4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 689

Türk Medeni Kanunu 689. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 689- Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler. Ancak, böyle bir anlaşmayla paydaşların aşağıdaki hak ve yetkileri kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz: 1. Paylı mülkiyet konusu eşyanın kullanılabilirliğinin ve değerinin korunması için zorunlu olan yönetim işlerini yapmak ve gerektiğinde mahkemeden buna ilişkin önlemlerin alınmasını istemek, 2. Eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhâl alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına almak. Taşınmazlarla ilgili anlaşmalar imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebilir. b. Olağan yönetim işleri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
8. Hukuk Dairesi, 2018/7706 E., 2021/2715 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, davacıların paydaş oldukları 249 parsel sayılı taşınmazın 500 civarında paydaşının olduğu, 2005 yılında tüm paydaşların katılımı ile Türk Medeni Kanunu'nun 689. maddesi hükmü gereğince fiili istifade anlaşması düzenlendiği ve sözleşmenin tapu sicil kaydına şerh edildiği, anılan sözleşme gereğince kendilerine isabet eden bölüme davalı paydaşların haksız yere müdahale ettikleri il
8. Hukuk Dairesi         2018/7706 E.  ,  2021/2715 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, bozma öncesi verilen kararda kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Dava dilekçesinde, davacıların paydaş oldukları 249 parsel sayılı taşınmazın 500 civarında paydaşının olduğu, 2005 yılında tüm paydaşların katılımı ile Türk Medeni Kanunu'nun 689. maddesi hükmü gereğince fiili istifade anlaşması düzenlendiği ve sözleşmenin tapu sicil kaydına şerh edildiği, anılan sözleşme gereğince kendilerine isabet eden bölüme davalı paydaşların haksız yere müdahale ettikleri ileri sürülerek, paylarına özgülenen alanların tespiti ile davalıların müdahalelerinin önlenmesini istemişler, yargılama sırasında birleşen davanın sehven açıldığını bildirmişlerdir. Davalı ... cevap dilekçesinde, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını, yapılan sözleşmenin paylı mülkiyetin 10 yıl devam ettirme yükümlülüğüne ilişkin olduğunu, tapu sicil kaydındaki şerhin de buna ilişkin olduğunu, fiili taksime ilişkin şerh olmadığını, daha önceki bir kısım paydaştan pay alarak 3500 m2 yerde hak sahibi olduğunu, güvenlik sebebi ile 2500 m2'lik alanını tel örgüyle çevirdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davacıların beyanı doğrultusunda zuhulen açıldığı gerekçesi ile birleştilen davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'ın herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı saptandığından onun yönünden davanın reddine, davacı ...'ın yargılama sırasında taşınmazdaki payını satarak devretmesi sebebi ile talebinin konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ...'ın açtığı davada ise; çekişme konusu taşınmazın sözleşmeler ile özel parsellere ayrıldığı ve Zeynel'a isabet eden bölüme davalı ...'nın müdahale ettiği gerekçesi ile davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; taşınmaza dair tüm paydaşları gösterir tapu kaydı ile fiili istifade sözleşmesi ve ekindeki haritaların dosya arasına alınarak mahallinde yapılacak keşif sonucu bilirkişilerden rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmesi gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucu davacı ...'ın, davalı ...'ya yönelik davasının kısmen kabulü ile davalı ...'ın 120,25 m²'lik alana tecavüzünün men'ine karar verilmiştir. Davanın kısmen kabulüne dair mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleştirilen dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 689. maddesi gereği paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda paydaşların, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilecekleri, yapılan anlaşmalar imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebileceği, aynı Kanunun 695. maddesi gereği ise yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda paydaşların yaptıkları düzenleme ve aldıkları kararların tapu kütüğüne şerh edilmesi halinde sonradan paydaş olan veya pay üzerinde aynî hak kazanan kimseleri de bağlayacağı hüküm altına alınmıştır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, dava konusu ...Köyü 249 parsel sayılı kısmen arazi kısmen çalılık vasıflı 18.884.500,00 m2 alanlı müşterek mülkiyet olarak davalı ve davacı taraflarla birlikte çok sayıda malik adına tapuda kayıtlı olduğu, taşınmazın fiili kullanımı için maliklerin bizzat veya vekaleten katılımları ile, ... 5. Noterliğinden 14.12.2004 tarih 33235 sayı ve 03.08.2005 tarih 21216 sayı ve 05.08.2005 tarih 21381 sayı ile düzenlemiş oldukları "Düzenleme Şeklinde Şuyu'un İdamesi Sözleşmesi ve Fiili İstifade" anlaşması sözleşmelerini, vekillerinin talepleri üzerine Pendik 1.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.08.2005 tarih 6716 yevmiye numarası ile tapu kütüğüne tescil ettirdikleri anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmazın kullanımı konusunda paydaşlar arasında ... 5. Noterliğinde düzenlenen 14.12.2004 tarih 33235 sayı, 03.08.2005 tarih 21216 sayı ve 05.08.2005 tarih 21381 sayı ile düzenlemiş oldukları "Düzenleme Şeklinde Şuyu'un İdamesi Sözleşmesi ve Fiili İstifade" anlaşması sözleşmelerinin tapu kütüğüne şerh edilmiş olması da dikkate alınarak dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddi ile Usul, Kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 168,22 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 504,67 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 24.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (3)

8. Hukuk Dairesi, 2018/6048 E., 2018/13252 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
21.06.1944 tarih ve 13/24 sayılı İnançları Birleştirme Kararında ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 689. maddesinde düzenlendiği üzere paydaşların anlaşma ile dahi sınırlandırılamayacak hak ve yetkileri, 1.
8. Hukuk Dairesi         2018/6048 E.  ,  2018/13252 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu 103 ada 88 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, taşınmazı uzun süredir davalının herhangi bir icar sözleşmesine dayanmadan ve diğer hissedarlardan izin almadan ekip biçmek suretiyle kullandığını, taşınmazı kullanmaması ve boşaltması hususunda gönderilen ihtara cevap vermediğini belirterek, davalının vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu taşınmazı kadastro öncesi satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalının davacının hissesinde fuzuli şagil durumunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının dava konusu 103 ada 88 parsel sayılı taşınmazdaki davacının 1/4 payına vaki müdahalesinin önlemesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. 21.06.1944 tarih ve 13/24 sayılı İnançları Birleştirme Kararında ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 689. maddesinde düzenlendiği üzere paydaşların anlaşma ile dahi sınırlandırılamayacak hak ve yetkileri, 1. fıkrada “Paylı mülkiyet konusu eşyanın kullanılabilirliğinin ve değerinin korunması için zorunlu olan yönetim işlerini yapmak ve gerektiğinde mahkemeden buna ilişkin önlemlerin alınmasını istemek”, 2. fıkrada “Eşyayı bir zarar tehlikesinden veya zararın artmasından korumak için derhâl alınması gereken önlemleri bütün paydaşlar hesabına almak” şeklinde düzenlenmiş olup, paylı mülkiyette paydaşlardan birisi taşınmazın korunması amacıyla elatmanın önlenmesi davası açabilir. Bunun için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi zorunlu değildir. Çekişme konusu 103 ada 88 parsel sayılı taşınmaz, TMK'nın 688. ve devamı maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümlerine tabi olup davacının dava dışı kişilerle birlikte taşınmazda paydaş olduğu, davalının ise kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazı kullandığı mahallinde yapılan keşif, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır. TMK’nın 693. maddesi hükmü uyarınca bir paydaşın bu türlü davalarda diğer paydaşları temsile yetkili bulunduğu açıktır. Yukarıda bahsedilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; paydaşın açtığı elatmanın önlenmesi davasının, mülkiyet hakkından kaynaklanan ayni hakkına değer verilmek suretiyle elatmanın önlenmesi isteğinin pay oranında değil, mutlak olarak, başka bir deyişle taşınmazın tümü yönünden kabul edilmesi zorunludur. Bu husus, Türk Medeni Kanunun 684. maddesinde düzenlenen paylı mülkiyet hükümlerinin bir gereğidir. O halde, mutlak olarak elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, pay oranında elatmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 689 ]
14. Hukuk Dairesi 2007/7560 E., 2007/8328 K. 14. Hukuk Dairesi 2007/7560 E., 2007/8328 K. - GAYRİMENKUL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ - PAYLI MÜLKİYET - SÖZLEŞMENİN İFA OLANAĞI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 688 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 689 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 691 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 692 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 693 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 22 ] "İçtihat Metni" Davac ı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.04.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine, bozma ilamına da uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2006 günlü hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: Dava, arsa sahibi tarafından paydaşı olduğu taşınmaz üzerine yapmakta olduğu binadan bağımsız bölümün satışı nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 06.01.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanarak 10 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 14 numaralı bağımsız bölümü davalıdan satın aldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir. Bilindiği gibi; kendi taşınmazı üzerine bina yapan kişinin yapmakta olduğu kat mülkiyetine tabi binadaki bağımsız bölümleri 3. kişilere satması olanaklıdır. Davacı da noterde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine dayanarak davalıdan yapmakta olduğu binadan dava konusu taşınmazı satın almıştır. Ne var ki; binanın bulunduğu taşınmaz paylı mülkiyete konu olup, satıcı, davalı taşınmazda paydaştır. Türk Medeni Kanunu'nun 688 ve devamı maddelerinde paylı mülkiyet rejimi düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; Paylı mülkiyeti Medeni Kanun 688. maddede "paylı mülkiyette birden çok kimse maddi olarak bölünmüş olmayan bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir/' ifadesi ile belirtmiştir. Paylı mülkiyete tabi şey tek bir mülkiyet konusudur, ancak, tek mülkiyet hakkı birden çok kişiye ait bulunmakta ve bu sebeple sözü geçen kişiler arasında mülkiyet hakkı dolayısıyla "paylı mülkiyet birliği" meydana gelmektedir. Tüzel kişiliği bulunmayan bu birlikte malın yönetimi konusundaki kararların nasıl alınacağı ve fiilen yönetimin nasıl icra edileceği 689. maddede gösterilmiştir. Anılan madde hükmünce, paydaşlar paylı malla ilgili olarak yapacakları yararlanma, kullanma ve yönetim sözleşmelerinin geçerliliği oybirliği ile alınacak karara bağlanmıştır. Ancak, payda şlardan her biri, çoğunluk aksine karar vermediği sürece olağan yönetim işlerini icra etmeye yetkilidirler (TMK m. 690/1). Paylı mülkiyet birliğinde önemli yönetim işlerinde oyçokluğu (TMK m. 691), olağanüstü yönetim işleri ve tasarruflar için ise, oybirliği ile karar alınması gerektiği belirtilmiştir (TMK m. 692). Kanun'un 693. maddesi hükmünce de paydaşlardan her biri diğerlerinin haklarıyla bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Paylı mülkiyete ilişkin bu kısa açıklamalardan sonra somut olaydaki davalının paydaşı olduğu taşınmazı bina yapmak suretiyle kullanması ve davacıya buradan satış yapmasının paylı mülkiyet birliği açısından sonuçlarına geldiğimizde; Az yukarıda da değindiğimiz gibi, davacının tescil istediği taşınmaz mülkiyet hakkının birden çok kişiye ait olduğu bir taşınmazdır. Davalının her ne kadar 693. maddeye göre taşınmazdan yararlanma hakkı var ise de, taşınmazın üzerine bina yapılarak tasarruf edilmesi olağan ya da önemli işlerden olmayıp, Kanun'un 692. maddesi gereğince diğer paydaşların verecekleri onaya bağlı oybirliği ile karar alınması gereken olağanüstü yönetim ve tasarruflar kapsamındadır. Hal böyle olunca da, davacının dayandığı satış vaadi sözleşmesinde kendisine satışı vaad edilen bağımsız bölümün mülkiyetinin sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığından davacıya nakli olanaklı değildir. Mahkemece, açıklanan yönler üzerinde durulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir. Karar bozulmalıdır. Sonu ç: Yukarıda yazılı nedenlerle, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın yatırana iadesine, 26.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- MENKUL EŞYALARIN PAYLAŞTIRILMASI**- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 689 ]
2. Hukuk Dairesi 2007/15318 E., 2008/15560 K. 2. Hukuk Dairesi 2007/15318 E., 2008/15560 K. - BOŞANMA - EŞLERİN PAYLI MÜLKİYETİ - MENKUL EŞYALARIN PAYLAŞTIRILMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 689 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 699 ] - 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 222 ] - 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 561 ] "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm davalı tarafından kusur, manevi tazminatlar ve eşyalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Hükmün, tarafların boşanmalarına ilişkin bölümü, temyiz edilmeyerek usulen kesinleşmiş olmasına göre; davacının ortak evde bulunan menkul eşyaların paylaştırılmasına ilişkin isteği incelenebilir duruma gelmiştir. Davacı, dava dilekçesinde, ortak yaşanılan evde bulunulan menkul eşyaların yarısının kendisine ait olduğuna karar verilerek paylaştırılmasını istemiş; sonradan verdiği 15.11.2006 tarihli dilekçe ile, eşyaların davalının zilyetliğinde bırakılarak değerinin yarısının bedel olarak ödenmesini talep etmiştir. Davalı da; cevap dilekçesinde; eşyaların müştereken alındığını ve halen evde bulunduğunu kabul etmiştir. İddia ve savunmaya göre, evde bulunan mevcut eşyaların taraflarca ortaklaşa alındığı ve onların paylı mülkiyetinde olduğunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. (TMK. m. 222/2.) Eşlerin paylı mülkiyetinde olan menkul mallardaki ortaklık, bu yönde görevli mahkemede açılacak bir dava ile giderilebilir. O halde dava konusu eşyaların tarafların paylı mülkiyetinde olduğunun tespiti ile yetinilmesi gerekirken, görev dışına çıkılarak paydaşlığın giderilmesi sonucunu doğuracak şekilde yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. (TMK. 698, 699, HUMK. 561) SONUÇ. Hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20.11.2008 Prş.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Medeni Hukuk

(A), (B) ve (C), bir taşınmaz üzerinde 1/3'er payla paylı maliktirler. Taşınmazın çatısı akmaktadır ve acil onarıma ihtiyacı vardır. (A), diğer paydaşlara haber vermeden çatıyı tamir ettirmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun paylı mülkiyet hükümlerine göre, (A)'nın bu işlemiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Bu işlem "olağanüstü yönetim işi" sayılır ve tüm paydaşların (A, B, C) oybirliği gerekir; (A)'nın tek başına yaptığı işlem geçersizdir.
B) Bu işlem "önemli yönetim işi" sayılır ve pay ve paydaş çoğunluğu gerekir.
C) Bu işlem "olağan yönetim işi" (küçük onarım) sayılır ve paydaşlardan her biri (A) bu işi tek başına yapmaya yetkilidir.
D) (A), yaptığı masrafları diğer paydaşlardan talep edemez.
E) Paydaşlar arasında bir yönetim anlaşması olmadığı sürece, hiçbir paydaş tek başına hareket edemez.