Türk Medeni Kanunu 779. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 779- Taşınmaz lehine irtifak hakkı, bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli şekilde kullanmasına katlanmaya mecbur kılar.
Yapma borçları, irtifaka başlı başına konu olamaz; ona ancak yan edim olarak bağlanabilir.
B. Kurulması ve sona ermesi
I. Kurulması
1. Tescil
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
7 karar eşleşti
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2012/2570 E., 2012/3902 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
Sınırlı ayni haklar, Türk Medeni Kanununun 779-972.maddeleri arasında düzenlenmiştir.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/2570 E. , 2012/3902 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.07.2007 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı adına tapuda kayıtlı 1175 (8163 ada 6) parsel sayılı taşınmazdan enerji nakil hattının geçtiğini ve bu taşınmazda irtifak hakkı sahibi olduklarını, davalının taşınmazı üzerine irtifak hakkına taşkın ve Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin 44.maddesine aykırı bina inşaa ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı lehine irtifak hakkı kurulmadığından bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, irtifak hakkına elatmanın kal suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir.
Sınırlı ayni haklar, Türk Medeni Kanununun 779-972.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu tür haklar, mülkiyet hakkının malike tanıdığı yetkileri, mülkiyet hakkından bağımsızlaştırarak malik tarafından başkasına tahsis edilmesi suretiyle doğar. Türk Medeni Kanununda sınırlı ayni haklar üç grup halinde düzenlenmiştir. Bunlar; sahibine eşyadan yararlanma yetkisi veren veya
malike bir çekinme borcu yükleyen irtifak hakları (TMK m.779-893), maliki taşınmaz karşılık olmak üzere bir edimde bulunma borcu altına sokan taşınmaz mükellefiyeti (TMK m. 839-850) ve hak sahibine konusu olan eşyayı bir alacağın temini için paraya çevirme yetkisi veren rehin haklarıdır (TMKm.850-973). Kavram olarak irtifak hakkı, sahibine konusu olan eşyayı
doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren veya bir çekinme borcu veren sınırlı bir hakimiyet hakkını ifade eder. Türk Medeni Kanununun 780. maddesinin yaptığı yollama sebebiyle de taşınmaz mülkiyet hakkının kazanılmasına ilişkin hükümler irtifak hakkının kazanılması için de yeterli ve geçerlidir. Başka bir deyişle, Türk Medeni Kanununun 705. maddesi gereğince irtifak hakkının kazanılması da ancak tescille olur. Fakat, aynı hüküm gereğince miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleriyle kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce de kazanılır.
Sınırlı ayni haklara, özellikle de irtifak hakkına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Gerçekten, 8163 ada 6 sayılı parsel tapu kayıt örneğinin incelenmesinden davacı kurum lehine bir irtifak hakkı sınırlamasının kayda işlenmediği ve bozma ilamında belirtilen şekilde Türk Medeni Kanununun 727. maddesine dayanarak taraflar arasında noterde yapılacak olan sözleşmeyle de irtifak hakkı tesis edilmediği görülmektedir. Ne var ki;
Yargılama aşamasında Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2005 tarih 2004/811-2005/299 sayılı ilamıyla kamulaştırmasız elatma sebebiyle davalının açtığı dava sonucu bedele hükmedildiği, ayrıca mahkeme kararıyla davalının malik olduğu 8163 ada 6 sayılı parsel kaydına irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda sözü edildiği üzere, açılan kamulaştırmasız elatma davası nedeniyle davalıya bir tazminat ödenmesi hüküm altına alınmış ve bu tazminat sebebiyle de davacı kurum lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmişse, Türk Medeni Kanununun 705.maddesi gereğince karar tapuya tescil edilmeden de davacı irtifak hakkı sahibi sayılacaktır.
Somut uyuşmazlıkta, hükmen tesis edilen irtifak hakkı nedeniyle işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken tapu kaydında irtifak hakkı bulunmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Diğer kararlar (4)
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 779 ]
14. Hukuk Dairesi 2006/11815 E., 2006/13490 K.
14. Hukuk Dairesi 2006/11815 E., 2006/13490 K.
- ELATMAMN ÖNLENMESİ
- İRTİFAK HAKKI
- İRTİFAK HAKKININ KURULMASI- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 683 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 779 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 780 ]
- 4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 781 ]
"İçtihat Metni"
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.07.2004 gününde vrilen dilekçe ile elatmamn önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonnda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2005 günlü hükmün Yargıtay'ca inclen-mesi davalı E... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, süreinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosa ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Dava, irtifak hakkına dayalı elatmamn önlenmesi istemine ilişkindir,
Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı Belediye temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun 779. maddesi hükmünce irtifak hakk bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, üklü taşınmazın malikini, Yasa'nın 683. maddesinde tanınan mülkiyet hakinin sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşımaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanmaya zcunlu kılar.
Anılan Kanun'un 780. maddesine göre, irtifak hakkının kurulma: için tapu kütüğüne tescil şarttır. 781. maddeye göre de, irtifak hakkının kurulmasına ilişkin bir sözleşmenin varlığı ileri sürülmüşse, bu sözleşmenin de esmi şekilde yapılması gerekir.
Somut olaya gelince;
Bilirkişi tarafından düzenlenen 17.11.2004 günlü krokiden, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davacıya ait enerji nakil hattı geçirildiği, 6 parselin park alanı olarak düzenlendiği, enerji nakil hattının en büyük salgı durumunda ağaçlara en küçük dikey uzaklığının 3 metre olması gerektiği, bu mesafede 4-5 ağacın bulunduğu bildirilmiş, mahkeme, rapor doğrultusunda davayı kabul etmiştir. Ne var ki; davacının irtifak hakkına dayanarak davalının elatmasının önlenmesini isteyebilmesi için, az yukarıda sözü edildiği üzere, irtifak hakkının kurulmasına ilişkin sözleşme bulunması ve irtifak hakkının tapu kütüğüne tescili gerekir. Yasanın aradığı yönteme uygun irtifak hakkı kurulmadan, buna dayanarak talepte bulunmak olanaklı olmadığından, mahkemece davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınmış olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; HUMK'nın 388 ve 389. maddesince tarafların ilerde yeni bazı çekişme içine düşmemeleri için, hükmün duraksamadan infazına elverişli yazılması zorunludur. Mahkemece bu ilkeden ayrılarak infaz sırasında tereddüt doğuracak şekilde "...müdahalenin önlenmesine ve zarara konu olabilecek enerji nakil hattı altındaki ağaçların kestirilmesine" şeklinde hüküm tesisi de yasaya uygun düşmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün (BOZULMASINA), peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2018/5180 E., 2021/3423 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683.
14. Hukuk Dairesi 2018/5180 E. , 2021/3423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2015 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına müdahalenin men'i ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı kurumun 1. İletim Tesis ve İşletme Müdürlüğünün bakım sınırları içinde bulunan 154 KW Ambarlı-Davutpaşa Enerji Nakil Hattının 19-20 numaralı direkleri arasında davalıya ait, ... mahallesi, ... sok. N:22'de bulunan F21-D-25-D-1-A pafta, 110 ada, 13 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı tarafından tehlikeli ve irtifak hakkı ihlal eder şekilde tehlikeli inşaat yapıldığının tespit edildiği, bu durumun Elektrik Kuvvetli Akımlar Tesislerinin Yönetmeliğinin 44. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, hattın inşası sırasında kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığını, kurum adına tapuda irtifak tesis edildiğini, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 44. maddesinin h ve i bentlerine göre yapı ile elektrik hattı arasında olması gereken emniyetli mesafenin bulunmadığını, inşaatla nakil hattının düşeyden mesafesinin 0,5 metre olduğunu, dolayısıyla irtifak hakkına tecavüzün bulunduğunu, bu nedenle inşaat mahallinde can ve mal emniyetinin kalmadığını, yangın tehlikesinin mevcut olduğunu beyanla, davalının emniyet mesafelerine vaki müdahalesinin men'ini, binanın tecavüzüne konu kısımların yıkılarak kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmada, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
TMK'nin "Taşınmaz mülkiyetinin içeriği" başlığını taşıyan ve mülkiyetin kapsamını belirleyen 718. maddesi "Arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer" hükmünü taşımaktadır. Arazideki yapılar kavramı ise TMK'nin 722-728 maddelerinde düzenlenmiş olup TMK'nın 727. maddesinde de mecralara yer verilmiştir. 727. madde; "Su, gaz, elektrik ve benzerlerinin mecraları, işletmenin bulunduğu taşınmazın dışında olsalar bile aksine bir düzenleme olmadıkça işletmenin eklentisi ve işletme malikinin malı sayılır." İrtifak hakkı sahibinin hakkın kullanımına elatma olduğu zaman bunun giderilmesini isteme olanağı da vardır.
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683. maddesinde anılan mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanmaya zorunlu kılar.
Somut olaya gelince; mahkemece yapılan keşifte dinlenen bilirkişilerin belirlediği üzere davacının irtifak hakkına elatmanın sabit olduğu tespit edilmişse de; davalı tarafından yargılama sona erdikten sonra irtifaka konu elektrik hattı yüksekliğinin artırıldığı iddia edildiğinden, mahkemece yeniden keşif yapılmalı ve dava konusu elektrik hattı yükseltilmişse mevcut durumda elatma olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.05.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2016/16178 E., 2019/2260 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683.
14. Hukuk Dairesi 2016/16178 E. , 2019/2260 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 05.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirkete bağlı 1. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürlüğü bakım sınırları içerisinde ...Ambarlı-Davutpaşa ENH 4-5 numaralı direkleri arasında bulunan 21374 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı tarafından tehlikeli ve irtifak hakkını ihlal eder şekilde inşaat yapıldığının tespit edildiğini belirterek, davalının işbu taşınmazdaki elatmasının önlenmesine, ilgili kısımlarının yıkılmasına ve yıkıntılarının kaldırılmasına, masrafların davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmada alınan beyanlarında, davacı tarafın bildirimi üzerine binanın ihlal oluşturan kısımlarını yıktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 13.02.2015 tarihli keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna göre davaya konu 21374 parsel üzerinde bulunan ve davalı tarafın kullanımında olan binanın Kuvvetli Akım Talimatnamesine aykırı bir şekilde ve davacının irtifak hakkını ihlal edecek şekilde inşa edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683. maddesinde anılan mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkileri kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanmaya zorunlu kılar.
Somut olaya gelince;
Dava konusu taşınmaz tapuda davalı adına kayıtlı olup tapu kaydının irtifak hakları sütununda 15.08.2014 tarihli “tamamı üzerinde Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğü lehine Elektrik Enerji Nakil Hattı İçin İrtifak Hakkı” şerhi bulunmaktadır. Davacı kurum tarafından hazırlanan raporda inşaatın yatayda tamamen, düşeyde 0.79 metresinin irtifak hakkını ihlal ettiği tespit edilmiş, 06.02.2014 tarihli ... 13.Noterliği’ nce düzenlenen ihtarname ile davalı tarafa binanın irtifak hakkını ihlal eden kısımlarının Kuvvetli Akım Talimatnamesi’ne uygun hale getirilmesi için ihtarda bulunulmuştur. Davalı taraf yargılama sırasında ihlal teşkil eden kısımları yıktığını savunmuştur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise dava konusu taşınmaz üzerinde zemin ve 2 normal kattan oluşan yapı bulunduğu, yapının düşeyde emniyet mesafesini ihlal etmediği, yatayda ise 177,74 m2’lik kısmın irtifak hakkını ihlal ettiği sonucuna varılmıştır. Davacı kurum ise binanın en üst müştemilatı olan demir korkuluk ve su deposu dikkate alınmadan ölçüm yapıldığı bu nedenle düşeyde herhangi bir ihlalin tespit edilmediğini belirterek bilirkişi raporuna itirazda bulunmuştur.
Hal böyle olunca mahkemece yapılacak iş; mahallinde yeniden tayin olunacak bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak, davacı kurum tarafından hazırlanan tutanak ile bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve rapor sonucuna göre irtifak hakkına yatayda ve düşeyde tecavüz olduğunun saptanması halinde tecavüzlü kısımlar yönünden yapılan müdahalenin men’ine ve tecavüzlü kısımların kal’ine karar verilmesi gerekir.
Belirtilen hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
14. Hukuk Dairesi, 2016/9950 E., 2018/8800 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683.
14. Hukuk Dairesi 2016/9950 E. , 2018/8800 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.02.2014 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, irtifak hakkına dayalı müdahalenin men'i ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, ... A.Ş Genel Müdürlüğüne bağlı 154 kV ... 'nın altında kalan 168 ada 88 numaralı parselde bulunan ve davalı tarafından irtifak haklarını ihlal edecek şekilde inşa edilen bina ve eklentilerinin irtifak haklarını ihlal eden kısımlarının yıkılmak suretiyle müdahalenin men'i ve kal talebinde bulunmuştur.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı Kooperatif tarafından yapılan binanın Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğine göre tehlike arz ettiğini belirterek Medeni Kanunun 727. maddesi uyarınca irtifak hakkına dayalı elatmanın önlenmesini ve davaya konu binanın can ve mal emniyeti için tehlike oluşturduğunu belirterek ihlale konu kısımların yıkılması isteminde bulunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 779. maddesi hükmünce irtifak hakkı bir taşınmaz üzerinde diğer bir taşınmaz lehine konulmuş bir yük olup, yüklü taşınmazın malikini yasanın 683. maddesinde anınan mülkiyet hakkının sağladığı bazı yetkiler kullanmaktan kaçınmaya veya yararlanan taşınmaz malikinin yüklü taşınmazı belirli bir şekilde kullanmasına katlanmaya zorunlu kılar.
6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesi gereğince;
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olaya gelince; davacı vekili dava dilekçesinde 168 ada 88 parsel taşınmaz üzerindeki tehlikeli kısımlarda müdahalenin men'i ve kal talebinde bulunmuş, mahkemece 168 ada 117 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 168 ada 120 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
UYAP vasıtasıyla ve dosyada bulunan tapu kayıtlarının geldisi-gittisi üzerinden yapılan sorgulamada, dava dilekçesinde yer alan 168 ada 88 parsel sayılı taşınmazın 25.04.2014 yılında tevhit yoluyla bilirkişi raporunda adı geçen 168 ada 117 parsel haline geldiği, ardından 168 ada 117 sayılı parselin ifraz yoluyla 168 ada 120 ve 121 sayılı parseller halini aldığı, bunlardan mahkemece hüküm kurulan 168 ada 120 sayılı parselin ise 19.01.2015 tarihinde imar uygulamasıyla 25 ayrı parsel numarasına gittiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan yönüyle tereddüt hasıl olduğundan, anılan taşınmazlardan hangisinin dava konusu olduğu davacıya açıklattırılarak taraf teşkilinin kontrol edilmesi; dava konusu olan taşınmaz başında keşif yapılarak infaza elverişli şekilde bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
Medeni Hukuk
Malik (A), kendisine ait taşınmaz lehine, komşusu (B)'nin maliki olduğu taşınmaz üzerinde tapu siciline tescil edilmiş bir geçit irtifakına sahiptir. Bir süre sonra (A), lehine irtifak hakkı kurulmuş olan taşınmazını (C)'ye satıp devretmiştir. Ancak, (A) ile (C) arasında yapılan resmi satış sözleşmesinde, taşınmaz üzerindeki geçit irtifakının devredildiğine dair herhangi bir ibareye yer verilmemiştir. Bu durumu fırsat bilen (B), (A)’nın şahsı için kurulan hakkın devredilemeyeceğini ve satış senedinde de belirtilmediğini ileri sürerek (C)'nin kendi taşınmazından geçişini engellemiştir.
Bu hukuki uyuşmazlıkta, geçit irtifakının akıbetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
A) İrtifak hakkının devri resmi senette açıkça kararlaştırılmadığı için (C), bu haktan yararlanamaz; ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre (B)'den bir bedel talep edebilir.
B) Türk Medeni Kanunu uyarınca bu tür irtifak hakları, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilemez ve mirasçılara geçmez nitelikte olduğundan, taşınmazın devriyle birlikte sona ermiştir.
C) Taşınmaz lehine irtifak hakkı, yararlanan taşınmaza bağlı bir hak olduğundan, yararlanan taşınmazın mülkiyeti (C)'ye geçtiğinde irtifak hakkı da kanun gereği (C)'ye intikal eder.
D) Yüklü taşınmaz maliki (B), yararlanan taşınmaz malikinin değişmesi sebebiyle menfaat kaybını ispat ederek tapu sicil müdürlüğünden irtifakın terkinini talep etme hakkına sahiptir.
E) Geçit hakkı, bir yapma borcu içermediğinden şahsi nitelikte kabul edilir ve yararlanan taşınmazın mülkiyetinden bağımsız olarak hak sahibi (A) üzerinde kalmaya devam eder.