4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 677

Türk Medeni Kanunu 677. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 677- Terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği, noterlikçe düzenlenmesine bağlıdır. Sözleşme bu kişiye paylaşmaya katılma yetkisi vermez; sadece paylaşma sonunda mirasçıya özgülenen payın kendisine verilmesini isteme hakkını sağlar. III. Mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

16 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2017/10856 E., 2017/15543 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Dava; mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan miras payının iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2017/10856 E.  ,  2017/15543 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.11.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalılar ... ve ... bizzat ve vekilleri Avukat ... ile ... bizzat ve vekili Avukat ... ile karşı taraftan.., ... ve ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: ... A R A R Davacı ... vekili, tarafların kök miras bırakanları .... ile eşi ...'den kalan.... köyü 416, 1326, 1341, 1445, 1726, 1864, 2434, 2435 parseller ve .... 25 parselde kayıtlı taşınmazlarda davalıların miras paylarının vekil edeni tarafından 20.06.2006 tarihli satış sözleşmesi ile satın alındığını açıklayarak iştirak hali baki kalmak üzere davalılara ait payların iptali ile davacı vekil adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında .....'in ölümü üzerine davaya mirasçıları tarafından devam edilmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin müşterek muris .... ve ..dan kalan miras paylarını hiçbir zaman satmadıklarını, dayanak sözleşmeden davalıların haberi olmadığını, sahte sözleşmedeki imzaların taklit edildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde, davanın dayanağı olan 20.06.2006 tarihli “Miras Payının Satışına Dair Sözleşme” başlıklı belgeler altındaki imzaların davalılara ait olduğu ve dolayısıyla davalıların dava konusu taşınmazlarda murislerinden kendilerine intikal eden miras paylarını bu sözleşmeler ile kardeşleri davacıların murisi ...’a sattıkları anlaşıldığından, 416, 1326, 1341, 1445, 1726, 1864 parsel sayılı taşınmazlarda elbirliği halinde mülkiyet sahibi olan davalıların, ... 1.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1988/442 Esas ve 1988/567 Karar sayılı 02.05.1988 tarihli veraset belgesi ile anneleri olan ....dan 1/6’şar hisse olarak intikal eden miras paylarının, yine dava konusu 170 ada 5 parsel (Eski 2434 parsel), 170 ada 4 parsel (Eski 2435 parsel) ve 25 parsel sayılı taşınmazlardaki, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/249 Esas ve 2007/191 Karar sayılı 06.03.2007 tarihli veraset belgesi ile babaları ... oğlu .... Mercan’dan 1/6’şar hisse olarak davalılara intikal edecek olan miras paylarının iptaline ve bu payların, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/1155 Esas ve 2015/1077 Karar sayılı 12.06.2015 tarihli mirasçılık belgesinde isimleri ve miras payları belirtilen müteveffa davacı ... mirasçıları ..., ... ve ...'nın miras paylarına eklenmesi suretiyle adlarına miras payları oranında elbirliği halinde mülkiyet olarak tapuya tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın dava konusu edilen 416, 1326, 1341, 1445, 1726, 1864 ve 25 parsel sayılı taşınmazlar yönünden kabulüne, 2434 ve 2435 parsel sayılı taşınmazlara yönelik reddine dair önceki hüküm, Dairemizin 26.01.2016 tarih 2015/17671 Esas ve 2016/1290 Karar sayılı ilamı ile özet olarak; "... davalılar vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin sürenin geçmiş olması nedeniyle HUMK'nun 432/4. maddesi hükmü uyarınca reddine, ...dosyaya getirtilen tapu kayıtlarına göre, taşınmazlardan 2434 parsel 170 ada 5, 2435 parsel ise 170 ada 4 parsel numaralarını almış, malik hanesindeki .... oğlu .... Mercan ismi ise kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ile 12.11.2014 tarihinde ... oğlu ..... olmuştur, ...eksikten getirtilen tapu kayıtlarına göre, taşınmazların isim düzeltilmesi ile tarafların miras bırakanları ... oğlu ..... adına kayıtlı oldukları anlaşıldığına göre bu taşınmazlarla ilgili olarak da toplanan delillere göre işin esasına ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, .... davacı vekiline mirası reddeden ...'ın miras hakkının kime intikal ettiğini de içeren ...'a ait tüm mirasçılarını gösteren hasımlı mirasçılık belgesi alması için süre ve imkan verilmesi, sunulacak mirasçılık belgesindeki davacıların miras payları da dikkate alınarak tescille ilgili hüküm kurulması.." gereğine işaret edilmek üzere bozulmuş, uyulan bozma ilamı neticesinde yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir. Dava; mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan miras payının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. TMK'nun 677.maddesine göre terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Yazılı olması geçerlilik şartıdır, bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. Dosya kapsamından; davacı vekili tarafından 16.2.2007 tarihli dilekçe ile davanın dayanağı olan 20.6.2006 tarihli ..., ... ve ...'a ait miras payının haricen satışına dair sözleşme asılları ayrıca ...'a ait ......3. Noterliği'nin 16.2.1993 tarih .....yevmiye numaralı vekaletname, 31.12.1088 tarihli kira sözleşmesinde bulunan örnek imzaları ve ...'a ait...3. Noterliği'nin 16.2.1993 tarih ...... yevmiye numaralı vekaletnamedeki imzaların örnek imza olarak sunulduğu, yazı işleri müdürlüğü tarafından 16.2.2007 havale tarihli senet asıllarının kasaya alındığına dair şerh düşüldüğü, yine davacı vekili tarafından 3.3.2008 tarihli dilekçe ile senet asıllarının fotokopileri ile değiştirildiği ancak daha öncesinde davalılar ... ve...'dan 2'şer adet belge alındığı, bu senetlerin asıllarının sunulduğunun bildirildiği, 2 adet belgenin kasaya alındığına dair şerh düşüldüğü, davacı tarafından sunulan adi yazılı 20.6.2006 tarihli "Miras Payının Satışına Dair Sözleşme" başlıklı sözleşmelerin "bana ve annemden intikal eden ... İlçesi.....Köyü hudutlarında tapunun 416, 1326, 1341, 1445, 1726, 1864, 2434, 2435 parsellerinde,..... 25 parselinde kayıtlı olan ve ....... S. No: 3 'de bulunan taşınmaz mallardaki miras payımın tamamını kardeşim ...'a 20.000 YTL karşılığı sattım. Bu parayı nakden ve defaten aldım, benim bu parsellerde hiçbir hakkım kalmamıştır.Alıcı kardeşime bu parsellerdeki miras hissemi tapuda ferağ vereceğimi beyan ve taahhüt ederim. İş bu sözleşme 20.6.2006 günü düzenlenmiş ve imzalanmıştır." içeriğine havi olduğu, satın alan ..., satan ..., ..., ... olduğu, sözleşmelerin metin kısımlarının bilgisayarda, isim ve imzaların elle yazıldığı görülmüştür. Davalılar, davaya konu sözleşmelerde yer alan imzaların kendilerine ait olmadığı, senetlerin sahte düzenlediği iddialarıyla davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuşlar, davacı ... de davaya konu sözleşmelerin Mahkeme kasasından alınarak fotokopileri ile değiştirildiği iddiası ile Mahkeme yazı işleri müdürü hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Gerek dosya kapsamında, gerekse yetkisizlik kararı verilen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/452 Esas sayılı dosyası, Cumhuriyet Başsavcılığı ve ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/125 Esas sayılı dava dosyası ile aldırılan bilirkişi raporlarının incelenmesinde, ... Emniyet Müdürlüğü Grafoloji ve Sahtecilik uzmanı .... tarafından tanzim edilen 24.9.2007 tarihli raporunda; ....kaynakları ve optik cihazlar yardımıyla yapılan incelemede incelemeye konu yarım dosya kağıdına bilgisayar yardımı ile yazılmış "Miras Payının Satışına Dair Sözleşme" başlıklı 20.06.2006 düzenleme tarihli satın alan ... , satan ... imzalı belgenin tamamının fotokopi yöntemi ile çoğaltıldığı, satın alan ve satan adına atılı bulunan imzaların ise ıslak olarak oluşturulduğu, satın alan ... , satan ... imzalı belgenin tamamının normal yöntemler ile oluşturulduğu (fotokopi ile oluşturulmadığı) sonucuna varıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan ....tarafından tanzim edilmiş 27.12.2007 tarihli ekspertiz raporunda; tetkike konu 20.6.2006 tarihli miras payının satışına dair sözleşme başlıklı ... ve ... imzalı, ... ve ... imzalı belgeler üzerinde yapılan karşılaştırmada imzaların ... ve ... elinden çıktığı, tetkike konu 20.6.2006 tarihli miras payının satışına dair sözleşme başlıklı ... ve ... imzalı belge fotokopi olması nedeni ile müspet veya menfi herhangi bir kanaatte bulunulamadığı sonucuna varıldığı, ... Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 26.11.2008 tarih ..... numaralı raporunda; 20.06.2006 tarihli 1,2,3,4,5 şeklinde numaralandırılmış "Miras Payının Satışına Dair" sözleşmelerin incelenmesinde; inceleme konusu 2,3,4,5 numaralı belgelerin metin kısımlarının bilgisayarla düzenlendikten sonra fotokopi çekilerek oluşturuldukları, ancak isim yazıları ile imzaların ıslak yazı ve imzalar oldukları, isim yazı ve imzaların ..., ... ve ...'ın eli ürünü oldukları, 1 numaralı belgenin metin kısmı bilgisayarda düzenlendikten sonra fotokopi çekilerek oluşturulduğu, isim yazı ve imzaların fotokopi olduğu, Mahkemece orjinalinden çekilen fotokopi olduğunun kabulü halinde ... eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı, ... Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 29.4.2009 tarih 10805-1801/1584 numaralı raporunda; 20.06.2006 tarihli ..... şeklinde numaralandırılmış "Miras Payının Satışına Dair" sözleşmelerin incelenmesinde; inceleme konusu......numaralı belgelerin metin kısımlarının bilgisayarla düzenlendikten sonra fotokopi çekilerek oluşturuldukları, ancak isim yazıları ile imzaların ıslak yazı ve imzalar oldukları, isim yazı ve imzaların ..., ... ve ...'ın eli ürünü oldukları, 1 numaralı belgenin metin kısmı bilgisayarda düzenlendikten sonra fotokopi çekilerek oluşturulduğu, isim yazı ve imzaların fotokopi olduğu, Mahkemece orjinalinden çekilen fotokopi olduğunun kabulü halinde ... eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı, ... Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesinin Adli Belge İnceleme Şubesi 24.4.2014 tarih 27396/2610 sayılı raporunda; inceleme konusu üst tarafında mavi kalemle "2,3,4" yazılı "Miras Payının Satışına Dair Sözleşme" başlıklı 20/06/2006 tarihli 3 adet belgedeki; ...'a atfen atılı imzalar ve isim yazıları ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, ...'a atfen atılı imzalar ve isim yazıları ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, ...'a atfen atılı imzalar ve isim yazıları ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu üzerinde "....." yazan siyah renk ajandadaki 7-8-9 Ocak 2008 tarihlere ait sayfalardaki turuncu kalemle işaretli yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ...'ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını bildirir raporların tanzim edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu 416, 1326, 1341 , 1445, 1726, 1864 parsel sayılı taşınmazlar 1956 yılında tapulama çalışmalarında Hüseyin kızı ..... adına tespit ve tescil edilmiş, 27.9.2002 tarihinde tapu kaydındaki kimlik bilgileri Hüseyin kızı ....... olarak tashih edilerek, verasette iştirak halinde mirasçılara intikal ettirilmiş, 25 parselde 1825/3444480 hisse ... oğlu .... adına 1975 tarihinde hükmen tescil edilmiş, 2434 ve 2435 parseller 1956 yılında yapılan tapulama çalışmalarında .... oğlu .... Mercan adına tespit ve tescil edildikten sonra, 2434 parsel 170 ada 5, 2435 parsel ise 170 ada 4 parsel numaralarını almış, malik hanesindeki ..... ismi ise kimlik bilgilerinin düzeltilmesi ile 12.11.2014 tarihinde ... oğlu .... Mercan olmuştur. Sunulan mirasçılık belgelerinde tarafların kök miras bırakanlarından ....n 01.02.1988, ..... ise 18.05.1978 tarihinde öldüğü, geride davacıların murisi ... ile davalıların kaldığı anlaşılmaktadır. Saptanan olgular kapsamından; davaya konu TMK'nun 677.maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlenmiş sözleşmelerin; tarafların ortak mirasbırakanları ...... ölüm tarihlerinden sonra, taşınmazlar elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi iken düzenlendikleri, yukarıda ayrıntısı ile açıklanan bilirkişi raporlarının tamamının birlikte değerlendirilmesinde, bahsi geçen sözleşmelerde bulunan isim yazı ve imzaların davalılar ..., ... ve ... eli ürünü olduklarının belirlendiği ve TMK'nun 677. maddesi hükmü uyarınca yazılı olmak koşuluyla bir mirasçının diğer mirasçıya miras payının devri hukuken mümkün ve geçerli olduğu gözetildiğinde, davacının davasına dayanak olarak sunduğu 20.06.2006 tarihli "Miras Payının Satışına Dair Sözleşme" başlıklı adı yazılı sözleşmelerin geçerli ve davalıların dava konusu taşınmazlardaki miras hisselerinin davacıya devredildiği sonucunu doğuran sözleşmeler olarak kabulü gerektiği kuşkusuzdur. SONUÇ: Hal böyle olunca, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilamında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalılar vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 21.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2017/10219 E., 2020/3487 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
maddesi ile Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 maddeleri gereğince satış ve devirleri resmi şekilde yapılmadıkça hukuki sonuç doğurmayacağı ve miras payı devir sözleşmesinin tüm mirasçılar arasında yapılmadığı, TMK'nin 677 maddesine göre miras payı devrinin tüm mirasçılar arasında yapılması gerektiği, muris Osman'ın tüm mirasçılar arasında yapılmayan sözleşmeye dahil olmayan mirasçıların yani davalıları
8. Hukuk Dairesi         2017/10219 E.  ,  2020/3487 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacılar vekili, ortak muris Osman'dan intikal eden iki parça taşınmazda mirasçı eski eş Ayşe'nin miras payını, davacılardan Hüseyin'in haricen devraldığını, daha sonra geriye kalan dört mirasçı olan davacıların kendi aralarında bu taşınmazlarla ilgili miras taksimi yaptıklarını açıklayarak, muris adına kayıtlı 951 parseldeki 170/440 hissenin iptali ile davacı ... adına, yine muris adına kayıtlı 945 parsel taşınmazın tapusunun iptali ile davacılar Neslihan, Fatma Hanım ve Ayşe adına 1/3 'er hisse nispetinde tapuya tescilini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... davanın reddini savunmuştur. Davalı ... davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Diğer davalılar usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap vermemiş, yargılmaya katılmamıştır. Mahkemece, tapulu taşınmazların TMK'nin 706, BK'nin 213,ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesi ile Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 maddeleri gereğince satış ve devirleri resmi şekilde yapılmadıkça hukuki sonuç doğurmayacağı ve miras payı devir sözleşmesinin tüm mirasçılar arasında yapılmadığı, TMK'nin 677 maddesine göre miras payı devrinin tüm mirasçılar arasında yapılması gerektiği, muris Osman'ın tüm mirasçılar arasında yapılmayan sözleşmeye dahil olmayan mirasçıların yani davalıların bağlamayacağı gerekçesiyle, davacıların davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacıların davasının davayı dosya içerisinde bulunan 08.04.2014 tarihli kimlik tespiti yapılmış kabul beyanı ile kabul eden davalı ... hariç diğer davalılar yönünden ayrı ayrı reddine, davayı kabul eden Veli'nin tapu kaydındaki ortak muris Osman'ın en son alınmış 10.06.2016 tarihli veraset ilamındaki miras payı olan miras payı oranında davanın kabulüne, 951 parseldeki davalı ...'nin veraset ilamındaki payı oranında murisin hissesindeki davalı ...'ye düşecek pay miktarı ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 945 parseldeki davalı ...'nin veraset ilamındaki payı oranında murisin hissesindeki davalı ...'ye düşecek pay miktarı ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacılar Neslihan, Ayşe, Fatma Hanım üzerine 1/3 hisse oranında ayrı ayrı tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, TMK'nin 677. maddesi uyarınca miras payının devri ve TMK'nin 676. maddesi uyarınca taksim sözleşmesine istinaden tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. TMK'nin 677. maddesine göre terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Yazılı olması geçerlilik şartıdır, bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. Ancak; mirasçılar adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kayıtlı olan taşınmazlarda payın temlikinin resmi şekilde tapu memuru önünde yapılması (TMK mad.706, 6098 S. TBK mad. 237) gereklidir. TMK'nin 676. maddesi uyarınca miras paylaşımı (taksim) ancak taksim sözleşmesinin yapıldığı sırada miras ortaklığına dahil, paylaşılmamış olan miras mallar için söz konusudur. Paylı mülkiyete dönüştürülmüş ya da diğer mirasçıların oluruyla bir veya birkaç mirasçı adına tescil edilen durumlarda miras taksim sözleşmesi yapılması sonuç doğurmaz. Miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmazlara ilişkin miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı şekil yeterlidir. Somut uyuşmazlık incelendiğinde, dava konusu taşınmazların tapulama yoluyla 1972 yılında muris Osman adına tapuda tescil edildiği, Osman'ın 1985 yılında vefat ettiği ve geriye dört çocuğu davacılar ile eşi (davalıların murisi) Ayşe'nin mirasçı olarak kaldıkları anlaşılmaktadır. Davacılardan Hüseyin'in Ayşe ile miras payı devir sözleşmesi yaptığı 28.7.1987 ve diğer mirasçılarla taksim sözleşmesi yaptığı 04.11.2011 tarihleri itibariyle taşınmazlar tapuda muris adına kayıtlıdır. Yasa'da aranan geçerlilik için adi yazılı şekilde yapılması koşulu ise her iki işlem yönünden de sağlanmıştır. Mahkemenin miras payı devir ve taksimin resmi şekilde yapılması yönündeki gerekçesi yerinde değildir. 2011 yılında gerçekleşen miras taksim sözleşmesindeki mirasçıların tapu maliki Osman'ın tüm mirasçıları olup olmadığı ise 1987 yılındaki miras payı devir sözleşmesinin geçerli olarak yapılıp yapılmadığına bağlıdır. Davalı tarafça 1987 tarihinde gerçekleşen miras payı devir sözleşmesinin imza, irade sakatlığı, bedel ödeme vb sebeplerle geçersizliliğine yönelik iddialarda bulunmuştur. Mahkemece bu savunma üzerinde gereği gibi durularak araştırma ve inceleme yapılmalı, sonucuna göre davalı tarafın savunmalarını ispat edemediği kanaatine varılırsa, yukarıda izah edilen şartlar somut olayda sağlanacağından davanın tümden kabulü gerekeceği gözetilmelidir. Mahkemece, yanılgılı değerlendirme ve eksik araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 16.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2014/2871 E., 2015/8455 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
1-Dava; mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan miras payı iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2014/2871 E.  ,  2015/8455 K. "İçtihat Metni" Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil, muhdesatın tespiti ..... ve müşterekleri ile ..... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil, muhdesatın tespiti davasının kısmen kabulüne dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.11.2013 gün ve 402/658 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı .... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili, dava konusu 2216 parsel sayılı taşınmazın kök muris .... adına kayıtlı olduğunu, davalı mirasçılardan ..., ... , ... ve . ...'un 22.12.1953 tarihli senet ile paylarını diğer mirasçılar .... ile müvekkillerinin mirasbırakanı ... 'a devrettiklerini, sonraki yıllarda ... ve ... 'un da hisselerini ...'a devrettiklerini, taşınmazın o tarihten bu yana ... tarafından kullanıldığını ve üzerine ev, samanlık, garaj ..vs muhdesatların meydana getirildiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile mirasbırakan .... adına tesciline, mümkün olmadığı halde üzerindeki muhdesatların muris .... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Bir kısım davalılar vekili, davaya konu taksim senedi sözleşmesinin gerekli unsurları taşımadığı, tüm mirasçılar tarafından imzalanmadığı nedeniyle geçersiz olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davalı ... davanın reddine karar verilmesini savunmuş, diğer davalılar beyanda bulunmamışlardır. Mahkemece, davaya konu 1953 tarihli tereke taksim sözleşmesinde tüm mirasçıların katılımı olmadığı gibi, sözleşmenin HUMK 297. maddesi gereğince geçerliliğinin bulunmadığı, ancak mirasçılardan .... ve .... tarafından düzenlenen miras hissesinin temliki sözleşmelerinin geçerli olduğu açıklanarak bu hisseler yönünden tapu iptali ve tescil koşulları oluştuğundan dava konusu taşınmazın 960/3200 oranında tapu kaydının iptali ve .... adına tesciline, muhdesatın aidiyeti yönünden ise, taşınmaz üzerindeki bina ve ağaçlara ilişkin tüm muhdesatların davacıların muris .... tarafından yapıldığı anlaşıldığından fen bilirkişi raporunda belirtilen muhdesatların ....a ait olduğuna karar verilmesi üzerine hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava; mirasçılar arasında miras payının devri sözleşmesine dayalı TMK'nun 677. maddesi uyarınca açılan miras payı iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacının dayandığı 22.12.1953 tarihli "tereke taksim senedi" başlıklı adi yazılı sözleşmenin metninde "varislerden...., ..., ..., .... bizlere kalan hisselerimizi 1300 lira bedel mukabilinde diğer hissedarlar ... ve....'a satış ettik, paramızı aldık" açıklaması yer almaktadır. Anılan sözleşme TMK’nun 677 ve devamı maddeleri uyarınca miras taksim sözleşmesi olarak kabul edilemez. Bu nedenle mahkemece davanın niteliğinin miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır. Davacılarca dayanılan 22.12.1953 tarihli "tereke taksim senedi" başlıklı sözleşmenin; katılan mirasçılar bakımından miras payının devri niteliğinde olduğu ve TMK 677/1 maddesi uyarınca mirasçılar arasındaki devirler için yapılan sözleşmelerin adi yazılı olarak yapılması yeterli olduğundan, geçerli bir sözleşme olduğunun kabul edilmesi gereklidir. Senet üzerindeki imzaların sahibini bağlayıp bağlamadığı hususu bu geçerliliği etkilememektedir. Senet üzerindeki imzanın sahibi tarafından inkar edilmesi halinde senet o kişi yönünden geçersiz hale gelecektir. O halde; Mahkemece, davaya konu 22.12.1953 tarihli sözleşme açısından, sözleşmenin senette imza ve parmak izleri bulunan miras payını devredenler bakımından bağlayıcı olup olmadığı yönünden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile senede itibar edilmemesi doğru olmamıştır. 2-Diğer yandan; dosya içeriğinde mirasçılardan .... imzasını taşıyan tarihsiz "miras hissesinin temliki" başlıklı bir senedin mevcut olduğu ve senette mirasçılardan .....'ın kök muris....'dan intikal eden miras payını davacıların mirasbırakanı ...'a devrettiği yazılı olduğu halde, Mahkemece anılan senedin geçerliliği hakkında bir değerlendirmede bulunulmaması ve mirasçı .....'ın miras hissesi bakımından olumlu ya da olumsuz karar verilmemiş olması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Davacı vekili tarafından temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMKYıun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin vekalet ücreti ve harca yönelik temyiz itirazlarının bozma sebebine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 554,40 TL peşin harcın istek halinde davacı .....'e iadesine, 15.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2013/14642 E., 2014/8938 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varÇivril Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Öte yandan, TMK'nun 677. maddesine göre, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda yapılan adi yazılı sözleşmeler geçerlidir.
8. Hukuk Dairesi         2013/14642 E.  ,  2014/8938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 20/12/2012 NUMARASI : 2011/223-2012/641 M.. Y.. ile S.. B.. ve müşterekleri, davalı-davacı Döne Yılmaz aralarındaki davanın kısmen kabulüne dair Çivril Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.12.2012 gün ve 223/641 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı S. B. vekili ile davacı-davalı D. Y. vekili taraflarından süresinde istenilmiş ise de duruşma isteğinin pul yokluğundan reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı M.. Y.. vekili, tapuda tarafların müşterek murisi adına kayıtlı 8644 parsel sayılı taşınmazın, murisin ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçılardan murisin eşi olan H.. Ö..'un kendisine intikal eden hisseyi sağlığında 10.10.1991 tarihli harici senetle, D. K., P.. U.. ve S.. B..'nin ise, noterde düzenlenen satış ve satış vaadi sözleşmeleriyle müvekkiline sattıklarını açıklayarak, dava konusu taşınmazdaki davalılara ait payların iptaliyle vekiledeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı S. B. vekili, davacının dayanmış olduğu, H.. Ö.. ile davacı arasında düzenlendiği iddia edilen satım sözleşmesi, muris R. Ö.'un ölümünden önce düzenlendiğinden ve davacı ile müvekkili Safinaz arasında noterde düzenlenen satış sözleşmesinde ödenmesi kararlaştırılan meblağ ödenmediğinden, davalı P.. U.. vekili 30.11.2011 tarihli oturumda neden belirtmeden ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Davalı- birleşen 2011/ 494Esas, 654 Karar sayılı dosyanın davacısı D. K. vekili, asıl davanın reddini savunmuş ve 26.09.2011 tarihli dava dilekçesiyle ortak muris adına kayıtlı 8644 parsel sayılı taşınmazdaki S.. B..'ye ait miras hissesi, Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih ve 861 yevmiye sayılı satış sözleşmesiyle müvekkiline satıldığından, davalı S.. B..'ye ait miras payının iptaliyle vekiledeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, davalılar S.. B.., Perihan Uyar ve davalı-birleşen davada davacı D. K.'nun, dava konusu 8644 parsel sayılı taşınmazdaki miras paylarını Sivaslı Noterliğin'in 11.04.2005 tarihli satış vaadi sözleşmeleri ile davacı M.. Y..'a sattıkları ve davalılardan S. B. aynı tarihli noter sözleşmesi ile taşınmazdaki miras payını ayrıca D. K. sattığından, taşınmazdaki D.. K.., S.. B.. ve P.. U..'ın 36/216'şar paylarının iptaline, bu kişilere ait toplam 108/216 payın davacı M.. Y.. adına tesciline ve birleşen davanın kabulüyle taşınmazdaki S.. B..'nin 36/216 payının iptaliyle D. K. adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı S.. B.. vekili ve davalı- davacı D. K. vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamından; dava konusu 8644 parselin 29.03.1978 tarihinde, hükmen, ortak muris R. Ö. adına tescil edildiği ve murise ait veraset belgesine göre, bu kişinin 03.05.1981 tarihinde ölümüyle mirasının 18.08.1990 tarihinde ölen eşi H.. Ö.. ile aralarında davacı ve davalılarında bulunduğu çocuklarına intikal ettiği saptanmıştır. Öte yandan, TMK'nun 677. maddesine göre, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda yapılan adi yazılı sözleşmeler geçerlidir. Somut olayda, asıl davada M. Y., Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih ve 862 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile P.. U.., 859 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesiyle S.. B.. ve 869 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesiyle D K'nun miras payını ve birleşen davada, D.. K.. Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih, 861 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesiyle S.. B..'nin miras payını devraldığını ileri sürmüştür. Davaya dayanak oluşturan satış vaadi sözleşmelerinin başlığında ''Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Senedi''ibaresi bulunuyorsa da, sözleşmelerin içeriğinden satıcıların satış bedelini aldıkları ve sözleşmenin düzenlendiği andan itibaren taşınmazdaki bütün haklarını alıcıya devredip taşınmazla ilişiklerini kestikleri belirlenmekle, anılan sözleşmelerin TMK'nun 677. maddesi kapsamında pay devri niteliğinde olduğunun kabulü gereklidir. Yukarıdaki açıklamalar gereğince mahkemece, mirasçılar arasında noterde düzenlenen sözleşmelere değer verilmesi ve bu kapsamda davalılardan P.. U..'a murisinden intikal eden 36/216 payın iptaliyle davacı M.. Y.. adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalılardan S.. B..'yle davacı M.. Y.. arasında düzenlenen Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih ve 859 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ve davacı M. Y.'la ve davalı- davacı D. K. arasında düzenlenen Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih ve 860 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinde, S.. B.. ve D. K.'nun; muris anneden kendilerine intikal eden miras payını davacı Meryem'e sattıkları, davalı S. B.'yle davalı- davacı D. K. arasında düzenlenen Sivaslı Noterliği'nin 11.04.2005 tarih ve 861 nolu satış sözleşmesinde ise; S. B.'nin murislerinden babası R. Ö.'dan intikal eden miras payını davalı-davacı D. K.ya sattığı düzenlenmiş olmasına rağmen bu husus dikkate alınmamış, S.. B..'nin taşınmazda 36/216 payı bulunduğu halde bu payın iki defa iptali ile ayrı ayrı M. Y. ve D.. K.. adına tesciline karar verilmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu parseldeki P. U.'a ait 36/216 payın tamamı ve davalı S. B. ile D. K.'ya annelerinden intikal eden payların iptaliyle davacı M.. Y.. adına ve davalı Safinaz Boztepe'ye doğrudan babasından intikal eden payın iptaliyle davalı-davacı D. K. adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Davacı-davalı D.. K.. vekili ile davalı S.vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın S.. K.. ile davacı-davalı D. Y.'a ayrı ayrı iadesine 08.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2011/5936 E., 2012/2521 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Davacı ile tüm mirasçıların katılımı soncunda TMK.nun 677/1. maddesi hükmüne uygun biçimde miras payının devrine ilişkin sözleşme düzenlenmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2011/5936 E.  ,  2012/2521 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Gaziantep 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13.05.2011 gün ve 110/270 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili dava dilekçesinde; ortak muris ...'ye ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal eden 463, 11, 114, 1140, 565, 431, 339, 412, 224, 284, 426, 227 ve 335 parsel sayılı taşınmazlardaki davalılara ait miras paylarının mirasçı olan vekil edeni tarafından 1970'li yıllarda satın alındığını açıklayarak davalılar üzerindeki tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar Ayşe Fatma, Mehmet, Yahya, Hatice, Aysel, Zübeyde, Yahya, Neslihan ve Mehmet vekili 10.04.2008 tarihli dilekçede, satış sözleşmesinin zamanaşımına uğradığını, resmi şekilde yapılmayan ve bütün mirasçıların katılmadığı satışın geçersiz olduğunu açıklamış ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalılardan Emrah usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiş ve yargılamaya katılmamıştır. Dahili davalılar ..., Ayşe İnce ve ... açılan davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir. Mahkemece, davacı ve davalıların ortak miras bırakanı ... adına tapuda kayıtlı bulunan 565, 114, 140, 224, 339, 355, 412, 426 ve 431 parseller ile 11, 227 ve 284 parsellerdeki payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 463 ve 1140 parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün kabule ilişkin bölümü bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve dosya kapsamından; taraflar ortak muris ...'nin mirasçılarıdır. Muris ... 16.02.1961 tarihinde ölmüştür. Dava konusu 565, 114, 140, 224, 339, 355, 412, 426 ve 431 parsellerin tamamı ve 11, 227 parsellerin ¼ payı ile 284 nolu parselin ½ payının 1959 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda ortak miras bırakan ... adına tapuya tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ile tüm mirasçıların katılımı soncunda TMK.nun 677/1. maddesi hükmüne uygun biçimde miras payının devrine ilişkin sözleşme düzenlenmiştir. Açıklanan tüm bu olgular tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Hal böyle olunca, bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki husus dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Acak bir kısım davalılar vekilinin ... yönünden temyiz itirazlarına gelince, davacının dayanmış olduğu pay devrine ilişkin sözleşmelerin incelenmesinde, davalı ...'in dava konusu 565 parseldeki miras bırakandan gelen payların devrine yönelik olarak düzenlenen sözleşmede taraf olduğu, ne var ki, pay devrine ilişkin diğer sözleşmelerde taraf olarak yer almadığı anlaşılmıştır. TMK 677. maddesi gereğince tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazdaki miras payının devri sözleşmenin yazılı olması geçerlilik şartıdır. Öyle ise davalı ...'in ortak miras bırakandan gelen 565 nolu parsel dışındaki dava konusu diğer parsellerdeki miras payının devrinden söz etmek mümkün değildir. 565 nolu parsel dışındaki bu parseller yönünden öteki parsellerdeki miras paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3.maddesi yollaması ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 91,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 270,45 TL'nin temyiz eden bir kısım davalılardan alınmasına 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.