4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 406

Türk Medeni Kanunu 406. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 406- Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır. III. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

27 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2017/8982 E., 2018/1024 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve 406. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2017/8982 E.  ,  2018/1024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vesayet Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, vesayet altına alınmasına yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vasi adayı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili; kısıtlı adayının akli melekelerinin yerinde olmadığını ve mevcut ve ortak mal varlığı üzerinde kendisini zarara uğratacak muamele ve tasarrufta bulunduğunu bu nedenlerle kısıtlanmasını ve vasi atanmasını istemiştir. Kısıtlı adayı; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ... Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 28.01.2016 tarihli raporu ile Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 20.10.2015 tarihli raporda kısıtlı adayının fiil ehliyetine sahip olduğu, kısıtlanmasının ve vasi tayin edilmesinin gerek olmadığı bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm; davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405. ve 406. maddeleri kapsamında kalan, akıl sağlığı, malvarlığını kötü yönetme, savurganlık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir. 1-TMK'nun 405. maddesi yönünden yapılan inceleme; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin bu konuya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-TMK'nun 406. maddesi yönünden yapılan inceleme; Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır. Mahkemece hükme esas alınan raporlarda, şahsa vasi tayini gerekmediği belirtilmiş olup sadece TMK'nun 405. maddesi bakımından değerlendirme yapılmıştır. Oysa ki dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcuttur. Mahkemece TMK'nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmadan hüküm kurulmuştur. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece kendiliğinden araştırma yapılabileceği de gözetilerek, tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 22.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2017/2442 E., 2017/10592 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 406. maddeleri kapsamında kalan, akıl hastalığı ile malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2017/2442 E.  ,  2017/10592 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı ... dava dilekçesinde, babası ...'nun rahatsız olup, halen tedavi gördüğünü, bu rahatsızlığı nedeni ile de malvarlığını azaltma tehlikesi altında olup üçüncü kişiler tarafından mağdur edilme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek vesayet altına alınmasını ve kendisinin vasi olarak atanmasını istemiştir. Mahkemece; ....Hastanesi tarafından düzenlenen raporda kısıtlı adayının parkinson ve demans tanısı ile vesayet altına alınmasının gerektiği bildirilmiş ise de; kısıtlı adayının duruşmalara iştirak etmesi ve mahkemece yapılan gözlemde, kendisini ifade etmekte zorlanmadığı, sorulan soruları rahatlıkla anladığı ve cevap verebildiği gözlemlendiğinden, vesayet altına alınması yönünde mahkeme nezdinde tam bir kanaat oluşmadığından, tereddüdün giderilmesi amacıyla kısıtlı adayının bir üst sağlık kuruluşuna sevkine karar verildiği; Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesince düzenlenen raporda ise kısıtlı adayının vesayet altına alınmasının gerekmediği bildirildiğinden, mahkemece bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile iki nöroloji uzmanı tarafından hazırlanan sağlık kurulu raporuna itibar edildiği gerekçesiyle kısıtlı adayının vesayet altına alınmasına yönelik talebin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 406. maddeleri kapsamında kalan, akıl hastalığı ile malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık sebeplerine dayalı kısıtlanma kararı verilmesi istemine ilişkindir. 1- TMK'nun 405.maddesi yönünden yapılan inceleme; vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkindir. Dosyada bulunan Nazilli Devlet Hastanesi’nin 21.05.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda, kısıtlı adayına demans ve parkinson hastalığı teşhisi konulduğu, vasi tayininin uygun olduğu; Adnan Menderes Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nin 11.06.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda ise kısıtlı adayına parkinson hastalığı teşhisi konulduğu, ancak vasi tayinin gerekmediği bildirildiğinden, her iki sağlık kurulu raporu arasında çelişki meydana geldiği gözetilerek, Mahkemece, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden rapor aldırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik inceleme ile davanın reddi, 2- Dosya içindeki bilgi ve belgelerin özellikle dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin sadece Türk Medeni Kanunu'nun 405.maddesinde düzenlenen akıl hastalığı nedeniyle değil aynı zamanda 406.madde kapsamında savurganlık ve malvarlığını kötü yönetme iddiasını da ileri sürmüştür. Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde; "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin malvarlığını azaltma tehlikesi altında olup, üçüncü kişiler tarafından mağdur edilme ihtimali bulunduğu iddiası da olduğu halde; Mahkemece, Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece yalnız akıl sağlığı yönünden inceleme yapan sağlık kurulu raporu dikkate alınıp yetersiz ve eksik inceleme ile davanın reddi, Doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
2. Hukuk Dairesi, 2012/25237 E., 2013/22394 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSalihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
tam metni aç
Ancak bu sırada Ö.U.29.4.2011 tarihinde açmış olduğu dava neticesinde Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.6.2011 tarih ve 2011/743 esas ve 2011/1032 karar sayılı ilamı ile davacı-davalı koca kötü yönetim nedeniyle Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmış ve babası Ö.U.velayeti altında bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 27.6.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Hukuk Dairesi         2012/25237 E.  ,  2013/22394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Salihli 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :5.6.2012 Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve nafaka davalarının birlişterilirek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı koca tarafından; her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar karşılıklı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak (TMK md. 166/1) boşanma talep etmiş, mahkeme ilk kararında her iki boşanma davasının da reddine karar vermiş, bu karar her iki tarafın temyizi üzerine Dairemizin 11.10.2011 gün ve 2010/10882 esas ve 2011/15435 karar sayılı ilamı ile " davacı-davalı kocanın Türk Medeni Kanununun 405 ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 56/1. maddeleri uyarınca vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön sorun sayılması, gerekirse Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca işlem yapılması ve sonucuna kadar yargılamanın bekletilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden işin esası hakkında karar verilmiş olması sebebiyle" bozulmuştur. Mahkemece, bozma kararına uyulmuş, davacı-davalı koca Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevkedilmiş, 20.2.2012 tarihli heyet raporunda davacı-davalı koca için "bipolar affektif bozukluk teşhisi" konularak kişinin vesayet altına alınmasının uygun olduğu mütalaa edilmiştir. Ancak bu sırada Ö.U.29.4.2011 tarihinde açmış olduğu dava neticesinde Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.6.2011 tarih ve 2011/743 esas ve 2011/1032 karar sayılı ilamı ile davacı-davalı koca kötü yönetim nedeniyle Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca kısıtlanmış ve babası Ö.U.velayeti altında bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 27.6.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Ergin bir kimsenin kısıtlanması sınırlı ehliyetsiz konuma getirme şeklinde olabileceği gibi( TMK md.406) tam ehliyetsizliğin tespiti şeklinde de (TMK md. 405) gerçekleşebilir. Kişinin, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebine dayalı olarak kısıtlanması (TMK md.405) ile savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim sebebine dayalı olarak (TMK md.406) kısıtlanması farklı hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Türk Medeni Kanunun 405. maddesinden kısıtlanan kişinin ayırt etme gücü dolayısıyla fiil ehliyeti bulunmamaktadır. Her ne kadar, davacı-davalı koca Türk Medeni Kanunun 406. maddesi uyarınca kötü yönetim sebebiyle kısıtlanmış ve yargılamaya velisi tarafından devam edilmiş ise de, akıl hastalığı sebebiyle kısıtlanması halinde kocanın fiil ehliyetinin ortadan kalkacağı gözetilerek Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen rapor dikkate alınıp davacı-davalı kocanın akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesinden kısıtlanması hususunda sulh hukuk mahkemesine ihbarda bulunulması ve sonucunun beklenmesi gerekirken, bu yön nazara alınmadan yargılamaya devamla işin esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2013
18. Hukuk Dairesi, 2015/15326 E., 2016/9131 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
2-Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde;
18. Hukuk Dairesi         2015/15326 E.  ,  2016/9131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava ve birleşen dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması birleşen davada davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 07.06.2016 gününde temyiz eden birleşen davada davacı vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan kısıtlı adayı vekili Av..... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dava ve birleşen dava dilekçelerinde, ...'in hasta, yaşlı, akli yönden rahatsız olduğu, kandırılarak taşınmazlarının elinden alındığı, mallarını iyi idare edemediği ileri sürülerek kısıtlanıp kendisine vasi atanması istenilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 1-4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı, 409. maddesinde ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda; mahkemece heyet raporu doğrultusunda ...'in kısıtlanmasını gerektirir bir durumun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin hükmüne dayanak yapılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/433 Esas sayılı tapu iptali ve tescil dava dosyasında tasarruf tarihi olan 07.12.2012 tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak alınan ... Kurumu ..... İhtisas Dairesinin 26.09.2014 tarihli raporunda ...'in tasarruf tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu, akıl hastalığının tespit edilemediği belirtilmiş, dosyada bulunan .... Devlet Hastanesinin 12.08.2013 tarihli raporunda ise; kısıtlanması talep edilen ...'de "kognitif bozukluk" saptandığı, kendisine vasi tayini gerektiği, .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinin 12.12.2013 tarihli raporunda ise, ...'de "yaşlılık, hafif bilişsel yetersizlik" saptandığı, kendisine yasal danışman atanmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Kısıtlanması talep edilen ...'in akıl sağlığına yönelik dosyadaki raporları arasında çelişki bulunmaktadır. Bu çelişkinin giderilmesi için mahkemece, daha önce alınmış olan raporlar da eklenerek ... Kurumu Yasasının 15. maddesi uyarınca ... Genel Kurulu'ndan, Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin bulunup bulunmadığına dair rapor alınarak çelişkinin giderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması, 2-Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde; ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlanması istenilenin malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da olduğu halde; mahkemece, Türk Medeni Kanununun 406. maddesi uyarınca herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden de re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
18. Hukuk Dairesi, 2015/12434 E., 2015/13525 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Davacı dava dilekçesinde; davacının oğlu ...’un akıl zayıflığı yanında Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi gereğince savurganlığı ve mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de vasi atanmasını istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
18. Hukuk Dairesi         2015/12434 E.  ,  2015/13525 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, vasi atanması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı dava dilekçesinde; davacının oğlu ...’un akıl zayıflığı yanında Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi gereğince savurganlığı ve mal varlığını kötü yönetme sebebiyle de vasi atanmasını istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. 1-Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.” Aynı Yasanın Türk Medeni Kanunu'nun 409/2. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmi sağlık kurulu raporu üzerine karar verilebileceğini, hakimin karar vermeden önce kurul raporunu gözönünde tutarak kısıtlanması istenilen kişiyi dinleyebileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, akıl hastalığı nedeniyle vasi tayini istemi, taraf beyanları ve mahkeme gözlemi üzerine dayanılarak reddedilmiş ise de; dosyada mevcut ..... Hastanesinin 11/10/2013 tarih 54312 sayılı kurul raporunda, kısıtlı adayının .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevkinin uygun olacağı görüşünün bildirildiği ancak mahkemece kısıtlı adayının .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine gönderilmediği anlaşılmıştır. Buna göre, mahkemece; kısıtlanması istenilen ...’un .... Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine veya ilgili Adli Tıp İhtisas Kuruluna sevk edilip muayenesi yaptırılarak, Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesinde yer alan kısıtlama sebebinin olup olmadığının tespiti ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesinde ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır. Dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da mevcuttur. Mahkemece Türk Medeni Kanunu'nun 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesisi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’na göre, bir erginin kendi isteği üzerine kısıtlanabilmesi için ileri sürebileceği sebepler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A) Yaşlılık
B) Ağır hastalık
C) Deneyimsizlik
D) Engellilik
E) Alkol bağımlılığı

Bu maddeyle ilgili 3 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol