4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 856

Türk Medeni Kanunu 856. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 856- Taşınmaz rehni tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklıdır. Taşınmaz rehninin kurulmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği, resmî şekilde yapılmış olmasına bağlıdır. 2. Birden çok kişiye ait taşınmazlarda

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

4 karar eşleşti
14. Hukuk Dairesi, 2014/8525 E., 2014/14221 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
14. Hukuk Dairesi         2014/8525 E.  ,  2014/14221 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/12/2013 NUMARASI : 2011/657-2013/701 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.07.2011 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirketin traktör alım-satımı konusunda anlaştıklarını, bu nedenle müvekkiline ait .. ada .. parsel sayılı taşınmazda bulunan .. no’lu bağımsız bölüm üzerine davalı şirket lehine 30.04.2010 tarihinde ipotek konulduğunu, alım-satımın gerçekleşmediğini ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı ile ticari ilişkisinin olmadığını, ipoteğin taşınmazın önceki maliki dava dışı S.. A..’in müvekkiline olan borcu nedeniyle tesis edildiğini, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Somut olayda; davacı, davalı şirketten traktör satın almak üzere aralarında sözlü olarak anlaştıklarını, bu kapsamda dava konusu taşınmaz üzerine 30.04.2010 tarihinde ipotek tesis edildiğini, ancak traktör satın almadığını, aralarında başkaca ticari ilişki bulunmadığını, ipoteğin kaldırılmasını istemiştir. Davalı şirket vekili ise, davaya konu taşınmaz üzerindeki ipoteğin davalının taşınmazı davacıya 10.02.2010 tarihinde satan S.. A.. ile 04.02.2010 tarihinde yaptıkları protokol nedeniyle konulduğunu, davacının bayii S.. A..’den alacaklı olduklarını savunmuştur. Gerçekten dosya içerisindeki tapu kaydına göre davacı A.. İ..’in dava konusu taşınmazı 10.02.2010 tarihinde S..A..’den satın aldığı, ipoteğin 30.04.2010 tarihinde tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, ipotek tesisine ilişkin borcun esasen davacıya ait olmadığı, ipoteğin taşınmazın önceki maliki dava dışı S.. A..’den olan alacağı için kurulduğu, davacının bir borcunun bulunmadığının davalının kabulünde olduğu anlaşıldığından ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Diğer kararlar (3)

14. Hukuk Dairesi, 2014/11981 E., 2014/13345 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varEskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
14. Hukuk Dairesi         2014/11981 E.  ,  2014/13345 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/12/2013 NUMARASI : 2013/120-2013/636 Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.02.2013 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Davacı, dava konusu 3.. ada 8.. parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümlerin 20.05.2005 tarihinde 5858 yevmiye nolu işlemle davalı M.. S.. U.. tarafından E.. S..'ye satıldığını, satış işleminin yevmiye numarası aldığını ancak bilinmeyen bir nedenle tapu kütüğüne tescilin gerçekleşmediğini, taşınmazın satışından sonra davalı M.. S.. U..'nın, 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler üzerinde H.. Ecza Deposu lehine 15.06.2012 tarihinde 402.000 TL bedelli 1. derece ipotek tesis ettirdiğini, ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir. Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir. Somut olayda dava konusu 1 ve 2 nolu bağımsız bölümler 20.05.2005 tarihinde davalılardan M.. S.. U.. tarafından E.. S..'ye satılmış ve satış işlemi yevmiye defterine kayıt edilmiş ise de tapu kütüğüne işlenmemiştir. Taşınmazı devrettiği halde tapuda kayden malik görünen Mehmet Servet Uca tarafından 15.06.2012 tarihinde H.. Ecza Deposu lehine ipotek tesis edilmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından açılan dava sonucunda ipoteğin terkinine karar verilmiş ise de ipoteğin terkinine karar verilebilmesi için ipotek lehtarının kötüniyetli olduğunun yani ipoteğin muvaazalı olarak tescil edildiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Ayrıca 20.05.2005 tarihinde 5858 yevmiye numaralı işlemle taşınmazı satın alan fakat adına tapu kaydı oluşturulmayan E.. S.. tarafından kayıt maliki M..S.. U.. aleyhine dava konusu taşınmazla ilgili olarak Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/527 Esasında tapu iptali ve tescil davası açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece tapu iptali ve tescil davasının sonucu beklenmeli, tapu kaydının iptali halinde, yukarıda değinilen ilkelere göre ipotek lehtarının iyiniyetli olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2007/6770 E., 2007/7192 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSulh Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İpotek, taşınmaz maliki ve alacaklının rehin sözlemesi düzenlemeleri ve bunu Türk Medeni Kanunununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi ile tesis edilir.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2007/6770 E.  ,  2007/7192 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.03.2007 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine dair verilen 22.03.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir. Davacı, 26 parsel sayılı taşınmaz kaydında bulunan 1335 tarihli 10.000 Osmanlı Lirası Karşılığı ... İhracaat ve İthalat Türk A.Ş yararına konulan ipoteğin fekki isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın ipotek alacaklısına yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Bilindiği gibi ipotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek, taşınmaz maliki ve alacaklının rehin sözlemesi düzenlemeleri ve bunu Türk Medeni Kanunununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi ile tesis edilir. İpotek bedelinin rehin sözleşmesinde kararlaştırılan kuşullarda ödenmesi halinde, ipoteğin terkini gerekir. Alacaklı ipoteği terkin ettirmezse, ona karşı yöneltilecek davada, ipoteğin fekki istenebilir. Eldeki davada da 10.000 Osmanlı Lirası karşılığı davacı taşınmazı üzerinde ipotek tesis edilmiştir. Ne var ki, 1919 (1335) yılında tesis edilen ipotek alacaklısının halen var olup olmadığı saptanmadığı gibi, ticaret sicilinde kaydına da rastlanmamıştır. Bunun doğul sonucu olarak da bedelin ödenip ödenmediğinin belirlenmesi olanağı da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca da, 88 yıldır kayıtta bulunan ipotek yüküne, maliklerin bilinmeyen bir tarihe kadar katlanmalarını beklemek, davacının Tapu Sicil Müdürlüğünü hasım olarak gösterdiği davada Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini kabul etmek, genel hukuk kuralları ile bağdaşmayacaktır. Şöyle ki; Davayı açmakta hukuki yararı bulunan ve mahkemeden hukuki koruma isteyen davacının, yargı yerinde çözüm araması hakkının, varlığı saptanmayan kişi ya da kişileri bulmaya zorlanması düşünülemez. Rehin alacaklasının kim veya kimler olduğunun belirlenmediği bu gibi durumlarda kanun tapu sicilini tutmakla görevlendirdiği Devleti temsil eden Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilmesi yeterlidir. O halde, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, kayıtlara 1919 yılında konan ipotek şerhinin davanın açıldığı tarihe göre ilgilisine bir yarar sağlayıp sağlamadığı, günümüze taşınmasının bir anlamının kalıp kalmadığı yönü üzerinde durulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Tüm bu olgular üzerinde durulmadan davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 11.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi, 2006/12547 E., 2006/12083 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/12547 E.  ,  2006/12083 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.1.2005 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir. İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) Türk Medeni Kanunu’nun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir. İpotek, halen mevcut veya ilerde doğması olası bir alacağı teminat altına alır. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen ipoteği terkin etmezse taşınmaz maliki rehnin fekkini (kaldırılmasını) dava yoluyla isteyebilir. Somut olaya gelince; Kaldırılması istenen ipotek malikinin davacı olduğu Küçükçekmece, 634 parsel sayılı taşınmazdaki 10/1600 arsa paylı zemin kat 33 numaralı dükkân niteliğindeki tapu kaydı üzerindedir. Davalılar, 12.09.2000 tarihli resmi senetle tesis olunan ipoteğin davalıların miras bırakanı ...’in davacının eşi olan ....e, Güzelkent Hukukçular ve İdareciler Konut Yapı Kooperatifindeki tripleks villanın satışından kaynaklanan alacağın teminatı amacıyla konulduğunu bu alacağın ödenmediğini savunmuş, mahkemece de savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir. Dosyada yer alan noterde düzenlenen 08.09.2000 tarihli kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesinden gerçekten, davalılar miras bırakanı ...’in davacı ....ün eşi ...’e Güzelkent Hukukçular ve İdareciler Konut Yapı Kooperatifi’ndeki villanın üyelik hak ve hissesini devrettiği, ancak devir bedelini tamamen nakden ve peşinen aldığını, herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını beyan ettiği görülmektedir. Taraflar aralarında kooperatif üyelik devir ilişkisi dışında başkaca bir borçlandırıcı işlemin varlığını ve noterde düzenlenen 08.09.2000 günlü sözleşmenin aksini iddia ve savunmamıştır. 08.09.2000 günlü sözleşmenin sahteliği veya herhangi bir nedenle geçersizliği ya da iptali iddia edilmediğinden sözleşmede davalıların miras bırakanı ...’e atfen geçirilen beyanlar davalıları bağlar. Davalılar miras bırakanı yaptığı üyelik hakkı devri nedeniyle devir bedelini nakden aldığını, alacağı kalmadığını, alıcıdan ileride herhangi bir hak ve talepte bulunmayacağını ikrar ettiğinden, mahkemece davacının villa satış işlemi nedeniyle kalan bir miktar borcu olduğunun kabulü dayanaksızdır. Böyle olunca, devir işlemi bedeli davalıya ödendiğinden davanın kabulü yerine somut uyuşmazlığa uygun düşmeyen bazı nedenlerle reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 30.10.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

Genel

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca, taşınmaz rehninin kurulması, türleri ve tabi olduğu temel ilkelere ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hatalıdır?

A) Taşınmaz rehni, sınırlı sayı (numerus clausus) ilkesi gereğince, kanunda sayılan ipotek, ipotekli borç senedi veya irat senedi olmak üzere üç tipten biri şeklinde kurulabilir.
B) Elbirliği mülkiyetine tabi bir taşınmazın rehnedilebilmesi için tüm maliklerin birlikte hareket etmesi zorunlu olup, paylı mülkiyette ise her paydaş, diğer paydaşların rızası aranmaksızın kendi payı üzerinde rehin kurma hakkına sahiptir.
C) Ayni bir hak olan taşınmaz rehninin kurulabilmesi için, rehin sözleşmesinin resmi şekilde yapılması ve tapu kütüğüne tescil edilmesi gerekmekte olup, bu hak ancak tapuya kayıtlı taşınmazlar üzerinde tesis edilebilir.
D) Rehin sözleşmesinin tarafları, borcun vadesinde ödenmemesi durumunda rehinli taşınmazın mülkiyetinin alacaklıya geçeceğini kararlaştırabilirler; ancak bu hükmün geçerliliği, borçlunun bu yönde ayrıca ve açıkça bir beyanda bulunmasına bağlıdır.
E) Rehinle güvence altına alınmış bir alacak için, alacağın zamanaşımına uğraması, rehin hakkını sona erdirmez ve alacaklının rehinli taşınmazı paraya çevirme yetkisini ortadan kaldırmaz.

Bu maddeyle ilgili 1 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol