TMK Madde 888C. Hükmü — I. Mülkiyet ve borçluluk — 1. Taşınmazın devri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu

Yürürlükte

Bu metin, tarihine kadar Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikleri içerir.

Kısaca

TMK m.888, ipotekli taşınmazın devrinde borçlunun ve ipoteğin akıbetini düzenler. Birinci fıkra, aksi kararlaştırılmadıkça devrin borçlunun sorumluluğunda ve ipotekle sağlanan güvencede değişiklik yapmayacağını söyler. İkinci fıkra, yeni malikin borcu yüklenmesi hâlinde alacaklının başvuru hakkını bir yıl içinde önceki borçluya yazılı bildirmesi gerektiğini ve bildirilmezse önceki borçlunun borcundan kurtulacağını öngörür.

Bu açıklama madde metninin yerini tutmaz; bağlayıcı olan aşağıdaki metindir.

İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez.

Yeni malik borcu yüklendiği takdirde alacaklı, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu bir yıl içinde yazılı olarak önceki borçluya bildirmezse, borçlu borcundan kurtulur.

Kanun metninde bu maddeHam metin

Bu maddedeki kavramlar

  • Yeni malik
  • Borcun yüklenilmesi
  • Ipotekli taşınmazın devri
  • Önceki borçlu

Bağlantılı kavramın sözlükte tanımı, geçtiği öteki maddeler ve örnek kararları var.

Bu maddeyi uygulayan kararlar

25 karar arasından seçildi
  1. 3. Hukuk Dairesi · E. 2023/4955 · K. 2024/4314 · T. 16.12.2024
    Daire kararıOnama
    sadece taşınmazın paraya çevrilmesine katlanmakla yükümlü oldukları, dava konusu taşınmazların devrine ilişkin resmi senetler incelendiğinde davacı ve davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun) 888/2 nci maddesi gereğince borcu üstlenmediği, dolayısıyla ipotekten kaynaklı borçlardan borçlu dava dışı şirketin kişisel olarak sorumlu olduğu, davacı ipoteği terkin ettirmemiş olsa da ipoteğe konu borçları alacaklı bankaya ödediği,
  2. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/2460 · K. 2023/6490 · T. 07.11.2023
    Daire kararıOnama
    ipoteğin kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni hak olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 888 inci maddesi uyarınca ipotekli taşınmazın devrinin aksi kararlaştırılmış olmadıkça borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmeyeceği, taşınmazın yeni malikinin de borçtan sorumlu olacağı,
  3. 11. Hukuk Dairesi · E. 2022/6591 · K. 2023/6181 · T. 25.10.2023
    Daire kararıOnama
    23.12.2008 tarihinde tesis edilmiş ipotek bulunduğu, birbirini teyit eden her iki bilirkişi raporu dikkate alınarak takibe konu olan borçların tümünün ipotekli taşınmazın davacı ... tarafından iktisap edildiği tarih olan 02.03.2012 tarihinden önce muaccel hale geldiği, davacı ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un (4721 sayılı Kanun) 888 inci maddesinin ikinci fıkrası da dikkate alınarak ipotekli taşınmazı aynı şartlar dahilinde devraldığı,

Seçim otomatiktir: kararın maddeyi uygulayan cümlesi, mahkemenin bağlayıcılık derecesi, maddenin sonraki değişiklikleri ve kararın bu maddeye özgülüğü birlikte puanlanır. Hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ayrıca denetleyin.

Bu maddeye özel soru

Medeni Hukuk

Malik (M), taşınmazını (A)'ya satmış ve devretmiştir. Taşınmaz üzerinde (L) lehine kurulu bir ipotek bulunmaktadır. (M) ile (A) arasındaki satış sözleşmesinde, ipotek borcunun (A) (yeni malik) tarafından üstlenildiği kararlaştırılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'na göre, bu borç devrinin alacaklı (L) karşısında geçerli olması ve eski borçlu (M)'nin borçtan kurtulması için aşağıdaki koşullardan hangisi aranır?

  1. A) (A)'nın borcu üstlenmesi yeterlidir, (M) borçtan otomatik olarak kurtulur.
  2. B) (L)'nin, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu 1 yıl içinde yazılı olarak (M)'ye bildirmemesi halinde, (M) borcundan kurtulur.
  3. C) (L)'nin, kendisine başvurma hakkını saklı tuttuğunu 1 yıl içinde yazılı olarak (M)'ye bildirmesi halinde, (M) borcundan kurtulur.
  4. D) Borcun devri için (L)'nin açıkça onay vermesi gerekir, aksi halde (M) borçtan kurtulamaz.
  5. E) Borcun devri mümkün değildir, (M) her zaman (A) ile birlikte müteselsilen sorumlu kalır.