Türk Medeni Kanunu 876. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 876- Alacaklı, rehinli taşınmazın korunması için zorunlu masraf yapmışsa ve özellikle malikin borçlu olduğu sigorta primlerini ödemişse, bundan doğan alacakları tescile gerek olmaksızın aynen rehinli alacağı gibi güvenceden yararlanır.
VIII. Arazinin iyileştirilmesi hâlinde rehin hakkı
1. Öncelik
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
5 karar eşleşti
11. Hukuk Dairesi, 2021/9007 E., 2023/3219 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varSakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
(4721 sayılı Kanun'un 875-876 ncı maddeleri) İpoteğin kurulması esnasında güvence altına alınan alacağın miktarı belirli değil ise alacaklının bütün istemlerini karşılar biçimde bir üst sınır taraflarca belirlenebilir.
11. Hukuk Dairesi 2021/9007 E. , 2023/3219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1959 Esas, 2021/1566 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2019/80 E., 2020/116 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ilaç alım satım işi yaptığını, davalı ... Tekçe'nin ise Kepez Eczanesi unvanı ile eczane işlettiğini, müvekkili şirket ile eczane işletmeciliği yapan davalı arasında ilaç alım satım ilişkisinden kaynaklanan ticari ilişki çerçevesinde toplamda 501.342,17 TL tutarındaki borcun ödenmesi hususunda müvekkili şirkete yeniden yapılandırma teklifinde bulunulduğunu, iyi niyet gösterilerek borçlunun bu teklifinin kabul edildiğini, 23.03.2018 tanzim tarihli farkı vadelerde ödenmek üzere 21 adet bononun davacı yanca keşide edilerek müvekkiline teslim edildiğini ve aynı tarihte bir muacceliyet sözleşmesinin imzalandığını, borçlunun bonolarda kayıtlı borcunun tamamını vadesinde ve gecikmeksizin kayıtsız şartsız olarak ödeyeceğini, işbu senetlerden herhangi birisinin tamamının veya bir kısmının vadesinde ödenmeyerek protesto edilmesi halinde ise diğer bonoların tamamının muacceliyet kesbedeceği kararlaştırıldığını, davalı ...'ın borcundan dolayı müvekkili şirket lehine diğer davalı ... tarafından maliki bulunduğu gayrimenkulün de müvekkili şirket lehine 500.000,00 TL bedel üzerinden ipotek tesis edildiğini, bonoların vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, bir bononun vadesinde ödenmemesi üzerine akdedilen muacceliyet sözleşmesi uyarınca diğer tüm bonoların da muaccel hale geldiğini, davalılara gönderilen ihtarname ile borcun ödenmesi aksi halde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılacağının bildirildiğini, belirtilen süre içerisinde borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, borçlular tarafından icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe konu ipoteğin doğmuş bir alacak için tesis edilmediğini ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermediğini, bahse konu taşınmazın üzerindeki ipotek üst limit ipoteği olduğundan alacağın miktarının fer’ileri dahil olmak üzere ipotek miktarından fazla olamayacağını, ipotek üst limitinin 500.000,00 TL olduğunu, müvekkillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilen herhangi bir cari hesap tablosu veya ihtarnamenin de bulunmadığını, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) l50 nci maddesi uyarınca taraflar arasında cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen bir ilişki bulunmadığı takdirde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamayacağını, ipoteğin 21 adet bono düzenlenmeden çok daha önce verildiğini, dolayısıyla ipoteğin bu borca ilişkin olmadığını, davacı şirketin faize faiz işlettiğini, vade farkı hesabı yaptıktan sonra bu tutara faiz işletmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket ile davalı ... Tekçe arasında ilaç alım satım ilişkisinin mevcut olduğu, davalı ... tarafından 04.04.2016 tarihinde davacı lehine 500.000,00 TL bedelli 1 inci dereceden davalı ...'ın davacı şirkete ipotek tarihine kadar olan tüm borçlarının karşılığı ve ipotek tarihinden sonra doğacak tüm borçlarının da teminatını teşkil etmek üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ipotek tesis edildiği, davacı şirket ile davalı ... arasında 23.03.2018 tarihli protokolün imzalandığı, bahsi geçen hususların tarafların kabulünde olduğu, protokolde davalı ...'ın davacı şirkete 501.342,17 TL borcunun bulunduğunun ve borcun ödenmesi hususunda davalı ...'ın yine protokolde belirtilen bonoları davacı şirkete teslim ettiğinin düzenlendiği, ayrıca protokolün 2 nci maddesinde senetlerden birisinin tamamının veya bir kısmının vadesinde ödenmemesi halinde diğer senetlerin tamamının muacceliyet kesbedeceğinin kararlaştırıldığı, borcun ödenmemesi üzerine davacı şirket tarafından davalılar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, her ne kadar davalılar tarafından takip konusu ipoteğin 2004 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi koşullarını taşıyan limit ipoteği olmadığı gibi aynı Kanun'un 149 uncu maddesinde düzenlenen karz ipoteği de olmadığı bu nedenle de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülmüşse de icra takibine konu ipotek akit tablosunda ipoteğin, doğmuş ve doğacak borçların teminatı olmak üzere tesis edildiği, 2004 sayılı Kanun'un 149 uncu ve 150 inci maddesinin alacaklı şirketin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi yapmasına engel olmadığı, takibin iptali talebine ilişkin İcra Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda davalı ...'ın davacı şirkete 501.342,17 TL borcunun bulunduğunun tespit edildiği, borcun ödenmesi hususunda davacı şirketin davalılara ihtarname gönderdiği ve ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı borçluların itirazlarının iptaline, takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bahse konu taşınmazın üzerindeki ipotek üst limit ipoteği olduğundan alacak miktarının fer'ileri dahil olmak üzere ipotek miktarından fazla olamayacağını, takibe dayanak olarak dosyaya ihtarname veya cari hesap tablosu da sunulmadığını, kaldı ki müvekkillerine de usulüne uygun olarak tebliğ edilen herhangi bir cari hesap tablosu veya ihtarname de bulunmadığını, 2004 sayılı Kanun'un 150/1 inci maddesindeki düzenlemenin banka ve kredi veren kuruluşlar için getirildiğini, diğer gerçek ya da tüzel kişileri anılan maddeye dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmalarının mümkün olmadığını, davacı şirketin faize faiz işletmekte olup vade farkı hesabı yaptıktan sonra bu tutara faiz işletmesinin de usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, raporun ara karara uygun düzenlenmediğini, ara karara aykırı olarak keşif yapılmadan, taraflar hazır olmadan hazırlanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ayrıca sadece 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterler ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlenmesi istenilmiş olmakla sadece bu yıllara ilişkin inceleme yapılması gerekirken 2020 senesindeki yani takip tarihinden sonraki tarihlere ait defter kayıtlarının incelenmesiyle bu kayıtlara göre rapor düzenlendiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden eksik ve hatalı rapora dayanılarak usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ederek mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 881, 875 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı ... tarafından 04.04.2016 tarihinde davacı lehine 500.000,00 TL bedelli 1 inci dereceden davalı ...'ın davacı şirkete ipotek tarihine kadar olan tüm borçlarının karşılığı ve ipotek tarihinden sonra doğacak tüm borçlarının da teminatını teşkil etmek üzere müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ipotek tesis edilmiştir.
3. Taşınmaz rehninin bir çeşidi olan ipotek 4721 sayılı Kanun'un 881 ile 897 nci maddeleri arasında düzenlenmiş olup aynı Kanun'un 851 inci maddesi uyarınca güvence altına alınması düşünülen alacak miktarının belirli olup olmamasına göre ipotek iki şekilde kurulabilir. İpotekle güvence altına alınması düşünülen alacağın miktarı belirli ise anapara ipoteği, belirli değil ise üst sınır ipoteği söz konusu olur. Anapara ipoteği mevcut ve miktarı belirli alacaklar için kurulmakla bu ipotek türünde rehin yükünün kapsamı tapu kütüğüne tescil edilen alacak miktarıyla sınırlı olmayıp, bunun dışındaki yan alacaklar da rehin yükü kapsamındadır. (4721 sayılı Kanun'un 875-876 ncı maddeleri) İpoteğin kurulması esnasında güvence altına alınan alacağın miktarı belirli değil ise alacaklının bütün istemlerini karşılar biçimde bir üst sınır taraflarca belirlenebilir. Bu şekilde miktarı belirli olmayan alacaklar için kurulan ipoteğe üst sınır ipoteği denilmekte olup genellikle bu tarz ipotekler rehnin kurulduğu anda miktarı bilinmeyen ileride doğduğu zaman da miktarının ne olacağı tahmin edilemeyen alacaklar örneğin, genel krediden veya cari hesaptan kaynaklı alacaklar için üst sınır ipoteği kurulabilir. Üst sınır ipoteğinin bulunması halinde alacak miktarı ipotek limitini aşıyor olsa dahi borçlu ipotek akit tablosunda belirlenen miktarı icra dosyasına yatırmakla tüm borçlarından kurtulur. Bu miktarın içerisine icra masrafları, faiz, vekalet ücreti gibi fer'i nitelikli alacaklar da dahil olup borçlu ayrıca bunlardan sorumlu tutulamaz. Somut olayda; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalı ...'na ait taşınmaz üzerinde üst sınır ipoteği tesis edilmiştir. Ancak Mahkemece takibe yapılan itirazın iptali ve takibin aynen devamına karar verilerek üst sınır ipoteği limitini aşacak şekilde tahsile olanak verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (4)
23. Hukuk Dairesi, 2015/2344 E., 2015/6488 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİzmir(Kapatılan) 12. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Zira, TMK'nın emredici nitelikteki 851, 881, 875 ve 876. maddeleri hükümlerini bertaraf etmeye yönelik bu kayıtların hukuki sonuç doğurmaları kabul edilemez.
23. Hukuk Dairesi 2015/2344 E. , 2015/6488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 12. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/02/2015
NUMARASI : 2014/798-2015/74
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayet olunan vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Şikayetçi vekili, şikayet dışı borçlu H..... hakkında İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nün 2014/7233 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip nedeniyle borçlu adına kayıtlı ipotekli taşınmazın, alacağa mahsuben 10.12.2014 tarihinde üçüncü şahıs G..... satıldığını, ihalenin kesinleşmesi üzerine satış bedelinden gerekli yasal kesintiler yapıldıktan sonra kalan miktarın dağıtılması için İzmir 8. İcra Müdürlüğü'nce 25.12.2014 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, bu sıra cetvelinde 1. sıra ipotek alacaklısı olmaları nedeniyle taraflarına takibe konu alacak miktarı kadar pay ayrıldığını, oysaki borçlunun takibe konu konut finansman kredisi dışında ve fakat ipotek limiti dahilinde 56.183,00 TL daha borcu bulunduğunu, icra müdürlüğünce limit ipoteği dahilindeki bu alacak için takip yapılmadığı gerekçesi ile taraflarına pay ayrılmadığını, alacağını ipotek limiti dahilinde olması nedeniyle satış bedelinden pay ayrılması için ayrıca takip yapılmasına gerek olmadığını, taşınmaz üzerinde müvekkil banka lehine 1. derece limit ipoteği bulunduğunu, bu nedenle 25.12.2014 günlü sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptali ile yeniden sıra cetveli düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Şikayet olunan vekili, şikayetçinin, alacaklarının sıra cetvelinde hiç yer almadığı iddiasıyla sıra cetvelinin iptalini talep ettiğini, bu nedenle genel mahkemelerin görevli olduğunu, kredi kartlarından ve bireysel kredilerden doğan bu alacakları için icra takibi yapılmadığından bu alacakların sıra cetvelinde yer almamasının yasalara uygun olduğunu, şikayetin haksız olduğunu savunarak, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçi tarafça şikayet dışı borçlu H.....hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine borçlu adına kayıtlı taşınmazın 10.12.2014 tarihinde açık arttırma yoluyla satıldığı, icra müdürlüğünce satış bedelinin şikayetçi ipotek alacaklısı ile şikayet olunan vergi dairesi arasında paylaştırıldığı, takibe dayanak 08.10.2010 tarih 16724 yevmiye sayılı ipotek akit tablosu incelendiğinde söz konusu ipoteğin 190.000,00 TL bedelli ve üst sınır ipoteği olduğu, takip konusu alacak miktarının 41.465,14 TL olduğu, satış tarihi itibariyle alacak miktarının 53.425,42 TL 'ye ulaştığı, söz konusu satış bedelinden kalan miktarın ise yani paylaşıma konu miktarın ise 130.746,00 TL olduğu, bu miktarın 53.425,42 TL'sinin şikayetçi ipotek alacaklısına, kalan 77.302,58 TL'sinin ise 2. sırada haczi bulunan şikayet olunana ödenmesine karar verildiği, üst sınır ipoteğinde limit dahilinde şikayetçi bankanın kalan asıl alacakları ve fer'ileri toplamı için ayrı bir icra takibi yapıp haciz koydurmasına gerek kalmaksızın alacağının ilk sırada ödenmesinin mümkün bulunduğu, bu nedenle icra müdürlüğünün 25.12.2014 günlü sıra cetvelindeki gerekçesinin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, şikayetçi bankanın kredi kartı ve bireysel krediden kaynaklanan alacağının üst sınır ipoteği kapsamında kaldığı iddiasıyla sıra cetvelinin iptaline ilişkindir.
Borçluya ait mahcuz satış bedelinin bütün alacaklıların alacağını karşılamaması halinde düzenlenecek sıra cetveline itiraz, alacağın esas ve miktarına ya da bununla birlikte sıraya yönelikse dava yoluyla genel mahkemede (İİK’nın m.142/1), itiraz sadece sıraya yönelikse şikayet yoluyla icra mahkemesinde (İİK’nın m. 142/son) ileri sürülmelidir.
Dairemizin 16.09.2014 tarih ve 5836 E., 5652 K; 10.12.2014 tarih ve 10197 E., 8047K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Öncelikle, ipotek kavramı üzerinde durulması ve kesin borç (anapara) ipoteği ile üst limit (maksimal) ipoteği arasındaki ayrımın ortaya konulması gerekmektedir.
İpotek ile sağlanan amaç alacağa teminat sağlamaktır. İpotek, rehni verenle alacaklı arasında yapılacak resmi senede dayanır. Rehin hakkı, ayni hak olarak bu senede dayanılarak tapu kütüğüne yapılacak tescille doğar. Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 881/1. maddesi hükmüne göre; “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.” Aynı Kanun’un 851/1. maddesi gereğince, “ Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması halinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.”
Kesin borç ve üst sınır ipoteği ayrımı, ipotekle alacak arasındaki ilişkinin yoğunluğu esas alınmak suretiyle yapılmıştır. İpotek tesis edilirken alacağın miktarının belirli ve borcun mevcut olması kaydıyla ipotek miktarı dışında faiz ve takip giderlerinin de rehin teminatından yararlanacağının öngörülmüş olması halinde, tarafların anapara ipoteği kurmak istedikleri kabul edilebilir. Rehin sözleşmesinde ipoteğin alacağa bağlı olarak limitli tesis edildiği hallerde üst sınır ipoteği olduğu kabul edilmelidir. İpoteğin kesin borç veya üst sınır ipoteği olması yapılacak takibin türü bakımından önem taşımaktadır.
Kesin borç ipoteğinde temel ilişkiden (borç ilişkisinden) doğan bir alacak teminat altına alınmaktadır. Temel borç ilişkisinin geçersiz olması nedeniyle alacak doğmamışsa yapılan tescil görünürde alacaklı lehine bir rehin hakkı doğurmaz. Rehin sözleşmesinde temel borç ilişkisinin gösterilmesi geçerlilik şartı olmamakla beraber hangi alacak için rehin kurulduğunun ispatını kolaylaştırır. Paraya çevirme anında geçerli bir alacağın varlığı rehin hakkının kullanılması için zorunludur. Alacak mevcut değilse, tescil edilmiş ipotek alacaklı için güvence oluşturmaz. Bu halde hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır.
Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer fer'ileri, yani TMK'nın 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Bu özellik üst sınır ipoteğini kesin borç ipoteğinden ayıran önemli bir unsur olmaktadır. Zira, kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka TMK'nın 875. maddesi uyarınca takip giderleri ile faiz ve diğer fer'ileri de teminat kapsamına girmektedir. Üst sınır ipoteğindeki bu ana ilke başlangıçta belirli olmayan bir borca giren ve taşınmazında alacaklı lehine ipotek tesis ettiren borçlu veya borçlu lehine ipotek veren üçüncü kişiler bakımından önem taşıdığı gibi tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. (YHGK'nın 22.02.2012 tarih ve 12-778 E., 94 K. sayılı ilamı bu yöndedir.)
İpotek akit tablosunda limit miktarı saptandıktan sonra, "bu meblağa ilaveten ve ayrıca" ibareleri ile ipoteğin kapsamını genişleten kayıtların eklenmesinin, üst sınır ipoteği olarak tesis edilen ipoteğin türünü anapara ipoteğine dönüştürmesi mümkün değildir.
Zira, TMK'nın emredici nitelikteki 851, 881, 875 ve 876. maddeleri hükümlerini bertaraf etmeye yönelik bu kayıtların hukuki sonuç doğurmaları kabul edilemez. (YHGK'nın 24.05.1989 tarih ve 111-294 E., 378 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) Bu husus, üst sınır ipoteği yönünden kamu düzenine ilişkin olup, süresiz şikayete tabidir ve icra mahkemesince kendiliğinden nazara alınmalıdır. “İpotek kesin borç ipoteği ise, itiraz, süresi içinde olmadığından süre yönünden reddi, üst sınır ipoteği ise kamu düzeni ile ilgisi olması nedeni ile itiraz ve şikayetin süreye bağlı olmadan incelenmesi gerekir” 12.HD. 04.05.1992, 11390 E, 6000 K. (Kuru, İcra, C.3, s.2427 dn95d). Diğer anlatımla, bu ve 12. HD. 26.11.1999, 13828/15115; 12.HD. 09.11.1999, 13025/13863; 12. HD. 01.11.1999, 13412/13233; 12.HD. 22.10.1999, 11726/12747; 12.HD. 22.05.1997, 5095/5972 sayılı ilamlarında, borçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmemiş olması halinde dahi, icra dairesinin, sıra cetvelini düzenlerken, takibin alacağın tamamı üzerinden kesinleşmiş olmasına rağmen, sıra cetvelinde takip alacaklısının alacağını yalnız, ipotek limiti içinde kalan miktar kadar nazara alınması gerektiğine karar verilmiştir. “Azami limitli ipoteklerde MK.nın 790. maddesinin hükümleri geniş anlamda uygulanamaz ve ipotek veren üçüncü şahısların sorumlulukları azami ipotek miktarı ile sınırlı olur. Teminat ipoteği veren üçüncü kişinin takibe itiraz etmemesi halinde dahi, başka alacaklıların menfaatlerinin muhtel olabileceği durumlarda derece kararının tanzimi sırasında azami limit miktarının nazara alınması gerekir”. 12.HD.10.03.1987, 648/3326(Uyar, Rehnin Paraya Çevrilmesi, s.296). Kuru ise icra memurunun bu tür bir yetkisi olmadığı, buna sıra cetveline karşı itiraz biçiminde varsa diğer alacaklıların itiraz edebileceği görüşündedir. (Age. sh. 2431) İİK.m.45 gibi üst sınır ipoteğinin kapsamını icra memuru kendiliğinden nazara alabilmelidir. Bu maddi hukuk bakımından bir araştırmayı da gerektirmemekte, takip talebine eklenen resmi senetten anlaşılabilmektedir. Nitekim kambiyo senetlerine özgü takipte de icra memuru bu senedin kambiyo senedi olup olmadığını araştırmaktadır.(Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Bankacılar Dergisi, 33. Sayı, 2000 yılı, sh 50).
Öte yandan, üst sınır ipoteğinde limit fazlası alacak için alacaklı tarafından ayrıca takip yapılarak haciz konulmadığı sürece, üst sınır limitinden fazla pay ayrılamaz. Diğer anlatımla, üst sınırı aşan alacaklar, teminattan faydalanmazlar ve adi alacak olarak kalırlar. (Yargıtay 19. H.D.'nin 29.03.2001 tarih ve 1115 E., 2301 K; 14.02.2002 tarih ve 7426 E., 1131 K. sayılı sayılı ilamları bu yöndedir. Ayrıca Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, sh. 988) Yargıtay 19. H.D.'nin 10.11.2005 tarih ve 5720 E., 11011 K; 27.01.2006 tarih ve 9141 E., 581 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, üst sınır ipotek limitine kadar olan alacak ve fer'ileri toplamı için ayrı bir takibe ve hacze gerek bulunmamaktadır.
Somut olayda, şikayetçi tarafın üst sınır ipoteği limiti kapsamında kendisine pay ayrılmadığına dair istemi, icra müdürünün paylaştırma yapılırken alacağın hesaplanmasına ilişkin takip hukuku kurallarını yanlış uygulamasına yönelik olup; şikayet olunan alacağının hiç ya da gösterilen miktarda bulunmadığına yönelik olmadığından, itiraz alacağın doğumuna ve esasına yönelik değildir. İpoteğin bir üst limit ipoteği olup olmadığını belirlemek İcra Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Diğer anlatımla şikayetçinin, kendisine ipotek limitinden daha az pay ayrıldığı iddiasına dayalı bu itirazı üzerine, mahkemece ipoteğin kapsamının incelenmesi gerekeceğinden bu itiraz, alacağın doğumuna ve miktarına değil, sıraya yönelik olup, icra mahkemesi görevlidir. Bu nedenlerle, mahkemece şikayet olunanın görev itirazı hususunda herhangi bir karar verilmemiş ise de, görevli olduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasının incelenmesi doğru olmuştur.
Bu açıklamalara ve dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,12.10. 2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
23. Hukuk Dairesi, 2014/5836 E., 2014/5652 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAdana 5. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Zira, TMK'nın emredici nitelikteki 851, 881, 875 ve 876. maddeleri hükümlerini bertaraf etmeye yönelik bu kayıtların hukuki sonuç doğurmaları kabul edilemez.
23. Hukuk Dairesi 2014/5836 E. , 2014/5652 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 01/10/2013
NUMARASI : 2013/418-2013/602
Taraflar arasındaki sıra cetveline şikayetin yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Şikayetçi vekili, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün borçlusu şikayet olunan Ü.. A.. olan 2012/8417 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen 26.06.2013 tarihli sıra cetveline esas taşınmazda müvekkilinin 300.000,00 TL limitli ipoteği olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, taşınmazın 167.000,00 TL'ye satıldığını, ipotek bedelinin ödenmesinden sonra bakiyenin yine aynı borçlu aleyhine genel haciz yoluyla başlattıkları 2012/12796 Esas sayılı takip dosyasına ödenmesi yolundaki taleplerinin reddi ile bakiye için düzenlenen sıra cetvelinde sadece diğer şikayet olunanlara pay ayrılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
Şikayet olunan Ü.. A.., şikayete cevap vermemiştir.
Diğer şikayet olunanlar vekilleri, şikayetçinin genel haciz yoluyla yaptığı takipte konulmuş bir haczi olmadığını, ipoteğe konu alacağını aldığını, sıra cetvelindeki paylaştırmanın yasaya uygun olduğunu savunarak, şikayetin reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; şikayetçinin genel haciz yoluyla yaptığı icra takibinde bedeli paylaşıma konu taşınmazın kaydına haciz konulmadığı, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yaptığı takipte ipotek bedelinin ödenmiş olması ve şikayet olunanların taşınmaz üzerindeki hacizlerine göre sıra cetvelinin yasaya uygun olduğu, şikayet eden banka ile kredi borçlusu arasında düzenlenen sözleşme hükmünün tahsil edilen paranın kendisine öncelikli ödenmesini gerektirmeyeceği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir.
Adana 2. İcra Müdürlüğü'nün 2012/9966 sayılı dosyasında, alacaklı,Y.. A.. vekili tarafından ferileri ile birlikte 106.057,19 TL 'nın tahsili istemi ile borçlu Ü.. A.. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış, icra emri 12.10.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, ipotekli taşınmaz Erdemli İcra Müdürlüğü'nün 2012/1105 Tal. sayılı dosyasında 167.000,00 TL'ye ihale edilmiş, ipotek alacaklısına 131.455,40 TL ödeme yapılmış, kalan 30.735,00 TL, sıra cetveli yapılmak üzere Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2012/8417 sayılı dosyasına aktarılmış, düzenlenen sıra cetveli şikayete konu edilmiştir.
Şikayetçi Bankanın alacağının dayanağını oluşturan 23.06.2010 tarih ve 9833 yevmiye numaralı ipotek akit tablosunda "taraflar arasındaki anlaşmaya göre Bankalar Kanunu'nun izin verdiği konularda Y.. A...'nin gerek yurt içinde gerekse yurtdışındaki tüm şubeleri tarafından adı geçen lehine açılmış ve açılacak konut finansmanı kredileri, tüketici kredileri ve her türlü krediler nedeniyle adı geçenin alacaklı bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 300.000,00 TL'sına kadar olan kısmı ile bu meblağa ilaveten ve ayrıca bu borçlarla ilgili olarak taahhütnamelerde belirtilen akdi faizler ile temerrüd faizlerini ve bunların gider vergilerini, komisyonlar ile kredi sözleşmelerinden doğan her türlü masrafları, icra takip ve yargılama giderlerini, yasal avukatlık ücretini ve bunun gider vergisinin tahsilini teminen aşağıda dökümü bulunan taşınmaz malımızı, müştemilatı, mütemmim cüzü ile halen mevcut ve ileride olabilecek teferruatları da kapsayacak şekilde bankaya teminat olarak 1. derecede (boş ve serbest dereceden istifade kaydıyla ) ve fekki bankadan bildirilinceye kadar ipotek etmeyi kabul ediyorum. İpoteğin boş ve serbest kalan dereceye çıkartılması işleminin kabul edilen şart gereğince yazılı beyan ve talebe gerek olmaksızın re'sen yapılmasını kabul ederim "şerhi ile ipotek konulmuştur.
Öncelikle, ipotek kavramı üzerinde durulması ve kesin borç (anapara) ipoteği ile üst limit (maksimal) ipoteği arasındaki ayrımın ortaya konulması gerekmektedir.
İpotek ile sağlanan amaç alacağa teminat sağlamaktır. İpotek, rehni verenle alacaklı arasında yapılacak resmi senede dayanır. Rehin hakkı, ayni hak olarak bu senede dayanılarak tapu kütüğüne yapılacak tescille doğar. Doğmuş bir alacağı teminat altına almak için kurulan ipotek kesin borç ipoteğidir. İlerde doğacak ve doğması muhtemel alacaklar için kurulan ipotek ise üst limit ipoteğidir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 881/1. maddesi hükmüne göre; “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.” Aynı Kanun’un 851/1. maddesi gereğince, “ Taşınmaz rehni, miktarı Türk parası ile gösterilen belli bir alacak için kurulabilir. Alacağın miktarının belli olmaması halinde, alacaklının bütün istemlerini karşılayacak şekilde taşınmazın güvence altına alacağı üst sınır taraflarca belirtilir.”
Kesin borç ve üst sınır ipoteği ayrımı, ipotekle alacak arasındaki ilişkinin yoğunluğu esas alınmak suretiyle yapılmıştır. İpotek tesis edilirken alacağın miktarının belirli ve borcun mevcut olması kaydıyla ipotek miktarı dışında faiz ve takip giderlerinin de rehin teminatından yararlanacağının öngörülmüş olması halinde, tarafların anapara ipoteği kurmak istedikleri kabul edilebilir. Rehin sözleşmesinde ipoteğin alacağa bağlı olarak limitli tesis edildiği hallerde üst sınır ipoteği olduğu kabul edilmelidir. İpoteğin kesin borç veya üst sınır ipoteği olması yapılacak takibin türü bakımından önem taşımaktadır.
Kesin borç ipoteğinde temel ilişkiden(borç ilişkisinden ) doğan bir alacak teminat altına alınmaktadır. Temel borç ilişkisinin geçersiz olması nedeniyle alacak doğmamışsa yapılan tescil görünürde alacaklı lehine bir rehin hakkı doğurmaz. Rehin sözleşmesinde temel borç ilişkisinin gösterilmesi geçerlilik şartı olmamakla beraber hangi alacak için rehin kurulduğunun ispatını kolaylaştırır. Paraya çevirme anında geçerli bir alacağın varlığı rehin hakkının kullanılması için zorunludur. Alacak mevcut değilse, tescil edilmiş ipotek alacaklı için güvence oluşturmaz. Bu halde hakkın kullanılmasında ipoteğin alacağa bağlılığı mutlaktır.
Üst sınır ipoteği, ileride doğacak veya doğması muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği için bu belirsizliğin ileride getireceği sorunları önlemek amacıyla taşınmazın bu belirsiz borca azami ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosunda bir limitle belirlenir. İşte bu nedenledir ki ileride vücut bulacak ana borç ile buna eklenecek faiz, icra takip giderleri ile yanlarca kararlaştırılan diğer ferileri, yani TMK.nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan toplam borç miktarı, bu tür ipotekte tarafların ipotek tesis edilirken rızaları ile tespit edilen bu limiti aşması mümkün değildir. Bu özellik üst sınır ipoteğini kesin borç ipoteğinden ayıran önemli bir unsur olmaktadır. Zira, kesin borç ipoteğinde ipotek akit tablosunda belirtilen ana alacaktan başka TMK.nun 875. maddesi uyarınca takip giderleri ile faiz ve diğer fer'ileri de teminat kapsamına girmektedir. Üst sınır ipoteğindeki bu ana ilke başlangıçta belirli olmayan bir borca giren ve taşınmazında alacaklı lehine ipotek tesis ettiren borçlu veya borçlu lehine ipotek veren üçüncü kişiler bakımından önem taşıdığı gibi tapu sicilinde kayıtlı ipotek limitine itibar ederek aynı taşınmazda alacakları için ipotek tesis ettirecek üçüncü kişiler yönünden de tapu sicilindeki kayda itibar edilmesi bakımından büyük bir önem taşımaktadır. (YHGK'nın 22.02.2012 tarih ve 12-778 E., 94 K. sayılı ilamı bu yöndedir.)
Somut olayda, ipotek akit tablosundaki açıklamalardan ipotek işleminin doğmuş ve doğacak tüm borçlar için limit belirtilmek suretiyle üst sınır ipoteği olarak tesis edildiği anlaşılmaktadır. İpotek akit tablosunda limit miktarı saptandıktan sonra, "bu meblağa ilaveten ve ayrıca" ibareleri ile ipoteğin kapsamını genişleten kayıtların eklenmesinin, üst sınır ipoteği olarak tesis edilen ipoteğin türünü anapara ipoteğine dönüştürmesi mümkün değildir. Zira, TMK'nın emredici nitelikteki 851, 881, 875 ve 876. maddeleri hükümlerini bertaraf etmeye yönelik bu kayıtların hukuki sonuç doğurmaları kabul edilemez. (YHGK'nın 24.05.1989 tarih ve 111-294 E., 378 K. sayılı ilamı bu yöndedir.) Bu husus, üst sınır ipoteği yönünden kamu düzenine ilişkin olup, süresiz şikayete tabidir ve icra mahkemesince kendiliğinden nazara alınmalıdır. “İpotek kesin borç ipoteği ise, itiraz, süresi içinde olmadığından süre yönünden reddi, üst sınır ipoteği ise kamu düzeni ile ilgisi olması nedeni ile itiraz ve şikayetin süreye bağlı olmadan incelenmesi gerekir” 12.HD. 04.05.1992, 11390 E, 6000 K. (Kuru, İcra, C.3, s.2427 dn95d). Diğer anlatımla, bu ve 12. HD. 26.11.1999, 13828/15115; 12.HD. 09.11.1999, 13025/13863; 12. HD. 01.11.1999, 13412/13233; 12.HD. 22.10.1999, 11726/12747; 12.HD. 22.05.1997, 5095/5972 sayılı ilamlarında, borçlunun 7 gün içinde ödeme emrine itiraz etmemiş olması halinde dahi, icra dairesinin, sıra cetvelini düzenlerken, takibin alacağın tamamı üzerinden kesinleşmiş olmasına rağmen, sıra cetvelinde takip alacaklısının alacağını yalnız, ipotek limiti içinde kalan miktar kadar nazara alınması gerektiğine karar verilmiştir. “Azami limitli ipoteklerde MK.nın 790. maddesinin hükümleri geniş anlamda uygulanamaz ve ipotek veren üçüncü şahısların sorumlulukları azami ipotek miktarı ile sınırlı olur. Teminat ipoteği veren üçüncü kişinin takibe itiraz etmemesi halinde dahi, başka alacaklıların menfaatlerinin muhtel olabileceği durumlarda derece kararının tanzimi sırasında azami limit miktarının nazara alınması gerekir”. 12.HD.10.03.1987, 648/3326(Uyar, Rehnin Paraya Çevrilmesi, s.296). Kuru ise icra memurunun bu tür bir yetkisi olmadığı, buna sıra cetveline karşı itiraz biçiminde varsa diğer alacaklıların itiraz edebileceği görüşündedir. (Age. sh. 2431) İİK.m.45 gibi üst sınır ipoteğinin kapsamını icra memuru kendiliğinden nazara alabilmelidir. Bu maddi hukuk bakımından bir araştırmayı da gerektirmemekte, takip talebine eklenen resmi senetten anlaşılabilmektedir. Nitekim kambiyo senetlerine özgü takipte de icra memuru bu senedin kambiyo senedi olup olmadığını araştırmaktadır.(Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Bankacılar Dergisi, 33. Sayı, 2000 yılı, sh 50). Diğer yandan, üst sınır ipoteğinde limit fazlası alacak için alacaklı tarafından ayrıca takip yapılarak haciz konulmadığı sürece, üst sınır limitinden fazla pay ayrılamaz. Diğer anlatımla, üst sınırı aşan alacaklar, teminattan faydalanmazlar ve adi alacak olarak kalırlar. (Yargıtay 19. H.D.'nin 29.03.2001 tarih ve 1115 E., 2301 K; 14.02.2002 tarih ve 7426 E., 1131 K. sayılı sayılı ilamları bu yöndedir. Ayrıca Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, El Kitabı, 2. Baskı, 2013, sh. 988) Mahkemenin gerekçesi, üst sınır ipoteğinde limit fazlası alacak miktarı için doğru bir gerekçe ise de, Yargıtay 19. H.D.'nin 10.11.2005 tarih ve 5720 E., 11011 K; 27.01.2006 tarih ve 9141 E., 581 K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, üst sınır ipotek limitine kadar olan alacak ve fer'ileri toplamı için ayrı bir takibe ve hacze gerek bulunmamaktadır.
Yukarıda özetlenen ipotek akit tablosu uyarınca, şikayetçi bankanın Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/12796 Esas sayılı dosyasına konu kredi kartından doğan asıl alacak ve fer'ileri toplamının üst sınır ipotek limiti içerisinde kalması koşuluyla ipotek teminatı kapsamında bulunduğu anlaşıldığından; Mahkemece, şikayetçi bankanın üst sınır ipotek limiti dahilinde kalan asıl alacakları ve fer'ileri toplamı için ayrı bir icra takibi yapıp haciz koydurmasına gerek kalmaksızın, alacağının ilk sırada ödenmesinin mümkün bulunduğunun kabulü ile borçlunun kredi kartı borcu ve fer'ileri toplamı bilirkişiye hesaplattırılıp, üst sınır ipotek limiti kapsamında kalan asıl alacak ve fer'ileri toplamı yönünden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün şikayetçi yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
12. Hukuk Dairesi, 2014/18484 E., 2014/27152 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varMenemen İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte alacaklıların, ipoteğe konu borcun bir kısmının haricen ödendiği, bakiye borç için TMK'nın 875-876. maddeleri uyarınca borçluya bakiye borç muhtırası gönderilerek haciz talebinde bulundukları, icra müdürlüğünce haciz talebinin reddedilmesinin şikayet konusu yapıldığı, mahkemece istemin kabulü ile haciz talebinin yerine g
12. Hukuk Dairesi 2014/18484 E. , 2014/27152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Menemen İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/04/2014
NUMARASI : 2014/34-2014/41
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takipte alacaklıların, ipoteğe konu borcun bir kısmının haricen ödendiği, bakiye borç için TMK'nın 875-876. maddeleri uyarınca borçluya bakiye borç muhtırası gönderilerek haciz talebinde bulundukları, icra müdürlüğünce haciz talebinin reddedilmesinin şikayet konusu yapıldığı, mahkemece istemin kabulü ile haciz talebinin yerine getirilmesine karar verildiği görülmektedir.
Somut olayda alacaklılar tarafından başlatılan takip ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olup, borçluya örnek 6 icra emri gönderildiği görülmektedir. İİK'nun 152 ve 45/1 maddeleri hükümlerine göre alacaklının ihale bedeli ile karşılanmayan alacağı için kesin rehin açığı belgesi aldığında İİK.nun 152 ve devamı maddeleri koşullarında takip yapılabilir.
O halde, rehin açığı belgesi almadan, takip dosyasından haciz istenemez. Bu yöndeki alacaklının isteminin reddi hukuka uygun olup mahkemece alacaklıların şikayetinin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/403 E., 2023/2627 K.
düşük eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
İcra Müdürlüğünün 2017/10331 Esas sayılı dosyasındaki alacak hakkı ve fer'ileri ile sınırlı kalmak kaydıyla 30 ve 227 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki intifa haklarının terkinine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 876 ncı maddesi kapsamında intifa haklarına kaim yapı bedeli ödenmesi halinde karar verilmesine, tespit edilecek yapı bedellerinin faizli bir hesaba depo edilmesinin sağlanmasına, d
7. Hukuk Dairesi 2023/403 E. , 2023/2627 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu sicilinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birle...tirilen davaların kabulüne; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davalı kar...ı davacı ... ...'nin açmı... olduğu kar...ı davanın reddine karar verilmi...tir.
Kararın davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ... vekili, davalı.... ve ... vekili, bir kısım davalılar vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve...vekili, asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ...Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vd. vekili, davalı .... ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalıların istinaf ba...vurularının esastan reddine, davalılar ..., ..., ...ve ....'nun istinaf taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmi...tir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizce duru...malı olarak incelenmesi davalılar .... vd. vekili, asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ...Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, bir kısım davalılar ... vekili, davalı ... vekili tarafından; duru...masız olarak incelenmesi davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı.... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı.... Turizm San. Ve Tic. A.... vekili ve ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz ...artı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.04.2022 tarihinde duru...ma yapılmasına ve duru...ma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmi...tir.
Belli edilen günde bir kısım davalılar ... vd. vekilleri Av. ... ve Av. ..., davalı ... vd. vekili Av. ...., davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av.... ..., daval...Gayrimenkul vekili Av. ... ..., bir kısım davalılar ....vd. vekili Av. .... davalı ... vekili Av. .... ... bir kısım davalılar ... vd. vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. .... ile diğer taraftan davacı-kar...ı davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalı ..... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... Karaman'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra i...in incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek; dosya, eksiklikler nedeniyle Mahkemesine iade edilmi...tir. Anılan eksikliklerin giderilmesinden sonra dosya, Mahkemece Dairemize gönderilmi... olmakla içerisindeki bütün belgeler incelenip gereği dü...ünüldü:
I. DAVA
1. Asıl ve birle...tirilen davalarda davacı vekili dava dilekçelerinde; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Devlet Ormanı içerisinde bulunan 206.8 hektar sahada 49 yıl süre ile turizm tesisi kurmak amacıyla davalı .....'ye izin verildiğini, Göktürk Devlet Ormanı içerisinde yer alan 206,8 hektarlık yerin 1190 parsel numarası ile devlet ormanı olarak Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinden 49 yıllığına izin alınarak bu ta...ınmazda turizm tesisi kurmak amacıyla daimi ve müstakil üst hakkı kurulduğunu, sonra da tapuda bağımsız bölümler olu...turularak davalı ..... lehine kat irtifakları, bu kat irtifakları üzerine de üçüncü ...ahıslar lehine intifa hakları tesis edildiğini, daha sonra davalı ..... adına tesis edilen kat irtifaklarının ... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A...’ye devredildiğini ve bu devrin tapu siciline i...lendiğini, davaya konu ta...ınmazın tapu kaydı üzerinde .... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A... adına 343 adet kat irtifakı mevcut olup, bunlardan 106 tanesinin ortak alan olduğunu, 237 tanesinde de üçünü ki...iler lehine intifa hakkı tesis edildiğini, yapılan bütün i...lemlerde kamu yararının ön planda bulundurulması gerekirken, kamu yararı gözardı edilerek bağımsız bölümler olu...turulduğunu ve üçüncü ki...iler lehine menfaat sağlandığını, kamu yararının ön planda tutması gerektiği için izin sahibinin dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olmadığını, idarenin rızası dı...ında kat irtifaklarının kurulması ve intifa haklarının olu...turulmasının sözle...menin amacına aykırı olduğunu, resmi senette irtifak hakkının ba...kasına devredilebileceği, miras yolu ile geçebileceği öngörülmü... ise de devrin ancak idarenin izni ile olabileceğinin belirtildiğini, ta...ınmaz üzerinde olu...turulan kat irtifakları ve intifa hakları ile davalı ... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A... ve Kemer Yapı ve Turizm A... arasında yapılan devirde idarenin muvafakatinin olmadığını, müstakil ve sürekli nitelikteki üst hakkı tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına kaydedilmekle Türk Medeni Kanunu anlamında bir mal sayıldığı halde Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında gerçek anlamda bir ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceğini, yapılan i...lemlerin sözle...menin amacını a...ar nitelikte olduğunu, kat irtifakı kurulması ve bağımsız bölümler olu...turulması yolu ile hakkın özünün deği...ikliğe uğratıldığını, yolsuz tescil niteliğindeki kat irtifakları ve bunlar üzerinde üçüncü ki...iler lehine olu...turulan intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkininin gerektiğini, Anayasanın 169 uncu maddesi ile güvence altına alınan devlet ormanlarının sınırlarının deği...tirilip daraltılamayacağı gibi özel mülkiyete de konu olamayacağını, devlet ormanı üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifakları ve intifa haklarının hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu ta...ınmaz üzerinde davalılar adına tesis edilen kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile kayıtlardan terkinine karar verilmesini talep etmi...tir.
2. Asli müdahale talep eden ... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili talep dilekçesinde; davalı ... lehine tesis edilen intifa hakkının İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2011/2784 Esas sayılı dosyası üzerinden satı...a çıkarıldığını, intifa hakkının müvekkiline ihale olduğunu ve ihalenin kesinle...tiğini belirterek, davanın reddine; dava kabul edilirse ihale bedelinin ihale tarihinden itibaren i...leyecek ticari faiziyle birlikte davacıdan ve davalı ...'den tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemi...; müdahale talebi reddedilirse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca i...lem yapılmasını talep ettiklerini beyan etmi...tir.
3. Asli müdahale talep eden ... vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan olan alacağı nedeniyle ba...latılan icra takibinde adı geçen davalı lehine intifa hakkı tesis edilen 30 ve 227 numaralı bağımsız bölümlerin kaydı üzerinde ihtiyati haciz tesis edildiğini, söz konusu iki bağımsız bölüme ili...kin intifa hakkının terkin edilmesinin müvekkilinin alacağını kar...ılamasını engelleyeceğini, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki intifa hakları üzerinde hak iddia ettiklerini, fazlaya ili...kin hakları saklı kalmak üzere İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/10331 Esas sayılı dosyasındaki alacak hakkı ve fer'ileri ile sınırlı kalmak kaydıyla 30 ve 227 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki intifa haklarının terkinine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 876 ncı maddesi kapsamında intifa haklarına kaim yapı bedeli ödenmesi halinde karar verilmesine, tespit edilecek yapı bedellerinin faizli bir hesaba depo edilmesinin sağlanmasına, dava konusu intifa hakları üzerindeki haciz hakkının bu hesap üzerinde devamının sağlatılmasına karar verilmesini istemi...tir.
II. CEVAP
1. Asıl ve birle...tirilen davalarda davalı vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; eksik harcın tamamlanması gerektiğini, tapu sicilini düzeltme davasının ancak tapudaki yolsuz kayıtla mülkiyet hakkı veya ba...kaca hakkı veya ba...kaca sınırlı ayni hakkı ihlal edilen ki...ilerin açabileceğini, davacının ta...ınmaz üzerinde mülkiyet veya sınırlı ayni hakkı olmadığını ve Anayasanın 169 uncu maddesine dayalı olarak da bu davayı açamayacağını, bu nedenle davacının eldeki davayı açma konusunda aktif dava ehliyeti olmadığını, davalıların iyi niyetli iktisaplarının hukuken geçerli olduğunu, davacının intifa haklarının terkiniyle ilgili talebinin kat irtifaklarının terkiniyle ilgili talepten ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, görevsiz mahkemede dava açıldığını, kat irtifakının terkini istemi yönünden görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, Türk Medeni Kanunu anlamında ta...ınmaz sayılan bir üst hakkının Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında ta...ınmaz olamayacağını savunmanın hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu, davalılara tanınmı... olan intifa haklarının kat irtifakları kurulduktan sonra kazanılmı... bir hak olmadığını ve davalıların kullanım haklarını intifa haklarının tescilinden önceki bir dönemde edindiklerini, davalıların kullanım haklarının da yıllardan beri davacının bilgisinde olduğunu, davalıların alınan %2 oranındaki i...letme pay bedelinin davalı ..... tarafından davacıya ödendiğini, davalılar lehine tesis edilen intifa haklarının yasalara uygun olduğunun 18.05.2007 tarihli inceleme raporunda kesin olarak ifade edildiğini, intifa haklarının tescilinde davacı tarafın muvafakatine ihtiyaç olduğu ...eklindeki iddianın yasal dayanağı olmadığını, ne resmi senette ne de 15.12.2006 tarihli kesin izin taahhüt senedinde bunu engelleyici hüküm bulunmadığını, davalıların sahip olduğu hakkın sadece sınırlı bir kullanımı ifade eden intifa hakkı olduğunu ve bunun bir mülkiyet hakkı olarak nitelendirilemeyeceğini; iyi niyetli üçüncü ki...i davalılar yönünden davanın kazanılmı... hak, tapuya güven, idarenin kanuniliği, idari istikrar ve idarenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği ilkeleri gereği reddi gerektiğini, yapı bedellerinin tek tek tespit edilmesi ve tespit edilen tutarın davacı tarafından depo edilmesi ve söz konusu i...lem tamamlanana kadar esasa ili...kin hiç bir i...lem yapılmaması gerektiğini, bir kısım intifa hakkının üçüncü ki...ilere devredildiğini, intifa hakkının ancak kanunda yazılı sebeplerle sona erdirilebileceğini, dava konusu i...lemlerin iptali halinde kamu zararı olu...acağını, davanın zamana...ımına uğradığını, üst hakkında yapılan tasarruflarda ta...ınmaz malikinin muvafakatine ihtiyaç bulunmadığını, üst hakkının sahibinin davalı ...irket olduğunu ve bu nedenle davacının intifa hakkının terkinini isteyemeyeceğini, ormanların özel mülkiyete konu edilmesinin söz konusu olmadığını, intifa hakkının ormanda değil yapı üzerinde kurulduğunu, projenin finansının davalıların yaptığı ödemelerle sağlandığını, üst hakkının yapılar üzerinde bağımsız tasarruf yetkisi vermesi gerektiğini aksinin kabulü halinde bağımsız ve sürekli üst hakkı tesis edilmesinin mümkün olmayacağını, Hazine ve Orman Yönetimi arasında zorunlu dava arkada...lığı olduğunu, davaya konu i...lemlerde kamu yararının olduğunu ve turizm amacına uygun olarak da i...letme payı gibi ödemeler yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmu...lardır.
2. Davalı ..... vekili 31.10.2012 tarihli dilekçesinde; alınan hukuki mütalaalar doğrultusunda davaya konu ta...ınmaz üzerinde müvekkili ...irket adına mevcut üst hakkı üzerinde kat irtifakı ve intifa hakkı tesis edilemeyeceğini dayanaklarıyla teyit ettiklerini ve bu nedenle davayı kabul ettiklerini beyan etmi...tir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinin ıslahı ve kar...ı dava dilekçesinde; davalı .....'nin davayı kabulünün muvazaalı olduğunu ileri sürmü... ve adı geçen davalının kabul beyanının iptaline karar verilmesini talep etmi...tir.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat irtifakı ve intifa hakkıyla orman üzerinde özel mülkiyet kurulması sonucu doğuracak sözle...meler yapılamayacağı, davalı .....'nin davayı kabul ettiği, diğer davalıların itirazlarını yargılamayı uzatmak amacıyla ileri sürdüklerinden, ayrıca müdahale talebinde bulunan üçüncü ki...ilerin de aynı ...ekilde yargılamayı uzatmak maksadında oldukları anla...ıldığından bu itirazlara hukuki anlamda değer verilmediği, hakimlerin kanunlara ve vicdanlarına göre karar vermesi gerektiği, davalıların hiçbir hukuki dayanakları olmadığı halde orman üzerinde kat irtifakları ve intifa hakkını sürdürmek ve mülkiyet hakkıymı... gibi kullanmaya devam etmelerinin kanunlarla ve evrensel normlarla bağda...madığı, davalı ..... vekilinin kabul beyanının muvazaalı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birle...tirilen davaların kabulüne 1190 parsel sayılı ta...ınmazın üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkinine; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı kar...ı davacı ... ...'nin açmı... olduğu kar...ı davanın reddine karar verilmi...tir.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Ba...vuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına kar...ı süresi içinde davalı kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ....vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... ....vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, asli müdahale talep eden ... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ....eal Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... istinaf ba...vurusunda bulunmu...tur.
2. Davalılar ..., ..., .... ve...ve vekilleri istinaf isteminden feragat etmi...tir
B. İstinaf Sebepleri
Yukarıda adı geçen davalılar ve asli müdahale talep eden vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; tapuda yapılan i...lemlerin hukuka uygun olduğunu, yapılan kazandırmanın mülkiyet değil intifa hakkı olduğunu, gerekçeli karar ihlali yapıldığını, bir kısım davalının intifa hakkını üçüncü ki...ilerden aldığını, sözle...me yapma hürriyetine müdahale edilemeyeceğini, taraf te...kilinin sağlanmadığını, her davalı lehine tesis edilmi... intifa hakkı olup olmadığının ara...tırılmadığını, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, yargılamanın eksik harçla yürütüldüğünü, uyu...mazlığın tespit edilmediğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın Hazineye ihbarı gerektiğini, davaya müdahale talep edenlerinin taleplerinin usule aykırı olarak kabul edilmediğini, üst hakkında sınırlı ayni hak tesisi için malikin rızasının aranmadığını, talep dı...ında hüküm kurulduğunu, idarenin i...lemlerden haberinin olduğunu, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, kar...ı davanın reddinin hatalı olduğunu, davalı .....'nin davayı kabulünün muvazaalı olduğunu, intifa haklarının sona erme sebeplerinin somut olayda gerçekle...mediğini, bilirki...i raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, bir kısım davalıya bilirki...i raporunun tebliğ edilmediğini, davalıların projenin yatırımcısı olduğunu, ta...ınmazın orman vasfını kaybedip kaybetmediğinin ara...tırılmadığını, üst hakkı iptal edilmeden kat irtifakı ve intifa haklarının iptal edilemeyeceğini, birle...tirilen davalar hakkında ayrı karar verilmesi gerektiğini, hakimin reddi talebinin hukuka uygun ...ekilde değerlendirilmediğini, idari istikrar ve idareye güven ilkesinin korunması gerektiğini, dava konusu yapılmayan intifa hakkının maddi hata dilekçesiyle davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, 29 ve 30 numaralı bağımsız bölümlerin turizm tesisi olduğunu, üst hakkına dayanak idari i...lemlerin iptal edilmediğini, intifa hakkının terkinini ancak malikin talep edebileceğini, Türk Medeni Kanunu'nun 832 inci maddesi uyarınca intifa hakkı lehtarlarına bedel ödenmesi gerektiğini, hukuki mütalaaların değerlendirilmediğini, bir kısım davalının haklarını devrettiğini, davalı ..... lehine tesis edilen irtifak hakkının idari irtifak olduğunu ve dayanağı idari i...lem ortadan kalkmadan terkin edilemeyeceğini, 6100 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine aykırı olarak ön inceleme duru...ması yapılmadığını, uyu...mazlığın tespit edilmediğini, taraf te...kili sağlanmadan tahkikat i...lemi yapılamayacağını, delillerin toplanmadığını, hukuki nitelendirmenin yanlı... olduğunu beyan ederek ve istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmi...lerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, devlet ormanı niteliğindeki ta...ınmazda yolsuz tescil edilen kat irtifakı ve bu kat irtifakları üzerinde olu...turulan intifa haklarının terkini istemine ili...kin olduğu, hakimin reddi isteğinin geri çevrilmesine ili...kin ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, davanın tüzel ki...iliğe haiz ve ta...ınmazın niteliği itibariyle aktif dava ehliyeti bulunan ... tarafından usul ve yasaya uygun ...ekilde açıldığı, davalılar arasında zorunlu dava arkada...lığı bulunmadığından taraf te...kilinin sağlanmadığına ili...kin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davanın kat irtifakı ve intifa hakkı maliki lehtarları aleyhine açılması gerektiğinden tapu sicil müdürlüğünün davada taraf olarak yer almasına ve davaya dahil edilmesine gerek bulunmadığı, davanın açıldığı ve ilk duru...manın yapıldığı tarihte 6100 sayılı Kanun yürürlükte olmadığından ön inceleme duru...ması yapılmadığına ili...kin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, üst hakkı sahibinin hakkında ancak kamu yararı amacıyla tasarrufta bulunabileceği, bağımsız ve sürekli üst hakkının tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına kaydedilmesiyle Türk Medeni Kanunu anlamında bir ta...ınmaz mal sayılsa da Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında gerçek anlamda bir ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceği, üst hakkı üzerinde sözle...menin amacına aykırı olacak ...ekilde kat irtifakı kurulması, ayrı bağımsız bölümler olu...turulması ve intifa hakkı tesis edilmesinin hakkın özünü deği...ikliğe uğrattığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ..., .... ve ...'nun istinaf ba...vuru taleplerinin feragat nedeniyle reddine; bir kısım davalıların istinaf ba...vurularının ise esastan reddine karar verilmi...tir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Ba...vuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına kar...ı süresi içinde davalılar Raif Ali Dinçkök, Alize Dinçkök, Alina Dinçkök vekili; asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... .... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı .... Gayrimenkul İn...aat Turizm ve Ticaret A... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ..., ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı ....Turizm San. ve Tic. A... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmu...tur.
2. Davalılar ..., ..., ...., ..., ..., ... ve vekilleri temyiz isteminden feragat etmi...tir.
B. Temyiz Sebepleri
Yukarıda adı geçen davalı vekilleri ve müdahale talep edenler vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplerle birlikte özellikle, usule ili...kin olarak; gerekçeli karar ihlali olduğunu, taraf te...kilinin sağlanmadığını, ...erh lehtarlarının davaya dahil edilmesi gerektiğini, Hazine ve Orman Yönetimi arasında zorunlu dava arkada...lığı bulunduğunu, davalı ...’a yargılama boyunca tebligat yapılmadığını, yargılamanın eksik harçla yürütüldüğünü, 6100 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine aykırı olarak ön inceleme duru...ması yapılarak uyu...mazlığın tespit edilmediğini ve tahkikata geçildiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, müdahale talep edenlerin taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini; esasa ili...kin olarak ise yapılan i...lemlerin hukuka uygun olduğunu, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, kar...ı davanın reddinin hatalı olduğunu, hukuki nitelendirmenin ve gerekçenin hatalı olduğunu beyan ederek, temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri diğer nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmi...lerdir.
C. Gerekçe
1. Uyu...mazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birle...tirilen davalar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanu'nun 999 uncu maddesi uyarınca ormandan ihdasen Hazine adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki ta...ınmazda, Anayasa'nın 169 uncu, 4721 sayılı Kanun'un 826 ıncı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde 4721 sayılı Kanun'un 795 inci maddesi uyarınca tesis edilen intifa haklarının 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı olarak terkini istemine ili...kindir.
2. İlgili Hukuk
1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Ormanların korunması ve geli...tirilmesi" kenar ba...lıklı 169 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ...öyledir:
"Devlet, ormanların korunması ve sahalarının geni...letilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yeti...tirilir, bu yerlerde ba...ka çe...it tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir.
Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve i...letilir. Bu ormanlar zamana...ımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dı...ında irtifak hakkına konu olamaz."
2. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun);
a) 17 inci maddesinin üçüncü fıkrasında,
"Savunma, ula...ım, enerji, haberle...me, su, atık su, petrol, doğalgaz, hava ayrı...tırma, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel ki...ilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya i...letilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dı...ındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler ... veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve ...artlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir i...lemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dı...ında kullanılamaz."
b) 115 inci maddesinde,
"Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılacak her türlü yapı ve tesisler için herhangi bir ...ekilde irtifak hakkı tesisi Maliye ve Tarım ve Orman Bakanlıklarının iznine bağlıdır.
"
c) Geçici 8 inci maddesinde,
"Bu Kanunun 17 nci maddesi hükümlerine göre 08.11.2003 tarihinden önce verilen turizm ve diğer izinlerin kesin izin hakları devam eder, izinli saha içinde kalmak kaydıyla mevcut tesislere tadilat, kapasite, tür ve sınıf deği...ikliği izni verilebilir. Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen tadilat, kapasite, tür ve sınıf deği...ikliği izinleri dâhil olmak üzere daha önce turizm amaçlı tesisler için verilen izinler ile diğer izinlerin irtifak hakkına dönü...türülmesinin izin sahibi tarafından talep edilmesi halinde, izin sahibi lehine bu Kanunun 115 inci maddesine göre irtifak hakkı tesis edilebilir" hükümleri yer almaktadır.
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun;
a)"Mülkiyet hakkının içeriği" kenar ba...lıklı 683 üncü maddesi,
"Bir ...eye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o ...ey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye kar...ı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir."
b)"Ta...ınmaz mülkiyetinin konusu" kenar ba...lıklı 704 üncü maddesi,
"Ta...ınmaz mülkiyetinin konusu ...unlardır:
1. Arazi,
2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler."
c) "Üst hakkı" kenar ba...lıklı 726 ıncı maddesinin birinci fıkrası,
"Bir üst irtifakına dayalı olarak ba...kasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere in...a edilen yapıların mülkiyeti, irtifak hakkı sahibine ait olur."
d)"İntifa hakkı" kenar ba...lıklı 794 üncü maddesi,
"İntifa hakkı, ta...ınırlar, ta...ınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir.
Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar."
e) "Kurulması" kenar ba...lıklı 795 inci maddesi,
"İntifa hakkı, ta...ınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, ta...ınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur.
Ta...ınır ve ta...ınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ili...kin hükümler uygulanır.
Ta...ınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemi... olsa bile, durumu bilenlere kar...ı ileri sürülebilir. Tescil edilmi... ise, herkese kar...ı ileri sürülebilir."
f) "Sona erme sebepleri" kenar ba...lıklı 796 ıncı maddesi,
" İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve ta...ınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı, sebebinin ortadan kalkması ile sona erer.
Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, ta...ınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir."
g)"Süresi" kenar ba...lıklı 797 inci maddesi,
"İntifa hakkı, gerçek ki...ilerde hak sahibinin ölümü; tüzel ki...ilerde kararla...tırılan sürenin dolması, süre kararla...tırılmamı...sa ki...iliğin ortadan kalkmasıyla sona erer.
Tüzel ki...ilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir."
h)"Üst hakkı" üst ba...lıklı "Konu ve tapu kütüğüne kayıt" kenar ba...lıklı 826 ıncı maddesi,
" Bir ta...ınmaz maliki, üçüncü ki...i lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir.
Aksi kararla...tırılmı... olmadıkça bu hak, devredilebilir ve mirasçılara geçer.
Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir."
i)"İçerik ve kapsam" kenar ba...lıklı 827 inci maddesi,
"Üst hakkının içerik ve kapsamıyla ilgili olarak resmî senette yer alan, özellikle yapının konumuna, ...ekline, niteliğine, boyutlarına, özgülenme amacına ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ili...kin sözle...me kayıtları herkes için bağlayıcıdır."
j)"Kaydedilecek ta...ınmazlar" kenar ba...lıklı 998 inci maddesi,
"Tapu siciline ta...ınmaz olarak ...unlar kaydedilir:
1. Arazi,
2. Ta...ınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar,
3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler.
Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir.
Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli ko...ullar ve usul Cumhurba...kanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Süreklilik ko...ulunun gerçekle...mesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir.
Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin ta...ınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir."
k)"Kaydedilemeyecek ta...ınmazlar" kenar ba...lıklı 999 uncu maddesi,
"Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan ta...ınmazlar, bunlara ili...kin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz.
Tapuya kayıtlı bir ta...ınmaz, kayda tâbi olmayan bir ta...ınmaza dönü...ürse, tapu sicilinden çıkarılır. "
l)"Terkin ve deği...tirme" üst ba...lıklı "Yolsuz tescilde" kenar ba...lıklı 1025 inci maddesinin birinci fıkrası,
"Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmi... veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmu... ya da deği...tirilmi... ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
İyiniyetli üçüncü ki...ilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır" hükümlerini içermektedir.
4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun);
a)"Asliye hukuk mahkemelerinin görevi" kenar ba...lıklı 2 inci maddesi,
"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ili...kin davalarla, ...ahıs varlığına ili...kin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve i...ler bakımından da görevlidir.
"
b)"Mecburi dava arkada...lığı" kenar ba...lıklı 59 uncu maddesi,
"Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye kar...ı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkada...lığı vardır."
c)"Asli müdahale" kenar ba...lıklı 65 inci maddesi,
"(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya ...ey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü ki...i, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına kar...ı aynı mahkemede dava açabilir.
(2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır.
"
d)"Hükmün kapsamı" kenar ba...lıklı 297 inci maddesinin ikinci fıkrası,
"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, ...üphe ve tereddüt uyandırmayacak ...ekilde gösterilmesi gereklidir" ...eklinde düzenlenmi...tir.
5. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin I bendi ...öyledir:
"Sulh mahkemesi:
I-İflas davalarıyla vakfa ili...kin davalar hariç olmak üzere, mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı be...milyar lirayı geçmeyen davaları,
...
Görür."
6. Yargıtay İçtihadı Birle...tirme Hukuk Genel Kurulu'nun 07.01.1948 tarihli ve 1946/16,19 Esas, 1948/1 Karar sayılı kararının gerekçesinde,
"Devletin, gerek hüküm ve tasarrufu altında bulunan gerekse tapu ile temellük etmekte olduğu Ormanların tasarruf ve mülkiyeti bunların devlet malları olması itibariyle - hazineye ait ise de, hususi mevzuat ile Ormanların i...letilmesi ve istismarı münhasıran Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmi... bulunmaktadır. Bu hak ve salahiyet, gerek medeni hukuk bakımından gerek bu teyit eden hususi mevzuat yönünden Orman Genel Müdürlüğünün her türlü tecavüz ve mülkiyet davalarında Ormana taalluk eden hakları müdafaa ve muhafaza etmek iktidar ve mecburiyetindedir. 4785 sayılı kanunun onikinci maddesiyle tadil edilen 3116 sayılı kanunun birinci maddesinde yer alan Ormanın tarifine ağaçlarla birlikte bunların üzerinde yeti...tikleri zemin de dahil bulunmaktadır. Bu sebep ve mülahazalara binaen yangın ve sair sebep ve suretle ağaçları tamamen veya kısmen yok olan Orman zeminleri de dahil olduğu halde Ormana müteallik tecavüz ve mülkiyet ve emsali adli kazaya tabi davalarda hazineyi temsilen hazine avukatının huzuruna lüzum olmadan Devlet namına i...letme ve istimar hak ve salahiyetine sahip bulunan Orman Genel Müdürlüğüne mensup avukatların bu kabil davaları münhasıran takip ve müdafaa edebileceklerine ve ayrıca hazineye husumet tevcihine lüzum ve zaruret bulunmadığı" ifadelerine yer verilmi...tir.
7. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun);
a) "Harç alma ölçüleri" kenar ba...lıklı 15 inci maddesi,
"Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı i...lemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, i...lemin nev'i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınır.
"
b) "Değer esası" kenar ba...lıklı 16 ıncı maddesinin birinci fıkrası,
"Değer ölçüsüne göre harca tabi i...lemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır." ...eklinde düzenlenmi...tir.
8. 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un Devlet Su İ...leri Genel Müdürlüğünün Te...kilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Te...kilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Deği...iklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası ...öyledir:
“Genel Müdürlük, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro i...lemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır."
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğinden; 09.09.1997 tarihli ve 4451 yevmiye numaralı resmi senetle Göktürk Devlet Ormanı'ndan 2068000 metrekare miktarındaki kısmın 4721 sayılı Kanun'un 999 uncu maddesi uyarınca ihdasen Maliye Hazinesi adına devlet ormanı vasfı ile ve 1190 parsel numarası ile tapu siciline tescil edildiği, aynı resmi senetle 6831 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 115 inci maddesi uyarınca davalı ..... lehine 49 yıl süre ile üst hakkı kurulduğu, söz konusu üst hakkının ilgililerin talepleri doğrultusunda 22.08.2002 tarihli ve 4982 yevmiye numaralı resmi senetle bağımısız ve sürekli üst hakkı olarak sicilin ayrı bir sayfasına tescil edildiği, 25.10.2002 tarihinde davalı .....'nin talebi doğrultusunda 634 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde kat irtifakı kurulduğu ve sonrasında bu ...ekilde kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilen bağımsız bölümlerde davalılar lehine muhtelif tarihlerde intifa hakları tesis edildiği anla...ılmı...tır.
Davacı, davaya konu devlet ormanı niteliğindeki ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde davalılar lehine olu...turulan kat irtifakı ve intifa haklarının tesisinde, kamu yararının gözetilmediğini, gerekli izinlerin alınmadığını, üst hakkı sözle...mesinin muhtevasının a...ıldığını, bağımsız ve sürekli üst hakkının 634 sayılı Kanun kapsamında ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceğini, hakkın özünün deği...tirildiğini ileri sürerek, yolsuz tescil niteliğinde olduğundan bahisle kat irtifakı ve inifa haklarının terkini istemiyle eldeki davayı açmı...tır.
İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birle...tirilen davaların kabulü ile 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkinine karar verilmi...tir. Bölge Adliye Mahkemesince ise bir kısım davalının istinaf ba...vurusunun esastan reddine karar verilmi...tir.
2. 4721 sayılı Kanun'un 726 ıncı maddesi ile 826 ıncı ve devamı maddelerinde düzenlenmi... olan üst hakkı, ba...kasının ta...ınmazı üstünde veya altında in...aat yapma veya önceden yapılmı... bir in...aatı koruma yetkisi sağlayan ve in...aat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir irtifak hakkıdır. Ba...ka bir ifadeyle de üst hakkı, bir gayrimenkulü belirli bir ...ekilde kullanma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır.
Kural olarak üst hakkı tesisi, öncelikle resmi ...ekle tabi bir üst hakkı sözle...mesinin yapılması ve sonrasında hukuki sebep olan bu üst hakkı sözle...mesine dayanılarak yapılacak tasarruf i...lemi niteliğindeki tescil ile gerçekle...mi... olur. Kurucu nitelikteki bu tescil, ta...ınmaz malikinin yazılı istemiyle yüklü ta...ınmazın sayfasına yapılır.
Üst hakkı olarak tanımlanan bu hakkın, bağımsız ve sürekli nitelikte ise hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydı 4721 sayılı Kanun'un 704, 826 ve 998 inci maddeleri uyarınca mümkündür. En az otuz yıl için kurulan üst hakları sürekli nitelikte kabul edilir. Üst hakkını bağımsız kabul edebilmek için de ba...kasına devrinin taraflarca kısıtlanmamı... olması gerekir.
Tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydedilen bağımsız ve sürekli üst hakları, mahiyetine aykırı dü...mediği oranda ve ta...ınmaz mülkiyetine ili...kin kurallara göre yüklü ta...ınmazdan bağımsız olarak üçüncü ki...ilere devredilebilir, mirasçılara intikal edebilir, paylı mülkiyetin konusu olabilir, lehine ve aleyhine sınırlı ayni haklar kurulabilir, irtifak veya rehin hakları ile yüklenebilirler.
4721 sayılı Kanun'un 827 inci maddesinde, üst hakkının içeriği ve kapsamına ili...kin sözle...me hükümlerinin herkes için bağlayıcı olduğu düzenlenmi... olup; örnek niteliğinde olarak da yapının konumu, ...ekli, niteliği, boyutları, özgülenme amacı ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ili...kin sözle...me hükümlerinin ayni etkiye sahip olduğu belirtilmi...tir.
Üst hakkı sahibi, bu hakkını kullanırken kanunun ve üst hakkı sözle...mesinin kendisine sağladığı sınırları a...mamak zorundadır. Üst hakkının kanundan ve sözle...meden doğan sınırlarının a...ılması, yüklü ta...ınmaz malikinin mülkiyet hakkına haksız bir el atma sayılacağından malik, ...artları varsa 4721 sayılı Kanun'un 683 üncü veya 1025 inci maddesi hükümlerine dayanarak bunu önleyebilir.
Bu a...amada, 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı tapu sicilinin düzeltilmesi davasına ili...kin bazı özelliklerin açıklanması gerekmektedir.
Tapu sicilinin düzeltilmesi davası; kural olarak tespit davası niteliğinde olup, aynı zamanda ayni bir davadır.
Tapu kütüğüne yönelik yolsuz tesciller, malikin mülkiyetini tahditsiz olarak kullanmasına engel olduğundan ve ta...ınmazda malikin sahip olduğu tasarruf yetkisi bakımından bir takım hukuki engeller meydana getirdiğinden, malikin mülkiyet hakkına yönelik bir tecavüz olarak nitelendirilebilir. 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesinde düzenlenen tapu sicilinin düzeltilmesi davası ile yolsuz tescillerle ayni hakta meydana getirilmi... tecavüzlerin giderilmesi ve kaldırılması; ba...ka bir anlatımla, mülkiyet hakkının her türlü müdahaleden korunması ve bu hakkın hukuk düzeninin sınırları içerisinde, serbest ve tahditsiz olarak kullanılması sağlanmaktadır.
4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine göre tapu sicilinin düzeltilmesi davasında davacı sıfatı, kural olarak hakkı hiç veya doğru olarak tescil edilmeyen veya haksız olarak terkin edilen ya da deği...tirilen gerçek hak sahipleri ile ayni hakkı haksız yükler ile zarara uğratılan gerçek hak sahibine aittir.
Tapu sicilinin düzeltilmesi davasında davalılar ise, tapu kütüğünün düzeltilmesi ile hakları zarara uğrayabilecek olanlardır. Ba...ka bir ifadeyle; bu davada davacı, kendi ayni hakkını tescil ettirmek veya haksız yükleri terkin ettirmek isterse, tapu sicilinin düzeltilmesi davasını tapu kütüğünün düzeltilmesi ile hakları alakalı olan ve tapu kütüğünde görünen hak sahiplerine yöneltmelidir.
3. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yargısal kararlar, ilkeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
a) 1086 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin I bendi uyarınca malvarlığı haklarına ili...kin davalarda görev, kural olarak dava konusu mal veya hakkın miktar ve değerine göre belirlenir. 6100 sayılı Kanun'un 2 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ise, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ili...kin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
Anılan yasal düzenlemeler doğrultusunda; gayrimenkulün aynına ili...kin olan eldeki tapu sicilinin düzeltilmesi davasında görevli mahkeme, asıl dava yönünden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine göre, birle...tirilen davalar bakımından ise 6100 sayılı Kanun'un 2 inci maddesine göre asliye hukuk mahkemesidir. Tarafların, mahkemenin görevli olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmamı...tır.
b) 6100 sayılı Kanun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmi...tir. Asıl dava, 24.09.2010 tarihinde açılmı... ve ilk duru...ma 26.01.2011 tarihinde yapılmı...tır. Asıl davada ilk duru...manın yapıldığı tarihte 6100 sayılı Kanun yürürlükte olmadığından, asıl dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 137 inci ve devamı maddeleri uyarınca ön inceleme duru...ması yapılmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, birle...tirilen İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/537 Esas sayılı dosyada dava 24.12.2015 tarihinde, birle...tirilen İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/155 Esas sayılı dosyada ise dava 15.04.2015 tarihinde 6100 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmı...tır. Bu durumda, birle...tirilen dava dosyaları yönünden ön inceleme duru...ması yapılmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde ise de yargılamanın geldiği a...ama dikkate alındığında, bu husus bozma sebebi yapılmayarak ele...tiri konusu yapılmı...tır.
c) Yargıtay İçtihadı Birle...tirme Hukuk Genel Kurulu'nun 07.01.1948 tarihli ve 1946/16,19 Esas, 1948/1 Karar sayılı kararının gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı tapu sicilinin düzeltilmesi davasının niteliğine ili...kin olarak yukarıda yapılan açıklamalar nazara alındığında ...'nün eldeki davayı açma konusunda aktif dava ehliyeti bulunduğu anla...ıldığından bu yöne ili...kin temyiz itirazları yerinde görülmemi...tir.
d) Öte yandan; 4721 sayılı Kanun'un 796 ıncı maddesi uyarınca intifa hakkı ölümle sona erdiğinden, 6100 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi hükmüne göre intifa hakkı lehtarları arasında mecburi dava arkada...lığı bulunmadığından ve davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği tespit edildiğinden taraf te...kili ile ilgili olarak bu hususlara yönelik temyiz itirazları da yerinde değildir.
e) Ancak; Dairemizin geri çevirme kararı ile dosyaya eklenen davaya konu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının incelenmesinde; söz konusu bağımsız bölümlerin kayıtlarında, dava dı...ı üçüncü ki...iler lehine konulan ipotek, haciz, aile konutu, kira sözle...mesi vb. ...erhlerin bulunduğu görülmü...tür.
Yukarıda açıklandığı üzere; davaya konu kat irtifakı ve intifa haklarının devamında korunmaya değer menfaate sahip olan sınırlı ayni hak, rehin hakkı vb. hak sahipleri ile ...erh lehtarlarının da davada yer almaları gerekir.
Bu sebeple; İlk Derece Mahkemesince, davaya konu bağımsız bölümlere ili...kin tapu kayıtları eksiksiz olarak temin edilerek, kat irtifakı ve intifa haklarının terkini halinde hakları zarara uğrayabilecek hak sahiplerini davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre ve imkan verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamı...tır.
f) Diğer taraftan; 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, ...üphe ve tereddüt uyandırmayacak ...ekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya ba...ka bir ...eye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
Yukarıda yapılan hukuki nitelendirmeye göre dava, ormandan ihdasen Maliye Hazinesi adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki 1190 parsel sayılı ta...ınmazda kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde tesis edilen intifa haklarının terkini istemine ili...kin olup; İlk Derece Mahkemesince, hükümde bağımsız bölüm numaraları açıkça belirtilmediğinden; hükmün davalı ..... adına kayıtlı tüm bağımsız bölümleri kapsayıp kapsamadığı anla...ılamadığı gibi hükümde hangi davalı aleyhine ve hangi bağımsız bölümler yönünden kat irtifakı ve intifa haklarının terkin edildiği açıklanmaksızın, 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının terkinine dair infazda tereddüt meydana getirecek ...ekilde karar verilmesi de isabetsiz olmu...tur.
Ayrıca; 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesi uyarınca, davanın taraflarının, vekillerinin ve taraf sıfatlarının kararda doğru ve eksiksiz ...ekilde gösterilmeleri gerekir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar ba...lıklarının anılan Yasa maddesi hükmüne uygun ...ekilde düzenlenmemi... olması da usul ve yasaya aykırıdır.
g) Kabule göre de; harç, kamu düzenine ili...kin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Bilindiği üzere, yargılama harçları ve harçların ne ...ekilde alınacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve çe...itli özel yasalarda düzenlenmi...tir. Bir ki...i ya da kurumun harçtan muaf olup olmayacağı da yine yalnız yasa ile düzenlenir.
Davacı ..., 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereği 492 sayılı Kanun'a göre alınan harçlardan muaf olmakla birlikte davanın kabulle sonuçlanması halinde davalılar karar ve ilam harcından sorumludur. Davanın reddi halinde ise ... ret harcından sorumlu değildir.
492 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi, 16 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 1 sayılı tarifenin A/III numaralı bendi uyarınca konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anla...mazlık konusu değer üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ormandan ihdasen Maliye Hazinesi adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki 1190 parsel sayılı ta...ınmazda kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde tesis edilen intifa haklarının terkini istemiyle ... tarafından açılan ve gayrimenkulün aynına ili...kin olan eldeki tapu sicilinin düzeltilmesi davası kabulle sonuçlandığına göre; İlk Derece Mahkemesince, yargılama sonunda terkin edilmesine karar verilen irtifak bedelleri üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı olarak maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemi...tir.
h) Diğer taraftan; iki ki...i arasında belli bir ...ey veya hak üzerinde bir dava devam ederken, üçüncü bir ki...i, bu dava konusu olan ...ey veya hak üzerinde (kısmen veya tamamen) bir hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında) bir dava açarsa, buna asli müdahale denir.
Üçüncü ki...inin asli müdahalesinin söz konusu olabilmesi için, iki ki...i arasında bir davanın mevcut ve görülmekte olması ve asli müdahilin, müdahale etmek istediği davanın konusu olan ...ey veya hak üzerinde (kısmen veya tamamen) bir hak sahibi olduğunu iddia etmesi gerekir. Fakat, asli müdahilin, müdahale etmek istediği davanın konusunu te...kil eden ...ey veya hak üzerinde, o davanın davacısının istediği hakkın (kısmen veya tamamen) aynını istemesi ...art değildir.
Asli müdahilin, ilk davanın açılmı... (ve görülmekte) olduğu mahkemede ayrı bir dava açması gerekir. Asli müdahale davasının, ilk davanın davacısına ve davalısına kar...ı birlikte açılması zorunludur. Asli müdahale davasının, usulüne uygun biçimde açılması gerekir. Yani asli müdahale davası da bir dava dilekçesi ile açılmalıdır. Asli müdahale davası açan ki...inin (asli müdahale davacısının) asli müdahale davası için ayrı harç (ba...vurma ve pe...in karar ile ilam harcı) ödemesi gerekir. Aslında asli müdahale davası açması gereken bir ki...i, fer'i müdahale talebinde bulunursa, mahkemenin, müdahalenin niteliğinin asli müdahale olduğunu bildirerek (asli) müdahilden (asli müdahale davası için) ayrı harç yatırmasını istemesi gerekir. Asli müdahil, asli müdahil davası için gerekli harcı ödemezse, mahkeme, asli müdahale talebini inceleme konusu yapamaz. Asli müdahilin usulüne uygun biçimde dava açması (ve harçlarını ödemesi) ile asli müdahale tamamlanmı... olur. Bunun dı...ında mahkemenin asli müdahale talebinin kabulüne karar vermesine gerek yoktur.(Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.IV, İstanbul, Altıncı Baskı, 2001, s.3491 vd.)
Somut olayda; davacı ... davalılar arasındaki tapu sicilinin düzeltilmesi davası devam ederken, Pekcan Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili ile ... vekili, davaya konu 30, 179 ve 227 numaralı bağımsız bölümlerde tesis edilen intifa haklarında hak iddia ederek davaya asli müdahil olarak katılmak istemi...ler, ba...vurma harcını ve pe...in harcı yatırmı...lardır.
İlk Derece Mahkemesince, 10.05.2017 tarihli ara kararla davaya asli müdahil olarak katılmak isteyen .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili ile ... vekilinin müdahale talepleri reddedilmi...tir. Mahkemenin gerekçeli kararında da yargılamayı uzatmak amacıyla müdahale talebinde bulunulması nedeniyle bu taleplere hukuki anlamda değer verilmeyerek taleplerin reddedildiği açıklanmı...tır.
Asli müdahale talep edenler davaya konu intifa haklarında hak iddia ederek müdahale talebinde bulunduklarına, müdahale dilekçelerinde davacı ... intifa hakkı lehtarlarını davalı gösterdiklerine, ba...vurma ve pe...in harcı yatırdıklarına göre; asli müdahil sıfatını iktisap ettiklerinden İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek varsa eksik harç tamamlatılmak suretiyle davaya asli müdahiller ile birlikte devam edilmesi, asli müdahillerin iddialarının ibraz edecekleri delillerle birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine dü...ünce ile asli müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
ı) Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesince, davaya konu bağımsız bölümlere ili...kin tapu kayıtları eksiksiz olarak temin edilerek, tespit edilecek hak sahiplerini davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi, davaya konu irtifak bedelleri belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi halinde davalılar aleyhine bu bedel üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi, asli müdahillerin iddiaları incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi, tarafların iddia ve savunmaları hukuki ve denetime uygun gerekçelerle değerlendirilip tartı...ılarak infaza elveri...li hüküm kurulması gerekir.
İlk Derece Mahkemesince, değinilen hususlar gözetilmeden yazılı ...ekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmi...tir.
4. Öte yandan; vekaletnamelerinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan ve kimlik tespiti yapılan davalılar ..., ..., ., ..., ..., ... ve vekilleri temyiz isteminden feragat ettiklerini açıkça, kayıtsız ve ...artsız olarak bildirmi...lerdir.
Bu durumda adı geçen davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmi...tir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar ..., ..., . ..., ..., ... ve vekilleri temyiz dilekçelerinin REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına kar...ı istinaf ba...vurusunun esastan reddine ili...kin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
4. Bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazlarının ...imdilik incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay duru...ma vekalet ücreti 3.815,00 TL'nin davacıdan alınarak Dairemizce 26.04.2022 tarihinde yapılan duru...maya vekilleri ile katılan davalılar ve müdahale talep edenlere ödenmesine,
Pe...in alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KAR...I OY
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görü...ünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.