İş Kanunu 101. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.
Madde Metni
Madde 101 - Bu Kanunun 30 uncu maddesindeki hükümlere aykırı olarak engelli ve eski hükümlü çalıştırmayan işveren veya işveren vekiline çalıştırmadığı her engelli ve eski hükümlü ve çalıştırmadığı her ay için binyediyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. Kamu kuruluşları da bu para cezasından hiçbir şekilde muaf tutulamaz.[33]
Ücret ile ilgili hükümlere aykırılık[34]
Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları
3 karar eşleşti
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi, 2014/18617 E., 2014/20673 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAsliye Hukuk Mahkemesi
/13060 sayılı takip dosyası ile idari para cezasının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının itirazının yerinde olmayıp iptalinin gerektiğini, Kurum tarafından 4857 sayılı İK'nun 101. maddesine (özürlü, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna uymama) dayanılarak verilen idari para cezalarının yine İş Kanunu'nun açık hükm
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2014/18617 E. , 2014/20673 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
YARGITAY
7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava Türü : İtirazın iptali
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı vekili, davalı aleyhinde Bursa 13. İcra Müdürlüğü'nün 2010/13060 sayılı takip dosyası ile idari para cezasının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını, ancak davalının borca itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının itirazının yerinde olmayıp iptalinin gerektiğini, Kurum tarafından 4857 sayılı İK'nun 101. maddesine (özürlü, eski hükümlü çalıştırma zorunluluğuna uymama) dayanılarak verilen idari para cezalarının yine İş Kanunu'nun açık hükmü karşısında genel hükümlere göre yani 2004 sayılı İcra iflas Kanunu hükümlerine göre takip yapılmasının yasa gereği olduğunu, 442 sayılı tebliğe göre de sosyal güvenlik kurumları tarafından kesilen idari para cezalarının genel bütçeye dahil gelirlerden olmaması nedeni ile kesinleşmesinin gerekmediğini, bu nedenle itirazın iptaline, takibin devamına, davalının haksız itirazı sebebiyle %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, takiple istenilen idari para cezasının takip ve tahsil edilebilmesi için kesinleşmesi gerektiğini, idari para cezasına 18/12/2007 tarihinde Bursa 2. İdare Mahkemesinin 2007/2034 Esas sayılı dosyası ile itiraz edilerek idari para cezasının iptaline karar verilmesi için dava açıldığını, anılan Mahkemenin 21/03/2008 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine müvekkil banka tarafından temyiz edildiğini, temyiz incelemesinin devam ettiğini, alacaklı idarenin icra takibini başlatmakta ve bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine, davacı taraf aleyhine dava konusu tutarın en az %40'ı oranında kötü niyet tazminatına mahkum olunmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Kabahatlar Yasasının 17.maddesinin 3 ve 4.fıkralarında 442 sayılı tahsilat genel tebliğ hükümlerinde sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının kendi bütçelerine gelir kaydedildiği ve genel bütçeye gelir kaydedilmesi gerekmeyen ve süresinde ödenmeyen idari para cezalarının takip ve tahsilinde kesinleşme şartının aranmadığı hususu düzenlenmiş olup, idari para cezasının kesinleşmeden icra takibine konu edilmesinde yasal engel olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın itiraz sonucu kesinleşen 67.628,00 TL'lik asıl alacak bölümüne yapmış olduğu itirazın haksız olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından takibe yönelik yapılan itirazın bu miktar yönünden iptaline, takibin devamına, alacağın varlık ve miktarının yargılama ile belirlendiği ve koşulları oluşmadığı ve takibin de kötü niyetli yapıldığı kanıtlanamadığından tarafların kötü niyet ve icra inkar tazminat taleplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istek kısmen hüküm altına alınmıştır.
Davalı hakkında davacı kurum tarafından kesilen idari para cezasının yasal dayanağını oluşturan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30 ve 101.maddelerinde idari pera cezasının kesilme şartları ve ölçütleri açıkça yazılı olup davalı banka, kaç özürlü işçi çalıştırması gerektiğini, bu gereği yerine getirmediği takdirde ne kadar idari para cezasına maruz kalacağını bilebilecek durumdadır. Başka bir anlatımla hesaplanabilir ve likit bir alacak sözkonusudur. Bu nedenle, itirazın iptali davasındaki İİK'nun 67/2. maddesindeki %40 ibaresinin 02/07/2012 tarihinde ve 6352 sayılı Kanunun II. maddesi ile %20 olarak değiştirildiği, bu hükmün kamu düzenine ilişkin olup hemen uygulanması gerektiği, icra takip ve dava tarihi dikkate alınmaksızın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği dikkate alınarak davacı kurum yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddi hatalı olmuştur.
Ne var ki bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin kötü niyet ve icra inkar tazminatına ilişkin paragrafının tümü ile hükümden çıkarılarak yerine;
“Şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine; davacı yararına, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilen 67.268,00 TL'sının %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 11.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Diğer kararlar (2)
12. Hukuk Dairesi, 2012/24434 E., 2013/79 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varBakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
tam metni aç
Az yukarıda da belirtildiği üzere İŞKUR tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 101. maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre tahsilinin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasan
12. Hukuk Dairesi 2012/24434 E. , 2013/79 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bakırköy 5. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/05/2012
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Borçlu, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108.maddesi gereğince hakkında idare tarafından kesilen idari para cezasının ilamsız icra takibi ile tahsil edilmeye çalışıldığını, oysa idari para cezalarının 6183 Sayılı Kanun hükümlerine göre tahsilinin mümkün olduğunu beyanla takibin iptalini talep etmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106 ncı maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101 inci ve 106 ncı maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106 ncı maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20 nci maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu,Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı,4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için İŞKUR tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Somut olayda borçlu işveren tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 30.maddesine göre (özürlü işçi çalıştırılmaması nedeni ile) aynı yasanın 101. maddesi gereğince İŞKUR İstanbul İl Müdürlüğü tarafından idari para cezası uygulanmış ve aynı yasanın 108.maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için ilamsız icra takibi yapılmıştır. Az yukarıda da belirtildiği üzere İŞKUR tarafından 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 101. maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre tahsilinin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasanın 108. maddesinde açıkça belirtildiğinden mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/01/2013 günündeoybirliğiyle karar verildi.
9. Ceza Dairesi, 2011/7162 E., 2011/3467 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAğır Ceza Mahkemesi
tam metni aç
hakkında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30, 108, 101. maddeleri uyarınca 63.798,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Tekirdağ İl Müdürlüğünün 19/01/2010 tarihli ve B.13.TİK.2.59.00.00.310.06.07/21295 sayılı idari yaptırım kararına ba
9. Ceza Dairesi 2011/7162 E. , 2011/3467 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Özürlü ve eski hükümlü çalıştırmak yükümlülüğüne uymamak eyleminden Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası A.Ş. hakkında, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 30, 108, 101. maddeleri uyarınca 63.798,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İş Kurumu Tekirdağ İl Müdürlüğünün 19/01/2010 tarihli ve B.13.TİK.2.59.00.00.310.06.07/21295 sayılı idari yaptırım kararına başvurunun kabulü ile idarî yaptırım kararının kaldırılmasına ilişkin Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 31/03/2010 tarihli ve 2010/99 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne dair Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/617 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, 26/05/2008 tarihli ve 26887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5763 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılması Hakkında Kanun'un 2. maddesi ile değişik 4857 sayılı İş Kanununun 30. maddesi uyarınca özel sektör işyerlerinde eski hükümlü çalıştırma zorunluluğunun bulunmadığı gözetilerek itirazın bu yönden reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 08.04.2011 gün ve 3971/18422 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2011 gün ve 169483 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Tekirdağ 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/1617 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.
Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu
İş Hukuku
Ankara il sınırları içinde bir merkez ofis, bir fabrika, bir depo ve bir maden ocağı işleten (A) A.Ş., merkez ofisinde 35 tam süreli, fabrikasında 10 tam süreli, deposunda her biri tam süreli çalışmanın yarısı kadar süreyle çalışan 10 kısmi süreli işçi ve maden ocağında tamamen yeraltında çalışan 5 işçi istihdam etmektedir. (A) A.Ş.'nin işyerlerinde hiç engelli işçi çalıştırmadığı tespit edilmiştir. Bu durumla ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde yapılan aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
A) İşverenin toplam işçi sayısı, yeraltı işçileri hariç 55 olarak kabul edileceğinden, çalıştırması gereken engelli işçi sayısı 2'dir.
B) İşveren, çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı 2 olduğundan, çalıştırmadığı her engelli için ve her ay itibarıyla idari para cezasına tabi tutulur.
C) Kontenjan hesaplaması sonucu bulunan 1,5 kişilik oran, yarıma kadar olan kesirlerin dikkate alınmaması kuralı gereğince 1 olarak kabul edileceğinden, işveren sadece bir engelli işçi için sorumludur.
D) İşverenin kontenjan yükümlülüğünün doğması için işçi sayısının elliyi geçmesi gerektiğinden, tam 50 işçisi olan işverenin engelli çalıştırma zorunluluğu bulunmamaktadır.
E) İşveren, Türkiye İş Kurumuna başvurmadan piyasa koşullarında uygun nitelikte engelli işçi bulamadığını ispat ederse idari para cezası yaptırımından muaf tutulur.