4857 sayılı İş Kanunu Madde 102

İş Kanunu 102. maddesi, Hukuksal Eğitim mevzuat kütüphanesinde tam metin olarak yayımlanmıştır. Aşağıda maddenin tam metni, maddeyle eşleşen yüksek mahkeme kararları ve bu maddeden çıkmış sınav soruları yer alır. Ham metin için adresin sonuna /raw ekleyin.

Madde Metni

Madde 102 - Bu Kanunun; a) (Değişik: 17/4/2008-5754/85 md.) 32 nci maddesinde belirtilen ücret ile işçinin bu Kanundan veya toplu iş sözleşmesinden veya iş sözleşmesinden doğan ücret ödemelerini süresi içinde kasden ödemeyen veya eksik ödeyen, 39 uncu maddesinde belirtilen komisyonun belirlediği asgari ücreti işçiye ödemeyen veya noksan ödeyen, ücret, prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkakını zorunlu tutulduğu halde özel olarak açılan banka hesabına ödemeyen işveren, işveren vekili ve üçüncü kişiye bu durumda olan her işçi ve her ay için yüzyirmibeş Türk Lirası idari para cezası , b) 37 nci maddesine aykırı olarak ücrete ilişkin hesap pusulası düzenlemeyen veya işçi ücretlerinden 38 inci maddeye aykırı olarak ücret kesme cezası veren veya yaptığı ücret kesintisinin sebebini ve hesabını bildirmeyen 52 nci maddedeki belgeyi vermeyen işveren veya işveren vekiline dörtyüzelli Türk Lirası idari para cezası, c) 41 inci maddesinde belirtilen fazla çalışmalara ilişkin ücreti ödemeyen, işçiye hak ettiği serbest zamanı altı ay zarfında kullandırmayan, fazla saatlerde yapılacak çalışmalar için işçinin onayını almayan işveren veya işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası idari para cezası, verilir. Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık

Bu Maddeyle İlgili Yüksek Mahkeme Kararları

3 karar eşleşti
12. Hukuk Dairesi, 2016/1514 E., 2016/11085 K.
yüksek eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varİcra Hukuk Mahkemesi
tarafından 4857 Sayılı İş Kanun'un 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezası nedeniyle genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, sair şikayetlerinin yanında idari para cezasının 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilebileceğini, idari para cezası alacaklısının Çalışma v
12. Hukuk Dairesi         2016/1514 E.  ,  2016/11085 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Temyiz istemi, vekalet ücretine ilişkindir. İİK.nun 4949 Sayılı Kanunla değiştirilen 363/1.maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı kanunun ek 1.maddesinin 1.fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında uyuşmazlık konusu değerin 5.980,00 TL.yi geçmediği anlaşıldığından mahkeme kararının temyiz kabiliyeti yoktur. Temyiz dilekçesinin (REDDİNE), 2- Borçlunun temyiz itirazlarına gelince; Alacaklı ... tarafından 4857 Sayılı İş Kanun'un 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezası nedeniyle genel haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, sair şikayetlerinin yanında idari para cezasının 6183 sayılı kanuna göre tahsil edilebileceğini, idari para cezası alacaklısının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğunu bu nedenle takip alacaklısının takip yapma hakkı bulunmadığını belirterek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; İş Kurumu Müdürlüğünce 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 102/a maddesi gereğince verilen idari para cezalarının 6187 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsilin mümkün olmadığı ve bu konuda genel esaslar çerçevesinde ilamsız icra takibi yapılması gerektiği 4857 Sayılı Yasanın 108. maddesinde açıkça belirtildiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 108. maddesinde; "Bu Kanunda öngörülen idari para cezaları, 101 ve 106. maddelerdeki idari para cezaları hariç, gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verilir. 101. ve 106. maddeler kapsamındaki idari para cezaları ise doğrudan Türkiye İş Kurumu il müdürü tarafından; birden fazla ilde işyerleri bulunan işverenlere uygulanacak idari para cezası ise işyerlerinin merkezinin bulunduğu yerdeki Türkiye İş Kurumu il müdürünce verilir ve genel esaslara göre tahsil edilir. 106. maddeye göre verilecek idari para cezası için, 4904 Sayılı Kanunun 20. maddesinin (h) bendindeki tutar esas alınır” hükmü yer almaktadır. Anılan düzenlemeye ilişkin kanun gerekçesinde; 5728 Sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacı İle Çeşitli Kanunlarda Ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4857 Sayılı Kanunun 108.maddesinin tahsil usulünün de belirlendiği ikinci fıkrası yürürlükten kaldırıldığından, bu maddeye istinaden kesilen idari para cezalarının tahsili usulünün belirlenmesine ihtiyaç duyulduğu; 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin 4 üncü fıkrasında, sosyal güvenlik kurumları ve mahalli idareler tarafından verilen idari para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil olunacağının hüküm altına alındığı; Türkiye İş Kurumunun 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığı ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığı, 4857 Sayılı Yasanın 30. maddesine aykırı davranan işverenler hakkında aynı Yasanın 101. maddesine göre kesilen idari para cezalarının tahsilinde hukuki sorunun ortadan kaldırılması için ... tarafından kesilen idari para cezalarının genel esaslara göre tahsil edileceğine ilişkin yasal değişiklik yapılması gerektiği belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanununun 108.maddesine göre, aynı Yasanın 101 ve 106.maddeleri kapsamındaki idari para cezaları hariç diğer para cezalarının Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürünce verileceği belirtilmiştir. 02/11/2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 665 sayılı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname” ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bölge Müdürlükleri lağvedilerek, illerde bulunan İş Kur İl Müdürlüklerinin ismi Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü olarak değiştirildiğinden bakanlık bölge müdürlükleri tarafından yürütülen iş ve işlemler de dahil bakanlığın mevzuattan kaynaklanan ve taşrada yürütülmesi gereken görevlerini artık bu il müdürlükleri yürütecektir. Dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanununda öngörülen para cezalarının tümü Türkiye İş Kurumu ilgili müdürlüklerince verilecek ve madde gerekçesinde belirtildiği üzere Türkiye İş Kurumu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna tabi olmadığından ve bu kanuna göre takip ve tahsil yetkisi bulunmadığından verilen idari para cezaları genel esaslara göre tahsil edilecektir. Somut olayda, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 102/a maddesine aykırılık nedeniyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Denizli Böle Müdürlüğü tarafından 11.09.2013 tarihinde borçlu hakkında idari para cezası uygulanmış ve aynı Yasanın 108. maddesi gereğince de para cezasının genel esaslara göre tahsili için ... tarafından genel haciz yoluyla icra takibi yapılmıştır. Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında verilen idari para cezalarının 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre tahsili mümkün olmadığından alacaklı kurumun genel esaslar çerçevesinde genel haciz yoluyla icra takibi yapmasında yasaya uymayan bir yön yoktur. O halde mahkemece, istemin bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsiz ise de, sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının reddi ile sonucu doğru mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), alınması gereken 29,20 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/04/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer kararlar (2)

10. Hukuk Dairesi, 2025/3668 E., 2025/8435 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf varAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
tam metni aç
işveren tarafından kanuna aykırı olarak ücretlerin eksik ödendiğinin anlaşıldığını, işyerinde kısa çalıma yaptırılmadığı ve tam süreli çalıştırılmaya devam edildiği halde işçilerin ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle işverenlik hakkında 4857 sayılı İş Kanunu 102. maddesinin a bendi uyarınca toplam 168.148,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna kısa ç
10. Hukuk Dairesi         2025/3668 E.  ,  2025/8435 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3024 E., 2024/3595 K. vekili Avukat ... vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 46. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/85 E., 2024/221 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı şirket vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin Covid 19 Pandemisi sebebiyle bir kısım işçileri için müracaat ettiği kısa çalışma ödeneği başvurusuna uygun olarak tüm çalışmalarını gerçekleştirdiğini, kısa çalışma kapsamı dışında çalıştırdığı günler için çalışanlara ücretini, sosyal haklarını ve Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini eksiksiz ödediğini, işyerinde 09.02.2021-25.05.2021 tarihleri arasında iş müfettişleri tarafından teftiş yapıldığını ve yapılan bu teftişlere istinaden görevli iş müfettişleri tarafından 03.06.2021 tarih ve 9431/İNC/07 numaralı iş müfettişi raporu düzenlendiğini, bu raporda belirtilen hususların yerine getirilmesinin işverenden talep edildiğini, ancak söz konusu yazı ve eki tebligatın toplam iki sayfadan ibaret olduğu ve Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının tek sayfalık yazısı haricinde davacıya söz konusu rapor ve yazıda ücretleri eksik ödenen işçilere ilişkin bir bilgi ve belgeye yer verilmediğini, bu çerçevede tebligatı gönderen Kuruma ekteki dilekçe ile itiraz ettiklerini, ancak kendilerine herhangi bir cevap verilmediğini ileri sürerek 03.06.2021-9431/İNC/07 sayılı teftiş raporundaki taleplerin tüm sonuçları ile ortadan kaldırılarak iptaline karar verilmesini istemiştir. II.CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya teftişin yapıldığı yer olan İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın 30 günlük yasal sürede açılmadığını, bu nedenle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davada müvekkili Bakanlığın husumet ehliyetinin olmadığını, yapılan teftiş sonucunun PTT aracılığıyla davacıya gönderildiğini, dava konusu teftiş raporunda yapılan tespitlerde kısa çalışma döneminde tam zamanlı çalışılması iddiasına ilişkin olarak mevzuat hükümlerine göre yapılan 03.06.2021 tarih 9431/İNC/07 sayılı raporun düzenlendiğini, kısa çalışma ve kısa çalışma uygulamasının 4447 sayılı Kanun'un ek madde 2 ve geçici 23, 24, 25 ve 26. maddesi amir hükümlerine göre düzenlendiğini, raporda özetle “kısa çalışma ödeneği olan işçilere kısa çalışma yaptırılmadığı ve işçilerin tam süreli çalışmaya devam edildiği halde işveren tarafından kanuna aykırı olarak ücretlerin eksik ödendiğinin anlaşıldığını, işyerinde kısa çalıma yaptırılmadığı ve tam süreli çalıştırılmaya devam edildiği halde işçilerin ücretlerinin eksik ödenmesi nedeniyle işverenlik hakkında 4857 sayılı İş Kanunu 102. maddesinin a bendi uyarınca toplam 168.148,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, işverenin Sosyal Güvenlik Kurumuna kısa çalışma koduyla bildirilen kısa çalışma sürelerine aykırı olarak işçilerin işveren tarafından çalıştırıldığı, işverenin yükümlü olduğu halde puantaj kayıtları ile de kısa çalışma yaptığını ispatlayamadığını, işçilerin işyerinde 2020/Nisan-2021 Ocak döneminde hastalık, izin ve benzeri sebepler dışında tam süreli olarak çalışmaya devam ettiği kanaatine varıldığını, bu kapsamda İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerine ait Kemalpaşa OSB Mah. 515 Sok. 3/1 Kemalpaşa/İzmir adresinde bulunan 2.2331.01.01.1707328.035.10.72-000 SGK sicil numaralı işyerinde çalışan işçilere inceleme dönemi olan 01.04.2020-31.01.2021 tarihleri arasında kısa çalışma kapsamında verilen kısa çalışma ödeneklerinin tamamının yersiz olduğu kanaatine varıldığını, bu tarihler arasında Kısa Çalışma Ödeneği ile yapılan ödemelerin yasal faiziyle tahsil edilmesi gerektiği, tespitinin yapıldığını ve yapılan tüm bu tespitlerin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasının reddine, ek kararla davacının istinaf dilekçesinin HMK'nın 346/1. maddesine göre süre bakımından reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına ve ek kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, davacının istinaf dilekçesinin süre bakımından reddine karar verilmiş ise de mevcut davayı işçinin değil işverenin açtığı, kanunen ivedi olduğu yönünde düzenleme bulunmayan, teftiş raporunun iptali davası olduğu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 103. maddesinde sayılan adli tatilde görülecek dava ve işlerden olmadığı, bu nedenle davacı işverenin 03.09.2024 tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin 06.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına, Mahkemenin dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, davacı vekilinin asıl karara karşı ileri sürdüğü bütün istinaf itirazları yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı şirketin işçilerine kısa çalışma kapsamı dışında çalıştırdığı günler için ücretlerini, sosyal haklarını ve Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini eksiksiz ödediğini, puantaj kayıtları dikkate alınmadan hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak kurulan hükmün hatalı olduğunu, üretim ve tüketim miktarlarının kısa çalışma yapılmadığını ispatlamadığını, tanık beyanları nazara alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın temyizen bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, davacı şirket işyerinde ... iş müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporun iptaline ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
7. Ceza Dairesi, 2022/4140 E., 2022/17552 K.
orta eşleşmeKarar metninde maddeye atıf var
tam metni aç
4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık eyleminden kabahatli ...Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşıma A.Ş. Bursa Transfer Merkezi Müdürlüğü hakkında, aynı Kanun'un 41, 108 ve 102/c maddeleri uyarınca toplam 24.411,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Bursa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 21/08/2013 tarihli ve 99601485-858-19765 sayılı idarî para cezasına yö
7. Ceza Dairesi         2022/4140 E.  ,  2022/17552 K. "İçtihat Metni" 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık eyleminden kabahatli ...Kargo Yurtiçi Yurtdışı Taşıma A.Ş. Bursa Transfer Merkezi Müdürlüğü hakkında, aynı Kanun'un 41, 108 ve 102/c maddeleri uyarınca toplam 24.411,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Bursa Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 21/08/2013 tarihli ve 99601485-858-19765 sayılı idarî para cezasına yönelik başvurunun süre yönünden reddine dair Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/03/2014 tarihli ve 2013/1631 değişik iş sayılı kararına karşı idare vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ve 2014/609 değişik iş sayılı kararı ile Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/03/2014 tarihli kararına karşı kabahatli vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2014 tarihli ve 2014/286 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.03.2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2022 tarihli ve KYB. 2022-47972 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1) Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ve 2014/609 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesince 28/03/2014 tarihli kararda, kabahatli hakkındaki idari para cezasının daimi çalışanına 29/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği, itirazın ise 18/09/2013 havale tarihli dilekçe ile yapıldığı ve yasal 15 günlük süre içerisinde itiraz yapılmadığı gerekçesiyle itirazın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 05/07/2018 tarihli ve 2016/13052 esas, 2018/8222 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, muhatap yerine daimi memur ya da müstahdemlerinden birine tebligat yapılması durumunda, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 20 ve Yönetmeliğin 29. maddelerindeki açık düzenlemeler karşısında, tebligatın muhatap yerine bu kişilere yapılmasının nedeni ve tebligat yapılan kimsenin kimliğinin tebliğ mazbatasında belirtilmesi gerektiği nazara alındığında, somut olayda, kabahatli hakkındaki idari para cezasının kabahatlinin iş adresine tebliğe çıkarıldığı, işyerinde daimi çalışan olduğu belirtilen şahsa teslim edilerek tebliğ edildiği ancak muhatabın neden orada olmadığına ilişkin bir açıklamanın, bir diğer anlatımla tebliğin muhatap yerine neden daimi çalışana yapıldığı hususunun belirtilmediği, dolayısıyla anılan tebliğin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği, kabahatli vekili tarafından verilen 18/09/2013 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak değerlendirilmesi ve itirazın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde, 2) Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2014 tarihli ve 2014/286 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin başvurusunun süre yönünden reddine dair Bursa 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 28/03/2014 tarihli ve 2013/1631 değişik iş sayılı kararına hem kabahatli hem de kararına karşı başvuruda bulunulan idare tarafından itiraz edildiği, Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/07/2014 tarihli ve 2014/609 değişik iş sayılı kararının, yalnızca idarenin, 07/07/2014 tarihli başvurunun süre yönünden reddine dair karar ile lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik itirazının incelenmesine yönelik olduğu, kabahatli şirketin 17/07/2014 tarihli itirazının ise Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2014 tarihli ve 2014/286 değişik iş sayılı kararıyla incelendiği ancak anılan kararda da kabahatli şirketin itirazının incelendiği belirtilmesine rağmen, kabahatlinin, idari para cezası kararının tebliğinin usulsüz olduğu, bu nedenle de başvurularının süresinde kabul edilmesi gerektiğine dair itirazının tartışılmayıp, yine vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapıldığı anlaşılmakla, kabahatlinin itirazı yönünden inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İhbarnamenin (2) numaralı maddesinde, kanun yararına bozulması istenen 18/07/2014 tarih, 2014/286 D.İş sayılı kararı veren mahkemenin “Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesi” yerine, “Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesi” olarak gösterilmesinin maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesinin (2) numaralı maddesi içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/07/2014 tarih, 2014/286 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, bozma nedenine göre ihbarnamenin (1) numaralı maddesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 05/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Eşleştirme iki kanıta dayanır: kararın kendi metnindeki madde atfı ve şerh kitaplarının o kararı hangi maddenin altında bastığı. Otomatik üretilmiştir, hukuki tavsiye değildir; kararın güncelliğini ve sonraki içtihat değişikliklerini ayrıca denetleyin.

Bu Maddeyle İlgili Sınav Sorusu

İş Hukuku

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işçilerin ekonomik ve sosyal durumlarının düzenlenmesi amacıyla belirlenen asgari ücrete ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

A) Asgari ücret, Sosyal Güvenlik Kurumu bünyesinde kurulan ve Kurum teknik elemanları ile sosyal tarafların temsilcilerinden oluşan Asgarî İşçilik Tespit Komisyonu tarafından yıllık olarak belirlenir.
B) Komisyonun asgari ücrete ilişkin kararları Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girer ve bu kararlar idari bir işlem niteliğinde olduğundan, menfaati ihlal edilenler tarafından Danıştay'da iptal davasına konu edilebilir.
C) İşveren ile işçi arasında akdedilen iş sözleşmesinde daha düşük bir ücret kararlaştırılmış olsa dahi, işverenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca asgari ücretten az olmamak üzere emsal ücreti ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
D) İşçinin ücretinden disiplin cezası olarak yapılacak kesintiler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından belirlenen asgari ücretin günlük tutarını aşamaz ve kesilen tutar doğrudan işçinin kıdem tazminatı fonuna aktarılır.
E) Asgari ücret, sadece 4857 sayılı İş Kanunu'nun kapsamına giren işçiler için emredici nitelikte olup, bu kanun kapsamı dışındaki çalışanlar için genel bir tavsiye niteliği taşır.

Bu maddeyle ilgili 2 soru daha var!

Soruların tamamını çözmek, açıklamalı cevapları görmek ve Hukuksal Eğitim yapay zeka asistanı ile çalışmak için platforma katılın.

Hukuksal Eğitim Platformu'na Üye Ol