4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 611

Türk Medeni Kanunu 611. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 611- Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer. Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır. IV. En yakın mirasçıların tamamı tarafından ret 1. Genel olarak

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

10 karar eşleşti
14. Hukuk Dairesi, 2015/8040 E., 2015/6945 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi
Zaten TMK'nın 611. maddesi uyarınca mirası reddeden mirasçının payı kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer.
14. Hukuk Dairesi         2015/8040 E.  ,  2015/6945 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/04/2015 NUMARASI : 2015/981-2015/642 Davacılar tarafından, 22.04.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasın gerçek reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacılar, dedeleri K.. S..'nın 24.05.2014 tarihinde vefat ettiğini, yasal mirasçılarından anneleri H... Y...'in Ankara 2. Sulh hukuk Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli 2014/792 Esas, 914 Karar sayılı ilamı ile muris K.. S..'nın mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiğini, annelerinin mirası reddettiğine dair kendilerine herhangi bir tebligat yapılmadığını, mirasçı olabileceklerini 13.04.2015 tarihinde öğrendiklerini, öğrenme tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içinde murisin mirasını kayıtsız ve şartsız reddettiklerini bildirmişlerdir. Mahkemece, muris K.. S..'nın 24.05.2014 tarihinde vefat ettiği, Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.07.2014 tarih ve 2014/940 Esas, 919 Karar sayılı mirasçılık belgesinde K.. S..'nın mirasçılarının belirlendiği, davacıların mirasçı olmadıkları anlaşılmıştır. En yakın yasal mirasçıların mirası reddi, kendilerinden sonra gelen mirasçılar yararına olmadıkça ve bunlar kanunun 614. maddesinde gösterilen usul çerçevesinde mirası açıkça kabul etmedikçe miras, sonra gelen mirasçılara geçmez. Bunlar, murisin borçlarından sorumlu da tutulamaz. Somut olayda miras, murisin en yakın yasal mirasçısı olan Hayriye Yüksel tarafından, sonra gelen mirasçılar yararına olmaksızın reddedilmiştir. Zaten TMK'nın 611. maddesi uyarınca mirası reddeden mirasçının payı kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer. Tüm yasal mirasçıların mirası reddi halinde ise tereke TMK'nın 612 ve devamı maddeleri uyarınca tasfiyeye tabi tutulur. Davacıların talebinin, kendilerine miras geçmediğinden ret haklarının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi durumunda TMK'nın 611/1 maddesine göre "yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçer" aynı kanunun 608/son maddesine göre "ret sonucunda miras daha önce mirasçı olmayanlara geçerse bunlar için ret süresi önceki mirasçılar tarafından mirasın reddedildiğini öğrendiklerine tarihten işlemeye başlar" dosya arasında bulunan nüfus kayıtlarına göre davacılar dedeleri K.. S..'dan gelen mirası reddeden anneleri Kadir kızı H... Y...'in altsoyudur (çocuklarıdır). Muris K.. S..'nın mirası tüm mirasçılar tarafından reddedilmesi halinde terekenin TMK'nın 612. maddesine göre tasfiye edileceğinden ret hakkı altsoya yani davacılara geçmez. Öncelikle deliller toplanıp bu husus araştırıldıktan sonra muris K.. S..'nın tüm mirasçıları tarafından mirası reddedilmemişse davacıların annesi Hayriye Yüksel'in miras payı kendisi hayatta değilmiş gibi miras açıldığı anda geçerli olacak şekilde kendi altsoyuna intikal edeceğinden bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana iadesine 22.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

7. Hukuk Dairesi, 2022/6015 E., 2024/10 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varGaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir.
7. Hukuk Dairesi         2022/6015 E.  ,  2024/10 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2456 E., 2022/1144 K. KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü, kararın kaldırılması ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/53 E., 2019/36 K. Taraflar arasındaki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin kardeşi muris ...'ın 18.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, murisin borcunun olduğunu ve aktiflerinde son derece değeri düşük bir tane evinin olduğunu belirterek, murisin terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve TMK'nın 605-618 inci maddeleri gereğince reddine karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı Nar Evleri Site Yönetimi adına ... vekili cevap dilekçesinde; davanın üç aylık sürede açılmadığını ve mirasın hükmen reddine ilişkin şartların gerçekleşmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; terekenin borca batık olduğunu ve İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2014/12167 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibinin bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, murisin aktif ve pasifleri karşılaştırıldığında terekenin borca batık olduğunun tespit edildiği ve davalılardan Vakıflar Bankası AŞ.'nin dava açıldıktan sonra alacağını murisin terekesinden icrai satış neticesinde aldığı gerekçesiyle davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile terekenin borca batık olduğu anlaşıldığından, davacıların mirası hükmen reddetmiş olduklarının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili, davalı SGK vekili ve davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davalı Vakıfbank T.A.O.'ya olan borcun murisin terekesinden icrai satış ile ödendiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi gereğince yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davanın açıldığı tarihteki duruma göre sorumlu olacağını, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesini ve banka lehine hükmedilen yargılama giderleri yönünden hükmün kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı Diyarbakır Vergi Dairesi Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... Ecza Deposu San. Tic. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç aylık yasal süre içerisinde açılmadığını, mirasın hükmen reddine karar verilebilmesi için borca batıklığın resmen tespit edilmiş ve terekenin kabul edildiğine dair bir davranışta bulunulmamış olması gerektiğini, dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 4. Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerekirken kabulünün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. 5. Davalı Allıance Healthcre Ecza Deposu A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, murisin ölüm tarihi itibariyle terekenin borca batık olduğunun etraflıca araştırılmadığını, bilirkişi raporunda mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunulup bulunulmadığı konusunda inceleme yapılmadığını, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılardan alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki bilgi ve belgelerden murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, terekesinin borca batık olduğunun sabit olduğu, bankadan çekilen 430,00 TL'nin önemsiz bir miktar olduğundan yargılamada eksiklik olarak değerlendirilmediği, kabule göre dava açıldığında davalı ... Bankasına açılan davada davacı haklı olduğundan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurularının yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçlar yönünden kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davalı Vakıfbank yönünden açılan davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı ... Ecza Deposu vekili temyiz dilekçesinde; davanın üç ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; davanın 3 ay içerisinde açılmadığını, mirasçıların kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığı konusunun ve terekenin borca batık olup olmadığının etraflıca inceleme konusu yapılmadığını ve resen belirlenecek hususlarında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Dosya kapsamından murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, ancak pasifinde yüksek meblağda farklı yerlere borcunun bulunduğu, yani terekesinin resmen borca batık olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 inci maddesine göre açılan mirasın reddi davalarında süre sınırlamasının bulunmadığı, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği ve mirasçılık belgesi çıkartılmasının mirası kabul anlamına gelecek bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmış olup, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar doğru görülmüştür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı SGK Başkanlığı vekili, davalı ... Ecza Deposu vekili ve davalı Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar SGK Başkanlığı vekili, ... Ecza Deposu vekili ve Allıance Ecza Deposu AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Davalı SGK harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
6. Hukuk Dairesi, 2022/1292 E., 2023/1731 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 605, 609 ve 611/1 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 55 nci maddesi
6. Hukuk Dairesi         2022/1292 E.  ,  2023/1731 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/129 E., 2021/305 K. DAVA TARİHİ : 03.05.2011 HÜKÜM/KARAR : Kabulüne Taraflar arasında Mahkemece görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2007/3646 E. sayılı dosyasında düzenlenen sıra cetvelinde ilk iki sırada yer alan davalı alacaklıların söz konusu takiplerini borçlunun diğer alacaklılarından mal kaçırmak ve zarar verme kastıyla yapıldığını, davalılar ile borçlu arasında borç doğurucu gerçek bir ticari ilişki olduğunu teyit eden hiçbir belge bulunmadığını bu nedenle gerçek bir alacak borç ilişkisi mevcut olmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilerek sıra cetvelinde davalılara ayrılan payların müvekkilinin alacaklı olduğu dosyaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, aynı taraflar arasında ve aynı icra dosyalarına konu alacak borçlardan dolayı daha önce yapılan satış işlemleri nedeniyle, sıra cetvelleri düzenlendiğini ve sıra cetvellerinin iptali davalarının derdest olduğunu, müvekkillerinin takip konusu kambiyo senetlerini ciro yoluyla aldıklarını, davalıların borçludan kambiyo senedine dayalı olarak alacağı olduğunu, davacının 01.08.2008 tarihli sıra cetvelinde müvekkillerinin alacağına daha önce itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.11.2014 tarih ve 2011/162 E., 2014/461 K. sayılı kararı ile, davacının işbu davadaki iddialarının önceki açmış olduğu muvazaa iddiasına dayalı davada ileri sürdüğü gerekçelere dayandığı, ancak taşınmazların farklılığı ve buna göre farklı tarihlerde düzenlenmiş sıra cetvelleri olsa da takip dosyalarındaki alacakların tahsiline yönelik takip işlemlerinin devam ettiği ve bu nedenle önceki sıra cetveline itiraz edilmemesi durumunda aynı alacağa yönelik düzenlenen sıra cetveline itiraz hakkı kaybedileceği, bu aşamadan sonra muvazaaya dayalı itirazların sunulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Onama Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 09.12.2015 tarihli 2015/2910 E., 2015/7973 K. sayılı ilamı ile mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. B. Karar Düzeltme 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesi'nin 14.12.2019 tarihli 2016/1824 E., 2019/464 K. sayılı ilamı ile; her sıra cetvelinin alacaklılara yeni bir itiraz ve şikayet hakkı verdiği, başka bir taşınır ya da taşınmaz ile ilgili düzenlenen sıra cetveline muvazaa itirazının ileri sürülmemiş olmasının, daha sonra düzenlenen sıra cetvellerinde ileri sürülmeyeceği anlamına gelmediği, davacının iddiasının, alacağın hem esasına hem de sırasına yönelik olduğu, davacı vekilinin hem sıraya yönelik şikayetlerinin hem de esasa yönelik itirazlarının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle onama ilamı ortadan kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. C. Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların alacaklı oldukları icra dosyalarındaki takip konusu bedellerden dolayı alacaklarının ispatlanamadığı, takiplere konu alacakların muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılardan ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, muris ...’ un mirasçılarından biri olarak mirasını reddettiğine dair Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/2428 E. 2017/2805 K. Sayılı kararını sunduklarını, mirası reddettiğimize dair mahkeme kararı ve beyanımız yokmuş gibi mahkemece karar verilmiş olduğunu, müvekkilin mirası reddettiğinden işbu davada hasım olarak gösterilmesi ve aleyhine karar tesis edilmesinin, yargılama giderlerinden sorumlu olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının alacağın kambiyo senedine dayalı olduğunu, alacağının varlığını ispatlayan bir belge sunmadığını, davalılar ile davacı alacaklarının ispatı noktasında aynı şartlara sahip iken davacının alacağının ispatlı, davalıların kambiyo senedinden kaynaklı alacaklarının ise muvazaalı görülmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir. 2- İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun geçici 2 ve HUMK'nın 26.09.2004 tarih 5236 sayılı Kanunla değişmeden önceki haline göre 428,438 ve 439. maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 142 nci maddesi, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 605, 609 ve 611/1 maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 55 nci maddesi 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalılardan ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.1. Miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada davalının ölümü hâlinde 6100 Sayılı Kanun'un 55. maddesi gereğince mahkemece, davalının mirasçılarının tamamının tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir. Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi reddetmemiş olmaları hâlinde mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Ancak mirası reddeden mirasçılar davada taraf olamazlar. 2.2. Somut olayda, davalı ...’un yargılama sırasında 15.09.2017 tarihinde vefat ettiği, geride mirasçıları olarak ... ve ...’u bıraktığı, mirasçıların davaya dahil edildikleri, mirasçılardan ...’un kanunda belirtilen yasal süre içerisinde mirası tüm aktif ve pasifi ile kayıtsız ve şartsız olarak reddettiği, bu hususun Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 17.11.2017 tarih ve 2017/2428 E. 2017/2805 K. sayılı kararı ile tespit edildiği anlaşılmakla, mahkemece, mirası reddeden ... bakımından yargılama giderleri ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan kararının hüküm fıkrasının 2,3,4, ve 5. bendinde yer alan ‘davalılardan’ ibarelerinin çıkartılarak yerine ‘davalılar ... ve ...’dan’ ibareleri yazılmak suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2016/1863 E., 2016/7531 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Mahkemece, murisin en yakın tüm mirasçıları tarafından miras reddedildiğinden, TMK 611. maddesi gereğince mirası reddedenler sağ değilmiş gibi kabul edilerek murisin kardeşleri mirasçı olarak belirlenmiştir.
