Türk Medeni Kanunu 560. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 560- Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.
Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.
2. Saklı paylı mirasçılar lehine kazandırmalar
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
8 karar eşleşti
5. Hukuk Dairesi, 2022/14526 E., 2023/1759 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 560 ncı maddesi ve devamı maddeleri uyarınca vasiyetnamenin iptali, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
5. Hukuk Dairesi 2022/14526 E. , 2023/1759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR
A. Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2016 Tarihli ve 2012/253 Esas, 2016/241 Karar Sayılı Kararı
Açılan davanın tenkis talebine ilişkin kısmının kabulüne karar verilmiş, hükmün davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli ve 2016/22410 Esas, 2018/9815 Karar sayılı ilâmıyla kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
Devam eden yargılama neticesinde dosya 2019/44 Esas numarasını almış ve mahkemece 18.01.2022 tarihli ve 2019/44 Esas, 2022/12 Karar sayılı kararıyla murisin ölmeden önceki son yerleşim yeri adresinin Pendik/İstanbul olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
B. İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2022 Tarihli ve 2022/117 Esas, 2022/393 Karar Sayılı Kararı
Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/253 Esas, 2016/241 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 10.10.2018 tarihli 2016/22410 Esas, 2018/9815 Karar sayılı ilâmında kararın esas yönünden bozulduğu, yetkisizlik durumunun bozmaya konu edilmediği, bu haliyle taraflarca ileri sürülmeyen ve Yargıtay incelemesi sırasında bozmaya konu edilmeyen yetkisizlik durumunun kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
II. GEREKÇE
A. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 560 ncı maddesi ve devamı maddeleri uyarınca vasiyetnamenin iptali, mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
B. İlgili Hukuk
1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.
2. 6100 sayılı Kanun’un “Mirastan doğan davalarda yetki” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrasının a bendi şöyledir:
"Aşağıdaki davalarda, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir:
a) Terekenin paylaşılmasına, yapılan paylaşma sözleşmesinin geçersizliğine, ölüme bağlı tasarrufların
iptali ve tenkisine, miras sebebiyle istihkaka ilişkin davalar ile mirasçılar arasında terekenin
yönetiminden kaynaklanan davalar."
3. 4721 sayılı Kanun'un "Tenkis Davası " başlıklı 560 ıncı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
" Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan
tasarruflarının tenkisini dava edebilirler."
C. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinde mirastan doğan davalarda yetki; ölen kişinin son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkili mahkeme olarak düzenlenmiştir.
2. Akpınar İlçe Emniyet Amirliği tarafından yapılan 30.12.2021 tarihli araştırmaya ve dosya içerisindeki tanıkların ifadesine göre müteveffanın ölmeden önceki yerleşim yeri adresinin "Pendik/İstanbul"olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesince çözümlenmesi gerekmektedir.
III. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
6100 sayılı Kanun’un 21 ve 22 nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Diğer kararlar (4)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- TAZMİNAT**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 560 ]
1. Hukuk Dairesi 2011/3353 E., 2011/8055 K.
1. Hukuk Dairesi 2011/3353 E., 2011/8055 K.
- ECRİMİSİL
- GİZLİ BAĞIŞ
- TAZMİNAT- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 560 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 571 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 669 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 675 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakan annesi S.... adına kayıtlı 115 ada 140 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün davalının annesi olan vekil ve aynı zamanda murisin kızı Bilge tarafından 3.kişiye satılarak, aynı gün 3194 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün daıvalı adına satın alındığını, davalının işlem tarihinde 18 yaşında olup taşınmazın murise ait olan 7 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen para ile alındığını, yapılan işlemlerle miras hakkından mahrum edildiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat ve ecrimisil isteminde bulunmuş, yargılama sırasında davasına tazminat ve ecrimisil istemleriyle devam etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muirisin mal kaçırmak için taşınmazını sattığını ve mirasta iade hükümlerine göre davalının bedeli terekeye iade mecburiyeti olduğu ve davacının kira paralarını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.07.2011 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Ö.... K...... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi S.... Ö.... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptal, tescil, tazminat, ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tapu iptal ve tescil isteminin reddine, mirasta iade hükümlerine göre tazminat ve ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; 115 ada 140 parsel sayılı taşınmazdaki 7 nolu bağımsız bölümün miras bırakan S..... B.... adına kayıtlı iken vekili olan B.... Z.... tarafından dava dışı 3. kişiye 16.05.2003 tarihinde şatış suretiyle devredildiği, 3194 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün ise dava dışı 3. kişiler adına kayıtlı iken 16.05.2003 tarihinde davalı N... Z... tarafından satın alındığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 15 parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu bağımsız bölümün miras bırakana ait olan 140 nolu parseldeki 7 nolu bağımsız bölümün satışından elde edilen para ile davalı adına alındığını ve yapılan işlemler ile miras hakkından mahrum edildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmış, yargılama sırasında da davadaki isteğini tazminat ve 2 nolu bağımsız bölüm ile ilgili olarak kira paralarının tespit edilerek kira bedelinin tazminine hasretmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, somut olay yukarıda değinilen işleyiş tarzı itibarıyla gizli bağış niteliğinde olup, muris muvazaasına ilişkin 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İ.B.K.'nın olayda uygulama yeri yoktur. Diğer taraftan davalının annesi Bilge temlik ve temellük tarihinde sağ olduğuna göre davalı Neyir'in miras bırakan Sabriye'nin mirasçısı olamadığı da kuşkusuzdur. Böylesi bir olayda davalı mirasçı olmadığına göre TMK'nun 669 ila 675 maddeleri arasında düzenlenen (mirasta iade) mirasta denkleştirme hükümlerinin de uygulanamayacağı açıktır. Bu türlü bir kazandırmanın elden bağış (gizli bağış) niteliğinde bulunduğu ve koşullarının varlığı halinde TMK'nun 560 ila 571 maddeleri arasında öngörülen tenkis davasına konu edilebileceği tartışmasızdır. Oysa davada tenkis isteği de yoktur. Bu izahlar neticesinde davalı Neyir'in taşınmazı kullanmasında fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceğine göre, taşınmazı haksız olarak elinde tutan kişinin taşınmaz malikine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden de sorumlu olamayacağı açıktır.
Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 825.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 08.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- VASİYETNAMENİN İPTALİ**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 560 ]
3. Hukuk Dairesi 2011/14754 E., 2011/20454 K.
3. Hukuk Dairesi 2011/14754 E., 2011/20454 K.
- ÖLÜME BAĞLI TASARRUF
- VASİYETNAMENİN İPTALİ- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 560 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 561 ]
"İçtihat Metni"
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Islah dilekçesi ile de; aksi halde, ölüme bağlı bu tasarruf, saklı payı zedelediğinden tenkis hükümlerinin uygulanması talep edilmiştir. Mahkemece vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkillerinin, murisin kendisinden önce ölen oğlu İlhan'ın çocukları olduğunu; muris, 09.09.1998 tarihli vasiyetnamesi ile, 29 parsel nolu taşınmazdaki 20/550 hissesinin 3/4'ünü oğlu Orhan'a, 1/4'ünü ise kızı Nuran'a bıraktığını, davacıları ise mirastan mahrum ettiğini; vasiyetçinin ölüme bağlı tasarrufu, yanılma ve davalıların zorlaması sonucu yaptığını iddia ederek; vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de; aksi halde tenkise karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, vasiyetnamede davacıları mirastan ıskata yönelik bir ibare olmadığını, murisin irili ufaklı başkaca taşınmaz malları mevcut olup bu taşınmazların dava konusu vasiyete konu yapılmadığını, bir iptal sebebi bulunmadığını savunarak; da-vanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "…
…Noterlikçe düzenleme şeklinde tanzim edilen vasiyetname geçerli bulunduğundan, vasiyetnamenin iptali talebinin reddi cihetine gidilmesi uygun görülmüştür. Vasiyetname, murisin ölümünden önceki bir yıl dışında tanzim edilmiştir. Bu bakımdan ölüme bağlı tasarruf, mutlak olarak tenkise tabi tasarruflardan değildir. Ölümden bir yıldan fazla bir süre önce yapılan ölüme bağlı tasarruflarda murisin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan tasarruflar TMK 565/4. maddesi uyarınca tenkise tabi olacaktır. Murisin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla kazandırma yaptığının kesin ve net olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dinlenen tanık ifadeleri saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla kazandırma yapıldığını ispata yeterli değildir. Vasiyete konu taşınmaz dışında murisin başkaca tapulu taşınmazları bulunmaktadır. Böylece, murisin saklı pay kurallarını etkisiz kılmak, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla vasiyetname düzenlediği açıkça ispat edilememiştir. Bu durumlar karşısında tenkis talebinin de reddi cihetine gidilmesi uygun görülmüştür. Gerekçesiyle" vasiyetnamenin iptali ve tenkis taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, vasiyetçi, düzenlediği vasiyetnamesi ile gayrimenkullerinden birini davalılara vasiyet ederek, ölüme bağlı tasarrufta bulunmuştur. TMK'nın 560/1. maddesine göre "Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler." Aynı Kanun'un 561/1. maddesine göre ise; "Saklı pay sahibi mirasçılara ölüme bağlı tasarrufla yapılan ve tasarruf edilebilir kısmı aşan kazandırmaların onların saklı paylarını aşan kısmı orantılı olarak tenkise tabi olur" hükmüne amirdir.
Mahkemece; murisin vasiyetname ile yaptığı tasarrufun, sağlararası bir tasarruf olmayıp, ölüme bağlı bir tasarruf olduğu ve mutlak tenkise tabi olduğu gözetilmemiştir. Ayrıca, vasiyete konu taşınmaz dışında başkaca taşınmazların bulunması da tenkis talebinin reddi için gerekçe gösterilmiştir.
Tenkisin gerekip gerekmeyeceği, gerekiyorsa ne oranda ve ne miktarda gerekeceği önceden bilinemez. Bunun için, mahkemece; öncelikle tereke mal varlığı tespit edilmeli, uzman bilirkişi heyetine tenkisle ilgili ayrıntılı bir hesap yaptırılmalı; davacılara, belirlenen değer üzerinden noksan harcı yatırmaları için süre verilerek, harç tamamlattırılmalı; bundan sonra tenkis hükümleri doğrultusunda bir inceleme ve araştırma yapılarak, oluşacak sonuç dairesinde tenkis talebiyle ilgili bir hüküm kurulmalıdır. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA) ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/4252 E., 2024/4031 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
tam metni aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 558, 559, 560 ve 561 inci maddeleri.
7. Hukuk Dairesi 2023/4252 E. , 2024/4031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1148 E., 2023/1406 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/5 E., 2020/58 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın asıl talep yönünden reddine, terditli talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babasının vasiyetname yolu ile ... mahallesi, 2038 ada 277 parselde bulunan zemin kat 2 No.lu bağımsız bölümü eşi ...'a bıraktığını, bu vasiyetnamenin Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinde açılıp okunduğunu, davalının murisin ikinci eşi olduğunu, murisin vasiyetnameyi yapmayı gerektirecek durumunun olmadığını, davalının zorlama ve baskıları ile vasiyetnamenin düzenlendiğini ileri sürerek; dava konusu vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde vasiyetnamenin miras hakkından kaynaklanan saklı payları bertaraf ettiğinden tenkise karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacıların taleplerinin yersiz ve haksız olduğunu, müvekkili ile muris eşinin bağlarının çok kuvvetli olduğunu, murisin bu nedenle dava konusu taşınmazı müvekkiline vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin tamamen hukuk ve usule uygun olarak doktor raporu alınarak düzenlendiğini, davacıların iddia ettiği gibi bir zorlama ve baskının olmadığını, davacıların iddialarının gerçek dışı olduğunu ve mal hırsından ve davalıya karşı önyargılı bir davranış içinde olmalarından kaynaklandığını, davacıların tenkis taleplerine ilişkin olarak söz konusu tasarrufun tamamen murisin davalıya karşı olan minnet, sevgi ve saygının karşılığı olduğunu, kendisine bakılmasının ve ilgilenilmesinin bir karşılığı olarak devredildiğini, bu şekilde yapılan ölüme bağlı tasarrufların iptal edilemeyeceği ve tenkise tabi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın asıl talep yönünden reddine, terditli talep yönünden kabulü ile 3.948,12 TL'şer bedelin 17.12.2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak her bir davacıya ayrı ayrı verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;vasiyetnamenin iptali talebi yönünden davanın reddine dair verilen kararı istinaf ettiklerini, davalı ile murisin ikinci bir evlilik gerçekleştirdiklerini, davalının, murisin ölmeden önce son bir yılını tedavi altında geçirdiğini fırsat bilerek onu baskı altına aldığını ve vasiyetnameye konu evi kendisine vasiyet ettirdiğini, murisin böyle bir ölüme bağlı tasarruf yapmaya normal şartlar altında hiçbir ihtiyacının bulunmadığını, davalının ise ölüme bağlı tasarruf hususunda murisi baskı altına aldığını, murisin de kendisine bakılmayacağı korkusu ile bu işlemi yapmak zorunda kaldığını, söz konusu vasiyetnamenin baskı ve tehditler sonucunda ve murisin kalp ameliyatı olduktan sonra yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 557 nci maddesine dayalı vasiyetnamenin iptali, terditli olarak tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 558, 559, 560 ve 561 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
1. Hukuk Dairesi, 2013/8586 E., 2013/12594 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varKOCAALİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
tam metni aç
Böylesi yapılan bir temlikin, koşullarının varlığı halinde TMK.nun 560 ilâ 571. maddelerinde öngörülen tenkis hükümlerine tabi olacağı açık olup, davada tenkis isteği de bulunmadığına göre muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözetilmeksizin yazılı şeki
1. Hukuk Dairesi 2013/8586 E. , 2013/12594 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : KOCAALİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2012
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı C... S... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davaya konu 399 parsel sayılı taşınmaz dışındaki tüm taşınmazların mirasbırakandan davalıya intikal ettiği, murisin taşınmazlarını erkek çocukları arasında paylaştırdığı, kız çocuklarına ise herhangi bir taşınmaz vermediği, davalının da taksim savunmasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile 399 parsel dışındaki taşınmazlar bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve dosya içeriğinden; miras bırakan M... S...'nın 26.07.2007 tarihinde öldüğü, geride 19 mirasçısının kaldığı, davacılar A... ile E...'nin murisin kızları, E...'in ise muristen önce ölen kızı M...'den olma torunu olduğu,davaya konu edilen K... Köyü 11895, 11896 ve 11898 parsel sayılı taşınmazların ifraz öncesinde 3837 parsel sayılı taşınmaz olarak mirasbırakan M... S... adına kayıtlı iken murisin anılan taşınmazı 16.06.1993 tarihinde dava dışı N... A...'ya satış suretiyle temlik ettiği, bu kişinin de 13.03.1997 tarihinde yine satış suretiyle davalı C... S...'ya anılan taşınmazı temlik ettiği , ifraz suretiyle oluşan davaya konu parsellerin halen davalı adına kayıtlı olduğu, çekişmeli diğer taşınmazlar 101 ada 7, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise 01.04.2005 tarihinde yapılan tespitle ceddinden intikalen ve taksimen 20 yılı aşkın süredir davalının zilyetliğinde bulunduğundan bahisle senetsizden davalı adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; mirasbırakan tarafından ara malik kullanılmak suretiyle devredilen 3837 parsel sayılı taşınmazın ifrazı sonucu oluşan 11895 , 11896 ve 11898 parseller bakımından davalıya yapılan temlikin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun saptanarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; çekişmeli diğer taşınmazlar olan 101 ada 7, 9, 10 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ile 102 ada 2 parsel sayılı taşınmazın öncesinde miras bırakan M... S... adına tapuda kayıtlı olmadığı dosya kapsamıyla sabittir. Anılan taşınmazların kadastro tespiti sırasında 2005 yılında belgesizden davalı C... S... adına tespit edilerek çap kayıtları oluşmuştur. Bir bakıma taşınmazların öncesinde muris M... S...'ya ait olduğu ve onun tarafından davalı C... S...'ya devredildiği kabul edilse dahi, evveliyatlarının tapuda kayıtlı olmaması sebebiyle somut olayda 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmamaktadır. Böylesi yapılan bir temlikin, koşullarının varlığı halinde TMK.nun 560 ilâ 571. maddelerinde öngörülen tenkis hükümlerine tabi olacağı açık olup, davada tenkis isteği de bulunmadığına göre muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan husus gözetilmeksizin yazılı şekilde bu taşınmazlar bakımından da davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazı yukarıda değinilen nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün(6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
Mirasbırakanın saklı pay kurallarını ihlal ederek yaptığı tasarruflara karşı, saklı paylı mirasçıların haklarını almak için açacakları davanın adı nedir?
A) İstihkak Davası
B) Ecrimisil Davası
C) Tenkis Davası
D) Denkleştirme Davası
E) İptal Davası
Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!
Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.