4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 850

Türk Medeni Kanunu 850. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 850- Taşınmaz rehni, ancak ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi şeklinde kurulabilir. II. Güvence altına alınan alacak 1. Ana para

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2023/4720 E., 2023/4407 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
Dairenin yerleşik içtihatlarına göre; TMK'nın 850 ve 873. maddeleri uyarınca, aynı alacaktan dolayı birden fazla taşınmaz üzerinde toplu ipotek tesis edildiğinde, tüm taşınmazların birlikte satışının istenmesi zorunlu olup, belirtilen yasa maddeleri emredici nitelikte ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan
12. Hukuk Dairesi         2023/4720 E.  ,  2023/4407 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/183 E., 2023/621 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/593 E., 2022/726 K. Taraflar arasındaki taşınmaz ihalesinin feshi şikayetinden dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince; şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine ihale bedeli üzerinden % 5 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Kararın şikayetçi ipotek borçluları tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi ipotek borçluları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ŞİKAYET İpotek borçluları şikayet dilekçelerinde; diğer ilgililere kıymet takdir raporu ve satış ilanı tebliğlerinin yapılmadığını, şikayete konu taşınmazın tapu kaydında "yabancıların satışa giremeyeceği" yönünde şerh bulunmasına rağmen satış ilanında bu hususun yazılmadığını, ihale salonunda kimliğini tespit edemedikleri kişiler tarafından, taşınmazın çürük bir bina olup kullanıma uygun olmadığının bağırarak söylenmesi suretiyle, bazı katılımcıların ihaleye girmesinin engellendiğini ve böylece taşınmazın daha yüksek bir bedelden satılmasının önlendiğini, ihale alıcısı tarafından borçluya "masrafım oldu, bana 100 milyon lira ödeyin" denildiğini ileri sürerek, tapunun 6 parselinde kayıtlı 7 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz ihalenin feshini talep etmiştir. II. CEVAP Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; tebligatların usulüne uygun olduğunu, kamera kayıtları incelendiğinde ihaleye fesat karıştırılmadığının anlaşılacağını, kendisi tarafından borçluya şikayet dilekçesinde iddia edildiği gibi bir beyanda bulunulmadığını ve şikayetçinin amacının zaman kazanmak olduğunu ileri sürerek, şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; taraflara gönderilen satış ilanı tebligatlarının usulüne uygun yapılmış olup, diğer ilgililere gönderilen tebligatların şikayetçi tarafından fesih nedeni yapılamayacağı, yabancıların ihaleye giremeyeceğine dair bilginin satış ilanında yazılmamasının katılımı azaltıcı nitelikte olmadığı, fesat hususunda dinlenen tanık beyanlarının görgüye dayanmayan soyut beyanlar olması nedeniyle ihaleye fesat iddiasının ispatlanamadığı belirtilerek, şikayetin reddi ile şikayetçiler aleyhine ihale bedeli üzerinden % 5 oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek borçluları istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri Şikayetçi ipotek borçluları istinaf başvurularında; şikayet dilekçelerinde ileri sürdükleri hususları tekrar etmek suretiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile; satışa hazırlık işlemlerinin yasal 7 günlük süre içerisinde şikayet konusu yapılmaması nedeniyle ihalenin feshi aşamasında incelenemeyeceği, şikayetçilere yapılan ilan tebligatlarının usulüne uygun olduğu, diğer ilgililere yapılan tebligatların usulsüz olduğunun ise şikayetçiler tarafından ileri sürülemeyeceği, taşınmazın tapu kaydında bulunan yabancılara yönelik şerhin satış ilanında yer aldığı, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasının dosya kapsamı ve tanık beyanlarına göre ispatlanamadığı, şikayete konu taşınmazın muhammen değerinin üzerinde satılması nedeniyle şikayetçilerin ihalenin feshi isteminde hukuki yararı yok ise de, ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasının esasının incelenmesi nedeniyle şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesinin yerinde olduğu ve kamu düzeni yönünden de bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçeleriyle, şikayetçilerin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi ipotek borçluları temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri İpotek borçluları temyiz dilekçelerinde; istinaf başvurularında ileri sürdükleri hususları tekrar etmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; taşınmaz ihalesinin feshi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK md. 127.,134, 3. Değerlendirme Dairenin yerleşik içtihatlarına göre; TMK'nın 850 ve 873. maddeleri uyarınca, aynı alacaktan dolayı birden fazla taşınmaz üzerinde toplu ipotek tesis edildiğinde, tüm taşınmazların birlikte satışının istenmesi zorunlu olup, belirtilen yasa maddeleri emredici nitelikte ve kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ihalenin feshi şikayetlerinde bu hususun re’sen değerlendirilmesi gerektiği tabi olmakla, bu yönde yapılan incelemede, şikayet konusu taşınmazın da içinde bulunduğu takip konusu taşınmazların toplu ipotek kapsamında olduğu ve alacaklı tarafından tüm taşınmazların satışının birlikte istendiği görüldüğünden, ihalenin, TMK'nın 850 ve 873. maddelerine uygun olduğunun anlaşılmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre şikayetçilerin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2012/2570 E., 2012/3902 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
839-850) ve hak sahibine konusu olan eşyayı bir alacağın temini için paraya çevirme yetkisi veren rehin haklarıdır (TMKm.850-973).
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2012/2570 E.  ,  2012/3902 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.07.2007 gününde verilen dilekçe ile irtifak hakkına elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalı adına tapuda kayıtlı 1175 (8163 ada 6) parsel sayılı taşınmazdan enerji nakil hattının geçtiğini ve bu taşınmazda irtifak hakkı sahibi olduklarını, davalının taşınmazı üzerine irtifak hakkına taşkın ve Elektrik Kuvvetli Akım Yönetmeliğinin 44.maddesine aykırı bina inşaa ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve kal istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davacı lehine irtifak hakkı kurulmadığından bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Dava, irtifak hakkına elatmanın kal suretiyle giderilmesi isteğine ilişkindir. Sınırlı ayni haklar, Türk Medeni Kanununun 779-972.maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu tür haklar, mülkiyet hakkının malike tanıdığı yetkileri, mülkiyet hakkından bağımsızlaştırarak malik tarafından başkasına tahsis edilmesi suretiyle doğar. Türk Medeni Kanununda sınırlı ayni haklar üç grup halinde düzenlenmiştir. Bunlar; sahibine eşyadan yararlanma yetkisi veren veya malike bir çekinme borcu yükleyen irtifak hakları (TMK m.779-893), maliki taşınmaz karşılık olmak üzere bir edimde bulunma borcu altına sokan taşınmaz mükellefiyeti (TMK m. 839-850) ve hak sahibine konusu olan eşyayı bir alacağın temini için paraya çevirme yetkisi veren rehin haklarıdır (TMKm.850-973). Kavram olarak irtifak hakkı, sahibine konusu olan eşyayı doğrudan doğruya kullanma veya ondan yararlanma yetkileri veren veya bir çekinme borcu veren sınırlı bir hakimiyet hakkını ifade eder. Türk Medeni Kanununun 780. maddesinin yaptığı yollama sebebiyle de taşınmaz mülkiyet hakkının kazanılmasına ilişkin hükümler irtifak hakkının kazanılması için de yeterli ve geçerlidir. Başka bir deyişle, Türk Medeni Kanununun 705. maddesi gereğince irtifak hakkının kazanılması da ancak tescille olur. Fakat, aynı hüküm gereğince miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleriyle kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce de kazanılır. Sınırlı ayni haklara, özellikle de irtifak hakkına ilişkin bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince; Gerçekten, 8163 ada 6 sayılı parsel tapu kayıt örneğinin incelenmesinden davacı kurum lehine bir irtifak hakkı sınırlamasının kayda işlenmediği ve bozma ilamında belirtilen şekilde Türk Medeni Kanununun 727. maddesine dayanarak taraflar arasında noterde yapılacak olan sözleşmeyle de irtifak hakkı tesis edilmediği görülmektedir. Ne var ki; Yargılama aşamasında Kartal 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2005 tarih 2004/811-2005/299 sayılı ilamıyla kamulaştırmasız elatma sebebiyle davalının açtığı dava sonucu bedele hükmedildiği, ayrıca mahkeme kararıyla davalının malik olduğu 8163 ada 6 sayılı parsel kaydına irtifak hakkı tesis ve tesciline karar verildiği, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Yukarıda sözü edildiği üzere, açılan kamulaştırmasız elatma davası nedeniyle davalıya bir tazminat ödenmesi hüküm altına alınmış ve bu tazminat sebebiyle de davacı kurum lehine irtifak hakkı tesisine karar verilmişse, Türk Medeni Kanununun 705.maddesi gereğince karar tapuya tescil edilmeden de davacı irtifak hakkı sahibi sayılacaktır. Somut uyuşmazlıkta, hükmen tesis edilen irtifak hakkı nedeniyle işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken tapu kaydında irtifak hakkı bulunmadığından bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 16.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca, taşınmaz rehninin kurulması, türleri ve tabi olduğu temel ilkelere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

A) Taşınmaz rehni, sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesi gereğince, kanunda sayılan ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi olmak üzere üç tipten biri şeklinde kurulabilir.
B) Elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazın rehnedilebilmesi için tüm maliklerin birlikte hareket etmesi zorunlu olup, paylı mülkiyette ise her paydaş, diğer paydaşların rızası aranmaksızın kendi payı üzerinde rehin kurma hakkına sahiptir.
C) Ayni bir hak olan taşınmaz rehninin kurulabilmesi için, rehin sözleşmesinin resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne tescil edilmesi gerekmekte olup, bu hak ancak tapuya kayıtlı taşınmazlar üzerinde tesis edilebilir.
D) Rehin sözleşmesinin tarafları, borcun vadesinde ödenmemesi durumunda rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğini kararlaştırabilirler; ancak bu hükmün geçerliliği, borçlunun bu yönde ayrıca ve açıkça bir beyanda bulunmasına bağlıdır.
E) Rehinle güvence altına alınmış bir alacak için, alacağın zamanaşımına uğraması, rehin hakkını sona erdirmez ve alacaklının rehinli taşınmazı paraya çevirme yetkisini ortadan kaldırmaz.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol