Türk Medeni Kanunu 692. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 692- Paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliğiyle aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.
Paylar üzerinde taşınmaz rehni veya taşınmaz yükü kurulmuşsa, paydaşlar malın tamamını benzer haklarla kayıtlayamazlar.
3. Yararlanma, kullanma ve koruma
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
16 karar eşleşti
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi, 2009/1404 E., 2009/4308 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Hakimliği
TMK’nın 692.maddesi hükmüne göre, paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması oy birliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır.
(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2009/1404 E. , 2009/4308 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği
Davacı-k.davalı:... Vek.Av. ...
Davalı-k.davacı:... Vek.Av....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat ... .... Davalı-k.davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı-k.davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı arsa sahibi ... tarafından açılan asıl davada kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve menfi zararların tahsili talep edilmiş, yüklenici tarafından açılan ve birleştirilen davada ise feshin haksızlığının tesbiti ile inşaat için yapılan harcamalar ile harç ve masrafların tahsili istenmiş, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Daire’mizin 24.12.2007 günlü kararı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında belirtildiği üzere 01.07.2002 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde davacı ... dışında dava dışı ... adında başka bir arsa sahibi daha mevcuttur. TMK’nın 692.maddesi hükmüne göre, paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması oy birliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça bütün paydaşların kabulüne bağlıdır. Asıl davada sözleşmenin feshi de talep edildiğinden diğer arsa sahibinin davaya muvafakatı veya katılması sağlanmak üzere davacıya süre verilip, taraf teşkili tamamlandıktan sonra davanın sonuçlandırılması gerektiğine değinilmiş, mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Davacı bozmaya uyulduktan sonra 17.06.2008 tarihli oturumda dava dışı
GK
./..
s.2
15.H.D.
2009/1404
2009/4308
...’ü duruşmada hazır bulundurmuş, ... alınan imzalı beyanında açılan davaya muvafakat etmediğini bildirdiğinden mahkemece sözleşmenin feshi için TMK’nın 692.maddesinde belirtilen şartlar oluşmadığından asıl dava reddedilmiştir. Arsa sahibi ... açılan davaya muvafakat vermediği takdirde davacıya paydaş ...’e husumet tevcih ettirilerek taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Daire’mizin 01.07.2004 gün, 2003/6318 E., 2004/3695 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere fesih için açılan davada paydaşlardan bir kısmı davacı, bir kısmı da davalı olabilir. Önemli olan bütün paydaşların davada taraf olmalarının sağlanmasıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş, açılan davaya muvafakat vermeyen paydaş ...’e husumet tevcihi için davacıya mehil vermek, taraf teşkili bu şekilde tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek sonucuna göre fesih talebi ile ilgili olarak bir karar vermekten ibarettir. Bu yön nazara alınmayarak ve sözleşmenin feshi için TMK’nın 692.maddesinde belirtilen şartların oluşmadığından söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı ve karşı davalı arsa sahibi yararına BOZULMASINA, 625,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı karşı davacı ...'dan alınarak, davacı karşı davalı ...'a verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalı ...’a geri verilmesine, 13.07.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
...
Diğer kararlar (4)
6. Hukuk Dairesi, 2023/1598 E., 2024/2497 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK’nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, arsa payı karşılığı inşaat sözleşme
6. Hukuk Dairesi 2023/1598 E. , 2024/2497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/103 E., 2022/290 K.
DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... 4-...
vekili Avukat ...
DAVALILAR : 1-... 2-Öz Yıldız Deri Konfeksiyon San . ve Tic. Ltd. Şti.
vekili Avukat ... 3-... 4-... ve diğer 5 kişi
DAHİLİ DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ...
MÜTEVEFFA : ...
DAVA TARİHİ : 10.09.2009
HÜKÜM/KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki sözleşmenin uyarlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili, Öz Yıldız Deri Konfeksiyon San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, ... vekilince duruşmalı, diğer davalılar vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 09.07.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalılardan Öz Yıldız Deri Konfeksiyon San ve Tic. Ltd. Şti yetkilisi...ile davacılar vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı arsa sahipleri vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı yüklenici arasında Eyüp 1. Noterliği'nin 20.05.2005 tarih ve 11248 yevmiye no.lu gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalı şirketin sözleşme ile yüklenen hiçbir edimini yerine getirmediğini, inşaatın yapılması, aksi halde sözleşmenin feshedileceğinin davalıya bildirildiğini, davalı şirketin cevabı ihtarnamesi ile maliyetlerin yükselmesi nedeniyle ilk sözleşme şartlarına göre inşaatın yapılamayacağının, yeni dairelerin verilmesi gerektiğinin bildirildiğini ileri sürerek, sözleşmenin geriye etkili şekilde feshine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/118 Esas sayılı dava dosyasında davacı arsa sahipleri vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sözleşmeye konu taşınmazın diğer malikleri olduğunu, bozma ilamında değinildiği üzere söz konusu maliklerin de davada yer alması gerektiğinin belirtilmesi nedeniyle iş bu davanın açıldığını belirterek, sözleşmenin feshini talep etmiş, mahkemece 10.05.2019 tarihinde dosyanın asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
II. CEVAP
Davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde özetle; değişen imar durumu ve azilname sebebiyle inşaata başlamanın mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI
Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/209 Esas, 2014/122 Karar, 25.03.2014 tarihli kararında özetle; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılması gerekli işlemlerin davalı yüklenici tarafından yapılmadığı, taşınmazda yapılan keşifte yüklenicinin bugüne kadar inşaata başlamadığı anlaşıldığından, davanın kabulü ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiştir.
IV. BİRİNCİ BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
1. İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresinde davalı vekili temyiz etmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/8386 Esas, 2016/1 Karar, 11.01.2016 tarihli kararı ile kararın onanmasına karar vermiştir.
3. Daire onama kararına karşı davalı yüklenici vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/3508 Esas, 2018/2009 Karar, 01.03.2018 tarihli kararı ile özetle; davada, 20.05.2005 günlü düzenleme şeklindeki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi talep edilmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden, sözleşmenin konusu olan 1613 Ada 13 (yeni 17) parsel numaralı taşınmazda, davacılar dışında paydaşlar olduğu, bu kişilerle de 17.12.2003 tarihli sözleşme imzalandığı anlaşılmaktadır.
TMK’nın 692. maddesi gereğince, paylı taşınmaz malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi olağanüstü tasarruflardan sayıldığından, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshi, tüm paydaşların muvafakatlarıyla mümkündür. Bu durumda, mahkemece, davacı tarafa; davada yer almayan ..., ..., ......... ve ...isimli paydaşların davaya muvafakatlarının alınması, muvafakat vermeyen paydaşlar hakkında ise, ayrı bir dava açması için süre verilmesi, dava açılması halinde eldeki dava ile birleştirilmesi ve bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilip, sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerektiği, mahkeme kararının bozulması gerekirken, Dairece sehven onandığı, bu kez yapılan incelemede anlaşıldığı gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
Gaziosmanpaşa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/103 Esas, 2022/290 Karar, 20.05.2022 tarihli kararı ile özetle; davalı yüklenicinin imar durumu almak için belediyeye başvurduğuna ve inşaat projesini yaptığına dair herhangi bir yazılı belgeye rastlanmadığı, dava konusu arsanın boş olduğu, üzerinde herhangi bir yapılaşmanın olmadığı, sözleşme gereğince yapılması gerekli işlemlerin davalı tarafından yapılmadığı anlaşıldığından sözleşmenin feshine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı arsa sahipleri ..., ..., ..., ......... vekili temyiz dilekçesinde özetle; arsanın sorunsuz ve borçsuz şekilde teslim edilmediğini, tüm hissedarlarca sözleşmenin imzalanması ve işlemler için vekaletnamelerin verildiği tarihin 20.05.2005 olduğunu, davalı yüklenici tarafından yapılan işlemlerin değerlendirilmediğini, arsa sahibi ... mirasçılarının yükleniciye vekalet vermediğini, değişen mevzuat uyarınca yapılan ek sözleşmenin davacılarca imzalanmadığını, 03.04.2009 tarihinde davacı ...’ın yükleniciyi vekaletten azlettiğini, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı ..., ..., ...vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararı temyiz etmiştir.
3. Davalı yüklenici vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen dava davacılarının sözleşmenin feshini talep etmediklerini, ek rapor alınması yönündeki taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, delillerinin değerlendirilmediğini, daire ve arsa değeri üzerinden harç alınmasının hatalı olduğunu, sözleşmedeki değer üzerinden harç ve vekalet ücreti hesabı yapılması gerektiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TMK’nun 692. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenici ve davalı arsa sahipleri ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3. Davalı arsa sahipleri ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazları ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Davalı arsa sahipleri, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin konusu olan taşınmazda hissedar olup, aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
4. Mahkemece arsa değeri ve inşa edilmeyen bina değeri üzerinden davacıların arsa hissesi oranında harç tamamlatılmış ise de, sözleşmenin feshi talep edildiğinden sözleşme değeri üzerinden harç alınması gerekmektedir. Mahkemece, ayrıca sözleşme değeri tespit edilmediğinden sözleşmede, sözleşme bedeli olarak 1.000.00 TL belirtildiği için bu bedel üzerinden harç alınması gerekmektedir.
Yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.“Değerlendirme” bölümünün “2” nci bendi uyarınca davalı yüklenici ve davalı arsa sahipleri ..., ..., ..., ..., ..., ... vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, “3” üncü bent uyarınca davalı arsa sahipleri ..., ..., ...ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ...’ın temyiz itirazlarının kabulüne, “4” üncü bent uyarınca davalı yüklenici vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının “2, 3 ve 4” üncü bentlerinin hükümden çıkartılmasına, yerine “2” inci bent olarak “68,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 15,60 TL ve 9.946,55 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 9.894,15 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine” cümlesinin, “3” üncü bent olarak “Davacılar yararına takdir olunan 1.000.00 TL vekalet ücretinin davalı yüklenici Öz Yıldız Deri Konfeksiyon...Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin, “4” üncü bent olarak “Davacı tarafından yatırılan 15,60 TL peşin harç, 68,00 TL karar harcı, 1.118,20 TL yargılama giderinin davalı yüklenici Öz Yıldız Deri Konfeksiyon...Ltd. Şti’den alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil olmadıklarından lehlerine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.07.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
15. Hukuk Dairesi, 2019/178 E., 2019/5124 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
TMK'nın 692. maddesi hükmü gereğince, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile
15. Hukuk Dairesi 2019/178 E. , 2019/5124 K.
"İçtihat Metni"
Davacılar 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... ile davalılar 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 19.07.2016 gün ve 2012/83 E.-2016/199 K. sayılı hükmü onayan Dairemizin 22.10.2018 gün ve 2018/1304 E.-2018/3964 K. sayılı ilamı aleyhinde davalılar vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, davalı yüklenici ile davacı arsa sahipleri arasında yapılan gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümlerine uymaması nedeniyle sözleşmenin geriye etkili feshi ile davacıların hisseleri oranında tapu iptâli ve tescil talebinden ibarettir. Davacılar arsa sahipleri davalı ise yüklenicidir.
Davacı arsa sahipleri vekili; müvekkillerinin ... Konut Yapı Kooperatifi ile ... 2. Noterliği'nce tanzim edilmiş olan 02629 yevmiye nolu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ni 09.03.2006 tarihinde birlikte imza altına aldıklarını, sözleşmenin konusunun müvekkillerine ait ... mahallesi, ... mevkii 80 ada 98 parsel, 80 ada 99 parsel, 80 ada 101 parselde kain arsalar üzerinde 25/100 mal sahiplerine 75/100 payı müteahhit Kooperatife ait olmak üzere kat karşılığı inşaat yaptığını, davacı mal sahiplerine verilecek olan dairelerin bitim tarihi olarak sözleşmenin 11. maddesinde hüküm altına alındığını, buna göre kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imza tarihi olan 09.03.2006 tarihinden itibaren 40 ay olduğunu, bu maddeye göre davacıların dairelerinin teslim tarihinin 09.07.2009 olduğunu, ancak müteahhit davalı Kooperatifin bu süreyi 28 ay geçirdiğini, halen müvekkillerine ait olması gereken blokların inşaatına başlamadığını, tapu kayıtlarından yaptığı inceleme neticesi kooperatifin borçlarından dolayı alacaklıları tarafından dava konusu yerler üzerine haciz konulduğunun görüldüğünü, dava konusu parsellerin birleştirilerek tek parsel olduğunu, bu parselde de müteahhit kat mülkiyetini tesis edildiğini, yapılan vasıf değişiklikleri neticesi dava konusu parseller 1507 ada 1 parsel ve 1506 ada 1, 80 ada 275 parsel olduğunu, müvekkillerinin dava konusu parselin evveliyatı olan 80 ada 98, 99 ve 101 parsellerde paydaş olduklarını, kök tapu kayıtlarındaki hisselerini tamamlayacak şekilde davalılar üzerine kayıtlı olan tapu kayıtlarının iptâli ile müvekkilleri adına kayıtlanmasını, uğranılan zarar ve ziyan tazmini haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yüklenici ... Konut Yapı Kooperatif vekili; davalı arsa sahiplerine tahsis edilen dairelerden 1. etap B blokta 17 dairenin süresinde bitirildiğinden bunlardan kooperatif ve üyelerinin sorumlu tutulmamasını, zamanında bu durumu düşünmeyerek ek sözleşme yapmayan...'e...'a ve diğer kişilere evlerin henüz bitmeden tapudan tüm devir yetkileri veren davalı arsa sahiplerinin sorumlu tutulmasını,
kooperatif üyelerinin kalan 2. etap G blokta bitmeyen 8 adet daire için sorumlu tutulmasını, arsa sahiplerine tahsis edilen ve zamanında bitirilen 1. etap B bloktaki 17 daire için haksız olarak açılan ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yine üyelerin fazlasıyla mağdur olduğundan tapuların da iptâl edilmemesini, kooperatifi bu hale getiren ...ve eski yönetim kurulu ile denetim kuruluna arsa sahiplerinin dava açması gerektiğini, sorumlu olanların onlar olduğunu, karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf yükletilmesine ve toprak sahiplerine karşı kooperatifin her türlü tazminat hakları saklı kalarak gerektiğinde bunları kullanabilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabul ve kısmen reddine dair verilen karar, davalı vekillerince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş, Dairemizin 22.10.2018 tarih, 2018/1304 Esas, 2018/3964 Karar sayılı kararı onanmış, dahili davalılar karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Taraflar arasında .... 2. Noterliği'nce tanzim edilmiş olan 02629 yevmiye nolu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 09.03.2006 tarihinde imzalandığı ve bu sözleşmenin feshinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava başlangıçta davalı yüklenici aleyhine açılmış daha sonra diğer arsa sahipleri davaya dahil edilerek yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur.
TMK'nın 692. maddesi hükmü gereğince, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşlarının kabulüne bağlıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshi davası da "önemli tasarruflardan" olduğundan, sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahipleri tarafından açılması ya da açılan davaya onay vermeleri zorunludur. Sözleşmenin feshi için açılan davanın dinlenebilmesi için TMK'nın 692. maddesi hükmü gereğince, tüm paydaşların birlikte dava açması ya da açılan davaya onay vermeleri, ayrı ayrı davalar açılmış ise 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi hükmü gereğince davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur.
Mahkemenin taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez; dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan; taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel teşkil etmekle def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.
Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 23.06.2004 gün ve E:2004/4-371, K:2004/375; 18.04.2007 gün ve E:2007/5-233, K:2007/221; 04.03.2009 gün ve E:2009/10-34, K:2009/104; 04.11.2009 gün ve E:2009/2-402, K:2009/484; 22.12.2010 gün ve E:2010/19-638, K:2010/694,ve 07.11.2012 tarih, E:2012/2-181, K:2012/755 sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Öte yandan, bir davada verilen hüküm, yalnız o davanın tarafları bakımından kesin hüküm teşkil eder (Mülga 1086 sayılı HUMK m. 237; 6100 sayılı HMK m.303). Bir davanın taraflarının kimler olduğu ise, davacı tarafından dava dilekçesinde gösterilir (Mülga 1086 sayılı HUMK m. 179; 6100 sayılı HMK m.119). Bir başka deyişle talepte
bulunan kimsenin, taraf olarak gösterdiği kişi usul hukuku yönünden taraf olup, eylemli olarak dava edilen, taraf sayılmıştır. Bu kişinin gerçekten o davada taraf ehliyetine sahip olup olmadığı da, davanın görülmesi sırasında belirlenecektir.
Nihayet, ilke olarak mecburi dava arkadaşlığı veya yasaların öngördüğü (Örneğin; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu m.14/5, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 29.maddesi gibi) istisnai haller dışında kendisine husumet yöneltilen kişinin dışında (ve bu arada 04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca ölü kişinin mirasçılarına) ve bir başkasına dahili dava veya müdahil-davalı ve benzeri tanımlamalarla taraf sıfatı verilemez. Davacı taraf istese ve masrafını da vererek dava dilekçesinde davalı olarak hiç gösterilmeyen kişiye davetiye tebliğ edilse, mahkemece ara kararı veya eylemli olarak dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla duruşmalara kabulüne karar verilse bile, anılan kişinin usulü dairesinde davada taraf sıfatını kazandığı kabul edilemez.
Yukarıda belirtildiği üzere, ilke olarak dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen bir kişinin sonradan herhangi bir şekilde dahili davalı veya benzeri tanımlamalarla davaya katılmaları veya davada yer almaları usulen mümkün olmadığı gibi, bu şekilde davada eylemli olarak yer alan kişilerin de davada taraf sıfatını kazanamayacaklarından, dahili davalı ... ... 'ın dava dosyasına dilekçe sunarak cevap vermesi, duruşmalara katılması ve mahkemece de bu durumun kabul edilmesi halinde bile, davalı olarak taraf sıfatını kazanamaz.
Arsa sahiplerinin tamamı taraf gösterilerek açılmış bir dava bulunmadığından işin esası ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de sehven onandığı anlaşılmakla karar düzeltme talebinin kabulü ile diğer karar düzeltme sebebleri incelenmeksizin kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 22.10.2018 tarih ve 2018/1304 Esas, 2018/3964 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödenenden 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan harcın temyiz eden davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a, 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının mahsup edilerek, varsa fazla alınan harcın temyiz eden davalı ...'e iadesine, ödedikleri karar düzeltme peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e geri verilmesine, 11.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
15. Hukuk Dairesi, 2012/7767 E., 2013/1748 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
TMK'nın 692. maddesi hükmü gereğince, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile
15. Hukuk Dairesi 2012/7767 E. , 2013/1748 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalılar vekillerince temyiz edilmiş, davalı... Koop. vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili ile davalı şirket yetkilileri ... ve ... gelmedi. Diğer davalı ... Koop. vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı ... avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile buna ek olarak yapılan ek sözleşmenin feshine ve gecikme tazminatı ile ceza koşulu alacağının davalılardan müteselsilen tahsiline ve müdahalenin önlenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen karar davalılarca temyiz edilmiştir.
Davacıların miras bırakanı .... vekili ile davalı şirket arasında Samsun 3.Noterliğince doğrudan düzenlenen 29.12.1997 tarihli ve 52966 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış ve ayrıca arsa sahibi vekili ile yüklenici şirket arasında 07.10.1998 tarihli anılan noterlikçe doğrudan düzenlenen ek sözleşme düzenlenmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini, davalılar Kasım Yılmaz ile ..., "müşterek borçlu ve müteselsil kefil" başlığı altında imzalamışlardır. Sözü edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, .... ili Merkez ilçe .... mahallesinde bulunan tapunun ... ada ve 3,4,5 ve 6 parsellerinde tapuya kayıtlı taşınmazlardaki .... hisseleri hakkında yapılmıştır.
TMK'nın 692. maddesi hükmü gereğince, paylı malın özgülendiği amacın değiştirilmesi, korumanın veya olağan şekilde kullanmanın gerekli kıldığı ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde tasarruf işlemlerinin yapılması, oybirliği ile aksi kararlaştırılmış olmadıkça, bütün paydaşlarının kabulüne bağlıdır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshi davası da "önemli tasarruflardan" olduğundan, sözleşmenin tarafı olan tüm arsa sahipleri tarafından açılması ya da açılan davaya onay vermeleri zorunludur.
Elbirliği ya da müşterek mülkiyet şeklinde mülkiyete konu taşınmaz mallar üzerinde inşaat yapılması için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin de tüm ortakların ya da müşterek paydaşların katılımıyla yapılması zorunludur. Kural bu olmakla birlikte, bazı ortak ya da müşterek paydaşlar tarafından yapılan sözleşmelere, diğer ortak ya da paydaşların onay vermeleri durumunda da arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi geçerli ve bağlayıcı olur.
Somut olayda ise; sözü edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile ek sözleşme, sözleşme konusu müşterek mülkiyete konu olan parsellerdeki davacıların miras bırakanı olan ...'nin payları hakkında yapılmıştır. Taşınmazların tümü hakkında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin yapıldığına ilişkin dosya kapsamında yeterli bilgi ve belge bulunmamaktadır. Ancak, getirtilerek incelenen Samsun 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/615 Esas ve 2008/5 Karar sayılı dosyası kapsamından aynı davalılar hakkında ve yine aynı tapulu taşınmazlara ilişkin olarak yapılan ve İstanbul 14.Noterliğince düzenlenen 08.07.1997 tarihli ve 14688 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile bu sözleşmeye ek olarak düzenlenen 11.09.1998 tarihli ve 24076 yevmiye numaralı sözleşmenin feshi istemiyle, .... tarafından dava açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere; tüm arsa sahipleri tarafından geçerli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış ise; sözleşme ve ek sözleşmelerin feshi için açılan davanın dinlenebilmesi için TMK'nın 692.maddesi hükmü gereğince, tüm paydaşların birlikte dava açması ya da açılan davaya onay vermeleri, ayrı ayrı davalar açılmış ise 6100 sayılı HMK'nın 166. maddesi hükmü gereğince davaların birleştirilerek görülmesi zorunludur. Mahkemece, açıklanan bu hususların gözetilmemesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan; mahkemece, sözleşmelerin geriye etkili sonuç doğurur şekilde feshine karar verilmiş olduğu halde, olumlu zarar kapsamındaki gecikme tazminatı ile ceza koşulu alacağına hükmedilmiş olması da kabul şekli bakımından doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davalıların temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunduğundan 900,00 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalı kooperatife verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2012/5103 E., 2013/146 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
yerine getirilmemesi nedeni ile tapuda davalı şirket adına devredilen hisselerin iptali ile davacılar adına tesciline ilişkin olduğu, bu sözleşmenin yapılması veya feshinin taşınmazın tamamı üzerinde yapılan tasarruf niteliğinde olduğundan TMK'nın 692. maddesi uyarınca tüm arsa sahibi paydaşların birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğu, zira tapu iptali talebinin sözleşmenin feshini de içerdiği,
23. Hukuk Dairesi 2012/5103 E. , 2013/146 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar vekili, müvekilleri ile davalı şirket arasında 20.03.2009 tarihinde düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve müvekilleri tarafından yüklenici firma yetkililerine vekaletname verildiğini, bu vekaletnameye dayalı olarak taşınmazın, davalı firmaya satıldığını, ancak davalı yüklenici firmanın arsa üzerinde hiçbir çalışma yapmayıp inşaat ruhsatı bile almadığını ileri sürerek, davalı şirket adına olan tapu kaydının iptali ile müvekilleri adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili yüklenici şirket ile bir kısım arsa sahibi olan davacılarla dava dışı diğer arsa sahipleri arasında sözleşme imzalandığını, sözleşme uyarınca aralarında davacıların da bulunduğu tüm maliklerin, taşınmazı müvekkili şirkete tapuda devrettiklerini, müvekillinin inşaa çalışmalarına başlayıp halen devam ettiğini, tüm gayrimenkul maliki paydaşların bu davayı açması gerektiğini, malikler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, davacıların talebinin sözleşmenin feshine ilişkin olduğunu, bu nedenle öncelikle tüm arsa maliklerinin davaya katılımının sağlanarak taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda; uyuşmazlığın arsa sahipleri ile yüklenici firma arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeni ile tapuda davalı şirket adına devredilen hisselerin iptali ile davacılar adına tesciline ilişkin olduğu, bu sözleşmenin yapılması veya feshinin taşınmazın tamamı üzerinde yapılan tasarruf niteliğinde olduğundan TMK'nın 692. maddesi uyarınca tüm arsa sahibi paydaşların birlikte hareket etmesinin zorunlu olduğu, zira tapu iptali talebinin sözleşmenin feshini de içerdiği, bu nedenle tüm arsa maliklerinin hukukunu da etkileyeceği, hukukumuzda istisnalar dışında dahili davalı müessesesi olmadığından, dava dışı arsa sahiplerinin davaya dahil edilmesinin mümkün olmadığı, davacılar dışında kalan diğer arsa sahiplerinin dava açmadıkları, zorunlu dava arkadaşlığının söz konusu olduğu durumlarda dava açmayanların davaya muvafakatlarının sağlanması veya ayrı dava açılıp iki dosyanın birleştirilmesi gerektiği, ancak davacı vekilinin beyanına göre bu hususun yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 20.03.2009 tarihli sözleşmede davacılar dışında başka arsa sahiplerinin de imzasının bulunduğu görülmektedir. Mevcut davada yüklenici davalının edimlerini yerine getirmediğinden bahisle, kendisine devredilen tapu paylarının iadesi istenmiş olmakla bu istemin içerisinde doğal olarak fesih talebinin de bulunduğunun kabulü gerekir. Ancak böyle bir istemi TMK'nın 692. maddesi uyarınca tüm paydaşlar birlikte ileri sürmek zorundadırlar. Bu ifadeden maksat tüm paydaşların açılan davada yer almalarının sağlanmasıdır. Dosya kapsamına göre, davacılar dışındaki diğer paydaşların davaya muvafakatinin alınmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Yargıtay'ın istikrarlı uygulamaları doğrultusunda davacılar vekiline uygun süre verilerek, diğer paydaşlar aleyhine dava açmasının sağlanarak açılacak davanın, bu davayla birleştirilmesinden sonra işin esasına girilmek sureti ile uygun sonuç dairesince bir karar verilmesi gerekirken, değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde davanın reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Genel
Ankara'da bulunan bir arsa üzerinde (A), (B), (C), (D) ve (E) paylı mülkiyet esasına göre maliktirler. Paydaşlar arasında malın yönetimi konusunda henüz bir anlaşma yapılmamıştır. Bu hukuki ilişki çerçevesinde, paydaşların hakları ve paylı malın yönetimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre hatalıdır?
A) Paydaşlardan (A), kendi payı üzerinde bir malikin sahip olduğu hak ve yükümlülüklere haiz olup, bu payını diğer paydaşların rızası olmaksızın serbestçe temlik edebilir veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis edebilir.
B) Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir; ancak bu konuda uyuşmazlık çıkması hâlinde yararlanma ve kullanma şeklini hâkim belirler.
C) Paylı malın olağan şekilde kullanılmasının gerektirdiği ölçüyü aşan yapı işlerine girişilmesi veya paylı malın tamamı üzerinde kira sözleşmesi yapılması gibi önemli yönetim işleri için, pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması zorunludur.
D) Arsanın özgülenme amacının, örneğin imar planında 'konut alanı' iken 'ticari alana' dönüştürülmesini sağlayacak bir tadilat başvurusunda bulunulması gibi olağanüstü bir yönetim işi için, paydaşların en az üçte ikisinin oyu yeterli kabul edilir.
E) Arsanın sınırlarını belirleyen çitlerin mevsimsel bakımı veya vergi beyannamelerinin zamanında verilmesi gibi olağan yönetim işleri, paydaşlardan herhangi biri tarafından tek başına yapılabilir.