TMK Madde 236V. Artık değere katılma — 1. Kanuna göre
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.
Kısaca
Madde, edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin ve mirasçılarının diğer eşin artık değerinin yarısı üzerindeki hakkını, bu alacakların takasını ve zina veya hayata kast nedeniyle boşanmada kusurlu eşin pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasını veya kaldırılmasını düzenler. Kural, edinilmiş mallara katılma rejiminin uygulandığı evliliklerde eşler ve ölen eşin mirasçıları bakımından geçerlidir. Maddenin ikinci fıkrasının sözleşmeye ilişkin bölümü (a.
Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.
Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir.
Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.
2.Sözleşmeye göre
a. Genel olarak
Bu maddedeki kavramlar
- Artık değer
- Saklı pay
- Artık değer alacağı
- Katılma alacağı
- Kusurlu eş
Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.
Bu maddeyi uygulayan kararlar
47 karar arasından seçildi- 2. Hukuk Dairesi · E. 2022/6160 · K. 2023/4790 · T. 17.10.2023Daire kararıBozma
tespit olunacak parasal ve kıymetli emtia ile hak ve alacaklar üzerindeki katılma alacağının tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL katılma alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanacak avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, mal rejiminin tasfiyesine karar verildiği takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 236 nci maddesi uyarınca ağır kusurlu davalının artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasını veya kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
- Hukuk Genel Kurulu E.2024/415 K.2024/422 T.2024-09-12Hukuk Genel KuruluBozma
Aynı şekilde eşlerin zina veya hayata kast sebebiyle boşanmalarına hükmedilmesi hâlinde bunun maddi hukuk açısından sonuçlarının düzenleme altına alındığı 4721 sayılı Kanun'un 236/2 nci maddesinden hareketle mutlak ve nispi boşanma sebepleri arasında kusur kıyaslaması yapılamayacağını söylemek de mümkün değildir.
- 8. Hukuk Dairesi · E. 2017/4334 · K. 2019/1407 · T. 13.02.2019Daire kararıBozma
Ayrıca, dava katkı payı ve artık değere katılma alacağı isteğine ilişkin olup, 743 sayılı TKM'de, 01.01.2002 tarihinde yürülüğe giren 4721 sayılı Yasa'nın 236/2 maddesinin karşılığı bulunmadığından katkı payı alacağı yönünden zina sebebine dayanarak davacının katkı payı alacağında indirim yapılması doğru değildir.
Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.
Bu maddeye özel soru
Eşi (B)'nin altı ay önce bir başkasıyla cinsel birliktelik yaşadığını öğrenen (A), bu durumu öğrenmesine rağmen evlilik birliğini kurtarma ümidiyle ortak hayata iki ay daha devam etmiştir. Ancak (B)’nin bu davranışına devam etmesi üzerine (A), zina sebebine dayanarak boşanma davası açmaya karar vermiştir. Bu olay ve Türk Medeni Kanunu'nun zina sebebine dayalı boşanma hükümleri dikkate alındığında, aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi **hatalıdır**?
- A) Zinanın ispatlanması hâlinde, hâkimin evlilik birliğinin temelinden sarsılıp sarsılmadığını ayrıca araştırmasına gerek kalmaksızın boşanmaya karar vermesi gerekir; zira zina, mutlak bir boşanma sebebidir.
- B) Davalı eş (B), davacı (A)’nın kendisini affettiğini ispatlayamazsa, (A)’nın davayı, zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı aylık hak düşürücü süre içerisinde açması gerekir.
- C) Hâkim, (A)'nın zinayı öğrendikten sonra ortak hayata iki ay boyunca devam etmiş olmasını, olayın koşullarına göre örtülü (zımni) bir af olarak nitelendirerek davanın reddine karar verme takdirine sahiptir.
- D) Zina eylemi, aynı zamanda haysiyetsiz bir hayat sürme olarak da nitelendirilebileceğinden, (A) bu davayı terditli olarak hem zinaya hem de haysiyetsiz hayat sürme sebebine dayandırarak açabilir.
- E) Davanın kabulü ve boşanmaya karar verilmesi durumunda, mal rejiminin tasfiyesi aşamasında hâkimin, kusurlu eş olan (B)'nin artık değerdeki payını hakkaniyete uygun olarak azaltma veya tamamen kaldırma yetkisi bulunmamaktadır.
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var
Soruların tamamını çözmek ve açıklamalı cevapları görmek için Hukuksal Eğitim platformuna katıl.
Platforma katıl