14. Hukuk Dairesi         2016/1863 E.  ,  2016/7531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, 16.09.2015 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, murisin en yakın tüm mirasçıları tarafından miras reddedildiğinden, TMK 611. maddesi gereğince mirası reddedenler sağ değilmiş gibi kabul edilerek murisin kardeşleri mirasçı olarak belirlenmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. (TMK m 612) Bu madde uyarınca yapılacak tasfiye süreye tabi değildir. Sulh mahkemesince herhangi bir başvuruya gerek olmadan kendiliğinden resmi tasfiye yoluna gidilmesi gerekir. En yakın yasal mirasçılardan maksat mirasbırakanın ölümünde doğrudan doğruya mirasçılık sıfatını kazanan mirasçılardır. Eş ve çocukların tamamının mirası reddetmeleri halinde murisin anne, babası ve kardeşleri yasanın aradığı anlamda en yakın mirasçılardan kabul edilemez. Mahkemece, muris ...'ın mirasçılık belgesinin, sağ kalan eş ve çocuklarının mirasçısı olacak şekilde verilmesi, en yakın mirasçıların tamamı tarafından miras reddedilmiş olduğunun da gözetilerek murisin terekesinin iflas hükümlerine göre tasfiye edilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. ... SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 26.09.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2015/1986 E., 2015/6329 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varNiğde Sulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK'nın 611/1. maddesi gereğince yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçeceğinden mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerek
14. Hukuk Dairesi         2015/1986 E.  ,  2015/6329 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/06/2014 NUMARASI : 2014/337-2014/533 Davacı vekili tarafından, 09.04.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesi verilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_ K A R A R \_ Davacı vekili, müvekkilinin murisi İ.. B..'ın 10.05.1975 tarihinde vefat ettiğini, geride mirasçısı olarak 31.12.2012 tarihinde vefat eden oğlu Ömer'in mirasçıları eşi Sultan ve çocukları İlyas, Keziban, Hacer, Hasan, Aygül, Lütfiye, Faruk, Ramazan, Ulaş, S.. S.. ve 1983 tarihinde vefat eden oğlu Feramuz'un mirasçıları eşi Necmiye ile çocukları Dürdane, Habip, Cumaali, Birsel, Fikret,Yılmaz, Özkan ve Zehra'nın kaldığını, mirasçılardan L.. B.., A.. B..., R.. B.., U.. B.., H... B..., İ.. B.., K.. T..., S... S.. G.., H.. A.., F.. B..'ın Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.06.2013 tarihli ve 2013/169 Esas 2013/524 Karar sayılı ilamıyla miras reddettiklerini, daha önce alınan Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.04.2014 tarihli ve 204/311 Esas 204/304 Karar sayılı ilamında mirası ret edenlerin gösterildiğini fakat ret edilen payların kime intikal edeceğinin gösterilmediğini, Ö.. B..'ın altsoyunun reddettiği mirasın S.. B..'a geçtiğini gösterir şekilde veraset ilamının düzenlenerek verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/311 esas 204 Karar sayılı veraset ilamında mirasın reddinin hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği şeklinde hüküm kurulduğundan yeni bir veraset ilamını gerektirir bir neden olmadığı gereçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Talep; mirasın reddi hususu gözetilerek mirasçılık belgesi verilmesine ilişkindir. Mirasçılık belgesi verilmesi hususu Türk Medeni Kanununun 598. maddesinde düzenlenmiştir. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Muris ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında, mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. Bu nedenle mirası reddeden (TMK m. 605/1) mirasçı veya mirasçılar varsa, düzenlenecek mirasçılık belgesinde, mirasçılık sıfatına sahip olan kişi veya kişiler ile miras paylarının gösterilmesi ve mirası ret durumuna işaret edilmekle yetinilmemesi; mirası ret nedeniyle, mirasçılık sıfatını kaybedenlerin ve bunların payının akıbetinin de (kime kalacağının) gösterilmesi gerekir. Bu bakımdan; Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 02.04.2014 tarihli ve 204/311 Esas 204/304 Karar sayılı ilamıyla verilen mirasçılık belgesinde yasal mirasçılar ile bunların miras paylarının gösterilmesi yerinde ise de "mirası reddin hukuki sonuçlarına" ilişkin talebe dair hüküm kurulmamıştır. Dosya içerisindeki nüfus kayıtlarına göre, muris İ.. B.. 10.05.1975 tarihinde ölmüş; mirasçılarından L.. B.., A.. B.., R.. B.., U..B.., H.. B.., İ.. B.., K.. T.., S.. S.. B.., H.. A.. ve F.. B..'ın Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/169 Esas 2013/524 Karar sayılı 20.06.2013 tarihinde kesinleşen hükmü ile muris İ.. B..'ın mirasını reddettikleri görülmüştür. TMK'nın 611/1. maddesi gereğince yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi hak sahiplerine geçeceğinden mirası reddedenlerin miras paylarının diğer mirasçılara intikal şeklinin kararda gösterilmesi gerekir. Mahkemece, nüfus kayıtları ve bir kısım mirasçının mirası reddetmiş olması hususları değerlendirilerek, mirası reddeden mirasçıların paylarının kime kalacağı açıkça gösterilmek suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

Mirasbırakan (M), 2023 yılında vefat etmiş ve ölümü anında terekesinin borca batık olduğu tespit edilmiştir. (M)'nin yasal mirasçıları olarak çocukları (A), (B) ve (C) hayattadır. (A)’nın (D) isminde bir çocuğu bulunmakta, (B)’nin ise herhangi bir altsoyu bulunmamaktadır. Yasal süre içerisinde mirasçılardan (A) ve (B) mirası reddetmiş, (C) ise mirası açıkça kabul etmiştir. Bu hukuki duruma göre, mirası reddeden (A) ve (B)'nin miras paylarının intikali hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) (A)’nın miras payı kendi altsoyu olan (D)’ye, (B)’nin miras payı ise mirası kabul eden (C)’ye geçer.
B) En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddetmediğinden, (A) ve (B)’nin reddettikleri payların tamamı mirası kabul eden (C)’ye kalır.
C) Mirasbırakanın ölümü anında terekesinin ödemeden aczi açıkça belli olduğundan, (C)’nin kabul beyanı geçersiz olup mirasın tamamı iflas hükümlerine göre tasfiye edilir.
D) Mirası reddeden (A) ve (B)’nin payları, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan aksi anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır.
E) (A) ve (B)'nin payları kendileri sağ değilmiş gibi kabul edileceğinden, (A)'nın payı altsoyu (D)'ye, (B)'nin altsoyu olmadığı için onun payı ise Hazine'ye intikal eder.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol