.maddelerindeki karinelerin gözönünde tutulması, dava konusu 10713 ada 10 parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölümün davalı tarafından alınarak birlikte yaşadığı Sevdiye Candemir adına tescil edilip edilmediği hususunun araştırılması, ondan sonra 2002 yılından sonra edinilen taşınmazlar ve otomobilin edinilmiş mal niteliğinde olduğunun belirlenmesi halinde davacının katılma alacağının belirlenmesi gerekir. Katılma alacağı isteğine ilişkin bu tür davalarda eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malların (TMK.m.219) toplam değerinden mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması, lüzum halinde uzman bilirkişilerden denetime açık rapor alınması gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yasal ve yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava; eşler arasında katkı payı ve katılma alacağı istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin öğretmen, davalının astsubay olarak çalıştığını, Menemen’deki 7 nolu bağımsız bölüm, Eskişehir’de bulunan 12 nolu bağımsız bölüm ve otomobili ile davalının birlikte yaşadığı Sevdiye adına kayıtlı Foça’da bulunan 6 nolu bağımsız bölümün evlilik birliği içerisindeki gelir ve birikimlerle alındığını, davalının 6 nolu bağımsız bölümü muvazaalı olarak birlikte yaşadığı kadın adına tescil ettirdiğini açıklayarak, 40.000 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan üç kat fazla geliri bulunduğunu, tarafların 1999 yılından beri eylemli olarak ayrı yaşadıklarını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir. Yerel Mahkemece; elden çıkarılan dairenin eklenecek değer olduğu kabul edilmek suretiyle, Belediye tarafından belirlenen emlak değerleri nazara alındığında, davacının talep edebileceği alacak miktarının, talep edilenin çok üzerinde olduğu var sayılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay 8.Hukuk Dairesince, hüküm yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile bozulmuş, mahkemece önceki kararda direnilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar 05.10.1984 tarihinde evlenmişlerdir. 30.10.2008 tarihinde açılan boşanma davası kabul edilerek 25.05.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Davaya konu taşınmazlardan 729 ada 14 parsel 12 nolu bağımsız bölüm 04.04.1994 tarihinde kooperatif üyeliği yoluyla edinilerek koca adına kaydedilmiş, koca bu yeri 23.09.2002 tarihinde dava dışı Ahmet Karakoç’a satmış; 5517 ada 1 parsel 7 nolu bölüm 05.12.2006 tarihinden koca tarafından edinilmiş; Foça 10713 ada 10 parsel 6 nolu bağımsız bölüm ise dava dışı Seviye Candemir adına kayıtlı olup, edinme tarihi 22.09.2005’dir. Dava konusu edilen 26 PV 112 plakalı otomobil 25.05.2004 tarihinde satınalma yoluyla davalı K.. Ç.. adına tescil edilmiştir. Başka mal rejimi seçilmediğinden, eşler arasında yasal mal rejimi geçerli olmakla; tarafların evlenme tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM.nin 170. m.), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği 30.10.2008 tarihine kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m.) edinilmiş mallara katılma rejiminin (4721 sayılı TMK.nun 202.m) geçerli olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasındaki uyuşmazlık; Davaya konu 14 parsel 12 nolu bağımsız bölüme davacını katkısı ile diğer taşınmazla ve araç nedeniyle davacını katılma alacağının belirlenmesi bakımından, yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davaya konu taşınmazlar ve otomobilin edinme tarihleri nazara alındığında davacı kadının 12 nolu bağımsız bölüm bakımından, taraflar arasında mal ayrılığı rejimini geçerli olduğu dönemde edinilmekle, katkı payı (743 S. TKM m. 170), diğer taşınır ve taşınmazlar yönünden, edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde edinilmekle, katılma alacağı (4721 S. TMK m. 236) talebi olduğu açıktır. Mahkemece taşınmazlar yönünden Belediye’ye verilen beyanname ve Belediyece belirlenen emlak değerleri esas alınmıştır. Mahkemece davacının isteyebileceği miktarın aslında çok daha fazla olduğu varsayımından hareketle, davada ucuzluk ilkesinin dikkate alındığı belirtilmek suretiyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmaksızın karar verildiği belirtilmiştir. Mahkemece yapılan incelemenin yeterli olup olmadığı hususu ile katkı payı ve katılma alacağının tespitinde keşif ve bilirkişi incelmesinin somut olay açısından zorunlu olup olmadığı hususu öncelikle irdelenmelidir. İfade etmek gerekir ki, Belediyece belirlenen emlak değerlerinin taşınmazların gerçek değerleri olmadığı esasen Mahkemenin de kabulündedir. Bu nedenle mal ayrılığı döneminde edinilen taşınmaz bakımından, dava tarihindeki değerin; edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mevcut taşınır ve taşınmazlar bakımından tasfiye (karar) tarihindeki değerlerin (TMK m. 235/1), eklenecek değerler yönünden ise malın devredildiği tarihteki değerinin(TMK m. 235/2) belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunmaktadır. Toplanan delillerden tarafların evlilik süresince çalıştıkları ve düzenli gelirleri bulunduğu anlaşılmaktadır. Koca tarafından kadının birikimleri ile başka türlü tasarrufta bulunduğu da ileri sürülüp ispatlanmadığına göre, çalışan kadının eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilerek koca adına tescil edilen taşınmaza katkısının bulunduğunun kabulü gerekir. Esasen bu konuda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık katkının miktarının tespiti konusundadır. Katkı oranının belirlenmesi için taşınmazın edinildiği tarihte eşlerin gelirlerinin belirlenmesi, sosyal statüleri ile konumlarına göre aynı dönemde yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152.maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapmış olabileceği harcamalar düşüldükten sonra eşlerin yapabilecekleri tasarruf, dolayısıyla katkı oranları belirlenmeli, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, bulunan bu oranın dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi gerekmektedir. Bu konuda gerektiğinde bilirkişi ya da bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmalıdır (HGK. 30.04.2014, 2014/8-48, 554). Bu dönemde ayrıca başka türlü katkı yapılmış ise bunun da göz önüne alınması gerekir. Katılma alacağına konu edilen taşınmazlar ile otomobil bakımından ise; öncelikle edinilmiş mallara katılma rejimi açısından bu malların niteliklerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle tarafların sunduğu deliller çerçevesinde değerlendirme yapılmalı, gerektiğinde bu konuda TMK m. 222 uyarınca sonuca gidilmelidir. Davaya konu taşınır ve taşınmazların edinilmiş mal olduğu tespit edildiği takdirde, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar nazara alınmak suretiyle, edinilmiş malların değerinden (TMK.m.219) mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden davacını katılma alacağının (TMK.m.236/1) bulunduğunun kabulü gerekir. Artık değerin belirlenmesinde, davaya konu taşınır ve taşınmazların tasfiye tarihindeki değerlerinin belirlenmesinde yasal zorunluluk bulunduğundan, bu konuda keşif ve gerektiğinde uzman bilirkişi/bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca, davacı tarafın katkı payı ve katılma alacağı olarak toplam 40.000 TL istediği görülmektedir. Yukarıdaki açıklamalar nazara alındığında, hesaplama ve değerlendirme anları ile faiz başlangıç tarihleri farklı olmakla, Mahkemece davacı talebinin ne kadarının katkı payı ne kadarının katılma alacağı olduğunun da açıklattırılmalı (HMK m. 31), tarafların delilleri birlikte değerlendirilerek, yapılacak inceleme ile oluşacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Hal böyle olunca, Hukuk Genel Kurulu’nca yukarıda değinilen ilave gerekçelerle benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. S O N U Ç : Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Dairenin bozma kararında ve yukarıda gösterilen ilave nedenlerden dolayı 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, 05.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2010/714 E., 2010/6144 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAile Mahkemesi
tam metni aç
vekili tarafından açılan dava, TMK.nun 202, 218, 219, 231, 235 ve 236 maddeleri gereğince açılan yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş malvarlığı üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2010/714 E.  ,  2010/6144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı ve katılma alacağı Davacı-karşı davalı ... ile davalı-karşı davacı ... aralarındaki katkı payı ve katılma alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kayseri 3.Aile Mahkemesinden verilen 14.04.2009 gün ve 1057/438 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.11.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Avukat ... ve davalı-karşı davacı ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosyadaki eksik hususların ikmali için mahal mahkemesine iadesine karar verilmesine takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Davacı-karşı davalı ... ... (...) vekili, tarafların 1985 yılında evlendiklerini, aralarında geçimsizlik çıkması nedeniyle 2004 yılında boşanma davası açıldığını, evlilik birliği içerisinde edinilen Tekirdağ’daki 2109 ada 1 parsel üzerindeki 16 nolu bağımsız daire, aynı parsel üzerindeki A ve B bloktaki arsalar, 1432 ada 10 parsel üzerindeki 3 ve 7 nolu bağımsız bölümler ile Kayseri’de bulunan 1863, 644 parseller ile 3426 ada 10 parseldeki 36 nolu bağımsız bölüm ve 854 ada 1660 parsel üzerindeki 11 nolu bağımsız bölüm, davalı adına kayıtlı 39 LP 657 plakalı minibüs, ... ve...plakalı traktörler, davalıya ait inşaat ve maden şirketlerinden elde edilen gelirler ile Kayseri Belediye’sine yapılan işlerden kaynaklanan alacaklar ve iş makinelerinin değeri üzerinden fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere toplam 400.000 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiş, davacı ... vekili, 08.03.2006 tarihli dilekçesiyle, taleplerinin 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mal ve alacaklara yönelik olduğunu, mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mallar yönünden bir istekte bulunmadıklarını ileri sürerek taleplerini sınırlandırmış, karşı davanın yerinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı –karşı davacı ... vekili, asıl davanın yersiz olduğunu, evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmaz ve araçlar üzerinde davacının katkısı bulunmadığını açıklayarak asıl davanın reddine karar verilmesini savunmuş, evlilik birliği içerisinde edinilen 3092 ada 3 parsel üzerindeki 9 nolu dairenin 19.01.2001 tarihinde vekil edeni tarafından alınarak davalı eş ... adına tescil edildiğini, bütün ödemelerin vekil edeni tarafından yapıldığını, davalı ...’nin aldığı emekli ikramiyesi, Ziraat Bankası hesabında bulunan 40.000 TL emekli olduğu tarihe kadar aldığı maaş ile emekli olduğu tarihten boşanma tarihine kadar almış olduğu emekli maaşı üzerindeki katılma alacağı toplamından oluşan 115.000 TL alacağın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacı ...’nin talebinin edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemdeki malvarlığına ilişkin olup 1863 ve 644 parsellerin tasfiye tarihindeki, 39 LP 657 plakalı minibüsün sürüm tarihindeki toplam değerleri üzerinden belirlenen 60.183.45 TL katılma alacağı ile davalı-karşı davacı ...’ın davalı ...’nin emekli ikramiyesi üzerinden karşı davacı ... lehine belirlenen katılma alacağının TMK.nun 236.maddesi uyarınca mahsubu ile belirlenen 59.769.3 TL katılma alacağının tasfiye tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacı ...’ye verilmesine,asıl davacı ile karşılık davacının sair taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı-karşı davalı ... vekili ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmiştir. Taraflar, 14.03.1985 tarihinde evlenmiş, 20.09.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesi üzerine 28.01.2005 tarihinde boşanmışlardır. TMK. nun 225.maddesinin 2.fıkrasına göre evliliğin boşanma ile sona erdirilmesi durumunda, eşler arasında mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibariyle son bulur (TKM.m.225). Sözleşme ile başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı MK.nun 170.maddesi gereğince mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı 20.09.2004 tarihine kadar ise, 4721 sayılı TMK.nun 202.maddesi uyarınca yasal edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. Asıl davada, dava konusu olan Tekirdağ’daki taşınmazlar 1990 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak 2019 ada 1 parsel üzerindeki 16 nolu daire ile A ve B bloktaki arsalar 04.06.2002 tarihinde, 1432 ada 10 parsel üzerindeki 3 ve 7 nolu işyerleri 18.03.2005 tarihinde, Kayseri’de bulunan 644 parsel ile 1863 parsel boşanma davasının açıldığı tarihten önce 09.02.2004 tarihinde, 3426 ada 10 parsel ile 854 ada 1660 parseldeki 11 nolu bağımsız bölüm boşanma davasının açıldığı tarihten sonra 02.11.2004 ve 18.11.2004 tarihlerinde, 39 LP 657 plakalı minibüs 05.08.2004 tarihinde, ..ile 3... plakalı traktörler mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 05.02.1999 ve 30.05.2001 tarihlerinde satın alma yoluyla davalı-karşı davacı ... adına, birleşen dosyada dava konusu edilen 3092 ada 3 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm 19.01.2001 tarihinde tahsis yoluyla davacı-karşı davalı kadın ... adına tescil edilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı-karşı davalı ..., 16.09.2003 tarihinde emekli olmuş ve 20.081.5 TL emekli ikramiyesi almıştır. Dava konusu mal varlığının bir bölümü mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önce, bir bölümü ise, edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınmış olup, davacı ... vekilinin talebi, 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığına ilişkin olup edinilmiş mallara katılma alacağı davası niteliğinde, davalı-karşı davacı ... vekilinin talebi, 3092 ada 2 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm yönünden katkı payı alacağı, emekli ikramiyesi, maaş ve bankadaki mevduat yönünden katılma alacağı niteliğinde bulunmaktadır. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacı ... vekilinin talebinin 01.01.2002 tarihinden sonra edinilmiş mallara ilişkin bulunduğuna, 3092 ada 2 parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölümün 19.01.2001 tarihinde tahsis yoluyla davalı ... adına tescil edildiğine, taşınmaza ait tüm ödemelerin davalı koca tarafından yapılarak taşınmaz davacı kadın adına tescil edildiğine, ileri sürülen bu nitelikteki bir işlemin Borçlar Kanununun 234 ve devamı maddeleri gereğince gizli bağış niteliğinde kabul edilmesi gerektiğine ve Borçlar Kanununun 244 ve devamı maddeleri gereğince bağıştan rücuyu öngören usulüne uygun olarak açılmış bir dava ve istek de bulunmadığına, edinilmiş mal niteliğindeki 1863 ve 644 parsel ile 3... plakalı minibüs üzerindeki kadının katılma alacağı ile davacı-karşı davalı ...’nin bakiye yaşam süresi nazara alınarak emekli ikramiyesi üzerinden hesaplanan kocanın katılma alacağı usulüne uygun belirlendiğine ve TMK.nun 236.maddesi uyarınca yapılan mahsup sonucu davacı kadının katılma alacağı tespit edildiğine davacı-karşı davalı ...’nin emekli olduğu tarihe kadar ki maaşı ile emekli olduğu tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar ki emeklilik maaşının evlilik süresince müşterek çocukların eğitim ve bakım giderleri ile evin müşterek ihtiyaçlarına harcandığı anlaşıldığına, davacı-karşı davalı ... adına bankalarda kayıtlı para bulunmadığı bildirildiğine,davalı koca Erdal adına kayıtlı iş makinesi olmadığına ve dava konusu 3426 ada 10 parsel üzerindeki işyeri ile 854 ada 1660 parsel üzerindeki 11 nolu bağımsız bölümün boşanma davasının açıldığı tarihten sonra davalı koca tarafından edinildiğine, bu taşınmazların edinilmesine davacı kadının kişisel mallarıyla katkıda bulunduğu ileri sürülmediğine, dava konusu.... ve ..plakalı traktörlerin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde davalı koca tarafından edinildiğine, davacı kadın tarafından mal ayrılığı rejimi döneminde edinilen mal varlığına ilişkin dava ve istekte bulunulmadığına göre, davacı-karşı davalı ... vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki temyiz itirazları ile davalı karşı davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle yukarıda açıklanan mal varlıklarına ilişkin davaların kabul ve reddine ilişkin hüküm bölümlerinin saptanan nedenlerle ONANMASINA, Davacı-karşı davalı ... vekilinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak davalı koca adına tescil edilen Tekirdağ’daki taşınmazlar ile davalının yöneticisi olduğu Sin-Ka İnşaat Ltd. Şti. ve Dinamik Madencilik Ltd. Şirketinden elde ettiği gelirler ve davalının ortağı olduğu şirket tarafından 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar Kayseri Büyükşehir Belediyesinden aldığı hak edişlere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu taleplere ilişkin davaların reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli değildir.Dava konusu Tekirdağ’da bulunan 2109 ada 1 parsel üzerindeki 16 nolu bölüm ile aynı parsel üzerinde bulunan A ve B bloklardaki arsalar ile 1432 ada 10 parseldeki 3 ve 7 nolu bağımsız bölümler 1990 yılında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı koca adına tescil edilmiştir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde, arsa sahiplerine ait dairelerin 1998 yılında teslimi öngörülmüş, ancak; sözleşmede taraf olan davalı kocanın inşaatı süresinde bitirememesi ve dairelerdeki eksiklikler üzerine, arsa malikleri tarafından 2000 yılında Tekirdağ Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmış ancak, dosyanın takip edilmemesi nedeniyle HUMK.nun 409/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Anılan bu parseller edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 04.06.2002 tarihinde davalı koca adına kat irtifakı kurulmuş olup, mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ifa edildiği ve sözleşme gereklerinin yerine getirildiği tarih, bir başka anlatımla bu taşınmazların davalı kocanın mülkiyetine girdiği tarih ile bağımsız bölümler ve arsaların teslim tarihleri üzerinde durulmamış, taşınmazların kişisel malı ya da edinilmiş mal niteliğinde olup olmadığı üzerindeki duraksama giderilmemiştir. Bu hususlar olayın çözümünde önem taşımaktadır. Bundan ayrı; davalı koca evlilik birliği süresince ortağı ve yöneticisi olduğu madencilik ve inşaat şirketi aracılığı ile ticari faaliyette bulunarak kar elde etmiş, Kayseri Büyükşehir Belediyesine iş yapmak suretiyle 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar hakedişlere hak kazanmıştır. Mahkemece davalının anılan yollarla gelir elde edip etmediği araştırılmamış, davacı kadının katılma alacağı olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; Tekirdağ’da bulunan 2109 ada 1 parsel üzerindeki bağımsız daire ve arsaların 1432 ada 10 parsel üzerindeki 3 ve 7 nolu bağımsız bölümlerin hangi tarihte edinildiği, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca edinimi hangi tarihte yerine getirdiği ve taşınmazların mülkiyetinin hangi tarihte davalı kocaya geçtiğinin kuşkuya yol açmayacak şekilde belirlenmesi, tüm taşınmazlara ait tapu kayıtlarının ilk oluşturulduğu günden itibaren, intikaller ve iktisap sebepleri de gösterilecek biçimde Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulması, davalının ortak ve yönetici olduğu madencilik ve inşaat şirketinin gerek sermayesinden elde ettiği kar gerekse yöneticilikten dolayı ücret ile Belediyeden elde ettiği hakedişlerin tarihleri dikkate alınarak davacı kadının bu malvarlıkları üzerindeki katılma alacağının belirlenmesi gerekmektedir. Davacı ... vekili tarafından açılan dava, TMK.nun 202, 218, 219, 231, 235 ve 236 maddeleri gereğince açılan yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilmiş malvarlığı üzerindeki katılma alacağı isteğine ilişkindir. Yukarıda ada ve parsel numarası açıklanan Tekirdağ’da bulunan taşınmazlar edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 04.06.2002 tarihinde kat irtifakı yoluyla davalı koca adına tescil edilmiştir. O halde; davacı vekilinin talebi nazara alınarak Tekirdağ’da bulunan taşınmazların davalın mülkiyetine geçtiği tarih ile yapıların tamamlanıp teslim alındığı tarihlerin usulüne uygun olarak tespiti, davalı adına kayıtlı inşaat ve madencilik şirketlerinin aktif ve pasifler ile 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar davalı adına yapılan ödeme ve kar paylarının belirlenmesi gerekirse bu konuda uzman bilirkişilerden açıklamalı rapor alınması, (konunun uzmanı üç kişiden kurulu bilirkişi heyetinden) ondan sonra eklenecek değerlerden (TMK.m. 229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere davalı eşin edinilmiş mallarının (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da gözönünde tutularak davacı kadının katılma alacağının hükme bağlanması gerekmektedir. Yukarıda açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı–karşı davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2109 ada 1 parsel üzerindeki daire ve arsa ile davalının ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlerden elde ettiği gelirlere ilişkin hüküm bölümlerinin açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 625,00 TL avukatlık ücretinin davalı-karşı davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacı-karşı davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 65,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3.504,05 TL’nın temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına ve 65,00 TL peşin harcın istek halinde davacı-karşı davalı ...'e iadesine 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 219 ]
2. Hukuk Dairesi 2008/896 E., 2008/2616 K. 2. Hukuk Dairesi 2008/896 E., 2008/2616 K. - KATKI PAYI ALACAĞI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 218 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 219 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 225 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 229 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 230 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 231 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 236 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 241 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Taraflar arasında 1.1.2002 tarihinden geçerli olmak üzere edinilmiş mallara katılma rejiminin (TMK.m.218-241) geçerli olduğu, tarafların 2.5.2006 günü kesinleşen karar ile boşandıkları ve aralarında geçerli edinilmiş mallara katılma rejiminin boşanma davasının açıldığı tarih olan 26.11.2004 günü sona erdiği (TMK.m.225/2) anlaşılmaktadır. Olayları anlatmak taraflara hukuki niteleme hakime aittir. Davacı kadın davalı kocanın edinilmiş malları üzerinden katılma alacağı (TMK.m.231) isteminde bulunmuştur. Mahkemece yapılacak iş; eklenecek değerlerden (TMKm.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarlarda dahil olmak üzere davalı kocanın edinilmiş malların (TMK.m.219) toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak hüküm kurmaktan ibarettir. Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş malların tasfiye anındaki başka bir anlatımla karar tarihindeki değerleriyle hesaplama yapılarak açıklanan esaslar çerçevesinde inceleme yaparak sonucu uyarınca bir karar vermek gerekirken yanlış niteleme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.03.2008 (pzt.)
2. Hukuk Dairesi, 2022/6172 E., 2023/2115 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ve 26 nci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 ...
2. Hukuk Dairesi         2022/6172 E.  ,  2023/2115 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1198 E., 2022/189 K. DAVA TARİHİ : 13.03.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Aile Mahkemesi SAYISI : 2020/373 E., 2021/774 K. Taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ile zina nedeniyle katılma alacağının kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen temyiz eden davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı ... ve vekili gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA 1. Davacı erkek vekili, davalının müvekkili yurtdışındayken çocuklarıyla birlikte evi terk ettiğini, davalının müvekkilini aldattığını, zina yaptığını, davalının halen başka bir erkekle birlikte yaşadığını, boşanma davasının devam ettiğini, zina nedeniyle davalının katılma alacağı ve diğer alacak haklarında payının verilmemesi gerektiğini belirterek, davalı ile müvekkili arasında evlilik süresince devam eden mal rejiminin tasfiye edilerek zina nedeniyle tam kusurlu davalının evlilik süresince devam eden edinilmiş mallara katılma alacağının ortadan kaldırılmasına müvekkilinin edinilen malları üzerindeki alacak hakkının tümüyle sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı erkek vekili cevaba cevap dilekçesinde; tarafların Türk vatandaşı olduğunu, Türkiye'deki boşanma davasının önce açıldığını, Türk hukukunun uygulanması gerektiğini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı kadın vekili, taraflar arasında hem Türkiye'de hem de Almanya'da açılmış boşanma davası olduğunu, davaların kesinleşmediğini, bu nedenle davanın reddi ya da boşanma davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davanın esası hakkında beyanların taleplerinin değerlendirilmesinden sonra yazılı olarak ibraz edileceğini, şimdilik bütün haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının kendi üzerine kayıtlı mallar nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ve davalının zinası nedeniyle katılma alacağının kaldırılmasını talep ettiği, davalı eş üzerine kayıtlı herhangi bir maldan kaynaklı alacak talebi bulunmadığı, davalının da davacı adına kayıtlı mallardan kaynaklı alacak talebi bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı erkek vekili, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 236 ncı maddesi ikinci fıkrası uygulanmak suretiyle taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesinin talep edildiğini, 08.02.2021 tarihli ara kararla davacının 04.02.2021 tarihli dilekçenin incelemesi sonucunda '... Talebin reddine, gayrimenkul hukukuna ilişkin davalarda gayrimenkulun bulunduğu ülke hukuku geçerli olduğundan Almanya'da bulunan gayrimankuller ile ilgili o ülkede dava açılabileceğine...' karar verildiğini, ara karara karşı, ara karara yönelik herhangi bir talepleri olmadığından talebin reddinin neyi kastedildiğinin anlaşılmadığına yönelik itiraz edildiğini, Mahkemece itirazların değerlendirilmesi için açılan ara duruşmada davanın reddine karar verildiğini, Alman hukukunda zina nedenine dayalı indirim bulunmadığını, davacının davalıdan bir şey istemediğinin kabulünün ... olmadığını, dava dilekçesinde dava değerinin belirtildiğini, davalının Mahkemece istenen mal varlığı beyanını sunmadığını, müvekkilinin mal varlığı listesini sunduğunu, davalının 100.000,00 TL değerinde marka saatinin olduğunu, marka arabaya bindiğini ve adına kayıtlı güzellik merkezi şirketi bulunduğu ve işlettiğini, mal varlığı yokmuş gibi davranılmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesinde sadece müvekkili adına olan malların tasfiyesinin talep edilmediğini, dava açılırken harcın da yatırıldığını, mal varlığı tam olarak ortaya çıktığında eksik harcın tamamlanacağını, hukuki menfaatin olduğunu, diğer eşin hiç mal varlığı olmasa bile mal varlığına sahip olan eşin sürekli dava açılma tehdidi ile mal varlığını tasarrufunun kısıtlanacağını, müvekkilinin hukuki korunma ihtiyacının olduğunu belirterek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde davalının edinilmiş mallara katılma hakkının ortadan kaldırılmasını istediği, 15.01.2021 tarihli ön inceleme duruşmasında da zina nedeniyle tam kusurlu eşin edinilmiş mallara katılma alacağının ortadan kaldırılmasını talep ettiği, hem Almanya'da hem de Türkiye'de açılmış boşanma davasının olduğu, Mahkemece boşanma davasının mal rejiminin tasfiyesi için bekletici mesele yapması gerektiği, davacının dava dilekçesi ve ön inceleme duruşmasında davalının alacak hakkının ortadan kaldırılmasını istemiş ise de davacının mal rejiminin tasfiyesi ya da tasfiye nedeniyle alacak talebinde bulunmadığı, Mahkemece davalı adına yapılan sorgulamada mal tespit edilemediği, taraflarca da davalı adına kayıtlı herhangi bir mala ilişkin açıklama yapılmadığı, davacının üzerine kayıtlı taşınmazlar yönünden davalının katılma alacağının ortadan kaldırılması isteğinde bulunulduğu, davalı adına kayıtlı bir mal varlığı bulunmadığı gibi bu yönde usulüne uygun açılmış bir alacak davası da olmadığı, davalıya ait mal varlığı üzerindeki tasfiye alacağına ilişkin açık bir talep de bulunmadığından, davacının talebi yönünden hukuki yararının varlığından söz edilemeyeceğinden Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; Alman hukukunda zina nedenine dayalı indirim bulunmadığını, davacının davalıdan bir şey istemediğinin kabulünün ... olmadığını, dava dilekçesinde dava değerinin belirtildiğini, davalının Mahkemece istenen mal varlığı beyanını sunmadığını, müvekkilinin mal varlığı listesini sunduğunu, davalının 100.000,00 TL değerinde marka saatinin olduğunu, marka arabaya bindiğini ve adına kayıtlı güzellik merkezi şirketi bulunduğu ve işlettiğini, mal varlığı yokmuş gibi davranılmasının hatalı olduğunu, dava dilekçesinde sadece müvekkili adına olan malların tasfiyesinin talep edilmediğini, davalı adına kayıtlı olduğunu öğrendikleri mallar için Ankara 23. Aile Mahkemesi'nin 2022/251 Esas sayılı dava dosyası ile dava açtıklarını, işbu dava dosyası ile birleştirilmesi talep edildiğini, davalı kadın yönünden zina nedeniyle katılma alacağının kaldırılması yönündeki talebin kanuni bir hakkın hatırlatılması niteliğinde olduğunu, nasıl uygulanacağının Mahkemenin takdirinde olduğunu, dava açılırken harcın yatırıldığını, mal varlığı tam olarak ortaya çıktığında eksik harcın tamamlanacağını, ara karara yönelik itiraz üzerine açılan ara duruşma ile davanın reddine karar verilmesinin anlaşılamadığını, hukuki menfaatin olduğunu, diğer eşin hiç mal varlığı olmasa bile mal varlığına sahip olan eşin sürekli dava açılma tehdidi ile mal varlığını tasarrufunun kısıtlanacağını, müvekkilinin hukuki korunma ihtiyacının olduğunu belirtilerek kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hukuki yarar, talep noktasında toplanmaktadır. Dava, mal rejiminin tasfiyesi ile zina nedeniyle katılma alacağının kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 25 ... ve 26 nci maddeleri, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 190 ıncı maddesi, 4721 sayılı Kanun'un 219 uncu maddesi, 220 nci maddesi, 222 nci maddesi, 225 ... maddesinin ikinci fıkrası, 227 nci maddesi, 229 uncu maddesi, 230 uncu maddesi, 231 ... maddesi, 232 nci maddesi, 235 ... maddesinin birinci fıkrası, 236 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2022/8324 E., 2023/2737 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAntalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
tam metni aç
4721 sayılı Kanunu'nun 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 ...
2. Hukuk Dairesi         2022/8324 E.  ,  2023/2737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/807 E., 2022/1355 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2017/1069 E., 2020/739 K. Taraflar arasındaki katılma alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40 ıncı ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18 ... maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edildiği, bu sebeple de temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin yatırılmadığı belirlenmiştir. Adli yardım, temyiz yoluna başvuru sırasında talep edilmekle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 336 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, adli yardım talebini inceleme görevi Yargıtaya aittir. Adli yardım, 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebinde bulunan tarafın, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken temyiz yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2010 yılında evlendiklerini, davacı müvekkilinin davalı tarafından boşanmaya zorlandığını, müvekkilini tehdit ederek ve korkutarak 01.04.2017 tarihli protokolü imzalamak zorunda bıraktığını, evlilik sürecinde davacının maliki olduğu Kanal Mahahallesi 4684 Sok. No:7 adresinde bulunan 5 katlı binadan 2 dairenin davacı adına tescil edilmişken, satılarak parasının kulllanıldığı ve halen davacının adına kayıtlı olan Tahıl Pazarı Mahallesi İsmet Paşa Caddesi Fikri Melli İşhanı Kat:2, No:7 Muratpaşa/Antalya adresinde bir adet ofis olarak kullanılan iş yeri mevcut olduğunu, Fabrikalar Mahallesi Fikri Erten Caddesi Kepez/Antalya'da ecza ve dükkan olarak kiraya verilmiş dükkan mevcut olduğunu belirterek müvekkilinin Antalya İli Muratpaşa İlçesi 7837 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza, ada ve parsel numaralarını tespit edemedikleri diğer taşınmaz ile araç ve diğer menkul mallara yapmış olduğu katılma alacağının hesaplanarak fazlaya ilişkin dava ve taleplerinin saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL katılma alacağının en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkiline verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, tarafların kendi aralarında protokol düzenleyerek Antalya 3. Aile Mahkemesinin 2017/297 esas sayılı dosyasında anlaşmalı olarak boşandıklarını, müşterek iki çocukları olan tarafların evliliği davacı kadının kusurundan kaynaklı son bulduğunu, davacının boşanmaya zorlama ve tehdit iddiasının asılsız olduğunu, taraflar arasında düzenlenen geçerli bir sözleşme olduğunu, protokolün iptalini talep etmesinin yersiz olduğunu, boşanma protokolünün boşanmaya ilişkin mahkeme kararının esasını oluşturduğunu, davacının katılma alacağına ilişkin istemde bulunamayacağını belirterek davasının reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların Antalya 3. Aile Mahkemesinin 2017/297 Esas 2017/326 Karar sayılı dosyası üzerinden 06.04.2017 tarihinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca boşanmalarına, tarafların protokol dışında karşılıklı olarak birbirlerinden herhangi bir nafaka, tazminat, katılım alacağı, mal tasfiyesi ve yargılama gideri istemediklerinden bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği, hükmün 26.04.2017 tarihinde kesinleştiği, dava dilekçesine ekli protokolün 6. Maddesinde evlilik birliği içerisinde edinilen mallara ilişkin olarak tarafların birbirlerinden herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmadıkları ve bulunmayacaklarının belirtildiği, protokolde tarafların imzalarının bulunduğu, anlaşmalı boşanma davasının duruşmasında tarafların protokolün tasdikini talep ettikleri ve mal tasfiyesine ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını beyan ettikleri, mahkemece bu beyanlara dayalı olarak protokolün tasdik edildiği, davacı kadının protokolün korkutmayla imzalandığına ilişkin iddiasının boşanma dosyasında bulunmadığı, istinaf yoluna da başvurulmayarak boşanma kararın kesinleştiği, tarafların duruşmada imzaları ile tasdik ettikleri beyanlarının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu, maddî bir hatadan kaynaklanmadıkça ikrardan dönülemeyeceği, mahkeme içi ikrarın bir kesin delil vasfında olduğu, bir davada yapılan mahkeme içi ikrarın, başka bir davada da geçerli olup, kesin delil teşkil ettiği, buna göre davacı kadının ilgili dosyadaki beyanlarının mahkeme içi ikrar niteliğinde olduğu, mal rejiminin tasfiyesi davasında davacı aleyhine kesin delil teşkil ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; anlaşmalı boşanma protokolünde genel ifadeler kullanıldığını, tasfiyeye konu malların ayrıca ve açıkça yazılmadığını, tutanağa da geçirilmediğini, boşanmanın feri niteliğinde olmayan mal rejimi tasfiyesine ilişkin malların ayrıca ve açıkça yazılması gerektiğini, katılım alacağı yahut mal tasfiyesine ilişkin mahkemece hüküm kurulmadığını, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu konuda her zaman dava açılabileceğini, delillerin tamamının toplanmadığını, tanıklarının dinlenmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının lehine kaldırılmasını talep ederek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafın katılma alacağı bulunup bulunmadığı davanın kabulü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanunu'nun 114 üncü maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 ... maddeleri. 4721 sayılı Kanunu'nun 219 uncu maddesi, 222 nci maddesi, 225 ... maddesi, 232 nci maddesi, 235 ... maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen ..., tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

2010 yılında evlenen (A) ile (B) arasında, mal rejimine ilişkin herhangi bir sözleşme yapılmamıştır. Evlilik birliği devam ederken (A) adına çeşitli malvarlığı değerleri kaydedilmiştir. Bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, aşağıda sayılan malvarlığı değerlerinden hangisi (A)’nın kanun gereği kişisel malı olarak kabul edilir?

A) Evlilik birliği içerisinde emekli olması üzerine kendisine ödenen kıdem tazminatı ile satın aldığı otomobil.
B) Evlenmeden önce satın almış olduğu daireden evlilik birliği süresince elde ettiği kira gelirleri.
C) Evlilik birliği devam ederken babasının kendisine doğum günü hediyesi olarak tapuda devrettiği arsa.
D) Geçirdiği bir iş kazası sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kendisine bağlanan malullük aylığı.
E) Uğradığı bir trafik kazası sonucu, çalışma gücünü kısmen kaybetmesi nedeniyle sorumlu kişiden aldığı maddi tazminat.

Bu maddeyle ilgili 4 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol