4721 sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 999

Türk Medeni Kanunu 999. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 999- Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır. 3. Sicilin unsurları a. Tapu kütüğü

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

113 karar eşleşti
1. Hukuk Dairesi, 2021/10523 E., 2022/2802 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TMK'nin 999 uncu maddesine göre de;
1. Hukuk Dairesi         2021/10523 E.  ,  2022/2802 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki tapu iptali istemli dava sonunda Samandağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 03.12.2019 tarihli, 2019/315 Esas ve 2019/669 Karar sayılı ilam yasal süre içerisinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, davalılara ait 10 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kısmen kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını, denizin uzantısı olan kumsal sahanın içinde bulunduğunu ileri sürerek bu kısmın tapu kaydının iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın kadimden beri tarım arazisi olarak kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlar, tapu kaydının iptali halinde bedelinin tahsili için dava açma haklarının saklı tutulmasını istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece, davanın kabulü ile taşınmazın bilirkişi raporunda “A2” ile gösterilen 270,43 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen ilk kararına karşı davacı ve davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. Birinci Bozma Kararı Dairenin 03.12.2008 tarihli ve 2008/10673 Esas, 2008/12709 Karar sayılı kararı ile hüküm onanmış, onama kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalılar vekili tarafından karar düzletme talebinde bulunulması üzerine Dairenin 05.11.2009 tarihli ve 2009/9333 Esas, 2009/11489 Karar sayılı kararı ile "...kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 Sayılı Yasa'nın 12.maddesinde sözü edilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu sabittir…Öte yandan, yürürlüğe konulan hükümler kamu düzeniyle ilgili bulunduğundan ve re'sen gözetilmesi gerektiğinden somut olayda, aleyhe bozma yasağı ilkesinin de uygulanma yeri bulunmadığı izahtan varestedir… mahkemece kurulan hüküm bozma tarihi itibarıyla doğru olmakla beraber sonradan yürürlüğe giren ve kesin hüküm halini almamış eldeki davalara da uygulanacağı öngörülen yukarıda değinilen 5841 sayılı yasa düzenlemeleri karşısında tarafların karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440 maddesi gereğince kabulüne, dairenin 03.12.2008 tarih 2008/10673 Esas, 2008/12709 Karar, sayılı kararının ortadan kaldırılmasına yerel mahkemenin 30.05.2006 tarih, 2005/215 Esas, 2006/245 Karar sayılı kararının anılan yasa hükümleri doğrultusunda ayrıca her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olup davada Hazine dava tarihi itibarı ile haklı bulunduğuna göre yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumluluğuna dair bir karar verilmesi gerekir" gerekçesiyle karar bozulmuştur. 3. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemece hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 4. Birinci Bozma Kararı Sonrası verilen Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. 5. İkinci Bozma Kararı 8. Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarihli, 2017/15276 Esas ve 2019/2363 Karar sayılı kararı ile “… Hemen belirtilmelidir ki, Mahkemenin kararı 5841 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanun'un 2. ve 3.maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur… Yerel Mahkeme kararının temyizi aşamasında Anayasa Mahkemesi’nin 12.05.2011 tarihli ve 2009/31 Esas, 2011/77 Karar sayılı kararıyla; “25.02.2009 tarihli ve 5841 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2. maddesiyle 21.06.1987 günlü 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinin üçüncü fıkrasına eklenen cümlenin ve 3.maddesiyle 3402 sayılı Yasa’ya eklenen Geçici 10. maddenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline” karar verilmiş ve bu iptal kararı 23.07.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yasama, yürütme ve yargı organları ile idari makamlar, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı açıktır. Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 33.maddesinde yer alan “Hâkim, Türk hukukunu resen uygular” hükmü ile ifadesini bulan yasal ilke gözetildiğinde; Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararlarının derdest dosyalar yönünden uygulanmasının zorunluluğu ortadadır. Öyle ise, kesin hüküm halini almamış ve kazanılmış hakkın istisnasını teşkil eden bu durum karşısında 5841 sayılı Yasa hükümleri uyarınca davanın reddine ilişkin olarak kurulan hükmün, verildiği tarih itibarıyla doğru olduğu düşünülse ve ayrıca Anayasa'nın 153. maddesine göre iptal kararı geriye yürümezse de 10.03.1969 tarihli ve 1/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçe bölümünde belirtildiği üzere iptal, kesin şekilde çözüme bağlanmış uyuşmazlıkları etkilemez ve henüz anlaşmazlık hali devam ediyorsa iptalin kapsamına girer. Bu durumda davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kurulan kararın Anayasa Mahkemesi’nin anılan iptal kararından sonra doğru olduğu söylenemez. Hal böyle olunca; işin esasının ve dava konusu taşınmazın, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre belirlenecek olan kıyı kenar çizgisine göre değerlendirilmesi, taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tedavüllerine esas tüm belgeler getirtilip keşifte uygulanması ve ayrıca 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasa'nın 16. maddesiyle 3402 sayılı Yasa'nın 36. maddesine bazı ilaveler getiren 36/A maddesi hükmüne göre kadastro işlemleri sebebiyle açılan davalar nedeniyle yargılama giderlerinden ve avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı hususunun da gözetilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uymayan düşüncelerle usul ve kanuna aykırı olarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur. 6. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 03.12.2019 tarihli, 2019/315 Esas ve 2019/669 Karar sayılı kararıyla; 20.09.2019 havale tarihli raporda “A” harfi ile gösterilen 309,51 m²'lik kısmın tapu kaydının iptaline, 122 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olarak ayrılan 498,13 m²'lik kısma ve “B” harfi ile gösterilen ifrazla122 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1634,23 m²'lik kısmına yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. 7. İkinci Bozma Kararı Sonrası Verilen Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar Yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davacı ve davalılar temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Temyiz Nedenleri 8.1. Davacı Hazine temyiz dilekçesinde özetle, eski 10 ada 43 (if: 112 ada 2) parsel sayılı taşınmazın 20.09.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen “A” harfi ile gösterilen 309.51 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmesinin doğru olduğunu ancak Hazine adına tescile de karar verilmesi gerektiğini, krokide if:112 ada 3 parsel sayılı taşınmaz olarak ayrılan 498,13 m2’lik kısım ve raporda “B” harfi ile gösterilen if:122 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1634,23 m2’lik kısmına yönelik davanın reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığını, bilirkişi raporlarının Yargıtay’ın bozma ilamında belirtilen eksik hususları giderecek nitelikte olmadığını, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 8.2. Davalılar temyiz dilekçelerinde özetle, davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm kısmında davanın kabulüne yazılmasının bozmayı gerektirdiğini, taşınmazın tapulu arazileri olduğunu ve kıyı kenar çizgisinde olmadığını, mülkiyet hakkının sınırlandırılması halinde bedelin peşin ödenmesi gerektiğini, iptal edilen kısım ile ilgili dava açma haklarının saklı tutulması için 08.06.2005 tarihli dilekçe ile talepte bulunmalarına rağmen bu konuda karar verilmediğini, tazminat davası açılması için süre verilmesi gerekirken verilmediğini, kısmen ret için lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir. 9. Gerekçe 9.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca açılan tapu iptali istemine ilişkindir. 9.2. İlgili Hukuk 9.2.1. Anayasa'nın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5 inci maddesine göre kıyılar; Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Deniz, göl ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmakta, öncelikle kamu yararı gözetilir. 4 üncü madde hükmüne göre Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınır, kıyı ise: kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. TMK'nin 999 uncu maddesine göre de; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz, tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır. 9.2.2. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, öncelikle yöntemince kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve zemine uygulanması gerekir. Bu doğrultuda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmelidir. İdarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise, buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişi ile harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir. 9.2.3. İdarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilen ilkeye göre ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa; adli yargı mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4.maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanunun 5 ve 9 maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları göz önünde tutularak, Kanun'un 9/2 maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla, keşif yapılarak açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken, varsa idarenin önceden kıyı kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardığı bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. 9.2.4. İdarenin kıyı kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle, mahkemece kıyı kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır. Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir. 9.2.5. Diğer taraftan, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 999/2 maddesi ise “Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır.” hükmünü düzenlemiştir. 9.3. Değerlendirme 9.3.1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, (IV/2. ve IV/5.) paragraflarda yer verilen ve hükmüne uyulan bozma kararlarında gösterildiği şekilde işlem yapılarak hükme dayanak olan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın “A” harfi ile gösterilen kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı belirlenerek tapu kaydının iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine. 9.3.2. Dava dilekçesindeki anlatımdan davacı talebinin dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmına ilişkin olduğu, mahkemece de kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmın tespiti yapılarak bu kısmın tapu kaydının iptali yönünde davanın tam kabulüne karar verildiği ancak kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısımlara ilişkin bir dava bulunmamasına rağmen hatalı olarak kıyı kenar çizgisi dışında kalan kısımlar yönünden de ayrıca ret hükmü kurulması isabetsizdir. 9.3.3. Diğer taraftan, dava konusu 10 ada 43 parsel sayılı taşınmazın 2013 yılında 122 ada 2 ve 3 parsellere ayrılmasına rağmen infazda tereddüt oluşturacak şekilde hükmün birinci bendinde ada numarasının “112” yazılması ve TMK’nin 999/2 maddesi gereğince, hükme dayanak krokide “A” harfi ile gösterilen ve kabul kapsamında yer alan kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alan olması nedeniyle kayda tabi olmayan bir taşınmaz haline dönüşen yerin aynı zamanda tapudan terkinine karar verilmesi gerekirken sadece tapu kaydının iptaline karar verilmesi de doğru değildir. 9.3.4. Ne var ki, anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir. V. SONUÇ 1. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Tarafların temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün birinci bendinde yer alan “(if:112 ada 2)” ifadesinin hükümden çıkarılarak yerine “(ifrazla 122 ada 2 parsel)” ifadesinin yazılmasına, hükmün birinci bendinin sonuna “tapu kaydının iptaline” ifadesinden sonra gelmek üzere “ve tapudan terkinine” ifadesinin yazılmasına, hükmün ikinci bendinin hükümden tamamen çıkarılarak ile sonraki bent numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, mahkeme kararının bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harçlarının yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (4)

8. Hukuk Dairesi, 2021/15524 E., 2023/2633 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
tam metni aç
ündeki istinaf istemi bakımından; Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesinde belirtildiği gibi devletin tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, göl ve nehir gibi genel sular gibi taşınmazların tescil ve sınırlandırımaya tabi olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 999/2 nci maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden
8. Hukuk Dairesi         2021/15524 E.  ,  2023/2633 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/448 E., 2021/548 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/62 E., 2021/1 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı Hazine vekilinin vekalet ücreti yönüyle istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında; ... ili, ... ilçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan 227 ada 3 parsel ... 740,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfıyla davalı olduğu belirtilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada verdiği dava dilekçesinde; dava konusu ettiği taşınmazı 19.05.2004 tarihli senet ile üçüncü kişiden satın ve devir aldığını, köy muhtarı tarafından senedin onaylandığını, ancak davacı ile arasında sonradan gelişen ihtilaf nedeniyle köy muhtarı tarafından davacı tarafından dikilen ağaçların kesilmek, tel ve tahtadan yapılan çitlerin kırılmak suretiyle zarar verildiğini, bu eylem nedeniyle davalı hakkında kamu davasının açıldığını, buna rağmen davalının eylemlerini devam ettirdiğini, 3091 ... Yasaya dayalı olarak taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğu yolunda idari karar aldırması nedeniyle bu davayı açmak sorunda kaldıklarını ileri sürerek taşınmazın davacıya ait olduğunun tespiti ile davalı köy muhtarının taşınmaza yönelik ve süreklilik arzeden tüm müdahalesinin önlenmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı Köy Tüzel Kişiliğine izafeten köy muhtarı cevap vermemiş; duruşmada, davacının satın aldığı yerin burası olmadığını, dava konusu yerin köyün müşterek kullanımına açık alan/ köy boşluğu olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Yargılama sırasında davaya dahil edilen Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 05.08.2009 tarihli, 2008/176 Esas, 2009/311 karar ... kararıyla taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle davanın Kadastro Mahkemesinde görülmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir 2. ... Kadastro Mahkemesine yapılan yargılama sırasında Kadastro Mahkemesinin kapatılması nedeniyle dosya görevli ... Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin (... Kadastro Mahkemesi) yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden 5-10 yıl önceye kadar dere olduğu, taşkınlar nedeniyle yapılan çalışma sonucunda derenin şimdiki yerine alındığı, böylece ortaya 227 ada 3 parselin çıktığu, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 17. maddesi gereğince devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dere yataklarından taşınmaz kazanmak için emek ve masraf sarf edilen taşınmazın imar ihya edilerek tarıma elverişli getirilmesi ve imar ihyanın tamamlanmasından itibaren taşınmaza kadastro tespit tarihine kadar 20 yıl aralıksız malik sıfatı ile ekonomik amaca uygun zilyet olunması gerektiği, her ne kadar 19/05/2004 tarihli senet dava konusu taşınmazın bir kısmını kapsasa da, dava konusu taşınmazın imar ihyaya konu olmadığı, devletin hüküm ve tasarrufunda olan aktif dere yatağı olduğu, kaldı ki davacının eklemeli 20 yıl malik sıfatı ile zilyetliğinin de olmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine, 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine, davacının meni müdahale talebinin reddine, davanın niteliği gereği yasal hasım Hazine lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınma kabiliyeti bulunmayan bilirkişi raporuna değer verildiğini, derede 10 yıl önce yapıldığı iddia edilen ıslahın köy içinde mecraına dokunulmadan kenarına beton duvar yapıldığını, köy dışında ise hiç dokunulmadığını, bu nedenle dava konusu taşınmazın öncesinin dere olmadığını, öncesinden itibaren şahıs arazisi olduğunu, 1994 tarihinde de davacı tarafından satın alındığını, köy muhtarının da onayının bulunduğunu, aynı köy muhtarının bu kez davacının köyde bulunmamasını fırsat bilerek köy adına tespit ettirdiğini, etrafında da diğer bahçeler ve evlerin bulunduğunu, aynı konumda olan komşu taşınmazın birinin şahıs arazisi olarak tespit edilmiş iken diğerinin dere yatağı olarak kabulünün bilime ve akla aykırı bulunduğunu açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulanan yerlerden olduğunu, ancak terkin edilmesini gerektirecek mahiyette olmadığını, eylemli duruma aykırı karar verildiğini, ayrıca mahkeme tarafından Hazine lehine vekalet ücretinin de hükmedilmemesinin yerinde olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 8-10 yıl öncesine kadar aktif dereyatağı olan ve halen ... alanında kalan taşınmazı ıslah edip meyve bahçesi haline getirerek kullandığı, davacının kullanımına rağmen, zilyetlikle edinme koşullarının, kullanım süresi ve taşınmazı yapısal özelliği nedeniyle oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun reddine, davalı Hazine vekilinin, taşınmazın tapudan terkin edilmemesi gerektiği yönündeki istinaf istemi bakımından; Kadastro Kanunu'nun 16/C maddesinde belirtildiği gibi devletin tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, göl ve nehir gibi genel sular gibi taşınmazların tescil ve sınırlandırımaya tabi olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 999/2 nci maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de göz önünde alındığında kadastro tespitinin iptali ile haritasında dere yatağı olarak gösterilmesi yönündeki kararın yasaya uygun olduğu, Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince davalı Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ... Kadastro Mahkemesinin 2015/62 Esas, 2021/1 Karar ... kararının yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına; davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davacının davasının reddine, dava konusu 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine, davacının meni müdahale talebinin reddine, davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu'nun 31/3 maddesi gereğince takdiren 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve vekalet ücreti yönüyle istinaf taleplerinin kabul edilmesine rağmen işin esası hakkındaki taleplerinin kabul edilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı, dere yatağı vasfıyla terkinin gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14, 16, 17, 30 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığına göre, davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince; 3402 ... Kanunu'nun 16/C Maddesinde belirtildiği gibi devletin tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, göl ve nehir gibi genel sular gibi taşınmazlar tescil ve sınırlandırımaya tabi olmadığı, Türk Medeni Kanunu'nun 999/2 nci maddesinde belirtildiği üzere tapuya kayıtlı bir taşınmaz kayda tabi olmayan bir taşınmaza dönüşürse bu durumda tapu sicilinden terkin edilir hükmü de göz önünde alındığında kadastro tespitinin iptali ile haritasında dere yatağı olarak gösterileceği gerekçesiyle dava konusu 227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere olarak gösterilmesine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3.Yapılan keşifte alının beyanlara ve düzenlenen ziraat ve jeolog bilirkişi raporlarına göre, kadastro tespitinden yaklaşık 10 yıl kadar öncesine kadar dava konusu taşınmazın içinden derenin geçtiği, İdare tarafından 10 yıl kadar önce dere yatağının değiştirilerek şimdiki yatağına alındığı, bu tarihten sonra taşınmazın davacı tarafından meyve bahçesi haline getirildiği, aktif dere yatağı özelliğini kaybettiğinin bildirildiği, bundan ayrı olarak dava konusu taşınmaz ile mevcut dere yatağı arasında 227 ada 1 parsel ... tapu kaydına dayalı olarak arsa niteliğiyle tespit ve tescil edilen taşınmaz olduğu, kadastro paftası ile uydu fotoğrafının çakıştırılması suretiyle dosyaya sunulan haritadan dava konusu taşınmazın köy yerleşim içinde kaldığı, doğu ve güneyinde bulunan aynı ada içinde tespitleri yapılan ev ve bahçesi niteliğindeki diğer taşınmazlarla bir bütünlük oluşturduğu görülmektedir. 4. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazın aktif dere yatağı özelliğini kaybettiği, ekonomik yarar sağlayan yer haline geldiği, meyve bahçesi niteliğinde bulunduğu, ancak davacı lehine 20 yıllık zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı, davanın aktarılan dava olması, bu nedenle malik hanesinin açık bırakılması nedeniyle 3402 ... Kanun'un 30 uncu maddesi gereğince Kadastro Mahkemesince malikinin resen belirlenmesi gerektiğinden taşınmazın bahçe niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yasa hükümlerinin ve dosya kapsamının yanlış değerlendirilerek taşınmazın tescil harici bırakılmasına karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih ve 2021/448 Esas, 2021/548 Karar ... karanın hüküm fıkrasının B/2 nolu bendinde yer alan "...227 ada 3 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın dere yatağı olduğunun tespitine ve haritasında dere yatağı olarak gösterilmesine" ifadesinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine "227 ada 3 parsel ... taşınmazın bahçe vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline" yazılmasına ve hükmün BU ŞEKİLDE DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
7. Hukuk Dairesi, 2023/403 E., 2023/2627 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
Asıl ve birle...tirilen davalar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanu'nun 999 uncu maddesi uyarınca ormandan ihdasen Hazine adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki ta...ınmazda, Anayasa'nın 169 uncu, 4721 sayılı Kanun'un 826 ıncı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca
7. Hukuk Dairesi         2023/403 E.  ,  2023/2627 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu sicilinin düzeltilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birle...tirilen davaların kabulüne; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,...,..., ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına; davalı kar...ı davacı ... ...'nin açmı... olduğu kar...ı davanın reddine karar verilmi...tir. Kararın davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ... vekili, davalı.... ve ... vekili, bir kısım davalılar vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ve...vekili, asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ...Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vd. vekili, davalı .... ... vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bir kısım davalıların istinaf ba...vurularının esastan reddine, davalılar ..., ..., ...ve ....'nun istinaf taleplerinin feragat nedeniyle reddine karar verilmi...tir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının Dairemizce duru...malı olarak incelenmesi davalılar .... vd. vekili, asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ...Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, bir kısım davalılar ... vekili, davalı ... vekili tarafından; duru...masız olarak incelenmesi davalılar ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı.... ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı.... Turizm San. Ve Tic. A.... vekili ve ... tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz ...artı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.04.2022 tarihinde duru...ma yapılmasına ve duru...ma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmi...tir. Belli edilen günde bir kısım davalılar ... vd. vekilleri Av. ... ve Av. ..., davalı ... vd. vekili Av. ...., davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av.... ..., daval...Gayrimenkul vekili Av. ... ..., bir kısım davalılar ....vd. vekili Av. .... davalı ... vekili Av. .... ... bir kısım davalılar ... vd. vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. .... ile diğer taraftan davacı-kar...ı davalı ... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ..., davalı ..... vekili Av. ..., davalı ... vekili Av. ... Karaman'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra i...in incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek; dosya, eksiklikler nedeniyle Mahkemesine iade edilmi...tir. Anılan eksikliklerin giderilmesinden sonra dosya, Mahkemece Dairemize gönderilmi... olmakla içerisindeki bütün belgeler incelenip gereği dü...ünüldü: I. DAVA 1. Asıl ve birle...tirilen davalarda davacı vekili dava dilekçelerinde; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Devlet Ormanı içerisinde bulunan 206.8 hektar sahada 49 yıl süre ile turizm tesisi kurmak amacıyla davalı .....'ye izin verildiğini, Göktürk Devlet Ormanı içerisinde yer alan 206,8 hektarlık yerin 1190 parsel numarası ile devlet ormanı olarak Hazine adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinden 49 yıllığına izin alınarak bu ta...ınmazda turizm tesisi kurmak amacıyla daimi ve müstakil üst hakkı kurulduğunu, sonra da tapuda bağımsız bölümler olu...turularak davalı ..... lehine kat irtifakları, bu kat irtifakları üzerine de üçüncü ...ahıslar lehine intifa hakları tesis edildiğini, daha sonra davalı ..... adına tesis edilen kat irtifaklarının ... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A...’ye devredildiğini ve bu devrin tapu siciline i...lendiğini, davaya konu ta...ınmazın tapu kaydı üzerinde .... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A... adına 343 adet kat irtifakı mevcut olup, bunlardan 106 tanesinin ortak alan olduğunu, 237 tanesinde de üçünü ki...iler lehine intifa hakkı tesis edildiğini, yapılan bütün i...lemlerde kamu yararının ön planda bulundurulması gerekirken, kamu yararı gözardı edilerek bağımsız bölümler olu...turulduğunu ve üçüncü ki...iler lehine menfaat sağlandığını, kamu yararının ön planda tutması gerektiği için izin sahibinin dilediği gibi tasarruf etme hakkına sahip olmadığını, idarenin rızası dı...ında kat irtifaklarının kurulması ve intifa haklarının olu...turulmasının sözle...menin amacına aykırı olduğunu, resmi senette irtifak hakkının ba...kasına devredilebileceği, miras yolu ile geçebileceği öngörülmü... ise de devrin ancak idarenin izni ile olabileceğinin belirtildiğini, ta...ınmaz üzerinde olu...turulan kat irtifakları ve intifa hakları ile davalı ... Spor Faaliyetleri ve Turizm Yatırımları A... ve Kemer Yapı ve Turizm A... arasında yapılan devirde idarenin muvafakatinin olmadığını, müstakil ve sürekli nitelikteki üst hakkı tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına kaydedilmekle Türk Medeni Kanunu anlamında bir mal sayıldığı halde Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında gerçek anlamda bir ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceğini, yapılan i...lemlerin sözle...menin amacını a...ar nitelikte olduğunu, kat irtifakı kurulması ve bağımsız bölümler olu...turulması yolu ile hakkın özünün deği...ikliğe uğratıldığını, yolsuz tescil niteliğindeki kat irtifakları ve bunlar üzerinde üçüncü ki...iler lehine olu...turulan intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkininin gerektiğini, Anayasanın 169 uncu maddesi ile güvence altına alınan devlet ormanlarının sınırlarının deği...tirilip daraltılamayacağı gibi özel mülkiyete de konu olamayacağını, devlet ormanı üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifakları ve intifa haklarının hukuken geçersiz olduğunu ileri sürerek, dava konusu ta...ınmaz üzerinde davalılar adına tesis edilen kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile kayıtlardan terkinine karar verilmesini talep etmi...tir. 2. Asli müdahale talep eden ... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili talep dilekçesinde; davalı ... lehine tesis edilen intifa hakkının İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2011/2784 Esas sayılı dosyası üzerinden satı...a çıkarıldığını, intifa hakkının müvekkiline ihale olduğunu ve ihalenin kesinle...tiğini belirterek, davanın reddine; dava kabul edilirse ihale bedelinin ihale tarihinden itibaren i...leyecek ticari faiziyle birlikte davacıdan ve davalı ...'den tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemi...; müdahale talebi reddedilirse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 125 inci maddesi uyarınca i...lem yapılmasını talep ettiklerini beyan etmi...tir. 3. Asli müdahale talep eden ... vekili talep dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'dan olan alacağı nedeniyle ba...latılan icra takibinde adı geçen davalı lehine intifa hakkı tesis edilen 30 ve 227 numaralı bağımsız bölümlerin kaydı üzerinde ihtiyati haciz tesis edildiğini, söz konusu iki bağımsız bölüme ili...kin intifa hakkının terkin edilmesinin müvekkilinin alacağını kar...ılamasını engelleyeceğini, dava konusu bağımsız bölümler üzerindeki intifa hakları üzerinde hak iddia ettiklerini, fazlaya ili...kin hakları saklı kalmak üzere İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün 2017/10331 Esas sayılı dosyasındaki alacak hakkı ve fer'ileri ile sınırlı kalmak kaydıyla 30 ve 227 numaralı bağımsız bölümler üzerindeki intifa haklarının terkinine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 876 ncı maddesi kapsamında intifa haklarına kaim yapı bedeli ödenmesi halinde karar verilmesine, tespit edilecek yapı bedellerinin faizli bir hesaba depo edilmesinin sağlanmasına, dava konusu intifa hakları üzerindeki haciz hakkının bu hesap üzerinde devamının sağlatılmasına karar verilmesini istemi...tir. II. CEVAP 1. Asıl ve birle...tirilen davalarda davalı vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; eksik harcın tamamlanması gerektiğini, tapu sicilini düzeltme davasının ancak tapudaki yolsuz kayıtla mülkiyet hakkı veya ba...kaca hakkı veya ba...kaca sınırlı ayni hakkı ihlal edilen ki...ilerin açabileceğini, davacının ta...ınmaz üzerinde mülkiyet veya sınırlı ayni hakkı olmadığını ve Anayasanın 169 uncu maddesine dayalı olarak da bu davayı açamayacağını, bu nedenle davacının eldeki davayı açma konusunda aktif dava ehliyeti olmadığını, davalıların iyi niyetli iktisaplarının hukuken geçerli olduğunu, davacının intifa haklarının terkiniyle ilgili talebinin kat irtifaklarının terkiniyle ilgili talepten ayrı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, görevsiz mahkemede dava açıldığını, kat irtifakının terkini istemi yönünden görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve tüketici mahkemesinin görevli olduğu hususunun da değerlendirilmesi gerektiğini, Türk Medeni Kanunu anlamında ta...ınmaz sayılan bir üst hakkının Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında ta...ınmaz olamayacağını savunmanın hukukun temel prensiplerine aykırı olduğunu, davalılara tanınmı... olan intifa haklarının kat irtifakları kurulduktan sonra kazanılmı... bir hak olmadığını ve davalıların kullanım haklarını intifa haklarının tescilinden önceki bir dönemde edindiklerini, davalıların kullanım haklarının da yıllardan beri davacının bilgisinde olduğunu, davalıların alınan %2 oranındaki i...letme pay bedelinin davalı ..... tarafından davacıya ödendiğini, davalılar lehine tesis edilen intifa haklarının yasalara uygun olduğunun 18.05.2007 tarihli inceleme raporunda kesin olarak ifade edildiğini, intifa haklarının tescilinde davacı tarafın muvafakatine ihtiyaç olduğu ...eklindeki iddianın yasal dayanağı olmadığını, ne resmi senette ne de 15.12.2006 tarihli kesin izin taahhüt senedinde bunu engelleyici hüküm bulunmadığını, davalıların sahip olduğu hakkın sadece sınırlı bir kullanımı ifade eden intifa hakkı olduğunu ve bunun bir mülkiyet hakkı olarak nitelendirilemeyeceğini; iyi niyetli üçüncü ki...i davalılar yönünden davanın kazanılmı... hak, tapuya güven, idarenin kanuniliği, idari istikrar ve idarenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceği ilkeleri gereği reddi gerektiğini, yapı bedellerinin tek tek tespit edilmesi ve tespit edilen tutarın davacı tarafından depo edilmesi ve söz konusu i...lem tamamlanana kadar esasa ili...kin hiç bir i...lem yapılmaması gerektiğini, bir kısım intifa hakkının üçüncü ki...ilere devredildiğini, intifa hakkının ancak kanunda yazılı sebeplerle sona erdirilebileceğini, dava konusu i...lemlerin iptali halinde kamu zararı olu...acağını, davanın zamana...ımına uğradığını, üst hakkında yapılan tasarruflarda ta...ınmaz malikinin muvafakatine ihtiyaç bulunmadığını, üst hakkının sahibinin davalı ...irket olduğunu ve bu nedenle davacının intifa hakkının terkinini isteyemeyeceğini, ormanların özel mülkiyete konu edilmesinin söz konusu olmadığını, intifa hakkının ormanda değil yapı üzerinde kurulduğunu, projenin finansının davalıların yaptığı ödemelerle sağlandığını, üst hakkının yapılar üzerinde bağımsız tasarruf yetkisi vermesi gerektiğini aksinin kabulü halinde bağımsız ve sürekli üst hakkı tesis edilmesinin mümkün olmayacağını, Hazine ve Orman Yönetimi arasında zorunlu dava arkada...lığı olduğunu, davaya konu i...lemlerde kamu yararının olduğunu ve turizm amacına uygun olarak da i...letme payı gibi ödemeler yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmu...lardır. 2. Davalı ..... vekili 31.10.2012 tarihli dilekçesinde; alınan hukuki mütalaalar doğrultusunda davaya konu ta...ınmaz üzerinde müvekkili ...irket adına mevcut üst hakkı üzerinde kat irtifakı ve intifa hakkı tesis edilemeyeceğini dayanaklarıyla teyit ettiklerini ve bu nedenle davayı kabul ettiklerini beyan etmi...tir. 3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinin ıslahı ve kar...ı dava dilekçesinde; davalı .....'nin davayı kabulünün muvazaalı olduğunu ileri sürmü... ve adı geçen davalının kabul beyanının iptaline karar verilmesini talep etmi...tir. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kat irtifakı ve intifa hakkıyla orman üzerinde özel mülkiyet kurulması sonucu doğuracak sözle...meler yapılamayacağı, davalı .....'nin davayı kabul ettiği, diğer davalıların itirazlarını yargılamayı uzatmak amacıyla ileri sürdüklerinden, ayrıca müdahale talebinde bulunan üçüncü ki...ilerin de aynı ...ekilde yargılamayı uzatmak maksadında oldukları anla...ıldığından bu itirazlara hukuki anlamda değer verilmediği, hakimlerin kanunlara ve vicdanlarına göre karar vermesi gerektiği, davalıların hiçbir hukuki dayanakları olmadığı halde orman üzerinde kat irtifakları ve intifa hakkını sürdürmek ve mülkiyet hakkıymı... gibi kullanmaya devam etmelerinin kanunlarla ve evrensel normlarla bağda...madığı, davalı ..... vekilinin kabul beyanının muvazaalı olmadığı gerekçesiyle asıl ve birle...tirilen davaların kabulüne 1190 parsel sayılı ta...ınmazın üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkinine; davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı kar...ı davacı ... ...'nin açmı... olduğu kar...ı davanın reddine karar verilmi...tir. IV.İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Ba...vuranlar 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına kar...ı süresi içinde davalı kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ....vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... ....vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, asli müdahale talep eden ... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ....eal Gayrimenkul Yatırım İn...aat Sanayi Turizm Ticaret A... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... vd. vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalı ... ... vekili ve davalı ... istinaf ba...vurusunda bulunmu...tur. 2. Davalılar ..., ..., .... ve...ve vekilleri istinaf isteminden feragat etmi...tir B. İstinaf Sebepleri Yukarıda adı geçen davalılar ve asli müdahale talep eden vekilleri istinaf dilekçelerinde özetle; tapuda yapılan i...lemlerin hukuka uygun olduğunu, yapılan kazandırmanın mülkiyet değil intifa hakkı olduğunu, gerekçeli karar ihlali yapıldığını, bir kısım davalının intifa hakkını üçüncü ki...ilerden aldığını, sözle...me yapma hürriyetine müdahale edilemeyeceğini, taraf te...kilinin sağlanmadığını, her davalı lehine tesis edilmi... intifa hakkı olup olmadığının ara...tırılmadığını, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, yargılamanın eksik harçla yürütüldüğünü, uyu...mazlığın tespit edilmediğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın Hazineye ihbarı gerektiğini, davaya müdahale talep edenlerinin taleplerinin usule aykırı olarak kabul edilmediğini, üst hakkında sınırlı ayni hak tesisi için malikin rızasının aranmadığını, talep dı...ında hüküm kurulduğunu, idarenin i...lemlerden haberinin olduğunu, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, kar...ı davanın reddinin hatalı olduğunu, davalı .....'nin davayı kabulünün muvazaalı olduğunu, intifa haklarının sona erme sebeplerinin somut olayda gerçekle...mediğini, bilirki...i raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazların değerlendirilmediğini, bir kısım davalıya bilirki...i raporunun tebliğ edilmediğini, davalıların projenin yatırımcısı olduğunu, ta...ınmazın orman vasfını kaybedip kaybetmediğinin ara...tırılmadığını, üst hakkı iptal edilmeden kat irtifakı ve intifa haklarının iptal edilemeyeceğini, birle...tirilen davalar hakkında ayrı karar verilmesi gerektiğini, hakimin reddi talebinin hukuka uygun ...ekilde değerlendirilmediğini, idari istikrar ve idareye güven ilkesinin korunması gerektiğini, dava konusu yapılmayan intifa hakkının maddi hata dilekçesiyle davaya dahil edilmesinin doğru olmadığını, 29 ve 30 numaralı bağımsız bölümlerin turizm tesisi olduğunu, üst hakkına dayanak idari i...lemlerin iptal edilmediğini, intifa hakkının terkinini ancak malikin talep edebileceğini, Türk Medeni Kanunu'nun 832 inci maddesi uyarınca intifa hakkı lehtarlarına bedel ödenmesi gerektiğini, hukuki mütalaaların değerlendirilmediğini, bir kısım davalının haklarını devrettiğini, davalı ..... lehine tesis edilen irtifak hakkının idari irtifak olduğunu ve dayanağı idari i...lem ortadan kalkmadan terkin edilemeyeceğini, 6100 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine aykırı olarak ön inceleme duru...ması yapılmadığını, uyu...mazlığın tespit edilmediğini, taraf te...kili sağlanmadan tahkikat i...lemi yapılamayacağını, delillerin toplanmadığını, hukuki nitelendirmenin yanlı... olduğunu beyan ederek ve istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri diğer sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmi...lerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, devlet ormanı niteliğindeki ta...ınmazda yolsuz tescil edilen kat irtifakı ve bu kat irtifakları üzerinde olu...turulan intifa haklarının terkini istemine ili...kin olduğu, hakimin reddi isteğinin geri çevrilmesine ili...kin ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu, davanın tüzel ki...iliğe haiz ve ta...ınmazın niteliği itibariyle aktif dava ehliyeti bulunan ... tarafından usul ve yasaya uygun ...ekilde açıldığı, davalılar arasında zorunlu dava arkada...lığı bulunmadığından taraf te...kilinin sağlanmadığına ili...kin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davanın kat irtifakı ve intifa hakkı maliki lehtarları aleyhine açılması gerektiğinden tapu sicil müdürlüğünün davada taraf olarak yer almasına ve davaya dahil edilmesine gerek bulunmadığı, davanın açıldığı ve ilk duru...manın yapıldığı tarihte 6100 sayılı Kanun yürürlükte olmadığından ön inceleme duru...ması yapılmadığına ili...kin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, üst hakkı sahibinin hakkında ancak kamu yararı amacıyla tasarrufta bulunabileceği, bağımsız ve sürekli üst hakkının tapu kütüğünün ayrı bir sayfasına kaydedilmesiyle Türk Medeni Kanunu anlamında bir ta...ınmaz mal sayılsa da Kat Mülkiyeti Kanunu anlamında gerçek anlamda bir ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceği, üst hakkı üzerinde sözle...menin amacına aykırı olacak ...ekilde kat irtifakı kurulması, ayrı bağımsız bölümler olu...turulması ve intifa hakkı tesis edilmesinin hakkın özünü deği...ikliğe uğrattığı, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ..., .... ve ...'nun istinaf ba...vuru taleplerinin feragat nedeniyle reddine; bir kısım davalıların istinaf ba...vurularının ise esastan reddine karar verilmi...tir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Ba...vuranlar 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına kar...ı süresi içinde davalılar Raif Ali Dinçkök, Alize Dinçkök, Alina Dinçkök vekili; asli müdahale talep eden .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili, davalı-kar...ı davacı ... ... vekili, davalı ... .... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, asli müdahale talep eden ... vekili, davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı .... Gayrimenkul İn...aat Turizm ve Ticaret A... vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ... vd. vekili, davalılar ... ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalılar ..., ..., ..., ... vekili, davalı ..., ve ... vekili, davalı ... vekili, davalı ....Turizm San. ve Tic. A... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmu...tur. 2. Davalılar ..., ..., ...., ..., ..., ... ve vekilleri temyiz isteminden feragat etmi...tir. B. Temyiz Sebepleri Yukarıda adı geçen davalı vekilleri ve müdahale talep edenler vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebeplerle birlikte özellikle, usule ili...kin olarak; gerekçeli karar ihlali olduğunu, taraf te...kilinin sağlanmadığını, ...erh lehtarlarının davaya dahil edilmesi gerektiğini, Hazine ve Orman Yönetimi arasında zorunlu dava arkada...lığı bulunduğunu, davalı ...’a yargılama boyunca tebligat yapılmadığını, yargılamanın eksik harçla yürütüldüğünü, 6100 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine aykırı olarak ön inceleme duru...ması yapılarak uyu...mazlığın tespit edilmediğini ve tahkikata geçildiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti olmadığını, müdahale talep edenlerin taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini; esasa ili...kin olarak ise yapılan i...lemlerin hukuka uygun olduğunu, yolsuz tescilin söz konusu olmadığını, kar...ı davanın reddinin hatalı olduğunu, hukuki nitelendirmenin ve gerekçenin hatalı olduğunu beyan ederek, temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri diğer nedenlerle ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmi...lerdir. C. Gerekçe 1. Uyu...mazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birle...tirilen davalar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanu'nun 999 uncu maddesi uyarınca ormandan ihdasen Hazine adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki ta...ınmazda, Anayasa'nın 169 uncu, 4721 sayılı Kanun'un 826 ıncı, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 115 inci maddesi uyarınca kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde 4721 sayılı Kanun'un 795 inci maddesi uyarınca tesis edilen intifa haklarının 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı olarak terkini istemine ili...kindir. 2. İlgili Hukuk 1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın (Anayasa) "Ormanların korunması ve geli...tirilmesi" kenar ba...lıklı 169 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ...öyledir: "Devlet, ormanların korunması ve sahalarının geni...letilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yeti...tirilir, bu yerlerde ba...ka çe...it tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve i...letilir. Bu ormanlar zamana...ımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dı...ında irtifak hakkına konu olamaz." 2. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun); a) 17 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "Savunma, ula...ım, enerji, haberle...me, su, atık su, petrol, doğalgaz, hava ayrı...tırma, altyapı, katı atık bertaraf ve düzenli depolama tesislerinin; baraj, gölet, sokak hayvanları bakımevi ve mezarlıkların; Devlete ait sağlık, eğitim, adli hizmet ve spor tesisleri ile ceza infaz kurumlarının ve bunlarla ilgili her türlü yer ve binanın Devlet ormanları üzerinde bulunması veya yapılmasında kamu yararı ve zaruret olması halinde, gerçek ve tüzel ki...ilere bedeli mukabilinde Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Devletçe yapılan ve/veya i...letilenlerden bedel alınmaz. Bu izin süresi kırkdokuz yılı geçemez. Bu alanlarda Devletçe yapılanların dı...ındaki her türlü bina ve tesisler iznin sona ermesi halinde eksiksiz ve bedelsiz olarak Orman Genel Müdürlüğünün tasarrufuna geçer. Söz konusu tesisler ... veya Çevre ve Orman Bakanlığı ihtiyacında kullanılabilir veya kiraya verilmek suretiyle değerlendirilebilir. İzin amaç ve ...artlarına uygun olarak faaliyet gösteren hak sahiplerinin izin süreleri; yer, bina ve tesislerin rayiç değeri üzerinden belirlenecek yıllık bedelle doksandokuz yıla kadar uzatılabilir. Bu durumda devir i...lemleri uzatma süresi sonunda yapılır. Verilen izinler amaç dı...ında kullanılamaz." b) 115 inci maddesinde, "Devlet ormanları üzerinde kamu yararına yapılacak her türlü yapı ve tesisler için herhangi bir ...ekilde irtifak hakkı tesisi Maliye ve Tarım ve Orman Bakanlıklarının iznine bağlıdır. " c) Geçici 8 inci maddesinde, "Bu Kanunun 17 nci maddesi hükümlerine göre 08.11.2003 tarihinden önce verilen turizm ve diğer izinlerin kesin izin hakları devam eder, izinli saha içinde kalmak kaydıyla mevcut tesislere tadilat, kapasite, tür ve sınıf deği...ikliği izni verilebilir. Çevre ve Orman Bakanlığınca verilen tadilat, kapasite, tür ve sınıf deği...ikliği izinleri dâhil olmak üzere daha önce turizm amaçlı tesisler için verilen izinler ile diğer izinlerin irtifak hakkına dönü...türülmesinin izin sahibi tarafından talep edilmesi halinde, izin sahibi lehine bu Kanunun 115 inci maddesine göre irtifak hakkı tesis edilebilir" hükümleri yer almaktadır. 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun; a)"Mülkiyet hakkının içeriği" kenar ba...lıklı 683 üncü maddesi, "Bir ...eye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o ...ey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye kar...ı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir." b)"Ta...ınmaz mülkiyetinin konusu" kenar ba...lıklı 704 üncü maddesi, "Ta...ınmaz mülkiyetinin konusu ...unlardır: 1. Arazi, 2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler." c) "Üst hakkı" kenar ba...lıklı 726 ıncı maddesinin birinci fıkrası, "Bir üst irtifakına dayalı olarak ba...kasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere in...a edilen yapıların mülkiyeti, irtifak hakkı sahibine ait olur." d)"İntifa hakkı" kenar ba...lıklı 794 üncü maddesi, "İntifa hakkı, ta...ınırlar, ta...ınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. Aksine düzenleme olmadıkça bu hak, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar." e) "Kurulması" kenar ba...lıklı 795 inci maddesi, "İntifa hakkı, ta...ınırlarda zilyetliğin devri, alacaklarda alacağın devri, ta...ınmazlarda tapu kütüğüne tescil ile kurulur. Ta...ınır ve ta...ınmazlarda intifa hakkının kazanılması ve tescilinde, aksine düzenleme olmadıkça, mülkiyete ili...kin hükümler uygulanır. Ta...ınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemi... olsa bile, durumu bilenlere kar...ı ileri sürülebilir. Tescil edilmi... ise, herkese kar...ı ileri sürülebilir." f) "Sona erme sebepleri" kenar ba...lıklı 796 ıncı maddesi, " İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve ta...ınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı, sebebinin ortadan kalkması ile sona erer. Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, ta...ınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir." g)"Süresi" kenar ba...lıklı 797 inci maddesi, "İntifa hakkı, gerçek ki...ilerde hak sahibinin ölümü; tüzel ki...ilerde kararla...tırılan sürenin dolması, süre kararla...tırılmamı...sa ki...iliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Tüzel ki...ilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir." h)"Üst hakkı" üst ba...lıklı "Konu ve tapu kütüğüne kayıt" kenar ba...lıklı 826 ıncı maddesi, " Bir ta...ınmaz maliki, üçüncü ki...i lehine arazisinin altında veya üstünde yapı yapmak veya mevcut bir yapıyı muhafaza etmek yetkisi veren bir irtifak hakkı kurabilir. Aksi kararla...tırılmı... olmadıkça bu hak, devredilebilir ve mirasçılara geçer. Üst hakkı, bağımsız ve sürekli nitelikte ise üst hakkı sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydedilebilir. En az otuz yıl için kurulan üst hakkı, sürekli niteliktedir." i)"İçerik ve kapsam" kenar ba...lıklı 827 inci maddesi, "Üst hakkının içerik ve kapsamıyla ilgili olarak resmî senette yer alan, özellikle yapının konumuna, ...ekline, niteliğine, boyutlarına, özgülenme amacına ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ili...kin sözle...me kayıtları herkes için bağlayıcıdır." j)"Kaydedilecek ta...ınmazlar" kenar ba...lıklı 998 inci maddesi, "Tapu siciline ta...ınmaz olarak ...unlar kaydedilir: 1. Arazi, 2. Ta...ınmazlar üzerindeki bağımsız ve sürekli haklar, 3. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümler. Arazinin tapu siciline kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir. Bağımsız ve sürekli hakların kaydedilmesi için gerekli ko...ullar ve usul Cumhurba...kanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Süreklilik ko...ulunun gerçekle...mesi için hakkın süresiz veya en az otuz yıl süreli olması gerekir. Kat mülkiyetine konu olan bağımsız bölümlerin ta...ınmaz olarak kaydı, özel kanun hükümlerine tâbidir." k)"Kaydedilemeyecek ta...ınmazlar" kenar ba...lıklı 999 uncu maddesi, "Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan ta...ınmazlar, bunlara ili...kin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir ta...ınmaz, kayda tâbi olmayan bir ta...ınmaza dönü...ürse, tapu sicilinden çıkarılır. " l)"Terkin ve deği...tirme" üst ba...lıklı "Yolsuz tescilde" kenar ba...lıklı 1025 inci maddesinin birinci fıkrası, "Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmi... veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmu... ya da deği...tirilmi... ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü ki...ilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır" hükümlerini içermektedir. 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun); a)"Asliye hukuk mahkemelerinin görevi" kenar ba...lıklı 2 inci maddesi, "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ili...kin davalarla, ...ahıs varlığına ili...kin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve i...ler bakımından da görevlidir. " b)"Mecburi dava arkada...lığı" kenar ba...lıklı 59 uncu maddesi, "Maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye kar...ı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hâllerde, mecburi dava arkada...lığı vardır." c)"Asli müdahale" kenar ba...lıklı 65 inci maddesi, "(1) Bir yargılamanın konusu olan hak veya ...ey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü ki...i, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına kar...ı aynı mahkemede dava açabilir. (2) Asli müdahale davası ile asıl yargılama birlikte yürütülür ve karara bağlanır. " d)"Hükmün kapsamı" kenar ba...lıklı 297 inci maddesinin ikinci fıkrası, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, ...üphe ve tereddüt uyandırmayacak ...ekilde gösterilmesi gereklidir" ...eklinde düzenlenmi...tir. 5. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin I bendi ...öyledir: "Sulh mahkemesi: I-İflas davalarıyla vakfa ili...kin davalar hariç olmak üzere, mamelek hukukundan doğan değer veya miktarı be...milyar lirayı geçmeyen davaları, ... Görür." 6. Yargıtay İçtihadı Birle...tirme Hukuk Genel Kurulu'nun 07.01.1948 tarihli ve 1946/16,19 Esas, 1948/1 Karar sayılı kararının gerekçesinde, "Devletin, gerek hüküm ve tasarrufu altında bulunan gerekse tapu ile temellük etmekte olduğu Ormanların tasarruf ve mülkiyeti bunların devlet malları olması itibariyle - hazineye ait ise de, hususi mevzuat ile Ormanların i...letilmesi ve istismarı münhasıran Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmi... bulunmaktadır. Bu hak ve salahiyet, gerek medeni hukuk bakımından gerek bu teyit eden hususi mevzuat yönünden Orman Genel Müdürlüğünün her türlü tecavüz ve mülkiyet davalarında Ormana taalluk eden hakları müdafaa ve muhafaza etmek iktidar ve mecburiyetindedir. 4785 sayılı kanunun onikinci maddesiyle tadil edilen 3116 sayılı kanunun birinci maddesinde yer alan Ormanın tarifine ağaçlarla birlikte bunların üzerinde yeti...tikleri zemin de dahil bulunmaktadır. Bu sebep ve mülahazalara binaen yangın ve sair sebep ve suretle ağaçları tamamen veya kısmen yok olan Orman zeminleri de dahil olduğu halde Ormana müteallik tecavüz ve mülkiyet ve emsali adli kazaya tabi davalarda hazineyi temsilen hazine avukatının huzuruna lüzum olmadan Devlet namına i...letme ve istimar hak ve salahiyetine sahip bulunan Orman Genel Müdürlüğüne mensup avukatların bu kabil davaları münhasıran takip ve müdafaa edebileceklerine ve ayrıca hazineye husumet tevcihine lüzum ve zaruret bulunmadığı" ifadelerine yer verilmi...tir. 7. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun (492 sayılı Kanun); a) "Harç alma ölçüleri" kenar ba...lıklı 15 inci maddesi, "Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı i...lemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, i...lemin nev'i ve mahiyetine göre maktü esas üzerinden alınır. " b) "Değer esası" kenar ba...lıklı 16 ıncı maddesinin birinci fıkrası, "Değer ölçüsüne göre harca tabi i...lemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men'i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır." ...eklinde düzenlenmi...tir. 8. 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun'un Devlet Su İ...leri Genel Müdürlüğünün Te...kilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Te...kilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Deği...iklik Yapılmasına Dair Kanun'un 33 üncü maddesinin ikinci fıkrası ...öyledir: “Genel Müdürlük, 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro i...lemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaftır." 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriğinden; 09.09.1997 tarihli ve 4451 yevmiye numaralı resmi senetle Göktürk Devlet Ormanı'ndan 2068000 metrekare miktarındaki kısmın 4721 sayılı Kanun'un 999 uncu maddesi uyarınca ihdasen Maliye Hazinesi adına devlet ormanı vasfı ile ve 1190 parsel numarası ile tapu siciline tescil edildiği, aynı resmi senetle 6831 sayılı Kanun'un 17 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 115 inci maddesi uyarınca davalı ..... lehine 49 yıl süre ile üst hakkı kurulduğu, söz konusu üst hakkının ilgililerin talepleri doğrultusunda 22.08.2002 tarihli ve 4982 yevmiye numaralı resmi senetle bağımısız ve sürekli üst hakkı olarak sicilin ayrı bir sayfasına tescil edildiği, 25.10.2002 tarihinde davalı .....'nin talebi doğrultusunda 634 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi uyarınca, bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde kat irtifakı kurulduğu ve sonrasında bu ...ekilde kat mülkiyeti kütüğüne tescil edilen bağımsız bölümlerde davalılar lehine muhtelif tarihlerde intifa hakları tesis edildiği anla...ılmı...tır. Davacı, davaya konu devlet ormanı niteliğindeki ve Maliye Hazinesi adına kayıtlı 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde davalılar lehine olu...turulan kat irtifakı ve intifa haklarının tesisinde, kamu yararının gözetilmediğini, gerekli izinlerin alınmadığını, üst hakkı sözle...mesinin muhtevasının a...ıldığını, bağımsız ve sürekli üst hakkının 634 sayılı Kanun kapsamında ta...ınmaz olarak değerlendirilemeyeceğini, hakkın özünün deği...tirildiğini ileri sürerek, yolsuz tescil niteliğinde olduğundan bahisle kat irtifakı ve inifa haklarının terkini istemiyle eldeki davayı açmı...tır. İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birle...tirilen davaların kabulü ile 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının iptali ile tapu kayıtlarından terkinine karar verilmi...tir. Bölge Adliye Mahkemesince ise bir kısım davalının istinaf ba...vurusunun esastan reddine karar verilmi...tir. 2. 4721 sayılı Kanun'un 726 ıncı maddesi ile 826 ıncı ve devamı maddelerinde düzenlenmi... olan üst hakkı, ba...kasının ta...ınmazı üstünde veya altında in...aat yapma veya önceden yapılmı... bir in...aatı koruma yetkisi sağlayan ve in...aat üzerinde irtifak hakkı sahibine mülkiyet hakkı kazandıran bir irtifak hakkıdır. Ba...ka bir ifadeyle de üst hakkı, bir gayrimenkulü belirli bir ...ekilde kullanma yetkisi veren sınırlı bir ayni haktır. Kural olarak üst hakkı tesisi, öncelikle resmi ...ekle tabi bir üst hakkı sözle...mesinin yapılması ve sonrasında hukuki sebep olan bu üst hakkı sözle...mesine dayanılarak yapılacak tasarruf i...lemi niteliğindeki tescil ile gerçekle...mi... olur. Kurucu nitelikteki bu tescil, ta...ınmaz malikinin yazılı istemiyle yüklü ta...ınmazın sayfasına yapılır. Üst hakkı olarak tanımlanan bu hakkın, bağımsız ve sürekli nitelikte ise hak sahibinin istemi üzerine tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydı 4721 sayılı Kanun'un 704, 826 ve 998 inci maddeleri uyarınca mümkündür. En az otuz yıl için kurulan üst hakları sürekli nitelikte kabul edilir. Üst hakkını bağımsız kabul edebilmek için de ba...kasına devrinin taraflarca kısıtlanmamı... olması gerekir. Tapu kütüğüne ta...ınmaz olarak kaydedilen bağımsız ve sürekli üst hakları, mahiyetine aykırı dü...mediği oranda ve ta...ınmaz mülkiyetine ili...kin kurallara göre yüklü ta...ınmazdan bağımsız olarak üçüncü ki...ilere devredilebilir, mirasçılara intikal edebilir, paylı mülkiyetin konusu olabilir, lehine ve aleyhine sınırlı ayni haklar kurulabilir, irtifak veya rehin hakları ile yüklenebilirler. 4721 sayılı Kanun'un 827 inci maddesinde, üst hakkının içeriği ve kapsamına ili...kin sözle...me hükümlerinin herkes için bağlayıcı olduğu düzenlenmi... olup; örnek niteliğinde olarak da yapının konumu, ...ekli, niteliği, boyutları, özgülenme amacı ve üzerinde yapı bulunmayan alandan faydalanmaya ili...kin sözle...me hükümlerinin ayni etkiye sahip olduğu belirtilmi...tir. Üst hakkı sahibi, bu hakkını kullanırken kanunun ve üst hakkı sözle...mesinin kendisine sağladığı sınırları a...mamak zorundadır. Üst hakkının kanundan ve sözle...meden doğan sınırlarının a...ılması, yüklü ta...ınmaz malikinin mülkiyet hakkına haksız bir el atma sayılacağından malik, ...artları varsa 4721 sayılı Kanun'un 683 üncü veya 1025 inci maddesi hükümlerine dayanarak bunu önleyebilir. Bu a...amada, 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı tapu sicilinin düzeltilmesi davasına ili...kin bazı özelliklerin açıklanması gerekmektedir. Tapu sicilinin düzeltilmesi davası; kural olarak tespit davası niteliğinde olup, aynı zamanda ayni bir davadır. Tapu kütüğüne yönelik yolsuz tesciller, malikin mülkiyetini tahditsiz olarak kullanmasına engel olduğundan ve ta...ınmazda malikin sahip olduğu tasarruf yetkisi bakımından bir takım hukuki engeller meydana getirdiğinden, malikin mülkiyet hakkına yönelik bir tecavüz olarak nitelendirilebilir. 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesinde düzenlenen tapu sicilinin düzeltilmesi davası ile yolsuz tescillerle ayni hakta meydana getirilmi... tecavüzlerin giderilmesi ve kaldırılması; ba...ka bir anlatımla, mülkiyet hakkının her türlü müdahaleden korunması ve bu hakkın hukuk düzeninin sınırları içerisinde, serbest ve tahditsiz olarak kullanılması sağlanmaktadır. 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine göre tapu sicilinin düzeltilmesi davasında davacı sıfatı, kural olarak hakkı hiç veya doğru olarak tescil edilmeyen veya haksız olarak terkin edilen ya da deği...tirilen gerçek hak sahipleri ile ayni hakkı haksız yükler ile zarara uğratılan gerçek hak sahibine aittir. Tapu sicilinin düzeltilmesi davasında davalılar ise, tapu kütüğünün düzeltilmesi ile hakları zarara uğrayabilecek olanlardır. Ba...ka bir ifadeyle; bu davada davacı, kendi ayni hakkını tescil ettirmek veya haksız yükleri terkin ettirmek isterse, tapu sicilinin düzeltilmesi davasını tapu kütüğünün düzeltilmesi ile hakları alakalı olan ve tapu kütüğünde görünen hak sahiplerine yöneltmelidir. 3. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, yargısal kararlar, ilkeler ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; a) 1086 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin I bendi uyarınca malvarlığı haklarına ili...kin davalarda görev, kural olarak dava konusu mal veya hakkın miktar ve değerine göre belirlenir. 6100 sayılı Kanun'un 2 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ise, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ili...kin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Anılan yasal düzenlemeler doğrultusunda; gayrimenkulün aynına ili...kin olan eldeki tapu sicilinin düzeltilmesi davasında görevli mahkeme, asıl dava yönünden davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine göre, birle...tirilen davalar bakımından ise 6100 sayılı Kanun'un 2 inci maddesine göre asliye hukuk mahkemesidir. Tarafların, mahkemenin görevli olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde bulunmamı...tır. b) 6100 sayılı Kanun 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmi...tir. Asıl dava, 24.09.2010 tarihinde açılmı... ve ilk duru...ma 26.01.2011 tarihinde yapılmı...tır. Asıl davada ilk duru...manın yapıldığı tarihte 6100 sayılı Kanun yürürlükte olmadığından, asıl dava yönünden 6100 sayılı Kanun'un 137 inci ve devamı maddeleri uyarınca ön inceleme duru...ması yapılmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, birle...tirilen İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/537 Esas sayılı dosyada dava 24.12.2015 tarihinde, birle...tirilen İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/155 Esas sayılı dosyada ise dava 15.04.2015 tarihinde 6100 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra açılmı...tır. Bu durumda, birle...tirilen dava dosyaları yönünden ön inceleme duru...ması yapılmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde ise de yargılamanın geldiği a...ama dikkate alındığında, bu husus bozma sebebi yapılmayarak ele...tiri konusu yapılmı...tır. c) Yargıtay İçtihadı Birle...tirme Hukuk Genel Kurulu'nun 07.01.1948 tarihli ve 1946/16,19 Esas, 1948/1 Karar sayılı kararının gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun'un 1025 inci maddesine dayalı tapu sicilinin düzeltilmesi davasının niteliğine ili...kin olarak yukarıda yapılan açıklamalar nazara alındığında ...'nün eldeki davayı açma konusunda aktif dava ehliyeti bulunduğu anla...ıldığından bu yöne ili...kin temyiz itirazları yerinde görülmemi...tir. d) Öte yandan; 4721 sayılı Kanun'un 796 ıncı maddesi uyarınca intifa hakkı ölümle sona erdiğinden, 6100 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi hükmüne göre intifa hakkı lehtarları arasında mecburi dava arkada...lığı bulunmadığından ve davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği tespit edildiğinden taraf te...kili ile ilgili olarak bu hususlara yönelik temyiz itirazları da yerinde değildir. e) Ancak; Dairemizin geri çevirme kararı ile dosyaya eklenen davaya konu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının incelenmesinde; söz konusu bağımsız bölümlerin kayıtlarında, dava dı...ı üçüncü ki...iler lehine konulan ipotek, haciz, aile konutu, kira sözle...mesi vb. ...erhlerin bulunduğu görülmü...tür. Yukarıda açıklandığı üzere; davaya konu kat irtifakı ve intifa haklarının devamında korunmaya değer menfaate sahip olan sınırlı ayni hak, rehin hakkı vb. hak sahipleri ile ...erh lehtarlarının da davada yer almaları gerekir. Bu sebeple; İlk Derece Mahkemesince, davaya konu bağımsız bölümlere ili...kin tapu kayıtları eksiksiz olarak temin edilerek, kat irtifakı ve intifa haklarının terkini halinde hakları zarara uğrayabilecek hak sahiplerini davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre ve imkan verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi doğru olmamı...tır. f) Diğer taraftan; 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, ...üphe ve tereddüt uyandırmayacak ...ekilde gösterilmesi gereklidir. Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya ba...ka bir ...eye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Yukarıda yapılan hukuki nitelendirmeye göre dava, ormandan ihdasen Maliye Hazinesi adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki 1190 parsel sayılı ta...ınmazda kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde tesis edilen intifa haklarının terkini istemine ili...kin olup; İlk Derece Mahkemesince, hükümde bağımsız bölüm numaraları açıkça belirtilmediğinden; hükmün davalı ..... adına kayıtlı tüm bağımsız bölümleri kapsayıp kapsamadığı anla...ılamadığı gibi hükümde hangi davalı aleyhine ve hangi bağımsız bölümler yönünden kat irtifakı ve intifa haklarının terkin edildiği açıklanmaksızın, 1190 parsel sayılı ta...ınmaz üzerinde davalılar adına olu...turulan kat irtifaklarının ve intifa haklarının terkinine dair infazda tereddüt meydana getirecek ...ekilde karar verilmesi de isabetsiz olmu...tur. Ayrıca; 6100 sayılı Kanun'un 297 inci maddesi uyarınca, davanın taraflarının, vekillerinin ve taraf sıfatlarının kararda doğru ve eksiksiz ...ekilde gösterilmeleri gerekir. İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar ba...lıklarının anılan Yasa maddesi hükmüne uygun ...ekilde düzenlenmemi... olması da usul ve yasaya aykırıdır. g) Kabule göre de; harç, kamu düzenine ili...kin olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır. Bilindiği üzere, yargılama harçları ve harçların ne ...ekilde alınacağı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nda ve çe...itli özel yasalarda düzenlenmi...tir. Bir ki...i ya da kurumun harçtan muaf olup olmayacağı da yine yalnız yasa ile düzenlenir. Davacı ..., 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi gereği 492 sayılı Kanun'a göre alınan harçlardan muaf olmakla birlikte davanın kabulle sonuçlanması halinde davalılar karar ve ilam harcından sorumludur. Davanın reddi halinde ise ... ret harcından sorumlu değildir. 492 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi, 16 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve 1 sayılı tarifenin A/III numaralı bendi uyarınca konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anla...mazlık konusu değer üzerinden nispi karar ve ilam harcı alınması gerekir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ormandan ihdasen Maliye Hazinesi adına tescil edilen devlet ormanı niteliğindeki 1190 parsel sayılı ta...ınmazda kurulan bağımsız ve sürekli üst hakkı üzerinde tesis edilen kat irtifakı ve bu ...ekilde olu...an bağımsız bölümler üzerinde tesis edilen intifa haklarının terkini istemiyle ... tarafından açılan ve gayrimenkulün aynına ili...kin olan eldeki tapu sicilinin düzeltilmesi davası kabulle sonuçlandığına göre; İlk Derece Mahkemesince, yargılama sonunda terkin edilmesine karar verilen irtifak bedelleri üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken yanılgılı olarak maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemi...tir. h) Diğer taraftan; iki ki...i arasında belli bir ...ey veya hak üzerinde bir dava devam ederken, üçüncü bir ki...i, bu dava konusu olan ...ey veya hak üzerinde (kısmen veya tamamen) bir hak sahibi olduğunu iddia ederek (aynı mahkemede ve aynı dava dosyasında) bir dava açarsa, buna asli müdahale denir. Üçüncü ki...inin asli müdahalesinin söz konusu olabilmesi için, iki ki...i arasında bir davanın mevcut ve görülmekte olması ve asli müdahilin, müdahale etmek istediği davanın konusu olan ...ey veya hak üzerinde (kısmen veya tamamen) bir hak sahibi olduğunu iddia etmesi gerekir. Fakat, asli müdahilin, müdahale etmek istediği davanın konusunu te...kil eden ...ey veya hak üzerinde, o davanın davacısının istediği hakkın (kısmen veya tamamen) aynını istemesi ...art değildir. Asli müdahilin, ilk davanın açılmı... (ve görülmekte) olduğu mahkemede ayrı bir dava açması gerekir. Asli müdahale davasının, ilk davanın davacısına ve davalısına kar...ı birlikte açılması zorunludur. Asli müdahale davasının, usulüne uygun biçimde açılması gerekir. Yani asli müdahale davası da bir dava dilekçesi ile açılmalıdır. Asli müdahale davası açan ki...inin (asli müdahale davacısının) asli müdahale davası için ayrı harç (ba...vurma ve pe...in karar ile ilam harcı) ödemesi gerekir. Aslında asli müdahale davası açması gereken bir ki...i, fer'i müdahale talebinde bulunursa, mahkemenin, müdahalenin niteliğinin asli müdahale olduğunu bildirerek (asli) müdahilden (asli müdahale davası için) ayrı harç yatırmasını istemesi gerekir. Asli müdahil, asli müdahil davası için gerekli harcı ödemezse, mahkeme, asli müdahale talebini inceleme konusu yapamaz. Asli müdahilin usulüne uygun biçimde dava açması (ve harçlarını ödemesi) ile asli müdahale tamamlanmı... olur. Bunun dı...ında mahkemenin asli müdahale talebinin kabulüne karar vermesine gerek yoktur.(Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.IV, İstanbul, Altıncı Baskı, 2001, s.3491 vd.) Somut olayda; davacı ... davalılar arasındaki tapu sicilinin düzeltilmesi davası devam ederken, Pekcan Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili ile ... vekili, davaya konu 30, 179 ve 227 numaralı bağımsız bölümlerde tesis edilen intifa haklarında hak iddia ederek davaya asli müdahil olarak katılmak istemi...ler, ba...vurma harcını ve pe...in harcı yatırmı...lardır. İlk Derece Mahkemesince, 10.05.2017 tarihli ara kararla davaya asli müdahil olarak katılmak isteyen .... Otomotiv İn.... End. Yat. Mad. Tur. Ltd. ...ti. vekili ile ... vekilinin müdahale talepleri reddedilmi...tir. Mahkemenin gerekçeli kararında da yargılamayı uzatmak amacıyla müdahale talebinde bulunulması nedeniyle bu taleplere hukuki anlamda değer verilmeyerek taleplerin reddedildiği açıklanmı...tır. Asli müdahale talep edenler davaya konu intifa haklarında hak iddia ederek müdahale talebinde bulunduklarına, müdahale dilekçelerinde davacı ... intifa hakkı lehtarlarını davalı gösterdiklerine, ba...vurma ve pe...in harcı yatırdıklarına göre; asli müdahil sıfatını iktisap ettiklerinden İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek varsa eksik harç tamamlatılmak suretiyle davaya asli müdahiller ile birlikte devam edilmesi, asli müdahillerin iddialarının ibraz edecekleri delillerle birlikte incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksine dü...ünce ile asli müdahale taleplerinin reddine karar verilmesi de doğru değildir. ı) Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesince, davaya konu bağımsız bölümlere ili...kin tapu kayıtları eksiksiz olarak temin edilerek, tespit edilecek hak sahiplerini davaya dahil etmek üzere davacı tarafa süre verilmesi, davaya konu irtifak bedelleri belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesi halinde davalılar aleyhine bu bedel üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi, asli müdahillerin iddiaları incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi, tarafların iddia ve savunmaları hukuki ve denetime uygun gerekçelerle değerlendirilip tartı...ılarak infaza elveri...li hüküm kurulması gerekir. İlk Derece Mahkemesince, değinilen hususlar gözetilmeden yazılı ...ekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmi...tir. 4. Öte yandan; vekaletnamelerinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan ve kimlik tespiti yapılan davalılar ..., ..., ., ..., ..., ... ve vekilleri temyiz isteminden feragat ettiklerini açıkça, kayıtsız ve ...artsız olarak bildirmi...lerdir. Bu durumda adı geçen davalı ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmi...tir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar ..., ..., . ..., ..., ... ve vekilleri temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına kar...ı istinaf ba...vurusunun esastan reddine ili...kin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 4. Bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazlarının ...imdilik incelenmesine yer olmadığına, Yargıtay duru...ma vekalet ücreti 3.815,00 TL'nin davacıdan alınarak Dairemizce 26.04.2022 tarihinde yapılan duru...maya vekilleri ile katılan davalılar ve müdahale talep edenlere ödenmesine, Pe...in alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KAR...I OY Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiği görü...ünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
1. Hukuk Dairesi, 2021/9994 E., 2022/2210 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ
tam metni aç
Uyuşmazlık, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir.
1. Hukuk Dairesi         2021/9994 E.  ,  2022/2210 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TERKİN Taraflar arasındaki tapu iptali ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İznik Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Hazine, dava konusu 39 ada 25 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisine göre kıyıda kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler kapsamında olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın 2795,60 m2'lik kısmının tapu kaydının iptaline kararı verilmesini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı ..., davacı tarafın açıklama yapmadığını, Kıyı Kanunu'nun 1990 yılında yürürlüğe girdiğini, yürürlük tarihinden önce taşınmaz maliki olanlardan ancak bedeli ödenmek sureti ile taşınmazın alınabileceğini, kıyı kenar çizgisine ilişkin idari işlemin iptaline yönelik idare mahkemesinde dava açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalılar ..., dava konusu taşınmazın mirasbırakanları tarafından tarım amaçlı kullanıldığını, turistik büfe ve piknik alanı olarak imar izni verildiğini, taşınmazın bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07/07/2020 tarihli ve 2016/107 E. 2020/173 K. sayılı kararıyla; yapılan keşif, keşif sırasında yapılan gözlem ve keşif sonucunda alınan denetime açık, olaya uygun, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde olduğu kabul ve takdir edilen harita mühendisi ve üç kişilik jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi heyet raporları, tarafların iddia ve savunmalarının birlikte değerlendirildiği ve dava konusu 39 ada 25 parsel sayılı taşınmazın mavi ile boyalı "A" harfi ile gösterilen 2.382,61 m²'lik kısmının kıyı kener çizgisi içinde kaldığı gerekçesiyle Harita Mühendisi Doğan Tunçer'in 05/02/2018 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen mavi ile boyalı 2.382,61 m²'lik kısmının tapu kaydının iptali ile kıyıya terkinine, davacının fazlaya ilişkin (412,99 m²) isteminin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2.İstinaf Nedenleri Davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın; yeni bir kıyı kenar çizgisinin belirlenmesi davası olmadığını, mevcut kesinleşmiş bir kıyı ve kenar çizgisi varken, sanki kıyı kenar çizgisi yokmuş gibi yeni bir kenar çizgisi oluşturulduğunu, bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, toprak sonuçlarının labaratuvar ortamında incelenmediğini, İdarece belirlenen kıyı kenar çizgisi ile bilirkişilerin belirlediği kıyı kenar çizgileri arasındaki çelişkili durumun raporda açıklanmadığını, bilimsel değerlerlerin gözardı edildiğini, bilirkişi raporunun çelişkili olup hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla ilk derece mahkemesinin kısmen ret kararının kaldırılmasına, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 3. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28/06/2021 tarihli ve 2021/166 E. 2021/1112 K. sayılı kararıyla; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile belirlenen şekilde; yapılan keşif sonucu alınan teknik bilirkişi raporuna göre A harfi ile gösterilen 2382,61 m2 yüzölçümündeki bölümün kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirlenerek adı geçen bölüm yönüyle talebin kabulüne, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyerek, istinaf sebeplerinin yeterince irdelenmediğini, bilirkişi raporunun eksik inceleme sonucu hazırlandığını, kıyıların özel mülkiyete konu olamayacağına dair temel ilkenin ihlal edildiğini bildirip, önceki beyanları tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Anayasa'nın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5. maddesine göre kıyılar; Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. ..., göl ve akarsu kıyıları ile ... ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmakta, öncelikle kamu yararı gözetilir. 4. madde hükmüne göre Kıyı çizgisi: ..., tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınır, kıyı ise: kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. TMK'nın 999. maddesine göre de; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz, tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır. 3.2.2. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, öncelikle yöntemince kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve zemine uygulanması gerekir. Bu doğrultuda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmelidir. İdarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise, buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişi ile harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir. 3.2.3. İdarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilen ilkeye göre ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa; adli yargı mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4.maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanunun 5 ve 9. maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları gözönünde tutularak, Kanun'un 9/2.maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla, keşif yapılarak açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken, varsa idarenin önceden kıyı kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardığı bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. 3.2.4. İdarenin kıyı kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle, mahkemece kıyı kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır. Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir. 3.3. Değerlendirme 3.3.1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3.304,00 m2, tarla vasıflı taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu, ...'nın ise 08/01/1976 tarihinde öldüğü, davalıların ise ölü olan tapu maliki ...'nın mirasçıları olduğu, davalılardan ...'ın kıyı kenar çizgisinin tespitinin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açtığı, Bursa 2. İdare Mahkemesi'nin 19/06/2018 tarihli 2016/499 E. 2018/748 K. sayılı ilamı ile; dava konusu kıyı kenar çizgisinin Kıyı Kanununa ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelik hükümlerine uygun olarak belirlendiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, kararın davacı ... tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nin 29/03/2019 tarihli 2018/3144 E. 2019/1169 K. sayılı ilamı ile, kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verildiği, bu kararın da davacı ... tarafından temyizi üzerine, Danıştay 6. Dairesi'nin 13/10/2021 tarihli 2019/16865 E. 2021/11342 K. sayılı ilamı ile uyuşmazlıkla ilgili bölge idare mahkemesi idari dava dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın, temyiz edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine kesin olarak karar verildiği, buna göre anılan hükmün 13/10/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. 3.3.2. Somut olayda; davacı Hazine tarafından dava açıldıktan sonra tapu kayıt malikinin mirasçılarından Ruhi tarafından açılan kıyı kenar çizgisinin tespitinin iptali davası sonucunda Bursa 2. İdare Mahkemesi'nin 19/06/2018 tarihli 2016/499 E. 2018/748 K. ilamı ile idarenin belirlediği kıyı kenar çizgisinin doğru olduğu keşfen belirlenerek dava reddedilmiş, verilen karar 13/10/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda idarece belirlenen kıyı kenar çizgisi yönünden kesinleşmiş bir yargı kararı bulunduğuna göre adli yargı merciince ayrıca kıyı kenar çizgisinin yeniden belirlenmesine gerek duyulmamaktadır. Bu nedenle yargı kararı ile kesinleşen kıyı kenar çizgisine aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek, kesinleşen idari kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığı halde terkin talebi yönünden davanın kısmen reddedilmesi isabetsizdir. 3.3.3. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmazdaki kesinleşen idari kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan alanın tamamı yönünden davanın kabulüne karar verilmek üzere karar bozulmalıdır. VI. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İznik Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17/03/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
8. Hukuk Dairesi, 2021/564 E., 2021/3301 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini, müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
8. Hukuk Dairesi         2021/564 E.  ,  2021/3301 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin, Müdahalenin Önlenmesi Ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı Hazine vekili, dava konusu 1362 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını, davalıların halen bina olarak taşınmazı kullandığını belirterek, taşınmazın kıyı içinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılarak kamuya terkinini, müdahalenin önlenmesini ve üzerindeki binanın kal'ini talep ve dava etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Türk Medeni Kanunu'nun 715 ve 999. maddelerine dayalı olarak açılmış tapu kaydının iptali ile sicilden terkini, müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Anayasa'nın 43 ve 3621 sayılı Kıyı Yasası'nın 5. maddesine göre kıyılar; Devlet'in hüküm ve tasarrufu altındadır, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Deniz, göl ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmakta, öncelikle kamu yararı gözetilir. 4.madde hükmüne göre Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgi, Kıyı Kenar çizgisi: Kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınır, kıyı ise: kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alandır. TMK'nin 999.maddesine göre de; özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz, tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır. Uyuşmazlığın bu niteliğine göre, öncelikle yöntemince kıyı-kenar çizgisinin belirlenmesi ve zemine uygulanması gerekir. Bu doğrultuda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde idarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunup bulunmadığı Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmelidir. İdarece oluşturulmuş ve kesinleşmiş kıyı kenar çizgisi var ise, buna ilişkin karar ve dayanağı olan belgeleri ile kroki ve haritasının birlikte getirtilip dosya arasına konulması, mahallinde yerel ve teknik bilirkişi ile harita mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte araziye uygulanması, çekişme konusu taşınmazın yeri belirlenip harita üzerine işaretletilmesi gerekir. İdarece oluşturulmuş kıyı kenar çizgisinin bulunmaması yahut idari yargı yerinde iptal edilmiş veya oluşturulan harita 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında kabul edilen ilkeye göre ilgililerine tebliğ edilerek kesinleştirilmemiş ve davalının itirazına uğramışsa; adli yargı mahkemesince, 3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun 4.maddesindeki tanımlamalar dikkate alınarak, aynı Kanunun 5 ve 9.maddeleri ile 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı, 28.11.1997 tarihli ve 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları gözönünde tutularak, Kanun'un 9/2.maddesinde belirtilen bilirkişi kurulu aracılığıyla, keşif yapılarak açıklanan kural ve yöntemler doğrultusunda kıyı kenar çizgisi oluşturulmalıdır. Mahkeme aracılığıyla bu çalışma yapılırken, varsa idarenin önceden kıyı kenar çizgisi oluşturmak için yaptığı saptamalar ve bu konuda kurulan komisyonun çalışmalarının ortaya çıkardığı bilimsel değerlerin bulunduğu da göz ardı edilmemelidir. İdarenin kıyı kenar çizgisi çalışmalarında, o yere ilişkin kamu görevlilerince önceden oluşturulmuş komisyon çalışmalarını içerir kayıt ve belgeler getirtilmeli, bunlardaki verilerle, mahkemece kıyı kenar çizgisi oluşturmak için bilirkişilerce yapılan çalışmalarda elde edilen veri ve bulguların örtüşmemesi durumunda, bunun nedenleri hakkında bilirkişilerden bilimsel gerekçelere ve maddi bulgulara dayalı, doyurucu ve denetime açık ek rapor alınmalıdır. Başka bir anlatımla, eldeki uyuşmazlıkta idari saptamalardan takdiri delil olarak yararlanılması zorunludur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26.06.2003 tarihli ve 97/110 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Yapılacak bu araştırmalarla, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisinin hangi tarafında kaldığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra, oluşacak durum, dosya içeriği, iddia ve savunma doğrultusunda toplanan diğer tüm deliller birlikte tartışılıp değerlendirilerek, uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekir. Diğer yandan, Mahkemece, kısa kararda; ''Davanın kabulüne''; hüküm fıkrasında ise "Davacı vekilinin esence köyü parsel: 1362' de davalı adına kayıtlı arsa vasfında olan 400 m2' lik taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından bahisle tapusunun iptaline, müdahalenin men'ine ve kal'e ilişkin davasının, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi taşınmazın tamamının kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeni ile davasının kabulüne, davalılar adlarına parsel: 1362'de kayıtlı taşınmazın tapusunun iptaline, dava konusu taşınmazın kıyı kenar içerisinde kalması sebebi ile davalının kıyı kenara müdahalesinin men'ine, taşınmaz üzerinde kal'i gerektiren bina olmayıp boş arsa olduğundan kal'e ilişkin talebin reddine'' şeklinde karar verilmiştir. Görüldüğü üzere; kısa kararla gerekçeli karar arasında aykırılık oluşturulmuştur. 6100 sayılı HMK'nin 298/2. maddesine göre, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Kısa kararla gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk mahkemelere olan güveni sarsar. Hükümlerin kurulmasında esas olan kısa karardır. Gerekçeli karar ile kısa kararın uyumlu olması gerekir. Bu konuya ilişkin 10.04.1992 tarihli ve 1991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; “1.Kısa kararla gerekçeli kararın aykırı olması bozma nedenidir. 2.Yerel mahkeme bozmadan sonra önceki kısa karara bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla hakimin vicdani kanaatine göre karar verebilir.” denilmiştir. Hüküm, bu nedenle HMK'nin 298/2. maddesine, tarih ve numarası anılan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olarak tesis edilmiştir. Mahkemece yapılacak iş, HMK'nin 294, 297 ve 298. maddelerine uygun şekilde, yukarıda açıklanan uyumsuzluk ve çelişkiyi giderecek şekilde, davanın esası hakkında yeniden bir karar vermekten ibarettir. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Davalı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı ... mirasçısı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.