4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 864

Türk Medeni Kanunu 864. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 864- Rehnin tapu kütüğüne tescil edilmesinden sonra alacak için zamanaşımı işlemez. IV. Önlem alma yetkisi 1. Değer düşmelerine karşı a. Koruma önlemleri

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

2 karar eşleşti
23. Hukuk Dairesi, 2013/3451 E., 2013/4657 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
şlattıklarını, müvekkillerinin alacağının varlığı bakımından bu resmi senedin kesin delil teşkil ettiğini, ipotek senedindeki bir yıllık ibaresinin, faizsiz olarak tesis edilen ipoteğe bir yıl sonra faiz uygulanacağını ifade ettiğini, zira Türk Medeni Kanunu'nun 864 üncü maddesi gereği ipoteğin tesisinden itibaren alacak için zamanaşımının işlemeyeceğini, öte yandan müvekkilinin ...
23. Hukuk Dairesi         2013/3451 E.  ,  2013/4657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen sıra cetveline itiraz davası sonucunda verilen hükmün bozulmasına ilişkin Dairemizin ......2013 gün ve 2012/6035 Esas, 2013/461 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü: - KARAR - Davacı vekili,...’a ait taşınmazın satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde üst sıraya alınan alacaklı lehine tesis edilen ipoteğin, davalının ... Kargo Tic.Ltd.Şti. ve ... Uluslararası Taş. ve Tic. A.Ş.'ye verdiği borcun teminatını teşkil ettiğinin belirtildiğini, böyle bir borcun bulunup bulunmadığının davalı yanca ispatlanması gerektiğini ve bir yıllık süre için tesis edilen ipoteğin, taşınmazın paraya çevrildiği tarih itibariyle geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin davalıya pay ayrılmasına ilişkin kısmının iptali ile müvekkili banka alacağının ikinci sıraya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ipoteğin, borçlu ...'ın müvekkillinden aldığı ....250.000,- TL'nin teminatı olmak üzere tesis edildiğini, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikteki ipotek akit tablosu ile borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı ... takibi başlattıklarını, müvekkillerinin alacağının varlığı bakımından bu resmi senedin kesin delil teşkil ettiğini, ipotek senedindeki bir yıllık ibaresinin, faizsiz olarak tesis edilen ipoteğe bir yıl sonra faiz uygulanacağını ifade ettiğini, zira Türk Medeni Kanunu'nun 864 üncü maddesi gereği ipoteğin tesisinden itibaren alacak için zamanaşımının işlemeyeceğini, öte yandan müvekkilinin ... Kargo Tic.Ltd.Şti. ve ... Uluslararası Taş. ve Tic. A.Ş. isimli şirketlerden alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile sıra cetvelinde davalı alacaklının yerinin iptaline dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz itirazı üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bu kez, davacı vekili kararın düzeltilmesini istemiştir. Dava dışı borçlu tarafından davalı lehine tesis edilen ipoteğin resmi senedinde, ipoteğin ... Kargo Tic. Ltd. Şti. ve ... Uluslararası Taşımacılık Tic. AŞ.’nin borçlarının teminatını teşkil etmek üzere alınan paranın teminatını teşkil ettiği ve bunun da bir yıl süreli olduğu açıkça gösterilmiştir. Süreli ipotek, sürenin sona ermesi ile teminat fonksiyonunu yitirir (Köprülü, B./ Kaneti, S.: Sınırlı Aynî Haklar, ....b., ... 1982-1983, s. 347) ve tapudan terkin edilmemesi nedeniyle görünümde mevcut olsa bile, kendisine hukuken bir değer atfedilemez. Somut olayda davalı yan adı geçen şirketlerden alacağının bulunmadığını açıkça beyan ettiğine ve istem tarihi itibariyle ipotek süresi geçtiğine göre, ipoteğin şeklen ve içerik olarak teminat fonksiyonu ifa edemeyeceği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan sıra cetveline itirazda öncelikle sıraya yönelik ve şikâyet niteliğindeki itirazların incelenmesi, bunların yerinde olmadığının tesbiti halinde alacağın varlığına ve miktarına yönelik itirazların incelenmesine geçilmesi gerektiği genel bir ilke ise de, bu ilke özellikle taraf sıfatının tesbiti için önem taşıdığından, bozma kararında bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olması da doğru olmamıştır. Hem sıraya yönelik şikâyet nitelikli itirazlar ve hem de maddi hukuka yönelik itirazlar sıralı olarak incelenebilir. Bu itibarla mahkemenin davayı kabul etmesinde bir isabetsizlik yok ise de sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan öncelikle davacı alacağının karşılanmasına, artan tutar olursa, bunun davalıya bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davalının yerinin iptaline şeklinde karar vermiş olması bozmayı gerektirmektedir. Temyiz incelemesi üzerine hükmün başka gerekçe ile bozulduğu anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....01.2013 gün ve 2012/6035 E., 2013/461 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin ....01.2013 gün ve 2012/6035 E., 2013/461 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve hükmün yukarıda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (1)

23. Hukuk Dairesi, 2012/6035 E., 2013/461 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var9. Asliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
şlattıklarını, müvekkillerinin alacağının varlığı bakımından bu resmi senedin kesin delil teşkil ettiğini, ipotek senedindeki bir yıllık ibaresinin, faizsiz olarak tesis edilen ipoteğe bir yıl sonra faiz uygulanacağını ifade ettiğini, zira TMK'nın 864. maddesi gereği ipoteğin tesisinden itibaren alacak için zamanaşımının işlemeyeceğini, öte yandan müvekkilinin ....Şti.
23. Hukuk Dairesi         2012/6035 E.  ,  2013/461 K. "İçtihat Metni" Y A R G I T A Y İ L A M I MAHKEMESİ : 9. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiştir. Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -K A R A R- Davacı vekili, rehin açığı belgesine dayanarak asıl borçlu Müflis .... Şti. ve bu şirketin borcunun teminatı olarak taşınmazı üzerine müvekkili lehine ipotek tesis eden... hakkında başlattıkları icra takibi sonucunda düzenlenen sıra cetvelinde, bedeli paylaşıma konu ...a ait taşınmazın satışından elde edilen 1.252.510,45 TL'den birinci derece ipotek alacaklısına pay ayrıldıktan sonra kalan 989.501,45 TL'nin ikinci derece ipotek alacaklısı davalıya ayrıldığını, oysaki davalı lehine tesis edilen ipotek senedinden, davalının ..Şti. ve ... ...A.Ş.' ye borç para verip vermediği, bu borcun anılan şirketlerin ve davalının kayıtlarında yer alıp almadığı, borç verilmiş ise ne miktarda verildiği, borcun devam edip etmediği, temel ilişkiyi gösterir bir belge olup olmadığı hususlarının anlaşılamadığını, davalının bu kadar yüklü miktardaki alacağını asıl borçlu şirketlerin iflas masasına kaydettirmediğini, öte yandan bir yıllık süre için tesis edilen ipoteğin, taşınmazın paraya çevrildiği tarih itibariyle geçerliliğini yitirdiğini, davalı alacaklının alacağının varlığını ispatla yükümlü olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin davalıya pay ayrılmasına ilişkin kısmının iptali ile müvekkili banka alacağının ikinci sıraya ayrılan paydan ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, borçlu ...ın müvekkillinden aldığı 1.250.000,00 TL'nin teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içerir nitelikteki ipotek akit tablosu ile borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlattıklarını, müvekkillerinin alacağının varlığı bakımından bu resmi senedin kesin delil teşkil ettiğini, ipotek senedindeki bir yıllık ibaresinin, faizsiz olarak tesis edilen ipoteğe bir yıl sonra faiz uygulanacağını ifade ettiğini, zira TMK'nın 864. maddesi gereği ipoteğin tesisinden itibaren alacak için zamanaşımının işlemeyeceğini, öte yandan müvekkilinin ....Şti. ...Tic. A.Ş. isimli şirketlerden alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre; davalının bu kadar büyük bir miktardaki borcu dava dışı ...a herhangi bir belge veya teminat almadan vermiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki borçlu ...ın ....Tic. A.Ş.'nin borçlarının teminatı olarak söz konusu ipotek tesis edilmiş ise de, davalının alacağını, iflasına karar verilen adı geçen bu şirketlerin iflas masasına kaydettirmediği, ipotek belgesinden dava dışı ...ın davalıdan " 1.250.000,00 TL " aldım şeklindeki beyanının alacağın varlığını başlı başına kanıtlamaya yeterli olmadığı, davada ispat yükünün davalıya ait olduğu, ancak davalının alacağının varlığını ispat edemedeği gerekçesiyle, davanın kabülü ile sıra cetvelinde davalı alacaklının yerinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1)Dava, sıra cetvelinin iptali ve davacı banka alacağının, sıra cetvelinde davalıya ayrılan paydan ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı alacağının muvazaalı olduğu ve alacağın teminatı olmak üzere tesis edilen ipoteğin bir yıl süreli olması nedeniyle talep tarihi itibariyle sürenin sona ermesine bağlı olarak geçerliliğini yitirdiği ileri sürülerek, davalı alacağının hem esasına hem de sırasına itiraz edilmiştir. Mahkemece önce sıraya ilişkin şikayet karara bağlanmalı, sonra alacağın esasına ilişkin itiraz değerlendirilmelidir. Dosya arasında yer alan 29.12.2008 tarihli ipotek akit tablosunda, ipoteğin " faizsiz ve 1 yıl süre ile " tesis edildiği yazılı bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece bu ibarenin ipoteğin süreli olduğu anlamına gelip gelmediği, bu anlama geldiğinin kabulü halinde süre sona ermiş ise, sürenin sona ermesinin intifa hakkı ile ilgili TMK'nın 796/2. maddesine kıyasen TMK'nın 858. ve 1026. maddeleri uyarınca taşınmaz malikine ipoteğin terkinini isteme yetkisi verip vermediği, diğer anlatımla terkin istemediği sürece ipoteğin geçerliliğini devam ettirdiğinin kabulü gerekip gerekmediği, ipoteğin sona ermesi nedenleri ile ilgili anılan 858. maddesinin sürenin dolması nedenini kapsayıp kapsamadığı, bu konuda bir istem olmasa dahi sürenin sona ermesinin ipoteği kendiliğinden geçersiz hale getirip getirmediği, diğer anlatımla süresinin sona ermesi üzerine ipoteğe dayalı ilamlı icra yoluna başvurulamayacağının, sıra cetvelinde pay ayrılmaması gerektiğinin kabulü gerekip gerekmediği ya da "faizsiz ve 1 yıl süre ile" ibaresinin ipotek akdinin kesin borç (karz) ipoteği olduğunu gösterip göstermediği, belirlenen bu sürenin karz akdinin vadesi olup olmadığı, diğer anlatımla akit tarihinden itibaren başlamak üzere 1 yıllık süre sonunda alacağın tahsili için takibe konulabileceğini, yani akitteki 1 yıllık vadeden sonra anaparaya faiz talep edilebileceğini, alacağın muacceliyetine (vadeye) ilişkin bir koşul olup olmadığını, bu süre içinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmasının yasaklandığı anlamına geldiğini ifade edip etmediği hususları tartışılıp, öncelikle sıraya ilişkin şikayetin çözümlenmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın alacağın esasına ilişkin hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2)Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.